Hava Durumu

#Hayat Pahalılığı

TOURISMJOURNAL - Hayat Pahalılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayat Pahalılığı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Aktunç: Turizmi gözümüz gibi korumalıyız Haber

Aktunç: Turizmi gözümüz gibi korumalıyız

Aktunç, turizmin çok kırılgan bir sektör olduğunu belirterek, turistlerin destinasyon tercihlerinde ilk olarak güvenlik, ardından fiyat ve ekonomik koşullara baktığını söyledi. “Turizm cari açığın yüzde 60-65’ini karşılıyor” Turizmin ülke ekonomisi açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Aktunç, sektörün cari açığın yaklaşık yüzde 60-65’ini karşıladığını, 60’a yakın sektörün de turizmden doğrudan veya dolaylı şekilde gelir elde ettiğini ifade etti. Aktunç, “Turizmin bıraktığı parayla çok kişi evine ekmek götürüyor. Bu çarpan etkisini ve kırılganlığını düşünerek hükümet ve bakanlık olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz” dedi. “Hayatı ucuzlatacak tedbirler almak zorundayız” Hayat pahalılığının turizmde rekabet gücünü etkilediğini vurgulayan Aktunç, maaş artışlarının yanı sıra temel gıda ve bazı kalemlerde vergi indirimlerinin de gündeme alınması gerektiğini belirtti. Aktunç, “Hayatı ucuzlatacak tedbirler almak zorundayız. Bir üründe ya da bir noktada yapılacak indirim veya teşvikin getirisi, ülkeye daha fazla turist ve öğrenci gelmesiyle çok daha yüksek olacaktır” ifadelerini kullandı. Uçak biletleri ve teşvik vurgusu Uçak biletlerindeki yüksek fiyatlara da değinen Aktunç, Türk Hava Yolları ve Pegasus ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Bölgedeki savaş nedeniyle akaryakıt fiyatlarında artış beklendiğini kaydeden Aktunç, hava yolu şirketlerinin indirim yapmasının kolay olmadığını ancak devlet destekli teşvik modellerinin değerlendirilebileceğini belirtti. “Turizm sektörüne destek zorunluluktur” Aktunç, turizmde en büyük gider kalemlerinin personel, elektrik ve ham madde olduğunu belirterek, özellikle sosyal sigorta ve enerji maliyetlerinde destek verilmesi gerektiğini ifade etti. “Turizm sektörüne destek bir tercih değil, zorunluluktur” diyen Aktunç, özel sektörün ve özellikle turizm sektörünün ayakta kalmasının kamu maliyesi açısından da kritik olduğunu söyledi. 2025 iyi geçti, 2026 savaşın etkisiyle baskı altında Aktunç, 2025’in turizm açısından başarılı geçtiğini, “Ada Kıbrıs” kampanyasının özellikle Türkiye’den gelişlerde ciddi artış sağladığını belirtti. 2025 yılında turizm gelirinin 2 milyar euronun üzerine çıktığını ifade eden Aktunç, 2026’nın ocak ve şubat aylarında da artış yaşandığını ancak savaşın etkisiyle mart ve nisan aylarında düşüş görüldüğünü söyledi. Aktunç, Avrupa’dan gelen charter uçuşlarda iptaller yaşandığını, Türkiye pazarında ise büyük iptaller olmasa da rezervasyonlarda düşüş görüldüğünü kaydetti. Bayram dolulukları yüksek Bayram dönemine ilişkin de bilgi veren Aktunç, büyük otellerde doluluk oranlarının yüzde 90 ila yüzde 100 seviyelerine yaklaştığını, küçük oteller için ise bazı destek ve kampanya çalışmalarının gündemde olduğunu söyledi. Müzeler ve kültür turizmi vurgusu Kültür turizmine de değinen Aktunç, müzelerin çağdaş müzecilik anlayışıyla yönetilmesi, hafta sonu açık olması ve bazı müzelerde gece müzeciliğinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Girne Antik Limanı restorasyonunun ardından Girne Kalesi ziyaretçi sayılarında yüzde 30-40 oranında artış yaşandığını söyleyen Aktunç, turistleri otellerden çıkaracak ürünlere ihtiyaç olduğunu vurguladı. Aktunç ayrıca, 1999’da yanan Devlet Tiyatroları binasının tamamlanma aşamasına geldiğini belirterek, temmuz-ağustos aylarında açılış yapılmasının hedeflendiğini ifade etti. “Turizm ülkenin ekonomik hayatının en önemli sektörüdür” Turizm eğitiminin önemine de değinen Aktunç, gençlere turizm sektöründe çalışmanın onurunun ve değerinin anlatılması gerektiğini söyledi. Aktunç, “Turizme de turizmciye de göz bebeğimiz gibi bakmamız gerekir. Rakamlar bize gösteriyor ki bu ülkedeki ekonomik hayatın en önemli sektörü turizm sektörüdür” dedi.

