Hava Durumu

#Fiyat

TOURISMJOURNAL - Fiyat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiyat haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Turizmde sezon açılışı Kurban Bayramı'na ertelendi Haber

Turizmde sezon açılışı Kurban Bayramı'na ertelendi

Orta Doğu ve Hürmüz boğazındaki savaş dünya ekonomisini etkilerken turizm sektörü de bundan nasibini aldı. Petrol fiyatlarının artmasıyla birlikte başta uçak ve ulaşım ile diğer maliyetlerin artması seyahat edenlerin beklentilerini ‘Son Dakika’ya bağlamış oldu. Türk turizminin lokomotifi Antalya’da Nisan ayında kapılarını açması gereken otellerin büyük bir bölümü, rezervasyonların ağır gitmesi nedeniyle Kurban Bayramıyla birlikte sezona başlayacak. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, öncelikle dünyayı etkileyen savaş ve gerginlik sürecinin artık durulmuş olmasını ve kalıcı bir barış ortamına dönüşmesini beklediklerini söyledi. Turizm sektörünün doğası gereği barıştan beslendiğini, huzur ve güven ortamı oluştuğunda çok hızlı toparlanma gücüne sahip olduğunu belirten Saatçioğlu, şunları kaydetti: ‘’Bu yıl sezon başlangıcına baktığımızda, her ne kadar klasik olarak Nisan ayında başlayan hareketlilik, yaşanan savaş nedeniyle bir miktar gecikmiş olsa da, Kurban Bayramı’nın sektör açısından güçlü bir başlangıç noktası olacağını öngörüyoruz. Özellikle bu yıl bayramın, Avrupa’daki Pfingsten tatili ile aynı döneme denk gelmesi, talebi ciddi anlamda destekleyecek önemli bir avantajdır. Buna ek olarak hava şartlarının da ısınmasıyla birlikte, geçen yıl olduğu gibi yoğun ve hareketli bir bayram dönemi bekliyoruz.’’ "İç pazar toparlanıyor" İç turizm tarafında rezervasyonların şu an itibarıyla bölgesel farklılıklar gösterdiğini ifade eden Saatçioğlu, şöyle devam etti: ‘’Rezervasyonlarda bölgesel farklılıklar olmasına rağmen genel olarak toparlanma eğiliminde. Özellikle ulaşım kolaylığı olan ve fiyat/performans dengesi iyi kurulan destinasyonlarda ciddi bir hareketlilik söz konusu. Bu noktada, otellerin sunduğu kredi kartına taksit imkânı talebi doğrudan etkileyen önemli bir unsur. Burada en büyük beklentimiz, bu uygulamaya yönelik herhangi bir kısıtlama getirilmemesi. Çünkü biz turizmciler olarak şuna inanıyoruz. Tatil artık bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. Bu anlayış sürdürülebilir iç turizmin en önemli dinamiklerinden biridir. Bölgemizde şu an itibarıyla otellerin önemli bir kısmı kademeli olarak açılmış durumda. Bayram ile birlikte açık tesis sayısında bir artış yaşanacak ve sezon fiilen başlamış olacak. Doluluk oranlarının da bu dönemde yüzde 85-95 bandına yaklaşmasını bekliyoruz.’’ "Kredi kartına taksit tatili cazip kılıyor" Alanya Turistik İşletmecileri Derneği (ALTİD) Başkanı Cem Özcan da, Kurban Bayramı nedeniyle iç turizmde hareketliliğin bölgelere göre farklı seyrettiğini bildirdi. Özellikle Akdeniz ve Ege’nin popüler destinasyonlarında rezervasyonların oldukça iyi gittiğini, bazı alternatif bölgelerde taleplerin daha sınırlı kalabildiğini ifade eden Özcan, şöyle konuştu: ‘’Taksitli ödeme imkânları ve erken rezervasyon kampanyaları ise iç pazarı ciddi şekilde destekleyen unsurlar arasında yer alıyor. Şu an itibarıyla bayram döneminde doluluk oranlarının birçok tesiste yüzde 70-90 bandına ulaşmasını bekliyoruz. Bölgemizde halihazırda açık olan otel sayısı her geçen gün artıyor. Nisan ayı itibarıyla önemli bir kısmı faaliyete geçmiş durumda. Kurban Bayramı ile birlikte sezonu açacak tesis sayısında ciddi bir artış bekliyoruz. Bu da hem istihdam hem de bölge ekonomisi açısından olumlu bir tablo ortaya koyuyor.’’ "Umutlu iyimserlik" 2026 sezonuna genel olarak bakıldığında temkinli ama umutlu bir iyimserlik söz konusu olduğunu vurgulayan Özcan, sözlerini şöyle tamamladı: ‘’Jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik koşullar ve pazar çeşitliliği her zamanki gibi belirleyici olacak. Türkiye’nin güçlü turizm altyapısı, hizmet kalitesi ve fiyat-performans dengesi en büyük avantajımız. Sektör olarak bu süreçte yapmamız gereken; pazar çeşitliliğini artırmak, dijital pazarlamaya daha fazla ağırlık vermek, hizmet kalitesini sürdürülebilir şekilde korumak ve misafir memnuniyetini merkeze almaktır. Ayrıca iç pazarı destekleyen kampanyaların devam etmesi, sezonun dengeli geçmesi açısından büyük önem taşıyor.’’

