Hava Durumu

#Ekonomi

TOURISMJOURNAL - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Yurt dışında vergi ödeyenler için yeni uyarı Haber

Yurt dışında vergi ödeyenler için yeni uyarı

Rus vergi mevzuatına göre, yurt dışında maaş, temettü, faiz ya da kira geliri elde eden Rus vergi mükellefleri 3-NDFL beyannamesi vererek yabancı ülkede ödedikleri vergiyi mahsup ettirebiliyor. Ancak bunun için Rusya ile ilgili ülke arasında yürürlükte bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunması gerekiyor. Hollanda, Ukrayna, Letonya, Danimarka ile Litvanya gibi bazı ülkelerle anlaşmalar son yıllarda sona ererken ABD, İngiltere, Japonya ile AB ülkelerinin büyük kısmıyla yapılan anlaşmaların bazı maddeleri de askıya alındı. FNS özellikle uzaktan çalışan Rus vatandaşlarının durumuna dikkat çekti. Örneğin Rusya’da yaşayıp Kazakistan merkezli bir şirket için uzaktan çalışan kişilerin Kazakistan’da ödedikleri gelir vergisinin mahsup edilmeyebileceği belirtildi. Vergi servisine göre iş fiilen Rusya’dan yapılıyorsa gelir vergisinin yalnızca Rusya’da ödenmesi gerekiyor. Bu durumda Kazakistan’da kesilen verginin iadesi için kişinin doğrudan o ülkenin makamlarına başvurması gerekecek. Vergi dairesi, mahsup için sunulan belgelerin eksiksiz olması gerektiğini de vurguladı. Beyannamede gelir türü, gelir tutarı, verginin ödendiği tarih ile yabancı vergi makamlarınca onaylı belgelerin bulunması şart koşuluyor. Belgelerin noter tasdikli Rusça tercümeleri de talep ediliyor. Eksik belge, yanlış çeviri ya da anlaşma kapsamına girmeyen vergi türleri nedeniyle mahsup taleplerinin reddedilebileceği ifade edildi. RBC'ya konuşan uzmanlara göre Rus vatandaşları en sık Kazakistan, Ermenistan, Özbekistan, Kırgızistan ile Türkiye’den elde edilen gelirler için mahsup başvurusu yapıyor. BAE’de ise gelir vergisi bulunmadığı için mahsup konusu çoğu zaman gündeme gelmiyor.

