Hava Durumu

#Ekonomi

TOURISMJOURNAL - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Mehmet Nuri Ersoy: F1, yüksek gelirli turist çeker Haber

Mehmet Nuri Ersoy: F1, yüksek gelirli turist çeker

Türkiye, küresel spor organizasyonlarında yeniden güçlü bir pozisyon alıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Formula 1’in 2027 yılından itibaren İstanbul Park’ta düzenleneceğini açıkladı. En az 5 yıllık anlaşma kapsamında Türkiye, dünyanın en prestijli yarış organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapacak. İstanbul Park yeniden sahnede Bakan Ersoy, sürecin tamamlandığını belirterek organizasyonun devlet kurumları ve paydaşların koordinasyonuyla hayata geçirildiğini ifade etti. İstanbul’un küresel marka değerinin artırılması ve uluslararası görünürlüğünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Turizm ve ekonomi için büyük fırsat Formula 1’in küresel etkisine dikkat çeken Ersoy, organizasyonun 180’den fazla ülkede yüz milyonlarca izleyiciye ulaştığını vurguladı. Bu ölçekte bir etkinliğin turizm talebini artırdığı ve şehir ekonomisine yüksek katma değer sağladığı belirtiliyor. İstanbul’un potansiyeli öne çıkıyor İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginlikleriyle bu organizasyondan maksimum fayda sağlayacağını belirten Ersoy, Formula 1’in yüksek gelir grubundaki turistleri çektiğini söyledi. Organizasyonun sadece pistle sınırlı kalmayıp şehrin tamamına ekonomik katkı sunduğu ifade edildi. Küresel tanıtım atağı başlıyor Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı öncülüğünde yürütülecek kampanyalarla İstanbul’un “iki kıtayı birleştiren F1 şehri” olarak konumlandırılması hedefleniyor. Türkiye, UEFA ve olimpiyat adaylıklarıyla birlikte küresel spor organizasyonlarının merkezi olma yolunda ilerliyor.

Portekiz, 11 milyon euroluk projelerle turizmi canlandıracak Haber

Portekiz, 11 milyon euroluk projelerle turizmi canlandıracak

Portekiz’e bir ziyaret düşündüğünüzde aklınıza Lizbon ve Porto mu geliyor, yoksa daha güneydeki Algarve kıyısı mı? Şimdi milyonlarca euroluk bir yatırım, Portekiz’in turistik haritasını, her seferinde bir iç bölgeyi öne çıkararak, alışılmış gözde noktaların ötesine taşımayı hedefliyor. Hükümet, 4,5 milyon euro tutarında kamu kaynağıyla 12 turizm projesini finanse ediyor. Toplamda yaklaşık 11 milyon euroya ulaşan yatırımla bu projelerin, Portekiz’in kuzey ve orta kesimleri ile Alentejo ve Ribatejo bölgelerinde turizmi canlandırması bekleniyor. Bu adım, Şubat 2025’te başlatılan ve 30 milyon euro bütçeye sahip daha geniş kapsamlı “Turizmle Büyümek” girişiminin bir parçası. Yeni tahsis edilen fonlar kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarına ayrılıyor ve doğa, gastronomi, aktif turizm, sağlık ve wellness ile kültür turizmi gibi kilit alanlara öncelik veriyor. Bu iddialı projeler aynı zamanda yeni turizm ürünleri geliştirmeye, akıllı destinasyonları teşvik etmeye ve tarihî ve kültürel mirası canlandırmaya, ayrıca sürdürülebilirliği ve kentsel dönüşümü ilerletmeye odaklanacak. Finansman, sektörde kırılgan koşullarda çalışanlara yönelik eğitim ve kapasite geliştirme programları gibi beceri artırma girişimlerini de destekleyecek. Yatırım sözleşmeleri imzalanırken Ekonomi ve Bölgesel Uyum Bakanı Castro Almeida, çok fazla devlet desteğine ihtiyaç duymadan gelişebilecek daha büyük projeler bulunduğunu, ancak bunların yanında “özellikle iç kesimlerde, kültürel ve doğal mirası güçlendirmeyi hedefleyen, yabancı ziyaretçiler için son derece çekici ve yenilikçi” daha küçük projeler de olduğunu kabul etti. Almeida’ya göre bu küçük ölçekli turizm projelerinin “desteklenmesi ve tanıtılması” gerekiyor. Turismo de Portugal’ın açıkladığı verilere göre ülke 2025 yılında 19,7 milyonu yabancı olmak üzere toplam 32,5 milyon ziyaretçi ağırladı. Ülkeye en çok turist gönderen pazarlar 2,5 milyon ve 2,4 milyon ziyaretçiyle sırasıyla İngiltere ve ABD oldu. Onları yine milyonlarla ifade edilen ziyaretçi sayılarıyla İspanya, Almanya ve Fransa izledi. Ulusal turizm kurumu ziyaretçi patlamasının 29,1 milyar euroluk turizm geliri yarattığını belirtse de, Lizbon ve Porto gibi başlıca destinasyonlardaki aşırı yoğunluk, yerel halk arasında giderek artan bir rahatsızlığa yol açıyor. Geçen yıl İngiliz gazetesi The Guardian, Portekiz ve İspanya’daki aşırı turizmi derinlemesine inceledi ve turist konaklamalarıyla çevrili mahallelerde yaşayan sakinlerle konuştu. Giderek daha fazla evin turiste kiralandığı Lizbon'da yaşayan biri, “Çok tuhaf. Düşünün, kocaman bir şehrin ortasında olmama rağmen hiç komşum yok,” diyor. Bu durumun, Portekiz başkentinin bazı bölgelerini “hayalet bir yere” dönüştürdüğünü de ekliyor. Almeida’nın turizme bakışı ise daha iyimser. Turizmi “ülkeyi yukarıya taşıyan” “son derece önemli bir faaliyet” olarak nitelendiriyor. “Yılın kimi haftalarında ya da ülkenin kimi yerlerinde turizm fazlası olabilir; ancak genel tabloya, tüm ülkeye ve yılın tamamına baktığımızda, çok fazla turistimiz yok,” diye ekliyor.

Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı 1 milyona ulaştı Haber

Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı 1 milyona ulaştı

Adana’da nisan ayının müjdecisi olan portakal çiçeği kokusu, bu yıl da şehri dev bir açık hava sahnesine dönüştürdü. Kültür-sanat etkinliklerinden gastronomi şölenine, renkli kortej yürüyüşlerinden konserlere kadar her anı dolu dolu geçen 14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, şehre paha biçilemez bir değer kattı. Şehre 1 milyondan fazla kişi akın etti Karnaval komitesinden alınan verilere göre, bu yıl katılım sayıları tüm beklentileri aştı. Saha raporları, etkinliklere toplamda 1 milyonun üzerinde kişinin katıldığını ortaya koydu. Turist Akını: Sadece şehir dışından ve yurt dışından gelen misafir sayısı 200 bini buldu. İzleyici Rekoru: Merkez Park ve Atatürk Parkı’ndaki stant alanlarında iğne atsan yere düşmezken; kostüm yarışmaları ve ünlü sanatçıların konserleri tarihi kalabalığa ev sahipliği yaptı. Oteller tam kapasite, esnafın yüzü güldü Karnavalın en somut yansıması kuşkusuz ekonomi tarafında görüldü. Şehirdeki tüm konaklama tesisleri günler öncesinden dolarken, %100 doluluk oranı turizmciyi memnun etti. Lezzet Durakları Doldu Taştı: Adana’nın dünyaca ünlü kebapçıları, restoran ve kafelerinde sabahın ilk ışıklarına kadar boş masa bulunamadı. Her Kesim Kazandı: Hareketlilikten sadece büyük işletmeler değil; taksiciler, toptancılar, el emeği ürünlerini satan kadın kooperatifleri ve genç girişimciler de payını aldı. 6,5 milyar TL'lik rekorun üzerine çıkıldı Geçtiğimiz yıl düzenlenen 13. Karnaval’da Adana ekonomisine yaklaşık 6,5 milyar TL’lik bir girdi sağlanmıştı. Bu yıl artan katılımcı sayısı ve genişletilen etkinlik yelpazesiyle birlikte bu rakamın çok daha üzerine çıkıldığı ve kent tarihinin en yüksek ekonomik hacmine ulaşıldığı tahmin ediliyor. 14. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı'nda bu yıl 7 milyar TL'lik bir ekonomik hacim bekleniyor. Adana'nın marka değerine paha biçilemez katkı Karnaval sadece ekonomik bir başarı değil, aynı zamanda Adana’nın "hoşgörü, neşe ve kültür kenti" imajını da tüm dünyaya bir kez daha kanıtladı. Şehrin sokaklarına taşan coşku, Adana’nın uluslararası platformlardaki marka değerini güçlendirirken, bir sonraki yıl için şimdiden büyük bir beklenti oluşturdu.