2026'da Turizm Rüzgarı, Güvenlik ve Kalite Odaklı Esecek Haber

2026'da Turizm Rüzgarı, Güvenlik ve Kalite Odaklı Esecek

POYD Bodrum Temsilcisi ve Doria Hotel Bodrum Genel Müdürü Yiğit Girgin, Türkiye'nin çevresinde bir biri ardına yaşanan savaşların 'Türkiye, turizmde güvenli liman' algısını yaratsa da rehavete kapılmamak gerektiğini söyledi. 2026 yılını sadece savaş ekseninde okumanın eksik olacağını belirten Girgin, asıl belirleyici olanın gerçekçi ve hızlı aksiyon alabilen bir anlayışla Bodrum'daki işletmeler ve turizmi doğru konumlandırmaktan geçtiğini dile getirdi. Krizlerin her zaman fırsat yaratmadığının altını çizen Yiğit Girgin, “Son günlerde Dubai ve çevresindeki gelişmeler üzerinden, bölgedeki jeopolitik gerilimin Türkiye’ye, özellikle de Bodrum gibi destinasyonlara talep kaydırabileceği yönünde yorumlar yapılıyor. Elbette turizmde güvenlik algısı önemlidir ve bazı dönemlerde talep bir destinasyondan diğerine yön değiştirebilir. Ama burada çok dikkatli olmak gerekir. Çünkü turizm, bir yerin sendelemesiyle diğer yerin otomatik olarak güçlendiği kadar basit bir denklem değildir. Sürecin arz, talep, fiyat ve fayda denkleminde sonuçlarını görüyoruz. Asıl mesele fiyat - kalite denkleminde bitiyor” diye konuştu. RUSLAR PAHALI, AVRUPALI GÜVENLİ BULUYOR Yiğit Girgin, şöyle devam etti: “Konuya Rusya cephesinden baktığımızda Türkiye artık “uygun fiyatlı tatilin değişmez adresi” olarak değil, giderek pahalılaşan bir destinasyon olarak görülüyor, şeklinde sesler yükseliyor. Turizmdays’te aktarılan Rus kaynaklı değerlendirmede, Orta Doğu’daki savaşın yarattığı belirsizlik, artan ulaşım maliyetleri, iç enflasyon, enerji ve işletme giderleriyle birleşince Türkiye paketlerinde ciddi fiyat baskısı oluştuğu belirtiliyor; hatta iki kişilik bir haftalık paketlerin 200 bin rubleden başladığı ifade ediliyor. Avrupa tarafındaki ton ise daha serinkanlı. Bentour Reisen CEO’su Deniz Uğur, Türkiye’nin Akdeniz ve Ege kıyılarındaki popüler tatil bölgelerinde herhangi bir kısıtlama olmadığını, operasyonların normal şekilde sürdüğünü ve misafirlerin tatillerine sorunsuz devam ettiğini söylüyor. Bu önemli. Çünkü Avrupa pazarı refleksle değil, güven, istikrar ve operasyon kabiliyetiyle hareket eder. Ayrıca UK online tatil satınalma platformu “on the beach” Ege Bölgesi'ni pozitif duruma getiren açıklamalarda bulundu” TURİZMDE HER KRİZ, GERÇEKTEN FIRSAT MIDIR? Bu dönemi değerlendirirken bazı pazarlarda yön değişimi olabileceğini, doğru anlatılırsa Türkiye'nin bir avantaj elde edebileceğini kaydeden Girgin, “Ama, bu tabloyu “savaş bize yarar” gibi bir cümleyle açıklayamayız. Çünkü Bodrum, Ege ve genel anlamda Türk turizminin yaşadığı hassasiyetin tamamı savaşla ilgili değil. Hatta asıl mesele savaş değil. Asıl mesele; bizim uzun süredir konuştuğumuz ama tam anlamıyla çözemediğimiz başlıklardır. Fiyat-kalite dengesi, destinasyonun ortak bir