Hava Durumu

#Göbeklitepe

TOURISMJOURNAL - Göbeklitepe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Göbeklitepe haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye Küresel Yapımların Yeni Çekim Merkezi Oldu Haber

Türkiye Küresel Yapımların Yeni Çekim Merkezi Oldu

Türkiye, son yıllarda sadece tatil rotalarıyla değil, dünya devlerinin kamera arkasındaki tercihleriyle de adından söz ettiriyor. Son rakamlar, Türkiye'nin küresel yapım haritasındaki yerini çarpıcı bir şekilde özetliyor. Türkiye'de çekilen yabancı yapımlar listesinin zirvesindeki 47 belgesel, Türkiye’nin binlerce yıllık mirasının ve biyolojik çeşitliliğinin yabancı anlatıcılar için ne kadar iştah kabartıcı olduğunu gösteriyor. National Geographic’ten BBC’ye kadar pek çok uluslararası yayın şirketi, İstanbul’un gizemli dehlizlerinden; Kapadokya’nın peribacalarına, Göbeklitepe’nin insanlık tarihini yeniden yazdıran buluntularından; Ardahan'daki doğa harikası Çıldır Gölü'ne kadar Türkiye'nin her köşesini kadrajına almaya devam ediyor. Listenin ikinci ve üçüncü sırasındaki 26 TV programı ve 10 reklam filmi, Türkiye’nin teknik altyapı ve lojistik kolaylık açısından rüştünü ispatladığının bir belgesi olarak göze çarpıyor. İstanbul’un modern silüeti bir teknoloji markasının reklamına ev sahipliği yaparken, Ege kıyıları bir Avrupalı reality show’un seti olabiliyor. KÜRESEL ŞÖHRETLER ANTALYA'DAYDI Başrollerini; Henry Cavill, Alan Ritchson ve Eiza González'in paylaştığı Guy Ritchie’nin 'The Ministry of Ungentlemanly Warfare' ve Jason Statham ile Hugh Grant'ın başrollerinde yer aldığı yine bir Guy Ritchie filmi 'Operation Fortune' gibi küresel çapta gösterime giren yapımlar için çekim destinasyonu olarak Antalya’nın tercih edilmesi, ekonomik katma değer açısından devasa bir etki yaratıyor. NEDEN TÜRKİYE? Yabancı yapımcıların rotayı Türkiye’ye kırmasının arkasında üç ana neden bulunuyor. ♦ Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın sunduğu 'Yabancı Film Yapım Desteği', harcamaların bir kısmının iade edilmesiyle finansal bir mıknatıs görevi görüyor. ♦ Özellikle TV dizileriyle elde edilen Türk set ekiplerinin hızı, pratik zekâsı ve profesyonelliği yabancı yapımlar için Türkiye'yi çekici bir destinasyon haline getirdi. ♦ Bir gün içinde dört mevsimi ve hem Antik Roma’yı hem de fütüristik bir metropolü aynı coğrafyada çekebilme imkânı, başka çok az ülkede bulunuyor. ARKA PLAN DEĞİL HİKÂYENİN BİZZAT KENDİSİ 2026 itibarıyla İstanbul gibi metropollerde getirilen yeni çekim düzenlemeleri, sektörün daha planlı ve öngörülebilir bir hale gelmesini hedefliyor. Kısa filmlerden video kliplere kadar uzanan bu hareketlilik, Türkiye'nin sadece bir arka plan değil, hikâyenin bizzat kendisi olduğunu kanıtlıyor.

