Hava Durumu

#Güvenlik

TOURISMJOURNAL - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ortadoğu Gerilimi, Turizm Rotalarını Değiştirebilir Haber

Ortadoğu Gerilimi, Turizm Rotalarını Değiştirebilir

İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu değişimden faydalanabilecek destinasyonlar arasında gösteriliyor. Ortadoğu’da devam eden savaş uluslararası hava trafiğini ve turizm hareketlerini de etkiliyor. Bölgedeki gerilimin tırmanması, iki büyük hava merkezinin geçici olarak kapanmasına yol açarken çok sayıda uçuş iptal edildi, bazı rotalar değiştirildi ve hem havayolları hem de yolcular için belirsizlik arttı. Ancak etkilerin yalnızca havacılıkla sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Bölgedeki güvenlik endişeleri arttıkça bazı turistler seyahat planlarını yeniden gözden geçirmeye başladı. Bu durum, küresel turizm akışında değişikliklere yol açabilir. Turizm danışmanlık şirketi Mabrian’ın hazırladığı bir rapor, Ortadoğu’daki bazı destinasyonlara yönelik güvenlik algısının hızla bozulduğunu ve talepte ilk kayma işaretlerinin ortaya çıktığını gösteriyor. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya gibi önemli turist pazarlarındaki seyahat eğilimlerini inceleyen analiz, özellikle Körfez ülkelerine yönelik güvenin azaldığını ortaya koyuyor. Bu durumun diğer turizm destinasyonları için fırsat yaratabileceği değerlendiriliyor. Rapora göre ABD ile İran arasında artan gerilimden sonra bazı Körfez ülkelerinde güvenlik algısı ciddi biçimde düştü. Seyahat güvenliğini ölçen Güvenlik Algısı Endeksi’nde (SPI) en sert düşüş Bahreyn, Umman ve Katar’da görüldü. Bahreyn’de endeks 81 puan gerileyerek 100 üzerinden 9,6’ya düştü. Umman’da 56,7 puanlık düşüşle 24,8 seviyesine gerileyen endeks, Katar’da ise 54,9 puan düşerek 18,4’e indi. Birleşik Arap Emirlikleri’nde düşüş daha sınırlı kalarak 48,3 puan gerilemeyle 51,9’a inerken, Suudi Arabistan’da ise 13,6 puanlık düşüşle endeks 85,3 seviyesine geriledi. Rapora göre güvenlik algısındaki sınırlı düşüşler bile uluslararası turizm talebini etkileyebiliyor çünkü turistlerin destinasyon seçerken en çok dikkat ettiği unsurların başında güvenlik geliyor. Avrupa destinasyonları öne çıkabilir Bu tablo, bazı Avrupa ülkeleri için yeni turizm fırsatları yaratabilir. Mabrian’a göre Orta Doğu’ya gitmesi beklenen turistlerin bir kısmı daha güvenli görülen Avrupa destinasyonlarına yöneliyor. İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu değişimden faydalanabilecek destinasyonlar arasında gösteriliyor. İspanyol gazetesi El Pais’in aktardığına göre turizm şirketleri ve seyahat acenteleri, çatışmaya yakın bölgelerdeki destinasyonlara yönelik iptal taleplerinde artış gözlemlemeye başladı. Mısır, Ürdün ve Dubai gibi destinasyonlarda iptaller artarken talebin bir kısmının Avrupa’ya kayabileceği öngörülüyor. Rapora göre İspanya özellikle ABD ve Batı Avrupa’dan gelen turistler açısından güçlü bir cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Bu bölgelerdeki turistlerin güvenlik algısındaki değişimlere daha duyarlı olduğu belirtiliyor. İspanya’nın geniş hava ulaşım ağı ve şehir turizmi, kültürel seyahat ile deniz turizmini bir arada sunan çeşitlendirilmiş turizm seçenekleri de ülkeye avantaj sağlıyor. Bu durum, Ortadoğu planlarını değiştiren turistleri çekmesini kolaylaştırabilir. Benzer bir durum daha önce de yaşanmıştı. 2011’deki Arap Baharı sonrasında Mısır ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan siyasi istikrarsızlık turist sayısında düşüşe yol açmış, bu talebin önemli bir kısmı İspanya gibi Akdeniz ülkelerine yönelmişti. Bununla birlikte Mabrian raporu, küresel turizm talebinde kalıcı bir değişim olduğunu söylemek için henüz erken olduğunu belirtiyor. Şimdilik verilerin daha çok turistlerin algıları ve seyahat niyetlerindeki değişimi yansıttığı, ancak çatışma uzarsa rezervasyonlarda daha belirgin bir kayma görülebileceği ifade ediliyor.