akılla yönetilememesi, pazarlama dilindeki dağınıklık, sezonu 10-12 aya yayamamak, deneyim ekonomisini doğru okuyamamak. Sosyal medyada oluşan pahalı algısına karşı güçlü bir karşı anlatı kuramamak. En önemlisi de, Bodrum’un sadece tesisleriyle değil, bütüncül destinasyon kimliğiyle anlatılamaması. Bu yüzden Bodrum için artık yeni bir hikâye yazma zamanı derken kastettiğimiz şey tam da budur. Yeni hikâye, pembe bir slogan değildir. Yeni hikâye; doğru ürün, doğru fiyat, doğru hedef pazar, doğru ulaşım, doğru iletişim ve doğru koordinasyon demektir” diye konuştu. ÖNCE KENDİMİZE, SONRA DIŞARIYA BAKALIM Yiğit Girgin son olarak şu değerlendirmede bulundu: “Turizm huzur sever. Bunu unutmamak gerekir. İnsanlar savaşın olduğu coğrafyaya değil; kendini güvende hissettiği, belirsizlik yaşamadığı, deneyiminden memnun ayrılacağı destinasyonlara yönelir. Eğer biz Bodrum’u ve Türkiye’yi bu dil üzerinden anlatabilirsek, bu süreci en az hasarla geçmekle kalmayız, bazı alanlarda kazanç da sağlayabiliriz. Yapmamız gereken şey krizde durumdan vazife çıkarmamak, rakibi küçümsememek, bahane üretmemek ve aynaya bakmaktan kaçmamak. Ama bunu dışarıdaki krizlere bakarak değil, içerideki hazırlığımızı güçlendirerek yapabiliriz. Önce kendimize, sonra dışarıya bakalım. Gerçek şu ki; bir destinasyon rakibinin problemiyle değil, kendi hazırlığıyla yükselir”

Temmuzda Doğalgaz Zamlandı, Patates Fiyatı En Çok Geriledi Haber

Temmuzda Doğalgaz Zamlandı, Patates Fiyatı En Çok Geriledi

Temmuz ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla birlikte fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Buna göre, geçen ay yüzde 26,41 fiyat artışı görülen doğalgaz ve ilgili abonelikler en fazla pahalanan ürün olurken, en fazla ucuzlayan ise yüzde 15,92 azalışla patates oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE'deki değişim 2025 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,06 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 19,08 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 33,52 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 41,13 artış olarak gerçekleşti. Temmuz ayı enflasyon rakamlarının açıklanmasıyla söz konusu ayda fiyatı en çok artan ve azalan ürünler belli oldu. Temmuz ayında en fazla fiyat artışı yüzde 26,41 ile doğalgaz ve ilgili aboneliklerinde yaşandı. En çok ucuzlayan ise yüzde 15,92 azalışla patates oldu. En fazla fiyat artışı yaşanan bazı ürünler; deniz ve yurt içi su yolu ile yolcu taşımacılığı yüzde 19,71, toz kakao yüzde 15,85, sağlık sigortası yüzde 7,28, kişisel ulaştırma araçlarının yakıt ve yağları (benzin, motorin, motor yağı) yüzde 6,71, hastane hizmetleri yüzde 6,43 oldu. En çok ucuzlayan bazı ürünler; kahvaltılık tahıl ürünleri yüzde 9,61, taze meyveler yüzde 8,75, kadın giyim yüzde 8,23, erkek giyim yüzde 6,98, çocuk giyim yüzde 6,1, tavuk eti yüzde 5,52 olarak gerçekleşti.

