Hava Durumu

#Efes

TOURISMJOURNAL - Efes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Efes haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dijital dönüşüm Türkiye’yi müzecilikte Avrupa’nın önüne taşıdı Haber

Dijital dönüşüm Türkiye’yi müzecilikte Avrupa’nın önüne taşıdı

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın hayata geçirdiği dijital dönüşüm projeleri, Türkiye'de kültürel mirasa erişimi kolaylaştırırken müze ve ören yerlerine olan ilgiyi de rekor seviyelere taşıdı. Dijital altyapı yatırımları, entegre biletleme sistemleri ve Müze Kart uygulamasında yapılan yenilikler sayesinde Türkiye, müze ziyaretçi sayısındaki artış oranıyla birçok Avrupa ülkesini geride bıraktı. Verilere göre, Türkiye'de müze ve ören yerleri, Milli Saraylar ve özel müzelerin toplam ziyaretçi sayısı 2023 yılında 55,7 milyon olarak kaydedilirken, bu rakam 2024 yılında 62,6 milyona yükseldi. Böylece ziyaretçi sayısında yüzde 12,3'lük artış yaşandı. 2024 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerleri 33 milyon 262 bin 178 kişiyi ağırladı. Aynı dönemde Milli Saraylar'ın ziyaretçi sayısı 9 milyon 999 bin 370'e ulaşırken, özel müzeleri ziyaret edenlerin sayısı 19 milyon 774 bin 549 olarak gerçekleşti. Kimlik kartıyla müzeye giriş dönemi Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom iş birliğiyle yürütülen "Müze ve Ören Yerleri Dijital Dönüşüm Projesi"nin yeni aşamasını duyurdu. Yeni uygulamayla birlikte Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları Müze Kart olarak kullanılabilecek. Vatandaşlar, e-Devlet veya mobil uygulama üzerinden kimlik doğrulama işlemlerini tamamlayıp Müze Kart ücretini ödedikten sonra gişede beklemeden doğrudan giriş yapabilecek. Uygulamanın kültürel alanlara erişimi önemli ölçüde kolaylaştırması bekleniyor. Müze Kart'a yoğun ilgi Türkiye'de kültürel mirasa erişimin yaygınlaşmasında önemli rol oynayan Müze Kart uygulamasında da dikkat çekici bir büyüme yaşandı. 2017 yılında 1 milyon 82 bin 139 olan Müze Kart satışları, dijitalleşme çalışmaları, çevrim içi başvuru kolaylığı ve kullanım alanının genişletilmesiyle birlikte 2025 yılında 6 milyon 744 bin 945'e yükseldi. Böylece Müze Kart satışlarında yüzde 533'lük artış kaydedildi. Türkiye, Avrupa'nın önüne geçti Türkiye'nin müze ziyaretçi sayısında yakaladığı yüzde 12,3'lük büyüme, birçok Avrupa ülkesinin performansını geride bıraktı. Aynı dönemde Almanya'da ziyaretçi sayısı yüzde 1,3, İspanya'da yüzde 4,7, İtalya'da yüzde 5,3 ve Yunanistan'da yüzde 7,8 arttı. İngiltere'de ise yüzde 2,7 oranında düşüş yaşandı. Fransa'daki yüzde 36,6'lık yükselişte ise 2024 Paris Olimpiyat Oyunları'nın etkili olduğu değerlendiriliyor. Türkiye ise herhangi bir mega spor organizasyonunun desteği olmaksızın; dijital dönüşüm yatırımları, arkeolojik çalışmalardaki başarısı ve kültürel görünürlüğü artıran politikaları sayesinde sürdürülebilir bir büyüme sergiledi. Toplam ziyaretçi sayısında İtalya ve İngiltere'yi geride bırakan Türkiye, müzecilik alanında dikkat çeken bir başarıya imza attı. Bayram tatilinde yoğun ziyaretçi akını Kurban Bayramı tatilini kapsayan 23-31 Mayıs 2026 tarihleri arasında Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerlerini toplam 1 milyon 520 bin 610 kişi ziyaret etti. Bayram döneminde en fazla ilgi gören kültür destinasyonları arasında Efes, Hierapolis, Göbeklitepe, Zelve-Paşabağlar ve Zeugma Mozaik Müzesi yer aldı. Türkiye, kültürel mirasın korunmasını dijital teknolojilerle buluşturan yaklaşımı sayesinde yalnızca tarihi değerlerini gelecek nesillere aktarmakla kalmıyor; aynı zamanda müzecilik ve kültür yönetiminde uluslararası ölçekte örnek gösterilen bir model oluşturmayı sürdürüyor.

