Hava Durumu

#Hava Sahası

TOURISMJOURNAL - Hava Sahası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hava Sahası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Uçuş Sırasında Doğan Bebek Hangi Ülkenin Vatandaşı Oluyor? Haber

Uçuş Sırasında Doğan Bebek Hangi Ülkenin Vatandaşı Oluyor?

Uçuş sırasında gerçekleşen doğumlar nadir olsa da akıllarda aynı soruyu bırakıyor: Gökyüzünde dünyaya gelen bir bebek hangi ülkenin vatandaşı sayılır? Sanılanın aksine bu sorunun tek bir cevabı yok; vatandaşlık, doğum anındaki konumdan ebeveynlerin uyruğuna kadar birçok faktöre bağlı olarak değişiyor. Uçuş sırasında doğan bir bebeğin vatandaşlığı nasıl belirleniyor? Dünyada bu konuda tek bir kural yok. Ülkeler genelde iki farklı sistemden birini (ya da ikisini birlikte) uyguluyor: Kan bağı (jus sanguinis): Bebeğin vatandaşlığı anne ya da babaya göre belirlenir. Toprak hakkı (jus soli): Bebek nerede doğduysa o ülkenin vatandaşı olur. Özellikle ABD ve Kanada gibi Amerika kıtasındaki ülkeler, toprak hakkını uygulayan ülkeler arasında. Hangi ülke nasıl bir yol izliyor? Eğer bir bebek ABD hava sahasında doğarsa, jus soli kuralı sayesinde doğrudan ABD vatandaşı olur. Buna ek olarak, ebeveynlerinin vatandaşlığına bağlı olarak ikinci bir vatandaşlık alma ihtimali de olabilir. Ancak Fransa gibi sadece kan bağı ilkesini uygulayan ülkelerde, hava sahasında doğum yapmak vatandaşlık için yeterli değil. Yani Amerikalı bir ebeveyn, Fransız hava sahasında doğum yapsa bile bebeği Fransız vatandaşı olmaz. Bu durumda bebek, ebeveyninin vatandaşlığını alır. Zaten dünya genelinde en yaygın sistem kan bağı olduğu için, uçakta doğan bebeklerin çoğu ebeveynlerinin vatandaşlığını alır. Çocuğun vatansız kalmasına izin verilmez Diyelim ki annenin resmi bir vatandaşlığı yok ve doğum uluslararası hava sahasında gerçekleşti; bu durum bebeğin vatansız kalma ihtimalini gündeme getirir. Bu gibi durumlarda genellikle çözüm şu şekilde olur: Bebek, uçağın kayıtlı olduğu ülkenin vatandaşlığını alır. Bu uygulama, Birleşmiş Milletler’in özellikle 1961 tarihli Vatansızlığın Azaltılmasına Dair Sözleşmesi gibi uluslararası düzenlemelerine dayanır. Söz konusu sözleşme, çocukların doğumdan itibaren bir vatandaşlığa sahip olmasını güvence altına almayı amaçlar. Uçuş sırasında doğum yapmak çok nadir görülür Uçakta doğum düşündüğümüzden çok daha nadir gerçekleşiyor. Hatta çoğu havayolu şirketi bu vakaları düzenli olarak takip bile etmiyor. Bunun en büyük nedeni ise şu: pek çok havayolu, hamileliğin ilerleyen dönemlerinde yolcuların uçağa binmesine zaten izin vermiyor. Yapılan araştırmalara göre; 1929 ile 2018 yılları arasında 73 ticari uçuşta 74 bebek dünyaya geldi. Bebeklerden 71'i doğumdan sonra hayatta kaldı, ikisi doğumdan kısa süre sonra öldü ve birinin durumu bilinmiyor. ABD askeri uçağında doğdu ama ABD vatandaşı sayılmadı Air & Space Forces Association’nın 2021 tarihli haberine göre, Taliban kontrolüne giren Afganistan’dan başlayan tahliye uçuşları sırasında bir Afgan kadın ABD’ye ait askeri bir uçakta doğum yaptı. Doğum tam havadayken değil, uçak Almanya’daki Ramstein Hava Üssü’ne indikten sonra, uçağın içinde gerçekleşti. Ancak bebek ABD vatabdaşı sayılmadı çünkü ABD Dışişleri Bakanlığı’na göre ABD’ye ait bir uçak, ABD hava sahası dışındayken “ABD toprağı” kabul edilmiyor. Uçakta doğdu, Hindistan’a indi: Filipin vatandaşı sayıldı ABS'de yer alan 2016 tarihli bir habere göre; Dubai’den Manila’ya giden Cebu Pacific uçağında seyahat eden hamile bir yolcu, uçuş sırasında aniden doğum yaptı. Bebek dünyaya geldikten sonra pilot, anne ve bebeğin güvenliği için Hindistan’a acil iniş yaptı. Yolcuların da destek olduğu doğumda, bir yolcu bebeğe kıyafet ve gerekli malzemeleri sağladı. Haberin en dikkat çekici kısmı ise vatandaşlık konusu oldu: Bebek teknik olarak Hindistan’da doğmuş sayılmasına rağmen, Filipin pasaportu aldı ve Filipin vatandaşı olarak kaydedildi. Gökyüzünde doğdu ama sonuç değişmedi: İngiliz vatandaşı oldu 1990 yılında British Airways’e ait Gana (Accra) – Londra (Gatwick) seferini yapan uçakta bir kadın doğum yaptı ve bebek, uçuş sırasında dünyaya geldi. Shona Kirsty Yves adı verilen bebek, gökyüzünde doğmasına rağmen herhangi bir “özel” vatandaşlık statüsü kazanmadı. Çünkü İngiltere vatandaşlık sisteminde belirleyici olan doğum yeri değil, ebeveynlerin uyruğu. Shona’nın ailesi İngiliz olduğu için kendisi de doğrudan İngiliz vatandaşı olarak kaydedildi. Doğum yeri ise standart bir şehir yerine resmi kayıtlarda “uçakta doğum” şeklinde geçti ve bazı belgelerde “denizde doğdu” ifadesi kullanıldı. Uçakta doğdu, vatandaşlığı belirsiz: Kararı doğum anındaki konum belirleyecek 7 Nisan 2026'da The Guardian'da yayınlanan bir habere göre; Jamaika’dan New York’a giden bir yolcu uçağında bir kadın doğum yaptı. Anne ve bebek iniş sonrası sağlık ekipleri tarafından kontrol altına alındı. Olay, bebeğin vatandaşlığının ne olacağı tartışmasını gündeme getirdi. Vatandaşlık; ebeveynlerin durumu ve doğum anında uçağın ABD hava sahasında olup olmamasına bağlı. ABD hava sahasında doğum gerçekleştiyse ve yasal koşullar sağlanıyorsa bebek ABD vatandaşı olabiliyor. Henüz uçağın doğum anındaki koordinatları açıklanmadı dolayısıyla bebeğin vatandaşlığı resmen netleşmedi.