KKTC Turizminde Savaş Gölgesi Rezervasyonlar Azaldı Haber

KKTC Turizminde Savaş Gölgesi Rezervasyonlar Azaldı

Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Müsteşarı Serhan Aktunç, Canan Onurer’in Kıbrıs Postası TV’de hazırlayıp sunduğu “Sabahın Haberleri” programına konuk oldu. Programda ilk olarak İran savaşı gölgesinde Kuzey Kıbrıs turizmini değerlendiren Aktunç, savaşın başta bölge olmak üzere dünyayı olumsuz etkilediğini ifade etti. İçinde bulunulan coğrafi koşullarda turizm sektöründe en önemli etkenlerden birinin güvenlik ve fiyatlar olduğunu belirten Aktunç, Güney Kıbrıs’ın silahlanmasının bölgeyi daha riskli hale getirdiği algısını güçlendirdiğini söyledi. Buna rağmen Güney Kıbrıs’ta turizmle ilgili bakanlıkların savaş konusunda herhangi bir paylaşım yapmadığını ve sektörü savaştan bağımsız tuttuklarını kaydeden Aktunç, onlarca uçuşun iptal edildiği bir dönemde Kuzey Kıbrıs’ta böyle bir durumun yaşanmadığını belirtti. "KUZEY'DE, GÜNEY KIBRIS'TAKİ KADAR UÇUŞ İPTALİ OLMASA DA REZERVASYONLARDA BİR AZALMA VAR" Bu çerçevede turizm paydaşlarının daha fazla motive edilmesi gerektiğini vurgulayan Aktunç, mevcut konjonktürün kısa sürede sona erebileceğini düşündüğünü, aksi halde savaşın mali etkilerinin devam edebileceğini ifade etti. Turizm sektörünün bu süreçte nasıl izole edileceğinin ve savaş sonrası hangi desteklerin verileceğinin belirlenmesi gerektiğine işaret eden Aktunç, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un Kuzey Kıbrıs’a yaptığı ziyaret sırasındaki değerlendirmelerine de değindi. İçerik üreticilerinin ülkenin güzelliklerini ön plana çıkardığını ve savaştan bahsetmeyerek güvenli bölge algısı oluşturduğunu belirten Aktunç, Kuzey Kıbrıs’ın da benzer bir çalışma yürütmesi gerektiğini söyledi. Uçuş iptali yaşanmasa da rezervasyonlarda azalma olduğunu ifade eden Aktunç, hizmet ve insan odaklı turizm sektörünün bu algıdan uzak tutulması gerektiğini vurguladı. "CARİ AÇIĞIN AZALTILMASINDA EN BÜYÜK KATKIYI SAĞLAYAN TURİZMİN DESTEKLENMESİ BİR TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR" Tasarruf önlemlerini de değerlendiren Aktunç, bu önlemlerin turizm gibi gelir getirici sektörlere katkı sağlayacak düzeyde olmaması halinde çarpan etkisiyle daha büyük zararlara yol açabileceğini belirtti. Turizme desteğin bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade eden Aktunç, cari açığın azaltılmasında en büyük katkıyı sağlayan turizm, hizmet ve özel sektörün desteklenmesinin önemine dikkat çekti. AKTUNÇ, TURİZMİN REKABETTE GERİDE KALMASINA NEDEN OLAN 3 FAKTÖRE DE DİKKAT ÇEKTİ Onurer’in “Akaryakıt zamları turizm sektörünün girdi maliyetlerini olumsuz etkilemiyor mu?” sorusunu da yanıtlayan Aktunç, sektör temsilcilerinin bu konuda şikayetleri olduğunu söyledi. Son 13 ayda üç kez verilen hayat pahalılığı artışının maliyetleri yükselttiğini belirten Aktunç, Kuzey Kıbrıs turizminin rekabette geride kaldığını ve Avrupa’ya göre pahalı hale geldiğini ifade etti. Yılın 12 ayı güneş alan bir ülkede güneş enerjisinin yeterince kullanılmaması nedeniyle enerji maliyetlerinin yüksek kaldığını, personel ve diğer girdi maliyetlerinin de arttığını belirten Aktunç, rekabet gücünü artıracak projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi ve Ada Kıbrıs projesinin de bu doğrultuda ortaya çıktığını kaydetti. "SIRF HÜKÜMET ELEŞTİRİLECEK DİYE TURİZME ZARAR VERİLMEMELİ" Tasarrufların sektöre katkı sağlayacak şekilde uygulanmaması ve zamlarla savaş döneminin olumsuz etkilerinin sübvanse edilmesinin rekabet gücünü daha da zayıflatacağını ifade eden Aktunç, kamu maliyesinin sınırlı tasarruf sağlaması uğruna turizmden daha büyük gelir kaybı yaşanabileceğini vurguladı. Cari açığın kapanmasına en büyük katkıyı sağlayan özel sektöre destek verilmesi ve tanıtım faaliyetlerinin kesintisiz sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi. Programın sonunda değerlendirmelerde bulunan Aktunç, eleştirilerin yapılmasının doğal olduğunu ancak kamu maliyesine en büyük katkıyı sağlayan turizm sektörünün zarar görmemesi gerektiğini ifade etti. Güney Kıbrıs’ta turistleri etkilememek adına bu hassasiyetin gözetildiğini belirten Aktunç, turizme desteğin bir tercih değil zorunluluk olduğunu yineledi.