Neolitik ve inanç mirasıyla Şanlıurfa’dan turizm atağı Haber

Neolitik ve inanç mirasıyla Şanlıurfa’dan turizm atağı

ŞANLIURFA 2026’YI TURİZMDE ATILIM YILI İLAN ETTİ UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan ve “tarihin sıfır noktası” olarak nitelendirilen Göbeklitepe, Hazreti İbrahim’in doğduğu ve ateşe atıldığı yer olarak rivayet edilen Balıklıgöl, Karahantepe, konik kubbeli evleriyle bilinen Harran ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Halfeti gibi destinasyonlarıyla her yıl yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan kent, 2026’yı “atılım yılı” olarak görüyor. TANITIM ÇALIŞMALARINA AĞIRLIK VERİLDİ Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, kentin inanç turizminin yanı sıra neolitik dönem ve arkeoloji alanındaki birikimiyle de güçlü bir konuma ulaştığını söyledi. Göbeklitepe’yi bu yıl yaklaşık 800 bin kişinin ziyaret ettiğini belirten Şıldak, Karahantepe’nin de 2026’da daha görünür hale geleceğini ifade etti. Altyapı, tanıtım ve konaklama imkanlarının güçlendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktaran Şıldak, Şanlıurfa Kalesi’nin restorasyon sonrası yeniden ziyarete açılmasının planlandığını dile getirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle tanıtım çalışmalarına ağırlık verdiklerini dile getiren Şıldak, “Tanıtımlarımızı artık Uzak Doğu eksenli, daha çok Japonya ve Çin hedefiyle sürdürüyoruz. Fuarlara katılacağız.” dedi. HEDEF KONAKLAMA SÜRESİNİ ARTIRMAK Kentte konaklama süresini artırmayı hedeflediklerini belirten Şıldak, şöyle devam etti: “Gecelik konaklamada yıllık ortalamamız 1,6, bunu 2 ve 2’nin üzerine taşımamız gerekiyor. Şanlıurfa’da 2-3 milyon rakamlarını görmemiz gerekiyor. Kamu ve özel sektör olarak kendimizi yenileme, rota belirleme, bir master plan oluşturup bu yönde ilerleme çabası içerisindeyiz. Gastronomiyi daha derli toplu bir sunum ve proje olarak hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Balıklıgöl’de yürütülen çalışmaların bitmesiyle orada da çok daha güçlü bir ziyaret destinasyonu oluşturuyoruz. Bu yeniliklerin hepsi zincirin halkaları gibi ilimizin turizm değerlerini ve kapasitesini daha da geliştirecek. 2026’da ziyaretçi sayısında artış bekliyorum. Bunun yanında bilinirlik açısından Şanlıurfa’nın marka değerinin çok daha yükseleceğini şimdiden söyleyebilirim.” TEKNOFEST VURGUSU Şanlıurfa’da düzenlenecek TEKNOFEST’in turizm açısından önemli bir fırsat olduğuna işaret eden Şıldak, organizasyonun yalnızca turizmi değil tüm sektörleri hareketlendireceğini belirtti. Festivalin GAP Havalimanı’nda gerçekleştirileceğini anımsatan Şıldak, kentin bu büyük organizasyondan azami fayda sağlaması için hazırlıkların sürdüğünü ifade etti. SEKTÖR TEMSİLCİLERİ UMUTLU Turist Rehberleri Odaları Birliği Denetim Kurulu Başkanı Müslüm Çoban ise 2025 sezonunun verimli geçtiğini, otel konaklama sayısının 900 bine yaklaştığını söyledi. Yeni yatırımlar ve TEKNOFEST’in etkisiyle 2026’da bu rakamın 1,5 milyonu aşmasını beklediklerini dile getiren Çoban, Şanlıurfa turizminin “altın çağ”a girebileceğini ifade etti. YABANCI TURİSTLERDEN TAM NOT Sırbistan’ın Novi Pazar kentinden Şanlıurfa’ya gelen Neyra Cakara, Türkiye’de bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Göbeklitepe’den çok etkilendiğini söyleyen Cakara, “Bizim ülkemizde hiç böyle bir yer yok. Türkiye’nin bu özelliği çok etkileyici. Ülkeme döndüğüm zaman herkese buraya gelmelerini ve burayı görmelerini tavsiye edeceğim.” diye konuştu. Ema Krsic ise Göbeklitepe’nin çok farklı bir yer olduğunu ve burayı çok beğendiğini belirterek, “Avrupa’da ve Balkanlar’da böyle bir yer yok. Burası çok güzel bir yer, herkese buraya gelmelerini tavsiye ediyorum. Buraya geldiğim için çok mutluyum.” ifadelerini kullandı

