Hava Durumu

#Hakan Aran

TOURISMJOURNAL - Hakan Aran haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hakan Aran haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye turizm yatırımlarının geleceği TIF 2026’da şekilleniyor Haber

Türkiye turizm yatırımlarının geleceği TIF 2026’da şekilleniyor

Turizm ekosisteminin kamu, finans, yatırım, gayrimenkul ve konaklama alanlarında önde gelen tüm ulusal ve uluslararası temsilcilerini iki gün boyunca aynı platformda buluşturan Turizm Yatırım Forumu (Tourism Investment Forum) TIF 2026, İstanbul’da başladı. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda bu yıl beşincisi düzenlenen TIF 2026’da, 30’a yakın oturumda 100’ün üzerinde ulusal ve uluslararası konuşmacı yer alıyor. Uluslararası forum, dünya seyahat ve turizm ekosisteminin önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 50 artışla 16,5 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmasının öngörüldüğü ve Akdeniz pazarında önemli yatırım hamlelerinin gerçekleştiği kritik bir dönemde, Türkiye için stratejik bir misyon üstleniyor. TIF 2026; yatırımcılar, finans kurumları, geliştiriciler, küresel otel markaları, kamu temsilcileri ve sektör liderlerini aynı zeminde buluşturarak, Türkiye’nin turizm yatırımlarının geleceğine yönelik ortak bir vizyon oluşturmayı hedefliyor. Oya Narin: “Turizm, Türkiye için kalıcı ve temel bir sektördür” Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin, açılış konuşmasında şunları söyledi: “TTYD olarak beşincisini gerçekleştirdiğimiz Turizm Yatırım Forumu’nun, Türk turizmcilerine yeni uluslararası ufuklar açan bir katalizör rolü üstlenmesini amaçlıyoruz. Küresel turizm ekonomisi, pandemi sonrası toparlanmayı kalıcı bir büyümeye dönüştürmüş durumda. UN Tourism verileri, 2024’te 1,4 milyar, 2025’te ise 1,52 milyar varışla küresel turizmin yeni bir zirveye ulaştığını gösteriyor. WTTC’nin ekonomik etki çalışmalarına göre, seyahat ve turizm sektörü 2024’te küresel ekonomiye 10,9 trilyon ABD doları katkı sağladı ve 357 milyon kişiye istihdam yarattı. Önümüzdeki 10 yıl için projeksiyonlar, bu katkının 2035’te 16,5 trilyon dolara, istihdamın ise 462 milyon kişiye ulaşacağını ortaya koyuyor. Türkiye turizmine baktığımızda ise tablo son derece net ve güçlüdür. 2015 yılında 31,5 milyar dolar olan turizm geliri, 2025 itibarıyla 65,2 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ziyaretçi sayısı 41,6 milyondan 63,9 milyona yükselmiştir. TTYD olarak Turizmde Dönüşüm projemiz kapsamında yaptığımız modellemeler, doğru bir dönüşüm programıyla 2030’da turizm gelirlerimizin 120 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyoruz. Pandemi ve yakın coğrafyamızda kontrolümüz dışında gelişen olaylara rağmen yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığımızın kararlı desteği ve hızlı koordinasyonu son derece kıymetlidir. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere, son 20 yılda yenilenen havalimanlarımız ve hava ulaşımına yapılan yatırımlar, turizmimizin bugünkü seviyesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Türkiye; finansal ve hukuksal altyapısı, güçlü iç turizm talebi, 2 milyonu aşan yatak kapasitesi ve benzersiz doğal ve kültürel zenginliğiyle küresel ölçekte güçlü bir turizm ülkesidir. Özellikle dinamik iç turizmimiz bu denklemde son derece önemli bir yer tutuyor. İç turizm, en güçlü kaslarımızdan biri olarak turizmin geleceği açısından da kritik bir rol oynuyor. Bu güçlü altyapı doğrultusunda; geçmiş performansımız, canlı iç turizm talebimiz ve mevcut yatak kapasitemiz, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizin temel dayanaklarını oluşturuyor. Bu çerçevede, 2026’dan itibaren ziyaretçi sayısında yıllık ortalama yüzde 6’lık bir artış yakalanması halinde, 2035’te 110 milyon ziyaretçi seviyesine ulaşabileceğimizi öngörüyoruz. Önümüzdeki 10 yılda yurt dışından en az 850 milyon ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz. Dünya turizmi değişiyor, büyüyor ve genişliyor. 2025’te küresel turizm yüzde 4 büyüdü, ziyaretçi sayısı 1,5 milyarı aştı. Bu rakamın yarıdan fazlası Avrupa ülkelerine, büyük bölümü ise Akdeniz çanağına yöneldi. Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Yunanistan gibi ülkelerde de kapsamlı turizm yatırımları hayata geçiriliyor. Önümüzdeki 10–15 yılda Türkiye’nin bugünkü konumunun çok daha üzerine çıkma potansiyeli bulunuyor. İşte TIF 2026, tam da bu kritik eşikte önemli bir misyon üstleniyor. Bu dönemde iş birliklerini ele alacak, yapay zekâdan mimariye kadar tüm başlıkları değerlendireceğiz. Alanında uzman konuklarımızla, dünyadaki örnekleriyle yol haritaları çizeceğiz. Bizim önümüzdeki 10 yıl için tarif ettiğimiz vizyon ‘Yeni Gelecek: New Next’tir. TTYD olarak, Türk turizminin bu yeni geleceğe yolculuğunda hem yerli hem de yabancı markalarla birlikte, küresel yatırımcılar için bir referans noktası olmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte turizm, Türkiye için bir ‘sunset industry’ değildir. Aksine, Anadolu’nun benzersiz tarihsel mirası, kültür rotaları, gastronomisi, doğası ve kıyı destinasyonlarıyla kalıcı ve temel bir sektördür. Bu nedenle hem Türk yatırımcılarını hem de küresel turizm dünyasındaki dostlarımızı, TIF 2026 vesilesiyle Türkiye turizminin geleceğinde bizlerle birlikte yer almaya davet ediyorum.” Gloria Guevara Manzo: “Dünya Sizi İzliyor” Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkan & CEO’su Gloria Guevara Manzo, Türkiye’nin turizm stratejilerini “örnek model” olarak nitelendirerek ve şunları kaydetti: “Ben de kendi ülkemde eski bir bakandım ve hep Türkiye’ye bakardık; ne kadar harika örnekler ve uygulamalar var diye. Siz bilmiyor olabilirsiniz ama dünya, sizlerin yaptıklarını ve hayata geçirdiğiniz gelişmeleri yakından izliyor. Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasına 160 milyar dolarlık dev bir katkı sağlanıyor. Bu katkının yüzde 65’inin uluslararası harcamalardan gelmesi olağanüstü bir rakam. Çoğu ülkede yurt içi harcamalar, uluslararası harcamaların üç katıyken siz bunu tersine çevirmişsiniz. Bunu başarabilen dünyada çok az ülke var. Hatta bu alanda İspanya’dan bile daha iyi bir performans sergiliyorsunuz. Bunu nasıl yaptığınızı anlamamız gerekiyor ki diğer ülkeler de öğrenebilsin. Burası adeta açık bir müze gibi; gittiğiniz her yerde tarihle karşılaşıyorsunuz. Ancak küresel bir sektör olarak kendimize şu soruyu sormalıyız. Dijital bir dünyada yaşarken neden hâlâ havalimanlarında 1 saat 45 dakika süren kuyruklarda bekliyoruz? Neden bir otele girdiğimizde tüm bilgilerimizi tekrar tekrar elle doldurmak zorundayız? Gelecekteki büyüme için pürüzsüz ve kesintisiz bir dijital kimlik deneyimine geçmemiz şart. Önümüzdeki 10 yılda 91 milyon yeni iş yaratılacak olsa da gençlerin sektöre ilgisizliği nedeniyle 43 milyon iş risk altında. Yeni nesil seyahati bir ‘hak’ olarak görüyor ancak bu sektörde çalışmak istemiyor. Bu algıyı kamu ve özel sektör olarak birlikte yıkmamız; pürüzsüz bir deneyim için bölgesel vize kolaylıkları gibi radikal adımlar atmamız gerekiyor. Krizler artık hayatımızın bir parçası. COVID-19’dan öğrendiğimiz en büyük ders, her gün yeni bir krize hazır olmamız gerektiğidir. Türkiye’nin bu konudaki direnci, kültürel mirasıyla birleşen büyüme stratejisiyle birlikte küresel turizmin geleceği için en güçlü müttefiklerimizden biridir.” Hakan Aran: “Sadece Türkiye’deki yatırımları değil yurtdışı yatırımları da destekleriz” Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran da konuşmasında, turizmin küresel ekonomiye katkısına ve tüm dünya için taşıdığı stratejik öneme işaret ederek, “Sektörün ülkemiz için önemi yadsınamaz. Dolayısıyla biz de son 3 yılda turizm sektörüne 2,2 milyar dolarlık kredi kullandırdık. Özel sektör bankaları arasında yüzde 23,69’luk kredi payımızla her 4 liralık kredinin 1 lirasını biz kullandırmış durumdayız. Bu da sektöre olan inancımızı, sektöre verdiğimiz desteğin büyüklüğünü gösteriyor” dedi. Şu anda turizm sektöründe yatırım bekleyen 3 milyar dolarlık teşvik belgeli proje bulunduğunu, banka olarak 3 milyar dolarlık tüm yatırımı finanse edebilecek güçte olduklarını belirten Aran, ülkemizin yeni otel yatırımından ziyade modernizasyona, markalaşmaya, uçtan uca müşteri deneyimine yönelik yatırım yapması, müşteri deneyiminde fark yaratacak yatırımlara odaklanması gerektiğini söyledi. Hakan Aran, “Biz yatırımcımız inandığında ve fizibilitesini gördüğümüzde o yatırımcılarımızın yanında oluruz. Bu, sadece Türkiye’deki yatırımlar için geçerli değil. Nasıl ki şu anda küresel olarak bu işi iyi bilen yatırımcılar, yurt dışı yabancı yatırımcılar Türkiye’de yatırım yapmak istediğinde onları destekliyorsak, Türk turizmcisi yurt dışında dünyanın popüler destinasyonlarında yatırım yapmak istediğinde o yatırımları da destekleriz. Çünkü oyunun küresel oynanmasına, pazarın sadece Türkiye ile sınırlı olarak görülmemesine, tüm dünyadaki turizm gelirleri pastasından ülkemizin, turizm yatırımcılarımızın daha çok pay almasına vesile olmakta yarar görüyorum. Bizim de gerek banka gerekse iştirakimiz Türkiye Sınai Kalkınma Bankası olarak sadece Türkiye’deki turizm yatırımlarını değil Türk turizmcisinin yurt dışındaki yatırımlarını da aynı iştahla destekleyeceğimizi ifade etmek istiyorum” diye konuştu. Şekib Avdagiç; “İstanbul turizmde daha fazla yatırımı hak ediyor” İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un küresel turizmdeki stratejik önemine dikkat çekerek, şunları söyledi. “Finans, alışveriş ve sanat yönüyle dünya turizmi için İstanbul, gelmek istenen ve tercih edilen bir şehir. 