ABD ve İsrail, İran Saldırısı Turizmi Yavaşlattı Haber

ABD ve İsrail, İran Saldırısı Turizmi Yavaşlattı

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'daki hedefleri vurmasıyla başlayan savaş, turizm trafiğinde belirgin bir yavaşlamaya yol açarken, bölgeye yönelik uçuşlarda iptaller ve kapasite daralmaları dikkati çekiyor. Güvenlik endişeleri ve hava sahası kısıtlamaları nedeniyle ilgili coğrafyaya seyahat talebi zayıflarken, turizm gelirlerinde de ciddi bir daralma ihtimali konuşuluyor. Bu tabloyla turistlerin tercihleri de daha temkinli bir çizgiye kayıyor. Güvenli ve ulaşımı kolay destinasyonlar öne çıkarken, tur operatörlerinin rotalarını alternatif ülkelere çevirdiği görülüyor. Türkiye ise kesintisiz uçuş ağı, güçlü altyapısı ve geniş tatil seçenekleri sayesinde bu yön değişiminden pay alabilecek ülkeler arasında gösteriliyor. "Türkiye adeta 'güven adası' olarak konumlanan bir ülke" Bağlıkaya, Türkiye'nin bölgede barışı tesis etme yönündeki çaba ve temaslarının tüm dünya kamuoyunda takdirle karşılandığını ve bu vizyonun aynı zamanda Türkiye'nin bölgenin en güvenilir rotalarından biri olmasını sağladığını söyledi. Türkiye topraklarının savaştan etkilenmediğini, barışın hüküm sürdüğü huzurlu bir ülke olduğu gerçeğinin de zaman içinde tüketici nezdinde daha net biçimde görüleceğini ve bu durumun ilerleyen dönemlerde Türkiye turizmine de olumlu biçimde yansıyacağını dile getiren Bağlıkaya, "Ancak mevcut konjonktürde bu olumlu yansımayı konuşmak için henüz erken bir dönemdeyiz. Zira savaşın belirleyici olduğu süreçlerde sadece çatışmaların meydana geldiği ülkelerde değil, öncelikle bölge, sonrasında da tüm dünya ülkelerindeki turizm hareketlerinde bir yavaşlama yaşanıyor. Temennimiz bir an önce barışın sağlanması yönünde." diye konuştu.

