Hava Durumu

#El Sanatları

TOURISMJOURNAL - El Sanatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, El Sanatları haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm başladı Haber

Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokolle müze ve ören yerlerinde yerli ve millî dijital altyapı dönemine geçildi. Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan yeni sistemle; akıllı biletleme, yapay zekâ destekli veri analitiği, dijital ziyaretçi yönetimi ve yeni nesil ziyaretçi deneyimi hayata geçirilecek. Fiber altyapıdan veri güvenliğine, müze mağazalarından dijital ödeme sistemlerine kadar uzanan kapsamlı dönüşümle kültürel mirasın teknolojiyle geleceğe taşınması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Türkiye'nin kültürel mirasının geleceğini yeniden şekillendirecek dönüşümü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde ilan etti. Bakan Ersoy imza töreninde, kültürel mirasa ait verilerin güvenliğinin Türkiye'nin kültürel egemenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ise hayata geçirilen dönüşümün yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını, Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin kültürel mirasının yalnızca geçmişin sessiz tanığı olmadığını belirten Bakan Ersoy, bunun aynı zamanda geleceğe bırakılacak en değerli emanet olduğunu vurguladı. Ersoy, "Bizler bu emaneti korurken yalnızca taşları, eserleri ve yapıları muhafaza etmiyoruz; aynı zamanda hafızamızı, kimliğimizi ve medeniyet birikimimizi de geleceğe taşıyoruz" dedi. Atılan adımın yalnızca bir biletleme sistemi değişikliği olmadığını belirten Ersoy, ‘‘Atılan adım kültürel miras yönetiminde dijital çağın ihtiyaçlarına uygun, bütünleşik ve örnek bir modele geçiş anlamı taşıyor’’ diye konuştu. Bugüne kadar yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip yaklaşık 70 müze ve ören yerinin farklı işletme modelleriyle yönetildiğini, 118 noktada ise hizmetin Bakanlık personeli tarafından yürütüldüğünü belirten Ersoy, 2026-2027 yıllarında açılması planlanan 28 yeni müze ve ören yerinin de sisteme dahil edileceğini açıkladı. ‘‘216 müze ve ören yerinde bütünleşik dijital yapı kurulacak’’ Yeni dönemde Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan daha geniş ve bütüncül bir yapı oluşturulacağını belirten Ersoy, gişe operasyonları, müze mağazaları ve ticari alanlar tek çatı altında yönetilecek, hizmet standardı ülke genelinde yeknesak hale gelecek. Ziyaretçiler yalnızca müzeye giriş yapmayacak, teknolojiyle desteklenen çok boyutlu bir tarih ve kültür deneyimi yaşayacak’’ ifadelerini kullandı. Fiber altyapılar, yaygın Wi-Fi sistemleri ve 5G entegrasyonu ile ziyaretçi deneyiminin yeni bir boyuta taşınacağını belirten Ersoy, ‘‘Akıllı biletleme sistemleri, çok kanallı dijital ödeme çözümleri, yapay zeka destekli veri analitiği, AR ve VR teknolojileri, sesli rehber sistemleri ve dijital arşivleme altyapıları da devreye alınacak. Akıllı ziyaretçi uygulamalarıyla müzeler yeni nesil deneyim merkezlerine dönüşecek. Tarih ile teknoloji artık aynı kapıdan içeri girecektir" açıklamasında bulundu. ‘‘Veriler artık millî altyapı ve Türk Telekom tecrübesiyle koruma altında’’ Yeni sistemin Türk Telekom’un teknoloji birikimi ve tecrübesiyle hayata geçirileceğini belirten Bakan Ersoy, yerli ve millî altyapılar sayesinde verilerin ülke sınırları içerisinde korunacağını kaydetti. Ersoy, "Türk Telekom’un kurmuş olduğu yerli teknoloji gücüyle kültürel mirasımıza ilişkin stratejik verilerimiz güvence altında olacak. Bu yaklaşım günümüz dünyasında yalnızca teknik bir tercih değildir. Bu aynı zamanda dijital bağımsızlık meselesidir. Çünkü kültürel mirasımıza ait verilerin güvenliği, ülkemizin kültürel egemenliğinin de ayrılmaz bir parçasıdır" dedi. ‘‘Müze