Hava Durumu

#Gelenek

TOURISMJOURNAL - Gelenek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelenek haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mesir macunu için kazana girdiler Haber

Mesir macunu için kazana girdiler

UNESCO'nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Nevruz Bayramı şenlikleriyle beraber başladı. İlk olarak Cumhuriyet Meydanı'nda başlayan etkinliklerde, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, mesir komitesi üyeleri tarafından Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla devam eden etkinlikte şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sunuldu. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak'ın selamlama konuşması ve Nevruz'un önemine ilişkin yaptığı konuşmasının ardından protokol üyeleri Nevruz'un simgesi haline gelen renkli yumurtaları birbirleriyle tokuşturarak kırmaya çalışırken, Nevruz'un en önemli ritüellerinden olan örste demir dövüp ateş üzerinden atladı. Mesir Korteji düzenlendi Etkinlik, geleneksel hale gelen kortej yürüyüşüyle devam etti. Mesir Macunu sayesinde şifa bulan Hafsa Sultan ve Mesir Macununu hazırlayan Merkez Efendi'yi ve Manisa'da yetişen şehzadeleri temsil eden tiyatrocuların eşliğinde protokol üyeleri Manisalıları selamlayarak, Sultan Camii Külliyesi içerisinde yer alan Şifahanenin önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Törenlere Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa Milletvekilleri Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şifalı Mesir Macunu dualarla karıldı Mesir Karma Töreninin açılış konuşmasını yapan Manisa'yı Mesir'i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, "Manisa hepimiz için çok önemli. Manisa deyince Mesir, Mesir deyince Manisa akla geliyor artık ve her yıl büyüyerek bu tanıtım anlamında da hem yurt dışında, yurt dışında bu gelenek, bu inanış büyüyerek devam ediyor. Her zaman söylediğim gibi biz Sultan Camii Kubbe ve minarelerinden sadece Mesir Macunu saçmıyoruz. İhtiyacı olanlara şifa, sevgi, kardeşlik, umut ve barış açıyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Şehrimizin gururu, kültürümüzün en kıymetli mirası olan Mesir Festivali geleneğimizin 486. yılını karşılamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün Manisa'mızda çifte bayram yaşıyoruz. 486 yıldır bu topraklarda mayalanan, hoşgörünün ve şifanın sembolü olan Mesir geleneğimizi bu yıl Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde sizlerle beraber karşılıyoruz. Bayramın o birleştirici ruhu ile Mesir'in kadim şifasının aynı gün buluşması şehrimiz için çok güzel ve anlamlı bir denk geliş. Bayramın huzuru ile Mesir'in şifası Manisa'mızın bereketli topraklarında birleşiyor. 486 yıl önce Merkez Efendi'nin Hafsa Sultan'ın şifa bulması için hazırladığı bu şifalı macun bugün sadece bir geleneği değil, hoşgörüyü, dayanışmayı ve bir arada yaşam kültürünü temsil ediyor" şeklinde konuştu. Manisa Mesir Macunu Festivalinin sosyal dayanışmanın bir örneği olduğunu ifade eden Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise şunları söyledi: "Mesir Festivali deyip geçmemek lazım. Klasik bir festival değil. Bir kere dünyanın en kadim ve en eski festivali Mesir festivalidir. Mesir Bayramı'dır. Aynı zamanda manevi olarak, şifa olarak inanç değerlerimiz açısından çok kıymetli bir bayramdır, bir festivaldir. Keza sağlık, sıhhat bulma açısından insanın ihtiyaçlarının önem hiyerarşisinde en önemlisi olan sağlık hizmetine erişimle ilgili o zamanın şartlarında en güzel ilaçlar terkip edilerek sunulmuştur. Aynı zamanda bir sağlık kurumunun ifadesidir." Kazanın içinde kıyasıya yarış Yapılan konuşmaların ardından Manisa İl Müftü Vekili Mehmet Nurlu'nun yaptırdığı dua ile birlikte Mesir Macunu kazanına 41 çeşit baharat ilave edilerek karıştırıldı. Protokol üyeleri tarafından hazırlanan temsili Mesir Macunu kazanı vatandaşların alabilmesi için sahneden aşağıya indirildi. Ellerinde kavanozlar, poşetler, plastik tabaklar ile kazanın içine ellerini daldıran vatandaşlar şifalı olduğuna inanılan Mesir Macunundan alabilmek için birbirleriyle yarışırken, ortaya her sene olduğu gibi renkli görüntüler çıktı. Sadece Manisalıların değil, İzmir, İstanbul gibi farklı illerden gelen vatandaşlar da macundan alabilmek için yarıştı. Kimi vatandaşlar mesir macununa bulanırken, macundan alabilen vatandaşlar ise yüzyıllardır yaşatılan geleneğin kendine has bir geleneği olduğunu ve her sene takip ettiklerini söyledi. Nevruz Bayramı ve Mesir Macunu Karma Töreniyle başlayan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii kubbe ve minarelerinden vatandaşlara 10 ton mesir macunu saçılmasıyla sona erecek.

