Hava Durumu

#Fransa

TOURISMJOURNAL - Fransa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fransa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ortadoğu Gerilimi, Turizm Rotalarını Değiştirebilir Haber

Ortadoğu Gerilimi, Turizm Rotalarını Değiştirebilir

İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu değişimden faydalanabilecek destinasyonlar arasında gösteriliyor. Ortadoğu’da devam eden savaş uluslararası hava trafiğini ve turizm hareketlerini de etkiliyor. Bölgedeki gerilimin tırmanması, iki büyük hava merkezinin geçici olarak kapanmasına yol açarken çok sayıda uçuş iptal edildi, bazı rotalar değiştirildi ve hem havayolları hem de yolcular için belirsizlik arttı. Ancak etkilerin yalnızca havacılıkla sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Bölgedeki güvenlik endişeleri arttıkça bazı turistler seyahat planlarını yeniden gözden geçirmeye başladı. Bu durum, küresel turizm akışında değişikliklere yol açabilir. Turizm danışmanlık şirketi Mabrian’ın hazırladığı bir rapor, Ortadoğu’daki bazı destinasyonlara yönelik güvenlik algısının hızla bozulduğunu ve talepte ilk kayma işaretlerinin ortaya çıktığını gösteriyor. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya gibi önemli turist pazarlarındaki seyahat eğilimlerini inceleyen analiz, özellikle Körfez ülkelerine yönelik güvenin azaldığını ortaya koyuyor. Bu durumun diğer turizm destinasyonları için fırsat yaratabileceği değerlendiriliyor. Rapora göre ABD ile İran arasında artan gerilimden sonra bazı Körfez ülkelerinde güvenlik algısı ciddi biçimde düştü. Seyahat güvenliğini ölçen Güvenlik Algısı Endeksi’nde (SPI) en sert düşüş Bahreyn, Umman ve Katar’da görüldü. Bahreyn’de endeks 81 puan gerileyerek 100 üzerinden 9,6’ya düştü. Umman’da 56,7 puanlık düşüşle 24,8 seviyesine gerileyen endeks, Katar’da ise 54,9 puan düşerek 18,4’e indi. Birleşik Arap Emirlikleri’nde düşüş daha sınırlı kalarak 48,3 puan gerilemeyle 51,9’a inerken, Suudi Arabistan’da ise 13,6 puanlık düşüşle endeks 85,3 seviyesine geriledi. Rapora göre güvenlik algısındaki sınırlı düşüşler bile uluslararası turizm talebini etkileyebiliyor çünkü turistlerin destinasyon seçerken en çok dikkat ettiği unsurların başında güvenlik geliyor. Avrupa destinasyonları öne çıkabilir Bu tablo, bazı Avrupa ülkeleri için yeni turizm fırsatları yaratabilir. Mabrian’a göre Orta Doğu’ya gitmesi beklenen turistlerin bir kısmı daha güvenli görülen Avrupa destinasyonlarına yöneliyor. İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu değişimden faydalanabilecek destinasyonlar arasında gösteriliyor. İspanyol gazetesi El Pais’in aktardığına göre turizm şirketleri ve seyahat acenteleri, çatışmaya yakın bölgelerdeki destinasyonlara yönelik iptal taleplerinde artış gözlemlemeye başladı. Mısır, Ürdün ve Dubai gibi destinasyonlarda iptaller artarken talebin bir kısmının Avrupa’ya kayabileceği öngörülüyor. Rapora göre İspanya özellikle ABD ve Batı Avrupa’dan gelen turistler açısından güçlü bir cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Bu bölgelerdeki turistlerin güvenlik algısındaki değişimlere daha duyarlı olduğu belirtiliyor. İspanya’nın geniş hava ulaşım ağı ve şehir turizmi, kültürel seyahat ile deniz turizmini bir arada sunan çeşitlendirilmiş turizm seçenekleri de ülkeye avantaj sağlıyor. Bu durum, Ortadoğu planlarını değiştiren turistleri çekmesini kolaylaştırabilir. Benzer bir durum daha önce de yaşanmıştı. 2011’deki Arap Baharı sonrasında Mısır ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan siyasi istikrarsızlık turist sayısında düşüşe yol açmış, bu talebin önemli bir kısmı İspanya gibi Akdeniz ülkelerine yönelmişti. Bununla birlikte Mabrian raporu, küresel turizm talebinde kalıcı bir değişim olduğunu söylemek için henüz erken olduğunu belirtiyor. Şimdilik verilerin daha çok turistlerin algıları ve seyahat niyetlerindeki değişimi yansıttığı, ancak çatışma uzarsa rezervasyonlarda daha belirgin bir kayma görülebileceği ifade ediliyor.