8 bin 500 yıllık tarihi ve doğal güzelliğiyle İstanbul daha çok turizm yatırımını hak ediyor ve yatırımcısına kazanç sağlayacak bir potansiyel sunuyor. İstanbul son 7 yılda kongre turizminde ilk 20’ye girdi. İstanbul’u otel geliri anlamında yukarı çekecek hamleler en önemli unsurların başında gelmeli. Gelen turistlerin otellerimize daha fazla para ödeyebileceği bir konsepti oluşturmamız ve oda başına geliri yukarı çekecek politikaları öncelikli olarak önümüze almamız gerekiyor. Bu kapsamda İstanbul Fuar Merkezi yanında, 100 bin metrekarelik fuar alanımıza ilave olarak 40 bin metrelik yeni bir alan inşa ediyoruz. Bir katı 7 bin metrekare kolonsuz olan bu uluslararası alanla birlikte, 10 bini aşan kapasitelerle İstanbul turizmine hizmet vereceğiz.” Bekir Polat: “Türkiye, dünyanın bağlantı noktası” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat da Türkiye’nin turizmdeki öneminin değinerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Her turist aslında bir yatırımcıdır ve bu bakış açısı bugün de geçerliliğini koruyor. Turizm, müstakil bir sektör olmanın ötesinde, uluslararası yatırımları ve diğer tüm sektörleri etkileyen güçlü bir katalizör niteliği taşıyor. Türkiye’yi tanıtırken ‘dünyanın bağlantı noktası’ kavramını kullanıyoruz; çünkü ülkemiz insanları, kültürleri ve ekonomileri birbirine bağlayan bir konumda. Yine son dönemde geçen sene oranla ilk 11 ayda ülkemiz yüzde 27,6 artışla 12,4 milyar dolar doğrudan yatırım çekti. Ancak bugün yatırımcı kararlarında yalnızca maliyetler ve teşvikler değil yeterli değil, güçlü ekosistemler ve marka algısı da belirleyici oluyor.” Mehmet Nuri Ersoy: “2026’da 68 milyar dolarlık gelir hedefine ulaşacağız” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk turizminin nitelikli turizm ve katma değerli yatırım vizyonuyla birinci lige yükseldiğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Küresel ölçekte ekonomik, siyasi ve jeopolitik belirsizliklerin yoğunlaştığı, dengelerin çok kısa sürelerde değişebildiği bir dönemden geçiyoruz. Bugün artık net bir şekilde söyleyebiliyoruz ki Türkiye, krizleri yönetme konusunda güçlü bir refleks kazanmış ve bu alanda ciddi bir kurumsal tecrübe oluşturmuştur. Göreve geldiğimiz günden bu yana turizmi yalnızca rakamlarla değil; vizyon, çeşitlilik ve nitelik odağıyla ele aldık. Türk turizmini birinci lige taşıdık. Turizmi 12 aya ve 81 ile yayma hedefi doğrultusunda attığımız adımlar, rekorlarla yükselmeyi sürdürüyor. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 2017’de 8’inci sırada yer alan Türkiye, 2024 itibarıyla 4’üncü sıraya yükseldi. Turizm gelirlerinde ise 2017 yılında 15’inci sırada bulunan ülkemiz, 2024 yılında 7’nci sıraya ulaştı. 2025 yılında turizm gelirlerimiz 65,2 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı yıl toplam ziyaretçi sayımız 63 milyon 943 bin kişi olarak kaydedildi ve ziyaretçi sayısında da yeni bir rekora erişildi. Kişi başı gecelik harcamanın 114 dolara yükselmesi, nitelikli turizm stratejimizin somut bir sonucu oldu. Tanıtım alanında da güçlü bir ivme yakaladık. Resmi ülke hesaplarımız, sosyal medya platformları arasında YouTube ve TikTok’ta birinci sıraya yerleşti. Dünyada bir ilk olan mini dizi stratejimizle tanıtımda sinematik bir model başlattık. Sadece kıyılarımıza değil, Geleceğe Miras projesiyle arkeolojik değerlerimize de odaklandık. Müze ve ören yerlerimiz, geçen yıl Avrupa’daki birkaç ülkenin toplam nüfusuna denk gelecek şekilde yaklaşık 35 milyon kişi tarafından ziyaret edildi. Şimdi başarıları geride bırakıp yeni hedeflere odaklanma vaktidir. 2026 yılı için belirlediğimiz 68 milyar dolarlık gelir hedefine de paydaşlarımızla omuz omuza vererek ulaşacağız.” Fikri Ataoğlu: “KKTC gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30’luk artı oldu” KKTC Başbakan Yardımcısı & Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, yeni yatırımların KKTC’ye olan ilgiyi artırdığını vurgulayarak, şunları söyledi: “KKTC olarak son yıllarda yapılan yatırımların ne kadar önemli olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Ülkemizde hayata geçirilen yatırımlar, dünyayla yarışan niteliktedir ve tüm yatırımcılarımızı şahsen kutluyorum. Yeni havalimanımızın açılması ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TGA iş birliğiyle yürütülen tanıtım çalışmaları sayesinde, KKTC’ye olan ilginin belirgin biçimde arttığını görüyoruz. Geçen yıla kıyasla ülkemize gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30–40 oranında artış yaşandı. Bu artış, mevcut yatırımların sürdürülmesinin yanı sıra yeni girişimlerin de hız kazandığını ortaya koyuyor. KKTC olarak yatırımcılara kapımız her zaman açık; bürokratik engeller olmadan, özellikle genç nüfusun istihdamını artıracak yatırımları desteklemeye devam ediyoruz.” OTURUMLAR“SEYAHAT NEDENİ, DESTİNASYONUN ÖNÜNE GEÇTİ; BUNA GÖRE KONUMLANMALIYIZ” Açılış konuşmalarının ardından TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Liderler Yuvarlak Masası: Büyüme, Dayanıklılık ve Gelecek” panelinde konuşmacılar, ülkelerin sektördeki konumlanmasını ve gelecek perspektifini masaya yatırdı. İtalyan Ulusal Turizm Ofisi Başkanı Alessandra Priante: “Kaç kişinin seyahat ettiğine odaklanmak yerine, insanların neden seyahat ettiğine odaklanmamız gerekiyor. Artık seyahat nedeni, seyahat destinasyonunun önüne geçiyor. Turistlere sunduklarımız arasında gastronomi, kültür, deneyim, özgünlük ve kişiselleştirilmiş unsurlar yer almalı. Seyahat eden kişi, sadece ‘bana özel’ hissini yaşamak istiyor.” Uluslararası Turizm Danışmanı Maribel Rodriguez: “Hacimden değere bir geçiş yapmamız gerekiyor ve destinasyonlar artık çok daha önemli. Yatırım yalnızca cazibe alanlarında değil, altyapı alanlarında da olmalı. Hacimden değere geçişin etkilerini ölçebilmemiz gerekiyor. Özellikle Türkiye, İtalya ve İspanya gibi destinasyonların DNA’sını yitirmemesi gerek.” TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven: “Turizmde rakamlar önemli. Ancak konuk memnuniyeti en az onlar kadar kritik; çünkü nihayetinde yaptığımız iş insanları mutlu etmek. Bir destinasyonun gelecekte de konuk beklentilerini karşılayabilmesi, yalnızca sayılarla değil, yaratılan deneyimle mümkün.” ŞANT MANUKYAN: “YIL SONU ENFLASYON ÖNGÖRÜMÜZ YÜZDE 25 SEVİYESİ” İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, “Küresel Piyasalarda Güncel Gelişmeler” başlıklı günün ilk ana tema konuşmasında, küresel piyasalar ve kur beklentisine ilişkin öngörülerini paylaştı: “Küresel piyasalar; Fed’in para politikalarındaki değişim ve ABD ile Çin arasındaki teknolojik egemenlik mücadelesiyle yeniden şekilleniyor. 2026 yılına ilişkin beklentilerimiz; kurun 50,5, enflasyonun ise yüzde 25 seviyelerinde dengelenmesi yönündedir. Trump’ın siyasi etkisi piyasalarda zaman zaman şok etkisi yaratsa da yeni Fed başkanının stratejik yol haritası netleşmiş durumdadır. 2026 projeksiyonlarında dağınık bir resim görülse de temel beklenti; enflasyonun düştüğü, büyümenin arttığı ve yapay zekâ kaynaklı bir verimlilik sıçramasının yaşandığı bir ekonomidir. Özellikle konut ve kira fiyatlarındaki geri çekilmeyle birlikte hizmet enflasyonunun da hızla yavaşlamasını bekliyoruz. Varlık sınıflarına baktığımızda ise değerli metallerdeki geleneksel ‘reel faiz’ korelasyonunun 2022 itibarıyla koptuğunu görüyoruz. Özellikle Rusya’nın rezervlerine el konulmasıyla başlayan bu süreçte Çin’de de yatırımcı rezerv güvenliği gerekçesiyle altına yöneldi. Dolayısıyla altın fiyatlarında 5500 seviyesinin üzerini görmemiz oldukça muhtemeldir. Ancak bir likidite krizi patlak verene kadar bu seyir devam edecek; kriz anında ise borçların dolar cinsinden olması nedeniyle yeniden dolar ve Amerikan tahvilleri ön plana çıkacaktır.” “TÜRKİYE’DE YATIRIM FIRSATLARI VAR, YENİ OTELLER GELECEK” Servotel Kurucu & Başkanı Ömer İsvan moderatörlüğünde düzenlenen “Anı Yakalamak: Dönüşen Konaklama Ekosisteminde İnovasyon ve Fırsatlar” oturumunda, bölgesel gelişmeler ve yeni trendler ele alındı. Hilton Worldwide Avrupa Kıtası Operasyonlarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly: “Türkiye pazarında markalaşmamış bir envanter bulunuyor ve bu bizim için büyük bir fırsat. Türkiye’de markalaşmış envanter oranı yüzde 11 seviyesinde. Ancak 2025’e baktığımızda, yaptığımız anlaşmaların yüzde 40’ının eski otellerin dönüştürülmesine yönelik projeler olduğunu görüyoruz. Yatırım açısından burada önemli fırsatlar var. Hâlihazırda 137 otelimiz bulunuyor ve yeni oteller gelecek.” Radisson Hotel Group Afrika ve Türkiye Geliştirme Direktörü Ramsay Rankoussi: “Genç nesille ilgili olarak gördüğümüz tablo şu: Maliyete bakıyorlar, lokasyona bakıyorlar. Ayrıca çevrim içi sosyal medya reklamları oldukça etkili. Türkiye, sosyal medya turizmi üzerine ciddi harcamalar yaptı. Sosyal medya üzerinden çok sayıda promosyon ve tanıtım gerçekleştirildi; bu da pazarlama harcamalarındaki payın artmasına neden oldu.” Wyndham Hotels & Resorts EMEA Başkanı Dimitris Manikis: “36 yıldır bu işin içindeyim. Eskiden konaklama sektöründe yönetici olmak için İsviçreli, Avusturyalı ya da Alman olmanız gerekiyordu. Bugün ise genel müdürlerin yüzde 50’si Türk, Asyalı veya Hintli. Artık bu kadar Alman, İsviçreli ya da Fransız yönetici yok; çünkü dünya değişiyor. Yetenek profili değişti ve bu değişim otelciliği de değiştirdi.” Accor Orta Doğu, Afrika & Türkiye Bölge Başkanı Raki Phillips: “Doğru yeteneği işe aldığınızda başarıya ulaşırsınız. Öncelikle ‘Müşteri neyi arıyor?’ sorusuna yanıt vermek gerekir. Ekip içi ve ekipler arası iş birliği ile yürütülen kampanyaların başarısı büyük önem taşıyor. Sağlam bir sistemimiz var; bu sistem sayesinde başarımızı net biçimde ölçüyor ve yaptığımız çalışmaları düzenli olarak raporluyoruz. İlerlemeyi çok iyi takip ediyor, bu ölçümlerle deneyimlerimizi rakamlarla bütünleştirebiliyoruz.” AOIFE ROCHE: “TÜRKİYE İÇİN LÜKS SEGMENT VE AVRUPA PAZARI UMUT VERİYOR” Dünyanın önde gelen otel veri ve analiz şirketi STR’ın EMEA Satışlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aoife Roche, “Konaklama Sektörü Görünümü” başlıklı sunumunda, turizm piyasalarına ilişkin şunları paylaştı: “2025 yılı, küresel ekonomideki belirsizlikler nedeniyle otelcilik sektörü için zorlu geçse de 2019’dan bu yana dünya genelinde talebin yüzde 9 arttığını görüyoruz. Bu süreçte Orta Doğu ve Afrika, yüzde 13’lük büyüme ile öne çıktı. Amerika Birleşik Devletleri ise talepte negatif eğilim gösteren tek bölge oldu. Buna karşın 9,7 milyon Amerikalı turistin diğer bölgelere yönelmesi, Avrupa’daki talebi yüzde 2 oranında destekledi. Türkiye özelinde veriler, iki farklı pazarın hikâyesini ön plana çıkarıyor. İstanbul’da fiyat baskıları nedeniyle yüzde 4’lük bir daralma yaşanırken, Türk Rivierası lüks segmentin etkisiyle yüzde 3 büyüme kaydetti. Türkiye’de bir fiyat direnciyle karşı karşıyayız. Uçak maliyetlerinden yeme-içmeye kadar yükselen toplam seyahat maliyeti talebi zorluyor. Ancak lüks ve üst segment gezginlerin harcamaya devam etmesi sayesinde Bodrum gibi pazarlarda yüzde 11’lik artışlar görüyoruz. 2026 yılı için tablo ise oldukça umut verici. Avrupa’da düşen faiz oranları ve artan tüketici güveniyle birlikte, Türkiye’nin en değerli kaynak pazarları olan Almanya ve Birleşik Krallık’tan gelen uluslararası seyahat talebinin yüzde 8,6 artacağını öngörüyoruz. Türkiye için asıl mesele, fiyat duyarlılığını doğru yöneterek mevsimi uzatmak ve Ocak 2022’den bu yana yakalanan tam toparlanma ivmesini sürdürülebilir kılmaktır.” “KONAKLAMA YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM: DEĞER, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE DENEYİM” McKinsey Yardımcı Ortağı Dariha Choundhry’ın moderatörlüğünü üstlendiği “Konaklama Sektörüne Yatırım: Yatırımcılar Ne Arıyor?” oturumunda, yatırımcıların konaklama sektöründe yatırım yaparken nelere dikkat ettikleri ele alındı. Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe: “Akfen GYO olarak Türkiye’nin en büyük turizm yatırımcılarından biriyiz. Türkiye; iklimi, sağlık altyapısı, sağlık ve spor turizmi olanakları, doğal güzellikleri ve güçlü hava yolu bağlantılarıyla 12 ay turizme uygun bir ülke. Artık turizmde kısa vadeli, mevsimsel talepler yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir gelir odaklı bir yaklaşım benimsemeliyiz.” BLG Capital CFO’su Murat Erdoğan: “Amerika, Avrupa ve Türkiye’de yatırımlarımız var. Gayrimenkul yatırım fonu olarak otelcilik sektörüne de odaklanıyoruz. Bizim için en önemli kriter lokasyon. Renovasyonla dönüştürülebilecek ya da enflasyona karşı değerini koruyan varlıklar önceliğimiz.” Neo Asset Management Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Bekir Yener Yıldırım: “100’den fazla yatırım fonuna yatırım yapıyoruz ve yaklaşık 3 milyar dolarlık bir portföyü yönetiyoruz. Yatırımlarımızın yüzde 95’i Türkiye’de, yüzde 5’i ise yurt dışında. Otelcilik ise stratejik olarak odaklandığımız en önemli sektörlerden biri.” Doğuş Holding COO’su Akın Tavuz: “Konaklama sektörü, Doğuş Holding’in yatırım yaptığı temel alanlardan biri. Aynı zamanda 200’ün üzerinde restoranımız ve benzeri işletmelerimiz bulunuyor. Getiri önemli ama sürdürülebilirlik artık daha belirleyici. Yatırımcılar yalnızca tek bir varlığa değil, destinasyona bakıyor. Çıkış stratejisi, finansmana erişim ve pazarın bütünsel yapısı yatırım kararlarını etkiliyor.” CERTARES Genel Müdürü Amin İsmail: “Otel yatırımlarında yalnızca binaya değil, destinasyonu canlandırma potansiyeline, sunulan deneyimlere ve tamamlayıcı hizmetlere bakıyoruz. Türkiye’de yerel ve uluslararası turizmin güçlü bir dengede buluştuğunu görüyoruz. Türkiye’deki varlıklarımız, kurulan iş birlikleri sayesinde Avrupa’daki muadillerine kıyasla oldukça başarılı bir performans sergiliyor.” McKinsey Yardımcı Ortağı Dariha Choundhry: “Wellness, otelcilik sektöründe pek çok dinamiği dönüştüren bir süreç oldu. Wellness artık geçici bir trend değil, kalıcı bir yatırım segmenti. Yatırım kararlarında sadece lokasyon değil, varlığın sunduğu nitelikler ve deneyimler de belirleyici hale geldi.” ANDREA GRISDALE: “TURİZMDE LÜKS ANLAYIŞI DEĞİŞİYOR; EN BÜYÜK YATIRIM İNSAN” IC Bellagio Kurucu & CEO’su ve WTTC KOBİ’lerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrea Grisdale, “Yerel İş Ortaklarını Premium Bir Turizm Ağına Dönüştürmek” başlıklı sunumunda, turizmde gerçek lüksün dev bütçelerden ziyade çalışanlar arasındaki bilgi akışı ve kişiselleştirilmiş hizmetten geçtiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Bir seyahatin değerini belirleyen şey, fiziksel imkânlardan ziyade misafirin beklentilerinin henüz dile getirmeden karşılanmasıdır. Üç ay önce bir çift Roma’ya seyahat ediyordu. Beyefendi uzun boylu olduğu için araçta ön koltukta oturmak istedi. Floransa’ya vardıklarında yeni şoför onları karşıladı ve ‘Ön koltukta daha rahat ettiğinizi öğrendim, bu koltuğu boyunuza göre ayarladım’ dedi. Misafirin cevabı ‘Asıl lüks bu’ oldu. Bu seyahat o çifte 48 bin avroya mal olmuştu; ancak biz hiçbir maliyeti olmayan, sadece iki şoför arasında kurulan bir iletişimle fark yarattık. İnsanlarımız en büyük varlığımız. Bilanço kalemlerine değil, çalışanlarınıza yatırım yapın; çünkü onlar bizim geleceğimizdir. Benim şirketimde sorun yok, zorluk var. Her yıl ekibimizle bir araya gelip yılı değerlendirirken yalnızca bilgi paylaşmıyor, aynı zamanda güven inşa ediyoruz. Çünkü sahada konuklarımıza o kritik ‘evet’ cevabını verecek olan, yatırım yaptığımız personelin kendisidir. İnsanlar evlerindeki konforu bulmak için başka bir ülkeye gitmez. 24 saatliğine bile gelse konuklarımızın çoğu, İtalyan yaşam biçimini deneyimlemek ve İtalyan gibi hissetmek ister. Mutlu yerel insan yoksa, mutlu gezgin de olmaz. Bizim işimiz yalnızca bir seyahat organize etmek değil; yerel halk ile gezgin arasında mutlu bir köprü kurmaktır. Yereldeki çalışanlar, işimizin en güçlü yapı taşlarıdır.” “TÜRK MARKALARININ EN BÜYÜK GÜCÜ, BULUNDUKLARI COĞRAFYADAN KAYNAKLANIYOR” Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul moderatörlüğünde düzenlenen “Türkiye’nin Yerli Otel Markaları: Trendler, Zorluklar ve Fırsatlar” panelinde, yerli otellerin sektördeki konumlanması, markalaşma evreleri ve operasyonel süreçlerin detayları ele alındı. Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul: “Yerli markalar noktasında geldiğimiz boyut itibarıyla bundan sonra Türkiye’nin turizm serüveninde, içeride ve dışarıda göstereceği performansta kendi markalarımız, bundan önce olduğundan çok daha önemli olacak.”. Elite World Hotels CEO’su Orkun Petekçi: “Türkiye, dünya turizminde çok önemli bir destinasyon. Marmara, Akdeniz, Karadeniz fark etmeksizin birçok bölgede birçok otel yaptık, birçok insanı ağırladık. Buradaki dönüşümle Türk otellerinin de kendi markalarını oluşturması süreci başladı. Türk markalarının en büyük gücü, bulundukları coğrafyadan kaynaklanıyor. Çünkü bulunduğumuz coğrafya sayesinde değişikliklere çok alışığız ve açığız.” Net Holding (Merit Hotels) Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve Genel Koordinatörü Hande Tibuk: “Türk milleti olarak çok kriz yaşadığımız için, 25 yılda sürekli kriz yaşamaya da alışık bir sektörüz. Kriz yaşadıkça da direncimiz artıyor, reflekslerimiz daha iyi oluyor, çok çabuk cevap veriyor ve uyum sağlıyoruz. Biz marka olarak uluslararası turnuvalarla izolasyon altındaki Kıbrıs’ı tanıttık ve dünyanın her yerinden oyuncu getirmeyi başardık. Yaptığımız çalışmalar sayesinde eskiden yüzde 5–10 oranında olan Türk olmayan misafir profili, şu anda yüzde 30–35’e çıktı.” Divan Grubu Genel Müdürü Alper Önder: “Türkiye’de şu anda turizm işletme belgeli toplam yatak kapasitesinin yaklaşık yüzde 85’i küçük ve yerel markalardan oluşuyor. Buna bir de belediye işletme belgeleri eklersek, yerel markaların oranı yüzde 90’lara çıkıyor. Yatak kapasitesi olarak çok önemli bir adetten bahsediyoruz. Yerel