Berlin, Göbeklitepe’nin 12 Bin Yıllık Mirasına Ev Sahipliği Yapacak Haber

Berlin, Göbeklitepe’nin 12 Bin Yıllık Mirasına Ev Sahipliği Yapacak

Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzelerine bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan ‘Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisinin açılışı, Museuminsel Berlin’deki James-Simon Galerie’de 10 Şubat Salı günü Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla gerçekleştirilecek. İnsanlık tarihinin bilinen en eski sayfaları, bu kez Berlin’de açılıyor. Göbeklitepe ve Taş Tepeler’in 12 bin yıllık mirası, Avrupa’nın kültür başkentlerinden Berlin’de dünya ile buluşuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Berlin’de açılacak sergiyi sosyal medya hesaplarından duyurdu. Bakan Ersoy paylaşımlarında şu ifadelere yer verdi: "Berlin’de insanlık tarihinin başladığı yere kapı aralıyoruz! 10 Şubat’ta açılışını yapacağımız 'Toplumun Keşfi: 12 Bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam' sergisiyle, Şanlıurfa müzemizden seçilen 89 eser ve 4 replikayı dünya ile buluşturacağız. Eserlerin 44’ü ilk kez sergilenecek. 19 Temmuz’a kadar açık kalacak sergide, Isabel Muoz’un Taş Tepeler fotoğrafları da yer alacak. Neolitik Çağ’da insanlığın büyük dönüşümünü, Berlin’in kalbinde anlatacağız. Taş Tepeler’in mirasını, kararlılıkla dünyaya taşıyoruz." 44 eser ilk kez sergilenecek Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Berlin Devlet Müzelerine bağlı Vorderasiatisches Museum iş birliğiyle hazırlanan ‘Toplumun Keşfi: 12 bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisi, 10 Şubat’ta Berlin Museuminsel’deki James-Simon Galerie’de kapılarını açacak. Sergide, Göbeklitepe ve Taş Tepeler bölgesinden elde edilen buluntulara ev sahipliği yapan Şanlıurfa Müzesi koleksiyonundan seçilen Neolitik Çağ’a ait 89 eser ile 4 eser replikası yer alacak. İnsanlık tarihinin en erken dönemlerine ışık tutan özgün örnekler arasında bulunan parçaların yer alacağı sergideki eserlerin 44’ü ilk kez sergilenecek. Sergi Neolitik Çağ’da insanlığın büyük dönüşümünü anlatacak Sergi, avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik hayata ve besin üretimine geçiş sürecini bütün yönleriyle ele alacak. Mimari, sanat, heykeltraşlık, inanç sistemleri ve toplumsal örgütlenmenin doğuşu, Göbeklitepe ve çevresindeki tapınaklar, taş sütunlar, kabartmalar ve figüratif heykeller üzerinden anlatılacak. Serginin ziyaretçileri, erken dönem toplumsal ritüelleri, ilk dini inanışları ve toplulukların örgütlenme biçimlerini yakından görme imkanı bulacak. Sergi aynı zamanda tarımsal üretimin başlamasıyla ortaya çıkan toplumsal ve ekonomik dönüşümü de bütüncül bir çerçevede sunacak. Isabel Muoz’un objektifinden Taş Tepeler Dünyaca ünlü fotoğraf sanatçısı Isabel Muoz’un Taş Tepeler’de çektiği fotoğraflar da sergideki yerini alacak. Yalnızca arkeolojik alanları değil, Neolitik toplulukların yaşam izlerini; insan figürleri, dokular ve ışık aracılığıyla sanatsal bir dille yorumlayan Muoz’un bu fotoğrafları, ziyaretçilere Taş Tepeler’in tarihi derinliğini çağdaş bir bakışla deneyimleme imkanı sunacak. Göbeklitepe ve Taş Tepeler uluslararası sahnede Berlin’de ilk kez düzenlenecek olan sergi, Göbeklitepe ve çevresindeki Taş Tepeler’in kültürel ve bilimsel önemini uluslararası platformda güçlü biçimde tanıtacak. Türkiye’den Berlin’e getirilen bu eşsiz Neolitik eserler, insanlık tarihinin bilinen en eski tapınaklarından biri olan Göbeklitepe’nin önemini bir kez daha gözler önüne serecek. Daha önce Roma Kolezyumu’nda büyük ilgi gören Göbeklitepe ve Taş Tepeler anlatısı, Berlin ayağıyla Avrupa’daki görünürlüğünü daha da artıracak. Berlin’de düzenlenen bu sergi, Taş Tepeler Projesi’nin uluslararası tanıtımına önemli katkı sağlayacak. Aynı zamanda Türkiye’nin kültürel diplomasi alanındaki etkisini daha da güçlendirecek. ‘Toplumun Keşfi: 12 bin Yıl Önce Göbeklitepe ve Taş Tepelerde Yaşam’ sergisi 19 Temmuz’a kadar ziyaret edilebilecek.

