Hava Durumu

#Festival

TOURISMJOURNAL - Festival haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Festival haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Manisa Mesir Macunu Festivali için geri sayım başladı Haber

Manisa Mesir Macunu Festivali için geri sayım başladı

Osmanlı tıbbının dehası Merkez Efendi’nin, Hafsa Sultan’a şifa olan 41 çeşit baharatlı mesir macunu, 486. kez halkla buluşuyor. UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’nin 2026 yılı programı, düzenlenen lansman toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu. Lansman öncesi toplantıda Sultanlar Ligi'ne yükselen Vestel Manisa Büyükşehir Belediyespor Voleybol takımını ağırlayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, takımı tebrik ederek Sultanlar Liginde de büyük başarılara imza atacaklarını kaydetti. Festival programını kamuoyuyla paylaşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, bir hafta boyunca dopdolu bir festival yaşanacağını müjdeledi. Toplantıya Başkan Dutlulu’nun yanı sıra Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Genel Sekreter Yardımcısı Ulaş Aydın, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık katıldı. "Üstüne katarak ilerleyeceğiz" Sözlerine vefa vurgusuyla başlayan Başkan Besim Dutlulu, "Çocukluğumuzun festivalidir bu. Yalnızca Türkiye’de değil, dünyada sayılı festivallerden bir tanesi. Hem biz ilçe belediyelerimiz dört koldan çalışıyoruz. Manisa’ya yakışan, Mesir’e yakışan bir festival olacak. Çok yönlü bir festival bu. Bu sene bunun üstüne katarak ilerleyeceğiz. Tüm Manisalıları, tüm ilçelerimizdeki halkımızı festivalimize bekliyoruz. Aylardır bu işe hazırlanıyoruz. Bu sene Mesir’i bir adım öteye taşıyacağız" dedi. Geleneksel şifaya bilimsel dokunuş Mesir macununun 1522’den beri süregelen bir inanç ve 41 çeşit baharatla yoğrulan bir emanet olduğunu hatırlatan Başkan Dutlulu, bu yılki yenilikleri şu sözlerle aktardı: "Biz bu yıl geleneği bilimle buluşturuyoruz. Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle ilk kez düzenleyeceğimiz Mesir Fitoterapi Günleri ve Hakkı İplikçi Parkı’ndaki Aromaterapi Panayırı ile bu kadim reçeteyi modern dünyanın standartlarına taşıyoruz. Hakkı İplikçi Parkı’nda 5 gün sürecek." 10 ton mesir saçılacak Toplantıda söz alan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, 10 ton mesir macununun saçılacağını müjdeleyerek festivalin geleneğe en yakın ve özüne uygun şekilde, tam bir bayram havasında geçeceğini vurgularken; Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Besim Dutlulu’nun bayrağı en iyi şekilde devralarak dolu dolu bir festival için gerekli tüm çalışmaları titizlikle yürüttüğünü belirtti. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek ise organizasyonun Manisa için hayırlı olmasını dileyerek emeği geçen tüm ekiplere teşekkürlerini sundu. Doğa, spor ve turnuvalar 18-19 Nisan tarihlerinde Spil Dağı’nda kamp ve trekking etkinlikleriyle başlayacak heyecan; profesyonel kaya tırmanışçısı Zorbey Aktuyun ve ileri sürüş eğitmeni Orkun Olgar’ın katılımıyla zirveye taşınacak. Saruhan Otel’de düzenlenecek Uluslararası Satranç Turnuvası, atıcılık ve briç kupalarıyla sporun her branşı festival coşkusuna ortak olacak. Bu yıl ikincisi düzenlenen Ulusal Manisa Mesir Fotoğrafçılar Maratonu ile Türkiye’nin dört bir yanından gelen fotoğraf sanatçıları, festivalin en özel karelerini yakalamak için yarışacak. Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarı ile başlayacak programda, bu yıl ikincisi düzenlenen 2. Manisa Mesir Tiyatro Festivali kentin dört bir yanını dev bir sahneye çevirecek. Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da açılacak "Frida Kahlo’nun Günlükleri" sergisi ile sanatın kalbi Manisa’da atarken, 21 Nisan akşamı saat 20.30’daki "Hoş Geldin Mesir" Korteji ile coşku sokaklara taşacak. Manisa Eczacı Odası iş birliğiyle 24-25 Nisan tarihlerinde düzenlenecek Mesir Fitoterapi Günleri, tüm bilim insanlarını Manisa’da buluşturacak. Hakkı İplikçi Parkı’nda kurulacak Aromaterapi Panayırı’nda ise "41 Derde Deva, 41 Çiçek" mottosuyla Ürün Takip Sistemi (ÜTS) kayıtlı ürünler ve interaktif atölyeler halkla buluşacak. Yıldızlar geçidi ve dev organizasyon 21 Nisan’da Duman konseriyle başlayacak festivalde; Kibariye, Simge ve Zeynep Bastık gibi dev isimler sahne alacak. 23 Nisan coşkusunun Ezo Sunal Çocuk Konseri ve palyaço gösterileriyle kutlanacağı programda, 13 ülkeden gelen halk dansçıları Cumhuriyet Meydanı’nda görsel bir şölen sunacak. Ulupark’ta kurulacak Gastronomi Arenası; Danilo Zanna, Erkan Can, Güven Kıraç ve Taylan Kümeli gibi ünlü isimlerin söyleşilerine ev sahipliği yapacak. Dokuz farklı ülkeden canlı tadım etkinliklerinin ve "Mesir İnovatif Lezzetler" yarışmalarının yapılacağı mutfak etkinlikleri, Manisa’nın lezzet vizyonunu dünyaya tanıtacak. "Toprağın Belleği" arkeoloji söyleşisinden Turizm Vizyonu paneline, Cahit Berkay’ın konuk olacağı Niobe Sanat/Edebiyat Söyleşileri’ne kadar pek çok kültürel durak kurulacak. 25 Nisan Cumartesi günü Serhan Asker’in sunduğu "Görkemli Hatıralar" programı, Manisa’dan canlı yayınlanacak. Büyük final ve geleneksel saçım 15 kadın işçinin elleriyle ve dualarla hazırladığı 10 ton mesir macunu, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii’nin kubbelerinden halka saçılacak. Yeni Han’da düzenlenecek Uluslararası Mesir Defilesi ile taçlanacak bu tarihi an, 486 yıllık geleneği bir kez daha ölümsüzleştirecek.

