Hava Durumu

#Hıdırellez

TOURISMJOURNAL - Hıdırellez haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hıdırellez haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Edirne’de Kakava başladı: Şehir karnaval havasında Haber

Edirne’de Kakava başladı: Şehir karnaval havasında

Roman kültürünün en önemli geleneklerinden 5-6 Mayıs'ta kutlanan Kakava Şenlikleri, köklü ritüelleri ve efsanesiyle her yıl on binlerce kişiyi Edirne'de buluşturmaya devam ediyor. Baharın gelişi, doğanın uyanışı ve bereketin simgesi olarak kabul edilen Kakava, eğlenceli kutlamaların yanı sıra taşıdığı inanç ve sembollerle de dikkat çekiyor. EDİRNE’DE 60 BİN KİŞİLİK BAHAR COŞKUSU Romanlar'ın Hıdrellez'i olarak bilinen bu özel gün, müzik, dans ve ateş ritüelleriyle renklenirken, en dikkat çekici unsurlarından biri de "Baba Fingo" efsanesi oluyor. Nesilden nesile aktarılan bu anlatı, Kakava'yı sadece bir festival değil, aynı zamanda güçlü bir kültürel hafıza alanı haline getiriyor. Efsaneye göre, Mısır'da Firavun'un baskısından kaçan Romanların lideri "Baba Fingo", halkını kurtarmak için Kızıldeniz'e giriyor ve bir daha geri dönmüyor. Romanlar ise her yıl 6 Mayıs sabahı Baba Fingo'nun bir nehirden yeniden çıkacağına inanıyor. Bu inanç, özellikle Tunca Nehri kıyısında yapılan ritüellerle yaşatılıyor. DAVETİ DE ŞENLİĞİ ARATMADI Günler öncesinden Roman gençler rengarenk giydikleri kıyafetlerle mahallelerinden çarşıya müzisyenler eşliğinde dans ederek geliyor. Şehir merkezinin hemen her yanında birçok Roman grup dansları ve hareketli müzikleriyle hem çarşı esnafını hem de vatandaşları şenliklere davet etti. Romanların ritmik danslarına kimi vatandaş dans ve alkışlarıyla eşlik ederken, kimi de harçlık vererek organizasyona destek oluyor. TURİSTLER KENTE GELMEYE BAŞLADI Edirne'de "Romanlar'ın Hıdrellezi" olarak anılan Kakava Şenlikleri için kente gelen çok sayıda yerli ve yabancı turist yoğunluk oluşturdu. Turistlerin kendi araçlarıyla ve tur otobüsleriyle sabah saatlerinden itibaren kente gelmeleri başladı. Özellikle Selimiye Camisi çevresinde yoğunluk oluşturan katılımcılar, kutlamalara saatler kala lokal eğlencelere başladı. Hemen her köşede davul, zurna, klarnet eşliğinde dans eden Romanlar'a katılan turistler şenlik havasına girdi. Seyyar satıcılardan aldıkları çiçekli taçları takan turistler, Sarayiçi'nde öğleden sonra başlayacak resmi kutlamalar öncesi hareketli Roman havalarına kendilerini kaptırdı. Almanya'dan gelen Gülcan Kaçar, Kakava Şenlikleri'ne katılmak için geldiğini söyledi. Renkli bir karnavalı andıran şenliğe katılacakları için çok heyecanlı olduklarını belirten Kaçar, "Önceden televizyonlardan izliyorduk. Bu sene şenliklere katılmak üzere Edirne’ye geldik. Atmosfer süper. Her köşede müzik, eğlence var. Çok hoşumuza gitti. Başlangıç çok güzel oldu." dedi. Bursa'dan gelen Seda Sepetçi, sabahın ilk ışıklarıyla Edirne'ye geldiklerini ve çok eğlendiklerini dile getirdi. Şu ana kadarki eğlencelerden çok memnun kaldıklarını anlatan Sepetçi, kentin tarihi mekanlarını gezerek müzik eşliğinde eğlendiklerini kaydetti. İzmir'den gelen Sebiha Kurtiş ise şenlikleri harika bulduğunu belirterek, "Umduğumu buldum. Roman değilim ama içimde var bir Roman havası var." diye konuştu. Kurtiş, tüm vatandaşlara şenliği görmelerini tavsiye etti. KUTLAMALAR SARAYİÇİ'NDE RİTİM VE DANS GÖSTERİLERİYLE BAŞLADI Edirne'de baharın gelişini simgeleyen Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri kapsamında düzenlenen etkinlikler, ritim gruplarının sahne almasıyla başladı. Şenlikler, Sarayiçi’nde Mor İz Ritim Grubu’nun gösterisiyle açıldı. Ardından Havsa Hanımeli, Meriç ve Sevgili Günebakanlar ritim grupları sahne aldı. Program, Bursa Aşk Ritim Grubu’nun performansıyla devam ederken, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği