Hava Durumu

#Fikri Ataoğlu

TOURISMJOURNAL - Fikri Ataoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fikri Ataoğlu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye turizm yatırımlarının geleceği TIF 2026’da şekilleniyor Haber

Türkiye turizm yatırımlarının geleceği TIF 2026’da şekilleniyor

Turizm ekosisteminin kamu, finans, yatırım, gayrimenkul ve konaklama alanlarında önde gelen tüm ulusal ve uluslararası temsilcilerini iki gün boyunca aynı platformda buluşturan Turizm Yatırım Forumu (Tourism Investment Forum) TIF 2026, İstanbul’da başladı. Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) ev sahipliğinde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında, Türkiye İş Bankası’nın ana sponsorluğunda bu yıl beşincisi düzenlenen TIF 2026’da, 30’a yakın oturumda 100’ün üzerinde ulusal ve uluslararası konuşmacı yer alıyor. Uluslararası forum, dünya seyahat ve turizm ekosisteminin önümüzdeki 10 yıl içinde yüzde 50 artışla 16,5 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmasının öngörüldüğü ve Akdeniz pazarında önemli yatırım hamlelerinin gerçekleştiği kritik bir dönemde, Türkiye için stratejik bir misyon üstleniyor. TIF 2026; yatırımcılar, finans kurumları, geliştiriciler, küresel otel markaları, kamu temsilcileri ve sektör liderlerini aynı zeminde buluşturarak, Türkiye’nin turizm yatırımlarının geleceğine yönelik ortak bir vizyon oluşturmayı hedefliyor. Oya Narin: “Turizm, Türkiye için kalıcı ve temel bir sektördür” Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği Başkanı Oya Narin, açılış konuşmasında şunları söyledi: “TTYD olarak beşincisini gerçekleştirdiğimiz Turizm Yatırım Forumu’nun, Türk turizmcilerine yeni uluslararası ufuklar açan bir katalizör rolü üstlenmesini amaçlıyoruz. Küresel turizm ekonomisi, pandemi sonrası toparlanmayı kalıcı bir büyümeye dönüştürmüş durumda. UN Tourism verileri, 2024’te 1,4 milyar, 2025’te ise 1,52 milyar varışla küresel turizmin yeni bir zirveye ulaştığını gösteriyor. WTTC’nin ekonomik etki çalışmalarına göre, seyahat ve turizm sektörü 2024’te küresel ekonomiye 10,9 trilyon ABD doları katkı sağladı ve 357 milyon kişiye istihdam yarattı. Önümüzdeki 10 yıl için projeksiyonlar, bu katkının 2035’te 16,5 trilyon dolara, istihdamın ise 462 milyon kişiye ulaşacağını ortaya koyuyor. Türkiye turizmine baktığımızda ise tablo son derece net ve güçlüdür. 2015 yılında 31,5 milyar dolar olan turizm geliri, 2025 itibarıyla 65,2 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ziyaretçi sayısı 41,6 milyondan 63,9 milyona yükselmiştir. TTYD olarak Turizmde Dönüşüm projemiz kapsamında yaptığımız modellemeler, doğru bir dönüşüm programıyla 2030’da turizm gelirlerimizin 120 milyar dolara ulaşabileceğini öngörüyoruz. Pandemi ve yakın coğrafyamızda kontrolümüz dışında gelişen olaylara rağmen yolumuza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu süreçte Kültür ve Turizm Bakanlığımızın kararlı desteği ve hızlı koordinasyonu son derece kıymetlidir. Başta İstanbul Havalimanı olmak üzere, son 20 yılda yenilenen havalimanlarımız ve hava ulaşımına yapılan yatırımlar, turizmimizin bugünkü seviyesinde belirleyici bir rol oynamıştır. Türkiye; finansal ve hukuksal altyapısı, güçlü iç turizm talebi, 2 milyonu aşan yatak kapasitesi ve benzersiz doğal ve kültürel zenginliğiyle küresel ölçekte güçlü bir turizm ülkesidir. Özellikle dinamik iç turizmimiz bu denklemde son derece önemli bir yer tutuyor. İç turizm, en güçlü kaslarımızdan biri olarak turizmin geleceği açısından da kritik bir rol oynuyor. Bu güçlü altyapı doğrultusunda; geçmiş performansımız, canlı iç turizm talebimiz ve mevcut yatak kapasitemiz, önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerimizin temel dayanaklarını oluşturuyor. Bu çerçevede, 2026’dan itibaren ziyaretçi sayısında yıllık ortalama yüzde 6’lık bir artış yakalanması halinde, 2035’te 110 milyon ziyaretçi seviyesine ulaşabileceğimizi öngörüyoruz. Önümüzdeki 10 yılda yurt dışından en az 850 milyon ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyoruz. Dünya turizmi değişiyor, büyüyor ve genişliyor. 2025’te küresel turizm yüzde 4 büyüdü, ziyaretçi sayısı 1,5 milyarı aştı. Bu rakamın yarıdan fazlası Avrupa ülkelerine, büyük bölümü ise Akdeniz çanağına yöneldi. Suudi Arabistan, Mısır, BAE ve Yunanistan gibi ülkelerde de kapsamlı turizm yatırımları hayata geçiriliyor. Önümüzdeki 10–15 yılda Türkiye’nin bugünkü konumunun çok daha üzerine çıkma potansiyeli bulunuyor. İşte TIF 2026, tam da bu kritik eşikte önemli bir misyon üstleniyor. Bu dönemde iş birliklerini ele alacak, yapay zekâdan mimariye kadar tüm başlıkları değerlendireceğiz. Alanında uzman konuklarımızla, dünyadaki örnekleriyle yol haritaları çizeceğiz. Bizim önümüzdeki 10 yıl için tarif ettiğimiz vizyon ‘Yeni Gelecek: New Next’tir. TTYD olarak, Türk turizminin bu yeni geleceğe yolculuğunda hem yerli hem de yabancı markalarla birlikte, küresel yatırımcılar için bir referans noktası olmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte turizm, Türkiye için bir ‘sunset industry’ değildir. Aksine, Anadolu’nun benzersiz tarihsel mirası, kültür rotaları, gastronomisi, doğası ve kıyı destinasyonlarıyla kalıcı ve temel bir sektördür. Bu nedenle hem Türk yatırımcılarını hem de küresel turizm dünyasındaki dostlarımızı, TIF 2026 vesilesiyle Türkiye turizminin geleceğinde bizlerle birlikte yer almaya davet ediyorum.” Gloria Guevara Manzo: “Dünya Sizi İzliyor” Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkan & CEO’su Gloria Guevara Manzo, Türkiye’nin turizm stratejilerini “örnek model” olarak nitelendirerek ve şunları kaydetti: “Ben de kendi ülkemde eski bir bakandım ve hep Türkiye’ye bakardık; ne kadar harika örnekler ve uygulamalar var diye. Siz bilmiyor olabilirsiniz ama dünya, sizlerin yaptıklarını ve hayata geçirdiğiniz gelişmeleri yakından izliyor. Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasına 160 milyar dolarlık dev bir katkı sağlanıyor. Bu katkının yüzde 65’inin uluslararası harcamalardan gelmesi olağanüstü bir rakam. Çoğu ülkede yurt içi harcamalar, uluslararası harcamaların üç katıyken siz bunu tersine çevirmişsiniz. Bunu başarabilen dünyada çok az ülke var. Hatta bu alanda İspanya’dan bile daha iyi bir performans sergiliyorsunuz. Bunu nasıl yaptığınızı anlamamız gerekiyor ki diğer ülkeler de öğrenebilsin. Burası adeta açık bir müze gibi; gittiğiniz her yerde tarihle karşılaşıyorsunuz. Ancak küresel bir sektör olarak kendimize şu soruyu sormalıyız. Dijital bir dünyada yaşarken neden hâlâ havalimanlarında 1 saat 45 dakika süren kuyruklarda bekliyoruz? Neden bir otele girdiğimizde tüm bilgilerimizi tekrar tekrar elle doldurmak zorundayız? Gelecekteki büyüme için pürüzsüz ve kesintisiz bir dijital kimlik deneyimine geçmemiz şart. Önümüzdeki 10 yılda 91 milyon yeni iş yaratılacak olsa da gençlerin sektöre ilgisizliği nedeniyle 43 milyon iş risk altında. Yeni nesil seyahati bir ‘hak’ olarak görüyor ancak bu sektörde çalışmak istemiyor. Bu algıyı kamu ve özel sektör olarak birlikte yıkmamız; pürüzsüz bir deneyim için bölgesel vize kolaylıkları gibi radikal adımlar atmamız gerekiyor. Krizler artık hayatımızın bir parçası. COVID-19’dan öğrendiğimiz en büyük ders, her gün yeni bir krize hazır olmamız gerektiğidir. Türkiye’nin bu konudaki direnci, kültürel mirasıyla birleşen büyüme stratejisiyle birlikte küresel turizmin geleceği için en güçlü müttefiklerimizden biridir.” Hakan Aran: “Sadece Türkiye’deki yatırımları değil yurtdışı yatırımları da destekleriz” Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran da konuşmasında, turizmin küresel ekonomiye katkısına ve tüm dünya için taşıdığı stratejik öneme işaret ederek, “Sektörün ülkemiz için önemi yadsınamaz. Dolayısıyla biz de son 3 yılda turizm sektörüne 2,2 milyar dolarlık kredi kullandırdık. Özel sektör bankaları arasında yüzde 23,69’luk kredi payımızla her 4 liralık kredinin 1 lirasını biz kullandırmış durumdayız. Bu da sektöre olan inancımızı, sektöre verdiğimiz desteğin büyüklüğünü gösteriyor” dedi. Şu anda turizm sektöründe yatırım bekleyen 3 milyar dolarlık teşvik belgeli proje bulunduğunu, banka olarak 3 milyar dolarlık tüm yatırımı finanse edebilecek güçte olduklarını belirten Aran, ülkemizin yeni otel yatırımından ziyade modernizasyona, markalaşmaya, uçtan uca müşteri deneyimine yönelik yatırım yapması, müşteri deneyiminde fark yaratacak yatırımlara odaklanması gerektiğini söyledi. Hakan Aran, “Biz yatırımcımız inandığında ve fizibilitesini gördüğümüzde o yatırımcılarımızın yanında oluruz. Bu, sadece Türkiye’deki yatırımlar için geçerli değil. Nasıl ki şu anda küresel olarak bu işi iyi bilen yatırımcılar, yurt dışı yabancı yatırımcılar Türkiye’de yatırım yapmak istediğinde onları destekliyorsak, Türk turizmcisi yurt dışında dünyanın popüler destinasyonlarında yatırım yapmak istediğinde o yatırımları da destekleriz. Çünkü oyunun küresel oynanmasına, pazarın sadece Türkiye ile sınırlı olarak görülmemesine, tüm dünyadaki turizm gelirleri pastasından ülkemizin, turizm yatırımcılarımızın daha çok pay almasına vesile olmakta yarar görüyorum. Bizim de gerek banka gerekse iştirakimiz Türkiye Sınai Kalkınma Bankası olarak sadece Türkiye’deki turizm yatırımlarını değil Türk turizmcisinin yurt dışındaki yatırımlarını da aynı iştahla destekleyeceğimizi ifade etmek istiyorum” diye konuştu. Şekib Avdagiç; “İstanbul turizmde daha fazla yatırımı hak ediyor” İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul’un küresel turizmdeki stratejik önemine dikkat çekerek, şunları söyledi. “Finans, alışveriş ve sanat yönüyle dünya turizmi için İstanbul, gelmek istenen ve tercih edilen bir şehir. 