Hava Durumu

#Firuz Bağlıkaya

TOURISMJOURNAL - Firuz Bağlıkaya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Firuz Bağlıkaya haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bayramda otellerde doluluk yüzde 100’e yaklaştı Haber

Bayramda otellerde doluluk yüzde 100’e yaklaştı

Kurban Bayramı tatili yaklaşırken turizm sektöründe de hareketlilik hızlandı. Bayramın 9 güne çıkarılmasının erken açıklanmasıyla tatilciler de planlarını hızlandırdı. Hürriyet’te yer alan habere göre, Ortadoğu’daki savaşa rağmen bayram döneminde yoğun hareketlilik yaşanacak. Turizmcilerin verdiği bilgilere göre, bayram tatilinin 9 güne çıkarılması ve Avrupa’daki Pfingsten Bayramı’nın aynı döneme denk gelmesiyle otel dolulukları yüzde 100’e ulaştı. Ayrıca bayramın uzamasıyla geceleme süreleri de uzadı. En çok tercih edilen bölgelerde Akdeniz, Ege, Kıbrıs öne çıkarken, yurtdışında ise vizesiz ülkeler öne çıkıyor. Kaan Kavaloğlu: Otel dolulukları yüzde 100’e ulaşmak üzere Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, bayramla birlikte sezonun başlayacağını ve otellerin yüzde 100 doluluk oranlarına yaklaşacağını söyledi. Kavaloğlu, Pfingsten ile Kurban Bayramı’nın aynı döneme gelmesiyle otellerin, yurtdışında yaşayan Türkler, yurtiçindeki vatandaşlar ve Avrupalılarla dolu olacağını belirtti. Kavaloğlu, geçen hafta itibariyle Rusya’dan uçak seferlerin başladığını da ekledi. Tatilin erken açıklanmasının büyük avantaj sağladığını ve rezervasyonların son dakikaya kalmadığını belirten Kavaloğlu, Antalya’da her bütçeye uygun otelin olduğunu vurguladı. Firuz Bağlıkaya: 2 milyondan fazla kişi seyahat edecek Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya da bayram süresince memleket ziyaretleri dahil 10 milyonun üzerinde kişinin seyahat edeceğini beklediklerini belirtti. Bağlıkaya, yaklaşık 2.5 milyon kişinin de turizm amaçlı seyahat edeceğini öngördüklerini ifade ederek, “Toplam ekonomik hacmin yaklaşık 180 milyar TL’ye ulaşacağını tahmin ediyoruz” dedi. Bayramda kültür, doğa ve gastronomi odaklı seyahatlerin öne çıktığını söyleyen Bağlıkaya, en çok Antalya, Muğla, Aydın, İzmir ve Balıkesir’in talep edildiğini, Kuzey Kıbrıs’ın da deniz tatili planlayanlar için tercih edildiğini aktardı. Doğa ve dinlenme odaklı seyahat tercih edenlerin de Sapanca ve Afyon’u seçtiğini belirten Bağlıkaya, “Karadeniz yaylaları, Kapadokya ve GAP bölgesi de kültür ve keşif odaklı turların en yoğun talep gördüğü rotalar arasında bulunuyor” dedi. Jeopolitik gelişmeler sebebiyle iç pazarın daha stratejik hale geldiğini de belirten Bağlıkaya, “Bayram döneminin, özellikle iç turizm açısından sezon öncesi önemli bir prova niteliği taşıdığını söyleyebiliriz” diye konuştu. Mehmet Nuri Ersoy: Tanıtımları iki katına çıkardık Savaşın olumsuz etkilerine karşı tanıtım çalışmalarına odaklanıldığını belirten Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy şu değerlendirmeyi yaptı: “Savaşın olumsuz etkilerini yoğun olarak ikinci çeyrekte hissedeceğimizin bilinci ile savaşın başladığı andan itibaren başta Almanya olmak üzere ülkeler bazında yoğun çalışmalarımız var. Tanıtım ve etkileşime ağırlık veriyoruz. Tur operatörleriyle bir araya geldik, geliyoruz. Sektörün krizlere karşı dayanıklı olması gerekiyor. Bunun için bağışıklığı arttırmak lazım. Savaşla birlikte Turizm Geliştirme Ajansı’nın yaptığı tanıtımları iki katına çıkardık.” “2019’dan beri turist gelen ülkelerin çeşitliliğini arttırmak için çalışıyoruz” diyen Bakan Ersoy, “Turizmde ürün çeşitliliğini arttırdık. Artık sadece deniz, kum, güneş için gelmiyor turistler. Arkeoloji, gastronomi gibi birçok alan ilginin nedeni” şeklinde konuştu. Mustafa Kemal Çubuk: Birden fazla rotayı kapsayan tatil planları öne çıkıyor Tatilbudur Satış ve Operasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Kemal Çubuk ise, “Tatilciler 5 gece ve üzeri programlara yönelirken, tek destinasyon yerine birden fazla rotayı kapsayan tatil planları öne çıkıyor, deniz tatili kültür turlarıyla birleştiriliyor. Ayrıca Ege ve Akdeniz kıyılarındaki ultra her şey dahil tesisler, tatilcilerin öncelikli tercihleri arasında. Ayrıca, bu dönemde öne çıkan en belirgin kullanıcı alışkanlığı ise kolay iptal imkânı sağlayan paketlerin seçilmesi oldu” dedi. Çubuk, yurtdışı rotalarında; İtalya, Paris, İsviçre ve Atina, Balkanlar ve Mısır’ın tercih edildiğini, yurtiçinde ise Antalya, Aydın, Muğla’nın öne çıktığını belirterek, turların doluluk oranlarının yüzde 90 seviyesinde olduğunu söyledi. DRV: Erteleme var ama iptal yok Alman turizm sektörünün çatı kuruluşu Alman Seyahat Acenteleri Birliği’nin (DRV), Ortadoğu’daki mevcut çatışmaların seyahat sektörünü doğrudan etkilediğini belirtirken, Türkiye’yle ilgili toparlanmaya dikkat çekti. Savaşın başlamasından hemen sonra, mart ayında yeni rezervasyonlarda belirgin bir çekimserlik yaşandığı ancak bunun temelde zayıf talepten değil, artan belirsizlik ve değişen rezervasyon davranışından kaynaklandığı ifade edildi. Potansiyel seyahat edenlerin kararlarını ertelediği, ancak talebin yok olmadığı vurgulandı. Önümüzdeki haftalar ve aylar için popüler uçaklı paket tur destinasyonları arasında Kanarya Adaları ile birlikte İspanya, Türkiye, Mısır, Yunanistan, Fas, Tunus, Portekiz ve Hırvatistan ile kruvaziyer seyahatlerinin yer aldığı bildirildi. Açıklamada en dikkat çeken bölüm ise Türkiye ile ilgili oldu. Nisan ortası itibarıyla, krizin başlangıcında Türkiye ve Mısır gibi destinasyonlarda belirgin bir çekimserlik yaşanırken, Paskalya’dan sonraki haftadan itibaren bu ülkelere yönelik rezervasyonların yeniden belirgin şekilde arttığı kaydedildi. DRV yetkilileri, paket turların kriz anlarında sunduğu avantajlara dikkat çekti. Paket tur ile seyahat eden müşteriler için tur operatörleri, yasal zorunluluk gereği konaklama ve dönüş uçuşu organizasyonunu masrafları üstlenerek sağlarken, bireysel rezervasyon yapan müşterilerin tamamen kendi başlarına bırakıldığı vurgulandı. Açıklamada, geçmiş krizlerden alınan deneyime göre turizmin oldukça dirençli bir sektör olduğu vurgulandı. İstikrar geri döndüğünde seyahat isteğinin de geri döndüğü, jeopolitik çatışmaların turizmi kısa vadede yavaşlatmakla birlikte Almanların seyahat arzusunu uzun vadede değiştirmediği belirtildi.