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı Haber

TÜRSAB kongresi Antalya’da başladı

TÜRSAB tarafından geleneksel hale getirilen ve turizm dünyasının prestijli referans noktası kabul edilen TÜRSAB Turizm Kongresi’nin 4’üncüsü, sektörün farklı kesimlerinden paydaşları tek bir platformda buluşturdu. Ford Türkiye, Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi ana sponsorluğunda Antalya’da Nirvana Cosmopolitan Lara Hotel’de düzenlenen kongreye; seyahat acentası temsilcileri, turizm sektör paydaşları, kamu kurum ve kuruluşları, teknoloji şirketlerinin temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katılıyor. Kongrenin açılış töreninde TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Başkan Yardımcıları Davut Günaydın ve Hasan Eker, Yönetim Kurulu Üyeleri, Denetim ve Disiplin Kurulu Başkanları, Başkan Başdanışmanları, BTK Başkanları, İhtisas Başkanları hazır bulundu. Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu, TUREB Başkanı Abdulkadir Tanrıdağlı, KITSAB Başkanı Oğuz Akançay, TTYD Başkanı Oya Narin, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkanı Yusuf Hacısüleymanoğlu, Uluslararası Vuslat Platformu Başkanı Hamza Cebeci, DEİK Küba İş Konseyi Türkiye Tarafı Başkanı Oğuz Satıcı ile protokol konukları, seyahat acentası temsilcileri, sektör paydaşları ve çok sayıda gazeteci organizasyona katılım sağladı. BAĞLIKAYA: “TURİZM; DIŞ İLİŞKİLERDİR, EKONOMİDİR, İLETİŞİMDİR, BARIŞTIR, HUZURDUR” 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin açılış konuşmasını TÜRSAB Genel Başkanı Firuz Bağlıkaya gerçekleştirdi. Bağlıkaya konuşmasında, turizmin toplumsal etkileri çok derinlere ulaşan özel bir sektör olduğuna dikkat çekerek şunları ifade etti: “Birçok farklı disipline uyarlanan bir söz vardır; Hani denir ya ‘futbol asla sadece futbol değildir’ diye… Turizm de asla sadece turizm değildir. Turizm; dış ilişkilerdir, ekonomidir, iletişimdir, barıştır, umuttur, huzurdur. Bu anlam derinliğinin yanında turizm; pazarlama, ulaşım, rehberlik, konaklama ve daha birçok unsurun bilgi ve emekle, uyum içinde bir araya getirilerek ürüne dönüştürüldüğü bir faaliyettir.” “Bu faaliyetin mimarı, hatta mühendisi tur operatörleri ve seyahat acentalarıdır.” diyen Bağlıkaya, “Seyahat acentaları; turizm adına gerçekleştirilen tüm faaliyetleri planlayan, programlayan ve uygulayan mesleki ticari işletmelerdir. Elbette başta konaklama tesislerimiz, rehberlerimiz ve ulaşım sektörümüz olmak üzere turizmde başarıyı mümkün kılan tüm paydaşlarımızın önemi, değeri ve vazgeçilmezliği inkâr edilemez. Biz hep birlikte güçlüyüz.” şeklinde konuştu. “SAVAŞ TURİZM SEKTÖRÜ ÜZERİNDEKİ BASKIYI ARTIRIYOR” Turizmin özellikle barışı tesis eden yönünün bugünlerde vurgulanması gerektiğine işaret eden Bağlıkaya, sözlerine şöyle devam etti: “Duvarların örülmeye çalışıldığı bir dünyada, barış köprüleri inşa eden turizm, küresel türbülansın en önemli panzehirlerinden biridir. İçinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmeler, başta bölgemiz olmak üzere dünya turizmini doğrudan etkilemektedir. Artan gerilimler ve değişen küresel dengeler seyahat hareketliliğini kısıtlamakta; belirsizlikler arttıkça insanların karar alma süreçleri uzamakta ve destinasyon tercihleri yeniden şekillenmektedir. Bu tablo, insani etkilerinin yanı sıra turizm sektörü üzerindeki baskının da giderek artmasına neden olmaktadır. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki; bizler geçmişte pek çok zorlu sınavdan geçmiş, her defasında yeniden toparlanmayı başarmış güçlü bir sektörüz. En sıkıntılı dönemlerde bu süreçleri tersine çeviren, diğer sektörlerdeki canlanmayı tetikleyen her zaman seyahat acentaları olmuştur. Böyle dönemlerde seyahat acentaları yalnızca satış yapan değil, aynı zamanda talebi yönlendiren ve yeniden şekillendiren aktörler olarak kritik bir sorumluluk üstlenmektedir.” “BÖLGEMİZDE KİMİN KAÇ SAVAŞ UÇAĞI OLDUĞUNU DEĞİL, KAÇ CHARTER UÇAĞININ GELECEĞİNİ KONUŞMALIYIZ” Hassas dönemlerde seyahat acentalarının desteklenmesinin daha da önemli hale geldiğine dikkat çeken Firuz Bağlıkaya, “Acentalarımızın daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi hale gelmesi için destek mekanizmalarının etkin şekilde devreye alınması büyük önem taşımaktadır. Unutmamak gerekir ki seyahat acentalarının güçlendirilmesi, turist akışının sürekliliğini sağlar ve güçlü bir turizm yapısının temelini oluşturur. Güçlü bir turizm ise ekonomiye, istihdama ve ülkemizin uluslararası konumuna doğrudan katkı sunar.” dedi. Dünyanın içinde bulunduğu eksen kaymasından bir an önce kurtulmasını temenni ettiklerini söyleyen Bağlıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bölgemizde kimin kaç savaş uçağına sahip olduğundan ziyade, kaç charter uçağının geleceğini; kimin kaç tankı veya uçak gemisi olduğundan çok, limanlarımıza kaç kruvaziyer gemisinin yanaşacağını ve erken rezervasyon sayılarımızı konuştuğumuz günlere en kısa sürede ulaşmayı diliyoruz. TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ortaya koyacağı fikir ve önerilerle bizlere yol göstereceğine ve verimli sonuçlar doğuracağına yürekten inanıyorum.