Şanlıurfa, Çinli Turizm Heyetini Göbeklitepe’de Ağırladı Haber

Şanlıurfa, Çinli Turizm Heyetini Göbeklitepe’de Ağırladı

Çin Halk Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Rao Quan ve beraberindeki heyet Şanlıurfa'yı ziyaret ederek Göbeklitepe ve Karahantepe'de incelemelerde bulundu. Çin Halk Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ve Ulusal Kültür Mirası İdaresi (NCHA) Yöneticisi Rao Quan, Büyükşehir Belediyesinin davetlisi olarak Şanlıurfa'ya geldi. Göbeklitepe, Karahantepe ve Balıklıgöl'ü ziyaret eden Rao Quan'a Değişim ve İşbirliği Dairesi Genel Müdürü, Wen Dayan, Anıtlar ve Sitler Dairesi (Dünya Kültürel Mirası Dairesi) Genel Müdür Yardımcısı Zhang Lei, Arkeoloji Dairesi Genel Müdür Yardımcısı, Zhang Ling, Müzeler ve Özel Koleksiyonlar Dairesi Genel Müdür Yardımcısı He Xiaolei, Anıtlar ve Sitler Dairesi (Dünya Kültürel Mirası Dairesi) Dünya Miras Alanları Şube Müdürü Hang Xiaofan, Ulusal Kültürel Miras İdaresi Arkeolojik Araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Tong Wei, Ulusal Kültürel Miras İdaresi Arkeolojik Araştırma Merkezi, Arkeoloji Teorisi ve Teknolojisi Dairesi Başkan Yardımcısı Gan Caichao ve Ulusal Kültürel Miras İdaresi Arkeolojik Araştırma Merkezi, Arkeoloji Teorisi ve Teknolojisi Dairesi Yardımcı Araştırma Görevlisi Li Xiaozhe eşlik etti. Uçakla GAP Havaalanı'na gelen heyet ilk olarak Karahantepe'yi ziyaret etti. Ziyaretin ardından şehir merkezine gelen bakan yardımcısı ve beraberindeki heyet, Cumhuriyet Sosyal Tesisleri'ndeki gastronomi merkezine giderek Şanlıurfa'nın yöresel yemeklerinin tadına baktı. Burada Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar ile görüşen heyet daha sonra Göbeklitepe'ye geçti. Göbeklitepe ziyaretinde yapı hakkında bilgi alan heyet son olarak Balıklıgöl ve Hazreti İbrahim'in doğduğuna inanılan mağarayı ziyaret etti. Ziyaretle ilgili açıklama yapan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, "Bizim için çok önemli bir heyet. Çin Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı dün akşam Türkiye'ye geldiler. Bu sabah da İstanbul'dan uçakla buraya hareket ettiler. Bu bütün günü Şanlıurfa'ya ayırdılar, yarın da Ankara'da resmi temasları olacak. Tabii özellikle Şanlıurfa'yı ziyaret etmek istemişler çünkü daha önce de ifade ettiğim gibi hakikaten Şanlıurfa'nın ismi son zamanlarda özellikle bu alanda çok ciddi manada duyulmaya başlandı. Daha önce de belirttiğimiz gibi burada yapılan son keşifler aslında Şanlıurfa'nın çok büyük bir zenginliği, tabii biz de bunu daha ne kadar ileriye götürebiliriz, daha ne kadar istifade edebiliriz diye çeşitli yerlerde temaslarda bulunuyoruz. İnşallah bu temaslarımızın meyvesini de almaya başlıyoruz diye düşünüyorum. Turizm bakan yardımcısının ifade ettiği gibi inşallah önümüzdeki dönemde daha fazla iş birliğine hazır olduklarını ve bizim de bundan memnuniyet duyacağımızı biz de onlara ifade ettik çünkü Çin özellikle arkeoloji alanında dünyanın sayılı ülkelerinden belki de birinci sırada gelen, dünyanın 70 ayrı yerinde şu anda kazılara sponsor olan bir ülke ve bunu da hakikaten Dünya kültürel mirası açısından gönüllü olarak yapan bir ülke. Onların desteği, onlarla beraber çalışmak bizi de ziyadesiyle memnun edecek. Bakanlığımızın da bu konuda hemfikir olduğunu düşünüyorum çünkü onlar da bu işe çok önem veriyorlar. Son zamanlarda hükümetin Urfa'ya ve bu projeye, Taş Tepeler projesine ne kadar önem verdiğini hep birlikte gördük. Bizler de bu iş birliklerini arttırarak sürdürerek Urfa'nın daha fazla istifade etmesi için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Şu ana kadar güzel ve verimli bir seyahat oldu. İnşallah öğleden sonra da devam edecekler. Akşam da Ankara'ya dönecekler. Günübirlik bir seyahat ama bizim için, Urfa için, Türkiye için önemli bir seyahat, önemli bir ziyaret. Bu iş birliğini de hayata geçirdiğimizde çok daha memnuniyet verici olacak. Bu konuda da ümitliyiz. Görüşmelerimizi yaptık. Onlara her konuda destek olacağımızı, her konuda yardımcı olacağımızı da taahhüt ettik. İmkanlarımız dahilinde Büyükşehir Belediyesi olarak tıpkı Japon hükümetine yaptığımız gibi inşallah Çin hükümeti ile de bu iş birliğimizi resmiyete döküp bundan sonra farklı boyuta taşıyacağız" diye konuştu.