Denizli, 2027 Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor Haber

Denizli, 2027 Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor

Denizli, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında 2027 yılında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye genelinde şehirlerin tanıtımına büyük katkı sağlayan festivalin, Denizli’nin turizm potansiyelini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Prof. Dr. Serkan Bertan, festival sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Denizli’nin marka değerini artırmak ve ziyaretçilere üst düzey bir deneyim sunmak için planlanması gereken adımları detaylı şekilde paylaştı. Prof. Dr. Bertan, 9 gün sürecek festivalin her gününün farklı temalarla zenginleştirilmesi gerektiğini belirtti. Festivalin ilk gününde açılış ve tanıtım etkinlikleri düzenlenmesi önerilirken, ikinci gün atölye çalışmaları ve katılımcı etkileşimini artıracak aktiviteler öne çıkıyor. Üçüncü gün konserler ve kültürel söyleşilerle atmosferin güçlendirilmesi planlanırken, dördüncü gün tiyatro ve sahne sanatlarına ayrılıyor. Beşinci gün eğitim ve atölyelerle katılımcı deneyiminin artırılması hedeflenirken, altıncı gün sanatçı buluşmaları ve akademik söyleşilerle kültürel etkileşim desteklenecek. Yedinci gün ise bale, opera ve büyük sahne performanslarıyla festivalin zirve noktası olacak. Sekizinci gün kültür gezileri ve çeşitli etkinliklerle katılımın sürekliliği sağlanacak, son gün ise büyük bir kapanış konseriyle festival sona erecek. Günlük programın da detaylandırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr Bertan, etkinliklerin sabah saatlerinde atölye ve eğitimlerle, öğleden sonra söyleşi ve kültürel programlarla, akşam saatlerinde ise konser ve performanslarla planlanmasının önemine dikkat çekti. Yaşayan insan hazineleri unutulmayacak Festival kapsamında Denizli’nin sahip olduğu kültürel ve turistik değerlerin ön plana çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr Bertan, sesli rehber uygulaması eşliğinde şehir turlarının düzenlenmesini önerdi. Ayrıca, "Yaşayan İnsan Hazineleri" arasında yer alan sanatçılar ve yerel kültür temsilcileri hakkında bilgilendirme yapılmasının festivalin kültürel derinliğini artıracağını ifade etti. Somut olmayan kültürel miras unsurlarının da festival programına dahil edilmesi gerektiğini belirten Bertan; Sudan koyun geçirme geleneğinden yöresel dokumacılığa, çömlekçilikten halk oyunlarına kadar pek çok değerin atölye, söyleşi ve gösterilerle tanıtılmasını önerdi. Denizli mutfağının da festivalin önemli başlıklarından biri olması gerektiğini vurgulayan Bertan, yöresel lezzetlerin hazırlanmasına yönelik gastronomi atölyeleri ve mutfak etkinliklerinin düzenlenmesinin ziyaretçi deneyimini zenginleştireceğini söyledi. Çal Bağ Yolu’nun da festival rotasına dahil edilmesi öneriler arasında yer aldı. Antik kentlerin festival süresince aktif şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Bertan, Hierapolis, Laodikya, Tripolis, Tabae ve Attouda gibi önemli tarihi alanlarda film gösterimleri ve kültürel etkinlikler düzenlenmesinin etkileyici bir atmosfer oluşturacağını dile getirdi. Şehir içi ulaşım ve deneyim odaklı turizm için "hop-on hop-off" sistemi öneren Prof. Dr Bertan, Pamukkale’den başlayarak müzeler, tarihi çarşılar ve seyir noktalarını kapsayan bir kültür rotası oluşturulmasının önemine değindi. Dijitalleşmenin de festivalin önemli bir ayağı olması gerektiğini belirten Bertan, turistik noktalara karekodlu levhalar yerleştirilmesi ve kapsamlı bir dijital tanıtım platformu oluşturulması gerektiğini ifade etti. Coğrafi işaretli ürünlerin festival kapsamında tanıtılmasının da büyük katkı sağlayacağını belirten Bertan, Denizli’ye özgü tarım ürünleri, dokumalar ve el sanatlarının etkinliklerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca tarihi yapıların yaşayan müze konseptiyle değerlendirilmesi, çarşıların kültür alanlarına dönüştürülmesi ve şehir genelinde otantik sokaklar ile hatıra fotoğraf alanlarının oluşturulması önerileri de dikkat çekti. Prof. Dr. Bertan, tüm bu planlamaların hayata geçirilmesiyle Denizli Kültür Yolu Festivali’nin yalnızca bir etkinlik değil, şehrin kültürel kimliğini güçlendiren ve turizmde sürdürülebilir bir değer oluşturan önemli bir organizasyon haline geleceğini vurguladı.