Turizmde karlılık sorunu var Haber

Turizmde karlılık sorunu var

Bu yıl turizm sektörü, yüksek fiyatlar nedeniyle sezona kötü bir başlangıç yaptı. Ancak eylül ayı itibarıyla fiyatlar %80'e varan oranlarda indirildi ve turistler yeniden otellere gelmeye başladı. Bu kez de kârlılık sorunu baş gösterdi. Maliyetler ve döviz kuru arasındaki dengesizlikten şikayetçi olan turizmciler, maliyetlerin durması ya da kurun bu duruma uygun şekilde ayarlanması gerektiğini savunuyor. Sezonun uzama olasılığını gören turizm sektörü, oda fiyatlarında ek indirimler yapma yoluna gitti. Antalya'daki oteller, temmuz ayında talep azaldığında iki kişilik üç gecelik konaklama bedelini 62 bin 400 TL'den 29 bin 952 TL'ye indirdi, şu an ise aynı oda 22 bin TL'ye satılıyor. Bodrum Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği'nin kurucusu Serdar Karcılıoğlu, otellerin dolu olmasına rağmen fiyatların çok düşük olmasının bütçeleri zorladığını belirtiyor. Karcılıoğlu, otellerin neredeyse maliyetin altında fiyatlarla hizmet verdiği bu dönemin kazanç açısından ne kadar sürdürülebilir olduğunun sorgulanması gerektiğini ifade ediyor. Bodrum'da otellerin %70-80 dolu olduğunu, ancak piyasada %50'ye varan indirimlerin dolaştığını vurguluyor. Alanya Turistik İşletmeciler Derneği Başkanı Burhanettin Şili, turist sayısında geçen yıla oranla -15 artış olduğunu belirterek, maliyet ve döviz kuru arasındaki farkın kârlılığı önemli ölçüde düşürdüğünü dile getiriyor. Girdi maliyetlerinin geçen yıla göre %85 arttığını, ancak döviz kurunun sadece %25 arttığını ifade eden Şili, sektörün borçlarını ödeyebilmek için sıkıntılar yaşasa da hala dönen bir çark olduğunu, bu durumu sürdürmek istediklerini söylüyor. Kış sezonunun beklenenden düşük geçeceğini de belirten Şili, Avrupa'dan Türkiye'ye kış turisti getiren en büyük tur şirketlerinden birinin iflas ettiğini hatırlatıyor. NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral Gür de güneydeki otellerin 15 Kasım’a kadar hizmet vermeye devam edeceklerini, doluluk oranlarının arttığını belirtiyor, ancak kârlılık konusunda benzer sıkıntıların yaşandığını ekliyor. Güral, artan maliyetler ve döviz kuru dengesizliğinin, geçen yılın bütçelerinin çok ötesine geçmelerine neden olduğunu söylüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın verilerine göre, Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısı Temmuz 2024'te, geçen yılın aynı dönemine göre %2.6 artarak 7 milyon 334 bin kişiye ulaştı. İlk yedi ayda ise %8.3 artışla 28 milyon 978 bin turist geldi. Ancak özellikle haziran (%4.95) ve temmuz aylarındaki artışların tek haneli seviyelerde kalması dikkat çekiyor. Yedi aylık dönemde en çok turist çeken ülke, 3 milyon 611 bin kişiyle Rusya olurken, Almanya'dan da 3 milyon 503 bin turist geldi.