8 bin 500 yıllık tarihi ve doğal güzelliğiyle İstanbul daha çok turizm yatırımını hak ediyor ve yatırımcısına kazanç sağlayacak bir potansiyel sunuyor. İstanbul son 7 yılda kongre turizminde ilk 20’ye girdi. İstanbul’u otel geliri anlamında yukarı çekecek hamleler en önemli unsurların başında gelmeli. Gelen turistlerin otellerimize daha fazla para ödeyebileceği bir konsepti oluşturmamız ve oda başına geliri yukarı çekecek politikaları öncelikli olarak önümüze almamız gerekiyor. Bu kapsamda İstanbul Fuar Merkezi yanında, 100 bin metrekarelik fuar alanımıza ilave olarak 40 bin metrelik yeni bir alan inşa ediyoruz. Bir katı 7 bin metrekare kolonsuz olan bu uluslararası alanla birlikte, 10 bini aşan kapasitelerle İstanbul turizmine hizmet vereceğiz.” Bekir Polat: “Türkiye, dünyanın bağlantı noktası” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat da Türkiye’nin turizmdeki öneminin değinerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Her turist aslında bir yatırımcıdır ve bu bakış açısı bugün de geçerliliğini koruyor. Turizm, müstakil bir sektör olmanın ötesinde, uluslararası yatırımları ve diğer tüm sektörleri etkileyen güçlü bir katalizör niteliği taşıyor. Türkiye’yi tanıtırken ‘dünyanın bağlantı noktası’ kavramını kullanıyoruz; çünkü ülkemiz insanları, kültürleri ve ekonomileri birbirine bağlayan bir konumda. Yine son dönemde geçen sene oranla ilk 11 ayda ülkemiz yüzde 27,6 artışla 12,4 milyar dolar doğrudan yatırım çekti. Ancak bugün yatırımcı kararlarında yalnızca maliyetler ve teşvikler değil yeterli değil, güçlü ekosistemler ve marka algısı da belirleyici oluyor.” Mehmet Nuri Ersoy: “2026’da 68 milyar dolarlık gelir hedefine ulaşacağız” Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk turizminin nitelikli turizm ve katma değerli yatırım vizyonuyla birinci lige yükseldiğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Küresel ölçekte ekonomik, siyasi ve jeopolitik belirsizliklerin yoğunlaştığı, dengelerin çok kısa sürelerde değişebildiği bir dönemden geçiyoruz. Bugün artık net bir şekilde söyleyebiliyoruz ki Türkiye, krizleri yönetme konusunda güçlü bir refleks kazanmış ve bu alanda ciddi bir kurumsal tecrübe oluşturmuştur. Göreve geldiğimiz günden bu yana turizmi yalnızca rakamlarla değil; vizyon, çeşitlilik ve nitelik odağıyla ele aldık. Türk turizmini birinci lige taşıdık. Turizmi 12 aya ve 81 ile yayma hedefi doğrultusunda attığımız adımlar, rekorlarla yükselmeyi sürdürüyor. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü verilerine göre, dünyada en fazla turist ağırlayan ülkeler arasında 2017’de 8’inci sırada yer alan Türkiye, 2024 itibarıyla 4’üncü sıraya yükseldi. Turizm gelirlerinde ise 2017 yılında 15’inci sırada bulunan ülkemiz, 2024 yılında 7’nci sıraya ulaştı. 2025 yılında turizm gelirlerimiz 65,2 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı yıl toplam ziyaretçi sayımız 63 milyon 943 bin kişi olarak kaydedildi ve ziyaretçi sayısında da yeni bir rekora erişildi. Kişi başı gecelik harcamanın 114 dolara yükselmesi, nitelikli turizm stratejimizin somut bir sonucu oldu. Tanıtım alanında da güçlü bir ivme yakaladık. Resmi ülke hesaplarımız, sosyal medya platformları arasında YouTube ve TikTok’ta birinci sıraya yerleşti. Dünyada bir ilk olan mini dizi stratejimizle tanıtımda sinematik bir model başlattık. Sadece kıyılarımıza değil, Geleceğe Miras projesiyle arkeolojik değerlerimize de odaklandık. Müze ve ören yerlerimiz, geçen yıl Avrupa’daki birkaç ülkenin toplam nüfusuna denk gelecek şekilde yaklaşık 35 milyon kişi tarafından ziyaret edildi. Şimdi başarıları geride bırakıp yeni hedeflere odaklanma vaktidir. 2026 yılı için belirlediğimiz 68 milyar dolarlık gelir hedefine de paydaşlarımızla omuz omuza vererek ulaşacağız.” Fikri Ataoğlu: “KKTC gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30’luk artı oldu” KKTC Başbakan Yardımcısı & Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, yeni yatırımların KKTC’ye olan ilgiyi artırdığını vurgulayarak, şunları söyledi: “KKTC olarak son yıllarda yapılan yatırımların ne kadar önemli olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Ülkemizde hayata geçirilen yatırımlar, dünyayla yarışan niteliktedir ve tüm yatırımcılarımızı şahsen kutluyorum. Yeni havalimanımızın açılması ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile TGA iş birliğiyle yürütülen tanıtım çalışmaları sayesinde, KKTC’ye olan ilginin belirgin biçimde arttığını görüyoruz. Geçen yıla kıyasla ülkemize gelen ziyaretçi sayısında yüzde 30–40 oranında artış yaşandı. Bu artış, mevcut yatırımların sürdürülmesinin yanı sıra yeni girişimlerin de hız kazandığını ortaya koyuyor. KKTC olarak yatırımcılara kapımız her zaman açık; bürokratik engeller olmadan, özellikle genç nüfusun istihdamını artıracak yatırımları desteklemeye devam ediyoruz.” OTURUMLAR“SEYAHAT NEDENİ, DESTİNASYONUN ÖNÜNE GEÇTİ; BUNA GÖRE KONUMLANMALIYIZ” Açılış konuşmalarının ardından TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Liderler Yuvarlak Masası: Büyüme, Dayanıklılık ve Gelecek” panelinde konuşmacılar, ülkelerin sektördeki konumlanmasını ve gelecek perspektifini masaya yatırdı. İtalyan Ulusal Turizm Ofisi Başkanı Alessandra Priante: “Kaç kişinin seyahat ettiğine odaklanmak yerine, insanların neden seyahat ettiğine odaklanmamız gerekiyor. Artık seyahat nedeni, seyahat destinasyonunun önüne geçiyor. Turistlere sunduklarımız arasında gastronomi, kültür, deneyim, özgünlük ve kişiselleştirilmiş unsurlar yer almalı. Seyahat eden kişi, sadece ‘bana özel’ hissini yaşamak istiyor.” Uluslararası Turizm Danışmanı Maribel Rodriguez: “Hacimden değere bir geçiş yapmamız gerekiyor ve destinasyonlar artık çok daha önemli. Yatırım yalnızca cazibe alanlarında değil, altyapı alanlarında da olmalı. Hacimden değere geçişin etkilerini ölçebilmemiz gerekiyor. Özellikle Türkiye, İtalya ve İspanya gibi destinasyonların DNA’sını yitirmemesi gerek.” TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven: “Turizmde rakamlar önemli. Ancak konuk memnuniyeti en az onlar kadar kritik; çünkü nihayetinde yaptığımız iş insanları mutlu etmek. Bir destinasyonun gelecekte de konuk beklentilerini karşılayabilmesi, yalnızca sayılarla değil, yaratılan deneyimle mümkün.” ŞANT MANUKYAN: “YIL SONU ENFLASYON ÖNGÖRÜMÜZ YÜZDE 25 SEVİYESİ” İş Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Şant Manukyan, “Küresel Piyasalarda Güncel Gelişmeler” başlıklı günün ilk ana tema konuşmasında, küresel piyasalar ve kur beklentisine ilişkin öngörülerini paylaştı: “Küresel piyasalar; Fed’in para politikalarındaki değişim ve ABD ile Çin arasındaki teknolojik egemenlik mücadelesiyle yeniden şekilleniyor. 2026 yılına ilişkin beklentilerimiz; kurun 50,5, enflasyonun ise yüzde 25 seviyelerinde dengelenmesi yönündedir. Trump’ın siyasi etkisi piyasalarda zaman zaman şok etkisi yaratsa da yeni Fed başkanının stratejik yol haritası netleşmiş durumdadır. 2026 projeksiyonlarında dağınık bir resim görülse de temel beklenti; enflasyonun düştüğü, büyümenin arttığı ve yapay zekâ kaynaklı bir verimlilik sıçramasının yaşandığı bir ekonomidir. Özellikle konut ve kira fiyatlarındaki geri çekilmeyle birlikte hizmet enflasyonunun da hızla yavaşlamasını bekliyoruz. Varlık sınıflarına baktığımızda ise değerli metallerdeki geleneksel ‘reel faiz’ korelasyonunun 2022 itibarıyla koptuğunu görüyoruz. Özellikle Rusya’nın rezervlerine el konulmasıyla başlayan bu süreçte Çin’de de yatırımcı rezerv güvenliği gerekçesiyle altına yöneldi. Dolayısıyla altın fiyatlarında 5500 seviyesinin üzerini görmemiz oldukça muhtemeldir. Ancak bir likidite krizi patlak verene kadar bu seyir devam edecek; kriz anında ise borçların dolar cinsinden olması nedeniyle yeniden dolar ve Amerikan tahvilleri ön plana çıkacaktır.” “TÜRKİYE’DE YATIRIM FIRSATLARI VAR, YENİ OTELLER GELECEK” Servotel Kurucu & Başkanı Ömer İsvan moderatörlüğünde düzenlenen “Anı Yakalamak: Dönüşen Konaklama Ekosisteminde İnovasyon ve Fırsatlar” oturumunda, bölgesel gelişmeler ve yeni trendler ele alındı. Hilton Worldwide Avrupa Kıtası Operasyonlarından Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly: “Türkiye pazarında markalaşmamış bir envanter bulunuyor ve bu bizim için büyük bir fırsat. Türkiye’de markalaşmış envanter oranı yüzde 11 seviyesinde. Ancak 2025’e baktığımızda, yaptığımız anlaşmaların yüzde 40’ının eski otellerin dönüştürülmesine yönelik projeler olduğunu görüyoruz. Yatırım açısından burada önemli fırsatlar var. Hâlihazırda 137 otelimiz bulunuyor ve yeni oteller gelecek.” Radisson Hotel Group Afrika ve Türkiye Geliştirme Direktörü Ramsay Rankoussi: “Genç nesille ilgili olarak gördüğümüz tablo şu: Maliyete bakıyorlar, lokasyona bakıyorlar. Ayrıca çevrim içi sosyal medya reklamları oldukça etkili. Türkiye, sosyal medya turizmi üzerine ciddi harcamalar yaptı. Sosyal medya üzerinden çok sayıda promosyon ve tanıtım gerçekleştirildi; bu da pazarlama harcamalarındaki payın artmasına neden oldu.” Wyndham Hotels & Resorts EMEA Başkanı Dimitris Manikis: “36 yıldır bu işin içindeyim. Eskiden konaklama sektöründe yönetici olmak için İsviçreli, Avusturyalı ya da Alman olmanız gerekiyordu. Bugün ise genel müdürlerin yüzde 50’si Türk, Asyalı veya Hintli. Artık bu kadar Alman, İsviçreli ya da Fransız yönetici yok; çünkü dünya değişiyor. Yetenek profili değişti ve bu değişim otelciliği de değiştirdi.” Accor Orta Doğu, Afrika & Türkiye Bölge Başkanı Raki Phillips: “Doğru yeteneği işe aldığınızda başarıya ulaşırsınız. Öncelikle ‘Müşteri neyi arıyor?’ sorusuna yanıt vermek gerekir. Ekip içi ve ekipler arası iş birliği ile yürütülen kampanyaların başarısı büyük önem taşıyor. Sağlam bir sistemimiz var; bu sistem sayesinde başarımızı net biçimde ölçüyor ve yaptığımız çalışmaları düzenli olarak raporluyoruz. İlerlemeyi çok iyi takip ediyor, bu ölçümlerle deneyimlerimizi rakamlarla bütünleştirebiliyoruz.” AOIFE ROCHE: “TÜRKİYE İÇİN LÜKS SEGMENT VE AVRUPA PAZARI UMUT VERİYOR” Dünyanın önde gelen otel veri ve analiz şirketi STR’ın EMEA Satışlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aoife Roche, “Konaklama Sektörü Görünümü” başlıklı sunumunda, turizm piyasalarına ilişkin şunları paylaştı: “2025 yılı, küresel ekonomideki belirsizlikler nedeniyle otelcilik sektörü için zorlu geçse de 2019’dan bu yana dünya genelinde talebin yüzde 9 arttığını görüyoruz. Bu süreçte Orta Doğu ve Afrika, yüzde 13’lük büyüme ile öne çıktı. Amerika Birleşik Devletleri ise talepte negatif eğilim gösteren tek bölge oldu. Buna karşın 9,7 milyon Amerikalı turistin diğer bölgelere yönelmesi, Avrupa’daki talebi yüzde 2 oranında destekledi. Türkiye özelinde veriler, iki farklı pazarın hikâyesini ön plana çıkarıyor. İstanbul’da fiyat baskıları nedeniyle yüzde 4’lük bir daralma yaşanırken, Türk Rivierası lüks segmentin etkisiyle yüzde 3 büyüme kaydetti. Türkiye’de bir fiyat direnciyle karşı karşıyayız. Uçak maliyetlerinden yeme-içmeye kadar yükselen toplam seyahat maliyeti talebi zorluyor. Ancak lüks ve üst segment gezginlerin harcamaya devam etmesi sayesinde Bodrum gibi pazarlarda yüzde 11’lik artışlar görüyoruz. 2026 yılı için tablo ise oldukça umut verici. Avrupa’da düşen faiz oranları ve artan tüketici güveniyle birlikte, Türkiye’nin en değerli kaynak pazarları olan Almanya ve Birleşik Krallık’tan gelen uluslararası seyahat talebinin yüzde 8,6 artacağını öngörüyoruz. Türkiye için asıl mesele, fiyat duyarlılığını doğru yöneterek mevsimi uzatmak ve Ocak 2022’den bu yana yakalanan tam toparlanma ivmesini sürdürülebilir kılmaktır.” “KONAKLAMA YATIRIMLARINDA YENİ DÖNEM: DEĞER, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE DENEYİM” McKinsey Yardımcı Ortağı Dariha Choundhry’ın moderatörlüğünü üstlendiği “Konaklama Sektörüne Yatırım: Yatırımcılar Ne Arıyor?” oturumunda, yatırımcıların konaklama sektöründe yatırım yaparken nelere dikkat ettikleri ele alındı. Akfen GYO Genel Müdürü Ece Demirpençe: “Akfen GYO olarak Türkiye’nin en büyük turizm yatırımcılarından biriyiz. Türkiye; iklimi, sağlık altyapısı, sağlık ve spor turizmi olanakları, doğal güzellikleri ve güçlü hava yolu bağlantılarıyla 12 ay turizme uygun bir ülke. Artık turizmde kısa vadeli, mevsimsel talepler yerine uzun vadeli ve sürdürülebilir gelir odaklı bir yaklaşım benimsemeliyiz.” BLG Capital CFO’su Murat Erdoğan: “Amerika, Avrupa ve Türkiye’de yatırımlarımız var. Gayrimenkul yatırım fonu olarak otelcilik sektörüne de odaklanıyoruz. Bizim için en önemli kriter lokasyon. Renovasyonla dönüştürülebilecek ya da enflasyona karşı değerini koruyan varlıklar önceliğimiz.” Neo Asset Management Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Bekir Yener Yıldırım: “100’den fazla yatırım fonuna yatırım yapıyoruz ve yaklaşık 3 milyar dolarlık bir portföyü yönetiyoruz. Yatırımlarımızın yüzde 95’i Türkiye’de, yüzde 5’i ise yurt dışında. Otelcilik ise stratejik olarak odaklandığımız en önemli sektörlerden biri.” Doğuş Holding COO’su Akın Tavuz: “Konaklama sektörü, Doğuş Holding’in yatırım yaptığı temel alanlardan biri. Aynı zamanda 200’ün üzerinde restoranımız ve benzeri işletmelerimiz bulunuyor. Getiri önemli ama sürdürülebilirlik artık daha belirleyici. Yatırımcılar yalnızca tek bir varlığa değil, destinasyona bakıyor. Çıkış stratejisi, finansmana erişim ve pazarın bütünsel yapısı yatırım kararlarını etkiliyor.” CERTARES Genel Müdürü Amin İsmail: “Otel yatırımlarında yalnızca binaya değil, destinasyonu canlandırma potansiyeline, sunulan deneyimlere ve tamamlayıcı hizmetlere bakıyoruz. Türkiye’de yerel ve uluslararası turizmin güçlü bir dengede buluştuğunu görüyoruz. Türkiye’deki varlıklarımız, kurulan iş birlikleri sayesinde Avrupa’daki muadillerine kıyasla oldukça başarılı bir performans sergiliyor.” McKinsey Yardımcı Ortağı Dariha Choundhry: “Wellness, otelcilik sektöründe pek çok dinamiği dönüştüren bir süreç oldu. Wellness artık geçici bir trend değil, kalıcı bir yatırım segmenti. Yatırım kararlarında sadece lokasyon değil, varlığın sunduğu nitelikler ve deneyimler de belirleyici hale geldi.” ANDREA GRISDALE: “TURİZMDE LÜKS ANLAYIŞI DEĞİŞİYOR; EN BÜYÜK YATIRIM İNSAN” IC Bellagio Kurucu & CEO’su ve WTTC KOBİ’lerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Andrea Grisdale, “Yerel İş Ortaklarını Premium Bir Turizm Ağına Dönüştürmek” başlıklı sunumunda, turizmde gerçek lüksün dev bütçelerden ziyade çalışanlar arasındaki bilgi akışı ve kişiselleştirilmiş hizmetten geçtiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Bir seyahatin değerini belirleyen şey, fiziksel imkânlardan ziyade misafirin beklentilerinin henüz dile getirmeden karşılanmasıdır. Üç ay önce bir çift Roma’ya seyahat ediyordu. Beyefendi uzun boylu olduğu için araçta ön koltukta oturmak istedi. Floransa’ya vardıklarında yeni şoför onları karşıladı ve ‘Ön koltukta daha rahat ettiğinizi öğrendim, bu koltuğu boyunuza göre ayarladım’ dedi. Misafirin cevabı ‘Asıl lüks bu’ oldu. Bu seyahat o çifte 48 bin avroya mal olmuştu; ancak biz hiçbir maliyeti olmayan, sadece iki şoför arasında kurulan bir iletişimle fark yarattık. İnsanlarımız en büyük varlığımız. Bilanço kalemlerine değil, çalışanlarınıza yatırım yapın; çünkü onlar bizim geleceğimizdir. Benim şirketimde sorun yok, zorluk var. Her yıl ekibimizle bir araya gelip yılı değerlendirirken yalnızca bilgi paylaşmıyor, aynı zamanda güven inşa ediyoruz. Çünkü sahada konuklarımıza o kritik ‘evet’ cevabını verecek olan, yatırım yaptığımız personelin kendisidir. İnsanlar evlerindeki konforu bulmak için başka bir ülkeye gitmez. 24 saatliğine bile gelse konuklarımızın çoğu, İtalyan yaşam biçimini deneyimlemek ve İtalyan gibi hissetmek ister. Mutlu yerel insan yoksa, mutlu gezgin de olmaz. Bizim işimiz yalnızca bir seyahat organize etmek değil; yerel halk ile gezgin arasında mutlu bir köprü kurmaktır. Yereldeki çalışanlar, işimizin en güçlü yapı taşlarıdır.” “TÜRK MARKALARININ EN BÜYÜK GÜCÜ, BULUNDUKLARI COĞRAFYADAN KAYNAKLANIYOR” Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul moderatörlüğünde düzenlenen “Türkiye’nin Yerli Otel Markaları: Trendler, Zorluklar ve Fırsatlar” panelinde, yerli otellerin sektördeki konumlanması, markalaşma evreleri ve operasyonel süreçlerin detayları ele alındı. Paloma Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Ece Tonbul: “Yerli markalar noktasında geldiğimiz boyut itibarıyla bundan sonra Türkiye’nin turizm serüveninde, içeride ve dışarıda göstereceği performansta kendi markalarımız, bundan önce olduğundan çok daha önemli olacak.”