Hava Durumu

#Gastronomi Turizmi

TOURISMJOURNAL - Gastronomi Turizmi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi Turizmi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

NG Sapanca'da Gastronomi Dünyası 22 Haziran'da buluşuyor Haber

NG Sapanca'da Gastronomi Dünyası 22 Haziran'da buluşuyor

Gastronomi Turizmi Derneği, sektörün önde gelen isimlerini bir araya getirecek önemli bir etkinliğe hazırlanıyor. Doğal güzelliği ve üst düzey konaklama deneyimiyle bilinen NG Sapanca, 22 Haziran’da gastronomi ve turizm dünyasının profesyonellerini ağırlayacak. Şimdiden yoğun ilgi gören organizasyon için katılım talepleri hızla artarken, etkinliğin gastronomi turizminin geleceğine yön verecek güçlü bir fikir platformu olması bekleniyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinden katılacak sektör temsilcileri; gastronomide yeni trendler, yerel mutfakların küresel marka değerine dönüşümü, sürdürülebilirlik ve deneyim odaklı turizm gibi kritik başlıklarda bir araya gelecek. NG Sapanca’nın doğayla iç içe atmosferi, etkinliği yalnızca bir networking buluşması olmaktan çıkararak, sektöre yön veren stratejik bir zirveye dönüştürüyor. Katılımcılar, hem iş birlikleri geliştirme hem de gastronomi turizminin geleceğine dair vizyon paylaşımı yapma fırsatı bulacak. Dernek yetkilileri, etkinliğe gösterilen yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını belirterek, “Gastronomi turizmi artık sadece bir sektör değil, aynı zamanda kültürel bir değer üretim alanı. 22 Haziran’daki buluşma, bu vizyonu güçlendirecek önemli bir eşik olacak” değerlendirmesinde bulundu. Sınırlı kontenjan nedeniyle katılımın kısa sürede dolması beklenirken, organizasyonun yılın en dikkat çeken gastronomi buluşmalarından biri olması öngörülüyor.