Orta Doğu Gerilimi, Turizmde Büyük Kayıp Beklentisi Haber

Orta Doğu Gerilimi, Turizmde Büyük Kayıp Beklentisi

Orta Doğu ve Körfez bölgesinde tırmanan gerilim, turizm sektörünü derin bir krizin eşiğine getirdi. ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma riskinin artması, bölgedeki seyahat trafiğini durma noktasına getirirken milyarlarca euroluk bir ekonomik kayıp beklentisini de beraberinde getirdi. Birçok hükümet; İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi ülkeler için "zorunlu olmayan haller dışında seyahat etmeyin" uyarısında bulunurken, bölgedeki hava sahasının büyük bir koridoru kapalı kalmaya devam ediyor. Dubai ve Doha gibi popüler turizm merkezlerinde bulunan yolcular, sınırlı sayıdaki tahliye uçuşlarıyla evlerine dönmeye çalışıyor. Pazartesi günü konuyla ilgili açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki harekatın dört ila beş hafta sürmesinin öngörüldüğünü ancak bu sürecin "çok daha uzun sürebileceğini" belirtti. Ziyaretçi sayısında 30 milyonluk düşüş bekleniyor Yükselen tansiyon, son dönemde Orta Doğu ve Körfez'de ivme kazanan turizm hamlesini sekteye uğratacak gibi görünüyor. Orta Doğu Seyahat İttifakı (Middle East Travel Alliance) Pazarlama Müdürü İbrahim Khaled, Euronews Travel'a yaptığı açıklamada, bölgedeki yeni yatırımlarla birlikte her yıl istikrarlı bir büyüme yakaladıklarını, özellikle 2019'da kapılarını turizme açan Suudi Arabistan'ın en heyecan verici destinasyon olduğunu belirtti. Ancak Khaled, son olayların bu büyümeyi bıçak gibi kestiğini ifade ederek, "Uçuş yasaklı listeler nedeniyle çok sayıda iptal alıyoruz. Belirli bölgelere yapılan tüm seyahatler şu an askıda," dedi. Tourism Economics tarafından hazırlanan yeni bir rapor da bu karamsar tabloyu destekliyor. Kurumun Küresel Tahmin Direktörü Helen McDermott ve Kıdemli Ekonomist Jessie Smith, "Çatışma nedeniyle 2026 yılında Orta Doğu'ya gelen ziyaretçi sayısının yıllık bazda yüzde 11 ila yüzde 27 oranında düşebileceğini tahmin ediyoruz. Oysa aralık ayı öngörümüz yüzde 13'lük bir büyüme yönündeydi," açıklamasında bulundu. Bu veriler, bölge için 23 ila 38 milyon daha az turist ve 34 milyar ile 56 milyar dolar (yaklaşık 29 milyar - 48 milyar euro) arasında bir harcama kaybı anlamına geliyor. Uzmanlar, bu çatışmanın turizm talebi üzerindeki etkisinin, geçen yılki gerilimlerden çok daha büyük olacağını vurguluyor. En büyük darbeyi Körfez ülkeleri alacak Tourism Economics raporuna göre, en büyük hacimli kayıpları Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri yaşayacak. Daha önce "güvenli ve istikrarlı" imajıyla turist çeken BAE ve Suudi Arabistan, uluslararası ziyaretçi hacmi ve hava yolu bağlantısına olan yoğun bağımlılıkları nedeniyle en savunmasız ülkeler olarak öne çıkıyor. Kara yoluyla girişlerin toplam varışlar içinde önemli bir pay tuttuğu Katar (yüzde 32) ve Bahreyn (yüzde 74) gibi ülkelerin ise oransal olarak daha az etkilenmesi bekleniyor. Ancak İran'ın bölge geneline yayılan misilleme saldırıları, güvenlik algısını tüm Körfez ülkeleri nezdinde zayıflatıyor. Öte yandan, dünya genelindeki uluslararası aktarma faaliyetlerinin yaklaşık %14'ünün gerçekleştiği Orta Doğu havalimanlarındaki aksamalar, küresel bir zincirleme etki yaratıyor. Özellikle Avrupa ile Asya-Pasifik arasındaki ana rotaların bu durumdan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor. Sektör "dayanıklılığa" güveniyor Mevcut tablonun ciddiyetine rağmen, sektör temsilcileri uzun vadeli bir çöküş beklemiyor. İbrahim Khaled, Orta Doğu'nun her zaman dirençli bir pazar olduğunu ve istikrar sağlandığında talebin hızla geri döneceğini savunuyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara da benzer bir görüş paylaşarak, "Seyahat ve turizm sektörü, küresel zorluklar karşısında dayanıklılığını her zaman kanıtlamıştır. Sektör, belirsizlik dönemlerinde sorumlulukla hareket etmeye ve uyum sağlamaya devam ediyor," dedi.