tarafından darbuka ritim atölyesi düzenlendi. Etkinliklerde Refik Keskin Halk Oyunları Topluluğu ile Bandırma Keskin Ayaklar Halk Oyunları Topluluğu gösterileriyle izleyicilerle buluşacak. ASN Kültür Sanat ile Anka Dans Kültür Sanat ve Turizm Derneği sahne alırken, Trakya Üniversitesi Türk Halk Oyunları Bölümü Roman Dans Ekibi de performans sergileyecek. Ana kutlama kortejle başlayacak. Edirne Valisi Yunus Sezer, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, Roman Çeribaşı Fikri Ocak, siyasiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar Sarayiçi’ne kadar yürüyecek, burada dev Kakava ateşi yakılacak. Kutlamalara katılan hemşire Ayşenur Ünal, Kakava'nın gelişini dört gözle beklediğini, kutlamalara da erken başladığını söyledi. İzmir'den gelen Necmi Eren de organizasyonu çok beğendiğini ifade etti. Solmaz Eren ise eğlenceli geçeceğe benzeyen bir organizasyonda olduğunu belirterek, dilek ağacına dileğini astığını dile getirdi. Eren, tüm dünyanın mutlu bir gelecekte yaşaması temennisinde bulundu. CİĞERCİLERDE "KAKAVA" YOĞUNLUĞU Edirne'de “Romanların Hıdırellezi” olarak bilinen Kakava Şenlikleri dolayısıyla kente gelen çok sayıda yerli ve yabancı turist, ciğercilerde yoğunluğa neden oldu. Sabahın erken saatlerinde hazırlıklarını tamamlayarak mesaiye başlayan işletmelerde öğle saatlerinden itibaren hareketlilik arttı. Artan ilgi nedeniyle birçok ciğerci dükkanının önünde uzun kuyruklar oluştu. Kentin gastronomi simgelerinden tava ciğeri tatmak isteyen ziyaretçiler, özellikle Selimiye Meydanı çevresindeki işletmelere yoğun ilgi gösterdi. Edirne’yi Tanıtma ve Tava Ciğer Kalite Koruma Derneği Başkanı Uğurcan İmrak, Kakava'nın kentte bayram havası oluşturduğunu söyledi. Sabahın ilk saatlerinden itibaren kentte hareketliliğin arttığını belirten İmrak, esnafın günler öncesinden hazırlık yaptığını ifade ederek, "5-6 Mayıs'ta yoğunluk zirveye ulaşıyor. Özellikle ateşin yakıldığı gün ilgi daha da artıyor. Bugün 60 binin üzerinde turist bekliyoruz, ciğerci esnafımızda yoğunluk güzel." dedi. Kakava Şenlikleri kapsamında kente gelen ziyaretçiler de Edirne mutfağının vazgeçilmez lezzetlerinden tava ciğeri tatmadan şehirden ayrılmak istemediklerini dile getirdi. Almanya’dan gelen Ali Rıza Kaçar ise Edirne ciğerini çok beğendiğini belirterek, kentin hem kültürel hem de gastronomik açıdan zengin bir deneyim sunduğunu söyledi. Yetkililer, Kakava ve Hıdırellez etkinlikleri süresince kentteki ziyaretçi yoğunluğunun artarak devam etmesinin beklendiğini bildirdi. KAKAVA ATEŞİ YAKILDI UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde de yer alan Kakava-Hıdrellez Şenlikleri kapsamında kentte çeşitli etkinlikler düzenlenecek. Program, 5 Mayıs Salı günü ritim gruplarının gösterileriyle başladı. Gün boyunca Roman kültürünün ritmik yapısını yansıtan sahne performansları sergilenecek, yurt içi ve yurt dışından gelen halk oyunları ekipleri etkinlikte yer alacak. Kortej yürüyüşünün ardından protokol ve Roman Çeribaşı 1400 yıldan bu yana yakıldığı kabul edilen geleneksel Kakava ateşini yakacak. Şenlik sahne gösterileri ve konserlerle devam edecek. Gece boyunca müzisyenlerin performansları ve Roman dans topluluklarının gösterileriyle etkinlikler sürecek. Edirne'de baharın gelişini simgeleyen Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri kapsamında düzenlenen etkinlikler, ritim gruplarının sahne almasıyla başladı. Sarayiçi’nde Kakava Ateşi yakıldı. TUNCA NEHRİ'NE DİLEKLER BIRAKILACAK 6 Mayıs Çarşamba sabaha karşı ise Tunca Nehri kenarındaki ritüeller gerçekleştirilecek. Şenliklerin en yoğun anlarından biri olan sabah buluşmalarında, nehir kenarında toplanan kalabalıklar dilekler tutacak, suyla arınma ritüelleri gerçekleştirilecek ve baharın kendileri için sağlık, mutluluk ve bereket getirmesini temenni edecek.