. Elite World Hotels CEO’su Orkun Petekçi: “Türkiye, dünya turizminde çok önemli bir destinasyon. Marmara, Akdeniz, Karadeniz fark etmeksizin birçok bölgede birçok otel yaptık, birçok insanı ağırladık. Buradaki dönüşümle Türk otellerinin de kendi markalarını oluşturması süreci başladı. Türk markalarının en büyük gücü, bulundukları coğrafyadan kaynaklanıyor. Çünkü bulunduğumuz coğrafya sayesinde değişikliklere çok alışığız ve açığız.” Net Holding (Merit Hotels) Yönetim Kurulu Murahhas Üyesi ve Genel Koordinatörü Hande Tibuk: “Türk milleti olarak çok kriz yaşadığımız için, 25 yılda sürekli kriz yaşamaya da alışık bir sektörüz. Kriz yaşadıkça da direncimiz artıyor, reflekslerimiz daha iyi oluyor, çok çabuk cevap veriyor ve uyum sağlıyoruz. Biz marka olarak uluslararası turnuvalarla izolasyon altındaki Kıbrıs’ı tanıttık ve dünyanın her yerinden oyuncu getirmeyi başardık. Yaptığımız çalışmalar sayesinde eskiden yüzde 5–10 oranında olan Türk olmayan misafir profili, şu anda yüzde 30–35’e çıktı.” Divan Grubu Genel Müdürü Alper Önder: “Türkiye’de şu anda turizm işletme belgeli toplam yatak kapasitesinin yaklaşık yüzde 85’i küçük ve yerel markalardan oluşuyor. Buna bir de belediye işletme belgeleri eklersek, yerel markaların oranı yüzde 90’lara çıkıyor. Yatak kapasitesi olarak çok önemli bir adetten bahsediyoruz. Yerel markalar, önümüzdeki dönemlere baktığımız zaman, dünyadaki gelişmelerle de kıyaslandığında avantajlı bir noktaya geliyor.” “KARMA KULLANIM PROJELERİ: OTELLERİN ÖTESİNDE YENİ BİR GAYRİMENKUL ÇAĞI” Turizm ve gayrimenkul dünyasının önde gelen isimleri, “Otellerin Ötesinde: Karma Kullanım Projeleri” panelinde bir araya gelerek sektörün geleceğini masaya yatırdı. Alkaş & Han Spaces Yönetim Kurulu Başkanı Avi Alkaş: “Bugünün temel sorusu, konaklama sektörünün yalnızca yatak sayıları üzerinden mi yoksa doğru tasarlanmış deneyim senaryolarıyla mı büyüyeceğidir. Gerçek başarıyı artık rakamların ötesinde, projelerin kentle ve ziyaretçiyle kurduğu bağlar ile bodrum katlardan en üst katlara kadar her metrekarede yarattığı katma değer belirleyecektir.” Hilton Markalı Konut Geliştirme Genel Müdürü Feras Hasbini: “Markalı konutlarda dünyanın başkenti Dubai olurken, Türkiye tamamlanmış ve devam eden yaklaşık 50 projesiyle dünya genelinde 7’nci sırada yer alıyor. Türkiye, özellikle İstanbul odaklı bir büyüme sergiliyor. Bu modelin yükselişindeki en önemli etken, inşaatın erken safhasında sağladığı nakit akışı ve sunduğu esnek finansman çözümleridir. Ancak markalı konut, binanın üzerine yapıştırılan bir etiket değildir; arkasında güçlü bir operasyonel yapı ve yüksek kalite standardı bulunur.” Emaar CFO’su Alev Şeren: “Karma kullanım projeleri; tasarım karmaşıklığı ve çoklu operatör yapısı nedeniyle, tekil projelere kıyasla yatırım sürecinde zaman sapmalarına daha açıktır. Ancak sunduğu gelir çeşitlendirmesi bu riski büyük ölçüde dengeler. Gelecek vizyonumuzda ise yapay zekâ destekli, kendi kendine öğrenen ve arızaları öngörebilen sistemlerle donatılmış akıllı şehir konseptleri yer alıyor. Wellness ve sağlık gibi yeni fonksiyonları da ekleyerek, sürdürülebilir faaliyet kârı ve kusursuz bir komünite deneyimi hedefliyoruz.” Esas GYO COO’su Nevzat Yavan: “Gayrimenkulde başarı, finansal fizibiliteden önce insan fizibilitesini doğru okumaktan geçiyor. Türkiye’de 6 milyon kişinin tek başına yaşaması, mikro aile oranının yüzde 40’a ulaşması ve 15 milyonu aşan emekli nüfusu, karma kullanım projelerini yeniden düşünmemizi zorunlu kılıyor. Gayrimenkulden deneyime geçmekte zorlanıyoruz. Artık otel odalarını yalnızca konaklama alanı olarak değil; ofis, tarım, sürdürülebilirlik ve mikro veri merkezi gibi fonksiyonların iç içe geçtiği çok amaçlı yapılar olarak tasarlamalıyız.” Palladium Hotels Group Geliştirme Direktörü Carlos Ortega: “Varlık yönetiminde temel hedefimiz, binanın her bir metrekaresinden maksimum gelir yaratacak yaşam tarzı konseptleri geliştirmektir. Türkiye açısından kritik eşik, pazarın bu projeleri nasıl algılayacağıdır. Sadece otel misafirine değil, yerel halka ve çevredeki otellerde konaklayanlara da hitap eden gastronomi, eğlence ve wellness alanları tasarlıyoruz.” IC GYO Genel Müdürü Sertaç Karaağaoğlu: “Türkiye turizmi açısından en önemli kırılma noktalarından biri, servisli daire (serviced apartment) ve markalı konut modeline yönelik talebin hızla artmasıdır. Ancak küresel oyuncularla rekabet edebilmek için güçlü yerli markalara ihtiyacımız var. Turizm imarlı alanlarda markalı rezidans modelini doğru kurgulayarak finansman sorununu avantaja çevirebiliriz.” “YAPAY ZEKÂYI KUCAKLAMAYAN GERİDE KALACAK” Ussal Consultancy Kurucu Ortağı Ussal Şahbaz’ın moderatörlüğünü yaptığı “Konaklamada Yapay Zekâ: Devrim mi, Balon mu?” oturumunda, konaklama sektöründe yapay zekâ ve dijitalleşmenin sektöre sunduğu dönüşüm fırsatları ele alındı. Ussal Consultancy Kurucu Ortağı Ussal Şahbaz: “Türkiye’de bir danışmanlık şirketi yürütüyorum; Apple, Netflix ve Twitter gibi teknoloji şirketlerine hizmet veriyoruz. Yapay zekâda bir balon etkisi olduğu kesin ama asıl mesele, bunun bir balon mu yoksa devrim mi olduğunu ayırt edebilmek.” Delaight Kurucu & CEO’su Miguel Flecha: “Yapay zekâ bir balon değil, sadece çok gürültülü bir alan. İnternet de zamanında balon gibi görülüyordu ama bugün temel bir altyapı. Asıl risk, gürültüyü takip edip asıl fırsatı kaçırmak. Yapay zekâ iş yapış şeklimizi kökten değiştirecek. Bir sonraki Nokia ya da BlackBerry olmak istemiyorsanız, yapay zekâyı kucaklayın. Nerede ve neden kullanmanız gerektiğini belirleyin, işinizden.” Pricing Coach Kurucu Ortağı Cavit Colak: “Oteller için geliştirdiğimiz fiyatlandırma sistemiyle online gelirleri ortalama yüzde 15 artırdık; bugün 600 otelle çalışıyoruz, bunların yüzde 85’i Türkiye’de, yüzde 15’i de yurt dışında. Yapay zekâda asıl sorun veri değil, süreçler. Oteller hâlâ eski iş akışlarıyla çalışıyor. Oysa yapay zekâ gerçek zamanlı karar verebilen bir yapı sunuyor. Haftalık karar döngüleriyle bu potansiyeli kullanmak mümkün değil.” LotusAI Kurucu & CEO’su Didem Ün Ateş: “Yapay zekâ artık hayatımızın bir parçası; önemli olan onu nasıl kullandığımız. Turizm sektörü, yapay zekâyı benimseme konusunda birçok sektörün gerisinde. Oysa elinde kullanılmayı bekleyen çok büyük bir veri hazinesi var. Bu, sektör ve şirketler için kaçırılmaması gereken bir fırsat.” “TURİZMDE ÇÖZÜM YASAKLAR DEĞİL, AKILLI YÖNETİM” Room Mate Group Başkan & Kurucusu Kike Sarasola, ilk günün son ana tema konuşmasında, otel liderliğinin geleceğine ilişkin şunları söyledi: “Turizmde asıl sorun talep değil, liderlik ve yönetim eksikliğidir. Aşırı turizm bir zaman bombasıdır; doğru yönetilmezse elimizde patlayacaktır. Şehirler, altyapı ve yerel halk bu yoğunluğa hazır olmadığında turizm fobisi kaçınılmaz hale gelir. Dolayısıyla çözüm yasaklarda değil, turist akışlarını akıllıca yönetmektedir. Çünkü turizm refah yaratır; suçlanacak bir sektör değildir. Geleceğin konaklama anlayışı yalnızca teknolojiye değil, insan dokunuşuna da dayanmalıdır. Yapay zekâ süreçleri kolaylaştırır ama misafiri mutlu eden insandır. Yüksek teknoloji ile insan temasının birlikte var olduğu bir gelecekten söz ediyoruz. Misafiri bir ekranla değil, bir sesle, bir ‘merhaba’yla karşılamak istiyorum. Renkleri, duyguyu ve eğlenceyi unutmayan; insanı merkeze alan markalar ayakta kalacaktır. Liderlik, kamuda da özel sektörde de en değerli sermayedir.” Bunun yanında, her neslin farklı beklentileri var; liderlik bu farklılıkları anlayabilmeli ve herkese değerli hissettiren deneyimler sunabilmelidir. Konaklama konseptleri değişmeli, kopyalamak yerine kimlik ve ruh yaratılmalıdır.” “SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR TERCİH DEĞİL, AKILLI BİR İŞ MODELİDİR” “Sürdürülebilir Turizm” başlıklı günün son panelinde konuşmacılar, sürdürülebilirliğin yalnızca “yeşil bir slogan” olmadığını vurguladı. KPMG Türkiye Sürdürülebilirlik Danışmanlığı Başkanı Sertuğ Özkan: “Bugün turizm sektörü ciddi bir dönüşüm baskısı altında. Regülasyonlar, finansal sistem beklentileri ve değişen tüketici davranışları bu baskının temel unsurları. Türkiye’ye gelen ziyaretçiler artık çok daha seçici. İyi hizmet tek başına yeterli değil; konaklanan otelin enerjiyi nasıl ürettiği, atığını nasıl yönettiği gibi kriterler yeni nesil turistler için belirleyici hale geliyor. İklim odaklı turizm, yerel ekosistemlerle uyumlu turizm ve işin sosyal boyutu olmak üzere üç ana trendden söz edebiliriz. Yerel halkla ilişkiler, çalışan hakları, kapsayıcılık ve kültürel mirasın korunması bu çerçevenin en kritik başlıklarıdır.” Diversey Başkan Yardımcısı Alp Aksoy: “Sürdürülebilirliği yalnızca iklim perspektifinden ele alırsak, operasyonel gerçekleri gözden kaçırırız. Sektör, COVID travmasını çok hızlı unuttu. WTTC bugün yeni bir pandemi riskinden söz ediyor. Konaklama endüstrisi son 20 yılda yalnızca COVID döneminde daraldı ve bu hepimiz için ciddi bir travmaydı. Ancak bugün birçok otel, olası bir pandemi durumunda ne yapacağını, dezenfektan stoklarını veya tedarik zincirini hatırlamıyor. Operasyonel hafızayı korumak da sürdürülebilirliğin ayrılmaz bir parçasıdır.” Consera Kurucusu ve Türk Yapısal Çelik Derneği Başkan Yardımcısı Melih Şimşek: “Sürdürülebilirliğin ilk ve en temel unsuru yapı güvenliğidir. 2025 yılında turistlerin yüzde 75’i konakladığı otellerde yeşil etiket aradı. Çünkü misafirler, vicdanen kaldıkları tesisin karbon ayak izini azaltmasını bekliyor. Türkiye olarak inşaat gücümüzü modüler yapılarla birleştirirsek, sürdürülebilir turizmi bir iyilik hareketi olarak dünyaya ihraç edebiliriz. Unutulmamalıdır ki sektörün hammaddesi doğadır; hammaddenizi yok ederek turizm yapamazsınız.” UN Global Compact Network Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele: “Global Compact olarak dünyada 20 binden fazla şirketi bir araya getiriyoruz. Sürdürülebilirlik, üç yıl uygulanıp ardından bir vakfa devredilecek bir sosyal sorumluluk projesi değildir. Asıl hedefimiz, sürdürülebilirliği bir ürüne dönüştüren, gelir yaratan ve bu modeli ihraç edebilen ölçeklenebilir yapılar kurmaktır. Veri toplamak bu sürecin temelidir. Taahhütlerinizi kamuoyuna şeffaf biçimde paylaştığınızda gerçek dönüşüm başlar. Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için bu akıllı kararları bugün almak zorundayız.” Verimli ve yoğun bir güne sahne olan TIF 2026’nın ilk günü “Türk Mutfağında Bir Yolculuk” isimli hoş geldin resepsiyonuyla tamamlandı.