Efes Selçuk'ta Deve Güreşi Festivali Coşkusu Haber

Efes Selçuk'ta Deve Güreşi Festivali Coşkusu

İZMİR (İHA) - İzmir’in Selçuk ilçesinde düzenlenen 43. Uluslararası Efes Selçuk Deve Güreşleri Festivali, sabahın erken saatlerinden itibaren Pamucak Güreş Arenası’nda binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinden gelen 120 deve, izleyicilere heyecan dolu anlar yaşattı. "GEÇEN SENE BİRDİK, BU SENE BİN OLDUK" Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve diğer ilçe belediye başkanları coşkulu alkışlarla festival alanına giriş yaptı. Başkan Sengel, "Türkiye'nin dört bir yanından gelen, Efes Selçuk Deve güreşlerine kıymet veren değerli misafirler, 43. Uluslararası Efes Selçuk Deve Güreşleri Festivalimize hoş geldiniz. Geçen sene tektim, mikrofonda tek başıma konuşuyordum. Geçen sene birdik, bu sene bin olduk. Nasıl büyük bir şeref anlatamam. Yanımda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay, hemen diğer tarafımızda bütün ilçe belediye başkanları sizler adına onlara hoş geldin diyorum" dedi. Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve duanın ardından başlayan festivalde, cazgır Halil Coşkun’un manileri eşliğinde güreşler yapıldı. Altın Artemis için yarışan pehlivan develer büyük ilgi gördü. Festivale gelenler, yöresel lezzetler, el sanatları ürünleri ve deve sucuğu tezgahlarını gezerek piknik yaptı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise geleneğin bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, "Kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla genciyle hepimizin geçmişten bugüne yaşatmaktan büyük mutluluk duyduğu bu geleneğin bu sene bir parçası olmaktan çok mutluyum. Bir arkadaşımız sordu; 'Her sene gelecek misiniz?' diye. Her sene elbette geleceğim, her sene elbette birlikte olacağız. Bu büyük milletin geleneğiyle göreneğiyle birlik beraberliğinin her zaman bir parçası olacağım, üzerime düşeni de yerine getireceğim. Eğlenceniz bol olsun" dedi. Festival, akşam saatlerine kadar süren eğlencelerle sona erdi.