Elazığ, Coğrafya Öğretmeni Emrah Turhan Doğayı Keşfe Çıkıyor Haber

Elazığ, Coğrafya Öğretmeni Emrah Turhan Doğayı Keşfe Çıkıyor

Elazığ'da yaşayan 15 yıllık coğrafya öğretmeni Emrah Turhan, derslerini okulda işlerken boş zamanlarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun gizli doğal güzelliklerini keşfe çıkıyor. Kamp ve bisiklet gezileriyle hem kendini hem öğrencilerini doğaya ve keşfe teşvik ediyor. Elazığ'da yaşayan Malatya'nın Kale ilçesinde coğrafya öğretmeni olarak görevini sürdüren Emrah Turhan, boş zamanlarını ve tatillerini doğada geçiriyor. 15 yıllık öğretmen Turhan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun gizli kalmış doğal güzelliklerini keşfe çıkarak hem kendini geliştiriyor hem de öğrencilerine doğayı sevdiriyor ve keşfetmenin önemini gösteriyor. Kamp, bisiklet ve dağ yürüyüşleriyle doğayla iç içe bir yaşam süren Turhan, bu gezilerde yeni kanyonlar, dağlar ve göller keşfederek çevresine örnek oluyor. Öğrencileri de onun izinden giderek çadır kurmayı, kamp yapmayı ve bisikletle uzun yollar kat etmeyi öğreniyor. Öte yandan, okulda da "Doğayı Seviyorum İzolluyu Geziyorum" projesini hayata geçiren Turhan, öğrencileri ile birlikte doğa yürüyüşü yapıyor. Doğayı sevdiğini belirten Emrah Turhan, "Coğrafya öğretmeni olduğum için doğayı da seviyorum. Hafta sonları boş olduğumuz vakitlerde dağlara çıkıyoruz, bisiklet sürüyoruz. Bu hafta kendi köyümde kamp yapmaya niyetlendim ve yine kendi köylülerim Alperen ve Enes'le birlikte kampa geldik. Kampa gelme sebebimiz tabii ki bu şehrin yoruculuğu, böyle stresinden bir nebze de olsa kurtulmaktır. Çocukluk hayalimizde böyle dağlarda ev yapmak vardı. Şu an ise ufaktan baraka tarzı bir şey yaptık. Çadırımızı kuruyoruz, hafta sonumuzu böyle eğlenceli bir şekilde geçirmeye çalışıyoruz. Hayallerimiz vardı. Çocukluk ve gençlik dönemlerimizde ekonomik özgürlüğümüz yoktu. O dönem böyle çadır veya malzeme almak zordu. Bizler de işe başladıktan sonra ufak ufak malzemelerimizi alıp bu işe başladık" dedi. Yıllardır arkadaşları ile birlikte bir çok bölgeyi gezdiklerini, keşfettiklerini ifade eden Turhan, "Biz buradan Semih Erkösener ile birlikte bisiklet ile yola çıktık. Sırasıyla Adıyaman, Nemrut Dağı'na, oradan Şanlıurfa Göbeklitepe'yi gezdik. Buralarda kamp yaparak 4 günde 450 km'ye yakın yol yaptık. Şimdilerde de kamp ve bisiklet devam ediyor. Çocuklara ve öğrencilere de bunu aşılamaya çalışıyoruz. Coğrafya öğretmeniyim. Zaten çocuklar beni takip ediyorlar, biliyorlar. Onlar da çok istekli. Birçok öğrencim çadır aldı, kamp yapmaya başladı. Birçok öğrencim bisiklet sürmeye başladı. Bisiklet ile okula gidip gelen öğrencilerimiz var. Bunları görünce mutlu oluyoruz. Bir nebze öneriyoruz onlara, bir nebze örnek oluyoruz. Doğaya, dağa, taşa biraz daha ilgi gösteriyoruz. Bazen canım sıkılınca, uydu görüntülerini açıp, o uydu görüntülerinden keşfettiğimiz yerlere gidiyoruz. Birkaç yıl önce arkadaşlarım Ömer ve Kürşat'la birlikte Keban tarafında bir kanyon keşfettik. Yöre halkı tarafından biliniyordu ama biz içine girdik. Tanıtımını yaptık. Öyle güzel bir kanyon