“ KONGRE DESTEKÇİLERİNE PLANET TAKDİM EDİLDİ Açılış konuşmasının ardından TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi’nin ana sponsorlarından Yapı Kredi ve Lema Lines Turizm Anonim Şirketi, Ulaşım sponsoru Aker Otobüs İşletmeleri, gümüş sponsorlar Jolly Tur, HSS Teknoloji ve İnovasyon Şirketi, bronz sponsorlar RNG Technology, Özkandan Group ve Wİ-Fi sponsoru Tatilbudur yöneticilerine desteklerinden dolayı teşekkür plaketi takdim etti. Yapı Kredi Akdeniz Bölge Müdürü Hatice Yazıcı plaket töreninin ardından yaptığı konuşmada “Turizm, yalnızca bir sektör değil; ülkemiz ekonomisinin sürdürülebilir büyümesinin en stratejik kaldıraçlarından biri. Yapı Kredi olarak, sektörün ihtiyaçlarına özel çözümlerimizle turizmin her aşamasında paydaşlarımızın yanında yer alıyoruz. Önümüzdeki dönemde de finansal çözümlerimiz ve iş birliklerimizle sektörü desteklemeye devam edeceğiz.” şeklinde konuştu. TK-PAY GENEL MÜDÜRÜ MUSTAFA EKMEN THY’NİN YENİ FİNTEK PLARFORMOUNU TANITTI Kongrenin ilk sunumu Türk Hava Yolları’nın (THY) yeni fintek platformu TK-Pay lansmanı ile devam etti. TK- Pay Genel Müdürü Mustafa Ekmen konu ile ilgili yaptığı sunumda, TK-Pay’in THY’nin en genç girişimi ve iştiraki olduğuna işaret etti. THY olarak finansal ürünleri teknoloji ile sunma işi olan Fintek’e önem verdiklerini belirten Ekmen, “Fintekte ödeme teknolojileri geliştiriyoruz. Biz de aslında bankacılık gibi regüle bir sektörüz”. dedi. Ekmen, “THY’nin dijital kanalları yılda 400 milyondan fazla ziyaret alıyor. 7 milyar doların üzerinde kartlı ödeme hacmine sahibiz. Seyahat sektörü 64 milyon potansiyel kitleye sahip. Seyahat sektörünün 65 milyar doların üzerinde gelir kapasitesi mevcut ve 45 binden fazla potansiyel üye işyerini de barındıran önemli bir sektör.” değerlendirmesinde bulundu. Turizm sektörünün ihtiyaçlarını doğru belirlemek için sektör paydaşları ile görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getiren Mustafa Ekmen, seyahat sektöründe ödemelerde Fintek payının %2,5 olduğunu, bunun %6,5’lik diğer sektör oranlarının altında kaldığını ifade etti. Seyahat sektörü için hazırladıkları kurumsal cüzdanı seyahat acentalarına göre düzenlediklerini kaydeden Ekmen, mutabakat kolaylığı, raporlama, kredi ve banka kartı ile ödeme gibi avantajlar sunduklarını da dile getirdi. Seyahat acentalarına ayrıca sanal pos imkanı sunduklarına da değinen Ekmen, pilot uygulamaları gerçekleştirilen sistemin tüm acentaların kullanımına hazır olduğunu sözlerine ekledi. KONGRENİN OTURUMLARI İKİNCİ GÜNDE YOĞUNLAŞIYOR 4’üncü TÜRSAB Turizm Kongresi, birbirinden önemli oturumlarla 7 Nisan Salı günü devam edecek. Kongrenin ikinci günü, turizmin geleceğine ışık tutacak oturumlara sahne olacak. Günün ilk bölümünde; moderatör Ali Çağatay eşliğinde Gaffar Yakınca ve Nagehan Alçı, yapay zekâ teknolojilerinin turizme entegrasyonunu tüm boyutlarıyla değerlendirecek. Ardından Erkan Mumcu, Deniz Ülke Kaynak, Murat Saygı, Ezel Akay ve Elif Kınay; turizmin stratejik bir “yumuşak güç” olarak diplomatik ve kültürel etkilerini masaya yatıracak. TURİZM EKONOMİSİNDE YENİ DÖNEM: SEKTÖREL TEŞVİK MODELLERİ VE YEREL YÖNETİM İŞ BİRLİKLERİ Ekonomi ve finans ayağında ise Prof. Dr. Kerem Alkin’in derinlikli analizleri ile katılımcılara hitap ederken, TÜRSAB ile Yapı Kredi ile arasındaki iş birliğinin detayları konusunda özel bir sunum gerçekleştirilecek. T.C. Ticaret Bakanlığı’nın MICE Teşvikleri Lansmanı ile sektöre sunulan yeni finansal destek paketleri de kamuoyuyla paylaşılacak.Günün finalinde, moderatörlüğünü Faruk Özlü’nün üstlendiği özel panelde; Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, bölgesel tanıtım ve pazarlamada yerel yönetimlerin üstlendiği lokomotif rolü katılımcılara aktaracak. STRATEJİK ANALİZLERDEN SOMUT İŞ BİRLİKLERİNE: “GELECEK VİZYONU SONUÇ RAPORU” Kongrenin son günü olan 8 Nisan Çarşamba, KKTC Başbakan Yardımcılığı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanlığı Turizm, Tanıtma ve Pazarlama Dairesi Müdürü Mine Emiroğlu’nun katılımıyla gerçekleşecek sunumun ardından; Levent Erden ve Serdar Kuzuloğlu değişen tüketici profili ve yarının trendlerini analiz edecek. TÜRSAB’ın her bir oturumunu sektörün gerçek ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde titizlikle tasarladığı bu kapsamlı program; tüm tartışmaların ve stratejilerin damıtıldığı ‘Gelecek Vizyonu Sonuç Raporu’nun açıklanmasıyla sona erecek.