mağazaları ve ticari alanlar da dönüşüme dahil edilecek’’ Yeni dönüşüm sürecinin yalnızca dijital biletleme sistemleriyle sınırlı kalmayacağını belirten Ersoy, ‘‘Müze mağazaları, kafeteryalar, satış alanları ve ziyaretçi hizmetlerine ilişkin ticari operasyonlar da yeni yapı kapsamında ele alınıyor’’ diye konuştu. Protokol kapsamındaki müze mağazalarında Geleneksel Türk El Sanatları, Türk Lokumu, Türk Kahvesi, Türk Halıcılığı, Geleneksel Türk Süsleme Sanatları ile UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki somut olmayan kültürel miras öğelerine yer verileceğini belirten Ersoy, ürünlerin Bakanlık tarafından belgelendirilmiş Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılar ve geleneksel el sanatları ustalarından tedarik edileceğini ifade etti. Bu modelle hem kültürel mirasın korunacağını hem de geleneksel üretim ve istihdamın destekleneceğini vurgulayan Ersoy, Türk Telekom’un küresel pazarlama gücü ve dijital mağazaları üzerinden bu ürünlerin yurt dışı satışlarının da yaygınlaştırılacağını açıkladı. ‘‘Müzekart sistemi değişiyor, kimlik kartları müzekart oluyor’’ Yeni sistemin işleyişine ilişkin de bilgi veren Ersoy, mevcut kullanım süresi devam eden Müzekartlarda herhangi bir değişiklik olmayacağını belirtti. Kullanım süresi dolan kartlarda yeni sisteme geçileceğini ifade eden Ersoy, ‘‘Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları Müzekart’a dönüştürülerek doğrudan geçiş özelliği kazanacak’’ şeklinde konuştu. Ersoy, sistemin e-Devlet ve mobil uygulama üzerinden işleyeceğini, vatandaşların müzekart ücretini ödedikten sonra sıra beklemeden kimlik kartlarını okutarak geçiş yapabileceğini söyledi. Türk Telekom’dan dijital gelecek vurgusu Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin de Türk Telekom’un yalnızca iletişim altyapısı kuran bir şirket olmadığını, teknolojiyi hayatın her alanına taşıyan ve Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna katkı sunan bir kurum olduğunu belirtti. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan üretime, tarımdan sanayiye kadar pek çok alanda teknolojiyi yaygınlaştırdıklarını ve sektörlerin dönüşümüne katkı sunduklarını ifade eden Şahin, ‘‘Kültür ve sanatın teknoloji ile harmanladığı Atatürk Kültür Merkezi’nin uçtan uca dijital dönüşümünde önemli bir rol üstlendik. Değer odaklı yaklaşımla teknolojideki gücümüzü kültür, sanat ve turizme aktarıyoruz. Müze ve ören yerlerinin dijitalleşmesi gibi birçok projeyi hayata geçiriyoruz’’ şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinden Rami Kütüphanesi’ne kadar bin 300’ü aşkın kütüphanenin iletişim altyapısını modern ağlarla desteklediklerini kaydeden Şahin, bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında müze ve ören yerlerinin uçtan uca dijitalleşmesini sağlayacak olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Şahin, ‘‘Biletleme hizmetlerinden satış kanallarına, ticari alanlardan otoparklara, kafeteryalardan Geleneksel El Sanatları mağazalarına kadar ziyaretçi deneyimini etkileyen pek çok operasyon dijitalleştirilecek. Bu dönüşüm fiber altyapı, siber güvenlik, veri merkezi, bulut, akıllı biletleme, ödeme sistemleri, veri analitiği ve yapay zekâ kabiliyetleriyle entegre biçimde hayata geçirilecek’’ açıklamasında bulundu. Bu çalışmanın yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını vurgulayan Şahin, bunun Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım olduğunu ifade etti. Millî mirası millî teknolojiyle destekleyeceklerini ve kültürel mirası teknolojiyle geleceğe taşıyacak bu protokolün ülkeye ve millete hayırlı olmasını dilediklerini belirten Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijitalin yüzyılı yapma hedefiyle çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.