Hıdırellez: Doğanın Büyülü Uyanışı ve Hızır'a Adanan Ritüeller Haber

Hıdırellez: Doğanın Büyülü Uyanışı ve Hızır'a Adanan Ritüeller

Eski çağlardan bu yana insanlar bahar mevsimiyle doğanın uyanışını şenliklerle kutlarlar. Hıdırellez de bir mevsim/bahar bayramıdır. Bu bayramın ana karakterleri, Hızır ve İlyas’tır. İnanışa göre, Hızır âb-ı hayat suyunu içtiği için ölümsüzdür. Halk arasında Ledün İlmine vakıf olan bir peygamber ya da ilhamla Allah’tan gelen gizli bilgiye sahip olan bir veli olarak anılmaktadır. Hızır ve İlyas senede sadece bir gün buluşurlar. İşte o gece; 5 Mayıs’ı, 6 Mayıs’a bağlayan gecedir. İnsanlar öyle inanır ki bu mucizeye, bu geceyi kutsal sayarlar. Evlerine bereket dolsun, kısmetleri açılsın, hasatları ve hayvanları bereketli olsun, dilekleri gerçekleşsin, hastaları iyileşsin diye çeşitli ritüeller yaparlar. Hıdrellez gecesinin dışında da inanışa göre beklenmedik zamanlarda farklı şekillerde insanların karşısına çıkan Hızır, insanları sınar, yüreği temiz olan insanlara yardım eder. Hızır Kültünün Ortaya Çıkışı Bahara geçiş kutlamalarının kökenine bakıldığında eski çağlara kadar gitmek gerekir. Babil, Sümer, Hitit, Mısır, Anadolu, Mezopotamya, İran ve Yunanistan medeniyetleri incelendiğinde, bu topluluklarda inanılan kutsal güçlere, tanrı ve tanrıçalara kurbanların sunulması, ateş/tütsü yakılması gibi kutsallaştırılmış davranışların var olduğu görülmektedir. Sümer’de İnanna ve Dumuzi, Babil’de İştar ve Tammuz, Mısır’da İsis ve Osiris, Yunan’da Demeter ve Persephone buluşma mitleri doğanın uyanışının ve bereketin habercisi olmuştur. Bu buluşmalar şenliklerle kutlanmıştır. Mezopotamya inanışlarında Dumuzi (Sümer)/Tammuz (Babil) hayvanların, çobanların, ekinlerin koruyucusudur. Senenin yarısını yer altında geçiren bu tanrı, eşi İnanna/İştar ile buluşmak için yeryüzüne çıkarken doğa yeniden neşelenir. Bu buluşma bir nevi düğün gibi betimlenirken, dünyaya bahar gelir. Sümer Gılgamış Destanında insanüstü güce sahip olan Kral Gılgamış, yol arkadaşı Enkidu ölünce çok üzülür ve ölümsüzlük otunu aramaya çıkar. Yerini bilen tek kişi ise ebedî hayat süren Ziusudra (Sümer)/Utnapiştim’dir (Babil). Bu kişi, Hızır ile özdeşleştirilir. Mısır inanışlarında da kardeşi Seth tarafından öldürülen ve karısı İsis tarafından büyü ile canlandırılan Osiris’in dirilişi şenliklerle kutlanırdı. Şenlikler, Nil sularının çekilip, tohumların toprağa ekileceği dönemde yapılırdı. Yani yer altı tanrısı Osiris'in dirilişi bir nevi doğanın dirilişini sembolize ederdi. Yunan mitlerinde ise Zeus ile Demeter'in kızı olan Persephone (Kore), yeraltı Tanrısı Hades tarafından yer altına kaçırılır. Ölüler diyarının tanrıçası olur. Annesi bereket tanrıçası Demeter ile yılın yarı zamanını geçirmek için yeryüzüne çıkar. Kızına kavuşan Demeter sevincinden dünyaya baharı getirir, doğayı bereketlendirir. İskender Efsanesinde ebedî hayat suyunu arayan İskender, balığı canlandıran suyun aktığı çeşmeden su içen aşçısı Andreas’ı çeşmeyi tekrar bulamayınca denize atar. Bu efsanede Andreas, Hızır’ın özellikleriyle anılır. Türklerin geleneksel eski dini Tengrizm’de