Alanya için alarm! Turizm sektörü tedirgin Haber

Alanya için alarm! Turizm sektörü tedirgin

Online rezervasyon sistemlerinde ortaya çıkan güvenlik tartışmaları, turizm sektöründe yeni bir risk alanına işaret ediyor. İspanya’da yaşanan son olay, dijital ödeme süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Gelişme, yoğun yabancı turist ağırlayan Alanya gibi destinasyonlar açısından da dikkatle izleniyor. SEKTÖRDE GENİŞ YANKI UYANDIRDI İspanya’da 20 yaşındaki bir şüphelinin lüks otel odalarını yalnızca 0,01 euro ödeyerek rezerve ettiği iddiası sektörde geniş yankı uyandırdı. İspanya Ulusal Polisi tarafından Madrid’de gözaltına alınan şahsın, online rezervasyon sistemindeki ödeme doğrulama sürecini manipüle ettiği öne sürüldü. Yetkililer, farklı konaklamalar sırasında toplam zararın 20 bin euroyu aştığını açıkladı. CİDDİ AÇIK ORTAYA ÇIKTI Soruşturma, bir rezervasyon platformunun şüpheli işlem bildirimiyle başladı. İlk aşamada sistem tarafından onaylanan rezervasyonların, ödeme aktarımı sırasında gerçek tutar yerine yalnızca 1 cent olarak işlendiği belirlendi. İşlemler yüzeyde sorunsuz görünürken, tahsilat aşamasında ciddi bir açık ortaya çıktı. EK HARCAMALAR DA ÖDENMİYOR Polis kaynaklarına göre şüpheli, ödeme altyapısına yönelik siber müdahale ile sistemin sembolik bir tutarla rezervasyonu onaylamasını sağladı. Madrid’de dört gece konakladığı ve normal şartlarda yaklaşık 4 bin euro tutması gereken faturanın da aynı yöntemle oluşturulduğu bildirildi. Ayrıca minibar ve ek harcamaların da ödenmediği kaydedildi. Zanlının daha önce de benzer bir olayla gündeme geldiği iddia edilirken, soruşturmanın başka tesislere uzanabileceği belirtiliyor. ALANYA'DA DA REZERVASYONLAR ONLİNE ALINIYOR Yılda milyonlarca yabancı turisti ağırlayan Alanya’da da rezervasyonların önemli bölümü üçüncü taraf online platformlar üzerinden yapılıyor. Özellikle yaz sezonunda yüksek doluluk oranlarına ulaşan lüks resort ve butik tesislerde dijital ödeme güvenliği hayati önem taşıyor. SIKI DENETİM GEREKİYOR Uzmanlar, rezervasyon onayı ile nihai tahsilat arasındaki sürecin daha sıkı denetlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Ödeme provizyonu, sanal POS doğrulaması ve rezervasyon–tahsilat eşleşmesinin anlık kontrol edilmemesi durumunda benzer risklerin ortaya çıkabileceği ifade ediliyor. DİJİTAL GÜVENLİK GEREKİYOR Turizmde rekabet artık yalnızca hizmet kalitesiyle değil, dijital güvenlik kapasitesiyle de şekilleniyor. Alanya gibi uluslararası pazarda güçlü konuma sahip destinasyonlarda, siber güvenlik yatırımlarının artırılması sektör temsilcileri açısından öncelikli başlıklar arasında yer alıyor.