Time Out, dünyanın en iyi yeme-içme şehirlerini açıkladı Haber

Time Out, dünyanın en iyi yeme-içme şehirlerini açıkladı

Time Out, dünyanın yemek konusunda en iyi şehirlerini yeni açıkladı; listenin zirvesine Peru’nun başkenti Lima yerleşti. 2026 listesinde ilk 10’a Avrupa’dan dört şehir girdi: Londra, Barselona, Atina ve Lizbon. Sıralama için dünya genelinde 150 destinasyonda 24 binden fazla kent sakinine, restoran, kafe, pub ve barların kalitesi ile fiyatlarının uygunluğu ve kentlerinin gastronomi sahnesinde en öne çıkan unsurlar soruldu. Ayrıca 100’den fazla Time Out editörü ve yerel uzman bu şehirleri değerlendirdi; nihai puanların yüzde 70’i kentlilerin görüşlerine, yüzde 30’u ise uzmanların kanaatine dayandırıldı. Londra, Barselona, Atina ve Lizbon’un listede hangi sırada yer aldığı ve bunun nedenleri şöyle. Dördüncü sıra: Londra, Birleşik Krallık Londra’da yaşamanın en güzel yanlarından biri, gastronomik seçeneklerin çeşitliliği; bagel ve geleneksel “pie and mash”ten Etiyopya usulü vegan tabaklara, Danimarka smørrebrød’lerine kadar her şeyi bulmak mümkün. Ankete katılanların yüzde 96’sı, Britanya başkentinde dışarıda yemek yemeyi “iyi” ya da “harika” olarak niteledi; ancak yalnızca yüzde 42’si bunu uygun fiyatlı buldu. Uzmanlara göre şehirde yeni açılan İtalyan restoranları şu sıralar yıldızını parlatıyor; Time Out, Osteria Vibrato’nun kremalı beyaz risottosunu, Auguste’ün Abruzzo usulü şişlerini ve Martino’nun köftelerini mutlaka denenmesi gereken lezzetler olarak öne çıkarıyor. Daha rahat bir seçenek arayanlar içinse bu yıl publarda servis edilen pizzalar büyük trend; Dough Hands, Short Road, Hot Saint ve Little Earthquakes gibi markalar şehrin dört bir yanındaki mekânlarda misafir şef olarak boy gösteriyor. Beşinci sıra: Barselona, İspanya Her ülkeden yalnızca en yüksek puanı alan şehir nihai listeye girebildi; 2025’te İspanya listesinin zirvesinde Madrid yer alırken, bu yıl ülkenin gastronomi yıldızı Barselona oldu. Time Out’un yemek jürisi tarafından dışarıda yemek için özellikle heyecan verici bir adres olarak tanımlanan ve sakinlerinin yüzde 82’sinin gastronomi sahnesinin kalitesini yüksek bulduğu sahil kenti, gurmeler için fazlasıyla cazip. Barselona uzun süredir, başka hiçbir yerde olmadığı kadar çok Michelin yıldızlı restoranıyla fine dining’in başkentlerinden biri; ancak Time Out uzmanlarını asıl heyecanlandıran, geleneksel Katalan mutfağına dönüş. Şehirde dana başı ve paçasından yapılan jölemsi capipota’yı tadabilir, içinizi ısıtan ağır ateşte pişmiş sofregit’lere ve uzun süre pişirilen yahnilere kaşık sallayabilir, Barselona’nın en çok bununla tanındığı kızarmış patates topları bombas’a âdeta âşık olabilirsiniz. Dokuzuncu sıra: Atina, Yunanistan Yunanistan’ın başkenti, hem kentliler hem de uzmanlar nezdinde benzer derecede iyi performans gösterdi; yerlilerin yüzde 78’i ve uzmanların yüzde 80’i Atina’yı şu sıralar yemek yemek için heyecan verici bir şehir olarak görüyor. Şehir sakinleri özellikle kahve dükkânlarını ve aile işletmelerini ön plana çıkarırken, uzmanlar daha çok fine dining restoranlarını övüyor. Bunlara ülkenin iki Michelin yıldızına sahip tek restoranı Delta’nın yanı sıra Kuchisabishii, Thirio ve Zigoala gibi daha yeni adresler de dâhil. 10. sıra: Lizbon, Portekiz Lizbonlular dışarıda yemek yemeyi çok seviyor; kentlilerin yüzde 86’sı gastronomi sahnesini yüksek puanla değerlendirirken, yüzde 63’ü bunun hâlâ uygun fiyatlı olduğunu söylüyor. Time Out’un “Portekiz geleneğine kök salmış yaratıcı menüler sunan, teknik açıdan yetkin, samimi ve otantik mahalle lokantaları” olarak tanımladığı neo-tasca’lar şehir genelinde hızla yayılıyor; en iyileri arasında O Velho Eurico, Polémico, Vida de Tasca ve Louise Bourrat imzalı Gancho sayılıyor. Lizbonlular fırınlarını ve tatlıcılarını çok sevse de uzmanlar, Tosta ve Bibs gibi gözde sandviççilerin mutlaka uğranması gereken adresler olduğunu söylüyor. 2026’nın yemek açısından en iyi 10 şehri: Lima, Peru Bangkok, Tayland Meksiko City, Meksika Londra, Birleşik Krallık Barselona, İspanya Ho Chi Minh City, Vietnam Melbourne, Avustralya Pekin, Çin Atina, Yunanistan Lizbon, Portekiz “Lima’dan Lizbon’a mutfaklar 2026’da yemekle adeta oynuyor; beklenmedik tat kombinasyonları deniyor ve klasik yemekleri bir üst seviyeye taşıyor” diye konuştu Time Out Seyahat Editörü Grace Beard. “Yerel halk artık küçük tabaklar ve ekşi mayalı ekmeklerin ötesine bakıyor; ‘neo-taverna’ları dolduruyor, bağımsız restoranların imza yemeklerini kapış kapış bitiriyor ve şehirdeki en iyi pizza dilimi için sıraya giriyor. “Bu listenin en güzel yanı da şu: Kısıtlı bütçeyle yiyip içenden rafine zevklere sahip gurmeye kadar her damak tadına hitap eden bir seçenek var.”