Alaçatı Ot Festivali uluslararası statüyle başlıyor Haber

Alaçatı Ot Festivali uluslararası statüyle başlıyor

İstanbul’da gerçekleştirilen lansmanda konuşan Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli, Alaçatı Ot Festivali’nin 15 yıl önce gönüllü komşuların emeğiyle, büyük imkânsızlıklar içinde doğduğunu hatırlatarak bugün yüz binlerce ziyaretçiyi ağırlayan dev bir organizasyona dönüştüğünü vurguladı. Festivalin özellikle hafta sonlarında 1 milyona yaklaşan ziyaretçi sirkülasyonuna ulaştığını belirten Denizli, bu güçlü yerel mirasın artık uluslararası bir marka hâline geldiğini ifade etti. Denizli, festivalin bu yıl Worldchefs akreditasyonu ile uluslararası statü kazandığını belirterek, yaklaşık bir yıl süren hazırlık ve değerlendirme sürecinin ardından bu önemli eşiğin aşıldığını söyledi. Uluslararası kimliğin yalnızca prestij değil, aynı zamanda Ege mutfağını dünyaya tanıtmak açısından büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayan Denizli, “Alaçatı Ot Festivali artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın takip ettiği bir gastronomi markası olma yolunda ilerliyor” dedi. Başkan Denizli’nin konuşmasının ardından Worldchefs Türkiye Başkanı Dr. Emrah Köksal Sezgin de söz alarak festivalin uluslararası gastronomi dünyasındaki önemine değindi. Festival kapsamında 13 ülkeden yaklaşık 50 şefin katılımıyla gerçekleştirilecek yarışmaların, Alaçatı’yı küresel gastronomi sahnesine taşıyacağını ifade etti. Konuşmanın ardından, festivalin uluslararası kimliğini tescilleyen akreditasyon belgesi Çeşme Belediye Başkanı Lâl Denizli’ye takdim edildi. Festivalin üretim kültürü ve kadın emeğiyle büyüdüğüne dikkat çeken Denizli, bu yıl da stantlarda yer alacak ürünlerin tamamen ot temalı ve el emeği olması kuralının devam edeceğini, seçili otun ise “körmen” olduğunu açıkladı. 6 gün sürecek dopdolu program Bu yıl ilk kez 6 gün sürecek festivalin ilk üç günü tamamen gastronomiye ayrılacak. Profesyonel şeflerin yanı sıra gastronomi liseleri ve üniversitelerinden öğrencilerin katılımıyla uluslararası yemek yarışmaları düzenlenecek. Festivalin devam eden günlerinde ise Alaçatı’nın klasik atmosferi yeniden canlanacak. Konserler, söyleşiler, gastronomi atölyeleri, sergiler ve çocuk etkinlikleriyle zenginleşen programda; yoga, pilates ve spor etkinlikleri de yer alacak. Değirmenler, Alaçatı Cumhuriyet Meydanı ve Alaçatı Deneyim Noktası başta olmak üzere birçok farklı alanda gün boyu etkinlikler düzenlenecek. Festival kapsamında geleneksel “En Güzel Ot Yemeği” ve “En Çok Ot Çeşidini Toplama” yarışmaları bu yıl da gerçekleştirilecek. Aynı zamanda “Sürdürülebilir Tarım Projesi Yarışması” da festivalin temasının önemli unsurları arasında yer alacak. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na denk gelen festival korteji ise bu yıl ilk kez “en iyi kostüm” yarışmasıyla daha da renkli hâle gelecek. Festival sahnesinde sevilen sanatçılar Nil Karaibrahimgil, Mert Demir ve Şevval Sam başta olmak üzere sevilen sanatçılar festival kapsamında sahne alarak Alaçatı’nın atmosferine müzikle eşlik edecek. Kültür, gastronomi ve doğa alaçatı sokaklarında buluşacak Ege’nin endemik otlarını, yerel üreticilerin emeğini ve bölgenin kültürel hafızasını merkezine alan festival; sürdürülebilirlik, biyoçeşitlilik ve yerel üretim odağını koruyarak Çeşme’nin dört mevsim yaşayan kent vizyonuna katkı sunmayı sürdürüyor. Festivalin yalnızca bir gastronomi etkinliği olmadığını vurgulayan Başkan Denizli, aynı zamanda kent ekonomisine de önemli katkı sağladığını belirtti. Yapılan hesaplamalara göre festivalin geçtiğimiz yıl yaklaşık 500–560 milyon TL ekonomik hacim oluşturduğunu ifade eden Denizli, “Kadın üreticilerden küçük esnafa, otellerden restoranlara kadar geniş bir ekosistemi harekete geçiren bu festival, Çeşme için sezon dışı dönemde büyük bir ekonomik güç yaratıyor” dedi. 15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali, Çeşme’nin turizm, gastronomi ve kültür alanındaki marka değerini küresel ölçekte güçlendirmeyi hedeflerken, dünyanın dört bir yanından ziyaretçileri Alaçatı’nın eşsiz atmosferinde buluşturacak. Festival programına ilişkin detaylara, Alaçatı Ot Festivali’nin resmi sosyal medya hesapları ve web sitesi üzerinden ulaşılabiliyor.