Yılın Barış İnsanı Ödülü Dünyaca Ünlü Yazar Haber

Yılın Barış İnsanı Ödülü Dünyaca Ünlü Yazar

Akif Manaf’ın International Peace Prize ödüllü, Nobel Barış Ödülü adayı ve barış aktivisti, dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, küresel barışın sağlanmasına yönelik çok yönlü ve ilham verici çalışmaları nedeniyle Dünya Azerbaycanlı Yazarlar ve Medya Derneği tarafından “Yılın Barış İnsanı” Ödülüne layık görüldü. Ödül, yazar ve Dünya Azerbaycanlı Yazarlar ve Medya Derneği Başkanı Kebuter Hakverdi tarafından takdim edildi. Hakverdi, Manaf’ın küresel barış çalışmalarının merkezinde yer alan Barış Psikolojisi kitabının birçok dilde yayımlanmasının ve bireysel barıştan küresel barışa uzanan yolu gösteren temel bir kılavuz niteliği taşımasının, bu ödülün verilmesinde önemli bir rol oynadığının altını çizdi. Ulusal ve Uluslararası Alandan Üst Üste Barış Ödülleri Akif Manaf, yakın dönemde Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından verilen ve uluslararası alanda büyük yankı uyandıran 2025 International Peace Prize ödülüne layık görülmüştü. Bunun yanı sıra Manaf, 2026 yılının başında Türkiye’de verilen Egeyön Barış Ödülü, Doğayla Barış Ödülü ve Küresel Barış Ödüllerinin de sahibi oldu. Akif Manaf: “Amacımız Yaklaşan Üçüncü Dünya Savaşını Engellemektir” Ödülün takdiminde konuşan Akif Manaf şu ifadeleri kullandı: “Bugün dünyanın birçok yerinden savaş sesleri yükseliyor. Maalesef insanlık Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğinde bulunuyor. Bu nedenle hepimizin küresel barış için el ele vermesi büyük önem taşıyor. Amacımız yaklaşan Üçüncü Dünya Savaşı’nı engellemektir. Barış Psikolojisi kitabı hem içsel hem de dışsal tüm savaşların durdurulması için gerçek bir barış kılavuzudur. Bu nedenle kitabın tüm dünya dillerinde yayımlanması ve diğer barış faaliyetlerinin yaygınlaşması için çalışmalarımızı 7/24 aralıksız olarak sürdürüyoruz.” 20’ye Yakın Dilde Yayınlanan Bir Barış Kılavuzu: Barış Psikolojisi Akif Manaf’ın barış çalışmalarının odağında yer alan Barış Psikolojisi kitabı, dünya çapında geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmış önemli bir eser olarak dikkat çekiyor. Kitap bugüne kadar İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Norveççe, Arapça, Türkçe, Hollandaca, Yunanca, Hintçe, İtalyanca, Japonca, Kürtçe, İsveççe ve Rusça olmak üzere yaklaşık 20’ye yakın dilde yayımlandı. Birçok okuyucu tarafından bir barış manifestosu ve kılavuzu olarak kabul edilen eser, bireysel barıştan başlayarak kalıcı küresel barışın inşa edilmesine yönelik bir yol haritası sunuyor. Kitabın tüm dünya dillerine çevrilerek yayımlanması hedefleniyor. Bu çalışmalarla dünya genelinde barış bilincinin ve farkındalığının artırılması amaçlanıyor. Öte yandan Akif Manaf’ın farklı başlıklarda barış temelli 100’ün üzerinde kitabı da bulunuyor. Dünyayı Dolaşarak Barışı Anlatıyor Akif Manaf yılın büyük bir bölümünü kitaplarının yayımlandığı ülkeleri ziyaret ederek geçiriyor. Yazar, farklı ülkelerde düzenlenen kitap fuarları, barış konulu söyleşiler, seminerler ve birebir buluşmalar aracılığıyla insanlarla doğrudan temas kuruyor. Bireylere tek tek barışı anlatmayı hedefleyen bu yaklaşım, dünyadaki barış çalışmaları alanında benzersiz ve sıra dışı bir çaba olarak değerlendiriliyor. Küresel Barış Alanında Çok Yönlü Çalışmalar Manaf’ın küresel barış alanında aralıksız olarak devam eden çalışmaları yalnızca Barış Psikolojisi kitabının dünya dillerinde yayımlanmasıyla sınırlı kalmayıp sınırların da ötesine geçiyor. Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi’nden Barış Sanatı Programı’na, her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan “World Change Day for Sustainable Peace” (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) girişiminden dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştirilen barış temalı seminer, söyleşi ve buluşmalara kadar oldukça geniş bir yelpazeye yayılıyor. Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Akif Manaf’ın öncülük ettiği projeler arasında en dikkat çekici olanlardan biri, Sağlıklı Yaşam Vakfı Başkanı olarak yürüttüğü “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi” olarak öne çıkıyor. Söz konusu proje, doğayla uyum içinde, kendi kendine yetebilen, sürdürülebilir ve barış temelli bir yaşam modelini temsil ediyor. Projede enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, karbon ayak izinin azaltılması ve çevreye duyarlı bir altyapının kurulması gibi unsurlar alıyor. Bunun yanı sıra kütük evler, ekolojik tarım uygulamaları, biyolojik çeşitliliğin korunması, sağlıklı gıda üretiminin desteklenmesi, sürdürülebilir atık yönetimi ve arıcılık faaliyetleri projenin temel unsurları arasında bulunuyor. Barış Sanatı Programı Manaf’ın kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi bünyesinde öncülük ettiği Barış Sanatı Programı ve 200’ü aşkın barış temelli değişim programı aracılığıyla bireylerde barış bilincinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Program, bireylerin hem içsel barışı geliştirmelerine hem de barışçıl bir yaşam anlayışını hayata geçirmelerine katkı sunuyor. Akif Manaf’ın öncülüğünde geliştirilen bu program, bireylerin bilinç düzeyini yükseltmeyi ve içsel barıştan küresel barışa uzanan süreci desteklemeyi hedefliyor. World Change Day for Sustainable Peace (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) Akif Manaf, aynı zamanda 2018 yılında ilan edilen ve her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan “World Change Day for Sustainable Peace” (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) girişiminin de öncüsü olarak öne çıkıyor. “Barış için Değişim” temasıyla hayata geçirilen bu özel gün, farklı ülkelerden bireyleri ve kurumları ortak bir barış bilinci etrafında bir araya getiriyor. Bu girişim tüm dünyada küresel barış alanında kolektif bir farkındalık oluşturuyor. Dünya Genelinde Gerçekleşen Barış Konulu Söyleşi, Seminer ve Buluşmalar Manaf, dünyanın birçok ülkesini ziyaret ederek geniş kitlelerle barış temalı söyleşi, seminer ve toplantılarda bir araya geliyor. Bu etkinliklerde katılımcılarla buluşarak içsel barıştan küresel barışa uzanan yol haritasını anlatıyor. Çeşitli Ülkelerdeki Medya Organlarına Verilen Barış Konulu Demeçler Manaf, ziyaret ettiği ülkelerde o ülkenin medya organlarına barış konulu çok sayıda demeç veriyor. Bu çalışmalar, küresel barış bilincinin dünya genelinde dalga dalga yayılmasına katkı sunan önemli çabalar arasında değerlendiriliyor. Dünyaca ünlü yazarın kalıcı küresel barışın sağlanmasına yönelik çalışmalarının önümüzdeki süreçte de hız kesmeden devam edeceği belirtiliyor. Alınan bilgilere göre Akif Manaf, Barış Psikolojisi kitabının yayımlandığı yeni ülkeler başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesini ziyaret ederek okurlar ve barış gönüllüleriyle bir araya gelmeyi sürdürecek.