Gastronomi tutkunları festivalde buluştu Haber

Gastronomi tutkunları festivalde buluştu

Kartepe Belediyesi ve Kocaeli Üniversitesi iş birliğiyle organize edilen Kartepe Gastronomi Festivali kapsamında yapılan yemek yarışmaları, Kent Meydanı'nda düzenlendi. Uzman jüri üyeleri karşısında en iyi tabağı çıkarmak için ter döken yarışmacılar, geleneksel ve modern lezzetleri harmanlayarak jüriden tam not almak için kıyasıya yarıştı. Geleneksel tatlar yarıştı Geleneksel mutfağın en önemli başlangıçlarından olan çorba kategorisinde yarışmacılar jüriye lezzet şöleni sundu. Jüri üyeliklerini Şef Feyzullah Gül, Şef Abdullah Bağış, Ayfer Özmen, Fatih Gökmen ve Köksal Demir'in yaptığı yarışma heyecanlı anlara da sahne oldu. Yapılan değerlendirmelerin ardından çorba kategorisinde Menşure Salhan, Gaziantep mutfağının tescilli ve şifa kaynağı lezzetlerinden biri olan "Şivediz çorbası" ile jürinin beğenisini kazanarak dereceye girmeyi başardı. "Topalak çorbası" ile Emine Kızıl ikinci olurken, Çiğdem Erdoğan ise yöresel mutfağın unutulmaya yüz tutmuş özel tatlarından "Çalca çorbası" ile lezzet yarışında üçüncü oldu. Ana yemek kategorisinde ise jüri Şef Tahsin Küçük, Şef Sami Özçelik, Melek Portakal, Şef Ayten Saner ve Hakan Elyıldırım'dan oluştu. Bu kategoride Eda Elif Güleç, yöresel otların hamurla buluştuğu "Mancarlı içli köfte" tabağıyla jüriden yüksek puan alarak dereceye adını yazdırdı. "Tepsi mantısı" ise Sibel Öztürk'e ikincilik getirdi. Karadeniz mutfağının geleneksel lezzeti "Karalahana yemeği" de ile Songül Demirel de jürinin takdirini toplayarak üçüncü oldu. Tatlı kategorisinde modern dokunuşlar Şef Mehmet Özenç, Şef Ünal Bingöl, Eda Canıgeniş, Veysel Kavrayan ve Nurcihan Ardahanlı'nın jüriyi oluşturduğu tatlı kategorisinde ise yarışmacılar sınırlarını zorladı. Hem estetik sunumları hem de özgün aromalarıyla dikkat çeken bu bölümde Talha Berk Çakmak, modern gastronomi tekniklerini kullanarak hazırladığı ve isminin özgünlüğüyle dikkat çeken "Yakutun Uyanışı" adlı imza tatlısıyla birinci oldu. Estetik sunumuyla göz kamaştıran geleneksel "Kuş Yuvası" tatlısıyla Yekaterina Sarı ikinci olurken, Melike Yüce ise Kocaeli'nin simgesi pişmaniyeyi saray mutfağıyla buluşturduğu "Pişmaniyeli Balkabaklı Saray Sarması" ile üçüncü oldu. Ödüller sahiplerini buldu Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emrah Özkul, akademisyenler ve belediye başkan yardımcılarının katılımıyla gerçekleştirilen törende yarışmacılara ödülleri takdim edildi. Programda, yarışmanın başarıyla gerçekleştirilmesine katkı sunan organizasyon komitesi üyeleri ile jüri üyelerine de teşekkür belgeleri verildi.

