Hava Durumu

#Ege Bölgesi

TOURISMJOURNAL - Ege Bölgesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ege Bölgesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İranlı turist krizi: Bodrum’da rezervasyonların yüzde 70’i iptal Haber

İranlı turist krizi: Bodrum’da rezervasyonların yüzde 70’i iptal

Turizm sektörü temsilcilerinden edinilen bilgilere göre Ege Bölgesi'ne gelen turist sayısında yüzde 70'e yakın düşüş yaşandı. Nevruz döneminde İran pazarındaki kaybın yüzde 80'e ulaşabileceği belirtilirken; özellikle Muğla, İzmir, Antalya, Van ve İstanbul'un bu durumdan en çok etkilenen şehirler olduğu ifade edildi. Geçtiğimiz yıl Nevruz döneminde yaklaşık 120 bin İranlı turistin Türkiye'ye geldiği belirtilirken, bu yıl yaşanan gelişmeler nedeniyle söz konusu hareketliliğin neredeyse tamamen durma noktasına geldiği bildirildi. "Rezervasyonların yüzde 70'i iptal oldu" Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bodrum Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Artuk, yaşanan gelişmelerin turizm sektörünü doğrudan etkilediğini söyledi. Artuk, "Nevruz döneminde İran'dan turizm hareketliliği başlıyordu. Nevruz şu anda halihazırda kutlanmayacak. Bu nedenle bölgemizde birçok otelin açılışı ertelenecek. Özellikle Bodrum, Marmaris ve Fethiye bölgesi bu durumdan ciddi şekilde etkilenecek diyebiliriz. Bu yıl aslında erken rezervasyonla başlamıştık. İran genelde son dakika rezervasyonlarıyla çalışan bir pazar ama bu yıl ciddi bir ön rezervasyon almıştık. Olayların başlamasıyla rezervasyonların yüzde 70'i iptal oldu. Uçakların ise yüzde 100'ü iptal edildi" dedi. "120 bin turistin yüzde 80'i kayıp" Geçen yıl Nevruz döneminde Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin İranlı turistin ağırlandığını belirten Artuk, bu sayının büyük bölümünün kaybedildiğini ifade etti. Artuk, "Bu turistlerin büyük bölümü İzmir, Antalya, Van, İstanbul ve Muğla'ya geliyordu. Muğla'da ise özellikle Marmaris, Fethiye ve Bodrum yoğun talep görüyordu. Ancak şu anda bu 120 bin kişinin yaklaşık yüzde 80'i, yüzde 85'i kayıp vaziyette. Uçuşlar olmadığı için yalnızca kara yolu ile bir hareketlilik olabilir. Muhtemelen önce otobüslerle bir akım oluşacak. Turizm hareketliliğinin nisan ortası gibi yeniden başlamasını bekliyoruz" diye konuştu.