Turizm ve ihracata 120 milyarlık destek Haber

Turizm ve ihracata 120 milyarlık destek

Hazine ve Maliye Bakanlığı, jeopolitik ve bölgesel gelişmelerin etkisini minimize etmek amacıyla kredi garanti sistemi kapsamında turizm ve ihracat yapan sektörlere yönelik 120 milyar lira tutarında ilave kredi hacmini devreye alıyor. Edinilen bilgiye göre bakanlık, ekonomi programının finansal istikrar hedefleriyle uyumlu olarak kredi garanti sistemini uyguluyor. Kredi garanti sistemine ilişkin yeni paket ve limit güncellemesi çalışmaları yapılırken, reel sektörün finansmana erişiminin kesintisiz sürdürülmesi hedefleniyor. Bu çerçevede küresel konjonktür ve bölgesel risklerin ekonomik aktivite üzerindeki etkilerini minimize etmek amacıyla Hazine Destekli Kefalet Sistemi kapsamında stratejik bir adım daha atılacak. Bakanlık, ekonomi programında yer alan yatırım, istihdam ve ihracat odaklı büyüme stratejisi çerçevesinde 120 milyar lira tutarında ilave kredi hacmini ekonomiye kazandıracak. Bu adım, yoğun talep nedeniyle limitleri dolan İhracatı Geliştirme AŞ (İGE) ve Katılım Finans Kefalet AŞ (KFK) paketlerinin güncellenmesi amacıyla atılacak. JEOPOLİTİK RİSKLERE KARŞI HAZIRLIK Böylece, bölgedeki jeopolitik gerilimlerin Türkiye'nin en önemli döviz kazandırıcı hizmet sektörü olan turizm üzerindeki olası dolaylı etkilerine ilişkin önlem alınması amaçlandı. Turizm Destek Paketi'yle, turizm işletmelerinin operasyonel verimliliğini korumak amacıyla 60 milyar lira kredi imkanı oluşturuldu. Bu kaynakla, bölgesel dalgalanmaların sektör üzerindeki baskısının önceden göğüslenmesi hedefleniyor. İhracatta Atılım Destek Paketi'yle ihracatçılar için İGE üzerinden kullandırılmak üzere 30 milyar liralık kredi imkanı belirlendi. İhracatçılar için 12 milyar lira da KFK üzerinden kullanıma açılacak. Ayrıca KFK aracılığıyla yürütülen mevcut destek paketine 18 milyar lira ek limit tanımlandı. Bu limitle, işletmelerin artan maliyetler karşısında ihtiyaç duyduğu işletme sermayesine hızlı ve uygun maliyetli erişim sağlanması öngörülüyor. FİNANSMANA ERİŞİMDE DARALMA ÖNLENECEK Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, desteklerin, dezenflasyon süreci ve seçici kredi politikasıyla tam bir eşgüdüm içerisinde tasarlandığına işaret ederek, şunları kaydetti: "İlave hacim, doğrudan üretimi, döviz kazandırıcı faaliyetleri ve ekonomik dayanıklılığı artıracak 'hedef odaklı' alanlara kanalize edilecek. Jeopolitik gelişmeler nedeniyle dış dengede oluşabilecek bozulmayı sınırlamak için hizmet ihracatında lider sektör turizme büyük destek veriyoruz. Söz konusu paketlerle finansmana erişimde oluşabilecek olası daralmanın önüne geçilerek, reel sektörün işletme sermayesi döngüsünün korunması amaçlanıyor."

İskandinav Hava Yolları SAS, İstanbul uçuşlarına başlıyor Haber

İskandinav Hava Yolları SAS, İstanbul uçuşlarına başlıyor

İskandinav Hava Yolları, İstanbul Havalimanı arasında karşılıklı doğrudan seferlerine bugün başlıyor. Yeni rotanın Türkiye ile İskandinav bölgesi arasındaki bağları güçlendirirken yolculara daha fazla ulaşılabilirlik ve konfor sunması amaçlanıyor. Seferlerde, 180 koltuk kapasiteli Airbus A320neo tipi modern uçaklar kullanılacak. İGA İstanbul Havalimanı’nın hava yolu ortaklıklarını ve varış noktası ağını büyütme stratejisinde önemli bir kilometre taşı olduğu ifade edilen SAS ile; İskandinavya - Türkiye arasındaki artan yolcu talebinin karşılanması ve İstanbul’un küresel bağlantı gücü en yüksek havacılık merkezi olarak konumunun pekiştirilmesinin hedeflendiği kaydedildi. "Bu iş birliğinin İskandinav ülkeleri ile Türkiye arasındaki bağları güçlendireceğine inanıyoruz" İGA İstanbul Havalimanı Ticaretten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Server Aydın konuya ilişkin şunları söyledi: "İGA İstanbul Havalimanı olarak İskandinavya’nın bayrak taşıyıcı havayolu SAS’ı İstanbul’da ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Havalimanımızın sürdürülebilir büyüme stratejisinin önemli bir parçası olan bu iş birliğinin, İskandinav ülkeleri ile Türkiye arasındaki ekonomik ve kültürel bağları perçinleyeceğine, ticari ve turistik trafiğe ivme katacağına inanıyoruz. Kuzey Avrupa ile olan bu güçlü entegrasyonumuz İstanbul’un ‘Dünyanın Buluşma Noktası’ ve İGA İstanbul Havalimanı’nın küresel bağlantı gücü en yüksek havacılık merkezi olma vizyonuna hizmet eden stratejik bir adımdır." Kopenhag - İstanbul arasında ekonomi ve kültür köprüsü Kopenhag - İstanbul arasındaki günlük seferlerin, yolculara esneklik ve kesintisiz bağlantı imkanı sunmanın ötesinde Türkiye ile İskandinav ülkeleri arasındaki turizm, ticari faaliyetler ve kültürel etkileşimin artmasına da önemli katkılar sağlayacağı belirtildi. İGA İstanbul Havalimanı ile yapılan anlaşmanın öneminin altını çizen İskandinav Hava Yolları SAS Network Başkan Yardımcısı Henrik Winell şu değerlendirmelerde bulundu: "Havacılık; bölgeler arasındaki insanları, işletmeleri ve toplumları birbirine bağlamada hayati bir rol oynamaktadır. Yeni Kopenhag-İstanbul rotamızın lansmanıyla birlikte, bir yandan İskandinavya ile Türkiye arasındaki bağlantıyı güçlendirirken, diğer yandan küresel merkezimiz olan Kopenhag'ı geliştirmeye devam etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Dakik ve güvenilir hizmet anlayışımızla; İskandinavya’yı dünyaya, dünyayı da İskandinavya’ya bağlıyoruz."

