Hava Durumu

#Hop-On Hop-Off

TOURISMJOURNAL - Hop-On Hop-Off haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hop-On Hop-Off haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İstanbul’da turizm için yeni adım Haber

İstanbul’da turizm için yeni adım

İstanbul’da turizmi güçlendirecek yeni bir ulaşım adımı daha hayata geçirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki İstanbul Ulaşım AŞ tarafından işletilen BUSFORUS turizm otobüslerine Haliç hattı eklendi. Sultanahmet’ten başlayan yeni rota, Haliç boyunca şehrin tarihi ve kültürel noktalarını kapsayarak ziyaretçilere farklı bir deneyim sunmayı hedefliyor. Artİstanbul Feshane’de düzenlenen tanıtım töreniyle duyurulan hat, hem yerli hem yabancı turistlerin İstanbul’u daha planlı ve konforlu şekilde keşfetmesine imkân sağlayacak. Yetkililer, yeni hattın özellikle Haliç bölgesinin turizm potansiyelini artıracağını vurguluyor. Haliç rotası turizmde yeni dönem başlatıyor İBB tarafından hayata geçirilen BUSFORUS Haliç hattı, İstanbul’un en önemli turistik noktalarını tek bir rota üzerinde buluşturuyor. Sultanahmet’ten başlayan güzergâh; Eminönü, Fener-Balat ve Eyüp gibi tarihi bölgeleri kapsıyor. Yeni hat, ziyaretçilere İstanbul’un çok katmanlı kültürel yapısını aynı yolculuk içinde görme fırsatı sunuyor. Yetkililer, bu projenin özellikle Haliç kıyılarının turizm açısından daha görünür hale gelmesini sağlayacağını belirtiyor. Hat boyunca sunulan sesli rehberlik hizmeti sayesinde turistler, geçtikleri her noktanın tarihini detaylı şekilde öğrenebiliyor. Tanıtım töreninde turizm vurgusu öne çıktı Artİstanbul Feshane’de gerçekleştirilen lansmana İBB yöneticileri, ilçe belediye başkanları ve yabancı misyon temsilcileri katıldı. Konuşmalarda İstanbul’un turizm potansiyelinin daha da artırılması gerektiği vurgulandı. İBB yetkilileri, turizmin sadece ulaşım değil aynı zamanda kültür ve miras yönetimiyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. BUSFORUS’un sadece bir ulaşım hizmeti değil, aynı zamanda şehir deneyimi sunduğu belirtilirken, İstanbul’un tarihi dokusunun bu projelerle daha görünür hale geldiği aktarıldı. Sultanahmet–Haliç hattının güzergâhı netleşti Yeni BUSFORUS hattı yaklaşık 1,5 saatlik bir tur süresiyle 10 farklı duraktan oluşuyor. Güzergâh Sultanahmet’ten başlayarak Eminönü, Cibali, Fener-Balat, Eyüp Teleferik, Miniatürk, Rahmi Koç Müzesi ve Haliç Tersane gibi önemli noktaları kapsıyor. Hat, yeniden Sultanahmet’e dönerek turu tamamlıyor. Hop-on hop-off sistemi sayesinde yolcular 24 veya 48 saatlik biletlerle istedikleri durakta inip tekrar yolculuğa devam edebiliyor. Bu esnek yapı, özellikle turistlerin bölgeyi daha detaylı keşfetmesine olanak sağlıyor. Turizmde dijital ve çok dilli deneyim dönemi BUSFORUS otobüslerinde 14 farklı dilde sesli rehberlik hizmeti sunuluyor. Türkçe’den İngilizce’ye, Arapça’dan Çince’ye kadar geniş bir dil seçeneğiyle turistlere kesintisiz bilgi aktarılıyor. Ayrıca araçlarda Wi-Fi, USB şarj noktaları ve dijital bilgilendirme ekranları da bulunuyor. Yetkililer, bu altyapının İstanbul’un uluslararası turizm rekabetinde elini güçlendirdiğini ifade ediyor. Yeni sistemle birlikte ziyaretçilerin şehir içi ulaşımda daha konforlu ve bilinçli bir deneyim yaşaması hedefleniyor.