Bakan Uraloğlu: Körfez uçuşları 13 mart’a kadar iptal Haber

Bakan Uraloğlu: Körfez uçuşları 13 mart’a kadar iptal

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler ışığında hava sahalarındaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Mevcut durumda İran, İsrail, Irak, Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Suriye’de (Halep hariç) hava sahası kapalılık NOTAM’ları devam etmektedir. Umman, Ürdün ve Suudi Arabistan’da kısmi sivil uçuşlar sürerken Birleşik Arap Emirlikleri’nde hava ulaşımı kontrollü ve sınırlı şekilde sürdürülmektedir. Hava sahalarındaki gelişmeler doğrultusunda havayolu taşıyıcılarımız, bölgedeki bazı noktalara yönelik seferlerini güvenlik riskleri nedeniyle 9 Mart gün sonuna kadar durdurmuştu. Ancak yapılan değerlendirmeler sonucunda devam eden riskler nedeniyle THY, AJet, Pegasus ve SunExpress tarafından Irak, Suriye, Lübnan ve Ürdün uçuşları 13 Mart 2026 gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Pegasus 12 Mart’a, THY ise 20 Mart’a kadar İran seferlerini planlamadan çıkarmıştır. Doha, Dubai, Kuveyt, Bahreyn, Abu Dabi ve Dammam’a yapılması planlanan uçuşlar da yine 13 Mart gün sonuna kadar iptal edilmiştir. Türk Hava Yolları’na ve Pegasus’a ait iki uçak Tahran İmam Humeyni Uluslararası Havalimanı’nda beklemektedir. Tailwind Havayolları’nın Irak menşeli bir şirkete kiraladığı bir uçak Irak’ta bulunmaktadır. Hava sahası ve havalimanlarındaki gelişmeler doğrultusunda ilgili birimlerimiz koordineli şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.

Katar, Hava Sahası Krizi Nedeniyle Vizeleri Uzattı Haber

Katar, Hava Sahası Krizi Nedeniyle Vizeleri Uzattı

Orta Doğu’daki güvenlik gerilimi nedeniyle hava sahasını kapatan Katar’da binlerce yabancı yolcu ülkede mahsur kaldı. Katar İçişleri Bakanlığı, bu durumdan etkilenen yolcuların mağduriyetini azaltmak amacıyla giriş vizelerinin ücretsiz olarak bir ay süreyle uzatılacağını duyurdu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, uzatma işleminin tüm vize giriş kategorileri için geçerli olduğu ve otomatik olarak uygulanacağı belirtildi. Yetkililer, gelişmelere bağlı olarak ilerleyen günlerde ek uzatma kararlarının da alınabileceğini ifade etti. Süresi Daha Önce Dolan Vizeler Kapsam Dışında Öte yandan, İran’ın misilleme saldırılarının başladığı 28 Şubat’tan önce vize süresi dolmuş olan kişiler, vize ihlali nedeniyle oluşan cezaları ödemek zorunda kalacak. Bu kişilerin söz konusu otomatik uzatma uygulamasından yararlanamayacağı bildirildi. 102 Ülkeye Varışta Vize Uygulaması Var Katar, dünyanın dört bir yanından 102 ülke vatandaşına varışta ücretsiz vize uygulaması sunuyor. Ancak vize süresi vatandaşlığa göre değişiyor. Avrupa ülkelerinin büyük bölümünde 90 güne kadar kalış mümkün.Diğer birçok ülke vatandaşına ise 30 günlük vize veriliyor ve bu süre bir kez daha 30 gün uzatılabiliyor. Hava Sahası 28 Şubat’ta Kapatılmıştı Katar Sivil Havacılık Otoritesi, 28 Şubat’ta yerel saatle öğleden sonra hava sahasının kapatıldığını duyurmuştu. Bu kararın ardından ülkeye giriş ve çıkışlar büyük ölçüde durdu ve birçok yolcu Doha’da beklemek zorunda kaldı. Katar’ın bayrak taşıyıcı havayolu şirketi Qatar Airways, uçuşların askıya alınmasına ilişkin güncellemeleri sosyal medya platformu X üzerinden paylaşmaya devam ediyor. Havayolu şirketinin yeni bilgilendirmesinin 6 Mart sabahı yapılması bekleniyor. Yolcular İçin Bilet Değişikliği ve İade Hakkı Qatar Airways ayrıca 28 Şubat – 10 Mart 2026 tarihleri arasında rezervasyonu bulunan yolculara ek haklar tanıdı. Yolcular: Seyahat tarihlerini 14 güne kadar ücretsiz değiştirebiliyor,Ya da tam para iadesi talep edebiliyor. Havayolu şirketi, yoğun talep nedeniyle yalnızca önümüzdeki 48 saat içinde seyahati olan yolcuların doğrudan çağrı merkezleriyle iletişime geçmesini istedi. Uzmanlara göre hava sahasının uzun süre kapalı kalması durumunda Orta Doğu turizm ve havacılık trafiğinde ciddi aksama yaşanabilir.