Orta Doğu Gerilimi Turizmde Rezervasyonları Etkiledi Haber

Orta Doğu Gerilimi Turizmde Rezervasyonları Etkiledi

ABD-İsrail ile İran arasında 28 Şubat’tan bu yana devam eden ve Orta Doğu’da gerilimi en üst seviyeye çıkaran savaş, turizm sektörüne kara bulut gibi çöktü. İstanbul’da doluluk oranları yüzde 10-15 civarında düşerken, Akdeniz sahillerinde yaz sezonunu için tablo çok iyimser değil. Yakın tarihleri rezervasyon iptalleri, yaz sezonuna da kaymaya başladı, bazı oteller sezon açılışlarını erteledi. Almanya ve İngiltere’den gelen talep gözle görülür şekilde daralırken, sektör temsilcileri 2026 turizm sezonundaki hedeflerin aşağı yönlü revize edilmesi ve planlamaların bu doğrultuda yapılması gerektiğini savunuyor. “Hedefler aşağı yönlü revize edilmeli” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Batı Akdeniz Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (BAKSİFED) Başkanı Mustafa Cengiz, Orta Doğu ve Körfez bölgesinde devam eden ABD-İsrail saldırıları ve buna karşılık İran’ın bölge ülkelerine gerçekleştirdiği misillemelerin, insani felaketlerin yanı sıra Akdeniz sahillerindeki turizmi de olumsuz etkilediğini söyledi. “03-05 Mart tarihlerinde Almanya’nın Berlin şehrinde gerçekleşen ITB Berlin Uluslararası Turizm Fuarı ve Rusya’nın Moskova şehrinde yapılan MITT Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarında bu etkiler açıkça görülüyor” diyen Cengiz, “Türkiye’nin savaşa dahil olmamasına rağmen bölgedeki genel istikrarsızlık ve özellikle Hatay ve Gaziantep illerine ‘füze düştü’ haberleri de turizm bölgelerimize misafir gönderen ülkelerde yankı buldu. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın çatışmalar nedeniyle Türkiye’de ‘seyahat etmeyin’ uyarısı verilen 4. seviye riskli bölgeler yalnızca Şırnak ili, Hakkâri ili ve Suriye sınırına 10 kilometre (altı mil) mesafedeki bölgeler. Yanı sıra Türk turizm sektörünün de yoğun lobi çabaları var. Buna rağmen bölgemizin önemli pazarları Almanya ve İngiltere’den talep daralması gözle görülür seviyeye ulaştı” diye konuştu. Antalya’ya en çok turist gönderen ülke olan Rus pazarından ise Dubai’deki iç karışıklıktan kaynaklı özellikle Nisan-Mayıs aylarında olması beklenen talep artışının gerçekçi görünmediğine dikkat çeken Cengiz, “Hali hazırda maliyetlerdeki enflasyon etkisi ve kur politikasından kaynaklı oluşan karlılık düşüşü ile birlikte güncel gelişmeler ışığında 2026 turizm sezonundaki hedeflerin aşağı yönlü revize edilmesi ve planlamaların bu doğrultuda yapılma zorunluluğu doğmuştur” ifadelerini kullandı. “1 Nisan açılışlarını erteleyenler var” Antalya bölgesinde uzun yıllardır faaliyetlerde bulunan deneyimli turizmci Aletris Deluxe Hotel Genel Müdürü Zafer Aryay da, şu anda yakın tarihli ve bütün sezona yayılan iptallerin yaşanmaya başladığını söyledi. “Özellikle yakın tarihli iptalleri anlayabiliyorum çünkü savaşın durmayacağı belli. Ama temmuz ve ağustos gibi ileriki tarihlere de iptaller geliyor” diyen Aryay, “Biz genellikle Alman misafirlerle çalıştığımız için rezervasyonlarımız Almanlardan geliyor. Ayın 1’i ile 5’i arasında 50 oda iptali aldık. Bu iptaller sezona yayılmış durumda. 50 oda az değil, beklemediğimiz bir durum. Sektörde diğer kurumlarda da benzer bir durum söz konusu” diye konuştu. Bazı otellerin sezonu geç açmak zorunda kalacağına işaret eden Aryay, “Hatta bazıları nisan başında açacakken 24-25 Nisan’a ertelediler açılışlarını. Çünkü nisan ayında rezervasyon akışı durdu. Oteller de bu yüzden biraz geç açmayı tercih ediyorlar. Erken açmanın maliyeti var ve bu az buz bir maliyet değil” ifadelerini kullandı. Maliyetlerin yükselmesi ve çatışmaların yaşanmasının turizmde rezervasyon kayıplarına yol açtığını dile getiren Aryay, şu anki tabloda en az yüzde 25-30’luk bir daralma olduğunu vurguladı. "Türkiye’nin bulunduğu coğrafya krizlere açık" EKONOMİ/ANKARA ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırısıyla başlayan savaşta 16’ncı gün geride kaldı. Orta Doğu’ya yayılan savaş nedeniyle turizm sektörü tedirgin. Sektörden gelen haberler savaş nedeniyle rezervasyonlarda bir yavaşlama olduğu ancak şimdilik çok olumsuz bir durumunun söz konusu olmadığı yönünde. Hava sahalarındaki kapanma, uçuşların kısıtlanması, petrol fiyatlarındaki artış pek çok ülke gibi Türkiye’yi de olumsuz etkiliyor. Savaşın ne kadar süreceği belirsizliğini koruyor. 2026 yılına 68 milyar dolar turizm geliri hedefiyle giren sektör çatışmaların sona ermesini beklerken, gerek kamuda gerekse özel sektörde savaş sonrasına dönük pazarlama stratejileri yeniden belirleniyor. Bölgede devam eden savaşın sektöre etkileri konusunda görüşlerine başvurduğumuz bir kaynak, “Öncelikle sıcak savaşın bitmesi ‘ gerektiği mesajını verdi. Sıcak çatışma sürerken sektöre etkileri üzerinde konuşmanın doğru olmadığına belirterek, “ Çatışma ortamındayız, Türkiye’nin bulunduğu coğrafya krizlere açık bir bölge, biz bu bölgenin ülkesiyiz, İspanya değiliz. Bu coğrafya da geçmişte de krizler oldu, bugün de var, gelecekte de olacak. Bu nedenle her zaman hazırlıklı olmak zorundayız. Son yıllarda aldığımız pek çok önlemle sektörün bağışıklığını güçlendirdik” diye konuştu. Şimdi de sıcak çatışma bittikten sonraki dönem için hazırlıkların yapıldığını belirterek, “Mekanizmalarımızı hazırlıyoruz ama önce sıcak çatışmanın bitmesi gerekiyor. Geçen yıl 12 gün savaşları yaşandı, Hindistan-Pakistan gerilimi vardı. Yıl sonu itibariyle hedefler yakalandı. Bağışıklığımızı güçlendirdik, tecrübeliyiz. Hazırlıklarımızı yapıyoruz, bunu şimdiden açıklamak doğru değil, şu an yorum yapmak için de erken, çatışmanın bitmesi lazım ” değerlendirmesini yaptı.