markalar, önümüzdeki dönemlere baktığımız zaman, dünyadaki gelişmelerle de kıyaslandığında avantajlı bir noktaya geliyor.” “KARMA KULLANIM PROJELERİ: OTELLERİN ÖTESİNDE YENİ BİR GAYRİMENKUL ÇAĞI” Turizm ve gayrimenkul dünyasının önde gelen isimleri, “Otellerin Ötesinde: Karma Kullanım Projeleri” panelinde bir araya gelerek sektörün geleceğini masaya yatırdı. Alkaş & Han Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş: “Bugünün temel sorusu, konaklama sektörünün yalnızca yatak sayıları üzerinden mi yoksa doğru tasarlanmış deneyim senaryolarıyla mı büyüyeceğidir. Gerçek başarıyı artık rakamların ötesinde, projelerin kentle ve ziyaretçiyle kurduğu bağlar ile bodrum katlardan en üst katlara kadar her metrekarede yarattığı katma değer belirleyecektir.” Hilton Markalı Konut Geliştirme Genel Müdürü Feras Hasbini: “Markalı konutlarda dünyanın başkenti Dubai olurken, Türkiye tamamlanmış ve devam eden yaklaşık 50 projesiyle dünya genelinde 7’nci sırada yer alıyor. Türkiye, özellikle İstanbul odaklı bir büyüme sergiliyor. Bu modelin yükselişindeki en önemli etken, inşaatın erken safhasında sağladığı nakit akışı ve sunduğu esnek finansman çözümleridir. Ancak markalı konut, binanın üzerine yapıştırılan bir etiket değildir; arkasında güçlü bir operasyonel yapı ve yüksek kalite standardı bulunur.” Emaar CFO’su Alev Şeren: “Karma kullanım projeleri; tasarım karmaşıklığı ve çoklu operatör yapısı nedeniyle, tekil projelere kıyasla yatırım sürecinde zaman sapmalarına daha açıktır. Ancak sunduğu gelir çeşitlendirmesi bu riski büyük ölçüde dengeler. Gelecek vizyonumuzda ise yapay zekâ destekli, kendi kendine öğrenen ve arızaları öngörebilen sistemlerle donatılmış akıllı şehir konseptleri yer alıyor. Wellness ve sağlık gibi yeni fonksiyonları da ekleyerek, sürdürülebilir faaliyet kârı ve kusursuz bir komünite deneyimi hedefliyoruz.” Esas GYO COO’su Nevzat Yavan: “Gayrimenkulde başarı, finansal fizibiliteden önce insan fizibilitesini doğru okumaktan geçiyor. Türkiye’de 6 milyon kişinin tek başına yaşaması, mikro aile oranının yüzde 40’a ulaşması ve 15 milyonu aşan emekli nüfusu, karma kullanım projelerini yeniden düşünmemizi zorunlu kılıyor. Gayrimenkulden deneyime geçmekte zorlanıyoruz. Artık otel odalarını yalnızca konaklama alanı olarak değil; ofis, tarım, sürdürülebilirlik ve mikro veri merkezi gibi fonksiyonların iç içe geçtiği çok amaçlı yapılar olarak tasarlamalıyız.” Palladium Hotels Group Geliştirme Direktörü Carlos Ortega: “Varlık yönetiminde temel hedefimiz, binanın her bir metrekaresinden maksimum gelir yaratacak yaşam tarzı konseptleri geliştirmektir. Türkiye açısından kritik eşik, pazarın bu projeleri nasıl algılayacağıdır. Sadece otel misafirine değil, yerel halka ve çevredeki otellerde konaklayanlara da hitap eden gastronomi, eğlence ve wellness alanları tasarlıyoruz.” IC GYO Genel Müdürü Sertaç Karaağaoğlu: “Türkiye turizmi açısından en önemli kırılma noktalarından biri, servisli daire (serviced apartment) ve markalı konut modeline yönelik talebin hızla artmasıdır. Ancak küresel oyuncularla rekabet edebilmek için güçlü yerli markalara ihtiyacımız var. Turizm imarlı alanlarda markalı rezidans modelini doğru kurgulayarak finansman sorununu avantaja çevirebiliriz.” “YAPAY ZEKÂYI KUCAKLAMAYAN GERİDE KALACAK” Ussal Consultancy Kurucu Ortağı Ussal Şahbaz’ın moderatörlüğünü yaptığı “Konaklamada Yapay Zekâ: Devrim mi, Balon mu?” oturumunda, konaklama sektöründe yapay zekâ ve dijitalleşmenin sektöre sunduğu dönüşüm fırsatları ele alındı. Ussal Consultancy Kurucu Ortağı Ussal Şahbaz: “Türkiye’de bir danışmanlık şirketi yürütüyorum; Apple, Netflix ve Twitter gibi teknoloji şirketlerine hizmet veriyoruz. Yapay zekâda bir balon etkisi olduğu kesin ama asıl mesele, bunun bir balon mu yoksa devrim mi olduğunu ayırt edebilmek.” Delaight Kurucu & CEO’su Miguel Flecha: “Yapay zekâ bir balon değil, sadece çok gürültülü bir alan. İnternet de zamanında balon gibi görülüyordu ama bugün temel bir altyapı. Asıl risk, gürültüyü takip edip asıl fırsatı kaçırmak. Yapay zekâ iş yapış şeklimizi kökten değiştirecek. Bir sonraki Nokia ya da BlackBerry olmak istemiyorsanız, yapay zekâyı kucaklayın. Nerede ve neden kullanmanız gerektiğini belirleyin, işinizden.” Pricing Coach Kurucu Ortağı Cavit Colak: “Oteller için geliştirdiğimiz fiyatlandırma sistemiyle online gelirleri ortalama yüzde 15 artırdık; bugün 600 otelle çalışıyoruz, bunların yüzde 85’i Türkiye’de, yüzde 15’i de yurt dışında. Yapay zekâda asıl sorun veri değil, süreçler. Oteller hâlâ eski iş akışlarıyla çalışıyor. Oysa yapay zekâ gerçek zamanlı karar verebilen bir yapı sunuyor. Haftalık karar döngüleriyle bu potansiyeli kullanmak mümkün değil.” LotusAI Kurucu & CEO’su Didem Ün Ateş: “Yapay zekâ artık hayatımızın bir parçası; önemli olan onu nasıl kullandığımız. Turizm sektörü, yapay zekâyı benimseme konusunda birçok sektörün gerisinde. Oysa elinde kullanılmayı bekleyen çok büyük bir veri hazinesi var. Bu, sektör ve şirketler için kaçırılmaması gereken bir fırsat.” “TURİZMDE ÇÖZÜM YASAKLAR DEĞİL, AKILLI YÖNETİM” Room Mate Group Başkan & Kurucusu Kike Sarasola, ilk günün son ana tema konuşmasında, otel liderliğinin geleceğine ilişkin şunları söyledi: “Turizmde asıl sorun talep değil, liderlik ve yönetim eksikliğidir. Aşırı turizm bir zaman bombasıdır; doğru yönetilmezse elimizde patlayacaktır. Şehirler, altyapı ve yerel halk bu yoğunluğa hazır olmadığında turizm fobisi kaçınılmaz hale gelir. Dolayısıyla çözüm yasaklarda değil, turist akışlarını akıllıca yönetmektedir. Çünkü turizm refah yaratır; suçlanacak bir sektör değildir. Geleceğin konaklama anlayışı yalnızca teknolojiye değil, insan dokunuşuna da dayanmalıdır. Yapay zekâ süreçleri kolaylaştırır ama misafiri mutlu eden insandır. Yüksek teknoloji ile insan temasının birlikte var olduğu bir gelecekten söz ediyoruz. Misafiri bir ekranla değil, bir sesle, bir ‘merhaba’yla karşılamak istiyorum. Renkleri, duyguyu ve eğlenceyi unutmayan; insanı merkeze alan markalar ayakta kalacaktır. Liderlik, kamuda da özel sektörde de en değerli sermayedir.” Bunun yanında, her neslin farklı beklentileri var; liderlik bu farklılıkları anlayabilmeli ve herkese değerli hissettiren deneyimler sunabilmelidir. Konaklama konseptleri değişmeli, kopyalamak yerine kimlik ve ruh yaratılmalıdır.” “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR TERCİH DEĞİL, AKILLI BİR İŞ MODELİDİR” “Sürdürülebilir Turizm” başlıklı günün son panelinde konuşmacılar, sürdürülebilirliğin yalnızca “yeşil bir slogan” olmadığını vurguladı. KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Başkanı Sertuğ Özkan: “Bugün turizm sektörü ciddi bir dönüşüm baskısı altında. Regülasyonlar, finansal sistem beklentileri ve değişen tüketici davranışları bu baskının temel unsurları. Türkiye’ye gelen ziyaretçiler artık çok daha seçici. İyi hizmet tek başına yeterli değil; konaklanan otelin enerjiyi nasıl ürettiği, atığını nasıl yönettiği gibi kriterler yeni nesil turistler için belirleyici hale geliyor. İklim odaklı turizm, yerel ekosistemlerle uyumlu turizm ve işin sosyal boyutu olmak üzere üç ana trendden söz edebiliriz. Yerel halkla ilişkiler, çalışan hakları, kapsayıcılık ve kültürel mirasın korunması bu çerçevenin en kritik başlıklarıdır.” Diversey Başkan Yardımcısı Alp Aksoy: “Sürdürülebilirliği yalnızca iklim perspektifinden ele alırsak, operasyonel gerçekleri gözden kaçırırız. Sektör, COVID travmasını çok hızlı unuttu. WTTC bugün yeni bir pandemi riskinden söz ediyor. Konaklama endüstrisi son 20 yılda yalnızca COVID döneminde daraldı ve bu hepimiz için ciddi bir travmaydı. Ancak bugün birçok otel, olası bir pandemi durumunda ne yapacağını, dezenfektan stoklarını veya tedarik zincirini hatırlamıyor. Operasyonel hafızayı korumak da sürdürülebilirliğin ayrılmaz bir parçasıdır.” Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Başkan Yardımcısı Melih Şimşek: “Sürdürülebilirliğin ilk ve en temel unsuru yapı güvenliğidir. 2025 yılında turistlerin yüzde 75’i konakladığı otellerde yeşil etiket aradı. Çünkü misafirler, vicdanen kaldıkları tesisin karbon ayak izini azaltmasını bekliyor. Türkiye olarak inşaat gücümüzü modüler yapılarla birleştirirsek, sürdürülebilir turizmi bir iyilik hareketi olarak dünyaya ihraç edebiliriz. Unutulmamalıdır ki sektörün hammaddesi doğadır; hammaddenizi yok ederek turizm yapamazsınız.” UN Global Compact Network Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele: “Global Compact olarak dünyada 20 binden fazla şirketi bir araya getiriyoruz. Sürdürülebilirlik, üç yıl uygulanıp ardından bir vakfa devredilecek bir sosyal sorumluluk projesi değildir. Asıl hedefimiz, sürdürülebilirliği bir ürüne dönüştüren, gelir yaratan ve bu modeli ihraç edebilen ölçeklenebilir yapılar kurmaktır. Veri toplamak bu sürecin temelidir. Taahhütlerinizi kamuoyuna şeffaf biçimde paylaştığınızda gerçek dönüşüm başlar. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için bu akıllı kararları bugün almak zorundayız.” Verimli ve yoğun bir güne sahne olan TIF 2026’nın ilk günü “Türk Mutfağında Bir Yolculuk” isimli hoş geldin resepsiyonuyla tamamlandı.