Ruslar hayat pahalılığı yüzünden Türkiye'yi terk ediyor Haber

Ruslar hayat pahalılığı yüzünden Türkiye'yi terk ediyor

Tourprom.ru sitesinin haberinde, Türkiye’nin daha önce yaşam maliyetlerinin yüksek olmadığı bir ülke olduğu, ancak son dönemde enflasyonun büyük ölçüde arttığı ifade edidi. Haberde, enflasyonun kontrolden çıkmasının günlük tüketim ürünlerinin bazılarını erişilemez kıldığı kaydedildi.  TL’deki sert düşüşün bu durumu derinleştirdiğine işaret eden Rus sitesi, politika faizinin yüzde 40’a yükselmesinin ise yakın vadede Türkiye’de iş dünyasını ve iş aktivitesini olumsuz etkileyebileceği tahminine yer verdi.  Diğer yandan Türkiye'de oturum izniyle ikamet eden Rusya vatandaşlarının sayısı bu yıl yüzde 28 düşüş kaydetti. Göç İdaresi Başkanlığı'nın açıkladığı verileri haber yapan Ria, yıl başından bu yana 44 bin Rusun Türkiye'den ayrıldığını yazıyor. 2022 yılında Türkiye'de en çok oturum izni alan yabancı ülke vatandaşları 154 bin kişiyle Rusyalılar olmuştu. 2 Kasım itibarıyla Türkiye'de yaşamaya devam eden Rusların sayısı 110 bine geriledi. Son 3 haftada Türkiye'yi terk eden Rusların sayısı 12 bin oldu. Göç İdaresi 2 Kasım 2023 itibarıyla ülkede oturum izniyle ikamet eden bütün yabancıların sayısını 1 milyon 129 bin olarak açıkladı. Türkiye yabancıların oturum alma şartlarını bu yıl birkaç kere sıkılaştırmıştı. Rus basını ayrıca yabancıların Türkiye'deki enflasyondan şikayetçi olduğunu bildiren haberlere yer vermişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.