ABD, Seyahat Kurallarını Sertleştiriyor Haber

ABD, Seyahat Kurallarını Sertleştiriyor

ABD'nin seyahat kurallarındaki sertleştirilmiş yeni düzenlemelerin, 9 Şubat Pazartesi gününden itibaren yürürlüğe girmesi bekleniyor. İşte yeni sisteme dair bilinmesi gerekenler: Neler öngörülüyor? Daha önce Şubat 2026'da yürürlüğe gireceği bildirilen uygulama; aralarında Avrupa devletlerinin de bulunduğu 40'tan fazla ülkeden turistik veya ticari amaçlı yapılan ve 90 günü aşmayan, vize gerektirmeyen seyahat yapacak yolcuları kapsıyor. Uygulamaya göre söz konusu ülke vatandaşları, ABD'ye seyahat etmek için son beş yıla ait çevrim içi faaliyetlerini beyan etmekle yükümlü. ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından Aralık ayında yayımlanan bir karara göre turistler, "son beş yıla ait sosyal medya hesaplarını sunmakla" yükümlü tutuluyor. Bu kapsamın içine X, Facebook veya Instagram gibi platformlardaki kullanıcı hesapları giriyor. Bunların halihazırda yapılan vize başvurularında da sorulduğu belirtiliyor. Başka hangi veriler isteniyor? Gelecekte çok daha kapsamlı kişisel veriler de talep edilecek. Bunlar arasında yolcunun son beş yılda kullandığı tüm telefon numaraları ve son on yıla ait elektronik posta adresleri de yer alıyor. Ayrıca aile bireylerinin doğum tarihleri, adresleri ve telefon numaraları gibi detaylı bilgilerin de talep edildiği belirtiliyor. Bu bilgiler nereye girilecek? Yolculuk yapmak isteyenlerin söz konusu bilgileri, elektronik giriş izni olan ESTA başvurusu sırasında vermeleri gerekecek. Bu izinle vize almadan tek seferde 90 güne kadar ABD'de kalınabiliyor. "Visa Waiver" (Vize Muafiyet) programı kapsamında, seyahat süresince geçerli bir elektronik pasaport şartı aranıyor. Bir kez alınan ESTA izni iki yıl boyunca geçerli ve bu süre zarfında çoklu giriş yapılabiliyor. ABD makamları, başvurunun seyahatten en az 72 saat önce yapılmasını öneriyor. ABD hükümeti bu verileri neden istiyor? ABD Başkanı Donald Trump hükümeti, bu katı kuralları ABD'yi "yabancı teröristlerden ve ulusal güvenliğe yönelik diğer tehditlerden koruma" gerekçesiyle savunuyor. Hükümet bu kapsamda daha önce öğrenciler ve uzman işçiler için vize şartlarını zaten ağırlaştırmıştı. ABD, Türkiye'den öğrencilerin, değişim programına katılmak isteyenlerin ve uzmanlık gerektiren alanlarda çalışanların vize başvurularını değerlendirirken, sosyal medya hesaplarının incelendiğini duyurmuştu. ABD'nin Türkiye Büyükelçiliği; söz