Fransa, Turist Sayısında Rekor Kırdı Haber

Fransa, Turist Sayısında Rekor Kırdı

Fransa, turist sayılarında kendi ulusal rekorunu kırarak dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi olmayı sürdürüyor. Resmi verilere göre ülke 2025 yılında 102 milyon ziyaretçi ağırladı. 2024'te Paris Olimpiyat Oyunları, Fransa'nın 100 milyon ziyaretçi sınırına ulaşmasına katkı sağladı. Ekonomik getirisi yüksek olsa da artan ziyaretçi sayıları ülkenin gözde turistik noktaları üzerindeki baskıyı artırdı. Fransa dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi Geçen yıl Fransa, 743 milyon gecelemeye karşılık gelen 102 milyon uluslararası turisti ağırladı, diye açıkladı ülkenin Ekonomi Bakanlığı perşembe günü. Bu yabancı tatilcilerin üçte ikisi (yüzde 76'sı) Avrupa'dan geldi. Otel ve diğer ticari konaklama türlerindeki geceleme sayısı 2024'e kıyasla yüzde 7,5 arttı. Ziyaretçi akını, 2024'e göre yüzde 9, 2019'a göre ise yüzde 37 artışla 77,5 milyar avro ile rekor düzeyde turizm geliri yarattı. Açıklama sırasında yetkililer, Fransa'nın 2030 yılına kadar yıllık turizm gelirini 100 milyar avroya çıkarmayı ve öncü bir sürdürülebilir turizm destinasyonu hâline gelmeyi hedeflediğini bir kez daha vurguladı. Fransa dünyanın en çok ziyaret edilen ülkesi unvanını korurken, İspanya 96,8 milyon yabancı turistle hemen arkasından geldi. İspanya ayrıca 2025'te 105 milyar avroluk turizm geliriyle Fransa'yı geride bıraktı. Fransa'nın turizm stratejisi ivme mi kaybediyor? Fransa son yıllarda en çok ziyaret edilen destinasyonlar sıralamasının hep zirvesinde yer almasına rağmen, aşırı turizmle ilgili dikkat çekici derecede az sorun yaşadı. Buna karşılık İspanya'da, sürdürülemez ziyaretçi sayılarının yol açtığı ekonomik sıkıntıları, soylulaştırmayı ve kötü davranışları hedef alan protestolar ülke çapında patlak verdi. Fransa'nın aşırı turizmi kontrol altında tutma konusundaki başarısı, yıllar önce hayata geçirilen ileri görüşlü bir stratejiye ve ülkenin bölgesel ile mevsimsel çeşitliliğine bağlanıyor. Ancak bu iyi tasarlanmış planlar bile artık tökezlemeye başlamış olabilir. Paris'in en popüler turistik semtlerinden biri olan Montmartre sakinleri, geçen yaz kentin bir zamanlar bohem olan bu köşesinin "Disneyleştirilmesi" olarak adlandırdıkları süreci protesto ederek seslerini yükseltti. Sacré-Cœur Bazilikası artık yılda 11 milyona kadar ziyaretçi çekiyor; bu sayı Eyfel Kulesi'nden bile fazla. Bölgedeki gündelik yaşam ise tuk-tuklar, tur grupları, fotoğraf kuyrukları ve kısa süreli kiralamalar tarafından adeta işgal edilmiş durumda. 2023'te Fransa Turizm Bakanı Olivia Grégoire, özellikle gelgit adası Mont Saint Michel gibi aşırı kalabalıklaşan noktalarda ziyaretçi akışını düzenlemek için ulusal düzeyde acil önlemler alınması gerektiğini söylemişti.