Foça, Yelken Organizasyonlarıyla Spor Turizmine Odaklandı Haber

Foça, Yelken Organizasyonlarıyla Spor Turizmine Odaklandı

İzmir’in Foça ilçesi, 2026 sezonunda yelken ve su sporlarında aralıksız organizasyonlara ev sahipliği yapıyor. Türkiye Yelken Ligi etaplarının ardından Valilik Kupası ve Dünya Şampiyonası ile Foça, Kuzey Ege’de spor turizminin merkezi haline geliyor. Ocak’tan Nisan’a Yoğun Yarış Takvimi İzmir’in Foça ilçesinde yelken, yat ve su sporları etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor. 19–23 Ocak 2026 tarihlerinde düzenlenen Türkiye Yelken Ligi Techno 293 Türkiye Şampiyonası 2. Ayak yarışlarının ardından ilçe, yeni organizasyonlara hazırlanıyor: 27 Şubat – 01 Mart 2026: Valilik Kupası10 – 14 Mart 2026: Türkiye Yelken Ligi 3. Ayak03 – 09 Nisan 2026: Dünya Şampiyonası Özellikle Nisan ayında gerçekleştirilecek Dünya Şampiyonası ile Foça’nın uluslararası yelken camiasındaki konumunun daha da güçlenmesi bekleniyor. “Rüzgarın Evi” Foça İlçede faaliyet gösteren üç yelken kulübünün sporcuları, farklı branşlarda Milli Takım formasıyla Türkiye’yi temsil ediyor. Son üç yılda düzenlenen yat şenlikleriyle adını duyuran Foça, uluslararası yelken dünyasında “Rüzgarın Evi” ve “Rüzgarın Başkenti” unvanlarıyla anılıyor. Yarış ve etkinlikler, ana sponsorluğunu MW Phokaia Beach Resort üstleniyor. Otel, yalnızca ev sahipliği yapmakla kalmıyor; oluşturduğu yarış takımıyla ilçe dışındaki organizasyonlara da katılarak Foça’nın tanıtımına katkı sağlıyor. Foça’dan Bodrum’da Birincilik Geçtiğimiz hafta Bodrum Açıkdeniz Yat Kulübü (BAYK) tarafından düzenlenen geleneksel Kış Trofesi’nde önemli bir başarı elde edildi. MW Phokaia Beach Resort Sailing Team, Yenifoça Windsurf ve Yelken Kulübü’nün “Griffin” adlı teknesiyle katıldığı 3. ayak yarışlarında ORC-D sınıfında 30 tekne arasında birinciliğe uzandı. Kürşad Ekmekçi, Uğur Nizam, Tuğrul Elbirler, Hülya Savaşçı, Cem Ünlü, Yıldırım Çağlar ve Murat Özbek’ten oluşan ekip, Foça’nın sportif başarısını ulusal arenada bir kez daha tescilledi. 80 Sporcu Valilik Kupası’nda Buluşacak 27 Şubat’ta başlayacak Valilik Kupası yarışlarında Techno 293 sınıfında yaklaşık 80 sporcu mücadele edecek. Organizasyon, Nisan ayında yapılacak Dünya Şampiyonası öncesinde önemli bir prova niteliği taşıyor. “Turizmi Sporla 12 Aya Yayıyoruz” Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, spor organizasyonlarının bölge turizmine katkısına dikkat çekti. İşler, Kuzey Ege’de turizmi 12 aya yayma hedefi doğrultusunda sporun stratejik bir araç olarak konumlandığını belirterek şunları söyledi: “Son yıllarda ülkemiz turizmde Avrupa’da ilk üç, dünyada ilk beş arasında yer aldı. Ancak Ege Bölgesi ve İzmir, sahip olduğu potansiyele rağmen hak ettiği payı alamıyor. Bu farkı kapatmak için turizmi çeşitlendirerek 12 aya yaymak zorundayız. Spor organizasyonları bu hedefte önemli bir rol oynuyor. Uluslararası yat şenlikleri ve Türkiye Şampiyonaları ile büyük adımlar attık. Dünya Şampiyonası ile bölgemizi dünyanın sporcularıyla buluşturacağız.” Spor Turizmiyle Yeni Bir Model Foça’nın art arda ev sahipliği yaptığı organizasyonlar, spor turizminin yalnızca yaz sezonuna değil, yılın tamamına yayılan bir ekonomik hareketlilik yarattığını gösteriyor. Yelken ve su sporları sayesinde konaklama, yeme-içme, ulaşım ve yan sektörlerde oluşan talep, Kuzey Ege’nin turizm gelirlerini çeşitlendirirken, bölgenin marka değerini de yükseltiyor. Nisan ayında düzenlenecek Dünya Şampiyonası ile Foça’nın, Akdeniz çanağında önemli bir spor turizmi destinasyonu olarak konumlanması hedefleniyor.