Mesir macunu için kazana girdiler Haber

Mesir macunu için kazana girdiler

UNESCO'nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Nevruz Bayramı şenlikleriyle beraber başladı. İlk olarak Cumhuriyet Meydanı'nda başlayan etkinliklerde, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, mesir komitesi üyeleri tarafından Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla devam eden etkinlikte şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sunuldu. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak'ın selamlama konuşması ve Nevruz'un önemine ilişkin yaptığı konuşmasının ardından protokol üyeleri Nevruz'un simgesi haline gelen renkli yumurtaları birbirleriyle tokuşturarak kırmaya çalışırken, Nevruz'un en önemli ritüellerinden olan örste demir dövüp ateş üzerinden atladı. Mesir Korteji düzenlendi Etkinlik, geleneksel hale gelen kortej yürüyüşüyle devam etti. Mesir Macunu sayesinde şifa bulan Hafsa Sultan ve Mesir Macununu hazırlayan Merkez Efendi'yi ve Manisa'da yetişen şehzadeleri temsil eden tiyatrocuların eşliğinde protokol üyeleri Manisalıları selamlayarak, Sultan Camii Külliyesi içerisinde yer alan Şifahanenin önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Törenlere Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa Milletvekilleri Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şifalı Mesir Macunu dualarla karıldı Mesir Karma Töreninin açılış konuşmasını yapan Manisa'yı Mesir'i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, "Manisa hepimiz için çok önemli. Manisa deyince Mesir, Mesir deyince Manisa akla geliyor artık ve her yıl büyüyerek bu tanıtım anlamında da hem yurt dışında, yurt dışında bu gelenek, bu inanış büyüyerek devam ediyor. Her zaman söylediğim gibi biz Sultan Camii Kubbe ve minarelerinden sadece Mesir Macunu saçmıyoruz. İhtiyacı olanlara şifa, sevgi, kardeşlik, umut ve barış açıyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Şehrimizin gururu, kültürümüzün en kıymetli mirası olan Mesir Festivali geleneğimizin 486. yılını karşılamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün Manisa'mızda çifte bayram yaşıyoruz. 486 yıldır bu topraklarda mayalanan, hoşgörünün ve şifanın sembolü olan Mesir geleneğimizi bu yıl Ramazan Bayramı'nın ikinci gününde sizlerle beraber karşılıyoruz. Bayramın o birleştirici ruhu ile Mesir'in kadim şifasının aynı gün buluşması şehrimiz için çok güzel ve anlamlı bir denk geliş. Bayramın huzuru ile Mesir'in şifası Manisa'mızın bereketli topraklarında birleşiyor. 486 yıl önce Merkez Efendi'nin Hafsa Sultan'ın şifa bulması için hazırladığı bu şifalı macun bugün sadece bir geleneği değil, hoşgörüyü, dayanışmayı ve bir arada yaşam kültürünü temsil ediyor" şeklinde konuştu. Manisa Mesir Macunu Festivalinin sosyal dayanışmanın bir örneği olduğunu ifade eden Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise şunları söyledi: "Mesir Festivali deyip geçmemek lazım. Klasik bir festival değil. Bir kere dünyanın en kadim ve en eski festivali Mesir festivalidir. Mesir Bayramı'dır. Aynı zamanda manevi olarak, şifa olarak inanç değerlerimiz açısından çok kıymetli bir bayramdır, bir festivaldir. Keza sağlık, sıhhat bulma açısından insanın ihtiyaçlarının önem hiyerarşisinde en önemlisi olan sağlık hizmetine erişimle ilgili o zamanın şartlarında en güzel ilaçlar terkip edilerek sunulmuştur. Aynı zamanda bir sağlık kurumunun ifadesidir." Kazanın içinde kıyasıya yarış Yapılan konuşmaların ardından Manisa İl Müftü Vekili Mehmet Nurlu'nun yaptırdığı dua ile birlikte Mesir Macunu kazanına 41 çeşit baharat ilave edilerek karıştırıldı. Protokol üyeleri tarafından hazırlanan temsili Mesir Macunu kazanı vatandaşların alabilmesi için sahneden aşağıya indirildi. Ellerinde kavanozlar, poşetler, plastik tabaklar ile kazanın içine ellerini daldıran vatandaşlar şifalı olduğuna inanılan Mesir Macunundan alabilmek için birbirleriyle yarışırken, ortaya her sene olduğu gibi renkli görüntüler çıktı. Sadece Manisalıların değil, İzmir, İstanbul gibi farklı illerden gelen vatandaşlar da macundan alabilmek için yarıştı. Kimi vatandaşlar mesir macununa bulanırken, macundan alabilen vatandaşlar ise yüzyıllardır yaşatılan geleneğin kendine has bir geleneği olduğunu ve her sene takip ettiklerini söyledi. Nevruz Bayramı ve Mesir Macunu Karma Töreniyle başlayan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii kubbe ve minarelerinden vatandaşlara 10 ton mesir macunu saçılmasıyla sona erecek.