Kurban Bayramı turizmine 180 milyar liralık katkı beklentisi Haber

Kurban Bayramı turizmine 180 milyar liralık katkı beklentisi

Kurban Bayramı tatilinin 9 güne uzatılması turizm sektöründe hareketliliği artırırken, bayram döneminde oluşacak seyahat hacminin yaklaşık 180 milyar liraya ulaşması bekleniyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Kurban Bayramı tatilinin uzatılmasının turizm hareketlerine olumlu katkı sağlayacağını belirterek, "Tatilin uzun olması iç pazardaki hareketliliğin biraz daha öne çekilmesine imkan sağlıyor. Seyahat acentelerimizin rezervasyonlarına bakıldığında vatandaşlarımızın bu dönemde önemli bir seyahat talebi olduğu görülüyor." dedi. Bayram tatilinin 9 güne çıkarılmasının yalnızca turizm sektörüne değil, turizmle bağlantılı 50’den fazla alana da katkı sağlayacağını ifade eden Bağlıkaya, "Özellikle dünya turizmini derinden etkileyen jeopolitik gelişmelerin yaşandığı böylesi bir dönemde alınan bu kararın, ülke ekonomisine katkısı olacağına inanıyoruz. Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasının erken bir tarihte açıklanması hem seyahat acentelerimizin hem de vatandaşlarımızın planlamalarını daha da kolaylaştıracaktır." diye konuştu. Bağlıkaya, bayram sürecinin özellikle iç turizm açısından sezon öncesi önemli bir hareketlilik oluşturacağını vurgulayarak, uzun tatilin yaz sezonu öncesinde adeta bir prova niteliği taşıdığını söyledi. Kıyı bölgeleri ve kültür turlarına yoğun ilgi İlkbahar döneminde kültür, gastronomi, doğa ve macera turlarına ilginin arttığını dile getiren Bağlıkaya, bayram döneminde kültür turlarının öne çıktığını ancak sıcaklıkların yükselmesiyle kıyı bölgelerine yönelik rezervasyonlarda da artış yaşandığını aktardı. Talebin daha çok Akdeniz, Ege ve KKTC destinasyonlarında yoğunlaştığını belirten Bağlıkaya, Antalya, Muğla, Aydın, İzmir ve Balıkesir’in tercih edilen şehirler arasında yer aldığını söyledi. Termal ve doğa tatili isteyenler için Afyon ve Sapanca’nın alternatif oluşturduğunu kaydeden Bağlıkaya, Karadeniz, Kapadokya ve GAP turlarına da yoğun talep olduğunu ifade etti. Yurt dışı turlarında Balkanlar öne çıkıyor Firuz Bağlıkaya, vizesiz seyahat avantajı nedeniyle Balkan turlarının yurt dışı rotalarında öne çıktığını belirterek, Mısır, Yunan Adaları, İtalya, İspanya, Fransa, Portekiz, Benelüks ülkeleri, Yunanistan, Japonya, Bali, Tayland ve Amerika’ya yönelik talebin de sürdüğünü söyledi. Bayram döneminin yaz sezonuna kıyasla daha uygun fiyatlı tatil imkanı sunduğunu ifade eden Bağlıkaya, "Yurt içinde fiyatlar geçen yılın bayram dönemine göre yüzde 25 arttı. Yurt dışında fiyatlar ise genelde döviz bazında aynı kalmakla birlikte bu yıl tur tatil süreleri uzadığı için fiyatlar geçen yıla göre daha yüksek seviyelerde seyrediyor. Yurt içinde Kurban Bayramı'nda gecelik kişi başı otel fiyatları 1500 liradan başlıyor. Otelin konumu, yıldızı ve sunduğu imkanlara göre fiyatlar değişiyor. Özellikle 2 çocuk ücretsiz konaklama imkanı sağlayan oteller aileler için önemli bir avantaj oluşturuyor. Ortalama olarak 5 gece, 2 kişi her şey dahil konaklamalar 30 bin liradan başlayan fiyatlarla sunulabiliyor. Yurt dışında paket fiyatları otobüslü turlarda kişi başı 150 avrodan başlıyor. Uçaklı turlarda ise fiyatlar kişi başı 450 avrodan başlıyor." değerlendirmesinde bulundu. “10 milyon vatandaşın seyahat etmesini öngörüyoruz” Bağlıkaya, bayram ziyaretlerinin de etkisiyle toplam seyahat sayısının artacağını belirterek, "Kurban Bayramı tatilinde memleket ve yakınların ziyaretleri de eklendiğinde 10 milyon vatandaşın seyahat etmesini öngörüyoruz. Bu seyahatlerin yaklaşık 2,5 milyonluk kısmının doğrudan yurt içi ve yurt dışındaki turizm hareketlerine katılım şeklinde olmasını bekliyoruz. Bu dönemde gerçekleşecek seyahatlerin yaklaşık 180 milyar liralık bir ekonomik hacim oluşturacağını değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı. Otellerde yoğunluk beklentisi Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin ise tatilin uzatılmasıyla birlikte hem şehir otellerinde hem de tatil bölgelerinde yoğunluk yaşanmasının beklendiğini söyledi. Yerli turistin ağırlıklı olarak deniz turizmine yönelmesini beklediklerini kaydeden Eresin, "Bayram süresince güney ve Ege sahillerinin daha yoğun geçmesini bekliyoruz. Bayram döneminde tatil bölgelerinde hava koşullarının olumsuz seyretmesi durumunda şehir otellerinin kültürel turlarla dolacağını öngörüyoruz. Yerli turistler bayram sonrası da havalar daha iyi olduğunda ikinci kez seyahat yapmak isteyeceklerdir." dedi.