Turizm kredilerinin yüzde 25’i İş Bankası’ndan Haber

Turizm kredilerinin yüzde 25’i İş Bankası’ndan

Küresel turizm yatırımlarının önemli isimleri, Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Türkiye Turizm Tanıtma ve Geliştirme Ajansı desteği ve Türkiye İş Bankası'nın ana sponsorluğunda gerçekleştirilen Turizm Yatırım Forumu'nda (TIF 2026) bir araya geldi. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran,, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, turizm sektörünün küresel ekonomideki yeri, yatırım eğilimleri ve finansman ihtiyaçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin ekonomik etki araştırmalarına atıfta bulunan Aran, seyahat ve turizm sektörünün küresel ekonomiye katkısının 11,7 trilyon dolara ulaştığını, bu rakamın küresel milli gelirin yüzde 10,3'üne karşılık geldiğini söyledi. Sektörün küresel bazda 371 milyon kişiye istihdam sağladığını belirten Aran, "Böyle bir sektörün ülkemiz için de önemi yadsınamaz. Biz de ülkemizdeki önemine binaen yaklaşık son 3 yıldır turizm sektörüne yaptığımız yatırımlarla 2,2 milyar dolarlık bir krediyi sadece turizm sektörümüze kullandırdık." dedi. Aran, bu rakamın Türkiye İş Bankası'nın turizm sektörüne verdiği önemin somut bir göstergesi olduğunu vurgulayarak, bankanın turizm sektöründeki pazar payı ve özel bankalar arasındaki konumuna ilişkin şunları kaydetti: "Bankamızın turizm sektöründeki pazar payı yüzde 9,38'den yüzde 12,6'ya çıktı. Kamu bankaları hariç tutulduğunda, özel sektör bankaları arasında yüzde 23,69'luk bir kredi payına sahibiz. Bu da özel bankaların turizm sektörüne kullandırdığı her dört liralık kredinin bir lirasını Türkiye İş Bankası'nın sağladığı anlamına geliyor." "Deneyim temelli turizm yatırımları" vurgusu Turizm sektöründe yatırım aşamasında bekleyen projelere de değinen Aran, sektörde yaklaşık 3 milyar dolar tutarında teşvik belgeli yatırım projesi bulunduğunu, Türkiye İş Bankası'nın 3 milyar dolarlık yatırımın tamamını finanse edebilecek güçte olduğunu vurguladı. Aran, sektörün yatırım yapacağı alanların ve doğru yatırım tercihlerinin belirlenmesinin önemli olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti: "Türkiye genelinde otel doluluk oranları yüzde 50'ler seviyesinde. Antalya'da bu, yüzde 85'e çıkmış olabilir. Muğla'da yüzde 65'lerde ancak Türkiye genelinde yüzde 50'lerde. O yüzden, yeni otel yatırımı kadar, belki ondan daha önemlisi, bizim modernizasyona ve markalaşmaya, uçtan uca müşteri deneyimine yönelik yapacağımız bu deneyimi farklılaştıracak yatırımları bulmak ve bunlara odaklanmak." Deneyim temelli turizm yatırımlarının öne çıkması gerektiğini vurgulayan Aran, doluluk oranlarını artıracak faktörün farklı temalara dayalı deneyimler olduğunu söyledi. Aran, spor turizmi gibi gençlere ve farklı segmentlere hitap eden konseptlerin bu açıdan büyük önem taşıdığını belirterek, "Bu tür deneysel yatırımlarda, yatırımcımız inandığında, biz de fizibilitesini gördüğümüzde, sonuna kadar yanlarında olacağımızı ifade etmek istiyorum." dedi. "Türk turizmcisinin yurt dışı yatırımlarına destek veriyoruz" Türk turizm yatırımcılarının yurt dışındaki projelerine destek verdiklerini dile getiren Aran, şöyle devam etti: "Nasıl şu anda yurt dışı yabancı yatırımcı Türkiye'de yatırım yapmak isterse ve bunları destekliyorsak, Türk turizmcisi yurt dışında yatırım yapmak isterse ve dünyanın popüler destinasyonlarına yatırım yapmak isterse, bunu da desteklemeliyiz. Bunun önemli bir vazife olduğunu düşünüyorum. Bu oyunu küresel ölçekte oynamak ve pazarı sadece Türkiye ile sınırlı görmemek gerekiyor. Turizm gelirleri pastasından turizm yatırımcımızın, müteşebbislerimizin tüm dünyada daha çok pay almasına vesile olmayı faydalı görüyorum." Ödeme sistemlerinin de turizm açısından kritik olduğunu aktaran Aran, "Türkiye'ye gelecek tüm turistlerin, hangi ülkeden gelmiş olursa olsun, illa cebinde vize ve MasterCard taşıması gerekmiyor. Çinli turist gelirse ve China UnionPay ödeme şemasına sahip bir kartı varsa, onun turizm tesislerimizdeki postlarda geçmesi gerekiyor. Bu ödemenin sorun olmaması gerekiyor ve tüm dünyadaki yerel ödeme şemalarını destekleyen bir post sistemimiz olduğunu gururla ifade etmek istiyorum. Hangi ülkeden, hangi yerel kartıyla müştermiz gelirse gelsin, onun ödemesini alabilecek şekilde posumuzu tüm dünyayla entegre etmiş durumdayız." diye konuştu. Aran, kültür ve sanat alanındaki sponsorlukların da turizmin ayrılmaz bir parçası olduğunu, bu etkinliklerin Türkiye'nin nitelikli turist çekme potansiyeline önemli katkı sağladığını sözlerine ekledi.

İş Bankası’ndan 3,3 Trilyon TL’lik Rekor Büyüme Haber

İş Bankası’ndan 3,3 Trilyon TL’lik Rekor Büyüme

İSTANBUL (İHA) - Türkiye İş Bankası, 2024 yılsonu itibarıyla aktif büyüklüğünü bir önceki yıla göre yüzde 35,5 artırarak 3,3 trilyon TL’ye ulaştırdı. Banka, 1,7 trilyon TL’si nakdi, 582,7 milyar TL’si gayri nakdi olmak üzere toplam 2,3 trilyon TL kredi sağlayarak ekonomiye katkısını sürdürdü. Ayrıca, yaygın hizmet ağı ve dijital temas noktaları sayesinde toplam mevduat hacmini 2,1 trilyon TL’ye çıkardı. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, 2024 yılı finansal sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, bankanın 100. yılını geride bırakırken iklim değişikliği, yapay zeka, kültür-sanat, eğitim, çevre, spor ve bilim gibi alanlarda önemli projelere imza attıklarını belirtti. Aran, "Büyük bir heyecan ve coşkuyla ikinci yüzyılımıza başlarken, her zaman bir finansal kuruluştan fazlası olduğumuzu ortaya koyarak ülkemize hizmet etmeye, ekonomik ve toplumsal gelişime destek olmaya, geleceğe taşınabilecek ve çocuklarımıza gururla bırakabileceğimiz kalıcı değerler oluşturmak için sorumluluk almaya devam edeceğiz. Uluslararası piyasalarda ilk kez gerçekleştirdiğimiz 500 milyon ABD doları tutarındaki ilave ana sermaye nitelikli Eurotahvil ihracımızla da ikinci yüzyılımıza çok güçlü bir giriş yapmış olduk" dedi. Türkiye’den 2025 yılında yapılan ilk ihraç olma özelliği taşıyan bu işlemin kupon faiz oranı yüzde 9,125 olarak belirlendi. Toplamda 1,5 milyar ABD doları talep gelen ihraç, Türk bankaları arasında en düşük kupon faiz oranı ile gerçekleştirildi. Kasım ayında da 1,1 milyar ABD doları değerinde sürdürülebilir sendikasyon kredisi anlaşması imzalayan banka, 2023 yılındaki krediyi yüzde 124 oranında yeniledi. 2024 yılında karbon yoğun sektörler için 2030 emisyon azaltım hedeflerini duyuran banka, Net Sıfır Bankacılık Birliği kapsamındaki dönüşüm çalışmalarına da hız verdi. Ayrıca, tarım ve girişimcilik alanında ihtisas şubelerini yaygınlaştırırken, 100. yılında turizm sektörüne yönelik ilk Turizm İhtisas Şubesi’ni Antalya’da faaliyete geçirdi. 2024 yılında toplam 45,5 milyar TL net kâr elde eden İş Bankası, özkaynak büyüklüğünü yüzde 18,9 artırarak 318,3 milyar TL’ye ulaştırdı. Sermaye yeterlilik oranını ise yüzde 19,7 olarak gerçekleştirdi.