konusu başvuruları kapsayan F, M ve J türü göçmen olmayan vize kategorilerinin yanı sıra H-1B ve H-4 vizesine başvuranların sosyal medya hesaplarının gizlilik ayarlarının "herkese açık" olarak değiştirilmesi gerektiğini açıklamıştı. Sosyal medya üzerinden yapılan açıklamada, bu uygulamanın 15 Aralık 2025 tarihinden itibaren geçerli olduğu belirtilmişti. Yeni düzenleme ne zaman yürürlüğe giriyor? Muhtemelen 9 Şubat Pazartesi gününden itibaren. ABD İç Güvenlik Bakanlığı'nın 10 Aralık tarihli kararında, 60 günlük yani 8 Şubat Pazar günü bitecek bir itiraz süresinden bahsediliyordu. Eğer bu süre zarfında veri koruma savunucuları gibi taraflarca hukuki bir itiraz yapılmazsa, düzenleme yürürlüğe girecek denmişti. Veri koruma uzmanları ne öneriyor? Almanya Federal Veri Koruma ve Bilgi Özgürlüğü Sorumlusu Louisa Specht-Riemenschneider'in bir sözcüsü AFP'ye yaptığı açıklamada, ESTA programındaki bu değişikliğin "endişeyle takip edildiğini" belirtti. Sözcü, Alman vatandaşlarının "ABD makamlarına bu kapsamda veriler verip vermemeye bireysel olarak karar vermesi gerektiğini" söyledi. Ayrıca bilginin artmasıyla analiz sürecinin karmaşıklaşacağı ve bunun ESTA sürecinde hata payını artırabileceği uyarısında da bulunuldu. Başka ne gibi eleştiriler var? ABD'deki muhalif Demokratlar ve bilim insanları, ABD Başkanı Donald Trump hükümetini çevrim içi faaliyetleri denetleyerek muhalif düşüncelere sahip kişileri ABD'den uzak tutmaya çalışmakla suçluyor. Hükümetin halihazırda yabancı öğrencilerin sosyal medya hesaplarını, örneğin İsrail'e yönelik tutumlarını anlamak için incelediği biliniyor. ESTA başvurusu ne kadar? 2024 sonu itibarıyla 22,2 milyondan fazla üyesi bulunan Alman Otomobil Kulübü (ADAC), ESTA için başvuru ücretlerinin son dönemde neredeyse iki katına çıktığını belirtiyor. Sonbahardan bu yana ESTA kaydı için 21 dolar yerine 40 dolar (yaklaşık 34 Euro) ödenmesi gerekiyor. ADAC, bu durumun özellikle aileleri vurduğunu, çünkü reşit olmayanların da tam ücret ödemek zorunda olduğunu belirtti. Başka kimler etkileniyor? Düzenleme, yazın ABD'de düzenlenecek Dünya Kupası'na gitmek isteyen futbolseverleri de etkileyecek. ABD, 11 Haziran - 19 Temmuz tarihleri arasındaki Dünya Kupası'na Kanada ve Meksika ile birlikte ev sahipliği yapacak. Yeni kurallar çok sayıda Avrupa ülkesiyle birlikte İsrail, Avustralya, Japonya ve Güney Kore gibi ABD'nin yakın müttefiki olan ülkelerin vatandaşlarını da kapsıyor.