Uzmandan KKKA Uyarısı: Grip Sanmayın, Kene Isırığı Olabilir Haber

Uzmandan KKKA Uyarısı: Grip Sanmayın, Kene Isırığı Olabilir

Yaz aylarında artan kene tutunmalarına karşı uyaran Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Öner Karaçay, "İlk belirtiler arasında baş ağrısı, yüksek ateş, halsizlik ve eklem ağrıları yer alır. Bu semptomlar grip ile karıştırılabilir" dedi. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar başta olmak üzere doğada, piknik alanlarında ya da kırsal bölgelerde zaman geçiren herkesin en çok dikkat etmesi gerekenlerin başında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına sebep olan kene ısırığı geldiğini ifade eden Doruk Sağlık Grubu Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Meltem Öner Karaçay, yaz aylarında artan kene tutunmalarına karşı vatandaşları uyardı. Karacay, "İlk belirtiler arasında baş ağrısı, yüksek ateş, halsizlik ve eklem ağrıları yer alır. Bu semptomlar grip ile karıştırılabilir" dedi. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan virüsü taşıyan kenelerin Türkiye'de en çok Tokat, Samsun, Amasya, Çorum ve Sivas çevresinde görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Meltem Öner Karaçay, bu bölgelerde yaşayan ya da bu bölgelere seyahat eden vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti. Karaçay, "Son yıllarda Ege Bölgesi ve İstanbul'da bu virüsü taşıyan keneye rastlanmamıştır" şeklinde konuştu. Kene tutunmalarında hızlı müdahalenin önemine dikkat çeken Karaçay, "Bir cımbız yardımıyla, kenenin gövdesine dokunmadan dikkatlice çıkarılması gerekir. Kişi bunu kendisi yapamıyorsa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır" dedi. Dr. Karaçay, Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin ölümcül olabileceğini vurgulayarak, "Enfeksiyon riski taşıyan bireyler en az 10 gün boyunca takip edilmelidir. İlk belirtiler arasında baş ağrısı, yüksek ateş, halsizlik ve eklem ağrıları yer alır. Bu semptomlar grip ile karıştırılabilir. Bu nedenle uzman değerlendirmesi şarttır" şeklinde konuştu. Son olarak, doğa yürüyüşleri veya kırsal alanlarda vakit geçiren bireylerin açık renkli, uzun kıyafetler giymesi ve kene kontrolünü ihmal etmemesi gerektiğini belirten Karaçay, "Korunmak mümkün. Bilinçli davranmak, erken müdahale ve uzman takibi ile riskler en aza indirilebilir" dedi.

Kurban Bayramı Tatili ve Turizm Sektörüne Etkisi Haber

Kurban Bayramı Tatili ve Turizm Sektörüne Etkisi

Kurban Bayramı tatilinin 4,5 gün olacağı ve kamuda normal mesai düzenine 10 Haziran Salı günü dönüleceğinin açıklanmasının ardından turizmci Hamit Kuk, iç turizmde hareketliliğin düşeceği yönünde bazı endişelere neden olsa da, bu durumun sektörde ciddi bir kayba yol açmayacağını söyledi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabı üzerinden Kurban Bayramı tatilinin 4,5 gün olacağı ve kamuda normal mesai düzenine 10 Haziran Salı günü dönüleceğini açıkladı. Altun'un açıklamasının ardından planlamalarını 9 gün üzerinden yapan turizm sektöründe bayram tatilinin bu yıl 4,5 gün ile sınırlandırılmasının iç turizmde hareketliliğin