THY’den girişimcilik ekosistemine yatırım hamlesi Haber

THY’den girişimcilik ekosistemine yatırım hamlesi

THY'den yapılan açıklamaya göre, dünyanın en fazla ülkesine uçan hava yolu şirketi Türk Hava Yolları, girişimcilik ve inovasyon alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Daha önce Terminal Girişim Hızlandırma Programı ile girişimcilere destek olan ve Invest on Board ile uçak içi ekranlardan girişimlere görünürlük sağlayan şirket, kurumsal girişim sermayesi markası Turkish Ventures'ı hayata geçirdi. Bu kapsamda kurulan Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile ekosisteme finansal ve stratejik katkı sağlanması hedefleniyor. Albaraka Portföy Yönetimi AŞ tarafından yönetilen fonun öncelikli hedefi, ürününü geliştirmiş, müşteri kazanmış ve büyüme potansiyeli yüksek Türkiye merkezli teknoloji girişimlerini desteklemek olurken, Türk Hava Yolları bu vizyon doğrultusunda finansal kaynak sağlamanın yanı sıra portföy şirketlerinin büyümesine ve uluslararası pazarlara açılmasına aktif destek veren stratejik bir ortak olarak konumlanıyor. Fonun yatırım stratejisi, seyahat teknolojilerinden lojistik ve tedarik zincirine, finansal teknolojilerden yeni nesil turizme kadar geniş bir yelpazeyi kapsarken, fon, mobilite, robotik, otomasyon ve pazarlama teknolojileri gibi alanlarda yenilikçi çözümler üreten girişimleri desteklemeyi hedefliyor. Bu kapsamda özellikle operasyonel mükemmeliyete, sürdürülebilirlik vizyonuna veya müşteri deneyimine doğrudan katkı sağlayabilecek girişimler öncelikli yatırım hedefleri arasında yer alırken, girişimciler fonla ilgili bilgilere turkishventures.com adresinden ulaşarak başvurularını gerçekleştirebiliyor. Fonun ilk yatırımlarından biri, kurumsal satın alma ve tedarikçi yönetimi süreçlerinin dijitalleşmesine odaklanan Vendorside'a gerçekleştirildi. Büyük ölçekli şirketlerin daha verimli, şeffaf ve denetlenebilir tedarik süreçleri kurmasını sağlayan girişim, iş süreçlerini yapay zeka ajanlarıyla otomasyona taşıyan çözümüyle öne çıkıyor. Fonun portföyüne kattığı bir diğer teknoloji girişimi ise bulut tabanlı lojistik operasyonları yönetimi platformu Nuvolog oldu. İşletmelerin lojistik süreçlerini uçtan uca dijitalleştirerek daha şeffaf, takip edilebilir ve verimli hale getiren Nuvolog, gerçek zamanlı sevkiyat takibinden teklif toplamaya, rampa yönetiminden karbon emisyon ölçümlemesine kadar lojistiğin birçok alanında yenilikçi çözümler sunuyor. Fon bünyesinde farklı teknoloji alanlarında yeni yatırım değerlendirmelerinin devam ettiği ve önümüzdeki dönemde portföye eklenecek girişimlerin ayrıca duyurulacağı belirtildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, "Türk Hava Yolları olarak hem kendi içimizde hem de ekosistemde inovasyonu teşvik ediyoruz. Turkish Ventures ile bu vizyonumuzu yeni bir aşamaya taşıyoruz. Yatırım yaptığımız şirketlere küresel uçuş ağımızı, geniş müşteri tabanımızı ve marka gücümüzü açarak büyüme yolculuklarında aktif rol üstleniyoruz. Türkiye’de doğan teknolojilerin sınırların ötesine taşınmasına öncülük ederken, bu girişimlerin geliştireceği çözümlerden kendi operasyonlarımızda da yararlanmayı hedefliyoruz. Girişimlerle kuracağımız stratejik işbirlikleri sayesinde hem Türk Hava Yollarının hem de Türkiye'nin teknoloji üretim gücüne güç katacağız." ifadelerini kullandı. Albaraka Portföy Yönetimi Genel Müdürü Muhammed Emin Özer ise işbirliğinin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Albaraka Portföy olarak, Türk Hava Yolları gibi dünya çapında bir markayla girişim sermayesi alanında işbirliği yapmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Türk Hava Yollarının yıllara yayılan sektörel deneyimi, küresel ölçekteki operasyon kabiliyeti ve geniş etki alanı ile Albaraka Portföyün fon yönetimindeki birikimi ve stratejik yaklaşımının buluşmasının girişimlere yalnızca sermaye sağlamakla sınırlı kalmayıp, uzun vadeli başarılarını destekleyen kapsamlı bir katkı sunacağına inanıyoruz. Türkiye'nin teknoloji girişimciliğine yapılan uzun vadeli bir yatırım olarak gördüğümüz bu fon ile ülkemizin girişimcilik ekosistemini daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz." Geleceğin teknolojilerini bugünden destekleyen Türk Hava Yolları, bu yeni fon aracılığıyla hem havacılık sektöründe hem de dünya girişimcilik sahnesinde güçlü bir etki yaratmayı hedefliyor.

Türk kumaşı, Çin düğmesiyle Rus markaları öne çıkıyor Haber

Türk kumaşı, Çin düğmesiyle Rus markaları öne çıkıyor

Parfümeri ve kozmetik sektöründe Rus üreticilerin cirosu 1,16 trilyon rubleyi (yaklaşık 15,5 milyar dolar) aşarken tüketicilerin yüzde 59’u da yabancı markalar yerine yerli alternatiflere yöneldi. Ancak uzmanlara göre “Rus markası” etiketi çoğu zaman ürünün gerçekten yerli olduğu anlamına gelmiyor. N. İzvestiya'nın araştırmasına göre hafif sanayide kumaşların büyük bölümü Türkiye, Çin, Özbekistan, İtalya’dan geliyor. Fermuar, düğme, etiket gibi aksesuarlar çoğunlukla Çin menşeli. Rusya’nın kendi pamuk üretim altyapısı ise neredeyse yok denecek kadar sınırlı. Kozmetikte de tablo benzer. Aktif bileşenler, esanslar, emülgatörler, hatta ambalaj malzemeleri çoğu kez Fransa, Güney Kore, Almanya, Çin kaynaklı. Rusya’da yapılan iş genellikle tasarım, formül geliştirme, dolum, paketleme, pazarlama aşamalarında yoğunlaşıyor. Yani marka Moskova’da doğuyor, üretim zinciri ise küresel ağlar üzerinde şekilleniyor. Uzmanlar, fiyatların neden yüksek kaldığını da bu yapıyla açıklıyor. Dövizle alınan hammaddeler, üçüncü ülkeler üzerinden uzayan lojistik, gümrük maliyetleri, küçük ölçekli üretim, yoğun reklam harcamaları fiyatı yukarı çekiyor. Hatta aynı atölyede üretilen iki benzer ürünün yalnızca etiketi değiştiğinde birinin iki kat pahalıya satılabildiği belirtiliyor. Haberde "Kısacası Rus tüketicisi çoğu zaman “yerli marka” satın alıyor, ancak aldığı ürünün ekonomik pasaportunda Çin’den Türkiye’ye, Avrupa’dan Asya’ya uzanan uzun bir küresel rota bulunuyor" deniyor.