de Gök Tanrı, insanlara iyilik etmesi için aksakallı bir ihtiyar olarak tasvir edilen Boz Atlı Yol İyesi olarak anılan koruyucu bir ata ruhunu görevlendirir. Türklerin İslamiyet’e geçişi ile birlikte İslam kültüründe benzer özelliklerle tasvir edilen Hızır, Boz Atlı Yol İyesi’nin yerini alır. Oğuz Kağan Destanında Oğuz Kağan’a bir erkek bozkurt yol kılavuzluğu eder ve kaybolur. Bu kurt, Hızır olarak anılır. Dede Korkut, Manas Destanı gibi birçok halk anlatılarında da Hızır’ın adı pek çok yerde geçer. Kuran’da Kehf suresinde Hz. Musa ile “kullarımızdan bir kul” ifadesiyle tanımlanan bilge, Hızır olarak yorumlanmaktadır. Tasavvufta abdalların reisi olarak anılan Hızır, Alevi-Bektaşi kültüründe on iki posttan/makamdan “mihmandar” postunun sahibidir. Yine Alevi-Bektaşi kültüründe kırmızı atı olduğuna inanılan Düzgün Baba, insanlara ihtiyaç duyduklarında yardım eder. Mevlana da Şems’i, ikinci Hızır olarak tanımlar. Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde, İlyas’ın karada insanlara hizmet ettiğini, Hızır’ın ise denizde hizmet ettiğini yazar. Müslüman ve Hristiyanların birlikte yaşadığı dönemlerde kültürel etkileşimler olurken, halk inanışların da Circis (Cercis/Curcis) peygamber ile karıştırılan Aziz George (Georgios/Georges) ve yaptığı iyiliklerle anılan Aziz Nikolaos Hızır kültüyle özdeşleştirilir. Hristiyanlık dünyasında Paskalya ve Aya Yorgi, Yahudilikte Pesah adıyla anılan mevsim kutlamaları da İslam kültüründe Hızır ve İlyas karakterlerine dair yapılan kutlamalarla aynı görevi üstlenir. Yahudi Efsanesinde Yeşua’ya yoldaşlık eden İlya peygamber, Hızır gibi bir takım gizemli işler yaparken betimlenir. Hıdırellez Kutlamaları   Hıdırellez gecesi gelmeden önce kınalar yakılır, evler temizlenir, temiz kıyafetler hazırlanır. Bazı yörelerde Hızır orucu tutulur. Hıdırellez günü eş-dost buluşmalarında yenmesi için pilavı, çörek, börek, sütlaç gibi yiyecekler hazırlanır. Hıdırellez günü ise ev temizlenmez, dikiş dikilmez, tarla sürülmez, çamaşır yıkanmaz, ağaç kesilmez. Hıdırellez günü sabah erkenden pencereler ve kapılar açılır. Bereket ve sağlık duaları edilir. O gün mezarlıklar ya da türbeler ziyaret edilir. Hızır’ın uğradığı düşünülen “Hızır kapısı” adı verilen kale, yatır gibi yerlere ya da Hızır’ın İlyas ile buluştuğu düşünülen yeşillik kırlara akrabalar ve komşularla gidilir. Bazı yörelerde Hızır hakkı için Hızır kapılarında kurbanlar kesilir. Topluca eğlenceler yapılır. Hıdırellez’in sembolü haline doğanın yeniden canlanması simgeleyen bir ateş yakılır. Geçmiş yılın rehavetini üstünden atmak için ateşin üstünden atlanır. Hıdırellez Ritüelleri Bereket ve şans için Hıdırellez gecesi tepsi içine çeşitli tahıllar, ekmek ve su bırakılır. Dolaplar, yağ kapakları, un çuvalları, kapı, pencere, ambar, cüzdan ve yiyecek kapılarının ağzı bereketli olsun diye açık bırakılır. Köylerde Hıdırellez günü sabah namazı kılınıp, tarlalar dolaşılır ve ambara/depolara gelinip bereket dilenir. Kuraklık var ise yağmur duası yapılır. Gün doğmadan çiçek ve otların üstündeki çiğler toplanarak sütün içine koyup, süt mayalanır. Karınca