düşeceği yönünde bazı endişelere neden olduğunu belirten TÜRSAB Başkan Başdanışmanı turizmci Hamit Kuk, "Bu 4,5 günlük tatil süresinin bizim satışlarımıza ne kadar etkili olacağını önümüzdeki günlerde bakıp göreceğiz" dedi. "İnsanlar bu sefer çok fazla tatil yapamayacak" Turizm sektörünün beklentisinin Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak açıklanması yönünde olduğunu ve 4,5 gün açıklamasının kendilerini üzdüğünü belirten Kuk, "Önümüzdeki Haziran'ın 6'sında Kurban Bayramı ver. Açıkçası biz turizm sektörü olarak bayramın 9 güne çıkarılmasını bekliyorduk ama, hükümetimiz bir açıklama yaparak sadece 4,5 -5 günlük bir tatil süresi olacağını söylediler. Tabi bu bizi üzdü, çünkü Kurban Bayramı'nda malum insanlarımız ibadetlerini yerine getirip kurbanlarını kesiyorlar. Daha sonra ailelerini ziyaret ediyorlar. Bu iki unsurdan sonra da kalan zaman oluyorsa tatile çıkıyorlar. Şu anda gözüken o ki bu dönemde bu sefer çok fazla tatil yapma fırsatı olmayacak" ifadelerini kullandı. "Bekleyip göreceğiz" Sektör temsilcilerinin bayram tatili için cazip fiyatlarla 4-5 günlük paketler hazırladığını söyleyen turizmci Hamit Kuk, "Esasında oldukça cazip fiyatlarımız da vardı. Özellikle Antalya'da ve Ege bölgesinde 5 yıldızlı otellerde günlük 10-15 bin TL arasında fiyatlarımız var. Bu 4 ve 3 yıldızlı otellerde daha aşağıya düşüyor. 5 İle 7 bin TL arasında değişen fiyatlarla 4-5 günlük değişen paketler halinde tüketiciye sunulmuştu. Şimdi bekleyip göreceğiz. Bu 4,5 günlük tatil süresinin bizim satışlarımıza ne kadar etkili olacağını önümüzdeki günlerde bakıp göreceğiz. Ama 9 günlük bir tatil süresi olsaydı vatandaşlarımızın bu paketlere ilgisinin artacağını düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Son dakika 9 güne çıkması satışlara yansımıyor" Son dakika yapılacak bir açıklama ile bayram tatilinin 9 güne çıkartılmasının turizm sektörünün satışlarına yansımadığını belirten Kuk, "Bugün Cumhurbaşkanlığından bir açıklama yapıldı ve bayram tatilinin 9 güne çıkarılmayacağını normal olağan 5 Haziran Arife günü yarım gün tatil ve arkasından 4 günlük kurban bayramının olacağını söylediler. Bu saatten sonra bir değişiklik olacağına çok ihtimal vermiyorum. Ancak olsa bile bunun maksimum önümüzdeki hafta içesinde açıklanması gerekiyor. Çünkü son dakika tatil değişiklikleri ya da 9 güne çıkartılması bizim turizm sektörünün satışlarına maalesef yansımıyor. Bunu geçtiğimiz Ramazan ayında yaşadık. Son dakika 9 güne çıkarılmıştı tatil, ama bu 9 güne çıkmasının bir etkisini göremedik. Çünkü insanlar daha önceden tatil planlarını yapmışlardı" dedi. "Nispeten durgun geçmesi bekleniyor" Hamit Kuk ayrıca haziran ayının tatil için, hem iç pazar hem de yurt dışı pazarı için çok ideal bir ay olduğunun altını çizerek, "Fakat kurban Bayramı 15 Haziran'da ki Lise Geçiş Sınavı ve arkasından da 21-22 Haziran'da Üniversite sınavının hemen öncesine denk geliyor. Dolayısıyla da aileler sınav öncesi pek tatile çıkma eğiliminde değiller. Geçen seneye nispeten biraz daha durgun geçeceğini tahmin ediyoruz" ifadelerini kullandı