Fransa, Turist Sayısında Rekor Kırdı Haber

Fransa, Turist Sayısında Rekor Kırdı

Fransa, turist sayılarında kendi ulusal rekorunu kırarak dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi olmayı sürdürüyor. Resmi verilere göre ülke 2025 yılında 102 milyon ziyaretçi ağırladı. 2024'te Paris Olimpiyat Oyunları, Fransa'nın 100 milyon ziyaretçi sınırına ulaşmasına katkı sağladı. Ekonomik getirisi yüksek olsa da artan ziyaretçi sayıları ülkenin gözde turistik noktaları üzerindeki baskıyı artırdı. Fransa dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi Geçen yıl Fransa, 743 milyon gecelemeye karşılık gelen 102 milyon uluslararası turisti ağırladı, diye açıkladı ülkenin Ekonomi Bakanlığı perşembe günü. Bu yabancı tatilcilerin üçte ikisi (yüzde 76'sı) Avrupa'dan geldi. Otel ve diğer ticari konaklama türlerindeki geceleme sayısı 2024'e kıyasla yüzde 7,5 arttı. Ziyaretçi akını, 2024'e göre yüzde 9, 2019'a göre ise yüzde 37 artışla 77,5 milyar avro ile rekor düzeyde turizm geliri yarattı. Açıklama sırasında yetkililer, Fransa'nın 2030 yılına kadar yıllık turizm gelirini 100 milyar avroya çıkarmayı ve öncü bir sürdürülebilir turizm destinasyonu hâline gelmeyi hedeflediğini bir kez daha vurguladı. Fransa dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi unvanını korurken, İspanya 96,8 milyon yabancı turistle hemen arkasından geldi. İspanya ayrıca 2025'te 105 milyar avroluk turizm geliriyle Fransa'yı geride bıraktı. Fransa'nın turizm stratejisi ivme mi kaybediyor? Fransa son yıllarda en çok ziyaret edilen destinasyonlar sıralamasının hep zirvesinde yer almasına rağmen, aşırı turizmle ilgili dikkat çekici derecede az sorun yaşadı. Buna karşılık İspanya'da, sürdürülemez ziyaretçi sayılarının yol açtığı ekonomik sıkıntıları, soylulaştırmayı ve kötü davranışları hedef alan protestolar ülke çapında patlak verdi. Fransa'nın aşırı turizmi kontrol altında tutma konusundaki başarısı, yıllar önce hayata geçirilen ileri görüşlü bir stratejiye ve ülkenin bölgesel ile mevsimsel çeşitliliğine bağlanıyor. Ancak bu iyi tasarlanmış planlar bile artık tökezlemeye başlamış olabilir. Paris'in en popüler turistik semtlerinden biri olan Montmartre sakinleri, geçen yaz kentin bir zamanlar bohem olan bu köşesinin "Disneyleştirilmesi" olarak adlandırdıkları süreci protesto ederek seslerini yükseltti. Sacré-Cœur Bazilikası artık yılda 11 milyona kadar ziyaretçi çekiyor; bu sayı Eyfel Kulesi'nden bile fazla. Bölgedeki gündelik yaşam ise tuk-tuklar, tur grupları, fotoğraf kuyrukları ve kısa süreli kiralamalar tarafından adeta işgal edilmiş durumda. 2023'te Fransa Turizm Bakanı Olivia Grégoire, özellikle gelgit adası Mont Saint Michel gibi aşırı kalabalıklaşan noktalarda ziyaretçi akışını düzenlemek için ulusal düzeyde acil önlemler alınması gerektiğini söylemişti.