yuvasından toprak alınıp, toprak kesesi yapılır. Kese mutfağa konur. İçinde para olan keseler gül dalına asılır. Pencere önlerine para bırakılır. Ertesi gün para alınıp, cüzdana konur ve yıl boyunca harcanmaz. Sağlık, şifa ve güzellik için gece gül dalına eşyalar asılır ve sabah giyilir. Gece bir kovaya su konur, sabah bu su ile yıkanılır. Bazı yörelerde bu suya toplanan çeşitli konur ve kaynatılır. Hıdırellez sabahı su kenarına gidilir, el ve yüz yıkanır. Ya da su eve getirilir banyo yapılır. Yine güzelleşmek ya da vücuttaki hastalıklarından kurtulmak için sabah bitkilerin üstünden çiğ toplanır, banyo suyuna karıştırılır. Hastalar yeşil alanlara çıkarılır, yerde çimenlerin üzerinde yuvarlanır. Hastalıklardan kurtulmak için ağaca salıncak kurulup sallanılır. Dileklerin tutması için dilek tutulan nesnenin resmi kağıda çizerek bir gül ağacının dalına asılır. Gün doğmadan dilek kağıtları nehre, denize veya dereye atılır. Yine gül ağacının altına dileği tutulan ev gibi unsurların maketleri yapılır ya da çizilir. Çocuk sahibi olmak isteyenler beşik yapıp içine bebek bırakır. Dilek tutularak ağaç etrafında dönülür, mum yakılır. Ağaçlara dilekler ile bez parçaları bağlanır. Talih ve kısmet açmak için evlenme çağına gelen kızların başlarında kilit açılır, evde olan sandık kapakları açık bırakılır. Kızların baş örtülerine gül yağı dökülür. Bir başka ritüelde niyet küpü hazırlanır, evlenmek isteyenler içine takılarından koyar. Küp sabaha kadar gül ağacı dibinde bekletilir. Ertesi sabah maniler ile küp açılır. Kısmeti kapalı olduğu düşünülen kişi odaya kitlenir. Sabah genci odaya kilitleyen kişi namaz kılıp, kısmeti açılsın diye dua edip evlenmesi istenilen kişinin oda kapısının kilidini açarak uyandırır. Genç kızlar yatarken evlenme niyeti edip yatarlar. Şanslı iseler Hızır rüyalarında evlenecekleri eşlerini gösterir. Bazı yörelerde kısmet için tuzlu ekmek pişirilip, bacaya/çatıya bırakılır. Kötü enerjiden korunmak için ahır ve ev kapılarına, pencerelere ısırgan otu yada yeşil bitkiler asılır. Bütün senenin kötü enerjisinden ve günahlardan arınmak için eski eşyalardan büyük bir ateş yakılır ve üzerinden atlanır. Bazı yörelerde 41 nohut gibi bakliyat 41 adet “Ayetel-kürsü” okunarak dileklerle toprağa gömülür. Gayb Aleminden haber almak için açılacak göğü görmek için gece uyunmaz. Gökyüzünde ışık beliren yerde para olduğuna inanılır. O gece görülen rüyalar haberci rüyalardır.   Dilek tutmak, sağlıklı olmak, gayb’dan haber almak, berekete sahip olmak, güzelleşmek gibi amaçlarla yapılan ritüeller Türk Dünyası’nda ve Anadolu’da farklılık gösterse de amaçlar ortaktır: mucizeye şahit olmak. Ledün ilmine hakim olan Hızır, bu ritüellere cevap verir mi bilinmez ancak, Hızır inanışı toplumları birleştiren bir kültürel miras olarak nesilden nesle aktarılmaktadır. Bu sebeple önemi itibariyle Hıdırellez kutlamaları, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'nde de yer almıştır.  Hızır, bu yazıyı okuyan herkesin dileklerine yoldaş olsun. Hoş geldin Bahar…   Prof. Dr. Özlem GÜZEL Akdeniz Üniversitesi, Turizm Fakültesi ozlemguzel@akdeniz.edu.tr