Türkiye Turizmde ve Arkeolojide Zirveye Oynuyor Haber

Türkiye Turizmde ve Arkeolojide Zirveye Oynuyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy TGRT Haber ekranlarında yaptığı açıklamada, 2024 yılının 61,1 milyar dolarlık turizm geliri ve 62,3 milyon ziyaretçi sayısıyla tamamlandığını belirterek, "Bu sene 64 milyar dolar gelir hedefliyoruz. Hem geceleme hem de gelen turistin sayısının tespiti konusunda en iyileri şu anda Türkiye. Sağlık turizminde 3 milyar dolardan fazla bir gelir elde ettik" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, TGRT Haber ekranlarında "Gündem Özel" programında Mehmet Aydın'ın sorularını yanıtladı. Türkiye'nin 2024 turizm performansını değerlendiren Bakan Ersoy, 2025 hedefleri ve kültür politikalarına ilişkin bilgiler verdi. Bakan Ersoy, 2024 yılının 61,1 milyar dolarlık turizm geliri ve 62,3 milyon ziyaretçi sayısıyla tamamlandığını aktararak 2025 yılı turizm geliri hedefinin 64 milyar dolar olduğunu ifade etti. "Bu sene 64 milyar dolar gelir hedefliyoruz" 2025 yılı için hedeflerini de paylaşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "61,1 milyar dolar gelir, 62,3 milyon ziyaretçi sayısıyla 2024'ü kapattık. Turizm gelirlerinin her geçen gün ekonomideki payı artıyor. İnşallah bundan sonra da artık hedefleri artırarak devam etmemiz gerekiyor. Hedefin üstünde kapattık; hedef 60 milyon ziyaretçi, 60 milyar dolardı, o açıdan başarılı bir yıl. Türkiye gibi bir jeopolitik ortamda yer alıyorsanız her zaman anlık olumsuzluklara da hazırlıklı olmanız gerekiyor. Global olumsuzluklar da çok gelişmeye başladı; savaşlar, afetler, hareketlilikler, sıcak çatışma ortamlarının sayısı artmaya başladı. Dünyadaki bu değişime paralel bir şekilde biz buna hazırlanarak gelmiş olduk. Her seferinde yeni rekorlar getirerek yolumuza devam etmek istiyoruz. Bu sene 64 milyar dolar gelir hedefliyoruz. Yıl ortalamasına baktığınız zaman yüzde 4,4'lük gelirde artış öngörüyoruz. İlk 3 aylık veriler, baktığınız zaman hedefin üzerinde gerçekleşti. 9,5 milyar dolarla kapattık, yüzde 5,6 artış oldu. İlk çeyrekte bir sürü takvimsel olumsuz etki vardı. Mesela ocak ayında ziyaretçi sayısında iyi bir büyüme yaptık. Aşama aşama yukarı çıkmaya başladık. 2024'te Dünya Turizm Örgütü'nün açıkladığı verilere göre Türkiye, ziyaretçi sayısı olarak 4'üncü sıraya geldi. Bizim nihai hedefimiz; ilk 3'e girmek, tabi bu kolay bir süreç değil. 20 milyon kadar bir fark var, çok detaylı hazırlanmak gerekiyor. Yasalarda bazı değişiklikler yaparak bütün otellerin Bakanlıktan belge almasını mecburi hale getirdik, bakanlık tarafından takip edilebilir hale geldiler. Bütün otellerin standartları, kriterleri tek elden denetlenebiliyor. Sertifikasyon programlarını devreye soktuk" dedi. "Hem geceleme hem de gelen turistin sayısının tespiti konusunda en iyileri şu anda Türkiye" Türkiye'nin sürdürülebilir turizmde öncü olduğunu belirten Bakan Ersoy, 42 kriterlik bir yapı oluşturduklarını, 2030 yılına kadar tüm tesislerin bu standartlara ulaşmasını hedeflediklerini söyledi. Sözlerini sürdüren Bakan Ersoy, "Biz turizme daha geç girdik, eskiden Türkiye'de turizm dediğiniz zaman sadece deniz, kum, güneş akla gelirdi. Halbuki Türkiye'nin o kadar büyük potansiyeli var ki. Üçüncülüğe gelmek istiyorsak turizmi sadece deniz, kum, güneşten çıkartmamız gerekiyor ki çıkartmaya başladık. Ürün çeşitliliğini artırdığınız zaman 81 vilayete yayma şansını yakalıyorsunuz. İstanbul, Antalya, Ege ile sınırlı kalmıyor, ikincisi 12 aya yayma şansını yakalıyorsunuz. Turizmin sezonluk olmaması lazım, mümkünse 12 ay olması gerek. Uluslararası sertifikasyonlara ve standartlara bütün konaklama tesislerinizin sahip olması gerekiyor. Giriş yapan turistin tamamı pasaport okutarak girer. Hem geceleme hem de gelen turistin sayısının tespiti konusunda en iyileri şu anda Türkiye çünkü hepsi sayılıyor. Avrupa Birliği'nde öyle olmuyor. Geçen sene yabancı turistten elde edilen gecelik