Ada Kıbrıs Tanıtımı Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Ada Kıbrıs Tanıtımı Avrupa’ya Taşınıyor

Kültür ve turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, KKTC başbakan Yardımcısı; Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Sayın Fikri Ataoğlu ile bir araya geldi. Görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası tanıtımına yönelik yürütülen çalışmalar, turizmde sürdürülebilir planlama hedefleri ve kültürel iş birlikleri ele alındı. Toplantının ana gündem maddelerinden biri, Türkiye’de büyük başarı elde eden ada kıbrıs Tanıtım Kampanyası oldu. Kampanyanın Türkiye genelinde artırılarak devam etmesi, ulusal televizyon kanallarının yanı sıra dijital medya ve sosyal medya platformlarında daha yoğun şekilde tanıtımının sürdürülmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Bunun yanı sıra, Ada Kıbrıs kampanyasının Türkiye’den sonra İngiltere, Almanya ve Polonya’da da hızlı bir şekilde başlatılması yönünde çalışmaların başlatılacağı ifade edildi. Türkiye’de elde edilen olumlu geri dönüşlerin, avrupa pazarında da önemli bir potansiyel oluşturduğu vurgulandı. Görüşmede ayrıca, KKTC turizmi için hazırlanan Master Plan hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Planın yakından takip edilmesi, güncel gelişmelere göre revize edilmesi ve sürdürülebilir bir anlayışla uygulanmasının önemi üzerinde duruldu. Kültürel alandaki iş birlikleri kapsamında ise Beypazarı'nda bir Kültür Evi Restorasyonu yapılması ve bu merkezde Kıbrıs Türk kültürünün tanıtılması konusu ele alındı. Projenin, Kıbrıs Türk kültür mirasının yaşatılması ve uluslararası alanda görünürlüğünün artırılması açısından önemli bir adım olacağı belirtildi. Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, görüşmenin ardından yaptığı değerlendirmede, Türkiye ile turizm ve kültür alanındaki güçlü iş birliğinin her geçen gün daha da pekiştiğini belirterek, “Ada Kıbrıs markasını hem bölgemizde hem de Avrupa’da daha güçlü bir noktaya taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. Görüşme, iki ülke arasında turizm, kültür ve tanıtım alanlarında yürütülecek ortak projelerin artırılması yönünde fikir birliğine varıldı.

KKTC, 10 Ayda 4,5 Milyon Ziyaretçi Ağırladı. Haber

KKTC, 10 Ayda 4,5 Milyon Ziyaretçi Ağırladı.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, "2025’in ilk 10 ayı itibariyle 2 milyon kişi hava yoluyla KKTC’yi ziyaret etti. 2,5 milyon kişi de kara sınırlarından olmak üzere toplam 4,5 milyon kişiyi ağırladık" dedi. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, İslam Ülkeleri Standartlar ve Metroloji Enstitüsü’nün (SMIIC) işbirliği, Ticaret Bakanlığı ve Helal Akreditasyon Kurumu’nun koordinasyonunda düzenlenen 11. Dünya Helal Zirvesi ve Helal Expo 2025, İstanbul Fuar Merkezi’nde başladı. "Helal ticaret diplomatik bir platformdur" Zirvenin açılışında konuşan KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, helal ticaretin sadece ekonomik bir güç değil, "coğrafyalar arasında köprü kuran, ülkelerin görünürlüğünü artıran ve halkları birbirine yaklaştıran büyük bir diplomatik platform" olduğunu söyledi. Helal Expo’nun, "İslam dünyasının üretim potansiyelini, ticaret vizyonunu ve ortak hedeflerini buluşturan önemli merkez haline geldiğini" ifade etti. "Dünya pazarlarında helal ürünlerin yükselişi yeni iş fırsatları oluşturuyor" Helal ticaretin güven, kalite, etik, izlenebilirlik ve insan sağlığı üzerine kurulu olduğunu belirten Ataoğlu, "Bu değerlerin her biri aynı zamanda ülkelerin marka değerini büyütür. Bugün dünya pazarlarında helal ürünlerin yükselişi yeni iş fırsatları oluşturmakla kalmıyor, ülkelerin imajını güçlendiriyor, kültürel tanıtıma kapı açıyor, insanları bir ülkeyle ilk kez temas ettiren bir pencere haline geliyor. Ticaret, ürünlerin dolaşımı kadar ülkelerin hikayesinin de dolaşımıdır" dedi. "KKTC’de turizm, eğitim ve sağlık sektörleri öne çıkıyor" KKTC’nin potansiyeline değinen Ataoğlu, Helal Expo gibi organizasyonların, ülkelerinin ürün ve hizmet kalitesini göstermek, turizm ve yatırım markasını güçlendirmek, yeni iş ortaklıkları kurmak ve uluslararası ilişkileri derinleştirmek için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Ataoğlu, KKTC’nin 2025 yılı turizm verilerine ilişkin de bilgi paylaştı. Ataoğlu, "2025’in ilk 10 ayı itibariyle 2 milyon kişi hava yoluyla KKTC’yi ziyaret etti. 2,5 milyon kişi de kara sınırlarından olmak üzere toplam 4,5 milyon kişiyi ağırladık" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin güçlü desteği KKTC’nin görünürlüğünü artırıyor" KKTC ile Türkiye arasındaki ilişkilere de değinen Ataoğlu, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye’nin güçlü desteği sayesinde KKTC’nin uluslararası görünürlüğü artmakta, ulaşım kapasitesi genişlemekte, turizm ve ticaret yolları güçlenmekte, KKTC markası daha geniş kitlelere ulaşmaktadır. KKTC-Türkiye işbirliği, yalnızca iki ülkenin değil, İslam dünyasının ortak kalkınma vizyonunu büyütmektedir" diye konuştu.

Fikri Ataoğlu, KKTC Turizminin Algısını Değiştiriyor Haber

Fikri Ataoğlu, KKTC Turizminin Algısını Değiştiriyor

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, Antalya Turizm Fuarı (ATF2025) kapsamında düzenlenen oturumlarda basın mensupları ile bir araya geldi. Kuzey Kıbrıs'ın turizm avantajlarını değerlendiren Ataoğlu, "Kıbrıs'ın denizi ve güneşini turizmden saymıyoruz. O zaten dünya ile yarışıyor. Biz Kıbrıs'ta 10 ay güneşli ve denize girilebilecek bir sezon sunuyoruz. Elbette her zaman KKTC turizmini tanıtmak için proje içerisindeyiz. bunlardan çok fazlası da biri Ada Kıbrıs projemizdir. İstanbul'da lansmanını görüyoruz. Türkiye'ye gelen turistin %1'inin Kıbrıs'a geldiği bile yeter. Bizim başka bir yerdeydi. Anavatandan bizi tercih edenlere teşekkür ederiz. Yatırımlar konusunda Dünya ile buluştuğumuz ve bunda da dünya ile yarıştığımız için teşekkür ederiz. Kıbrıs'taki ana sanayi turizminin devamını çizen Ataoğlu, "Bize düşen görev Türkiye'deki insanların yatırımcı ve tatilcilerin de bizi tercih etmesini sağlamak. Bizim bizden başka dostumuz yoktur. Başka yerde yatırım yapanların ne iyi düşünmeliyiz. KKTC'de farklı algılar yaratılıyordu. TÜRSAB işlemleri ile KKTC'nin tahmin edildiği gibi olmadığını gösterdi. Biz KKTC'nin kumar turizmi ile ön plana değiliz. KKTC bir kumar değildir. Ülkeye gelenlerin hepsi kumar diye bir konu Yaptığımız ankete göre gelen turistin maksimum %20'si oynadığı kumar değeri bilinen bir adadır KKTC” şeklinde ifade edilmiştir.