14. Resort Turizm Kongresi’ dün gerçekleşti. Haber

14. Resort Turizm Kongresi’ dün gerçekleşti.

'Kolektif Zanaat, Yeni Çağ Turizmi' temasıyla, 14. Uluslararası Resort Turizm Kongresi’ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da katılımı ile dün  Nirvana Cosmopolitan’da gerçekleştirildi. Kongrenin açılışına İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Erkan Yağcı ve çok sayıda turizmci katıldı. KAAN KAVALOĞLU: “BUGÜN BU ZENGİN TOPRAKLARDA TURİZM YAPABİLİYOR VE TURİZMİN KÜRESEL OYUCULARI ARASINDA YER ALABİLİYORSAK BUNU CUMHURİYETİMİZİN VİZYONUNA BORÇLUYUZ." Kongrenin açılış konuşmasını yapan AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu: “Bugün bu zengin topraklarda turizm yapabiliyor ve turizmin küresel oyucuları arasında yer alabiliyorsak bunu Cumhuriyetimizin vizyonuna borçluyuz.” dedi. Turizmin, yalnızca ekonomi için değil, kültürel ve uluslararası etkileşimler için de önemli bir rol oynadığını belirten Kavaloğlu: “Yıllar boyunca her türlü zorluğu ve krizi aşmaya çabalarken, misafir memnuniyetini ön planda tutarak Türkiye’yi, dünyanın en iyilerinden biri haline getirdik. AKTOB olarak, herkesle el ele verip güç birliği yaparak turizmi hep ileriye taşıdık. Turizmde sadece büyümeyi değil, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmeyi hedefliyoruz. Sadece sektörel başarılar elde etmek değil, toplum her kesimine fayda sağlayacak projeler geliştirmeyi hedefliyoruz. Hedefimiz büyük, yolumuz uzun. Bu yolda tüm paydaşlarımızı hep birlikte çalışmaya davet ediyorum. Her yaptığımızın birbirini etkilediği sektörümüzde biz biriz ve dirayetliyiz” dedi. "Turizmi Her Zaman Daha İleri Taşımayı Başardık" Kavaloğlu, Konuşmasının Devamında Şunları Söyledi: 40 yıl boyunca, sektördeki birçok zorluğu aşarken, her zaman misafir memnuniyetini, kaliteyi ve misafirperverliği en ön planda tutarak Türkiye'yi bir dünya markası haline getirdik. Birlik olarak, öncelikle iş birliğinin, paylaşmanın ve dayanışmanın önemini vurguladık. Zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, güçbirliği yaparak sektörü her zaman daha ileriye taşımayı başardık ve ağırladığımız milyonlarca misafirle bir barış köprüsü oluşturduk. O günlerden bugüne kadar, Türk turizminin büyümesine, tanıtılmasına ve uluslararası alanda rekabet gücünün artmasına önemli katkılar sağladığımıza inanıyoruz. 40 yıllık hikayemizde global ekonomik krizler, doğal afetler, pandemi gibi dünya çapında yaşadığımız zorluklar bizleri her zaman sınadı. Ancak her bir kriz, sektördeki dayanıklılığımızı ve esnekliğimizi artıran birer fırsata dönüştü. Her zorluk, aynı zamanda sektörün gelişmesine yön verecek yeni stratejiler üretmemizi sağladı. Bunun en yakın örneği; pandemi döneminde Bakanlığımız öncülüğünde yapılan uygulamalarla, küresel krizi en iyi yöneten ülke ve sektör olmamızdır. Öte yandan Türkiye konaklama sektörünün en güçlü özelliklerinden biri de yatırımcılarının çok büyük oranda yerli ve milli olmasıdır. Ancak yeni yüzyıl vizyonunda bizleri daha güçlü kılacak, uluslararası arenada söz sahibi olmamızı devam ettirecek ve güçlendirecek modellere ihtiyacımız var. En büyük turizm atılımlarımızdan birisi olan TGA'nın (Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı) kuruluşu Türk turizmine yeni bir yol açarak, tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bir bütünlük sağlamıştır. Bu yapı ile tanıtım ve pazarlama, algı çalışmalarında ortak bir dil kullanılarak, pazar özelliklerine göre kaynak pazar stratejileri çok büyük bir başarıyla oluşturulmuştur. Türkiye turizminin küresel değişime ayak uydurması yönünde, konaklama sektörünü çok yakından ilgilendiren, meslek birlikleri yasası ile yeniden yapılanma ve yasal bir forma dönüşmesi yönünde çalışmalar yapılması en büyük dileğimizdir. Konaklama sektörünün önümüzdeki yıllarda çok daha fazla dijitalleşmesi, yenilikçi hizmet modelleri geliştirmesi, sürdürülebilirlik ve toplumsal faydaya odaklanması gerektiğini biliyoruz. Yeni çağda turizm, geleneksel turizmin ötesine geçerek, seyahatin yalnızca dinlenme veya eğlence amacı taşımayacağı, kişisel gelişim, kültürel etkileşim ve bireysel sosyal sorumlulukları öne çıkartan bir forma dönüşüyor. Bu değişimleri çok iyi gözlemlememiz gerekiyor. Kongremizin hedefi de bu değişimlerin sektörü nasıl şekillendireceği ile ilgili yeni bakış açıları kazandırmak olacak. Kavaloğlu sözlerine şöyle devam etti: 'Turizm kaynaklarımızın korunması, iklim değişikliği gibi konular sektörel bir sorun olmanın ötesinde, insanoğlunun varlığını sürdürmesiyle de ilgilidir. Bu yıl ilk kez kongremizin sıfır karbon hedefi ile ölçme ve değerlendirme normlarına uygun hesaplanmasını tamamladık. Kongrenin yaratacağı sera gazı emisyonlarının da tüm sene boyunca, bir sonraki kongreye kadar yapılacak iyileştirmelerle birlikte dengelenmesini, uluslararası bir firma olan Energypro ile birlikte sağladık. Seçilen Gold Standart Yenilenebilir Enerji projesi ile Birleşmiş Milletler Sürdürülebilirlik Hedeflerinden - İklim Eylemleri, Toplumsal destek, Erişilebilir Temiz Enerji alanlarında da destek sağlamış olduk. Yeni turizm anlayışında; özellikle yeni kuşaklar doğal kaynakları tüketecek, çevreyi kirletecek ve yerel halkla etkileşimde yüzeysel kalacak bir turizm anlayışını reddediyor. Bunun yerine, çevreyi, yerel kültürleri ve gelenekleri korumak ve bu mirası geleceğe taşımak isteyen bir anlayışla seyahat seçimlerini yapıyor. Yeni jenerasyonlar önümüzdeki yıllarda turizm için ana hedef kitle olacaklar. Sekt.rün geleceğini bu temeller üzerine inşa etmemiz, yeni trendleri ve seyahat motivasyonlarını iyi okumamız gerekiyor. Veriler, yeni jenerasyonların %90 gibi büyük bölümünün dijital etkileşimle seyahatlerini planladıklarını gösteriyor. Yakında en güçlü seyahat grubunu oluşturacak bu kitlelerin seyahat motivasyonları "teknoloji ve ekoloji" olacaktır. Yapılan bir araştırmada, çevre dostu bir otel seçmeyi düşünen gezginlerin oranı kuşaklara göre en yüksek oranla bu belirttiğim genç kuşaklarda geliyor. Hedeflerimiz büyük, yolumuz uzun. Yakın gelecekte ulaşmayı hedeflediğimiz 90 milyon ziyaretçi ve 100 milyar dolar gelir hedefimizin de sektör olarak arkasındayız. Bu düşüncelerle, turizm sektöründeki tüm paydaşlarımızla birlik ve beraberlik içinde çalışmaya, istikrarla daha kapsayıcı ve daha verimli bir turizm sektörü inşa etmeye davet ediyorum. Her birimizin varlığının diğerinin varlığına ve yaptıklarına bağlı olduğu turizm ekosisteminde kolektivizmin önemini yeniden vurgulamak istiyorum. Her fırsatta belirttiğim gibi, birlik içinde biriz ve dirayetliyiz. Sektörümüze emeği geçmiş herkese şükranlarımızı sunuyor, geleceğe yönelik heyecan ve umutla ilerleyeceğimiz bir dönemin temellerini atmak için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışmamız gerektiğini tekrar belirtmek istiyorum. ANTALYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN BÖCEK  ALTYAPI ÇALIŞMALARINA DEĞİNDİ Kongrenin Antalya için önemine değinen Başkan Böcek, “Büyükşehir Belediyemizin turizm sektörümüze daha fazla hizmet etmesi için turizm gelirlerinden pay alması gerekmektedir. Özelikle Sayın Bakanımızdan bu konuda destek bekliyoruz. Bu para Antalya’nındır, Antalya için harcanmalıdır” dedi. Turizmdeki hızlı büyümenin, başta Antalya olmak üzere tüm önemli turizm destinasyonlarını yoğun bir göç ve turizm talebiyle karşı karşıya bıraktığını ifade eden Başkan Böcek, “Bu talepleri yönetmek de bizlere düşmektedir. Bu noktada ülkemizin yeni bir bakış açısına ve turizm vizyonuna ihtiyacı vardır” dedi. “Sürdürülebilirlik artık hepimizin ortak amacı olmalıdır” diyen Başkan Muhittin Böcek, başta ulaşım olmak üzere kentin tüm altyapısını ihtiyaçlar doğrultusunda yenilemeye ve geliştirmeye devam ettiklerini söyledi. Sürdürülebilir bir çevre için altyapı yatırımlarına da aksatmadan devam ettiklerini belirten Başkan Muhittin Böcek, “Serik Karadayı içme suyu temin projesine başladık. Böylece Belek turizm bölgesinin önümüzdeki 50 yıllık su ihtiyacını karşılamak amacıyla 1 milyar 561 milyon TL yatırım yapıyoruz. Otellerimizin sahasında kalan eski hatları yeniliyoruz. Ayrıca Serik’te 20 yıl, Kemer’de 27 yıl atıksu gelirlerimizi arıtma tesislerimizin yapımı karşılığında Kültür ve Turizm Bakanlığımıza devrettik. 36 arıtma tesisimizde günlük 750 bin ton atık su arıtıyor, her gün ortalama 500 ton arıtma çamurunun bertarafı için de yıllık 500 milyon TL harcıyoruz. Kundu arıtma tesisinin yüzde yüz kapasite artışı için 1 milyar 400 milyon TL’lik ihalemizi gerçekleştirdik” diye konuştu. ANTALYA VALİSİ HULUSİ ŞAHİN, “TURİZMİN, ÜLKEMİZİN CARİ AÇIĞINI KAPATMADA NE KADAR ETKİLİ OLDUĞUNU TEKRAR HATIRLATMA GEREĞİ DUYMUYORUM. Vali Şahin kongrede yaptığı konuşmadn şunları söyledi: 'Turizm sektörü için konulan hedeflere adım adım ulaşılacağından şüphem yok. Türkiye, önemli işlere imza atan ve başkalarının tökezlediği dönemlerde vites artıran bir ülke. Antalya, Türkiye turizminin 3’te 1’ini karşılıyor. Dünyada en fazla antik kente sahip olmamız, 600 kilometrelik muhteşem sahilimiz ve diğer tüm doğal ve kültürel güzelliklerimizin önemi büyük. Biz yaptığımız tüm operasyonlarda sadece kazanmayı değil, sürdürmeyi, korumayı ve güzelleştirmeyi tüm hedeflerimizin önüne koymalıyız. Turizmi bu şekilde kurgulamayız. Bu kongre, sektör duayenlerine ev sahipliği yapıyor, panelistlere çok özel konularda konuşacaklar. Benim burada sizden ricam bu kongreye sürdürülebilir gözlükleriyle bakalım. Bu güzel ülkeyi çok daha güzel bir şekilde çocuklarımıza bırakalım” dedi. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY: "BU YÜZYIL İÇİNDE SEKTÖRÜMÜZÜN KARŞISINDA ÇOK DAHA GENİŞ BİR VİZYON VE DERİN BİR SORUMLULUĞUMUZ BULUNMAKTA."  Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Uluslararası Resort Turizm Kongresi’nde, Kolektif Zanaat, Yeni Çağ Turizmi” mottosunu öne çıkardı. Ersoy: “Turizmin ikinci yüzyılındayız ve bu yüzyıl içinde sektörümüzün karşısında çok daha geniş bir vizyon ve derin bir sorumluluk bulunmakta. Daha kapsayıcı ve yenilikçi anlayışla turizmimizi geliştirmek zorundayız. Yapılan hiçbir proje yeterli gelmeyecek. Her zaman için bunları geliştirmek büyük bir sorumluluğumuz olarak kalacak” dedi. Ayrıca turizmde yılın ilk dokuz ayında Türkiye'nin 49 milyon 181 bin turisti ağırladığını, turizm gelirlerinin bu yılın üçüncü çeyreğinde 46.9 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Mehmet Nuri Ersoy, üçüncü çeyrekte elde edilen 23.2 milyar dolarlık gelirin ‘bir çeyrekte elde edilen en yüksek turizm geliri’ olarak tarihe geçtiğini vurguladı. “Yapay zekâ turizmde sadece bir yenilik değil devrim; bu dönüşümde öncü bir rol üstlenmekte kararlıyız” Dünyanın şu anda ‘yapay zekâ’yı tartıştığının altını çizen  Ersoy, şöyle konuştu: “Bizler de bunu yakinen takip ediyoruz. ‘Yapay zekanın gücünü turizm sektörüne entegre edebilir miyiz?’ sorusu bizim önümüzdeki en önemli ve en teknolojik meydan okumaların başında geliyor. İnsanlık tarihinin en hızlı ilerleyen teknolojilerinden biri olan yapay zekâ, turizmde sadece bir yenilik değil, bir devrimdir. Türkiye olarak, bu dönüşümde öncü bir rol üstlenmekte kararlıyız. Turizm sektörü, çağın hızına ayak uydurabilmek için artık teknolojiyle daha güçlü bir şekilde bütünleşmek zorundadır. Biz, yapay zekâ ile turizmi yeniden tanımlayarak, ziyaretçi deneyimlerini en üst seviyeye çıkaracak bir yol haritası için değerlendirmelerimizi sürdürüyoruz. Hayata geçireceğimiz projelerle yapay zekayı turizm sektörüne entegre ederek, ülkemizi daha erişilebilir, daha akıllı ve daha sürdürülebilir bir destinasyon haline getirmek istiyoruz. Bunların yanı sıra, müzelerimizde ve kültürel alanlarımızda yapay zekâ tabanlı rehberlik sistemleriyle ziyaretçilere daha interaktif ve zengin deneyimler sunmayı planlıyoruz. Geçmişimizi geleceğin teknolojisiyle anlatarak, kültürel mirasımızı dijital dünyanın sınırlarını aşarak tüm dünyaya yaymayı hedefliyoruz." İŞ BANKASI GENEL MÜDÜRÜ HAKAN ARAN: “İŞ BANKASI OLARAK, CUMHURİYET TEMALI BU KONGREYE BİR KEZ DAHA SPONSOR OLMAKTAN GURUR DUYUYORUZ”  “Cumhuriyet” temalı bu kongreye sponsor olmaktan gurur duyduğunu ifade eden Hakan Aran, “Biz turizm sektörünün ülkemiz için önemine inanıyoruz. Ekonomimize ve dış cari açığı kapatmadaki büyük rolüne inanıyoruz. Turizm konusunda yatırım için harcanan paranın hem istihdam hem de gelir açısından doğru harcanan bir para olduğunu düşünüyorum. Alelade kredi değil, enflasyonun düşmesine etki edecek, dış ticaret açığını kapatacak bir güçte bir kredi olduğunu biliyorum” açıklamasını yaptı. Sürdürülebilirlik, teknoloji, yapay zekaya ve İş sanat olarak turizm alanındaki sanat etkinliklerine verdikleri önemi ve bu alanda çalışmalarını aktaran Aran ayrıca Türkiye’de ilk defa bir bankanın bir şubesini turizme özelleştirdiklerini ve bunun çok önemli bir adım olduğuna vurgu yaptı. Ayan: “Bu, bizim bu konuya ne kadar stratejik yaklaştığımızın en büyük göstergesi. Sizi sadece bankacılığı bilen bankacılarla değil, turizmi bilen bir bankacı ile bir araya getiriyoruz. Bu yolculukta sizi hangi zorluklar ve projeler bekliyorsa size o konuda yardımcı olacağız” bilgini paylaştı. Sene sonunda enflasyonun %44’le kapanacağını öngördüklerini açıklayan Aran:” Bu enflasyonda nefesimizi tutmuş fiyat istikrarını sürdürebilmek için tüm ülke olarak pek çok fedakârlıkta bulunuyoruz. Biz de sizin gibi üstümüze nasıl fatura düşüyorsa onu ödeyebilmek için çabalıyoruz. Turizm sektörü attığı adımlarda bu desteği hak ediyor. 2024’ün sonunda geldiğimiz nokta gerçekten gurur verici” dedi.