gelir 108 dolara çıktı, bu seneki hedefimiz 117 dolar. Kişi başı gecelik gelirde hedefin üzerinde gidiyoruz, bu iyi bir şey" diye konuştu. "Sağlık turizminde 3 milyar dolardan fazla bir gelir elde ettik" Sağlık Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında imzalanan Uluslararası Sağlık Turizmi Alanında İşbirliği Protokolüne ilişkin konuşan Bakan Ersoy, "Sağlık turizmi; geçen gün Sağlık Bakanımızla bir protokol imzaladık. Her şeyin başı denetim ve standart. Sağlık amaçlı Türkiye'ye gelenler turist var bir de gelen turistin sağlığı var. Turistle muhatap olan hastanelerin belli bir sertifikasyona tabi olması sağlanacak. Sağlık Bakanlığı hem bu hastaneleri ayrıca denetleyecek hem de turistin yaptığı işlemleri de E-nabız sisteminde takip edilebilir hale getireceğiz. Sağlık Bakanlığı bu çalışmayı yapıyor, bu çok çok önemli. Turist hangi sağlık hizmetlerini almış, hangi fiyat politikalarıyla almış çok rahat bir şekilde göreceğiz. Turistin de sağlığını takip ediyor olacağız. Geçen sene çok ciddi sayıda turist aldık, sağlık turizminde 3 milyar dolardan fazla da bir gelir elde ettik. Sağlık alt yapımız çok iyi, pandemi sürecinde bu zaten kanıtlandı. Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nı getirmekte maalesef Türkiye olarak çok geç kaldık. Biz 2019'da kurduk, Türkiye şu an 200'e yakın ülkede en etkili ve yoğun tanıtım yapan ülke. Birkaç sene içinde bu üstünlüğü Türkiye ele geçirdi, her ülkeye göre ayrı tanıtımlar görüyorsunuz. O ülkeye hitap eden ürünlerle tanıtım yapıyorsunuz. ABD seçimlerinde Trump-Biden tartışma programında, tam ortasında Türkiye reklamı olmuştu, ABD'de sosyal medyada bile kazananı Türkiye diye insanlar yorumlar yapmıştı. 100'e yakın ürün çeşidi var, şu anda 60'ını öne çıkardık GoTürkiye sitesiyle. Türkiye Instagram'da en yoğun takipçisi olan; 3,7 milyonu geçtik yanılmıyorsam 2'nci ülkeyiz, ilk 20'ye dahi giremiyorduk, TikTok'ta birinciyiz. Diğer bütün sosyal medyalarda birinciyiz. Tanıtım sayfamızı oluşturduk, dünyada en çok ziyaretçi alan, tıklanan turizm platformu, 350 milyona yakın tıklama var" diye konuştu. "Türkiye en çok kazı yapan ülke, dünyada rekor kırdık" Türkiye'nin arkeoloji tarihi konusunda dünyada çok büyük bir potansiyele sahip olan bir kaç ülkeden biri olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, "Türkiye 163 yıldır kazılıyor. Şu an sadece yüzde 10'u kazılmış durumda. Hala yüzde 90'ını toprak altında ya da kazılmayı bekliyor. 2018 itibariyle yapılan strateji değişikliğiyle arkeoloji de bunların en önemli ürün çeşidi. Bizi rakiplerimizden ayıran bizi rakiplerimize karşı ön plana çıkaran avantajlı bir ürünümüz. Önce kazmak sonra restore edip koruma altına almanız gerekiyor sonra da tanıtıp gelecek nesillere aktarmanız gerekiyor. Burada uzun süreli bir çalışma var. Türkiye'de çok kısa süreli kazılar yapılıyordu. 46-60 günlük kazı programları vardı. 46-60 günlük kazı programlarında zaten 15 günü açma kapama ile geçiyor. 30 gün doğru düzgün kazıyorsunuz. Çok da yavaş ilerliyor. Biz önce kazı yoğunluğunu artıracağımızı söyledik.12 aylık kazı programı başlattık. İlk etabı böyle yaptık. Ve biz 2018 devraldığımızda yaklaşık 146 tane kazı başkanlığı vardı. Geçen sene biz 264 kazı başkanlığına çıktık. Kazı başkanlığı sayısını çok ciddi bir şekilde artırdık. 12 aylık kazı programına geçtik. 12 ay boyunca kaynak aktarıyorsunuz. Mevsim el verdiği sürece kazılıyor. Bunların bir raporlanması bülten haline getirilmesi lazım. Bu süreç bu şekilde işliyor. Bunu oturtturduktan sonra daha ileri bir aşamaya geçebileceğimizi söyledik. Gerekli alt yapıyı hazırladık. Geleceği Miras Projesini hayata geçirebileceğimizi söyledik. Bu proje hızlı kazı projesi değil. Yani yoğun kazı programı. Yani eskiden bir kazı bölgesinde bir noktada kazı yapılırken şimdi 5, 10,15 noktada kazı yapıyoruz. Kazı başkanlığının kapasitesiyle alakalı. 