Ada Kıbrıs Projesiyle KKTC Turizmi Güçleniyor Haber

Ada Kıbrıs Projesiyle KKTC Turizmi Güçleniyor

Türk Hava Yolları (THY) ve AJet Havayolu şirketleri, "Ada Kıbrıs" projesi kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) uçuşların artırılması ve bilet fiyatlarının düşürülmesine yönelik protokol imzaladı. THY ve AJet Havayolu şirketleri, KKTC ile yeni bir anlaşmaya imza attı. THY ve AJet, "Ada Kıbrıs" projesi kapsamında KKTC'de uçuşların artırılması ve bilet fiyatlarının düşürülmesine yönelik protokol imzaladı. Protokol imza töreni, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ünal Üstel, Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu ve THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat'ın katılımıyla gerçekleşti. "Ada Kıbrıs'a desteğimizi imza altına alıyoruz" Ada Kıbrıs projesini KKTC'nin geleceğine yön verecek çok kıymetli bir proje olarak niteleyen THY Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, "Bugün burada Türkiye'nin milli bayrak taşıyıcısı olarak desteğimizi imza altına almak ve Ada Kıbrıs markasının ana aktörü olmak için bir araya geldik. Bugün imza altına alacağımız anlaşmayı sadece bir tanıtım hamlesi değil, iki kardeş ülke arasındaki köklü bağların, dostluğun ve ortak geleceğe duyulan inancın somut bir göstergesi olarak görüyoruz" dedi. Bolat, 6 kıtada 131 ülkeye uçuş gerçekleştirdiklerini vurgulayarak, "Kurulduğumuz günden bu yana yalnızca bir havayolu şirketi değil, aynı zamanda ülkemizin ekonomisine katkı sağlayan, Türkiye'nin ve dost ülkelerin kültürel, ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunan bir marka olduk. KKTC ise bizim için sadece bir destinasyon değil, ortak tarihe, kültüre ve değerlere sahip olduğumuz bir kardeş vatandır. Bu anlamda KKTC'nin uluslararası arenada hak ettiği yeri almasını bizler bir sorumluluk olarak addediyoruz" diye konuştu. "Ada Kıbrıs markası gökyüzüne taşınacak" Lefkoşa'ya uçuşların 1951'de başladığını belirten Bolat, "Bugünkü anlaşmayla ‘Ada Kıbrıs' markası kardeşliğin gökyüzüne taşındığı ve dünyanın dört bir yanına anlatıldığı bir platform olacak. 1951'de Lefkoşa'ya başlayan uçuşlarımız, 75 yıllık hikâyenin yeni bir aşamasına geçiyor. AJet markamız ile İstanbul ve KKTC arasında her gün düzenlenecek iki seferde erişilebilir fiyat politikası uygulanacak. 6 bin Türk Lirası bilet tarifesiyle yalnızca ulaşımı kolaylaştırmakla kalmayacak, KKTC'yi yerli ve yabancı turistler için cazibe merkezi haline getireceğiz" ifadelerini kullandı. KKTC'li gençlere kabin memurluğu imkanı Bolat, "60 KKTC'li gencimiz AJet bünyesinde kabin memuru olarak görev yapacak. Bu gençler, sadece gökyüzündeki profesyoneller değil, aynı zamanda Ada'nın sesi ve yüzü olacak. AJet filosundaki iki uçağa ‘Ada Kıbrıs' logosunu yerleştirecek, bu markayı gökyüzüne taşıyacağız. Uçaklarımız adeta birer kültür elçisi gibi Ada'nın güzelliklerini tüm dünyaya tanıtacaklar" şeklinde konuştu. İş dünyası ve medya desteği Projeye entegre edilen medya, iş ve sanat dünyası temsilcilerinin KKTC ziyaretleri ile içerik üretimi ve yatırım potansiyelinin artırılacağını kaydeden Ahmet Bolat, "2023'te 18 milyar dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdik. 115 milyar dolarlık toplam hizmet ihracatının yüzde 16'sını tek başımıza sağladık. Geçtiğimiz yıl ülkemize kazandırdığımız yaklaşık 9 milyar dolar net döviz tutarı ile Türkiye ekonomisine önemli katkı sağladık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden aldığımız ödülle birlikte 16. kez hizmet ihracatı şampiyonu olduk" dedi. "KKTC'nin görünürlüğünü artırmak gurur verici" Bolat, "Bugünkü imzayla birlikte KKTC'nin uluslararası görünürlüğünü artırmak ve turizmde sürdürülebilir büyümesine katkı sunmak bizler için gurur verici bir yolculuk olacak" diye konuştu. "Kıbrıs Türkü hiçbir engelle yolundan dönmedi" KKTC Başbakanı Ünal Üstel ise açıklamasında, "Kıbrıs Türk'ü 1950'lerden 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı'na kadar Rum'un baskısı, zulmü, izolasyonları ve ambargoları altında yoluna devam etmiştir. Hiçbir engel bizi yolumuzdan çeviremedi. Yanı başımızdaki zihniyet, ekonomimizi çökertmek için ambargolar altında ülkemizi baskı altına aldı. Bir ada ülkesi olan KKTC'nin turizmini, eğitimini ve sanayisini hedef aldı. Ne turizmcimiz, ne sanayicimiz, ne iş insanımız, ne müteahhitimiz pes etti. Çünkü her zaman yanımızda olan Anavatan Türkiye Cumhuriyeti vardı. Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Sayın Cevdet Yılmaz'a kadar konuyu taşıdık" ifadelerini kullandı. İngiltere pazarına değinen Üstel, "İngiltere pazarı, hem Kıbrıs Türkü'nün yaşadığı bir bölge hem de İngilizlerin tatil için tercih ettiği bir alan. Ancak Avrupa'dan KKTC'ye gelmek zaman ve maliyet açısından zorluk içeriyor. Bu proje bu engelleri aşacaktır. 26 Temmuz'da Londra'da lansman yapılacak. Stansted Havalimanı'ndan günde 3 kez AJET seferi düzenlenecek. Sabiha Gökçen bağlantılı bu seferlerle turistler zaman kaybı yaşamayacak. Londra-KKTC uçuşları için 250 euro gidiş-dönüş fiyatı belirlendi. Türkiye'den 6 bin Türk lirasını geçmeyecek bilet tarifesi uygulanacak" şeklinde konuştu. Başbakan Ünal Üstel, "Projeye katkı koyan başta Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a, Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a ve THY Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat'a teşekkür ediyorum" dedi. "Havacılık ve turizmde tarihi birikimimiz var" KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da açıklama yaparak, "Kıbrıs Türk Havayolları'nın kuruluşundan Nobel Air gibi uluslararası sermayeye dayalı projelere kadar çeşitli girişimlerde tecrübeler yaşadık. Bugün bu tecrübelerin değerini anlıyoruz. 2024 yılında Ercan'dan gerçekleşen uçuş sayısı 30 bin 865, yolcu sayısı ise 4 milyon 842 bin 134'tür. 2025'in ilk iki ayında yüzde 24 artış yaşandı. Yeni terminal ve pist yatırımı ile kapasite 10 milyona çıkarıldı" diye konuştu. "Uluslararası bağlantılar güçleniyor" İstanbul Havalimanı ile bağlantıların KKTC için büyük bir fırsat olduğuna vurgu yapan KKTC Cumhurbaşkanı Tatar, "İstanbul artık dünyanın merkezi. Bu bağlantılar KKTC'nin değerini artırıyor. Geçtiğimiz hafta Londra'da 50 milletvekilinin imzasıyla KKTC'ye direkt uçuş çağrısı yapıldı. 16-17 Temmuz'da New York'ta BM Genel Sekreteri ve diğer muhataplara insan haklarına aykırı uygulamaları bir kez daha anlatacağız" ifadelerini kullandı. "Bu proje bizim için hayati bir adımdır" Direkt uçuş, direkt ticaret ve direkt temas sağlanmadan anlamlı bir müzakere süreci başlayamayacağını belirten Tatar, "Bu nedenle Ada Kıbrıs projesi bize moral ve güç vermiştir. Bu proje, Sayın Erdoğan'ın güveni, Sayın Cevdet Yılmaz'ın yakınlığı ve tüm katkı koyan kurumlarla birlikte bizim için hayati bir adımdır. Hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.