Brezilyalı Diş Hekimi Çin’e Pedallıyor, Şimdi Muğla'da Haber

Brezilyalı Diş Hekimi Çin’e Pedallıyor, Şimdi Muğla'da

Brezilyalı 27 yaşındaki diş hekimi Ingrid Wenzel Tosin, değişik ülke kültürlerini tanımak için Mart 2025 tarihinde başladığı yolculuğunda Muğla’ya ulaştı. Bugüne kadar yaklaşık 10 bin kilometre yol kateden Brezilyalı diş hekimi Çin’e ulaşmayı hedeflerken, bunun için 8 bin kilometre daha pedal çevirecek. Brezilya’dan sırt çantası ile yola Ingrid Wenzel Tosin, deniz yolu ile Portekiz’e ulaştı. Portekiz’den İspanya ve Fransa’nın güneyine kadar otobüs ile ulaşımını gerçekleştirdikten sonra Buradan itibaren bisiklet ile seyahat etmeye başladı. Birleşik Krallık ve Avrupa’yı bisiklet ile geçen Brezilyalı diş hekimi, hedefinin Çin olduğunu, gerekirse bundan sonra da başka ülkeleri bisiklet ile ziyaret edebileceğini açıkladı. Seyahat amacının farklı insanlarla tanışmak ve farklı kültürleri tanımak olduğunu belirten Ingrid Wenzel Tosin, "Brezilyalıyım ve 27 yaşındayım. Diş hekimiyim. Mart 2025’ten beri tek başıma seyahat ediyorum. Yolculuğuma sırt çantamla başlayarak Portekiz ve İspanya’da otobüslerle devam ettim. Fransa’nın güneyinde ise bisikletle seyahat etmeye başladım. Oradan Birleşik Krallık’a geçtim ve bisikletle şu an bulunduğum yere kadar geldim. Şimdiye kadar 10 bin kilometreden fazla yol katettim. Şu anda Çin’e doğru yol alıyorum, sonrasında başka yerlere de gidebilirim; henüz net değil. Benim için en önemli şey farklı insanlarla tanışmak, farklı kültürleri öğrenmek ve kendimi geliştirmek" dedi.

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ITF İstanbul Turizm Fuarı Standını Ziyaret Etti Haber

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ITF İstanbul Turizm Fuarı Standını Ziyaret Etti

Alaplı ilçesi Fatih Mahallesi'ndeki kendi atölyelerinde yaklaşık 4 yıldır soba üretimi yapan Taner Kılıç ile Recep Yılmaz, yurt içi ve yurt dışından gelen yoğun talepleri karşılamak için yoğun mesai harcıyor. Firma sahipleri Kılıç ile Yılmaz, son 5 yılda pelet soba üretimine ağırlık verdiklerini ve tasarımlarıyla Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan patent aldıklarını söyledi. Avrupa'da savaş nedeniyle yaşanan doğal gaz sıkıntısının, pelet sobalara olan ilgiyi artırdığını belirten Yılmaz, "Atölyemizde imal edilen pelet sobalarını Belçika, Fransa, Macaristan, Tacikistan ve Sırbistan gibi ülkelere ihraç ediyoruz. Şu anda yurt dışı pazarımız, Türkiye pazarına göre daha güçlü. Avrupa, pelet konusunda bizden bir adım önde. Kömür ve odun yerine daha çok elektrikli pelet sobalar tercih ediliyor. Bulgaristan, Sırbistan ve Fransa başta olmak üzere 7 ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Bu yıl ayrıca Avrupa'da yaşayan ve Türkiye'ye gelen Türk vatandaşlarına da pelet sobası sattık" dedi. İhracat siparişlerine yetişmekte zorlandıklarını dile getiren Taner Kılıç ise, önümüzdeki yıllarda pelet soba ve pelet yakıtına olan ilginin daha da artacağını ifade etti. Talaş, odun ve ağaç atıklarından üretilen peletlerin yakıt olarak kullanıldığı sobalar, çevre dostu yapısı ve kömüre oranla daha az kül bırakması nedeniyle Avrupalı tüketicilerin tercihleri arasında önemli bir yer edindi. Otomatik yükleme ve ateşleme sistemiyle çalışan pelet sobalar, pratik kullanımıyla da dikkat çekiyor.