TÜRSAB başkanından turizm için kredi desteği talebi Haber

TÜRSAB başkanından turizm için kredi desteği talebi

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, turist akışının devamlılığını sağlayan seyahat acenteleri ve tur operatörlerinin, 60 milyar TL'lik kredi destek paketinden geniş şekilde faydalandırılmasını talep etti. TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından detayları açıklanan 60 milyar TL'lik turizm kredi desteğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hazine ve Maliyet Bakanlığı kefaletiyle sağlanacak 60 milyar TL'lik kredi olanağının turizm sektörü açısından çok önemli bir destek olduğunun altını çizen Bağlıkaya, bu kredi uygulamasından seyahat acentesi ve tur operatörlerinin geniş şekilde faydalandırılması çağrısı yaptı. TURİSTİ GATİREN SEYAHAT ACENTELERİ Seyahat acentelerinin yurt dışında Türkiye'nin tanıtımının yanı sıra, paket tur oluşturduğuna ve pazarlama yaptığına işaret eden Bağlıkaya, "Tüm dünyada ülkemizi tanıtan, paket turlar hazırlayan, turisti bulup ülkemize getiren seyahat acenteleridir. Böylesi bir dönemde seyahat acentelerine tanıtım ve pazarlama desteği verilmesi büyük önem taşıyor. Sektöre kredi desteğinin sağlanmasından dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza, Hazine ve Maliye Bakanımıza teşekkür ediyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın kefalet desteğiyle turizm işletmeleri için 60 milyar lira kredi desteğinin turistin ülkemizi tercih etmesini sağlayan seyahat acentelerine verilmesi, ülkemizin turizm hedeflerine ulaşmasında büyük katkı sağlayacaktır" dedi. SEYAHAT ACENTELERİ KRİZ DÖNEMLERİNDE TALEBİ YÖNLENDİRİYOR Kriz dönemlerinde olumsuz seyri tersine döndüren ve diğer sektörlerdeki canlanmayı harekete geçirenlerin her zaman seyahat acenteleri olduğunu söyleyen Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: "Böyle dönemlerde seyahat acenteleri yalnızca satış yapan değil, aynı zamanda talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren aktörler olarak kritik sorumluluk üstleniyor. Bu bakımdan sektörümüzü daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi hale getirecek destek mekanizmalarının etkin şekilde ve doğru bir zamanlama ile devreye alınması büyük önem taşıyor. Savaş dönemleri genellikle bilinmezlikler ve belirsizliklerin ön plana geçtiği süreçlerdir. Böylesi durumlarda alınacak önlemler ve oluşturulacak B planları her zamankinden daha fazla önem kazanıyor. Ayrıca geçtiğimiz yıllarda kriz süreçlerinde uygulanan uçak yakıt desteği, kruvaziyer desteği gibi teşvik ve desteklerin yeniden hayata geçirilmesi, turizm hareketlerinin devamlılığını sağlamak için gerekli adımlar olabilir. Diğer taraftan yurt içi turizm pazarı da destek verilmesi gereken alanların başında geliyor. İç turizmdeki hareketliliğin artırılması yönünde atılacak adımlar pazarda belirli bir oranda dengeyi sağlamaya yardımcı olacaktır. Bu noktada yerli turisti özendirici kampanyalar, belirli sosyal gruplara yönelik indirim veya teşvikler gündeme alınabilir."