Ruble dolara karşı en çok güçlenen para oldu Haber

Ruble dolara karşı en çok güçlenen para oldu

Rus rublesi, dolar karşısında bu yılın en güçlü performans gösteren para birimleri arasında yer aldı. Nisan ayından bu yana yaklaşık yüzde 12 değer kazanan ruble, dolar karşısında 72,6 seviyesine kadar güçlendi. Böylece uzun süredir değer kaybı beklentileriyle gündeme gelen Rus para birimi, küresel piyasalarda dikkat çeken bir yükseliş sergiledi. Uzmanlara göre rubledeki güçlenmenin arkasında, Rusya Merkez Bankası’nın uyguladığı sıkı para politikası ve ülkede dövize olan talebin zayıf kalması bulunuyor. Yüksek faiz oranları ile ithalat talebindeki düşüş, yabancı para ihtiyacını sınırlarken ithalat işlemlerinin büyük bölümünün ruble üzerinden yapılması da bu tabloyu destekliyor. Enerji fiyatlarındaki artış da rubleye destek veren önemli unsurlar arasında gösteriliyor. Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan taşımacılık sorunlarının ardından enerji gelirlerindeki artışın Rusya’ya döviz girişini hızlandırdığı belirtiliyor. Buna rağmen Rusya Maliye Bakanlığı’nın döviz ve altın alımları piyasadaki yükselişi dengelemekte yetersiz kaldı. Ekonomi uzmanları mevcut ekonomik koşulların ruble için oldukça avantajlı olduğunu belirtiyor. Bazı analistler dolar kurunun 65-70 ruble bandına kadar gerileyebileceğini öngörüyor. İran çevresindeki jeopolitik gerilimin sürmesi halinde Rusya Merkez Bankası’nın faiz indirimlerini erteleyebileceği, bunun da rubleyi daha fazla destekleyebileceği ifade ediliyor. Öte yandan güçlü ruble, ihracatçı şirketler açısından bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Döviz gelirlerinin daha düşük ruble karşılığına dönüşmesi nedeniyle şirket kârları, temettüler ve devlet bütçe gelirleri üzerinde baskı oluşabileceği değerlendiriliyor. Özellikle enerji ihracatına dayalı ekonomik yapı nedeniyle aşırı güçlü ruble, Rus ekonomisinde yeni denge sorunlarına yol açabilecek unsurlar arasında görülüyor.