keşfimiz de olmuştu. Öğrencilere ve arkadaşlarımıza örnek olmaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu. Turhan'ın kamp arkadaşlarından Ömer Kılınç ise "Yıllardır doğaya bir merakım vardı. Bu doğa bizi çok farklı ortamlarda, çok farklı güzel insanlarla karşılaştırdı. Başta Emrah hocamla beraber bu işlere bir adım atmış bulunduk. Onun hayali, onun coğrafya öğretmenliği, coğrafya bilgisi bizleri çok farklı alanlarda denk getirdi. Bizlerin de bu doğa hayatına merakımız olduğu için artık kendimizi her zaman geliştirerek, biraz daha bir şeyler koyarak bu işi hobi olarak edindik ve geliştirdik. Doğaya kendimizi bulmaya, kendimizi bir arayış, kafa dinlemek için çıktığımızda bunun insan vücuduna, insan hayatına faydalı olduğunu gördük. Özellikle de kendim için söylüyorum. Bir arayış içerisine girdim ve kendimi doğada buldum. Doğada da Emrah hocamla karşılaştık. Karşılaştığımız yer yine bir dağdır. Dağlardaki güzel dostluklar yaşadık. Bu doğa gezilerimizi, coğrafya hocası Emrah hocamın bizlere kattığı bilgiler, tecrübeleriyle beraber yaşıyoruz. Yeni keşifler, yeni bulduğu yerlere gidiyoruz. Elazığ'ın doğal güzelliklerini, gizli güzelliklerini, keşfedilmemiş güzelliklerini bizlere gösteriyor" diye konuştu.

Pamukkale Bayramda En Çok Ziyaret Edilen İkinci Ören Yeri Oldu Haber

Pamukkale Bayramda En Çok Ziyaret Edilen İkinci Ören Yeri Oldu

Denizli’deki Hierapolis-Pamukkale ören yeri, Kurban Bayramı tatilinde 53 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlayarak, Türkiye’nin en çok ilgi gören ikinci ören yeri oldu. Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüdaverdi Otaklı, "Tarih canlandı, kültürle buluştuk" dedi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Pamukkale, Kurban Bayramı tatilinde de hem yerli hem yabancı turistlerin gözdesi oldu. Beyaz travertenleri ve antik kentiyle ziyaretçilerini ağırlayan Hierapolis-Pamukkale ören yeri, 53 bin 363 kişiyle bayram boyunca Türkiye genelinde en çok ziyaret edilen ikinci ören yeri oldu. İzmir’deki Efes Antik Kenti 56 bin 423 kişiyle ilk sırada yer alırken; Nevşehir’deki Göreme 24 bin 483, Şanlıurfa’daki Göbeklitepe 23 bin 176 ve Paşabağlar ise 20 bin 187 kişiyle listenin devamında yer aldı. "Her adımda tarih canlandı" Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüdaverdi Otaklı, bayram boyunca Türkiye genelindeki ören yerlerine yoğun ilgi olduğunu belirterek; "Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un da belirttiği gibi Arefe günüyle birlikte Kurban Bayramı tatilinde, Türkiye’nin dört bir yanındaki 200’e yakın müze ve ören yerimiz toplamda 633 bin 527 ziyaretçiyi ağırladı" dedi. Pamukkale’nin bu listede öne çıkmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Otaklı; "Hierapolis-Pamukkale’miz Mübarek Kurban Bayramı tatilinde Türkiye’de en çok ziyaret edilen ikinci ören yeri oldu, biz de bunun mutluluğunu yaşadık. İlgi gösteren yerli ve yabancı tüm turistlere, herkese çok teşekkür ediyorum. Her adımda kültürle buluştuk, her adımda tarih canlandı. Kültürle yoğrulmuş nice bayramlarda buluşmak dileğiyle" ifadelerini kullandı.