En düşük tekne fiyatı 450 bin TL Haber

En düşük tekne fiyatı 450 bin TL

Pandemi süreciyle kalabalık ortamlarda tatil yerine, doğa içinde alternatif turizme ve denize ilgi arttı. Antalya'da Kepez ilçesinde tekne üretim tesisi bulunan Burak Yertüm, pandemiyle birlikte artan ilgiden dolayı taleplere yetişemediklerini aktardı. Gemi inşa mühendisi Yertüm, 8 yıldır tekne imalatı yaptığını belirterek, geçtiğimiz yıllarda ayda 10 civarında olan talebin, bu yıl yaklaşık iki katına çıktığını ifade etti. Ayda 18 tekne siparişi alıyor Burak Yertüm, şu ifadelere yer verdi: “Antalya'da 4-5-6 metre boyunda küçük teknelerin imalatını yapıyoruz, sekiz yıllık bir geçmişimiz bulunuyor. Pandemiden önce de talep vardı ama pandemi ile birlikte talep oldukça yükseldi, insanların yalnız şekilde ya da aileleriyle beraber tatil yapma arayışları arttı. Bunlar arttıkça müşterilerimiz tekneye yöneldi, imalatımız çok yoğun bir şekilde devam ediyor. Teminat süremiz 6-8 hafta arasında gerçekleşiyor, küçük teknelere talep oldukça yoğun. Aylık bazda bakacak olursak geçen yıllarda tekne kapasitemiz 10 tekne civarındaydı, ful kapasite imal ettik. Bu sene kapasitemizi iki katına çıkarmamıza rağmen hala talebe yetişememe durumundayız, ortalama 17-18 tekne aylık kapasiteyle imalat yapıyoruz. Gelen talebe göre müşterilerimizi sıraya alıp bir liste oluşturuyoruz, şu an 7-8 hafta sonrası için randevu verdiğimiz müşterilerimiz var. Ortalama 30-40 kişilik bir listemiz bulunmakta.” “Siirt'ten de denizi olmayan bölgelerden de talep var” Türkiye'nin her yerinden tekne siparişi aldıklarını kaydeden Burak Yertüm, küçük teknelerin taşınmasının kolaylığı sebebiyle daha çok ilgi gördüğünü söyledi. Antalya'da denize açıldıkça kendi yaptıkları teknelerle karşılaşınca heyecanlandığını ve mutlu olduğunu belirten Yertüm, “Siirt'ten de denizi olmayan bölgelerden de talep var. Bu küçük teknelerin avantajı, bir küçük römork ile istediğiniz yere götürüp, istediğiniz yerde teknenizi kullanabiliyorsunuz. Maliyeti çok düşük olan tekne grubu içerisinde yer alıyor. Dolayısıyla hem maliyetinin ucuz olması hem istediğiniz zaman bir garaja teknenizi koyup, hiçbir şekilde maliyet oluşturmamasından dolayı şu an ciddi bir şekilde denize aşık inanlar bu şekilde tekneye yöneliyorlar. Şu an için 6 metreye kadar tekneleri yapıyoruz, normalde 24 metreye kadar tüm tekneleri yapacak kapasitemiz mevcut. İlerleyen dönemlerde büyük teknelere başlayacağız ama talep oldukça yoğun olduğu için büyük tekneleri ilerleyen zamanlara ötelemek zorunda kaldık” ifadelerini kullandı. En düşük tekne fiyatı 450 bin TL Burak Yertüm, tekne fiyatlarının 450 bin TL'den başlayıp 1 buçuk milyon TL'ye çıktığını aktararak, tüm dünyaya gemi ihracatı yapmak istediklerini dile getirdi. Yertüm, konuşmasını şu şekilde tamamladı: “İleriye dönük hedeflerimiz çok büyük. Tüm dünyaya tekne satmayı planlıyoruz. Aslında şu an da Hollanda, Polonya, İsrail, Malta, KKTC ve Katar'a tekne gönderdik, bu ülkelerde teknelerimiz bulunmakta. Hedefimiz dünya. En uygun teknemizin fiyatı motorlu bir şekilde 450 bin TL'den başlıyor, bu ücret bir buçuk milyon TL'ye kadar çıkıyor, müşterimizin istediği donanımlara göre fiyatlar artmakta.”