Corendon Airlines, 2025 Performansını Açıkladı Haber

Corendon Airlines, 2025 Performansını Açıkladı

Türkiye'nin ve Avrupa'nın öncü hava yolu markalarından olan Corendon Airlines Operasyondan Sorumlu Müdür Yardımcısı Atılay Batu, İstanbul Havalimanları Muhabirleri Derneği üyeleriyle bir araya geldi. İstanbul Havalimanı Basın Odasında gerçekleşen buluşmada, şirketin 20 yıllık yolculuğu, 2025 performansı ve 2026 vizyonu basın mensuplarıyla paylaşıldı. Kuruluşunun 20. yılını kutlayan havayolu şirketi, 2025 yılı itibarıyla 45 ülkede 170 şehri kapsayan uçuş ağıyla yıllık 10 milyon yolcuya ulaştı. Bugüne kadar 109 ülkeye ve 542 havalimanına uçan firma, 35 uçaklık filosu ve istikrarlı şekilde genişleyen operasyonlarıyla Türkiye'nin hizmet ihracatına, turizme ve istihdama katkı sağlamayı sürdürüyor. Dünyanın etrafında tam 193 kez tur attı 2025 uçuş verileri, Corendon Airlines'ın yolcu deneyimini odağına alan yaklaşımını eğlenceli iç görülerle ortaya koydu. Firma uçakları yıl boyunca dünyanın etrafında tam 193 kez dönmüş kadar mesafe kat etti. Antalya çıkışlı Düsseldorf, Köln ve Hannover uçuşları en yoğun hatlar arasında yer aldı. En çok tercih edilen lezzetler sandviç ve noodle Firmanın uçuş sırasında yemek alışkanlıkları da dikkat çekici bir tablo sundu. Antalya-Londra hattında bir yolcunun dört farklı yemek siparişi vermesi, Berlin-Antalya uçuşlarında ise yemek alımlarının diğer hatların beş katına çıkması, gökyüzünde bir restoran atmosferi oluşturdu. 2025 yılında en çok tercih edilen lezzetler sandviç ve noodle oldu. "250 kilogramlık bagaj rekoru" Bagaj tarafında Las Palmas-Nürnberg uçuşunda taşınan 250 kilogramlık bagaj yılın rekoru olarak kayıtlara geçti. Düsseldorf-Rodos uçuşlarında koltukların daha uçağa binmeden tükenmesi, yolcuların seyahatlerini ne kadar erken planladığını ortaya koydu. En çok satın alınan koltuklar 1A ve 2F olurken, Antalya-Brüksel uçuşunda 77 çocuk yolcunun bir arada seyahat etmesi uçağı adeta gökyüzünde bir okul otobüsüne dönüştürdü. Avrupa pazarlarında derinleşen büyüme ve yenilikçi adımlar Avrupa genelinde sürdürülebilir büyüme stratejisi izleyen yerli havayolu şirketi özellikle Polonya, İngiltere ve Almanya pazarlarında güçlü bir ivme yakaladı. Polonya'da Varşova ve Katowice çıkışlı Antalya uçuşları yıl boyunca sürerken, 2026 yaz sezonu için kapasite artışı ve yeni destinasyon planlamaları yapıldı. Varşova ve Katowice'den Heraklion'a başlatılacak direkt uçuşlar destinasyon çeşitliliğini artıran önemli adımlar arasında yer aldı. Grnik Zabrze Futbol Kulübü ve Polonya Golf Federasyonu ile gerçekleştirilen iş birlikleri, spor ile seyahati bir araya getiren yaklaşımı güçlendirdi. Spor turizmi ve Ortadoğu hattında köprü İngiltere pazarında Hull City ile sürdürülen sponsorluk ve Race to Belek golf turnuvalarıyla spor turizmi odağı pekiştirildi. Turnuvaların final etabının Belek'te gerçekleştirilmesi, Türkiye'nin golf destinasyonu olarak konumunu güçlendirdi. Almanya'da ise Türkiye ve Mısır destinasyonlarının yanı sıra Almanya'dan direkt Cidde uçuşlarıyla Orta Doğu hattında önemli bir köprü kuruldu. "Hac ve umre seferleri genişletilecek" Hac ve umre uçuşlarıyla ilgili de konuşan Sorumlu Müdür Yardımcısı Batu, "Orta Doğu hattında başlattığımız Almanya, Belçika, Avusturya ve Hollanda'dan direkt Cidde uçuşları, özellikle Hac ve umre seyahatleri için önemli bir alternatif sundu. Önümüzdeki dönemde de Fransa'dan direkt uçuşların eklenmesini hedefliyoruz. Bu hatla birlikte Avrupa ile Cidde arasında güçlü bir köprü kurduk. Bu uçuşlar sayesinde özellikle Avrupa'dan direkt uçuş ayrıcalığını yaşadıkları için Hac ve umreye giden yolcuların memnuniyetlerini de duyuyoruz. Şimdiden yıllık doluluk oranlarımız yüzde 90 seviyelerine ulaştı. Yeme içme alanında sektörde farklılaştık. Bu alan bizim güçlü bir yanımız haline geldi. Yolcularımıza zengin bir menü sunarak memnuniyeti ön planda tutuyoruz" dedi.