Denizli, 2027 Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor Haber

Denizli, 2027 Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor

Denizli, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında 2027 yılında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye genelinde şehirlerin tanıtımına büyük katkı sağlayan festivalin, Denizli’nin turizm potansiyelini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Prof. Dr. Serkan Bertan, festival sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Denizli’nin marka değerini artırmak ve ziyaretçilere üst düzey bir deneyim sunmak için planlanması gereken adımları detaylı şekilde paylaştı. Prof. Dr. Bertan, 9 gün sürecek festivalin her gününün farklı temalarla zenginleştirilmesi gerektiğini belirtti. Festivalin ilk gününde açılış ve tanıtım etkinlikleri düzenlenmesi önerilirken, ikinci gün atölye çalışmaları ve katılımcı etkileşimini artıracak aktiviteler öne çıkıyor. Üçüncü gün konserler ve kültürel söyleşilerle atmosferin güçlendirilmesi planlanırken, dördüncü gün tiyatro ve sahne sanatlarına ayrılıyor. Beşinci gün eğitim ve atölyelerle katılımcı deneyiminin artırılması hedeflenirken, altıncı gün sanatçı buluşmaları ve akademik söyleşilerle kültürel etkileşim desteklenecek. Yedinci gün ise bale, opera ve büyük sahne performanslarıyla festivalin zirve noktası olacak. Sekizinci gün kültür gezileri ve çeşitli etkinliklerle katılımın sürekliliği sağlanacak, son gün ise büyük bir kapanış konseriyle festival sona erecek. Günlük programın da detaylandırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr Bertan, etkinliklerin sabah saatlerinde atölye ve eğitimlerle, öğleden sonra söyleşi ve kültürel programlarla, akşam saatlerinde ise konser ve performanslarla planlanmasının önemine dikkat çekti. Yaşayan insan hazineleri unutulmayacak Festival kapsamında Denizli’nin sahip olduğu kültürel ve turistik değerlerin ön plana çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr Bertan, sesli rehber uygulaması eşliğinde şehir turlarının düzenlenmesini önerdi. Ayrıca, "Yaşayan İnsan Hazineleri" arasında yer alan sanatçılar ve yerel kültür temsilcileri hakkında bilgilendirme yapılmasının festivalin kültürel derinliğini artıracağını ifade etti. Somut olmayan kültürel miras unsurlarının da festival programına dahil edilmesi gerektiğini belirten Bertan; Sudan koyun geçirme geleneğinden yöresel dokumacılığa, çömlekçilikten halk oyunlarına kadar pek çok değerin atölye, söyleşi ve gösterilerle tanıtılmasını önerdi. Denizli mutfağının da festivalin önemli başlıklarından biri olması gerektiğini vurgulayan Bertan, yöresel lezzetlerin hazırlanmasına yönelik gastronomi atölyeleri ve mutfak etkinliklerinin düzenlenmesinin ziyaretçi deneyimini zenginleştireceğini söyledi. Çal Bağ Yolu’nun da festival rotasına dahil edilmesi öneriler arasında yer aldı. Antik kentlerin festival süresince aktif şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Bertan, Hierapolis, Laodikya, Tripolis, Tabae ve Attouda gibi önemli tarihi alanlarda film gösterimleri ve kültürel etkinlikler düzenlenmesinin etkileyici bir atmosfer oluşturacağını dile getirdi. Şehir içi ulaşım ve deneyim odaklı turizm için "hop-on hop-off" sistemi öneren Prof. Dr Bertan, Pamukkale’den başlayarak müzeler, tarihi çarşılar ve seyir noktalarını kapsayan bir kültür rotası oluşturulmasının önemine değindi. Dijitalleşmenin de festivalin önemli bir ayağı olması gerektiğini belirten Bertan, turistik noktalara karekodlu levhalar yerleştirilmesi ve kapsamlı bir dijital tanıtım platformu oluşturulması gerektiğini ifade etti. Coğrafi işaretli ürünlerin festival kapsamında tanıtılmasının da büyük katkı sağlayacağını belirten Bertan, Denizli’ye özgü tarım ürünleri, dokumalar ve el sanatlarının etkinliklerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca tarihi yapıların yaşayan müze konseptiyle değerlendirilmesi, çarşıların kültür alanlarına dönüştürülmesi ve şehir genelinde otantik sokaklar ile hatıra fotoğraf alanlarının oluşturulması önerileri de dikkat çekti. Prof. Dr. Bertan, tüm bu planlamaların hayata geçirilmesiyle Denizli Kültür Yolu Festivali’nin yalnızca bir etkinlik değil, şehrin kültürel kimliğini güçlendiren ve turizmde sürdürülebilir bir değer oluşturan önemli bir organizasyon haline geleceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.