Osmanlı'dan kalan yüzlerce yıllık gelenek bu yıl da unutulmadı Haber

Osmanlı'dan kalan yüzlerce yıllık gelenek bu yıl da unutulmadı

Bilecik'te yüzyıllardır Osmanlı'dan gelen, minareden Ramazanın son günü çocuklara sepetle şeker sarkıtma geleneği bir kez daha gün yüzüne çıkarıldı. Bilecik Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından Osmanlı döneminde gerçekleştirilen minareden aşağıda bekleyen çocuklara sepetle şeker sarkıtma geleneği bir kez daha canlandırıldı. Ramazan ayının bütün güzellikleri tüm yurtta olduğu gibi Osmanlı medeniyetinin doğduğu topraklar olan Bilecik'te de yaşanılıyor. Mahalle iftarları, Osmanlı çeşmelerinden şerbet ikramı, Osmanlı davulcu geleneği ve Osmanlı Çınaraltı Helva İkramı gibi gelenekleri tekrar gün yüzüne çıkarken, Ramazan'ın son günü çocuklara minare başında sepetten şeker sarkıtma geleneği yapıldı. Osmanlı devri Türk mimari sanatının dini mimari alanında ilk kubbeli yapı denemesinin örneği olan ve ilk minaresi 30 metre kuzeyinde yüksek bir kaya üzerine inşa edilen tarihi Orhan Gazi Camii minaresi önünden çocuklara minareden sepetle şeker sarkıttılar. "Bu geleneği çocuklarımıza tekrar aynı coşkuyla, mutlulukla yaşatmak istedik" Öğrencileri etkinliğe getiren özel bir okul sahibi Aliye Ayaz, "Bugün burada Osmanlı dönemindeki Ramazan geleneğimizi yaşatmak için toplandık. Öğrencilerimizi buraya getirdik. Arkamızda gördüğünüz minareden sepetimizi sallandırdık. Çikolatalarımızı aldık. Herkese iyi bayramlar diliyorum" dedi. "Bu gelenek yaklaşık 450 yıldır süregelen bir gelenek" Bilecik İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan ise Osmanlı devletinin kurulduğu topraklarda Bilecik’te olduklarını söyleyerek, "Osmangazi ve Şeyh Edebali Hazretleri’nin atının ayak izleri olduğu ve şu an metfun bulunan Osmanlı Devletinin manevi kurucusu Şeyh Edebali Türbesi'ndeyiz. Bugün bir Osmanlı geleneğimizi minareden sepet sallandırma geleneğini gerçekleştirdik. Bizde bu geleneği çocuklarımıza tekrar aynı coşkuyla, mutlulukla yaşatmak istedik. Geleneğimiz şu şekilde bayramın müjdecisi olarak ikindi namazından sonra hocalarımız minareye çıkıp çocuklarımıza bayramı müjdelemek adına çocuklarımıza sepet sallandırarak minareden çikolatalar ve hediyeler, çeşitli hediyeler, akideler, şekerler hediye ederlermiş. Biz de bu geleneğini burada Bilecik’te yaşattık" dedi.