Brezilya, 2025’te Turizmde Rekor Büyüme Yakaladı Haber

Brezilya, 2025’te Turizmde Rekor Büyüme Yakaladı

Brezilya, 2025 yılında turizmde tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı. Ülke, 9,3 milyon uluslararası ziyaretçiyle bir önceki yılın 6,7 milyonluk rakamına göre yüzde 37,1’lik etkileyici bir artış kaydetti. BM Turizm Örgütü’ne göre bu oran, Brezilya’yı küresel turizm büyümesinde ön sıralara taşıyan eşi benzeri görülmemiş bir başarıya işaret ediyor. Turizmin ekonomik etkisi de dikkat çekici boyutta. Sektör, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) yüzde 8’ini oluştururken, uluslararası ziyaretçilerin bıraktığı 7,3 milyar euroluk gelir, Brezilya ekonomisine güçlü bir toparlanma ve yeniden konumlanma ivmesi kazandırdı. Avrupa, bu büyümenin en güçlü itici gücü oldu. Fransa, Portekiz, Almanya, İtalya, İngiltere ve İspanya’dan gelen turistler toplamda 1,8 milyon ziyaretçiyle bir önceki yıla göre yüzde 20’lik artış yakaladı. Brezilya’ya gelen altıncı büyük turist kaynağı olan İspanya ise üç yıl öncesine kıyasla yüzde 92 artışla 160 bin ziyaretçi gönderdi. Bu artış, sadece Brezilya’ya olan ilgiyi değil, aynı zamanda hava bağlantılarındaki büyük ilerlemeyi de yansıtıyor. 2025’te açılan yeni direkt hatlar bu yükselişin en önemli katalizörlerinden biri oldu. Iberia’nın Madrid’den Fortaleza (Ceara) ve Recife’ye (Pernambuco) başlattığı iki yeni uçuş hattı, Avrupa’dan Brezilya’nın kuzeydoğusuna doğrudan bir kapı açtı. Bu yeni bağlantılar, Madrid ve Barselona’dan Sao Paulo, Rio de Janeiro, Salvador ve Campinas gibi kentlere yapılan uçuşları tamamlayarak turizmi ülke geneline yaydı. Lizbon ve Porto ise Avrupa ile Brezilya arasında İber Yarımadası’nın doğal köprü rolünü sürdürmeye devam ediyor. 2025 verilerine göre São Paulo Havalimanı, 2,7 milyon uluslararası yolcuyla ülkeye ana giriş kapısı olmayı sürdürürken, onu 2,2 milyonla Rio de Janeiro ve 1,5 milyonla Rio Grande do Sul izledi. Brezilya Turizm Tanıtım Ajansı Embratur’un başkanı Marcelo Freixo, elde edilen sonuçları “tesadüf değil, yoğun bir stratejinin ürünü” olarak tanımlıyor: “Brezilya moda oldu. Hiç bu kadar çok yabancı turist ağırlamamıştık. Bu tarihi sonuç, uluslararası tanıtım, turizm teklifinin iyileştirilmesi ve dünya ile bağlantıların güçlendirilmesini bir araya getiren kararlı bir çalışmanın ürünü.” Freixo, özellikle kuzeydoğu bölgesine açılan yeni hatların Brezilya’nın “en otantik, en çeşitli ve en unutulmaz” deneyimlerini daha geniş kitlelerle buluşturduğunu vurguluyor. Ona göre değişim sadece turizmle sınırlı değil; Luiz Inácio Lula da Silva’nın yeniden başkan olmasıyla ülke uluslararası saygınlığını da geri kazandı: “Brezilya artık saygı duyulan bir ülke. İnsanlar saygı duymadıkları bir ülkeyi ziyaret etmek istemezler,” dedi. Ancak rekor büyümeye rağmen en büyük zorluk hâlâ güvenlik algısı. Freixo’ya göre bu konuda da ilerleme kaydediliyor: “Brezilya güvenli bir ülke. Turizm, şehirlerin daha güvenli hale gelmesine katkı sağlıyor; bu da tanıtım açısından çok önemli.” Embratur verilerine göre Brezilya’yı ziyaret eden turistlerin yüzde 95’i yeniden gelmek istiyor. Bu oran, ülkenin güvenlik ve misafirperverlik imajını pekiştiriyor. Yine de ülke içi hareketliliği artırmak ve turistlerin daha uzun süre farklı bölgelerde kalmasını sağlamak gibi hedefler sürüyor. Bu kapsamda başlatılan “Brazil Air Pass” programı, tek bir ücretle sekiz iç hat noktasına uçma imkânı sunarak ülke içi keşfi kolaylaştırıyor. Freixo’ya göre Brezilya’yı rakiplerinden ayıran en güçlü unsur rakamlardan öte bir şey: “İnsanlarımızın neşesi,” diyor. “Dünyada Brezilya’daki kadar sıcak karşılanan bir yer yok. Bizim en büyük ihracat ürünümüz kahve değil, neşe. Ve bundan bolca var.” Daha fazla uçuş, artan uluslararası saygınlık ve çeşitlenen turizm olanaklarıyla Brezilya, küresel turizmdeki en güçlü aktörlerden biri haline gelirken; Avrupa, özellikle de İspanya, bu yeni dönemin en önemli stratejik ortağı konumuna yükseliyor.