Alanya festival sezonuna hazırlanıyor Haber

Alanya festival sezonuna hazırlanıyor

Toplantının açılış konuşmasını yapan Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, "Bu yıl festivalimizin temasını ‘kervan’ olarak belirledik. Yörük ve Türkmen şehri Alanya’mız kervanı fazlasıyla içinde barındırıyor. Biz bu terimin altını çeşitli başlıklar altında doldurmaya gayret ettik. 21-27 Mayıs tarihleri aynı zamanda Türk Mutfağı Haftası olarak belirlendiği için festivalimizin içerisinde Türk Mutfağı ve Gastronomi Alanı düşünüldü. Ülkemizin farklı yerlerinden gelen mutfak uzmanlarının sunumları olacak. Kendi kültürlerini bizlerle paylaşmalarını istediğimiz Yeni Alanyalılar Platformu’na geniş bir yer verdik. Her ülke temsilcisi sunumlar yapacak. Çok sayıda öğrencisi olan değerli hemşerimiz Prof. Dr. Hayri Duman ile endemik bitkiler konusunda bir çalışma yaptık. Hocamızla yaptığımız çalışmada Alanya’ya ait endemik bitkilerden çiçekli olanları Kültür Müdürlüğümüz tarafından ipek kozası ile canlandırıldı. O da festivalimizde yer alacak. Yine Halk Eğitimi Merkezi ile yürüttüğümüz el sanatları kurslarımızdaki kadınların eserlerinin yer alacağı bir festival olacak. Bu yıl Kızılkule’nin 800. yaşını idrak ediyoruz. Bununla ilgili çalışmalarımız yılsonuna kadar devam edecek" dedi. "Alanya hepimizin’’ Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik katılımcılara teşekkür ederek, "Buradaki basın mensubu arkadaşlarımı görünce biz artık Alanya'da bir şeyleri başarmaya başlamışız diye düşündük. Bu düşüncemiz de burada sizleri görünce oluştu. Alanya hepimizin. Alanya için hep beraber çalışmalıyız. Alanya için hep beraber elimizi taşın altına sokmalıyız demiştik. Ben burada bunu görüyorum. Bu görüntü herkesin artık Alanya için elini taşın altına soktuğu anlamına gelir. Alanya adına buna çok sevindiğimi söyleyebilirim. Hepinize bu konuda çok teşekkür ediyorum. Alanya için hep beraber çalışmalıyız. Artık bunun ateşini yaktığımızı, kıvılcımın çıkmaya başladığını, tomurcukların belki de büyümeye başladığını da burada bir kez daha teyit etmiş olduk. Sizlere teşekkür ediyorum" dedi. "Bu yıl Goran Bregoviç festivalimize renk katacak'' "Hep beraber yönetelim ve herkes kendi en iyi bildiği işi yapsın şeklindeki tarzımızın bir yansımasını da burada görüyoruz" diyen Başkan Özçelik, "Herkes kendi içerisinde, kendi bildiği işleri burada anlattı ve bu konuda da belediyeler arasında bir fark oluşturacağını düşünüyorum. Herkes kendi en iyi bildiği işi yapsın tarzındaki düşüncemi en azından burada gerçekleştirmeye başladığımızı gördüğümde kendi adıma da sevindim. Her bayramda, her önemli günde, her festivalde Türkiye'nin önemli sanatçılarını ağırladık. Ama biz uluslararası olabilmek adına geçen sene Gipsy Kings’i getirmiştik. Hem Türkiye genelinde hem Avrupa da hem de dünya çerçevesinde güzel bir tanıtım oldu. Bu yıl Goran Bregoviç festivalimize renk katacak. Kendisini çok seviyoruz. Hem Alanya'da yaşayanlar hem turizm amacıyla gelenler, hem de Antalya ve çevresinden katılacak olan pek çok misafirimiz festivalimizde yer alacak. Bu konuda da fark oluşturmaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Kültür alışverişi de bir kervandır" Başkan Özçelik, konuşmasına şöyle devam etti: "Arkadaşlarımız bu sene ile ilgili 'ne yapalım, hangi tema altında çıkalım' dediklerinde kendi içlerinde oturdular, konuştular. Kervan temasını uygun gördüler. Bana sorduklarında 'daha güzeli mi var' dedim ve bununla ilgili çalışmalara başladık. Kervan bir anlamda da kültürler arasındaki transferdir. Bugün bu kervan kelimesine geniş anlamda baktığımızda, Alanya’mıza 130'dan fazla ülkeden gelen insanların burada yerleşik olduğunu düşündüğümüzde ve aramızda kültür alışverişleri olduğunu düşündüğümüzde, bunun da aslında bir kervan olduğunu söyleyebiliriz. Alanya geçmişten beri bir özelliğini hiç kaybetmedi. Liman kenti ve ticaret kenti olma özelliği. Her yerden buraya bir şeyler gelirken buradan da diğer bölgelere bir şeyler satılmıştır. Ticaret yapılmıştır, kültür de bu süreçte aktarılmıştır. Bunlar festival temasını daha da anlamlı hale getiriyor." "Bütün