Türkiye’de KKTC’yi görmeyen kişi kalmasın istiyoruz Haber

Türkiye’de KKTC’yi görmeyen kişi kalmasın istiyoruz

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti turizm ve Çevre Bakanlığı, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ile Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acentaları Birliği (KITSAB) iş birliğiyle düzenlenen “AdaKıbrıs Bilgilendirme Gezisi ve B2B Etkinliği”nin son gününde Acapulco Resort Otel Girne’de hem B2B etkinliği hem basın toplantısı hem de görkemli bir gala yemeği gerçekleştirildi. Gün boyunca süren etkinliği; KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC Başbakanı Ünal Üstel, KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, KKTC Milletvekili Ahmet Savaşan, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, TÜRSAB Başkan Yardımcıları Davut Günaydın ve Hasan Eker, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Akyıl, Engin Ceylan, Elif Ural, Esra Başeskioğlu, Erol Türk, Ali Yaramışlı ile KITSAB Başkanı Orhan Tolun, KITSA Aşbaşkanı Oğuz Akçansay, KITOB Başkanı Dimağ Çağıner’in yanı sıra etkinlik kapsamında Ada’da bulunan 250’yi aşkın seyahat acentası, 30’un üzerinde gazeteci, sosyal medya fenomenleri ile KKTC’li turizmciler katılım gösterdi. Ersin Tatar: “KKTC marka değeri artan bir destinasyon” Etkinlik kapsamında bir konuşma gerçekleştiren KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, TÜRSAB’a bağlı seyahat acentalarına KKTC’ye geldikleri ve Ada’ya verdikleri önem için teşekkür ederek, KKTC turizminin; KKTC Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı KITSAB, KITOB ve TÜRSAB’ın çalışmalarıyla belli bir aşamaya geldiğini söyledi. Ada’da turizmi daha da geliştirmek için gelen ziyaretçi sayısını artıracak adımların önemine dikkat çeken Tatar, “Ne kadar uçak ne kadar charter sefer ne kadar farklı destinasyonlardan gelen kişi sayısını artırırsak turizm o kadar artar” dedi. Bugün artık İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır’dan Türkiye’nin farklı bölgelerinden uçakların KKTC’ye geldiğini ve dünyanın sayılı havalimanlarından İstanbul’a inen uçakların bir saat sonra Kuzey Kıbrıs’ta olduğuna işaret eden Tatar sözlerine şöyle devam etti:  “KKTC marka değeri artan bir destinasyon ve Ada’ya ulaşım eskiye göre daha kolay. Dolayısıyla KKTC ulaşım noktasında THY ve Pegasus’un yaptığı planlamalar çok önemli. Hepinize başarılar diliyorum. Bizler için sizlerin varlığı, başarıları ve KKTC’ye verdiği değer çok kıymetli. KKTC’nin ayrı bir destinasyon olarak sadece Türkiye’de değil, dünyanın farklı ülkelerinde buradaki mücadelemizin anlatılması, turizmin burada lokomotif bir sektör olduğunun vurgulanması çok önemli. Bu nedenle bu organizasyonu da çok değerli buluyorum. Turizm güzellik, dostluk, kardeşlik ve kültürlerin kaynaşması demektir. Türkiye’den gelenlerin bizleri tanıması, kaynaşması en büyük temennimizdir. Kıbrıs meselesini ve burada yaşananları herkesin anlaması, yoluna bağımsız bir devlet olarak devam edebilmesi sizlerin desteğiyle mümkün.” Üstel: “Mücadelemizde Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğini hep yanımızda hissettik” Daha sonra söz alan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, AdaKıbrıs Turizm tanıtım Etkinliğinin önemine değinerek katkı sunanlara teşekkür etti. Konuşmasında “Bu Ada’da yalnızca güneş ve deniz yoktur. Çok değerli eski eserleri, kültürü, müzeleri ve mutfağı var” ifadelerini kullanan Üstel, Kıbrıs Türk’ünün var olma mücadelesi verdiğini ve hiçbir zaman benliğini yitirmediğini kaydetti. Bu mücadelede Türkiye Cumhuriyeti’nin her zaman yanlarında olduğunu vurgulayan Üstel, “20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’ndan sonra KKTC’deki yatak sayısı çok azdı. O dönemde 5 bin olan yatak sayısı bugün 25 binlere çıktı. Hedefimiz yatak sayısını 50 binlere çıkarmak” diye konuştu. Kuzey Kıbrıs’ta turizmi baltalamak ve geriye götürmek için Rum tarafından büyük baskı yapıldığını dile getiren Üstel, “Biz barış elimizi uzatırken karşı tarafın karalama politikalarıyla karşı karşıya kalıyoruz” dedi.  “Türkiye’nin en ücra köşesinde yaşayanlara KKTC’yi tanıtma fırsatı yakaladık” Son derece sıcak görüntülerin oluştuğu etkinlikte katılımcılara hitap eden KKTC Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu ise bu organizasyonla Türkiye Cumhuriyeti’nin en ücra köşesinde yaşayanlara dahi KKTC’yi tanıtma fırsatı yakaladıklarını söyledi. Turizm Haftası nedeniyle turizm emekçilerinin gününü de kutlayan Ataoğlu, AdaKıbrıs Etkinliği kapsamında Türkiye’den gelen TÜRSAB ailesine ve basına Kuzey Kıbrıs’ın doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve alternatif turizm modellerini tanıttıklarını söyledi. KKTC için turizmin önemine değinen Ataoğlu, Ada turizminden elde edilen gelirin bütçe açığının yüzde 60’ını karşıladığını açıkladı. KKTC’ye gelen turist sayısının artırılması için farklı ülkelerde birçok tanıtım girişimlerinde bulunduklarını, ancak bu etkinliklerde Güney Kıbrıslıların eylemleriyle karşılaştıklarını dile getiren Ataoğlu, bu çalışmaları hayata geçiren bakanlık çalışanlarına ve uluslararası fuarlarda kendilerine destek veren tüm paydaşlara teşekkür etti. Ataoğlu, 85 milyon Türkiye Cumhuriyeti nüfusunun seyahat eden yüzde 15’lik kesiminin bir kısmının KKTC’ye gelmesi halinde tanıtım yapılmasına bile ihtiyaç kalmayacağını sözlerine ekledi.   Bağlıkaya: “KKTC’yi henüz görmemiş milyonlarca vatandaşımız var” Fikri Ataoğlu’nun ardından söz alan TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Kuzey Kıbrıs’ın dört mevsim turizme imkan sağlayan iklimi ve insanının sıcaklığını yansıtan konukseverliğiyle eşsiz bir destinasyon olduğunu belirterek, “Kıbrıslı dostlarımızla aynı dili konuşuyor, aynı kültürü paylaşıyoruz. Ortak değerlere sahip iki kadim milletiz. Bu nedenle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, yurt dışına giden Türk turistlerin en rahat ettikleri ve rağbet gösterdikleri destinasyon. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den yurt dışına gerçekleşen seyahat sayısı 11,4 milyon düzeyindeyken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne gelen vatandaşlarımızın sayısı 1,8 milyon oldu. Yani yurt dışına çıkanların sadece yüzde 15’i Kuzey Kıbrıs’ı tercih etti. Buraya henüz gelmemiş, bu güzellikleri yerinde görmemiş milyonlarca insanımız da var” diye konuştu.Kuzey Kıbrıs’ın Türkiye’de her yönüyle tanıtılması gerektiğine işaret eden Bağlıkaya, bu etkinliğin seyahat acentalarının Kuzey Kıbrıs’ın kültürel değerlerini çok daha yakından tanımalarına ve sundukları ürünleri zenginleştirmelerine olanak sağlayacağını kaydetti. “Bu inceleme gezisi Kuzey Kıbrıs turizminin gelişimine katkı sağlayacak” Amaçlarının KKTC turizmine katkı sunmak olduğunun altını çizen Bağlıkaya, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye’de Kıbrıs’ı görmeyen kişi kalmasın, her vatandaşımız hayatında en az bir kez bu güzel ülkeye gelsin istiyoruz. Bu nedenle yurt dışı tatili planlayan her vatandaşımıza öncelikle Kıbrıs’ı tavsiye ediyoruz. Bu çalışma tanışma, kaynaşma seyahati ile ortak hedefimize ulaşmada önemli bir mesafe katettiğimizi umuyorum. Gastronomi İhtisas Başkanlığımızla birlikte Ada’nın eşsiz lezzetlerini tatma fırsatı bulduk. Doğa Macera Turizmi İhtisas başkanlığımızla alternatif rotaları deneyimledik. Kültür Turizmi İhtisas Başkanlığımızla adanın eşsiz tarihi ile ilgili bilgiler edindik. MICE turizmi yapan üyelerimizle Kuzey Kıbrıs’ın kongre turizmi için ne kadar büyük bir kapasitesi olduğunu tekrar hatırladık. Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Bölge Temsil Kurulu ve İhtisas Başkanlarımız, ülkemizin dört bir yanından gelen seyahat acentalarımızdan oluşan geniş bir kafileyle katıldığımız bu inceleme gezisinin Kuzey Kıbrıs turizminin gelişimine katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum. Bu arada Rum kesiminden kaynaklanan izolasyon politikası artarak devam ediyor. Devletimiz gibi biz turizmciler de her zaman KKTC’nin yanında olmaya devam edeceğiz. KKTC yalnız değildir. Bu sıkıntıların en kısa sürede giderileceğine inanıyoruz. TÜRSAB olarak turizmin gelişmesi konusunda bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” Orhan Tolun: “Amacımız Ada’da değişik bir turizm modeli yaratmak” Konuşmasında KITSAB ve TÜRSAB’ın iki kardeş kuruluş olarak bir araya gelerek AdaKıbrıs projesi için aylarca hazırlık yaptıklarını belirten KITSAB Başkanı Orhan Tolun, amaçlarının Kuzey Kıbrıs’a davet ettikleri seyahat acentalarına Ada’nın tüm güzelliklerini göstermek olduğunu söyledi. 250’ye yakın seyahat acentası ile basın mensubuna Ada’da görülmeyen yerleri gezdirdiklerini ifade eden Tolun, “Eminim ki buradan çok güzel sonuçlar çıkacak. Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederim. İyi ki bugünlere gelmişiz, iyi ki bugünü organize etmişiz” diye konuştu. KITOB Başkanı Dimağ Çağıner de KKTC’nin turizm çeşitliliğine vurgu yaparak, Ada’nın Türkiye vatandaşlarına doğru tanıtılması için bu tür organizasyonların öneminden söz etti. “Sizleri ağırlamak bizler için bir onurdur” diyen Çağıner, organizasyon için KITSAB, TÜRSAB, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığına teşekkür etti.   KKTC’li turizmciler sunumlar gerçekleştirdi Organizasyon kapsamında düzenlenen B2B etkinliğinde KKTC turizminin tüm yönlerini ele alan sunumlar da gerçekleştirildi. Kıbrıs Türk Otelciler Birliği Başkanı (KITOB) adına Esra Çelikeri, Uluslararası Kıbrıs Sağlık Turizm Konseyi Başkanı Ahmet Savaşan, Kuzey Kıbrıs Restorancılar Birliği (RESBİR) adına Cerrah Gülercan, Kıbrıs Türk Rehberler Birliği (KITREB) Başkanı Dener Öğmen, Eko-Agro Turizm Federasyonu Başkanı Tarık Tarkan Bozalan ve Hasan Karlıtaş yemek esnasında Kuzey Kıbrıs’ın zenginliklerini ve potansiyelini ele alan birer sunum gerçekleştirdiler. Gecede; Acapulco Resort Otel Genel Müdürü Özer Özbilen, Arkın Karpaz Gate Marina Odalar Müdürü Umut Sarıca, THY Kıbrıs Ülke Müdürü Pınar Ayvaz Arıkan ile Sun Express Ülke Satış Müdürü Murat Hatipoğlu da kurumlarının KKTC’deki çalışmalarını da ele alan birer konuşma gerçekleştirdiler.

KKTC, ACE of M.I.C.E. Etkinliğine Yeniden Ev Sahipliği Yaptı Haber

KKTC, ACE of M.I.C.E. Etkinliğine Yeniden Ev Sahipliği Yaptı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), 22’ncisi 4-5 Ocak'ta düzenlenen ACE of M.I.C.E. etkinliğine bu yıl üçüncü kez ev sahipliği yaptı. Turizm, kongre ve etkinlik sektörünün önemli temsilcilerini bir araya getiren organizasyon, Elexus Hotel & Convention’da gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, devre dışı kalan teşvik sisteminin 1 Ocak itibarıyla yeniden devreye girdiğini belirtti. Ataoğlu, teşviklerin charter seferlere yönelik olarak öz kaynaklarla bütçe ayrılarak hayata geçirildiğini ve hedeflerinin önümüzdeki yıl belirlenen turist sayısına ulaşmak olduğunu ifade etti. Dream Project Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman, ACE of M.I.C.E.’ın Türkiye ve KKTC’nin marka değerine katkı sunduğunu dile getirirken, Elexus Hotel & Convention Genel Müdürü Görkem Aydıner ise MICE etkinliğinin KKTC ekonomisi için kritik önem taşıdığını vurguladı. KKTC, ALTERNATİF TURİZM MODELLERİYLE ÖNE ÇIKIYOR Ataoğlu, basın toplantısında yaptığı konuşmada KKTC’nin güvenli ve alternatif turizm modellerine ev sahipliği yapan bir destinasyon olduğunu belirtti. Ülkenin farklı ilçelerinde hayata geçirilecek yatırımların, nüfus ve altyapıyla uyumlu bir şekilde yapılmasının önemine dikkat çekti. Bu doğrultuda hazırlanmakta olan Turizm Master Planı’nın ocak ayında kamuoyuna açıklanacağını söyledi. Pandemi döneminde artış gösteren kiralık konut turizminin kontrol altına alınması için yasal düzenlemelerin tamamlandığını hatırlatan Ataoğlu, yüksek uçak bileti fiyatlarının geniş gövdeli uçaklar ve ek seferlerle düşürüldüğünü ve fiyatların sürdürülebilir seviyede kalması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca, Türkiye ve yurt dışındaki Kıbrıslı Türklere yönelik hazırlanan "ADA KIBRIS" projesine de değinen Ataoğlu, bu proje ile KKTC’nin cazibesini artırmayı hedeflediklerini belirtti.