Sea To Sky Enduro, 2026’da Dünya Yıldızlarını Antalya’da Ağırlayacak Haber

Sea To Sky Enduro, 2026’da Dünya Yıldızlarını Antalya’da Ağırlayacak

Uluslararası Motosiklet Federasyonu Hard Enduro Dünya Şampiyonası’nın 2026 takvimine göre Sea To Sky Enduro Motosiklet yarışları 8-10 Ekim tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek. Uluslararası Motosiklet Federasyonu (FIM) Hard Enduro Dünya Şampiyonası’nın 2026 takvimi açıklandı. Şampiyonanın en değerli ve en çok beğenilen yarışlarından biri olarak gösterilen Türkiye ayağı, geçmiş yıllarda dünya takviminde yer alan Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı ile dünya yıldızlarını 8-10 Ekim 2026 tarihlerinde bir kez daha Antalya’da ağırlayacak. Avrupa, Asya, Kuzey Amerika ve Afrika olmak üzere 4 kıtada 9 yarıştan oluşan şampiyonada, Türkiye ayağı yine takvimin en prestijli duraklarından biri olacak. 2026 yılında 9 ayaklı bir organizasyona onay veren Uluslararası Motosiklet Federasyonu, nisan ayından ekim ayına kadar soluksuz bir şampiyona planlıyor. Birbirinden önemli ve zor etaplarıyla teknik beceriyi öne çıkaran FIM Hard Enduro Motosiklet Dünya Şampiyonası’nda Asya ayağı olan Türkiye, şampiyonanın 8. etabı olarak koşulacak. Heyecan Fransa’dan başlayacak FIM Hard Enduro Motosiklet Dünya Şampiyonası’nda heyecan 17-19 Nisan tarihlerinde Fransa’da 24MX Alestrem Hard Enduro ile başlayacak. Serinin ikinci ayağı 1-3 Mayıs tarihlerinde Portekiz’de Extreme XL Lagares’te devam edecek ve ardından ABD'nin Idaho eyaletindeki engebeli dağlara gidecek. Silver Kings Hard Enduro, 18-20 Haziran tarihlerinde bir kez daha Kuzey Amerika'nın en önemli Hard Enduro parkurlarından birini sergileyecek. Şampiyonanın dördüncü ayağı ise 10-12 Temmuz tarihlerinde İtalya’da Abestone Rodeo Miravalle ile yeni bir bölgede gerçekleşecek. Yeni takvimin en önemli özelliklerinden biri, 20-22 Ağustos 2026 tarihlerinde İsveç'in Orsa Grönklitt kentinde düzenlenecek Forza Orza'nın eklenmesi olacak. Bu etapla İsveç, ilk kez FIM Hard Enduro Dünya Şampiyonası'na ev sahipliği yapacak. İsveç’teki ilk yarışın ardından şampiyona, 11-13 Eylül tarihlerinde İtalya’daki Wild Woods Extreme’de devam edecek. Serinin 7. yarışında pilotlar, 23-26 Eylül tarihlerinde Afrika’da The Roof of Africa’da kıyasıya mücadele edecek. Şampiyonluk mücadelesinin en kritik ve en prestijli etaplarından biri ise Türkiye’de koşulacak. Antalya’nın Kemer ilçesinde, Kemer Motosiklet Kulübü tarafından düzenlenen ve şampiyonanın en özel yarışları arasında gösterilen Sea To Sky Enduro Motosiklet Yarışı, eşsiz manzarasıyla yine katılımcıların beğenisini toplayacak. Zorlu parkurları ve dere geçişleriyle görsel bir şölene dönüşen Sea To Sky, 8-10 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Sezonun final yarışı ise 23-25 Ekim tarihlerinde 24MX Hixpania ile İspanya’da yapılacak. Şampiyona Direktörü Ross Whitehead, dünya standartlarında bir takvim oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, "2026 için hedefimiz netti; sürücüler, takımlar ve organizatörler için uygun, hayranlara unutulmaz bir sezon yaşatacak kompakt ve dünya standartlarında bir takvim oluşturmak. Dünyanın en ikonik ve zorlu arazilerinde dokuz turdan oluşan bu şampiyonanın seri için büyük bir adım olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Semih Özdemir: "Motor sporları tutkunlarının gözü ekim ayında Türkiye’de olacak" Sea To Sky Organizatörü Semih Özdemir, şampiyonayla ilgili yaptığı açıklamada, "Sea To Sky yarışları, son iki yılda olduğu gibi 2026 yılında da Dünya Şampiyonası’ndaki yerini korudu. Ülkemizde gerçekleştirilen önemli dünya şampiyonalarından biri olan organizasyon, hem Türkiye’nin tanıtımına hem de spor turizmine büyük katkı sağlamaya devam edecek. Gelecek yıl şampiyonadaki yarış sayısının artmasıyla birlikte heyecanın da 9’a katlandığını söyleyebiliriz. Türkiye’nin en önemli motorsporları organizasyonlarının başında gelen Sea To Sky yarışlarında dünya yıldızları, Antalya’nın eşsiz parkurlarında mücadele ederken, motor sporları tutkunlarının gözü de ekim ayında Türkiye’de olacak" dedi.