Aksaray'da "Türk Mutfağı Haftası" kutlandı Haber

Aksaray'da "Türk Mutfağı Haftası" kutlandı

Türk Mutfağı Haftası çerçevesinde düzenlenen etkinlikler Selçuklu Külliyesi Camii önünden başlayan kortej yürüyüşüyle başladı. 15 Temmuz Milli İrade Meydanında yürüyüş sona ererken protokol ve onlarca vatandaş katıldı. Yürüyüşün ardından kutlama programı Zinciriye Medresesinde düzenlenen etkinliklerle devam etti. Programda Aksaray'a özgü tatlılar, içecekler ve yöresel yemekler tanıtıldı. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın öncülüğünde ülke genelinde kutlanan Türk Mutfağı Haftası'nın 2026 yılı teması "Bir Sofrada Miras" olarak belirlendi. Tema çerçevesinde Türk mutfağının yalnızca yemeklerden oluşmadığı, aynı zamanda yaşayan, paylaşılan ve nesilden nesle aktarılan önemli bir kültürel miras olduğu vurgulandı. Yüzyıllar boyunca farklı dönemler, yaşam biçimleri ve kültürel etkileşimlerle şekillenen Türk mutfağının pişirme teknikleri, geleneksel üretim yöntemleri, sofra adabı, paylaşım kültürü ve toplumsal ritüelleriyle ortak hafızanın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekildi. Etkinliklerde Türk mutfağını kültürel miras perspektifiyle ele almak, Anadolu'nun çok katmanlı gastronomi kültürüne dikkat çekmek, yerel gastronomi değerlerinin görünürlüğünü artırmak ve Türk mutfağının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlamak amaçlandı. Program çerçevesinde fotoğraf sergisi, Aksaray'ın gastronomi kültürü sunumları, ilçelere özgü geleneksel lezzetlerin tanıtımı, Selçuklu Mutfağı ve Bey Yemeği sunumları gerçekleştirildi. Programda konuşan Aksaray Valisi Murat Duru, Türk Mutfağı Haftası'nın Türkiye genelinde olduğu gibi Aksaray'da da çeşitli etkinliklerle kutlandığını belirterek, "Bugün tarihi bir mekân olan Zinciriye Medresesi'nde Aksaray'ımızın kadim kültürünün önemli parçalarından olan coğrafi işaretli yiyeceklerimizi stantlarda tanıtıyoruz. Bu mutfak kültürünü yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için valilik, belediyeler, üniversite ve diğer paydaşlarımızla birlikte gayret sarf ediyoruz" dedi.

Çal Karası'nın 3500 yıllık geçmişi sempozyumda konuşulacak Haber

Çal Karası'nın 3500 yıllık geçmişi sempozyumda konuşulacak

Denizli’nin Çal ilçesinde bağcılık kültürünü, yerel üretimi, gastronomiyi ve doğayla iç içe deneyimleri bir araya getiren Çal Bağ Yolu öncülüğünde; Denizli Büyükşehir Belediyesi, Çal Kaymakamlığı ve Çal Belediyesi’nin katkılarıyla yapılacak Çal Karası Sempozyumu, 20 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Çal Karası ilk kez kendi sempozyumunda ele alınacak Bölgenin köklü bağcılık mirasını görünür kılmak ve Çal’ın turizm potansiyelini geliştirmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Çal Karası üzümü ilk kez kendi adıyla düzenlenen bu kapsamlı sempozyumda tüm yönleriyle ele alınacak. Tarihi derinliği yapılan arkeolojik çalışmalarda elde edilen 3.500 yıl öncesine ait üzüm çekirdekleriyle tescillenen ve adını doğrudan Çal’ın eşsiz teruarından alan Çal Karası üzümü, bu sempozyum vasıtasıyla tarih, bağcılık, önoloji ve turizm perspektiflerinden çok disiplinli bir yaklaşımla değerlendirilecek. Dört ana başlıkta bölgesel kalkınma konuşulacak Çal Gençlik Merkezi’nde gün boyunca devam edecek olan Çal Karası Sempozyumu; akademisyenleri, bağcıları, önologları, yerel üreticileri, turizm profesyonellerini ve kamu paydaşlarını tek bir çatı altında bir araya getirecek. Sempozyum kapsamında gerçekleştirilecek oturumlarda; "Çal’daki Bağcılığın Tarihi Yolculuğu", "Bağcının Gözünden Çal Karası", "Önolog Gözünden Çal Karası" ve "Çal Karası’nın Bölgeye Katkıları" ana başlıklarıyla dört temel konuya odaklanılacak. Program bağ turu ile sona erecek Uzman konuşmacıların katılımıyla gerçekleştirilecek panellerde; üzümün antik çağlardan bugüne uzanan tarihi izleri, asırlık yaşlı bağların korunması ve geleceğe aktarılması, sürdürülebilir bağcılık pratikleri, coğrafi işaret tescilinin oluşturacağı ekonomik ve prestijsel değer, Çal Karasının önolojik potansiyeli ile ürün çeşitliliği masaya yatırılacak. Ayrıca, yerel bir değer olarak bu özel üzüm çeşidinin şehir markalaşması sürecindeki stratejik rolü ve turizm ekonomisine olan katkıları detaylı olarak analiz edilecek. Akademik ve sektörel oturumların tamamlanmasının ardından program, Kuzubağ ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Çal Karası örnekleri tadımı ve profesyonel bağ turu ile son bulacak.