Türkiye’de Otel Fiyatları Avrupayı Geçti! Oteller Geri Adım Attı Haber

Türkiye’de Otel Fiyatları Avrupayı Geçti! Oteller Geri Adım Attı

Tatil sezonunun yoğun geçtiği bölgelerdeki oteller bu yıl umduklarını bulamadı. İstedikleri doluluk seviyelere ulaşamayan oteller çareyi indirim yapmakta buldu. Öyle ki, fiyatlar erken rezervasyon fiyatlarının bile altına indi. Pahalılıktan şikayet eden yerli ve yabancı turistler, rotalarını başka yerlere çevirirken ilçedeki oteller yüzde 50 yakın indirim yapmıştı. Müşteri trafiği yüzde 50 düştü Öte yandan tatil beldelerinde yüksek sezonda müşteri trafiği yüzde 50 düşen restoranlarda masalar boş kaldı. Otellerin ardından restoranlar da indirim başlattı. Bazı restoranlar servis ücretini kaldırırken, bazıları da yüzde 10-20 indirim yaptı. “Temmuz ayı beklediğimiz gibi geçmedi” Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) İzmir Bölge Temsil Kurulu (BTK) Başkanı Kıvanç Meriç, turizmcilerin 2024 yılına umutla başladığını belirtip özellikle bayram dönemlerinin oldukça yoğun geçtiğini kaydetti. Ramazan ve Kurban bayramlarındaki doluluğun kendilerine umut verdiğini anlatan Meriç, “Temmuz ve ağustos ayları turizmcinin en önem verdiği aylardır. Para kazanılan aylar, bu aylardır. Temmuz ayı beklediğimiz gibi geçmedi. Türkiye’nin fiyat avantajını kaybettiği bir dönem oldu. Yurt dışından gelenlerde azalmalarla vatandaşlarımız da dış pazara yöneldi. Yunan adalarında doluluk oldu. Önümüzde daha 5 ay var. Ağustos ayı da çok önemli. Umarım son dönemi iyi geçirip istediğimiz hedeflere yaklaşırız” diye konuştu. Eskiden yurt dışı daha pahalıydı Kapıda vizenin Schengen’e göre daha kolay alındığını ifade eden Meriç, bu durumun dış pazara yönelinmesinde etkili olduğunu dile getirdi. Kapıda vize alınmasının da ciddi bir maliyete sebep olduğunu anlatan Meriç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dört kişilik bir aile, Yunan adaları ile aynı fiyata burada tatil yapılabilir. Tercih de burada başlıyor. ‘Aynı fiyata, yurt dışında tatil yapmak istiyorum’ diyenler orayı tercih ediyor. Eskiden bu makas daha açıktı. Yurt içi daha ucuza geliyordu, yurt dışı pahalıydı. Ama şu an fiyatlar kafa kafaya. Bu durum 2025 sezonu için tabloyu bizim açımızdan karamsar hale getiriyor. Şu anki gidişat önümüzdeki yılı sürdürebilecek bir tablo değil. 2025 yılı hedeflerin şaşacağı bir yıl olabilir. Şimdiden önlemlerin alınması gerekiyor. Çünkü Avrupa pazarında erken rezervasyonlar başladı. Ekim ve kasım aylarında bu daha da hızlanacak. Dövizi baskılamaya devam edersek, 2025 yılı sürdürülebilir olmayacak. Bizim beklentimiz makasın açılmaması.” “2025’e umutla girmek istiyoruz” Otellerde fiyatların yavaş yavaş düşmeye başlayacağının altını çizen Meriç, henüz tatil planı yapmamış tatilcilerin bu fırsatı değerlendirebileceğini dile getirerek, “Eylül ayı da muhteşem bir dönem. Sezon kaydı. Ekime kadar yazı yaşıyoruz. Eylül ve ekim aylarında fiyatlar düşer. Ağustos ayının da temmuz gibi geçmemesi için fiyatlarda oynama yapılacaktır. Tatilciler bu fırsatları değerlendirebilirler. Eylül ayıyla sezonsal fiyatlarda minimum yüzde 15-20 düşüş yaşanacaktır. Ekim ayında temmuz-ağustosa göre yüzde 30-35 düşüş yaşanacaktır. Çünkü en yüksek sezon temmuz ve ağustos aylarıdır. 2025’e umutla girmek istiyoruz” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.