organizasyonlarımızı daha yukarıya çıkaracağız" Başkan Özçelik, "Zaman zaman gerek propaganda döneminde gerek daha sonraki dönemlerde söylediğim şey şuydu; biz mümkünse var olan hiçbir şeyi kaldırmayacağız. Bir basamak, bir tık yukarıya daha kaliteli götüreceğiz diye söylemiştim. Bunu sık sık söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim. Hedefimiz bu. Bizim geçmişle derdimiz yok. Alanya'nın geleceğiyle ilgili derdimiz var. Bunun için de çalışmaya devam ediyoruz. Şehrin ekonomisine de faydalar sağlayacağını düşündüğümüz için daha da büyüterek festivallere devam ettik. Bu iş için en aşağısından en yukarısına kadar çalışan birçok çalışma arkadaşlarım var. Ben bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum ve bu emeklerini daha fazla artırarak önümüzdeki yıllarda bütün organizasyonlarınızın daha yukarıya çıkacağımızı düşünüyorum. Bu arada bu festivallerde biz Yaşam Boyu Başarı Ödülü veriyoruz. Bu yıl da Yaşam Boyu Alanya'da Tarıma Destek Ödülü arkadaşlarımız planlamıştı. Bununla ilgili çalışmaları bitirdiler ve Mehmet Balki, Ahmet Arslan ve Ahmet Dalabasmaz’a ödüllerini festival içerisinde takdim edeceğiz. Buraya katıldığınız, burada bizleri dinlediğiniz ve yapacağınız tüm bilgilendirmeler ve tanıtımlar için hepinize çok teşekkür ediyorum" dedi. Festival programı tanıtıldı Basın toplantısında Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nimet Hacıkura, İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Sevda Çapa, Park ve Bahçeler Müdürü Nazmi Uyar ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Naim Namal, festivalle ilgili detaylı bilgi verdi. 22 Mayıs Cuma günü saat 18.00’de Atatürk Anıtı önünden festival korteji ile açılış gerçekleştirilecek. Saat 19.00’da Rıhtım Şelale Meydanı’nda Alanya Belediyesi zeybek kursiyerlerinin açılış gösterisi, saat 19.15’te Aspendos Ensemble konseri yapılacak. Festival kapsamında "Kozadan Doğaya Alanya’nın Endemik Mirası", Sessiz Tanık "KIZILKULE" fotoğraf sergisi, "Zamanın izinde: Kızılkule ve Alanya" siyah-beyaz fotoğraf sergisi, "İpeğin Kalbi: KOZA" gösteri ve satış alanı, Alanya Koza Bahçesi sergi alanı, siyah-beyaz fotoğraf sergisi, Keykubat Yolu sergisi yer alacak. Ayrıca Genç Frekans alanı, Yeni Alanyalılar Platformu alanı, üretici pazar stantları, el sanatları stantları ve yöresel lezzet stantları festival süresince vatandaşları ağırlayacak. İlk gün saat 21.00’de uluslararası halk dansları ve müzik gösterileri ile DJ Haluk Sarıtaş performansı, saat 22.00’de ise Aşkın Nur Yengi konseri yapılacak. 23 Mayıs Cumartesi günü saat 11.00’de tüm stant ve sergi alanları ile Türk Mutfağı Haftası etkinlik alanı ziyarete açılacak. Saat 16.00’da Rıhtım Şelale Meydanı’nda uluslararası halk dansları ve müzik gösterileri, okulların folklor ve animasyon gösterileri düzenlenecek. Saat 16.30’da Kızılkule yanındaki tarihi sarnıç yapısında Anna Naeini’nin ahşap yakma pirogravür sergisi açılacak. Saat 17.00’de 10. Uluslararası Alanya Karikatür Yarışması ödül töreni, yarışma sergisi ve Musa Gümüş özel karikatür sergisi Kızılkule’de yapılacak. Saat 18.00’de Lifos Alanı’nda Genç Frekans etkinlik alanı açılacak. Saat 21.00’de DJ Oğulcan Gümüş performansı, saat 22.00’de Melek Mosso konseri eski belediye binası arkasında gerçekleştirilecek. 24 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de stant ve sergi alanları ile Türk Mutfağı Haftası etkinlik alanı yeniden ziyarete açılacak. Saat 16.00’da Rıhtım Şelale Meydanı’nda uluslararası halk dansları, müzik gösterileri, okulların folklor ve animasyon gösterileri yapılacak. Saat 19.00’da Kızılkule teras katında Kate Vovk ve Natalie Barış Duo, Tarihi Mekanlardan Yükselen Müzik Tınıları konserinde klasik müzik severler ile buluşacak. Saat 21.00’de eski belediye binasında DJ Gökhan Sakaltaş performansı, saat 22.00’de ise Goran Bregoviç konseriyle festival tamamlanacak. Basın toplantısına Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, CHP Alanya İlçe Başkanı Bülent Kandemir, Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, başkan danışmanları, meclis üyeleri, ilgili birim müdürleri katıldı.