Hakan Aran: Haber

Hakan Aran: "Kiramı 75 Bin Lira Yaptılar, Evden Çıktım"

Son yıllarda Türkiye'de hızla yükselen konut kiraları, hem kiracıları hem de ev sahiplerini zor durumda bırakıyor. Kira fiyatlarındaki artış, çalışanların gelirlerinin büyük bir bölümünü konut harcamalarına ayırmak zorunda kalmasına yol açıyor. Bu duruma dikkat çeken isimlerden biri de Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran oldu. Antalya'da düzenlenen Turizm Kongresi'nde ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aran, kendisinin de kira artışlarından etkilendiğini belirtti. "Ben de kiracıyım, oturduğum evden çıkmak durumunda kaldım. Ev sahibi 12 bin lira olan kirayı 75 bin lira yapmak istemişti. Ben de aynı meblağa bankanın munzam sandığına ait bir evi kiraladım" dedi. Aran, maaşların yarısının kiraya gittiğini vurgulayarak, "Kirası arttığı için evden çıkanlar aynı fiyata ev tutmak istediğinde şehrin çok daha uzak bölgelerinde bunu bulabiliyor. İnsanların oturabileceği yerlerde ev sahibi olmaları sağlanmalı" ifadelerini kullandı. LOJMAN VE EK YAN HAKLAR SAĞLANMALI Aran, asgari ücretin kira ve eğitim gibi yan haklarla desteklenmesi gerektiğini ifade etti. İş Bankası olarak çalışanlarını desteklemek için enflasyonun üzerinde maaş artışları yaptıklarını belirterek, "21 binin üzerinde çalışanımız var. Bilançomuzu zora soktuk ama çalışanımızdan yana tavır aldık" dedi. Ayrıca kira sorununa çözüm amacıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da lojmanlar inşa etmek için arsa aldıklarını açıklayan Aran, deprem bölgelerinden Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, İskenderun ve Antakya’da çalışmalarına başladıklarını söyledi. "Kamusal sorunları, kamusal güç olmadan çözemeyiz. Biz kamuya ilham olmaya çalışıyoruz. Kurumların lojman geleneğine geri dönmesi ücretler konusundaki sıkıntıya nefes aldırabilir" diye ekledi.