Çin’de Ay Yeni Yılı’nda 9,5 milyar seyahat öngörülüyor Haber

Çin’de Ay Yeni Yılı’nda 9,5 milyar seyahat öngörülüyor

Çin hükümeti, Ay Yeni Yılı'nı kapsayan 40 günlük dönemde toplam 9,5 milyar seyahat gerçekleştirileceğini tahmin ediyor. Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu verilerine göre bu rakam "tarihi bir rekor" anlamına geliyor. Bu devasa hareketliliğin büyük bir bölümü karayoluyla, yaklaşık 540 milyonu trenle, 95 milyonu ise havayoluyla yapılacak. Çalışanların hafta sonları da dahil olmak üzere uzun saatler mesai yaptığı ve yıllık izinlerin oldukça sınırlı olduğu ülkede, Ay Yeni Yılı festivali milyonlarca insan için yılın en kıymetli zaman dilimi olarak görülüyor. Pekin'de inşaat işçisi olarak çalışan Liu Zhiquan, memleketi Siçuan eyaletinin başkenti Çengdu'ya gitmek için istasyonda bekleyenlerden sadece biri. Yaklaşık 2 bin kilometrelik yolculuğu, Çin'de "Chunyun" olarak adlandırılan ve dünyanın en büyük insan hareketi kabul edilen bu göç dalgasının bir parçasını oluşturuyor. Liu, yüksek hızlı trenle 9 saat sürecek yolculuk yerine, yarı fiyatına mal olan normal treni tercih ederek 30 saatlik bir yolculuğa katlanmayı göze aldı. Ekonomik durumun zorluğuna dikkat çeken Liu, "Bu yıl durumlar geçen seneden daha kötü hissettiriyor. Ekonomi kötü ve para kazanmak giderek zorlaşıyor," dedi. Buna rağmen Liu, ülke genelindeki işçilerin mola verip sevdikleriyle vakit geçirebildiği yılın tek zamanı olan festival için bu uzun yolculuğu yapmayı seçti. Pekin'deki tren istasyonunda yolcular, büyük çantalar ve valizlerle bekleme alanlarını doldururken, kimileri de istasyonlarda ücretsiz sağlanan sıcak suyla hazırladıkları hazır erişteleri tüketiyor. Pekin'de tam zamanlı çalışmaya yeni başlayan genç Tian Duofu, 15 Şubat'ta başlayacak dokuz günlük tatili iple çekenlerden biri. Geniş ailelerin bir araya gelmesinin giderek zorlaştığını belirten Tian, "Çalışmaya başladıktan sonra bu kadar uzun bir tatilin ne kadar nadir olduğunu fark ettim. Birbirimizi giderek daha az yüz yüze görüyoruz. Bu da festivali çok daha anlamlı kılıyor," diyor. Pekin'de kahvaltı tezgahı işleten Henan eyaletinden Tian Yunxia ise ailesine duyduğu özlemi şu ifadelerle dile getirdi: "Yeni yıl, yılın en büyük festivalidir ve eğer eve gitmezsek bayramın atmosferini yaşayamayız. Çocuklarımı, torunlarımı ve eşimi görmek için eve gitmek istiyorum."