Приход весны отмечался конкурсом жирных фрикаделек. Haber

Приход весны отмечался конкурсом жирных фрикаделек.

Женщины продемонстрировали свое мастерство в конкурсе «Толстые фрикадельки», организованном муниципалитетом Шахинбея в рамках мероприятий Hıdırellez. В конкурсе, организованном муниципалитетом Шахинбей в парке Каваклык, фрикадельки, приготовленные одинаково ранее, были розданы участницам соревнований. Конкурсанты яростно соревновались, чтобы приготовить самые жирные тефтели за отведенные им полчаса. После конкурса мэрия Шахинбей вручила победителям различные подарки. Мэр Шахинбея Мехмет Тахмазоглу, который собрался вместе с горожанами на праздновании Хыдыреллез, сказал: «Хыдыреллез — важный день. Он символизирует приход весны и встречу Хидра (а.с.) и Ильяса (а.с.). В этом смысле все наши места для пикника заполнены нашими гражданами. Мы, как муниципалитет Шахинбея, организовали традиционный конкурс жирных фрикаделек. Конкурсантки приготовили красивые фрикадельки, спасибо. Надеюсь, в воскресенье, 14 мая, мы напишем новую эпопею и поднимем нашу страну на гораздо более высокий уровень для нашей молодежи, сестер и детей под руководством нашего президента г-на Реджепа Тайипа Эрдогана. По этому случаю я еще раз поздравляю Hıdırellez всех граждан».

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.