TÜRSAB 2030 turizm hedeflerini açıkladı Haber

TÜRSAB 2030 turizm hedeflerini açıkladı

Antalya'da 6-8 Nisan tarihlerinde ''Eğitim, İletişim ve Dayanışma” mottosuyla gerçekleştirilen 4. TÜRSAB turizm Kongresi’nin son gününde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin sahip olduğu turizm değerleri tanıtılırken gerçekleştirilen sunumlarda yeni tüketici ve turist eğilimleriyle turizmde geleceği şekillendiren trendler konusunda dikkat çekici bilgiler paylaşıldı. Kongre, Türkiye Turizmi Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu Sunumu ile son buldu. Kongrenin sonuç raporunu açıklayan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Kongre Koordinatörü Hasan Eker, sunumunda hem ‘TÜRSAB Vizyon Belgesi’ni tartışmaya açtı hem de 2030 yılı turizm hedeflerini açıkladı. TÜRSAB'ın 2030 turizm hedefleri açıklandı Sunumunda “Turizmin geleceği ve geleceğin turizmini turizmciler olarak, turizmin en büyük meslek örgütü olarak cesur, yeni ve bilimsel bakış açılarıyla ele alıp oluşturduğumuz TÜRSAB Vizyon Belgesini tartışmaya açıyoruz” diyen Eker, 2030 yılı TÜRSAB turizm hedeflerine ilişkin ise şu bilgileri verdi: “Dünya sıralamasında turizm gelirlerinde ilk 5 içerisinde olmak. 110 milyar dolar turizm geliri ve kişi başı 1300 dolar ortalamasına ulaşmak. Turizm gelirlerini, ülkenin her köşesinin turizm potansiyelini öne çıkararak şekilde ülke sathına yaymak. İstanbul, Antalya, İzmir, Muğla dışındaki illerin payını yüzde 25’ten yüzde 50’ye çıkarmak. Deniz, kum, güneş turizmindeki gelirleri arttırıp, kültür turizmi alt yapısını turizm potansiyeli olan illerimizde geliştirmek, güçlendirmek ve tanıtmak. Ülkemiz turizm algısını kültür turizmi ülkesi olarak güçlendirmek. Kültür amaçlı turist sayısını yüzde 50 arttırmak. Tekrar ziyaret oranını yüzde 20 attırmak.” TÜRSAB Turizm Vizyonu yol haritası olacak TÜRSAB Turizm Vizyonu ilkelerini de açıklayan Eker, gelinen noktada turizmin; sorumlu, koruyucu, adil, sürdürülebilir çevreye saygılı turizm ilkeleri etrafında şekillendiğine dikkat çekti. Hasan Eker, konuşmasında, “Bu vizyonumuzu tartışmaya açıyoruz. Diğer paydaşların da görüşü alınarak, kamunun açıklayacağı resmi turizm vizyonuna tüm turizmcilerin, ilgili paydaşların ve halkımızın sahip çıkması gerekiyor. Rakip ülkeler vizyonlarını açıkladılar. Biz de Türkiye olarak bir an önce vizyonumuzu belirlemeliyiz. Biz TÜRSAB olarak görüşümüzü paylaştık” açıklamasını yaptı. TÜRSAB Turizm Vizyonu’nu şu başlıklar altında oluşturuldu Turizmin ekonomik değerini kalıcı hale getirmek. Turizm faaliyetlerinin ülke sathına yayılmasını, her yörenin turizmden pay almasını sağlamak. Gençler başta olmak üzere her vatandaşın turizm faaliyetlerinden yararlanmasını sağlamak. Turizm faaliyetini gerçekleştiren işletme ve çalışanların bilgi ve yetkinliklerini artırmak. Turizm mesleklerinde eğitimli kuşaklar yetişmesi çalışmalarını desteklemek. Turizm çalışanlarının çalışma ve yaşam koşullarının iyileşmesi için çalışmak. Turizm hizmetlerinin her türlü riske karşı güvenli olması için çalışmak. Turizm sektöründe ortak aklı, yerel iradeyi ve sektörün söz hakkını tesis etmek. Turizm mesleğinin gelişimini ve hizmet kalitesini artırmak. Turist memnuniyeti-halkın memnuniyeti ve turizmcinin memnuniyetini sağlamak. Hasan Eker, amaçlarının sadece daha fazla turist değil, herkes için daha iyi bir turizm olduğunu da sözlerine ekledi. Son gün sunumları 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin üçüncü ve son gün oturumları Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hayata geçirdiği AdaKıbrıs projesinin tanıtım sunumu ile başladı. KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm Tanıtma ve Pazarlama Dairesi’nden Mine Emiroğlu, “AdaKıbrıs” projesinin detaylarını turizmcilerle paylaştı. KKTC’nin doğal kültürel tarihi zenginliklerini koruyarak özgün modern sürdürülebilir bir turizm anlayışı ile uluslararası ziyaretçilere sunmayı hedeflediklerini kaydeden Mine Emiroğlu, temel amaçlarının turist potansiyellerini daha geniş bir kitleye ulaştırmak olduğunu söyledi. Turizm master planında eko ve agro turizme büyük önem verdiklerini ifade eden Emiroğlu, sürdürülebilir turizm anlayışını benimsediklerini belirtti. “Yerel yaşam kültürünü ön plana çıkaran alternatif ve sorumlu turizm anlayışını” temel aldıklarını söyleyen Emiroğlu, “AdaKıbrıs