Muğla, Stratonikeia’da İlk Zeytin Hasat Festivali Düzenlendi Haber

Muğla, Stratonikeia’da İlk Zeytin Hasat Festivali Düzenlendi

Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunan Stratonikeia Antik Kenti, bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Zeytin Hasat Festivaline ev sahipliği yaptı. Antik kentte düzenlenen etkinlikte temsili zeytin hasadı yapılırken, ‘Zeytin Ağacı ve Taşların Dili’ adlı fotoğraf sergileri de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festival kapsamında antik kent girişinde gerçekleştirilen törende konuklara zeytin fidanı dağıtıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ise davetlilere soğuk sıkım zeytinyağı ikram ederek etkinliğe destek verdi. Festivalin geleneksel hale getirilerek bölgenin kültürel mirasını ve zeytin üretimini tanıtmada önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Törende konuşan Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Koordinatörü Durmuş Ali Öztürk, "Yatağımız, bu kadim topraklar, bu zengin topraklar, bu yürekli insanların yaşadığı toprakların en büyük değerini ortaya çıkarmak, tanıtmak ve yatağına mal etmek için insanüstü bir çaba gösterdiğinizi görüyorum, biliyorum, yakından şahidim. Stratonikeia gibi, Lagina gibi değerlerimiz ortaya çıktıkça, hocamın en büyük amacı Yatağan’da turizmi canlandırmamız, bu alanları turizme kazandırmamız lazım, şiarıyla hareket ediyor. Bu konuda Sayın Valimizin, Kültür Turizm Bakanlığımızın büyük katkıları, büyük destekleri var. Onlara da sonsuz teşekkür ederim, bir Yatağanlı olarak" dedi. Muğla Vali Yardımcısı İsmail Soykan, "Hocamız çok değerli, büyük işler başarmış. Hocam gerçekten çok değerli, kazı başkanlarımızın hepsi çok değerli burada. Biz burada da 3 yıl diyaloglarımız çok fazla oldu. Muğla'nın her tarafında bir antik şehir var. Ama tabi Bilal Söğüt Hocam işlerinde çok değerli. Bu zeytin hasatı, şenliği de güzel bir organizasyon. Bu bölgenin özelliği, değeri zeytin. Hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Stratonikeia ve Lagina Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, bu yıl birincisi düzenlenen ‘Zeytin Hasat Festivali’nin önümüzdeki yıllardan daha da büyütülerek geleneksel hale getirmek için çaba harcayacakların söyledi. Prof. Dr. Söğüt, "Biz Stratonikeia antik kentinde, antik dönemden günümüzde yapılarda arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Burada yapılan çalışmalarda ve bu bölgedeki yapılan diğer çalışmalarda gösterdik ki, bu bölgede en az 5 bin yıldır zeytinin üretildiği, mutfakta yer aldığı ve gastronomide kullanıldığı biliniyor. Onun için de antik kentin içerisinde ve çevresinde bulunan bu zeytinle ilgili bir ürünlerin ve günümüzde var olan bu zeytin üretimini birleştirerek aslında farkındalık oluşturmak istedik. Bunun için de bu Birinci Stratonikeia Zeytin Hasat Festivali'ni başlattık. Bununla ilgili çok güzel veriler de var. Çünkü tarihin her döneminde bu bölgenin en önemli gelir sağlayan malzemesini zeytindi. Onun için de bu festivali için yaptık. Biz bunu geliştirerek ve yayınlaşarak devam etmesini istiyoruz. Tarihte bildiğimiz zeytinin etkinlik anlamında da ya da hem de kentin tanınırlığını ve bilinirliğini sağlaması anlamında da önemli bir araç olduğunu düşünüyorum. İnşallah gelişerek bunlar geliştirerek devam edeceğiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.