ADÜ’den Türk Mutfağı Haftası’na destek Haber

ADÜ’den Türk Mutfağı Haftası’na destek

21-27 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen etkinliklerde, Lüksemburg Büyükelçisi Faruk Kaymakcı’nın daveti ve Üniversite Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent’in tensipleriyle görevlendirilen ADÜ Türk ve Dünya Mutfakları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü, aynı zamanda Worldchefs Türkiye Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Emrah Köksal Sezgin, organizasyonun teknik ve akademik süreçlerinde aktif rol aldı. Dr. Öğr. Üyesi Sezgin, Büyükelçilik Şefi Serkan Yardımcı ile koordineli çalışmalar yürüterek Türk mutfağının tarihi birikimini ve kültürel zenginliğini uluslararası katılımcılara tanıttı. Etkinlikler kapsamında düzenlenen uygulamalı gastronomi programlarında katılımcılar, Türk mutfağının geleneksel pişirme teknikleri, sofra kültürü ve özgün reçeteleri hakkında bilgi edinme fırsatı buldu. İnteraktif uygulamalarla desteklenen programlarda, Türk mutfağına ait seçkin lezzetler katılımcıların beğenisine sunuldu. Büyükelçilik bahçesinde gerçekleştirilen tanıtım ve gastronomi akşamında ise yaprak sarma, içli köfte, mantı, geleneksel et yemekleri ve Türk tatlıları gibi pek çok lezzet konuklarla buluşturuldu. Program, Türk mutfağının yalnızca gastronomik bir değer değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan önemli bir kültürel miras olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Dr. Öğr. Üyesi Emrah Köksal Sezgin, etkinlikler boyunca Türk mutfağını kültürel miras perspektifiyle ele aldıklarını ifade ederek, ADÜ Türk ve Dünya Mutfakları Araştırma ve Uygulama Merkezinin uluslararası düzeyde yürüttüğü çalışmaların önemine dikkat çekti.

Bozcaada, National Geographic'in 2026 Gastronomi Listesi'nde! Haber

Bozcaada, National Geographic'in 2026 Gastronomi Listesi'nde!