Türkiye, Alman Turistlerin Noel Tatilinde Zirveye Yakın Haber

Türkiye, Alman Turistlerin Noel Tatilinde Zirveye Yakın

Türkiye, Çin merkezli seyahat acentesi Trip.com tarafından yayınlanan Alman seyahatçilerin bu yıl Noel tatillerini geçirmek için tercih ettiği ülkeler listesinde ikinci sırada yer aldı. Çin merkezli seyahat acentesi Trip.com’un verilerine göre Alman tatilciler, bu yılki tatil sezonunda iki aşamalı belirgin bir seyahat trendi sergiliyor. Buna göre Almanlar, Noel döneminde sıcak ve uzak ülkeleri, yılbaşı döneminde ise daha kısa ve yakın tatil duraklarını tercih ediyor. Araştırmaya göre Alman turistler, sıcak destinasyon olarak Türkiye’yi, uzun mesafeli seyahatler için ise Tayland’ı öne çıkarıyor. Araştırmada, 20-26 Aralık tarihlerini kapsayan Noel haftasında Alman seyahat severlerin özellikle Asya ve Akdeniz bölgesindeki sıcak iklimli ve kültürel açıdan zengin konumlara yöneldiği belirtilirken, Almanların bu zamanlarda en fazla rezervasyon yaptığı 10 ülkenin sıralandığı listede 1. sırayı Tayland, 2. sırayı Türkiye, 3. sırayı ise İspanya aldı. Çin’in 4. sırada bulunduğu listede Yunanistan ise 10. sırada geliyor. Almanlar, yılbaşı için diğer Avrupa ülkelerine seyahat ediyor Noel sonrası dönem olan 27 Aralık - 6 Ocak tarihleri arasında ise Almanların seyahat tercihleri, yılbaşı için daha kısa tatiller doğrultusunda daha çok Avrupa içi destinasyonlara kayıyor. Bu dönemde seyahat tercihleri, kısa mesafe seyahatlerde yüzde 55 oranıyla İngiltere, İspanya, Fransa olarak; orta mesafe seyahatlerde ise yüzde 28 oranında Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Mısır olarak sıralanıyor. Bu ülkeleri yüzde 17’lik bir oranla takip eden uzun mesafe seyahatlerde ise Tayland, Çin ve Japonya yer aldı. Seyahat analistleri, söz konusu iki aşamalı trendin Alman tatilcilerin tatil sürelerini ve bütçelerini daha verimli kullanma eğilimini yansıttığını öne sürüyor. Noel döneminde uzun ve uzak tatiller tercih edilirken, yılbaşı için daha kısa süreli ve yakın duraklar öne çıkıyor. Türkiye’nin hem Noel hem de yeni yıl döneminde popüler duraklar arasında yer alması dikkat çekerken, uzmanlar bu ilgiyi Türkiye’nin coğrafi konumu, kültürel zenginliği ve dört mevsime yayılan turizm imkanlarına bağlıyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.