Hava Durumu

#Harran Üniversitesi

TOURISMJOURNAL - Harran Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Harran Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Pompeiopolis, Güneş Saatiyle Tarihini Gün Yüzüne Çıkarıyor Haber

Pompeiopolis, Güneş Saatiyle Tarihini Gün Yüzüne Çıkarıyor

Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin'in yürütücülüğünde hazırlanan "Güneş Saati Üzerinden Zamanın İzinde: Paflagonya Bölgesi ve Pompeiopolis Antik Kenti'nin Bilim Tarihi Açısından Analizi ve Dijital Modellemesi" başlıklı proje, TÜBİTAK-3005 Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Çalışma, Pompeiopolis Antik Kenti'nde 2021 yılında ortaya çıkarılan hemicyclium tipindeki güneş saatinin bilim kapsamlı bir şekilde incelenmesini amaçlıyor. Projede güneş saatinin teknik yapısı, astronomi bilgisi, mühendislik özellikleri ve sosyo-kültürel düşüncede disiplinler arası yöntemlerle analiz edilecek. Türkiye'de antik güneş saatlerine ilişkin beşeri bilimler alanında yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olması, projeyi hem özgün hem de bilimsel açıdan yeni bir konuma yerleştiriyor. Proje kapsamında güneş saati, bilgisayar destekli ışık-gölge simülasyonları ile yeniden modellenerek kullanım doğruluğu test edilecek; benzer örneklerle karşılaştırmalı analiz yapılacak. Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu'nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan ve M.Ö. 64 yılında inşa edilen Pompeiopolis Antik Kenti'nde proje kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların yanı sıra Paflagonya tarihine ışık tutacak veriler de ilk kez ortaya çıkarılacak. "Roma döneminden kalma kase tipi güneş saati olduğunu belirledik" Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Unat, "Taşköprü'deki kalıntıları üniversitemizin Arkeoloji Bölümü'nden arkadaşlarımız incelediklerinde bir güneş saati bulduklarını söylediler. Biz de bu projeyi bu amaçla hazırladık ve buradaki güneş saatinin nasıl olduğunu, ne türde bir güneş sahip olduğunu ve çalışma prensibinin de nasıl olduğu üzere bir çalışma yapmaya başladık. Bu çalışma süreci içerisinde güneş saatinin aşağı yukarı M.Ö. 3'üncü yüzyıldan Roma döneminden kalan kase tipi bir güneş saatini olduğunu belirledik. Amacımız bu güneş saatini yeniden ortaya çıkartmak, dizayn etmek, belki de üniversitemizin kampüsü içerisinde bu saatimizi yeniden reprodüksiyonunu yaparak güzel bir şekilde yerleştirebilmek" dedi. "Bölgeyi ziyaret eden kişilerin güneş saatinin olması önem taşıyor" Bütün uygarlıkların bilime katkılarının oldukça önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Unat, "Biz, Kastamonu'nun da geçmişten bu yana bilim kültürüne hizmet ettiğinin bir göstergesi olarak bu projeyi tamamlamayı düşünüyoruz. Dolayısıyla geçmiş dönemden bugüne kadar oluşan süreç içerisinde gerek Roma dönemi, gerek Osmanlı dönemi, gerek diğer kültürlerin buraya yapmış olduğu katkıların bilimsel katkıların da olduğunu gösterebilen bir proje sunmayı hedefledik. Bu buranın kültürel zenginliklerini göstermesi açısından, gerek Paflagonya bölgesinin, gerek Kastamonu'nun kültürel kimliği açısından oldukça önemli. Bunun dışında buradaki çalışma aynı zamanda ekonomik ve turizm açısından da bölgeye katkı sağlayaca" diye konuştu. "Pompeipolis'in de dijital olarak tasarlanması kültürel mirasa katkı sağlayacak" Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin ise, "Bilim tarihinden coğrafyaya, arkeoloji bölümünden tarih bölümüne kadar farklı alanladaki arkadaşlarımızla bir ekip kurduk ve Pompeipolis Antik Kentini güneş saati üzerinden dijitalleştirmeye karar verdik. Dijitalleştirme için de çağımızın oldukça önemli bir yaklaşım olan dijital beşeri bilimler çalışmalarını ve yöntemlerini kullanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda projemizde güneş saatini tarama cihazlarıyla ve oradaki antik kenti bir uçtan diğer uca kadar olacak şekilde üniversitemiz aracılığıyla bir web sitesinde tanıtmayı planlıyoruz. Pompeipolis'in de dijital olarak tasarlanması, modellenmesi, kültürel mirasa büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatacağız" Amaçlarının Paflagonya'daki bilimsel çalışmaları ele almak olduğunu ifade eden Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Okan Demir de, "Paflagonyanın tarihi anlamdaki imajları genelde egemen güçler tarafından çizilmiştir. Aslında bu projeyle beraber Paflagonyanın bilimsel olarak üretimlerini, sosyo-kültürel açıdan dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatmış olacağız. Bu kapsamda projemiz daha sonraki çalışmalar açısından Paflagonya tarihinin aydınlatılmasında çok büyük bir önemi haizdir. Güneş saati, M.S. 3'üncü veya 5'inci yüzyıllar arasında üretilmiş olduğu düşünülüyor. Bu dönemde Paflagonya, Roma İmparatorluğu'nun egemenliği altındadır" şeklinde konuştu. "Güneş saatiyle ilgili veriler toplayacağız" Proje süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Suat Yazan da, "Ulaştığımız verilerin dijitalleşmesine de hem uzaktan algılama, hem coğrafi bilgi sistemleriyle yapılacak analizlerde kullanılmasına çalışacağız. Bu anlamda benim temel vurgunum projenin bütüncül yapısına ilişkin olabilir. Ayrıca kazı faaliyetlerini gerçekleştiren ekiple de bir araya geleceğiz. Onların buradaki kazı çalışmasına yönelik çıkarılan, ulaşılan arkeolojik keşiflere yönelik görüşlerini alıp projeye dahil edeceğiz ve bu şekilde projemizi tamamlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Samet Doğan da projede kullanılacak sayısal yüzey modelleme konusunda bilgi verdi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise projeyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Pompeiopolis Antik Kenti'nde ortaya çıkarılan güneş saatinin yeniden bilimsel bir bakışla incelenmesi, hem üniversitemiz hem de bölgenin kültürel mirası açısından oldukça değerlidir" dedi. Projede Harran Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi de yer alıyor.