Havasıyla küçük bir kasabayı yansıtan, dar sokaklarında farklı mimarideki eski Rum evleri, deniz ürünleri restoranları, Türkiye'nin en iyi korunmuş tarihi kalesi, bakir koyları, temiz ve buz gibi denizi yanında, bir de İstanbul'a olan yakınlığı nedeniyle pek çok kişinin tercih nedeni olan turizm merkezi Bozcaada, gastronomisi ile dünyanın gözdesi oldu. Dünyaca ünlü yayın kuruluşu National Geographic, 2026 yılı için hazırladığı "15 of the Best Places in the World for Food Right Now" (Şu Anda Dünyada Yemek İçin En İyi 15 Yer) listesinde Bozcaada'ya da yer verdi. Dünyanın farklı bölgelerinden yalnızca 15 destinasyonun seçildiği listede Bozcaada; köklü mutfak kültürü, yerel üretim ağı ve özgün ada yaşamıyla dikkat çekti. National Geographic Bozcaada değerlendirmesinde, "Türkiye'nin gözlerden uzak gastronomi hazinelerinden biri" olarak tanımlandı. Yazıda, Ege mutfağının karakteristik tatları, bağcılık kültürü ve adanın özgün yaşam biçimi uluslararası okuyucuya tanıtıldı. Bozcaada'nın yalnızca bir tatil destinasyonu değil, aynı zamanda güçlü bir gastronomi ve kültür merkezi olduğu ifade edildi. Binlerce yıllık miras sofralarda yaşatılıyor Değerlendirmede, antik çağlarda Tenedos adıyla bilinen ve Homeros'un İlyada Destanı'nda da geçen Bozcaada'nın tarihi birikiminin günümüz mutfağına yansıdığı belirtildi. Türk ve Rum kültürlerinin izlerini taşıyan ada mutfağında yerel otlar, deniz ürünleri, geleneksel börekler ve özgün Ege tarifleri öne çıkıyor. Adanın meze kültürü, yerel üretimle hazırlanan reçeller ve Ege'nin ortak gastronomi mirasını yansıtan lezzetler de haberde geniş yer buldu. Yerel üreticiler arasında gösterilen Bozcaada Kadın Kooperatifi'nin ürettiği reçel ve meze çeşitleri, adanın sürdürülebilir yerel üretim anlayışının önemli bir parçası olarak değerlendirildi.

“En iyi 100 yemek şehri” listesine Türkiye’den 3 şehir girdi Haber

“En iyi 100 yemek şehri” listesine Türkiye’den 3 şehir girdi

2026 yılına ait “Dünyanın En İyi 100 Yemek Şehri” listesi TasteAtlas tarafından paylaşıldı. Dünya genelinden farklı mutfak kültürlerini temsil eden şehirlerin yer aldığı sıralamada, Avrupa’dan Asya’ya kadar birçok gastronomi noktası listeye dahil edildi. İtalya şehirlerinin üst sıralarda yoğunluk oluşturduğu listede, Türkiye’den Gaziantep, İstanbul ve İzmir de kendine yer buldu. Yerel yemek kültürleri ve bölgesel tarifleriyle öne çıkan şehirler, uluslararası gastronomi sıralamasında dikkat çeken duraklar arasında gösterildi. Gaziantep – 17. sıra Gaziantep, kebap çeşitleri, baklava ve yöresel Antep yemekleriyle gastronomi alanında öne çıkan şehirlerden biri olarak listede yer aldı. İstanbul – 24. sıra İstanbul, Osmanlı mutfağından sokak lezzetlerine kadar uzanan geniş yemek kültürüyle sıralamaya girmeyi başardı. İzmir – 84. sıra İzmir, Ege mutfağına özgü zeytinyağlılar, ot yemekleri ve deniz ürünleriyle listede yer bulan şehirlerden biri oldu. TasteAtlas Listesine Göre Dünyanın En İyi İlk 5 Yemek Şehri Napoli – 1. sıra; Napoli, pizza kültürü ve geleneksel İtalyan mutfağıyla listenin zirvesinde yer aldı. Milano – 2. sıra; Milano, risotto ve Kuzey İtalya mutfağına ait tarifleriyle üst sıralarda yer aldı. Bologna – 3. sıra; Bologna, makarna kültürü ve klasik İtalyan tarifleriyle dikkat çeken şehirlerden biri oldu. Floransa – 4. sıra; Floransa, Toskana bölgesine özgü et yemekleri ve geleneksel tarifleriyle listede yer aldı. Mumbai – 5. sıra; Mumbai, sokak lezzetleri ve baharatlı Hint yemekleriyle ilk 5’e giren şehirlerden biri oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.