Antalya’da Turizm Personeli İçin 12 Ay Gelir Çağrısı Haber

Antalya’da Turizm Personeli İçin 12 Ay Gelir Çağrısı

Antalya Ekspres Gazetesi'nden Selim Çelik'in haberine göre, her yıl turizm meslek liselerinde ve üniversitelerin ilgili bölümlerinden 20 bin öğrenci, turizm sektöründe çalışabilmek amacıyla mezun olarak sektöre atılmayı bekliyor. Ancak bu öğrencilerin çok büyük kısmı ya hiç sektöre atılıp meslek hayatına başlamıyor ya da birkaç ay gibi kısa süreler çalıştıktan sonra maaş sürekliliği olmadığı için sektörden çıkıyorlar. TEŞVİKLER YERİNE ALTERNATİFE YÖNELİNMELİ Konu ile ilgili konuşan Antalya Kaleiçi Otelciler ve Esnaflar Derneği (AKOED) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Yetkil, “Antalyalı turizmcinin Antalya turizmini 12 aya yayması gerekiyor. Sürekli ‘12 ay turizm’ ifadesi kullanılıyor ancak bunun için ciddi bir gayret ya da projeye yansıyan somut bir adım görünmüyor. Kendim de bir otelci olarak söylüyorum; otel teşviklerinden ziyade alternatif turizme ağırlık verilmeli. ‘12 ay turizm’ sözü çok konuşuluyor. 12 ay turizm yapabilmek için Antalya’nın turizm sezonunun uzaması gerekiyor” diye konuştu. ‘BİR FORMÜL BULUNMALI’ Antalya Kaleiçi Otelciler ve Esnaflar Derneği (AKOED) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Yetkil, bunun yanında belki de turizmin 12 aya yayılmasının en önemli gerekçesinin turizm personeli olduğunu belirterek, “Turizm personelinin bu yüksek enflasyonist dönemde 12 ay yaşayabilmesini sağlayacak, 12 ay gelir elde edecek istihdamı sağlamalıyız. 10 ay açık kalıyorsak, 10 ay iş yapıyorsak dahi turizm personeli 12 ay gelir elde etmek zorunda. Personelimizle ya 12 ay boyunca çalışacağız ya da onlara 12 ay boyunca gelir elde edecek bir formül bulmalıyız” dedi. ‘KİMSE ÇOCUĞUNU GÖNDERMEZ’ “Aksi takdirde bu düzenle turizmde çalışacak personel bulamayacağız” diyen Antalya Ticaret ve Sanayi Odası 36. Grup Meslek Komitesi Üyesi Hasan Yetkil, “Turizmin duayenleri bile, bu işi en temelinden yapan ve uzun süredir bu sektörde olanlar bile turizmden ayrılırken, kimse çocuğunun 8 ay çalışıp kalan sürede maaşsız ve parasız kalacağını düşündüğü bir sektöre girmesini istemez” dedi. ‘DESTEKLENMELİ’ Hasan Yetkil, bu konu ile ilgili yapılan çalışmaların desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, “Bu tarz bir projede yasal düzenlemeler ile devlet desteğine ihtiyaç var. Devletin bu noktada yanımızda olması hem ekonomi hem turizm hem de istihdam açısından oldukça önemli diye düşünüyorum. Bu konuda Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu’nun öncülüğünde bir çalışma var. Ancak bu çalışmada Başkan Saatçioğlu yalnız kalıyor. Başkana destek olunursa ciddi bir adım atılmış olacaktır” diye konuştu. SAATÇİOĞLU NE DEDİ? Çocukların turizm sektöründe kalabilmesi için yapılması gerekenin sigorta üzerinden karşılanan işsizlik geliri veya benzeri ödenekler olması gerektiğini belirten POYD Başkanı Hakan Saatçioğlu, “Antalya’da önümüzdeki 8-10 yıl süre boyunca hem iklim şartları hem de rakip ülkelerin fiyat avantajlarından dolayı turizmi 12 aya yaymamız çok zor. Bu sebeple komşu ülkeler gibi çözüm önerileri üretmeliyiz. Komşu ülke Yunanistan’da askıya alınan turizm çalışanı, sezon sonu 4 ay işsizlik sigortasından veya kısa çalışma ödeneğinden faydalanmaktadır” diye konuştu. ASGARİ ÜCRETİN YÜZDE 60’I OLABİLİR “Gençlerimizi geçici uygulamalar ile değil, kalıcı ve sürdürülebilir mevzuat değişikliğine giderek desteklememiz gerekiyor” diyen Saatçioğlu, “Sezonluk bir sektörde olmamızdan dolayı gençlerimizin elde etmiş oldukları turizm diplomasının bir değeri olması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için; 18-30 yaş grubu, turizm meslek lisesi diploması veya üniversite diplomasına sahip olan, fiilen turizm sektöründe 180 gün çalışmış kişilerin, kısa çalışma ödeneği gibi veya buna benzer bir ödenekten asgari ücretin minimum yüzde 60’ı oranında faydalanması gerekmektedir. Bu çözüm önerisi sektöre faydalı olacak ve gençlerimizin sektöre bakışını az da olsa değiştirecektir. Bu tarz çalışmalar sektördeki eğitimli ve deneyimli personelin korunmasını sağlayacaktır. Gençlerimizin almış oldukları diploma anlam kazanacak, turizm sektörüne 12 ay istihdam güvencesi kazandıracaktır. Sezon başlarında oteller arasındaki sirkülasyon kontrol altına alınacak ve gençlerin sektöre güveni artacaktır. Ayrıca turizm sektörünün sezon başında rekabet gücü de artacaktır” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.