bizi anlatıyor” sloganı ile tanıtımlarını sürdürdüklerini sözlerine ekledi. Akademisyen Levent Erden “Yeni Tüketici ve Turist Profilini” anlattı 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin üçüncü gününde Akademisyen Levent Erden “Yeni Tüketici/Yeni Turist” başlığıyla bir sunum gerçekleştirdi. İlk kez savaş arabalarının kullanıldığı Kadeş Savaşından buharlı trenin bulunmasın kadar geçen 3 bin yıllık sürede dünyada hızın hep aynı kaldığına işaret eden Erden, son 100 yılda ise hızın çok büyük bir ivmeyle artığını kaydetti. Erden, “Bu hıza uyamayan trendleri kaçırıyor, hızı yakalayamayan kaybediyor” dedi. 20’nci yüzyılın kitlesel bir dönem olduğunu belirten Levent Erden, 21. yüzyılda ise kitleselliğin bittiğini, “en”lerin ortadan kalktığını ve “çoklu kişilik” döneminin başladığını söyledi. Ekonomiden enerjiye her şeyin inişli çıkışlı bir seyir izlediğini vurgulayan Erden, bu dönemde hayalsizlik ve tatminsizliğin egemen olduğunu ifade etti. Levent Erden: Bundan sonra sürekli değişim olacak Bundan sonra sürekli değişimin hâkim olduğu bir dünyada yaşanılacağına dikkat çeken Levent Erden, yeni alışkanlıkların ortaya çıktığını ve tekilleştirilmiş verinin öneminin arttığını vurguladı. “Müşteri her yerde iz bırakır” diyen Levent Erden, sözlerini şöyle sürdürdü: “Veriyi elde etmek değil işlemek önemli. Veri ile hiper hedeflemeye sahibiz. Hiper daraltılmış hedeflemeler ve ona göre fiyatlama mümkün. İletişim dinlemektir. Tüketiciyi iyi dinlemek gerekiyor. Rekabetçi fark yaratmak için klişelerden kurtulmak gerekiyor. İnteraktif ortamda yapay zekanın olduğu bir dönemde farklı iş birlikleri mümkün. Bugün oyunlar çok yaygınlaşmış durumda. Oyunlar içinde turizm yok. Turizm oyunlarda da olmalı.” İçinde bulunduğumuz çağın “Algoritmokrasi” çağı olduğunu belirten Erden, “Algoritmalar geleceği belirleyecek. Çoklu yetenekli olmak lazım. Sürekli kendini yenilemek önemli. Gerçekçi olup imkansızı istememiz lazım” diye konuştu. Serdar Kuzuloğlu: Günümüzde müşteri, her şeyin merkezinde yer alıyor 4. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin son panelinde Trend Avcısı Serdar Kuzuloğlu, geçmişten günümüze teknolojideki değişimleri ve dünyadaki dönüşümleri ele aldı. Turizmin insanların beklentilerinin en çok yükseldiği, kusurlara karşı insanların en tahammülsüz olduğu sektör olduğunu vurgulayan Kuzuloğlu, turizmde öngörülen ve öngörülemeyen çok parametre olduğunu ifade etti. Günümüzde müşterilerin her şeyin merkezinde yer aldığını ve tüketicilerin sınırsız beklentilerle şımartıldığını belirten Kuzuloğlu, “Kusursuzluğu beklediğimiz bir alan turizm. Tarihin hiçbir döneminde müşteri beklentileri bu kadar yüksek olmamıştı. Neyi, nasıl sunduğunuz algıyı, imajı belirliyor. İşlerimizin büyük kısmı algıdan oluşuyor” dedi. Kuzuloğlu: “Teknoloji tek başına bir şey ifade etmiyor” Sunumunu teknolojinin insanların ilk hayatına girdiği dönemden başlatan Serdar Kuzuloğlu ise şu örnekten yola çıktı: “İnsanların hayatına ilk mekanik teknoloji saatlerle girmiş. Sonrasında dikiş makinaları giriyor. O dönem terziler diyor ki; bu bizim işimizi elimizden alacak. Aynı dönemde Karl Marx’ın değerlendirmesi ise dikiş makinesiyle birlikte patronların işçilerin üzerinde tahakkümü artacak şeklinde oluyor. O dönemde Hindistan’da Gandi’nin yorumu da ‘Dikiş makineleri halkı üretken hale getirerek, onları fakirlikten kurtaracak’ oluyor. Aynı dönemde farklı coğrafyalarda söylenen bu üç düşünce de gerçekleşti. Bugüne kadar teknolojinin tüm paternlerinde aynı tartışmaları tekrar tekrar yaşadık. Şimdi yapay zekayla birlikte de aynı tartışmaları yaşıyoruz. Teknoloji en kontrol edeceğiniz ama aynı zamanda en aleyhinize işleyecek şey. Yapay zekâ çağında soru sormayı unuttuk. Her şeyi yapay zekaya emanet etmek çok yanlış. Geri dönülemeyecek riskler yaratabilir çünkü yapay zekâ daha ilk aşamasında. Genel olarak değerlendirildiğinde teknoloji tek başına bir şey ifade etmiyor. İnsan faktörü var, kurum kültürü faktörü var. Çoklu katman söz konusu. Turizm açısından bakıldığında sizin kullandığınız teknoloji beni ilgilendirmiyor. Beni resepsiyondaki insanın davranışları, transferi yapan şoförün ruh hali ilgilendiriyor. Havalimanından çok eğlenceli bir ekiple otele geldim ve moralim yerine geldi. Müşterilerin sizin hangi teknolojiyi kullandığınızı görmemesi gerekiyor.”