Sinop’ta geleneksel Lakerda Festivali yapılacak Haber

Sinop’ta geleneksel Lakerda Festivali yapılacak

Sinop’ta geleneksel hale gelen "Lakerda Festivali" bu yıl 17-18-19 Kasım tarihlerinde yapılacak. Sinop Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Saim Gürbüz, Lakerda Festivali geleneğinin bu yılda 17-18-19 Kasım tarihleri arasında Sinop Sabahattin Ali Kültür Merkezinde gerçekleşeceğini belirtti. Gürbüz, birincilik ödülünün bu sene 30 bin TL olduğunu belirterek, “Lakerda Festivali 3 bin 4 yıllık bir gelenek. Sinop’ta tuzlu balık geleneği olarak geçiyor. Bu bizim en ünlü ürünümüz. Zamanında burada ticareti yapılmış, markalaştırılmış ve Türkiye’nin ve dünyanın her yerine ulaştırılmış bir ürün. Lakerda festivali bu yıl 17-19 Kasım tarihleri arasında yapılacak. Festivalin son günü yarışma finaliyle sonuçlanacak. Yine dolu dolu bir içeriğimiz var şuanda içerimiz hazır. Yarışmanın birinci günü etkinliklerimiz ön yarışmalarımız ve açılış konserimiz olacak ünlü piyanist ve ses sanatçısı Rüya Taner bir konser verecek. Yarışmanın 2’nci günü şehir dışından ve ülke dışından gelen şeflerimizin Sinop’taki öğrencilerimizle birlikte yapacağı küçük bir lakerda ile yapılabilecek yemekler yarışmaları olacak. Bunlar içerisinde güzel söyleşiler olacak. Akşam ise ünlü sopranomuz Selva Erdener ve orkestra şefi İbrahim Yazıcı’nın bir konseri olacak. Son gün ise yine etkinlikler, paneller, tarih söyleşileri ve lakerda yarışması finali olacak. Lakerda yarışmasının ödülleri bu sene eski yıllara göre biraz daha yüksek. Sinop Kültür Turizm Derneği ve Sinop Belediyesi, KUZKA iş birliği ile yapılan festivalde ödülleri her geçen gün arttırmaya gayret ediyoruz. Bu sene birincili ödülümüz 30 bin TL, ikincilik ödülümüz 20 bin TL, üçüncülük ödülümüz 10 bin TL. Palamut ya da torik lakerdası fark etmiyor. Bizim bütün Sinoplulardan, Sinop severlerden Sinop’ta yaşayan vatandaşlarımızdan isteğimiz yarışmaya başvurmaları ne kadar çok yarışmaya başvurulursa bizi o kadar mutlu ediyor. Çünkü bu şehirdeki ilgiyi ve katılımı gösteriyor bizim için. O yüzden ister palamutlarıyla ister torikleriyle bu yarışmaya katılsınlar ve bize birer takoz lakerda ayırsınlar. Bu kent için kente gelen misafirlerimiz için Türkiye için büyük bir kazanım olacak” dedi.

Tekirdağ'da ramazan çöreği geleneği yaşatılıyor Haber

Tekirdağ'da ramazan çöreği geleneği yaşatılıyor

Tekirdağ Kentteki bazı fırınlarda özellikle ramazan ayında üretilen çörek, kendine has tadı ve kokusuyla talep görüyor. Yaklaşık 25 yıldır ramazan ayında çörek yapan fırıncı Ekrem Ökten, AA muhabirine, lezzetli bir çörek üretmenin zahmetli olduğunu ve ustalık gerektirdiğini anlattı. Ramazan çöreğinin içerisinde hiçbir katkı maddesi bulunmadığını belirten Ökten, şunları kaydetti: "Bu çöreği ustalarımdan öğrenmek için çok emek vermiştim. Çıkaramadığım zamanlar da oldu. Nohut mayasının kıvamını tutturmak çok önemli. Maya sıcak ve soğuk sevmez. Bebek gibi bakmalı. Gecede 4-5 defa yerlerini değiştirmek lazım. Ramazan çöreği sarı rengi almalı. Bu rengi almadığında içerisinde katkı maddesi var demektir. Mayayı tutturmakla da iş bitmiyor. Gece gelip iki kez yoğuruyorum. Kabartmasından şekil almasına kadar yapılan işlemlerin hepsi zincirleme. Çok incelik ve ustalık isteyen bir iş." Ökten, ramazan çöreği üretimini çocuğuna ve torunlarına miras bırakmak istediğini dile getirdi. Kent sakinlerinden Gürkan Demir de her ramazanda fırından çörek aldıklarını, tadının çok lezzetli olduğunu ifade etti. Ramazan çöreğine coğrafi işaret alınması için çalışmalar başladı Tekirdağ Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Hacıoğlu da ramazan çöreğinin Osmanlı döneminden gelen bir gelenek olduğunu vurguladı. Hacıoğlu, ramazan çöreğine coğrafi işaret almak için çalışmalara başladıklarını belirterek, "Ramazan çöreği Tekirdağ yöresine aittir. Osmanlı döneminden bu yana gelen bir gelenektir. Ramazanın ilk gününden itibaren her köşede ramazan çöreği mutlaka satılır. Uzun süre dayanabilir ve tokluk hissi verir. Hazırlıklarımızı yapıyoruz, amacımız çöreği coğrafi işarete kavuşturmak." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.