BDDK Düzenlemesi, Kredi Kartı Limitleri Turizmi Etkileyebilir Haber

BDDK Düzenlemesi, Kredi Kartı Limitleri Turizmi Etkileyebilir

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından kredi kartı limitlerine yönelik olarak alınan kararları yakından takip etmekteyim. Enflasyonla mücadele hedefi doğrultusunda atılan adımların öneminin farkında olduğumu ve mali disiplinin korunmasına yönelik çabaları önemsediğimi ifade etmek isterim. Kredi kartı limitlerine ilişkin bu düzenlemenin, yalnızca belirli bir alanı değil; ticaretten hizmet sektörlerine, işletmelerden hane halkı harcamalarına kadar ekonomik hayatın tamamını etkileyebilecek nitelikte bir değişiklik olduğu kanaatindeyim. Bu nedenle olası yansımalarının sahadaki etkilerle birlikte değerlendirilmesinin faydalı olacağını düşünüyorum. Biz turizmciler açısından kredi kartları; yalnızca bir ödeme aracı değil, sektörün işleyişinin temel unsurlarından biridir. Seyahat planlamasından rezervasyon süreçlerine, konaklamadan ulaşım ve yeme-içme harcamalarına kadar turizm sektöründeki pek çok işlem, kredi kartları aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Otel ve tesis konaklamaları, paket turlar, ulaşım biletleri, araç kiralama ve organizasyon harcamalarının çok önemli bir bölümü bu yöntemle ödenmektedir. Bu çerçevede kredi kartı limitlerinde yaşanabilecek daralmanın, vatandaşlarımızın seyahat planlarını ve özellikle iç turizm talebini etkileyebileceği; bunun da turizm işletmelerinin tahsilat ve nakit akışı üzerinde yansımaları olabileceği öngörülmektedir. Sezonsal bir yapıya sahip olan turizm sektöründe nakit döngüsünün yavaşlaması, istihdam ve yatırım kararları açısından da önem taşımaktadır. Kredi kartı limitlerinin daraltılması, hem vatandaşlarımızın seyahat planlarını ertelemesine hem de turizm işletmelerinin tahsilat ve nakit akışında ciddi sorunlar yaşamasına yol açabilecektir. Bu durumun en önemli yansımalarından biri, özellikle iç turizmde talebin azalması şeklinde ortaya çıkacaktır. Kredi kartı kullanımının sınırlanması; oteller, seyahat acenteleri, rehberlik hizmetleri, yeme-içme işletmeleri ve KOBİ ölçeğindeki çok sayıda turizm işletmesinin satışlarını ve nakit döngüsünü olumsuz etkileyecektir. Sezonsal gelir yapısına sahip olan turizm sektöründe nakit akışının yavaşlaması; zincirleme biçimde istihdamdan yatırımlara, hizmet kalitesinden uluslararası rekabet gücüne kadar pek çok alanda risk oluşturma potansiyeline sahiptir. Öte yandan, turizm harcamalarının kredi kartı harici yöntemlerle yapılması pratikte giderek zorlaşmaktadır. Güvenlik ve kullanım kolaylığı gibi unsurlar dikkate alındığında, kredi kartı kullanımının turizm sektörü açısından taşıdığı önem daha da belirgin hale gelmektedir. Bu nedenle kredi kartı limitlerine yönelik düzenlemelerin, sektörün kendine özgü dinamikleri göz önünde bulundurularak ele alınmalıdır. Finansal istikrarı gözeten düzenlemelerin, turizm sektörünün sürdürülebilirliğini ve ülkemizin turizm gelirlerini destekleyecek yönde şekillenmesinin; ekonomik faaliyetlerin devamlılığı açısından olumlu sonuçlar doğuracağına inanıyorum. Bu kapsamda, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla görüşlerimi yapıcı bir anlayışla paylaşmayı sürdüreceğimi belirtmek istiyorum