Turizm Yüzyılı’nın ikinci etabı başlıyor Haber

Turizm Yüzyılı’nın ikinci etabı başlıyor

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) turizmi ülkenin her şehrine yaymak amacıyla başlattığı ve ilk ayağını Burdur’da gerçekleştirdiği Turizm Yüzyılı’nın ikinci etabında Batman ve Şırnak’a gidiyor. Projenin liderliğini Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin üstleniyor. Çalışma kapsamında TÜRSAB, bu illerde 3-8 Mayıs tarihleri arasında arama konferansı ve basın lansmanı düzenleyecek. Seyahat acentalarının katılımıyla yapılacak konferans ve gezilerde, Batman ile Şırnak’ın turizm değerleri öne çıkarılacak. MUHTEŞEM BİR POTANSİYEL VAR Konuyla ilgili detaylar; Başkan Fatma Şahin ve TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya’nın katılımıyla Antalya’da gerçekleştirilen basın toplantısında paylaşıldı. Fatma Şahin, TÜRSAB’ın hayata geçirdiği Turizm Yüzyılı’nın çok güzel bir tanımlama olduğuna işaret ederek, turizm sektörünün Güneydoğu Bölgesi açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Dünyanın kaotik bir süreçten geçtiğini ve iç barışın çok önemli olduğunu anlatan Şahin, “Kültür turizminde bizim önümüzde çok muhteşem bir fırsat var. İnanç destinasyonu olarak da öyle. Bölgede çok görkemli dağlar bulunuyor. Bugüne kadar hep ağıtlarda adı geçmiş. Güneydoğu’yu doğa turizmi, kültür ve gastronomiyle birleştirdiğimizde muhteşem bir potansiyel çıkıyor” diye konuştu. BATMAN VE ŞIRNAK İLLERİNE AĞIRLIK Başkan Bağlıkaya da Turizm Yüzyılı’nın Batman ve Şırnak etabına ilişkin şunları kaydetti: “Türkiye’nin her yerinde çok sayıda turizm varlığı, değerleri mevcut. Çok ciddi bir ürün zenginliğine sahibiz. Ama ülkemizdeki turizm hareketleri sadece 4 şehire odaklanıyor. Bu, sürdürülebilir değil. Turizmin diğer illere de dengeli yayılması önemli.”

TÜRSAB başkanından 'iç turizm' ve 'son dakika' uyarısı Haber

TÜRSAB başkanından 'iç turizm' ve 'son dakika' uyarısı

ORTA Doğu’daki savaş ortamının turizme etkilerini değerlendiren Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, Avrupa’dan rezervasyon akışında yavaşlama yaşandığını, sezonun erken rezervasyondan çok, son dakika satışlarına kayabileceğini söyledi. Bağlıkaya, turizmcilere iç pazara odaklanma ve fiyatları yeniden gözden geçirme çağrısı yaptı. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, Antalya'da düzenlenen 4'üncü TÜRSAB Turizm Kongresi'nde Orta Doğu'daki savaş ortamının Türkiye turizmine etkileri üzerine değerlendirmede bulundu. Bağlıkaya, özellikle Dubai olmak üzere Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki ticari faaliyetlerin kaymasının söz konusu olduğunu belirterek, "Oralarda bu faaliyetler yakın gelecekte aynı şiddette, aynı rahatlıkta olmayacak gibi gözüküyor. Turizm çok bölgesel bir olay. Yani turizmde bir bölgede, bir ülkede bir şeyler oluyorsa yanındaki, etrafındaki ülkeleri etkilememesi mümkün değil. Özellikle Avrupa'dan bu tarafa bakıldığında, Türkiye bu olaylara çok yakın bir ülke. Dolayısıyla Avrupa'da ufak tefek iptaller yaşandı. Çok ciddi sayıda değil bunlar ama en azından rezervasyonların akışında yavaşlama yaşıyoruz bu dönemde" dedi. SON DAKİKA VE İÇ TURİZM UYARISI Turizm açısından kayıpların beklendiği, herkesin kayıpların olacağını düşündüğü ortamda kendisinin böyle bir düşüş yaşanmayacağını düşündüğünü belirten Bağlıkaya, “Sadece sezonun biraz daha ileriye kayacağını, yani satışların erken rezervasyona değil, biraz daha son dakikaya kayacağını, son dakika rezervasyonlarıyla bu açıkları rahatlıkla kapatacağımızı düşünüyorum. Ama tabii ki erken rezervasyondaki fiyatlarla olmayabilir bu. Dolayısıyla tüm konaklama sektöründeki arkadaşlarımıza iç pazara konsantre olmaları konusunda tavsiyelerimiz var. İç turizm için fiyatların gözden geçirilmesi lazım ki en az zarar veya zararsız bu dönemi atlatabilelim" diye uyardı. TURİZM SAVAŞ ORTAMINDAN RAHATSIZ Turizmciler olarak tankların, uçak gemilerinin, savaş uçaklarının konuşulduğu bir ortamda bulunmaktan son derece rahatsız olduklarını da kaydeden Firuz Bağlıkaya, “Bu dönemlerde hep erken rezervasyonlarımız, otel dolduklarımız ne kadar, kaç tane charter uçağımız gelecek, bunları konuşurken, şu anda bütün medya ve bütün kamuoyunun gündemi savaş. Kruvaziyer gemisi konuşacağımız yerde savaş gemilerini konuşuyor vaziyetteyiz. Tabii ki memnun değiliz ama Türkiye turizm açısından buradan kazançlı çıkar mı? Belki önümüzdeki yıllarda adı geçen destinasyonlara seyahat hemen geri gelmeyecektir. Yani bu mümkün değil. 2027'de adı geçen destinasyonlara hemen turizm akışı olmaz. İşte o zaman bizim bir rakam yükselmemiz olabilir. Ama özellikle şunun altını çizmek istiyorum. Biz turizmciler bir başkasının ülkesinde yaşanan savaştan nasıl menfaat elde ederiz kısmını hiçbir zaman konuşmak istemiyoruz. Yani keşke bölgemizde hiçbir şey olmasa, herkes huzurla güven içinde yaşasa, çocuklar ölmese" dedi. ‘TÜRKİYE'DE HUZUR ORTAMI KORUNUYOR’ Hükümetin aldığı tedbirlerle ticaretin Türkiye'ye kaymasının çok yüksek ihtimal olduğunu da dile getiren Bağlıkaya, “Dolayısıyla alınacak tedbirleri zaten hükümetimiz alıyor. Bu arada tekrar tekrar söylüyoruz, altını çiziyoruz. Bu kadar savaşın olduğu bir ortamda, bu kadar etrafımızda çatışma varken, burada hakikaten huzur içinde yaşıyorsak izlenen politikaların da değerini bilmemiz lazım. Gerçekten çok önemli işler yapılıyor ki biz burada huzur içinde şu anda kongre yapabiliyoruz. Çoluğumuz çocuğumuz okula rahat gidebiliyor. Hiç kimsenin burnu kanamadan bu süreçleri atlatıyoruz. İzlenen politikalar için Sayın Cumhurbaşkanımıza da şükranlarımızı sunuyoruz" diye konuştu.