Küba’da Enerji Krizi Turizmi Çöküşe Sürüklüyor Haber

Küba’da Enerji Krizi Turizmi Çöküşe Sürüklüyor

Küba ekonomisinin uzun yıllardır lokomotif sektörlerinden biri olan turizm, derinleşen enerji krizi nedeniyle adeta çöküşe sürükleniyor. Ülkenin en önemli uluslararası turizm merkezi olan Varadero’da elektrik kesintileri, yakıt sıkıntısı ve turist sayısındaki sert düşüş nedeniyle çok sayıda otel faaliyetlerini durdururken binlerce turizm çalışanı işsiz kalma riskiyle karşı karşıya bulunuyor. Krizin nedeni ABD’nin fiili ablukası Sektör temsilcilerine göre yaşanan enerji sorununun temelinde, ABD’nin Küba’ya yönelik uzun süredir devam eden ve son yıllarda daha da sertleşen fiili abluka politikası bulunuyor. Washington yönetiminin üçüncü ülkeleri Küba’ya petrol göndermemeleri konusunda tehdit etmesi, adaya yakıt akışını ciddi ölçüde kısıtladı. Bu durum elektrik üretiminden ulaşıma kadar birçok alanda zincirleme etki yaratarak turizm sektörünü doğrudan etkiledi. Turist sayısında yüzde 70’e varan düşüş Küba’nın Matanzas eyaletinde yer alan ve Karayipler’in en önemli tatil destinasyonlarından biri olarak bilinen Varadero, son on yıl boyunca yılda bir milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlıyordu. Ancak son dönemde turist sayısında yaklaşık yüzde 70’e varan bir düşüş yaşandığı belirtiliyor. Turizm çalışanları, kentteki durumun giderek ağırlaştığını ifade ediyor. Varadero’daki bazı otellerde çalışan personeller, sık sık yaşanan elektrik kesintileri ve su sıkıntısı nedeniyle tesislerin geçici olarak kapatıldığını ve turistlerin daha az sayıdaki otele yönlendirildiğini söylüyor. Bir otel çalışanı, yaşanan süreci şöyle anlatıyor: “Elektrik sürekli kesiliyor, bazı bölgelerde su yok. Bu nedenle oteli kapatıp turistleri başka bir tesiste topladılar. Önce birkaç gün çalışıp birkaç gün izinli sayılıyorduk. Sonra tamamen gelmememiz söylendi.” Oteller kapanıyor, çalışanlar alternatif iş arıyor Enerji ve yakıt sıkıntısı nedeniyle uçuşlarda yaşanan aksaklıklar da turizm akışını ciddi biçimde etkiliyor. Varadero’daki birçok otel kapılarını kapatırken, çalışanlar farklı sektörlerde iş aramak zorunda kalıyor. Ancak turizm çalışanlarının karşısına çıkan alternatiflerin büyük bölümü düşük ücretli kamu hizmetleri işleriyle sınırlı. Bazı çalışanlara belediye hizmetleri veya mezarlık güvenliği gibi görevler teklif edildiği, ancak bu işlerin turizm sektöründe eğitim almış çalışanlar için cazip olmadığı ifade ediliyor. Küçük işletmeler ve esnaf da krizin içinde Turizmdeki daralma yalnızca otelleri değil, Varadero’daki küçük işletmeleri, kafeleri ve el sanatları pazarlarını da doğrudan etkiliyor. Kent merkezindeki bir kafe çalışanı, müşteri sayısının giderek azaldığını ve ulaşım maliyetlerinin gelirleri neredeyse tamamen erittiğini söylüyor. Turizm hareketliliğine bağımlı olan el sanatları üreticileri de benzer bir tabloyla karşı karşıya. Yirmi yıldır bölgede çalışan bir sanatçı, daha önce binlerce turistin ziyaret ettiği pazarların bugün neredeyse boş kaldığını belirtiyor. Artan rekabet ve düşen ziyaretçi sayısı nedeniyle birçok üretici satış yapamaz hale gelirken, pazar alanlarının kullanım ücretleri de sektör üzerindeki mali baskıyı artırıyor. Turist deneyimi de olumsuz etkileniyor Varadero’yu uzun yıllardır ziyaret eden bazı yabancı turistler de değişimi açıkça gözlemlediklerini söylüyor. Sık sık yaşanan elektrik kesintileri, ürün kıtlığı ve hizmet kalitesindeki düşüş, destinasyonun cazibesini zayıflatıyor. Bazı turistler, adadaki ekonomik sıkıntıların günlük yaşamı ve turizm deneyimini doğrudan etkilediğini, bu nedenle önümüzdeki yıllarda farklı destinasyonları değerlendirebileceklerini dile getiriyor. Turizmin lokomotifi sessizliğe büründü Bir zamanlar Küba turizminin en hareketli merkezlerinden biri olan Varadero’da bugün sokaklar büyük ölçüde boş. Çok sayıda otel, eğlence merkezi ve konaklama tesisi kapalı durumda. Elektrik ve içme suyu sorunlarının devam ettiği kentte, turizm sektörünün yeniden canlanması büyük ölçüde enerji arzının istikrara kavuşmasına bağlı görülüyor. Ancak uzmanlara göre ABD’nin Küba’ya yönelik fiili ablukası devam ettiği sürece enerji ve yakıt tedarikindeki sorunların kısa vadede çözülmesi zor görünüyor. Bu nedenle Varadero’da yaşanan kriz, yalnızca bir turizm daralması değil; aynı zamanda enerji arzı, uluslararası ticaret ve jeopolitik baskıların ekonomiye doğrudan yansımasının somut bir örneği olarak değerlendiriliyor.