20 yıllık işi bir yılda yapıyoruz. Sadece bir kazı programı gibi görülmesin. Kazıyoruz, ayağa kaldırıyoruz. Karşılama merkezlerinde Ziyaretçi alabilecek hale getiriyoruz. Geleceği en iyi şekilde koruyarak devrini yapmış oluyoruz. Çok geniş kapsamlı bir çalışma. 2000'den fazla uzman istihdam ediliyor. Ve 3 bine yakın da çalışan var. Geçen sene yaptığımız çalışmada 6 binden fazla arkeolojik buluntu ele geçirdi. Bizdeki envanteri de çoğaltıyoruz. Türkiye geçen sene 760 tane kazı yaptı. Türkiye en çok kazı yapan ülke, dünyada rekor kırdık. Yıllık 800 kazı yapan bir kapasiteye geldi Türkiye ve dünyada bu konuda lider olduk" ifadelerini kullandı. "Gece müzeciliği çok başarılı oldu" Sıcak yaz aylarında turistlerin antik kentlere ilgisini artırmak için başlattıkları gece müzeciliği uygulamasının çok olumlu sonuçlar verdiğini söyleyen Bakan Ersoy, "Turizm gelirini tabana yaymak için turisti gece çekebilmek için gece müzeciliğini artırdık. Ege, Antalya kıyılarında olsun insanlar gündüz saatinde deniz başından havuz başından çıkamıyor. Özellikle şehir merkezlerinde ve şehir merkezlerine yakın olan çok ziyaretçi alan bölgelerde başlattığımız bir çalışma. Akşam güneş baktıktan sonra turist farklı serin bir ortamda gezebilmesini, öncesinde ve sonrasında esnafla buluşmasını sağlıyoruz. Yani otelin dışına çıkarıyoruz. Çok başarı oldu. 1 Haziranla 1 Ekim tarihleri arasında başlıyoruz. İlave yerleri dahil ediyoruz. Her sene bunun sayısını artıracağız. Bizin antik şehirler gündüz ve gece bambaşka güzel. Gündüz gelen gece ayrı gelmek istiyor. Çeşitlilik açısından çok başarılı sonuçlar veriyor" dedi. "Dünyanın en geniş yazma eser envanterine sahibiz" Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı'nın bu yıl 15. yılını kutladığını söyleyen Bakan Ersoy, "Dünyanın en geniş yazma eser envanterine sahibiz. İçinde bir şifahanesi yani restorasyon bölümü var. Çok yoğun restorasyon yapıyoruz. Belli sayıda yazma eser satın almaya devam ediyoruz. Dünya ile kıyasladığımızda açık ara en büyük koleksiyona sahip ülkeyiz diyebiliriz. Koruma aşamasında da çok iyiyiz. Strateji değişikliği yapıldı. Sadece koruma değil. Aktif üretim yapacağız. Erişimi ve dünya ile entegre edeceğiz. Restorasyonla üretimini yapıyoruz. İkincisi dijitalleştirme programı başlattık. Dijitalleştirerek akademisyenlerin ve konuya ilgi duyan herkesin erişimini sağlıyoruz. Tüm dünyanın bu eserlerden de faydalanmasını sağlıyoruz" dedi. "Türkiye Kültür Yolu Festivali bu yıl 20 ilde yapılacak" Türkiye Kültür Yolu Festivaline ilişkin de konuşan Bakan Ersoy, festivalin şehir ekonomilerine katkısının da altını çizerek bazı esnafların, 9 günde 3 aylık ciro yaptığı söyleyerek, "İstanbul'da başlayan proje çok başarılı olunca büyükşehirlere ve tüm ülkeye yayıldı. Her sene 5 şehir eklemeye çalışıyoruz. Bu yıl 20 ilde yapılacak. Avrupa Festivaller Birliği üyesi oldu. Bu senede toplam 219 gün sürecek, 6 bin 800 etkinlik gerçekleşecek. 44 binden fazla sanatçı katılacak. İşin turizm yönü çok etkili olmaya başladı. Komşu ve büyük şehirlerden festivalin olduğu şehirlere çok ciddi ziyaretçi geliyor. İç turizm hareketi de oluşturmaya başladı. Turizm hareketi oluşturuyor. Şehirlerin markalaşmasını hedefliyoruz. Yurtdışından da takip ediliyor. Yabancı etkinliklere de yer vermeye başladık. Bunun da çok olumlu sonuçlarını aldık" diye konuştu. "Türkiye'ye toplamda 13 binden fazla eser getirildi" Yurtdışına izinsiz çıkarılmış eserlerin tespitinin çok önemli olduğunu ifade eden Bakan Ersoy, "Tespit ettikten sonra çok uzun bir hukuki süreci var. Biz 2018'de süreci hızlandırma için yapısal bir değişikliğe gittik. Kaçakçılıkla Mücadele Dairesini, daire başkanlığı seviyesine getirdik. 3 kat daha fazla ekip ve rütbeli ekiplerle çalışıyoruz. Hızlı sonuç alıyoruz. Bir de işbirliği protokollerimiz var. 12'den fazla ülkede protokolümüz var. Protokol sayısını artırmak için çalışmalarımız sürüyor. Protokolle süreç çok hızlanıyor. Türkiye'ye toplamda 13 binden fazla eser getirildi" diye konuştu.