Bayramda Müze ve Ören Yerlerine Yoğun İlgi Haber

Bayramda Müze ve Ören Yerlerine Yoğun İlgi

Bayramda yüz binlerce insan rotalarını müze ve ören yerlerini ziyaret etmek üzere belirledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müze ve ören yerleri, Kurban Bayramı tatilinde vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Arife günüyle birlikte bayram iznini kapsayan 5 günlük süreçte, toplam 633 bin 527 kişi Türkiye’nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerini ziyaret etti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da söz konusu ziyaretçi sayılarını sosyal medya hesabından kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Bayramda Kültüre Akın! Arefe günüyle birlikte bayram tatilinde, Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan 200’e yakın müze ve ören yerimizde toplam 633 bin 527 ziyaretçiyi ağırladık. Güneşin doğuşunu Nemrut'ta karşılayanlardan, gün batımını Efes'te uğurlayanlara kadar Her adımda kültürle buluştuk, her adımda tarih canlandı." Bakanlık verilerine göre, ziyaretçi sayısında ilk sırayı İzmir Efes Ören Yeri aldı. 5 günlük süreçte Efes’i toplam 56 bin 423 kişi gezdi. Denizli’deki Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri ise 53 bin 363 ziyaretçiyle ikinci sırada yer aldı. Nevşehir Göreme 24 bin 483, Şanlıurfa Göbeklitepe 23 bin 176, Paşabağlar ise 20 bin 187 ziyaretçiyle tatil süresince en çok ilgi gören ören yerleri arasında öne çıktı. İlk 15 sırada yer alan ören yeri ve müzeler arasında ayrıca Antalya’daki Olympos, Phaselis ve Patara ören yerleri; İstanbul’daki Galata Kulesi ve Arkeoloji Müzesi; Trabzon Sümela Manastırı, Aksaray’daki Ihlara Vadisi, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, Nevşehir’deki Kaymaklı ve Derinkuyu Yeraltı Şehirleri de dikkat çekti.

Roma’daki “Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi” sergisi 6 milyon ziyaretçiye ulaştı Haber

Roma’daki “Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi” sergisi 6 milyon ziyaretçiye ulaştı