Samsun, Atık Malzemeleri Sanata Dönüştüren Usta Öğreticiyle Tanışıyor Video Galeri

Samsun, Atık Malzemeleri Sanata Dönüştüren Usta Öğreticiyle Tanışıyor

Samsun'da el sanatları teknolojisi-kilim dokuma usta öğreticisi Selma Kavaklı, atık malzemeleri geri dönüştürerek kilim, çanta ve dekoratif ev ürünlerine dönüştürüyor. "Sıfır atık" felsefesini sanatla birleştiren Kavaklı, hem doğayı koruyor hem de geleneksel dokuma sanatını yaşatıyor. İlkadım ilçesi Saathane Meydanı yanında bulunan tarihi Taşhan'daki atölyesinde öğrencileriyle birlikte üretim yapan Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Sanatçısı Selma Kavaklı, çöpe gidecek kumaş, poşet ve ipleri yeniden değerlendiriyor. Kavaklı, atık malzemeleri dönüştürürken insanların hayatlarına da dokunduklarını ifade etti. "Dünyamızın yaşanılabilir bir durumda olması için herkes elinden geleni yapıyor. Ben de mesleğimle bu konuda destek olmak istedim" diyen Selma Kavaklı, "Biz hiçbir şeyi atmıyoruz, her şeyi geri dönüştürebiliyoruz. Çöpe gidecek kıyafetleri yeniden kilime dönüştürüyoruz. Dokumalardan artan iplerle çantalar yapıyoruz. Atık poşetlerden çantalar, sepetler ve dekoratif ev ürünleri üretiyoruz. İnsanlar sıfır atık malzemelerini kendileri getiriyor, ben de evimden temin ediyorum. Hiçbir şeyi atmıyorum çünkü her şey dokunabilir. Bir sanatçı olarak her şeye ‘geri dönüştürülebilir' gözüyle bakıyorum" dedi. Kavaklı, sadece kumaş ve ipleri değil, mısır kabuklarını da değerlendirerek dekoratif ev ürünlerine dönüştürdüklerini belirterek, "Sıfır atığı dönüştürürken aslında hayatları da dönüştürüyoruz. Geri dönüşüm malzemelerini dönüştürerek, insanların hayatındaki bir anının devam etmesine vesile oluyoruz" diye konuştu. Kilim dokuma usta öğreticisi Selma Kavaklı ve öğrencileri, hem çevre bilincini artırıyor hem de el sanatlarını yeni nesillere aktarıyor.

Yaşayan miraslar Sivas’ta buluştu Haber

Yaşayan miraslar Sivas’ta buluştu

Sivas’ta düzenlenen ve 3 gün sürecek olan ‘Yaşayan Miras Festivali’ başladı. Sanatseverlerin dikkatini çeken festivale birçok ilden 50’den fazla sanatçı katıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla Sivas Valiliği, Sivas Belediyesi iş birliğinde düzenlenen Sivas Yaşayan Miras Festivali başladı. Farklı şehirlerden gelen Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcılarının katıldığı festivalin açılış töreni Muhsin Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde yapıldı. Açılışa Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi’nin yanı sıra kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı. Açılış töreninde konuşan Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürü Selim Terzi, "Bakanlık olarak, geçmişten günümüze kültürel değerlerimizin ve mirasımızın önemli bir göstergesi olan el sanatlarımızın yaşatılması ve tanıtılması önde gelen önceliklerimiz arasında. Yaşayan Miras Festivalleri de bu değerleri tanıtmak ve geleceğe taşımak amacıyla birçok şehrimizde düzenliyoruz. Bu festivaller, ülkemizin kültürel ve turistik tanıtımına ciddi katkılar sağlıyor. Elbette bunun yanında festivallerimiz, düzenlendiği şehirlerimizin sanatsal ve kültürel ortamının canlanmasına ve gelişimine de katkı sunuyor. En önemlisi de yerel sanatçılarımızın ülkemizin dört bir yanındaki sanatçılar ile diyaloglarını ve iş birliklerini artırmaları noktasında büyük bir fayda sağladığının da altını çizmek isterim" dedi. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek ise, "Tarihin, kültürün ve sanatın başkenti Sivas’ımızda birbirinden değerli sanatçılarımızın buluştuğu ve el sanatlarımızın tanıtıldığı özel bir etkinlikteyiz. Sivas Yaşayan Miras Festivalimizin şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Sivas; birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir kültür ve tarih şehridir. Selçuklu’nun iz bıraktığı, Osmanlı’nın kokusunun hissedildiği, Cumhuriyetimize can suyu veren bir şehirdir. Aşıkları, türküleri ile aşıklar ve ozanlar şehridir. Bu kadar zenginliği bünyesinde barındıran Sivas, diğer el sanatları ve zanaat dallarında da kendini göstermiş ve adını tüm dünyaya duyurmuş bir şehirdir" dedi. Konuşmaların ardından kurdele kesimi gerçekleştirildi. Protokol üyeleri, farklı illerden gelerek uğraştıkları sanatlar ile ilgili stant açan ustalar ile bir süre sohbet etti.