Akülke: Afyon motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak Haber

Akülke: Afyon motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak

9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest 2-6 Eylül tarihlerinde arasında Afyonkarahisar’da düzenlenecek. Yapılacak organizasyonlarla ilgili Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’de bir dünya şampiyonasının üst üste 9 kez düzenlenmesinin ilk olduğunu vurgulayan Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, bundan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Akülke, "Dokuz yıl bir organizasyonu devam ettirmek Türkiye şartlarında gerçekten çok zor bir iş. Ama buradan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, geçmiş dönemden bugüne görev yapan tüm valilerimize, tüm belediye başkanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten ve Afyonkarahisar halkına çok teşekkür ediyoruz. Sahip çıktıkları bir işi devam ettirdiler. Biz bu işe başlarken acaba 3-5 yıl yapabilir miyiz, götürebilir miyiz derken 9 yıla geldi. İnanıyorum ki artık bu dokuzlar, on dokuzlar, yirmi dokuzlar, otuz dokuzlar biz olalım-olmayalım artık devam edecek. Çünkü devam da etmeli. Özellikle spor turizminin geleceğidir mottosuyla çıktığımız bir yolda bu kadar önemli bir organizasyonun 3 bin kişiyle 4 bin kişiyle başladığımız bu organizasyonun 500 yüz bin kişilere yerinde izleyici olarak bulunması çok önemli" değerlendirmesinde bulundu. "Bu organizasyon inşallah uzun yıllar Türkiye’nin gururu olmaya devam eder" Organizasyonun yıllardır devam etmesine katkı sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür eden Akülke, "Bunun yanı sıra beş yıl üst üste himayesine alarak bu organizasyonun büyümesinde büyük katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Aslında teşekkür edecek o kadar çok insan var ki. Çünkü dokuz yıl hakikaten çok önemli bir süreç. Aslında belki herkesin atladığı, bizim de gündeme getirmediğimiz bu şampiyona spor turizmi olarak, ekonomi olarak, tanıtım olarak hem Afyonkarahisar'a hem Türkiye'ye çok büyük katkılar yapıyor ama sportif olarak da ve gençler olarak da çok büyük katkıları var arka planda. Bugün özellikle çocuk sporcu sayımız yüz ellilere dayandı. Şampiyonların burada görülmesi çocuklarımız açısından, gençlerimiz açısından büyük bir motivasyon aracı oldu. Akademi olarak da 5 yaşından 12 yaşına kadar olan çocuklarımızın eğitiminde çok büyük katkı sağladı. Bunun yanı sıra eş zamanda yapılan NG Afyon MotoFest de aslında gençlerimizin şu andaki en büyük belası bağımlılığa karşı mücadelede de bence en önemli organizasyonlardan bir tane. Çünkü burada kontrollü olarak kültürü, sanatı, sporu ve yaklaşık 100'e yakın farklı spor etkinliğini de yapabilme şansı var. Aileleriyle beraber bu etkinliği yapabiliyor. Tabi bu da bizim için çok önemli. İnşallah bu organizasyon uzun yıllar devam eder. Türkiye'nin de gururu olmaya devam eder" ifadelerini kullandı. "Afyonkarahisar, Türkiye'nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın her geçen yıl birçok açıdan önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Akülke, "Motofest gerçekten burada dokuzuncu kez kapılarını açacak. Her sene büyüyor. 500 binlere dayandı sayı olarak. Sadece sanatçı olarak bu sene ikisinde başlayıp altısında bitecek. 2-6 Eylül tarihlerinde Türkiye'nin birbirinden farklı 13 tane starı yer alacak. Biraz evvel de dediğim gibi 100'e yakın farklı spor etkinlikleri olacak. Kültürel etkinlikler olacak, sanat etkinlikleri olacak festival kapsamında. Sponsor ve katılımcı firmaların etkinlikleri olacak, test sürüşleri olacak. Yani motosiklet eğitimleri ve söyleşileri içinde gerçekleşecek. Aslında Türkiye'nin festival anlamında da Afyonkarahisar, Türkiye'nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacak 2026 yılında. Ben buradan sizlerin aracılığıyla tüm Türkiye'ye, özellikle Afyonkarahisar'a ve çevre illere 2-6 Eylül tarihlerini ajandalarına yazmalarını istiyorum. 2-6 Eylül tarihinde kimseye randevu vermeyin. Herkesi Afyonkarahisar'a, Dünya Motokros Şampiyonası'na bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Mehmet Nuri Ersoy: F1, yüksek gelirli turist çeker Haber

Mehmet Nuri Ersoy: F1, yüksek gelirli turist çeker

Türkiye, küresel spor organizasyonlarında yeniden güçlü bir pozisyon alıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Formula 1’in 2027 yılından itibaren İstanbul Park’ta düzenleneceğini açıkladı. En az 5 yıllık anlaşma kapsamında Türkiye, dünyanın en prestijli yarış organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapacak. İstanbul Park yeniden sahnede Bakan Ersoy, sürecin tamamlandığını belirterek organizasyonun devlet kurumları ve paydaşların koordinasyonuyla hayata geçirildiğini ifade etti. İstanbul’un küresel marka değerinin artırılması ve uluslararası görünürlüğünün güçlendirilmesi hedefleniyor. Turizm ve ekonomi için büyük fırsat Formula 1’in küresel etkisine dikkat çeken Ersoy, organizasyonun 180’den fazla ülkede yüz milyonlarca izleyiciye ulaştığını vurguladı. Bu ölçekte bir etkinliğin turizm talebini artırdığı ve şehir ekonomisine yüksek katma değer sağladığı belirtiliyor. İstanbul’un potansiyeli öne çıkıyor İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginlikleriyle bu organizasyondan maksimum fayda sağlayacağını belirten Ersoy, Formula 1’in yüksek gelir grubundaki turistleri çektiğini söyledi. Organizasyonun sadece pistle sınırlı kalmayıp şehrin tamamına ekonomik katkı sunduğu ifade edildi. Küresel tanıtım atağı başlıyor Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı öncülüğünde yürütülecek kampanyalarla İstanbul’un “iki kıtayı birleştiren F1 şehri” olarak konumlandırılması hedefleniyor. Türkiye, UEFA ve olimpiyat adaylıklarıyla birlikte küresel spor organizasyonlarının merkezi olma yolunda ilerliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.