Şanlıurfa'da kırmızı mercimek üretiminde yüksek rekolte beklentisi Haber

Şanlıurfa'da kırmızı mercimek üretiminde yüksek rekolte beklentisi

Yaklaşık 6 milyon 400 bin dekar alanda hububat tarımın yapıldığı Şanlıurfa'da, Türkiye'de üretilen mercimeğin yüzde 36'sı, buğdayın yüzde 10'u, arpanın da yüzde 11'i yetiştiriliyor. Kırmızı mercimekte 2019'de 91 bin ton, 2021 yılında 105 ton, 2022 yılında ise 144 bin ton rekolte elde edilen kentte, bu ürünün ekim alanının genişlemesiyle birlikte bu yıl yaklaşık 200 bin ton ürün bekleniyor. Harran Üniversitesi (HRÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, AA muhabirine, son 2 yıldaki kuraklığın Güneydoğu'da tarımsal ve doğal dengeyi bozduğunu, bu yıl yağışların düzenli olmasının hububat üretiminde yüksek rekolteye neden olacağını belirtti. Kentte sulanan alanların yanında 6 milyon dekarda kuru tarımın yapıldığını anımsatan Prof. Dr. Öztürkmen " Türkiye'de 3 milyon dekarlık alanda mercimek ekimi yapılıyor. Kentimizde 1,6 milyon dekarlık alanda kırmızı mercimek ekimi yapılıyor. Şanlıurfa mercimek üretimi bakımında birinci il konumunda. Ülkemizde üretilen 400 bin ton mercimeğin 144 bin tonu yine bizim kentimizde üretilmekte yani yüzde 36'sı üretilmekte." dedi. Hububatta yüksek rekolte bekleniliyor Mart ve nisandaki yağışlar sonrasında hububat üreticisinin bu yılki verimden umutlu olduğu ifade eden Öztürkmen şu değerlendirmede bulundu: "Geçen yıl yaşanan kuraklık hububatta verimi düşürmüştü. Bu yıl yağışlarımız geçen yıllara göre daha iyi ve düzenli geçti. Bitkilerin suya ihtiyaç duyduğu dönemlerde yağış oldu. Bu yıl yağışlarda çiftçilerimiz fazla etkilenmedi. Çiftçilerimiz pamuk üretimi öncesi mercimek üreterek gelir elde etti. Hem pamuğa destek oldu hem de önemli bir gelir elde etmiş oldular. Bu yıl mercimek hasadı yeni başladı. Çiftçilerimize, hasadı yaparken tane kaybı ve verimi etkileyecek yöntemlerden kaçınmalarını tavsiye ediyoruz. Şanlıurfa'da 2023 yılında 1,6 milyon dekarlık alanda mercimek ekimi yapıldı. Rekoltenin 200 bin tonu aşaması bekleniyor. Çiftçilerimizin bu yıl mercimekte önemli gelir elde edeceğini düşünüyoruz." Kepirli Mahallesi'nde mercimek üreten İbrahim Ovalı da kentte bu yıl yağışların iyi olmasıyla kuru tarımın yapıldığı alanlarda verimin iyi olduğunu ifade etti. Ovalı, "Bu yıl tarlamıza mercimek ekimi yaptık. Yağışlar oldukça iyi geçti. Yüksek verim bekliyoruz. Bunun yanında bazı yerlerde fazla yağış olması nedeniyle ürünlerimiz yan yattığı için makinayla hasadını yapamıyoruz. Bunun için elle hasadını yapıyoruz. Ürünümüzün veriminde kayıp olmaz inşallah. Allah kimsenin emeğini boşa götürmesin. Maliyetler çok yüksek. Üretimin devamı için masrafların düşürülmesi gerekiyor. İnşallah emeğimizin karşılığını alırız." dedi. Mercimek hasadını yapan Hatice Şen ise arkadaşlarıyla sabahın erken saatlerinde tarlaya gelerek elle mercimek topladıklarını belirterek, "Bu yıl şükürler olsun verimi iyi, üretici kazandığı zaman bizde kazanıyoruz. Verimin iyi olmadığı zamanlar da hem çiftçi hem biz zarar görüyoruz. Şükürler olsun bu yıl iyi başladık." ifadelerini kullandı. Sıcak havada çalışmanın çok zor olduğun anlatan Emine Bulut, her sabah erken saatlerde tarlaya gelerek elle mercimek hasadını yaptığını söyledi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.