Trabzon Turizminde Kayıt Dışı Tesis Alarmı Haber

Trabzon Turizminde Kayıt Dışı Tesis Alarmı

TRABZON (İHA) - Trabzon’da her yıl artan yabancı turist sayısı, kayıt dışı konaklama tesislerinin çoğalmasına neden oldu. Kentte 31 bin kayıtlı yatak kapasitesine karşın, 90 bine yakın kayıtsız yatak bulunduğu belirlendi. Trabzon Oteller Birliği Başkanı Mustafa Aksu, bu durumun büyük bir güvenlik riski oluşturduğunu belirterek, "Nitelikli ev diye konaklama belgesi alan evler var. 100 daireli bir sitenin 25 dairesi için müracaat edip siz turizm yapabiliyorsunuz. Şimdi yangın mevzuatında o daireyi mi sorumlu tutalım binayı mı tutalım? Böyle çok büyük tehlikeler var" dedi. Orta Doğu ve Körfez ülkelerinden Doğu Karadeniz’e gelen turist sayısı her yıl artış gösteriyor. 2024’ün ilk 11 ayında Trabzon, 700 bin 480’i yabancı olmak üzere toplam 1 milyon 296 bin 640 turisti ağırladı. Ancak artan turist sayısına paralel olarak denetimsiz konaklama alanlarının çoğalması, güvenlik ve vergi kaybı açısından endişe yaratıyor. Bolu’daki Grand Kartal Otel yangını sonrası Türkiye genelinde olduğu gibi Trabzon’da da resmi otellerde denetimler sıklaştırıldı. Ancak kayıtsız işletmelere müdahale edilemiyor. Aksu, "Mevzuat çok derin ve değişken oluyor. Şu an resmi kayıtlı oteller eksikliklerini yüzde 90'a kadar tamamlamış durumda. 2024 yılının Ocak ayından itibaren çıkan turizm kanununa göre dilekçelerimizi tüm belediyelere ve valiliğe verdik. Trabzon'da yaklaşık 31 bine yakın kayıtlı yatak sayısı var. Yaklaşık 90 bine yakın da kayıtsız konaklama yatağı var. Bu tesislerin kapatıldığını söylüyorlar. Bazı belediyelere dilekçe verdik, kapatılan otellerin hangileri olduğunu dair bir bilgi gelmedi. Kapatılan otellerin yangın uygunsuzluğundan dolayı mı yoksa çıkan kanundan dolayı mı kapandığını bilmiyoruz" ifadelerini kullandı. TURİST SAYISI ARTIYOR, DOLULUK ORANI DÜŞÜYOR Turizmin Trabzon’un en büyük ekonomik kaynağı olduğunu vurgulayan Aksu, "Geçen sene 640 bin civarında turist gelmiş, bu sene açıklanan veride ise 750 bin turist gelmiş. Çok enteresan bir eğri var. Turist geldikçe doluluk oranının artması gerekirken enteresan bir şekilde turist sayısı arttıkça doluluk oranı azalıyor. Bir araştırma yaptık. Son 5 yılda gelen turist sayısının artış oranı ile verilen vergi arasında büyük bir farklılık çıktı. Biz 1 milyon turisti 30 bin yatakla 3-4 ay konaklatabiliriz. Ama turizm bir ay olmamalı. Şehrimizde 3-4 ay turizm olsun isteriz. Bu şehrin en büyük fabrikası turizmdir. Turizm çökerse maalesef şehrimiz çökecektir. Nitelikli turistin şehrimize gelmesini istiyoruz. Turizm yüzünden şehrimizin, halkımızın yorulmamasını istiyoruz. Yaz aylarında Trabzon'dan uzak duralım çekip gidelim demelerini istemiyoruz" dedi. DENETİM DIŞI BUNGALOVLAR İLE TEHLİKE BÜYÜYOR Bungalov evlerin hızla yaygınlaştığını belirten Aksu, denetlenmeyen tesislerin büyük bir risk oluşturduğunu söyledi. "Yangın esnasında yaşanabilecek can kayıplarına vicdanen ve hukuken kimse cevap veremez" diyen Aksu, Bakanlığın, en az 5 bungalov olan tesislere belge vermeyi planladığını duyduklarını söyledi. Bu tesislerin kontrolsüzce çoğaldığını vurgulayan Aksu, özellikle Rize’de sayılarının 10 bini aşmış olabileceğini ifade etti.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.