Denizli Kayak Merkezi Sezona Büyük İlgiyle Başladı Haber

Denizli Kayak Merkezi Sezona Büyük İlgiyle Başladı

DENİZLİ (İHA) - Denizli Kayak Merkezi, yılbaşı tatilinde kayakseverlerin akınına uğradı. Denizli'nin Tavas ilçesindeki Bozdağ’da yer alan ve Ege Bölgesi'nin en büyük kayak merkezi olan tesis, kar kalınlığının 85 santimetreye ulaşmasıyla yoğun ilgi gördü. Kayak merkezi, Bozdağ'ın 2420 rakımında yer alıyor. Denizli merkeze 75 kilometre, Muğla merkeze 128 kilometre, Aydın'a 179 kilometre İzmir'e 289 kilometre uzaklıkta bulunan merkezde yılın ilk günü, hem kayak hem snowboard yapmak isteyenler hem de kızakla kaymayı tercih eden aileler için eğlence dolu geçti. Çevre illerden gelen ziyaretçiler, merkezin toplam 13 kilometrelik 9 pistinde unutulmaz anlar yaşadı. KAR KALİTESİ VE YOĞUN KATILIM DİKKAT ÇEKTİ 2022 yılında 300 bin ziyaretçiye hizmet veren tesis, bu yıl daha fazla kişiyi ağırlamayı hedefliyor. Denizli Büyükşehir Belediyesi Beltaş Genel Müdürü İbrahim Doğan, "Geçen sene fazla bir kar yağışı olmamıştı. 2022 yılında 300 bin ziyaretçi almış burası. Denizli'de kayak turizmini daha da geliştirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Umarım bu sezon 300 bin değil 500 bin kişiye hizmet veririz. 9 pisten 8 tanesi hazır, şu an misafirlerimize hizmet vermekte. 1 pistimiz ve tesisimizin bakımı yapılıyor, yakın zamanda o pistimizi de hizmete açacağız. Kar kalitesi olarak çok iyi durumdayız, bazı bölgelerde kar kalınlığı 85 santimetreyi buluyor. Ege Bölgesi'nin en büyük kayak merkezine sahip olduğumuz için gerçekten çok mutluyuz" dedi. Ege'nin gözde kayak merkezi, beyaz örtüsü ve kaliteli hizmetiyle bölge halkı ve çevre illerden gelen ziyaretçiler için kış turizminin vazgeçilmez adresi olmaya devam ediyor.

Turizm Yolu Projesine Ne Oldu? Haber

Turizm Yolu Projesine Ne Oldu?

Bölge turizmi için kilit öneme sahip ve birçok mega projeler arasında yerini alan Turizm Yolu Projesi'nin duraklama süreci, tasarruf tedbirleri kapsamına girip girmediği sorularını da beraberinde getiriyor. Turizm ve Kültür eski Bakanı Atilla Koç'un desteklediği bu projenin hayata geçirilme kararı 20 Şubat 2020'de alındı. Söke-Aydın-Çine Kavşağı arasında başlatılan çalışmaların şu an durma noktasında olması, planlarda bir değişiklik olup olmadığı konusunda soru işaretleri yaratıyor. "Turizm Yolu Projesi'nin Geleceği Belirsizliğini Koruyor" Karayolları Genel Müdürlüğü'nün 2020 yılında ihaleye çıkardığı ve Söke Bağarası Büyük Menderes Köprüsü ile Koçarlı ilçesi, Çine Yolu Kavşağı arasında inşa edilmesi planlanan Turizm Yolu Projesi için kollar sıvanmıştı. Kazanan firma Yazıcıoğlu İnşaat A.Ş. ise yola Koçarlı bölgesinden başlamış ve çalışmalara Adnan Menderes Demokrasi Müzesi'nin bulunduğu bölgeden ilk küreği vurmuştu. Alt yapı ve stabilize çalışmaları ile Koçarlı Yeniköy'e kadar ulaşıldığı, ancak projenin şimdilerde neredeyse durmuş olduğu gözlemleniyor. Projenin tamamlanması durumunda Söke-Koçarlı-Aydın yolunu rahatlatması ve köyler içinden geçen araç trafiğinin sorununu çözmesi bekleniyor. Proje tamamlandığında, bölgenin turizmini canlandırmasına ve ulaşım sorunlarını hafifletmesine büyük katkı sağlaması hedeflenen Turizm Yolu, şu anda geleceği belirsiz bir durumla karşı karşıya bulunmakta. Yerel halkın ve turizm sektörünün gözü kulağı, projenin akıbetine ilişkin yapılacak resmi açıklamalarda.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.