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı Haber

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı

TÜRSAB tarafından geleneksel hale getirilen ve turizm dünyasının prestijli referans noktası kabul edilen TÜRSAB Turizm Kongresi’nin 4’üncüsü, sektörün farklı kesimlerinden paydaşları tek bir platformda buluşturdu. Ford Türkiye, Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi ana sponsorluğunda Antalya’da Nirvana Cosmopolitan Lara Hotel’de düzenlenen kongreye; seyahat acentası temsilcileri, turizm sektör paydaşları, kamu kurum ve kuruluşları, teknoloji şirketlerinin temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katılıyor. Kongrenin açılış töreninde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Başkan Yardımcıları Davut Günaydın ve Hasan Eker, Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetim ve Disiplin Kurulu Başkanları, Başkan Başdanışmanları, BTK Başkanları, İhtisas Başkanları hazır bulundu. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu, TUREB Başkanı Abdulkadir Tanrıdağlı, KITSAB Başkanı Oğuz Akançay, TTYD Başkanı Oya Narin, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleymanoğlu, Uluslararası Vuslat Platformu Başkanı Hamza Cebeci, DEİK Küba İş Konseyi Türkiye Tarafı Başkanı Oğuz Satıcı ile protokol konukları, seyahat acentası temsilcileri, sektör paydaşları ve çok sayıda gazeteci organizasyona katılım sağladı. BAĞLIKAYA: “TURİZM; DIŞ İLİŞKİLERDİR, EKONOMİDİR, İLETİŞİMDİR, BARIŞTIR, HUZURDUR” 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin açılış konuşmasını TÜRSAB Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya gerçekleştirdi. Bağlıkaya konuşmasında, turizmin toplumsal etkileri çok derinlere ulaşan özel bir sektör olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti: “Birçok farklı disipline uyarlanan bir söz vardır; Hani denir ya ‘futbol asla sadece futbol değildir’ diye… Turizm de asla sadece turizm değildir. Turizm; dış ilişkilerdir, ekonomidir, iletişimdir, barıştır, umuttur, huzurdur. Bu anlam derinliğinin yanında turizm; pazarlama, ulaşım, rehberlik, konaklama ve daha birçok unsurun bilgi ve emekle, uyum içinde bir araya getirilerek ürüne dönüştürüldüğü bir faaliyettir.” “Bu faaliyetin mimarı, hatta mühendisi tur operatörleri ve seyahat acentalarıdır.” diyen Bağlıkaya, “Seyahat acentaları; turizm adına gerçekleştirilen tüm faaliyetleri planlayan, programlayan ve uygulayan mesleki ticari işletmelerdir. Elbette başta konaklama tesislerimiz, rehberlerimiz ve ulaşım sektörümüz olmak üzere turizmde başarıyı mümkün kılan tüm paydaşlarımızın önemi, değeri ve vazgeçilmezliği inkâr edilemez. Biz hep birlikte güçlüyüz.” şeklinde konuştu. “SAVAŞ TURİZM SEKTÖRÜ ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR” Turizmin özellikle barışı tesis eden yönünün bugünlerde vurgulanması gerektiğine işaret eden Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: “Duvarların örülmeye çalışıldığı bir dünyada, barış köprüleri inşa eden turizm, küresel türbülansın en önemli panzehirlerinden biridir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmeler, başta bölgemiz olmak üzere dünya turizmini doğrudan etkilemektedir. Artan gerilimler ve değişen küresel dengeler seyahat hareketliliğini kısıtlamakta; belirsizlikler arttıkça insanların karar alma süreçleri uzamakta ve destinasyon tercihleri yeniden şekillenmektedir. Bu tablo, insani etkilerinin yanı sıra turizm sektörü üzerindeki baskının da giderek artmasına neden olmaktadır. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki; bizler geçmişte pek çok zorlu sınavdan geçmiş, her defasında yeniden toparlanmayı başarmış güçlü bir sektörüz. En sıkıntılı dönemlerde bu süreçleri tersine çeviren, diğer sektörlerdeki canlanmayı tetikleyen her zaman seyahat acentaları olmuştur. Böyle dönemlerde seyahat acentaları yalnızca satış yapan değil, aynı zamanda talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren aktörler olarak kritik bir sorumluluk üstlenmektedir.” “BÖLGEMİZDE KİMİN KAÇ SAVAŞ UÇAĞI OLDUĞUNU DEĞİL, KAÇ CHARTER UÇAĞININ GELECEĞİNİ KONUŞMALIYIZ” Hassas dönemlerde seyahat acentalarının desteklenmesinin daha da önemli hale geldiğine dikkat çeken Firuz Bağlıkaya, “Acentalarımızın daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi hale gelmesi için destek mekanizmalarının etkin şekilde devreye alınması büyük önem taşımaktadır. Unutmamak gerekir ki seyahat acentalarının güçlendirilmesi, turist akışının sürekliliğini sağlar ve güçlü bir turizm yapısının temelini oluşturur. Güçlü bir turizm ise ekonomiye, istihdama ve ülkemizin uluslararası konumuna doğrudan katkı sunar.” dedi. Dünyanın içinde bulunduğu eksen kaymasından bir an önce kurtulmasını temenni ettiklerini söyleyen Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizde kimin kaç savaş uçağına sahip olduğundan ziyade, kaç charter uçağının geleceğini; kimin kaç tankı veya uçak gemisi olduğundan çok, limanlarımıza kaç kruvaziyer gemisinin yanaşacağını ve erken rezervasyon sayılarımızı konuştuğumuz günlere en kısa sürede ulaşmayı diliyoruz. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ortaya koyacağı fikir ve önerilerle bizlere yol göstereceğine ve verimli sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum.“ KONGRE DESTEKÇİLERİNE PLANET TAKDİM EDİLDİ Açılış konuşmasının ardından TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ana sponsorlarından Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi, Ulaşım sponsoru Aker Otobüs İşletmeleri, gümüş sponsorlar Jolly Tur, HSS Teknoloji ve İnovasyon Şirketi, bronz sponsorlar RNG Technology, Özkandan Group ve Wİ-Fi sponsoru Tatilbudur yöneticilerine desteklerinden dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Yapı Kredi Akdeniz Bölge Müdürü Hatice Yazıcı plaket töreninin ardından yaptığı konuşmada “Turizm, yalnızca bir sektör değil; ülkemiz ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin en stratejik kaldıraçlarından biri. Yapı Kredi olarak, sektörün ihtiyaçlarına özel çözümlerimizle turizmin her aşamasında paydaşlarımızın yanında yer alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de finansal çözümlerimiz ve iş birliklerimizle sektörü desteklemeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. TK-PAY GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA EKMEN THY’NİN YENİ FİNTEK PLARFORMOUNU TANITTI Kongrenin ilk sunumu Türk Hava Yolları’nın (THY) yeni fintek platformu TK-Pay lansmanı ile devam etti. TK- Pay Genel Müdürü Mustafa Ekmen konu ile ilgili yaptığı sunumda, TK-Pay’in THY’nin en genç girişimi ve iştiraki olduğuna işaret etti. THY olarak finansal ürünleri teknoloji ile sunma işi olan Fintek’e önem verdiklerini belirten Ekmen, “Fintekte ödeme teknolojileri geliştiriyoruz. Biz de aslında bankacılık gibi regüle bir sektörüz”. dedi. Ekmen, “THY’nin dijital kanalları yılda 400 milyondan fazla ziyaret alıyor. 7 milyar doların üzerinde kartlı ödeme hacmine sahibiz. Seyahat sektörü 64 milyon potansiyel kitleye sahip. Seyahat sektörünün 65 milyar doların üzerinde gelir kapasitesi mevcut ve 45 binden fazla potansiyel üye işyerini de barındıran önemli bir sektör.” değerlendirmesinde bulundu. Turizm sektörünün ihtiyaçlarını doğru belirlemek için sektör paydaşları ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Mustafa Ekmen, seyahat sektöründe ödemelerde Fintek payının %2,5 olduğunu, bunun %6,5’lik diğer sektör oranlarının altında kaldığını ifade etti. Seyahat sektörü için hazırladıkları kurumsal cüzdanı seyahat acentalarına göre düzenlediklerini kaydeden Ekmen, mutabakat kolaylığı, raporlama, kredi ve banka kartı ile ödeme gibi avantajlar sunduklarını da dile getirdi. Seyahat acentalarına ayrıca sanal pos imkanı sunduklarına da değinen Ekmen, pilot uygulamaları gerçekleştirilen sistemin tüm acentaların kullanımına hazır olduğunu sözlerine ekledi. KONGRENİN OTURUMLARI İKİNCİ GÜNDE YOĞUNLAŞIYOR 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi, birbirinden önemli oturumlarla 7 Nisan Salı günü devam edecek. Kongrenin ikinci günü, turizmin geleceğine ışık tutacak oturumlara sahne olacak. Günün ilk bölümünde; moderatör Ali Çağatay eşliğinde Gaffar Yakınca ve Nagehan Alçı, yapay zekâ teknolojilerinin turizme entegrasyonunu tüm boyutlarıyla değerlendirecek. Ardından Erkan Mumcu, Deniz Ülke Kaynak, Murat Saygı, Ezel Akay ve Elif Kınay; turizmin stratejik bir “yumuşak güç” olarak diplomatik ve kültürel etkilerini masaya yatıracak. TURİZM EKONOMİSİNDE YENİ DÖNEM: SEKTÖREL TEŞVİK MODELLERİ VE YEREL YÖNETİM İŞ BİRLİKLERİ Ekonomi ve finans ayağında ise Prof. Dr. Kerem Alkin’in derinlikli analizleri ile katılımcılara hitap ederken, TÜRSAB ile Yapı Kredi ile arasındaki iş birliğinin detayları konusunda özel bir sunum gerçekleştirilecek. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın MICE Teşvikleri Lansmanı ile sektöre sunulan yeni finansal destek paketleri de kamuoyuyla paylaşılacak.Günün finalinde, moderatörlüğünü Faruk Özlü’nün üstlendiği özel panelde; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, bölgesel tanıtım ve pazarlamada yerel yönetimlerin üstlendiği lokomotif rolü katılımcılara aktaracak. STRATEJİK ANALİZLERDEN SOMUT İŞ BİRLİKLERİNE: “GELECEK VİZYONU SONUÇ RAPORU” Kongrenin son günü olan 8 Nisan Çarşamba, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek sunumun ardından; Levent Erden ve Serdar Kuzuloğlu değişen tüketici profili ve yarının trendlerini analiz edecek. TÜRSAB’ın her bir oturumunu sektörün gerçek ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde titizlikle tasarladığı bu kapsamlı program; tüm tartışmaların ve stratejilerin damıtıldığı ‘Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu’nun açıklanmasıyla sona erecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.