Kıbrıs Turizminde Airbnb Düzenlemesi ve Yeni Yasalar Yolda Haber

Kıbrıs Turizminde Airbnb Düzenlemesi ve Yeni Yasalar Yolda

Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı ve Demokrat Parti (DP) Genel Başkan Fikri Ataoğlu, turistlerin kiralık konutlarda konaklamasıyla ilgili net verilerin bulunmaması nedeniyle Airbnb sistemi için bir yasa çalışması başlattıklarını açıkladı. Bu düzenleme ile gelirlerin kayıt altına alınması, güvenlik sertifikası uygulaması ve konaklama istatistiklerinin tutulması hedefleniyor. DEPREM GÜVENLİĞİ VE YAPI DENETİMİ Ataoğlu, deprem riski yüksek olan yapıların yenilenmesi ve güçlendirilmesi için kapsamlı bir çalışma başlatıldığını belirtti. Ayrıca, afet durumlarında turizm tesislerinin güvenliğinin sağlanması amacıyla acil eylem planlarının oluşturulduğunu söyledi. GİRNE ANTİK LİMAN PROJESİ Ataoğlu, Girne Antik Liman’ındaki çalışmaların tamamlandığını ve limanın tarihi dokusuna uygun şekilde modernize edildiğini ifade etti. Ayrıca, ahşap iskele düzenlemeleri ve mendirek güçlendirmesi gibi çalışmaların da sürdüğünü belirtti. KALKINMA BANKASI REFORMLARI Turizm sektörünün finansmanını kolaylaştırmak amacıyla Kalkınma Bankası’nın kredi mekanizmaları gözden geçirildi. Yeni teşviklerle, turizm ve çevre projelerine daha fazla kaynak ayrılması planlanıyor. GÜNGÖR ÇÖPLÜĞÜ DÖNÜŞÜM PROJESİ Çevreyi koruma çabaları kapsamında, Güngör çöplüğünün rehabilitasyonu ve daha sürdürülebilir bir atık yönetim sistemi kurulması için çalışmalar hızlandırıldı. Ataoğlu, bu alanın modern bir atık işleme tesisine dönüştürüleceğini ifade etti. KURUCU CUMHURBAŞKANI DENKTAŞ ANIT MEZARI Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’ın Anıt Mezarı’ndaki eksiklerin tamamlanması için ihaleye çıkıldığını dile getiren Ataoğlu, mezarın askeri kontrolle düzenlenmesi ve halkın ziyaretine uygun hale getirilmesi için çalıştıklarını söyledi. YENİ DEVLET TİYATROSU VE AKM BİNASI Ataoğlu, hem Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları binasının yeniden yapımı hem de Atatürk Kültür Merkezi’nin yenilenmesi projelerinin tamamlanması için büyük bir bütçe ayrıldığını belirtti. Her iki proje de kültürel etkinliklerin daha modern tesislerde yapılmasına olanak sağlayacak. YENİ OTEM BİNASI PROJESİ Turizm eğitimine yönelik altyapı yatırımları çerçevesinde, Yeni OTEM binası projesi hayata geçiriliyor. Ataoğlu, bu bina ile turizm sektörüne daha donanımlı insan kaynağı kazandırmayı hedeflediklerini ifade etti. TURİZM MASTER PLANI Bakanlık, tüm paydaşların katılımıyla Turizm Master Planı çalışmalarını sürdürüyor. Ataoğlu, planın turizmin "anayasası" olacağını ve ilçeleri de kapsayan geniş bir uygulama modeline geçileceğini ifade etti. TELEFERİK PROJESİNDE SON AŞAMA Girne’de hayata geçirilecek olan teleferik projesinin son aşamaya geldiğini belirten Ataoğlu, St. Hilarion Kalesi’ne ulaşımı kolaylaştıracak sistemin ülke için bir ilk olacağını söyledi. CHARTER UÇUŞLARA TEŞVİK Charter uçuşların teşvik edilmesi için yeni düzenlemeler hazırladıklarını dile getiren Ataoğlu, 2025 yılından itibaren teşvik sisteminin yeniden yürürlüğe gireceğini açıkladı. HALK PLAJLARINDA YENİ DÜZENLEMELER Bakanlık, halka açık plajların 5 yıldızlı otel plajlarından daha kaliteli hale getirilmesi için çalışmaları tamamladı. Plajların kontrolü ise belediyelere devredilecek. ORTAK EĞLENCE ALANLARI Ataoğlu, müzikli eğlence gecelerindeki ses kirliliğini azaltmak amacıyla Girne ve Bafra bölgelerine ortak eğlence alanları yapılacağını duyurdu. MAĞUSA-BAFRA ARASI GEMİ SEFERLERİ Mağusa ile Bafra arasında düzenli gemi seferlerinin başlatılması için çalışmaların tamamlanmak üzere olduğu belirtildi. KARAVANCILIK İÇİN DÜZENLEMELER Karavancılık sektörüne yönelik yeni düzenlemeler kapsamında, Avrupa standartlarına uygun alanlar oluşturulacak ve bu alanlar çevreye zarar vermeyecek şekilde donatılacak. KOOPERATİF ŞİRKETLER MUKAYYİTLİĞİ YENİLİKLERİ Ataoğlu, kooperatifçiliğin daha güçlü bir yasal zemine oturtulması için Kooperatif Şirketler Mukayyitliği’nde reform çalışmaları başlatıldığını ifade etti. Bu reformlarla denetim ve şeffaflık artırılacak. GENÇLİK VE ÇEVRE PROJELERİ Ataoğlu, gençlerin kültürel ve çevresel farkındalığını artırmak amacıyla TÜRKSOY ve Türk Devletleri Teşkilatı ile iş birliği içinde projeler yürütüldüğünü ifade etti. MÜZELER VE KÜLTÜREL PROJELER Her ilçeye bir müze kazandırma hedeflerinin büyük ölçüde tamamlandığını belirten Ataoğlu, müzelerin kamu-özel iş birliği modeliyle işletileceğini ve daha uzun saatler açık tutulacağını söyledi. DENİZLERDE ATIK İZLEME SİSTEMİ Denizlerdeki kirliliği önlemek için sürekli atık izleme sistemi geliştirildiğini söyleyen Ataoğlu, bu sistemle çevreye zarar verme potansiyeli olan arıtmaların kontrol altında tutulduğunu belirtti. MAVİ BAYRAK UYGULAMASI Denizlerin temizliği konusunda yürütülen çalışmaların sonuç vermesi halinde, mavi bayrak ödül sistemi ile teşvik edileceği açıklandı. TEK KULLANIMLIK AMBALAJLAR VE POŞETLER Çevreye duyarlılığı artırmak amacıyla tek kullanımlık ambalaj ve poşetlerin kullanımını azaltmaya yönelik düzenlemeler yapılacağı belirtildi. Bu projelerin 2025 yılına kadar tamamlanarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin daha modern ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşacağı vurgulandı.

KKTC'den Türkiye'ye Turizm Çağrısı: Kendi Adamıza Sahip Çıkalım Haber

KKTC'den Türkiye'ye Turizm Çağrısı: Kendi Adamıza Sahip Çıkalım

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Türkiye'den Kuzey Kıbrıs'a turizm desteği çağrısında bulundu. Ataoğlu, Türkiye'de yaşayan vatandaşların Yunan adalarına olan ilgisine dikkat çekerek, "Farklı adalara değil, kendi adamız olan Kuzey Kıbrıs’a gidelim" ifadelerini kullandı. KKTC'nin turizm potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini belirten Ataoğlu, Türkiye’nin 85 milyonluk nüfusunun 13 milyonunun yurt dışına seyahat ettiğini, buna rağmen KKTC'nin Türkiye’den hak ettiği ilgiyi göremediğini vurguladı. Bu tabloyu değiştirmek için çeşitli projeler ve girişimler başlattıklarını söyleyen Ataoğlu, "Yeter ki biz iki kardeş ülke olan KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti insanları olarak birbirimize sahip çıkalım" dedi. "SALGIN SONRASI TURİZMDE İVME KAZANDIK" 2024 yılının turizm açısından olumlu geçtiğini belirten Ataoğlu, salgın döneminde büyük zorluklar yaşadıklarını, salgın sonrası performanslarını düzeltmek için yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi. Ataoğlu, "Şu anda turizm performansımız her geçen yıl artarak devam ediyor ve salgın öncesinde yakaladığımız oranları da aşmış durumdayız" diye konuştu. 2024 yılında açılan yeni oteller ve uçak seferlerindeki artışın, turizmin güçlendiğini gösterdiğini belirten Ataoğlu, 2025 yılı için daha da iyimser olduklarını ifade etti. KKTC'ye uçuşları artırmaya yönelik çalışmalara değinen Ataoğlu, deniz yollarını devreye alarak daha fazla ziyaretçiyi Kuzey Kıbrıs'a çekmeyi hedeflediklerini kaydetti. UÇAK VE DENİZ SEFERLERİ ARTACAK Türkiye’den KKTC’ye ulaşımın kolaylaştırılması için yeni uçak seferleri ve deniz yolu seferlerinin devreye girmesi gerektiğini belirten Ataoğlu, bu konuda Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ile ortak çalışmalar yürüttüklerini söyledi. TÜRSAB ile yapılan görüşmelerde sorunların ve ihtiyaçların net şekilde tespit edildiğini aktaran Ataoğlu, bu sürecin hızlı çözümler üretilmesine katkı sağladığını belirtti. YAPILACAK ZİYARETLER KARDEŞLİK BAĞLARINI GÜÇLENDİRECEK TÜRSAB’ı kendi aileleri gibi gördüklerini belirten Ataoğlu, iki taraf arasındaki iş birliğinin turizme büyük katkı sağlayacağını dile getirdi. Türkiye’deki vatandaşların KKTC’ye yapacağı ziyaretlerin Kuzey Kıbrıs'a büyük bir "dokunuş" olacağını vurgulayan Ataoğlu, "Farklı adalara, farklı ülkelere değil, kendi adamız olan; aynı dine, aynı dile sahip olup aynı para birimini paylaştığımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gidelim" dedi. Ada’nın tanıtımı için başlattıkları kampanyayla Türkiye'nin en ücra köşesindeki insanlara bile bu mesajı iletmeyi hedeflediklerini ifade eden Ataoğlu, KKTC'nin varlığı ve turizm potansiyelini herkese anlatacaklarını vurguladı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.