BAE ve Katar’dan mahsur kalanlara konaklama ve yemek desteği Haber

BAE ve Katar’dan mahsur kalanlara konaklama ve yemek desteği

Katar, hava sahasının kapatılması nedeniyle ülkede mahsur kalan yolcuların otel ve yemek masraflarını karşılayacağını açıkladı. Daha önce de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) benzer bir karar aldığını duyurmuştu. BAE Sivil Havacılık Genel Otoritesi (GCAA), 1 Mart’ta yaptığı açıklamada, devlete ait kurumların "etkilenen ve mahsur kalan yolcuların tüm konaklama ve ağırlama giderlerini üstlendiğini" duyurdu. Abu Dabi Kültür ve Turizm Dairesi’nin (DCT Abu Dhabi) otellere gönderdiği genelgede, "Mevcut koşullar ışığında ve bazı misafirlerin kontrolü dışındaki nedenlerle seyahat edememesi nedeniyle çıkış tarihine ulaşmış olmaları dikkate alınarak, ayrılabilene kadar konaklamalarının uzatılması rica olunur. Uzatılan konaklamanın maliyeti DCT Abu Dhabi tarafından karşılanacaktır," ifadelerine yer verildi. Khaleej Times’a göre, Dubai Ekonomi ve Turizm Dairesi (DET) de otellere e-posta göndererek misafirlere "ilk rezervasyon koşullarıyla konaklamalarını uzatma seçeneği sunulmasını" istedi. Uzatılan konaklama ücretlerini karşılayamayan yolcular için otellerden DET’i bilgilendirmeleri talep edildi. BAE’de uçuşların iptali ya da ertelenmesi nedeniyle yaklaşık 20 bin 200 yolcu etkilendi. Katar Turizm Bakanlığı da 2 Mart’ta yayımladığı genelgede, hava sahası kısıtlamaları nedeniyle ülkeden ayrılamayan misafirlerin konaklamalarının uzatılmasını istedi. Doha News’un aktardığına göre, bu uzatma masraflarının da kurum tarafından karşılanacağı belirtildi. Bölge genelinde uçuş iptalleri Birleşik Arap Emirlikleri, ülkedeki tüm ticari uçuşları askıya aldı ancak mahsur kalan yolcuların ayrılmasına yardımcı olmak için istisnai uçuşlar başlatmaya başladı. Emirates ve Etihad Airways dahil olmak üzere havayolu şirketleri, uçuş bilgilerini paylaşmak için yolcularla doğrudan iletişime geçiyor. Kendileriyle iletişime geçilmeyen yolcuların evde kalmaları ve havalimanına gitmemeleri istendi. Etihad Airways, Abu Dabi’ye ve Abu Dabi’den yapılan ticari uçuşların 4 Mart yerel saatle ve TSİ 14.00’e kadar askıya alındığını duyurdu. Emirates ise uçuş askıya alma kararını 3 Mart yerel saatle ve TSİ 15.00’e kadar uzattı. Katar’da Hamad Uluslararası Havalimanı tüm uçuş operasyonlarını durdurdu ve yolculara havalimanına gitmemeleri tavsiye edildi. Qatar Airways, 4 Mart yerel saatle 09.00 kadar yeni bir güncelleme yapacağını açıkladı. Kuveyt de hava sahasını kapattı. Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nın 1 numaralı terminali 28 Şubat’ta bir insansız hava aracı tarafından vuruldu. Olayda dokuz işçi yaralandı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, 1 Mart’ta yaptığı açıklamada, operasyonların "en kısa sürede" yeniden başlatılabilmesi için hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü duyurdu. Oman Air, Amman, Dubai, Bahreyn, Doha, Dammam, Kuveyt, Kopenhag, Bağdat ve Khasab’a ve bu noktalardan yapılan uçuşların 7 Mart’a kadar iptal edildiğini açıkladı. Diğer uçuşlar planlandığı şekilde devam ederken gecikmeler yaşanabileceği belirtildi. Saudia da Amman, Kuveyt, Dubai, Abu Dabi, Doha, Bahreyn, Moskova ve Peşaver’e ve bu noktalardan yapılan uçuşların 4 Mart yerel saatle ve Türkiye saatiyle 23.59’a kadar iptal edildiğini duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.