İtalya'nın başkenti Roma'daki Kolezyum'da geçtiğimiz yıl 24 Ekim'de açılan "Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi" sergisi, 6 ayın sonunda 6 milyonu aşkın ziyaretçiye ulaştı. İtalya'nın başkenti Roma'nın önemli kültürel mekanlarından Kolezyum'da 24 Ekim 2024 tarihinde açılan "Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi" sergisi son misafirlerini ağırlıyor. Sergi, 6 ayın sonunda 6 milyonu aşkın ziyaretçiye ulaştı. "Göbeklitepe'nin tanıtımını önemsiyoruz" 21 Nisan'da son bulacak olan serginin Kolezyum'daki kapanış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Göbeklitepe'nin yalnızca bir arkeolojik yapı değil, geçmişi bugüne bağlayan yollarla geleceğin yönünü belirleyen bir medeniyet mirası olduğunu dile getirerek, "UNESCO Dünya Mirası olan Göbeklitepe'yi bütün hikayesiyle açığa çıkarmayı, korumayı ve tüm dünyada tanıtmayı bu yüzden önemsiyoruz" dedi. Türk ve dünya arkeoloji tarihinin en kapsamlı girişimlerinden biri olan "Geleceğe Miras" projesi çerçevesinde Göbeklitepe ve Şanlıurfa'daki diğer neolitik yerleşimlerin dünya Neolitik Çağ araştırmalarının merkezi haline getirildiğini vurgulayan Ersoy, "İnsanlığın ortak mirasına birlikte sahip çıkılması gerektiğine de inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Şanlıurfa'dan Roma'ya uzanan bir medeniyet köprüsü Şanlıurfa'da 2021 yılında başlatılan "Taş Tepeler: Büyük Dönüşümün Coğrafyası" çatısı altındaki Şanlıurfa Neolitik Çağ Araştırmaları Projesi çerçevesinde Karahantepe, Sayburç, Sefertepe, Çakmaktepe gibi alanların arkeoloji dünyasına kazandırıldığını belirten Bakan Ersoy, projenin önemli bir bileşeni olan ve bir ilk niteliği taşıyan "Dünya Neolitik Kongresi"nin 2024 yılı Kasım ayında Şanlıurfa'da 63 ülkeden binden fazla bilim insanının katılımıyla gerçekleştiğini hatırlattı. "Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi' sergisi de 'Taş Tepeler: Büyük Dönüşümün Coğrafyası Projesi'nin bir ayağıydı" diyen Ersoy, serginin 6 milyonu aşkın kişi tarafından ziyaret edilmesini Türk ve İtalyan bilim insanlarının ortak çalışmasının kıymetli bir göstergesi olarak değerlendirdi. Roma Kolezyumu'ndaki sergide Türkiye'den eserler de yer alacak Konuşmasının sonunda İtalya ile kültürel iş birliğine verdikleri öneme değinen Ersoy, "Türkiye ve İtalya dünyanın en görkemli imparatorluklarının varisleri, insanlık medeniyetinin sayısız mirasının emanetçisi olarak önemli sorumluluklar omuzlamaktadır" şeklinde konuştu. Ersoy, haziran ayında Kolezyum Arkeolojik Parkı Direktörlüğü'nce düzenlenecek "Magna Mater" sergisinde Türk müzelerinden eserlerin yer alacağını ve Roma'da Troya temalı bir sergi için İtalyan makamlarıyla çalışmalara başlandığını da duyurdu. Ersoy konuşmasını, "Bu vedanın yeni buluşmalara vesile olmasını diliyor, sizleri bir kez daha saygıyla selamlıyorum" ifadeleriyle sonlandırdı.

Roma'da Göbeklitepe Sergisine Ziyaretçi Akını Haber

Roma'da Göbeklitepe Sergisine Ziyaretçi Akını

ROMA (İHA) - İtalya'nın başkenti Roma'daki Kolezyum’da 24 Ekim 2024’te açılan "Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi" sergisi, bugüne kadar 5 milyon ziyaretçiyi ağırlayarak büyük ilgi topladı. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Göbeklitepe'nin eşsiz tarihi, sergiyle Roma’nın kalbinde canlandırılıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya paylaşımında, "Medeniyetin sıfır noktası Göbeklitepe, Roma'nın kalbi Kolezyum'da dünya ile buluşuyor. Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi sergisi, açıldığı günden bu yana 5 milyon ziyaretçiyi ağırlayarak büyük ilgi gördü. UNESCO Dünya Mirası olan Göbeklitepe'nin 11 bin yıllık gizemi, anıtsal sütunların replikaları ve sanal turlarla ziyaretçileri büyülemeye devam ediyor. İnsanlık tarihine ışık tutan bu eşsiz sergi, nisan ayının sonuna kadar Kolezyum'da ziyaretçilerini bekliyor. Tarihin en eski anıtlarını keşfetmek isteyen herkesi bu büyüleyici yolculuğa çağırıyor, arkeolojik mirasımızı dünyayla buluşturmaya devam ediyoruz!" dedi. Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye'nin Roma Büyükelçiliği’nin iş birliğiyle düzenlenen sergi, İtalyan ve uluslararası uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından hazırlandı. Multimedya içerikler, 3D rekonstrüksiyonlar ve interaktif deneyimlerle desteklenen sergi, Göbeklitepe’nin 11 bin yıllık gizemini günümüz teknolojisiyle buluşturuyor. 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne eklenen Göbeklitepe, dünya arkeolojik mirasının en önemli keşiflerinden biri olarak kabul ediliyor. Tarih meraklıları ve akademisyenlerin yoğun ilgisini çeken sergi, 30 Nisan 2025 tarihine kadar Kolezyum’da ziyaret edilebilecek.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.