259 yıllık Büyük Yeni Han gümüş sanatkarlarına ev sahipliği yapıyor Haber

259 yıllık Büyük Yeni Han gümüş sanatkarlarına ev sahipliği yapıyor

Sultan 3. Mustafa tarafından 1764'te mimar Mehmet Tahir Ağa'ya kervansaray olarak inşa ettirilen Büyük Yeni Han'da gümüş sanatkarlarının Osmanlı ve Türk motifleriyle bezenmiş eserleri üretiliyor. Yaklaşık 2 buçuk asırlık Büyük Yeni Han'dan gümüş işlemeciliğiyle hazırlanan eserler dünyaya açılıyor. Dizilere ve sinema filmlerine de mekan sahipliği yapan, yaklaşık 2 buçuk asırlık Büyük Yeni Han'da gümüş işlemeciliğiyle hazırlanan eserler dünyaya açılıyor. Üç katlı ve 2 avluya sahip handa 320 oda bulunuyor. Bu odalardan yüzde 85'inde ise yüzyıllardır süre gelen kadim tekniklerle ve el işçiliğiyle gümüş üzerine eserler üreten ustaların atölyeleri yer alıyor. "Ziyaretçilerin gözü önünde bu sanatı sergilediğimiz için hoşlarına gidiyor" Büyük Yeni Han'da 22. yılını doldurduğunu belirten Karaman, "Batman Sason'luyum. 10 yaşındayken 1984'te İstanbul'a göçtük. Daha önceden geldiğimizde çalışacağımız sanat atölyesi ayarlanmıştı. Buraya yakın olan bir handa 1991'de abilerimle beraber bir atölye açtık. Oradaki atölyeler küçüktü. Daha sonra bu hana taşındık. 22 yıldır da buradayız. Hanımız çok güzel, ferah, tarih kokuyor." dedi. Karaman, hanın, yerli ve yabancı gezginlerin oldukça ilgisini çektiğine işaret ederek, "Buralarda çekimler yapıyorlar. Ziyaretçilerin de gözü önünde bu sanatı sergilediğimiz için hoşlarına gidiyor. Zaten rehberler de gruplar getiriyor. Hanımız aynı zamanda dizilerle de ünlenen bir handır." ifadelerini kullandı. Gümüş el sanatlarının 6 ayrı branştan oluştuğunu aktaran Karaman, "Biz bir koluyuz, kakma kabartma tekniği ustasıyız. Aynı zamanda özgün tasarımlar da yapıyoruz. Faaliyetlerimizi bu şekilde sürdürmeye çalışıyoruz." diye konuştu. "Türkiye genelindeki usta sayımız 93" Karaman, han içerisinde yer alan Gümüş Eşya El Sanatkarları Derneğinin 2006'da kurulduğu bilgisini vererek, şunları kaydetti: "Büyüklerimiz kurdular, bizler de devam ettiriyoruz. Şu an üyemiz 93. Bu 93'ü de tek branşta çalışmıyor. 6-7 branştan oluşuyor mesleğimiz. Türkiye genelindeki usta sayımız bu. Çok az, gittikçe de eriyor. Şu an atölyemizde çırak yetişmiyor. Gelecek kuşaklara aktarma sıkıntısı yaşıyoruz. İşimiz zor bir meslek. Emek, sabır, kabiliyet istiyor." Gümüş el sanatını yaşatmak için mücadele verdiklerini vurgulayan Şahin Karaman, şu değerlendirmelerde bulundu: "Raporlar hazırlattık. Kütahya Dumlupınar Üniversitesine ve Kültür ve Turizm Bakanlığına sunduk. Gümüşün tanıtılması için ufak bir belgeselimiz de var, YouTube kanalı üzerinden yayınlandı. Bu sanatı gelecek kuşaklara aktarabilirsek ama bu gidişatla zor. Şu an atölyelerde en genç usta 44-45 yaşından başlıyor, 65 yaşına kadar. Ancak biz meslek liselerinden çocuk alıp 4 gün atölyemizde, 2 gün okulda devlet destekli olursa yetiştiririz. Meseleye bir nebze olsun böyle müdahale edebiliriz." Karaman, Osmanlı döneminde gümüş el sanatkarlarının saraya bağlı çalıştıklarına dikkati çekerek, şu anda handaki ustaların da Osmanlı ve Anadolu ezgilerini çalışan sanatkarlar olduğunu anlattı. "Gümüşün ömrü sonsuzdur" Gümüş sanatkarı Metin Damar, 1973'te Bitlis'ten İstanbul'a geldiğini dile getirerek, uzun bir süre bir usta yanında çalıştıktan sonra 