İş Bankası'ndan Turizme Özel İlk Şube Antalya'da Açıldı Haber

İş Bankası'ndan Turizme Özel İlk Şube Antalya'da Açıldı

ANTALYA (İHA) - Türkiye İş Bankası, kuruluşunun 100. yılında farklı sektörlerde uzmanlaşmış ihtisas şubeleri açma hedefini sürdürüyor. Daha önce tarım ve girişimcilik alanlarında özelleşmiş şubeler açan banka, bu kez turizm sektörüne odaklandı. İlk Turizm İhtisas Şubesi, Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ve sektör temsilcilerinin katılımıyla açıldı. TURİZM SEKTÖRÜNE 1 MİLYAR DOLAR EK KAYNAK Açılışta konuşan Hakan Aran, İş Bankası’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla kurulduğunu ve ülkenin ekonomik kalkınmasında önemli sektörleri desteklemeye devam ettiğini söyledi. Tarım, sanayi ve girişimciliğin yanı sıra turizmi de stratejik öncelikleri arasına aldıklarını belirten Aran, 2024-2025 yılları içinde turizm sektörüne 1 milyar dolar ek kaynak aktarıldığını duyurdu. Bu kaynağın 500 milyon doları halihazırda kullanılmış durumda.   Aran, Banka’nın turizm sektörüne kullandırdığı kredi bakiyesinin 1,5 milyar doları aştığını ifade ederek, finansal ve sektörel çözümlerle turizmin yanında olmaya devam edeceklerini vurguladı. Ayrıca, sürdürülebilirlik odaklı projelerle sektörü destekleme kararlılıklarını dile getirdi.   TURİZM, EKONOMİK DENGELENMENİN ANAHTARI Hakan Aran, turizm gelirlerinin dış ticaret açığını kapatmadaki rolüne dikkat çekerek, geçen yıl yüzde 51 olan oranının bu yıl yüzde 60’a çıktığını belirtti. Aran, önümüzdeki iki yıl içinde Türkiye’ye 2,6 milyar dolarlık yatırım yapılmasının planlandığını ve bu yatırımların finansmanını sağlayabilecek güçte olduklarını ifade etti.   "Hem dış ticaret açığının azalması hem de turizm gelirlerinin artmasıyla oluşan tablo, turizmin ekonomimizdeki dengelenme için öneminin arttığını gösteriyor. Önümüzdeki iki yıl içerisinde turizme olan yatırımların yerini bulacağına ve geri dönüşünü alacağımıza inanıyoruz. Turizm sektöründe düşündüğümüz, hayal ettiğimiz 60 milyar dolarlık yıllık gelir hedefini aşarak, 100 milyar dolar seviyesine doğru bir yolculuğu gerçekleştirebileceğini umuyoruz" diyen Aran, turizmin ekonomideki dengeyi sağlamadaki önemine vurgu yaptı.   YENİ ŞUBELER YOLDA İş Bankası, turizm sektörünü desteklemek adına ihtisas şubelerini artırma hedefini sürdürüyor. Hakan Aran, Antalya’nın ardından İstanbul, İzmir ve Muğla’da da Turizm İhtisas Şubeleri açmayı planladıklarını belirtti.

14. Uluslararası Resort Turizm Kongresi Antalya'da Başlıyor   Haber

14. Uluslararası Resort Turizm Kongresi Antalya'da Başlıyor  

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) tarafından düzenlenen ve İş Bankası'nın ana sponsor olduğu 14. Uluslararası Resort Turizm Kongresi, 20 Kasım'da Antalya'da başlayacak. Kongre, "Kolektif Zanaat, Yeni Çağ Turizmi" temasıyla sektörden önemli isimleri ve uluslararası turizm profesyonellerini bir araya getirecek.   Kongreye, Avrupa'nın önde gelen tur operatörlerinden TUI CEO'su Sebastian Ebel, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran ve Emekli Büyükelçi Ömer Önhon gibi önemli konuşmacılar katılacak. Ayrıca, Group Destinia CEO'su Ricardo Fernandez Flores da sektöre dair deneyimlerini paylaşacak.   Türk turizminin geleceği ve küresel farkındalığının artırılması amacıyla düzenlenen kongrede, turizm sektörünün ekonomi ve finans yönleri, yatırımcılar ve akademisyenler tarafından değerlendirilecek. Kongre, hem turizmin ekonomik boyutlarını hem de yeni trendleri tartışmak için bir platform sunacak. Kavaloğlu, Kovid-19 salgını dönemine rağmen Resort Kongresi'ni düzenleyebildiklerini belirterek, turizmi "insana insanla hizmet etme zanaatı" olarak gördüklerini ifade etti. Bu nedenle kongreyi "Collective Craft, New Age Tourism – Kolektif Zanaat, Yeni Çağ Turizmi" temasıyla gerçekleştireceklerini belirtti   Kongreye 2 binin üzerinde katılım beklenirken, etkinlikler canlı yayınlarla 5 bin kişiye ulaşmayı hedefliyor. 20 Kasım'da "Cumhuriyetimizin Yeni Yüzyılında Turizm" temasıyla kokteyl ile başlayacak kongre, 21 Kasım'da açılış konuşmaları ve oturumlarla devam edecek.

İş Bankası’nın Aktif Büyüklüğü 3,2 Trilyon TL’ye Yükseldi Haber

İş Bankası’nın Aktif Büyüklüğü 3,2 Trilyon TL’ye Yükseldi

İSTANBUL (İHA) - Türkiye İş Bankası, yılın ilk dokuz aylık finansal sonuçlarını açıkladı. Bankanın özkaynak büyüklüğü 291 milyar TL'ye ulaşırken, toplam aktif büyüklüğü 3,2 trilyon TL olarak kaydedildi. İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran, yaptığı açıklamada, teknoloji, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve üretken yapay zekayı iş süreçlerine entegre ettiklerini belirterek, tarım, turizm, girişimcilik, KOBİ ve işletme bankacılığı alanlarında ekonomiye katkı sağlamaya devam ettiklerini belirtti. Aran, "Hayata geçirdiğimiz projelerle ülkemiz için bir bankanın çok daha ötesinde bir kurum olduğumuza inanıyoruz. 2 Kasım'da Samsun'da çocuklarımızla birlikte diktiğimiz fidanlarla 81 İlde 81 Orman Projesi'ni 100. yılımızda yeniden başlattık. 81 ilimizde beş yıl içinde toplam 2 milyon 200 bin fidanı toprakla buluşturacağız. Ayrıca, 3 Kasım'da Türkiye İş Bankası 46. İstanbul Maratonu'nun startını verdik. Maraton koşmak dayanıklılığı, direnci, azmi, dayanışmayı ve zindeliği simgeliyor. İş Bankası da 100. yılında genç ve dinamik bir girişim olarak, ikinci yüzyılına emin ve sağlam adımlarla ilerliyor, ülke ekonomisi için sürdürülebilir değer oluşturmaya devam ediyor" dedi. Eylül sonu itibarıyla İş Bankası'nın nakdi kredi hacmi 1,6 trilyon TL, gayrinakdi kredi hacmi ise 539 milyar TL’ye ulaştı. Bankanın ekonomiye sağladığı toplam kaynak tutarı 2,1 trilyon TL oldu. Ayrıca, İş Portföy Para Piyasası (TL) Fonu, Türkiye'de 100 milyar TL eşiğini aşan ilk TL yatırım fonu olma başarısını gösterdi. Bankanın toplam mevduat hacmi, Eylül 2024 döneminde yılsonuna kıyasla yüzde 23,4 artışla 2,1 trilyon TL seviyesine ulaşırken, TL mevduat hacmi yüzde 28,9 artarak 1,1 trilyon TL’ye yükseldi. İş Bankası'nın 2024 yılında yurt dışından sağladığı kaynak tutarı toplamda 4 milyar ABD dolarını geçti. Yılın ilk dokuz ayında 34,7 milyar TL net kâr elde eden bankanın sermaye yeterliliği oranı ise yüzde 18 seviyesinde görüldü.

İş Bankası to Increase Credit Allocation for the Tourism Sector Haber

İş Bankası to Increase Credit Allocation for the Tourism Sector

The International Resort Tourism Congress, organized for the 13th time by the Mediterranean Hoteliers and Operators Association (AKTOB), has commenced at the Nest Congress Center in the Belek Tourism Region of Antalya. Hakan Aran mentioned at the congress that they have embarked on a journey to identify certain sectors that will contribute to the country's economy as strategic priorities. He highlighted the significance of the tourism sector, noting its high multiplier effect, emphasizing that everyone benefits from tourism, from local handicrafts to restaurants, souvenir vendors to farmers. Aran pointed out that Turkey's first century was marked by agriculture and industry, and he stated, "In the digital age, we believe that the contribution of tourism to the national economy in Turkey will increase, and the share of the national economy it receives will grow. We also expect that the loans provided by the banking sector to tourism will significantly increase." He announced plans to transform the corporate branch in Antalya into a "Tourism Specialized Branch" and stated that they will open "Tourism Specialized Branches" in other cities that contribute the most to tourism income in the country, such as Muğla, Istanbul, and Izmir. These branches will exclusively offer products and services for the tourism sector, employing staff who understand the needs of the sector and speak the same language as sector representatives. Aran noted that banking is a highly competitive sector. Highlighting the strength of public, non-governmental organizations, and relevant associations in the tourism sector, he mentioned that in Turkey, tourism is an area where everyone shares the same will, and he believes that tourism will be a significant milestone in Turkey's second-century story. "We aim to increase the credit volume in the sector to $2 billion." Hakan Aran stated that İş Bankası has consistently supported the tourism sector. He mentioned that they will make moves to at least double the amount of credit given to the sector so far, expressing, "We have a credit balance of $1 billion for the tourism sector. We aim to increase this $1 billion credit volume to $2 billion in the next two years. We will allocate an additional $1 billion in funds in a wide range of areas, from renovation loans to energy efficiency, waste management to green transformation, financing pre-season preparations to new facility investments, under the most favorable conditions. We believe that 2024-2025 could be investment years for the sector. Opportunities need to be thoroughly evaluated. If the next two years are spent on investments, 2026 will be an explosive year." He stated that they would establish a "Tourism Banking Department" within the bank and, after the establishment of specialized branches in the strategically important sector, initially, they would support the sector through credit. Aran also mentioned the implementation of a "Tourism Card" for the sector, stating that the payment periods of the cards would be adjusted according to the revenue structure of tourism, and they would create financial products tailored to the lifecycle of tourism professionals.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.