1984'te kendi atölyesini açtığını söyledi. Gümüş el sanatıyla birçok farklı objeler tasarlayan Damar, Büyük Yeni Han'da 20 yıldır işlerini devam ettirdiğine işaret ederek, eskiden resmi kurumların hem esnafı hem sanatkarı desteklemek amacıyla gümüş hediyelik alıp verdiklerini aktardı. Damar, gümüşün dünyada en kalıcı hediye olduğuna dikkati çekerek, "Çünkü bir camın, porselenin, elektronik eşyanın ömrü bellidir. Ama gümüş sonsuzdur. Gümüş değerinden dolayı çöpe de atılmaz, bir şey de olmaz. Fakat son zamanlarda gümüş sanatkarlarını desteklemek diye bir şey kalmadı artık. Şu anda küçük atölyeler can çekişiyor." Büyük Yeni Han'dan da bahseden Damar, "Hanımız güzel, rahat. Dükkanlarımız büyük. Yapanlar, bize bugünü yaşatanlar nur içinde yatsın. Buranın en büyük özelliği de eskiden buranın suyu sarnıçtan gelirdi. Terkos'a bağlı değildi." diye konuştu. "Muhteşem bir görüntüsü var hanın ama gözümüzün önünde git gide bozuluyor" Yaklaşık 43 senedir gümüş el işçiliğiyle süs objeleri üreten Zeki Topbaş da şu değerlendirmelerde bulundu: "Esas mesleğim dövmecilik. Bir objeyi döve döve şekillendiriyorum. Gümüş, bakır, altın maden türü fark etmiyor. 5 senedir bu handayım. Burada yeni arkadaşlıklar, dostlar, yeni işler edindik. Ben esnaf olarak da bu hana olan ilgiyi az görüyorum. Daha fazla olması lazım. Daha güzel destek olması lazım ki ortaya güzel sanat eserleri çıksın. Çok güzel sanatçılarımız var ama sadece burada sanatkar olarak kalıyorlar." 51 yıldır gümüş el sanatlarıyla uğraşan sanatkar Ali Aksu, Büyük Yeni Han'da 28 yıldır şamdan, tepsi, sürahi, gondol gibi birçok özgün tasarım eserler ürettiğini kaydederek, İlham Aliyev'in daveti üzerine Azerbaycan'da gümüş el sanatı üzerine bir yıl boyunca eğitim verdiğini anlattı. Aksu, Türkiye'nin en iyi yapısının istisnasız Büyük Yeni Han olduğu yorumunu yaparak, hanın gümüş işçiliğini yapmak adına da en verimli ortamı oluşturduğuna dikkati çekti. Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle hanın aslına uygun restore edilmesi temennisinde bulunan Aksu, "Han, aslına uygun restore edilirse kesinlikle İtalya'daki Kolezyum buranın yanında yalan olur. Muhteşem bir görüntüsü var burasının ama gözümüzün önünde git gide bozuluyor." şeklinde konuştu. "Bizim hanı bir okul gibi düşünün herkes kendi branşının ustasıdır" Gümüş sanatkarı Bedros Damar ise ilkokuldan beri bu meslekte olduğunu söyleyerek, "Ben okumak istiyordum. Babam bu mesleğin eritme bölümündeydi. 'Oğlum ben seni okutamam, sen de git sanat öğren, ekmek paranı çıkar' dedi. Bende de geliş o geliş. Aşağı yukarı 13, 14 yaşımdan beri bu meslekteyim. 51 sene oldu bu sektörde." dedi. Büyük Yeni Han'a da 1989'da ilk gelen gümüş sanatkarı olduğuna işaret eden Damar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Benim hana geldiğim zaman dokumacılar vardı. Makinaları çok ağırdı. Onlar çalıştığı zaman çok ses çıkıyordu. O zaman dokuma makinalarının sesleri vardı, şimdi çekiç sesleri var. Onlar taşındılar. Onların boşalttıkları yerlere gümüşçüler ve takıcılar olarak bizler geldik. Hemen hemen doldurduk. Bizim hanı bir okul gibi düşünün herkes kendi branşının ustasıdır. Her dükkandaki hiçbir iş tek bir ustanın elinden çıkmıyor. Mutlaka 3-4 usta elinden geçmesi lazım ürünün."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.