Efes, Hierapolis ve Göbeklitepe bayramın gözdesi oldu Haber

Efes, Hierapolis ve Göbeklitepe bayramın gözdesi oldu

Kurban Bayramı tatilinde Türkiye'nin kültürel mirasına yönelik ilgi dikkat çekici seviyelere ulaştı. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı müze ve ören yerlerinde 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçi ağırlanırken Efes, Hierapolis, Göbeklitepe, Zelve-Paşabağlar ve Zeugma Mozaik Müzesi en çok tercih edilen kültür durakları arasında yer aldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bayram boyunca müze ve ören yerlerinde yaşanan ziyaretçi hareketliliğine ilişkin verileri sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Ersoy, Türkiye'nin kültür rotalarının bayram tatilinde ziyaretçilerle dolduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: "Müzelerimizde ve ören yerlerimizde hayata geçirdiğimiz restorasyon çalışmaları, ziyaretçi odaklı uygulamalar ve yeni müzecilik anlayışımız kültür rotalarımıza olan ilgiyi her geçen gün daha da artırıyor. Bu ilginin en somut yansımalarından birini de Kurban Bayramı tatili boyunca yaşadık. Türkiye'nin dört bir yanındaki kültür rotaları ziyaretçilerimizle doldu. Tatil boyunca müze ve ören yerlerimizde toplam 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçiyi ağırladık. Bayramda en çok ziyaret edilen kültür duraklarımız: Efes Ören Yeri-119 bin 143 ziyaretçi, Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri - 113 bin 34 ziyaretçi, Göbeklitepe Ören Yeri - 65 bin 446 ziyaretçi, Zelve-Paşabağlar Ören Yeri - 55 bin 492 ziyaretçi, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi-48 bin 843 ziyaretçi. Kültürel mirasımıza gösterdikleri yoğun ilgi için tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum." En çok ziyaret edilen kültür durakları belli oldu Bayram tatilinde en fazla ziyaretçi ağırlayan kültür durağı 119 bin 143 ziyaretçiyle Efes Ören Yeri oldu. Efes'i 113 bin 34 ziyaretçiyle Denizli Hierapolis (Pamukkale) ve 65 bin 446 ziyaretçiyle Şanlıurfa Göbeklitepe ören yerleri izledi. Göbeklitepe'nin ardından listenin üst sıralarında yer alan Nevşehir Zelve-Paşabağlar Ören Yeri 55 bin 492 ve Zeugma Mozaik Müzesi ise 48 bin 843 ziyaretçiyi ağırladı. Göreme Ören Yeri 48 bin 291 ziyaretçiyle listenin devamında öne çıkarken, Trabzon Sümela Manastırı 37 bin 562, Antalya Phaselis Ören Yeri 33 bin 919, Galata Kulesi 29 bin 587 ve Nevşehir Derinkuyu Yeraltı Şehri 27 bin 626 ziyaretçi tarafından ziyaret edildi. Bayramın her gününde yüz binlerce ziyaretçi Kurban Bayramı süresince müze ve ören yerlerinde ziyaretçi yoğunluğu tatilin her gününde yüksek seviyelerde seyretti. Arefe gününde 163 bin 815 ziyaretçi ağırlanırken bayramın birinci gününde bu sayı 150 bin 086 olarak kaydedildi. Bayramın ikinci gününde 208 bin 907, üçüncü gününde 252 bin 127 ve dördüncü gününde 219 bin 017 ziyaretçi müze ve ören yerlerini ziyaret etti. Bayram tatilinin ardından gelen pazar gününde ise 118 bin 310 ziyaretçi kültür rotalarını tercih etti.

Bakan Ersoy: "Gece müzeciliğini sürdürüyoruz" Haber

Bakan Ersoy: "Gece müzeciliğini sürdürüyoruz"

Gece Müzeciliği uygulaması, bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Kültürel mirasın farklı bir atmosferde deneyimlenmesine imkan sağlayan uygulamanın, yeni sezonda da yerli ve yabancı ziyaretçilere akşam saatlerinde ziyaret deneyimi sunacağı belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy uygulamasının yeni dönemini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Ersoy, Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladıklarını belirterek kültürel mirası günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdikleri uygulamayı bu yıl da sürdüreceklerini dile getirdi. "Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz" Kültür rotalarında ziyaretçilere yine unutulmaz bir deneyim sunacaklarını vurgulayan Bakan Ersoy, "Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladık. Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz. 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yerimiz ziyaretçilerini gecenin kendine özgü atmosferinde ağırlayacak. Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırladık. Nemrut’tan Efes’e, Side’den Zeugma’ya, Galata Kulesi’nden İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne uzanan kültür rotalarımızda ziyaretçilerimize yine unutulmaz bir deneyim sunacağız. Türkiye’nin zengin kültürel mirasını gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlemek isteyen tüm misafirlerimizi müzelerimize ve ören yerlerimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı. İlk uygulama üç yerde başladı Gece Müzeciliği uygulaması ile kültürel mekanların gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlenmesine imkan sağlanırken Türkiye'nin kültürel mirasının günün her saatinde yaşanabilir kılınmasının ve sürdürülebilir turizm vizyonunun güçlendirilmesinin hedeflendiği aktarıldı. İlk olarak Efes, Hierapolis ve Side ören yerlerinde başlatılan Gece Müzeciliği uygulaması kapsamında 2024 yılında 395 bin 212 ziyaretçinin ağırlandığı duyuruldu. Yerli ve yabancı ziyaretçilere gece saatlerinde ziyaret imkanı sunulan uygulamada Nemrut Ören Yeri, Efes Ören Yeri, Side Ören Yeri, Hierapolis Ören Yeri, Patara, Aspendos, Galata Kulesi, Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri ile Zeugma Mozaik Müzesi öne çıkan noktalar arasında yer aldı. İstanbul'daki müze ve ören yerlerinde uygulama, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 5 Ekim 2025 tarihine kadar sürdürülürken yoğun talep nedeniyle Efes ve Side ören yerlerinde 2 Kasım 2025 tarihine kadar uzatıldı. Galata Kulesi'nde ise Gece Müzeciliği uygulamasının yıl boyunca devam ettirildiği dile getirildi. Bunun yanı sıra Gece Müzeciliği kapsamında 2025 yılında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığı ifade edildi. 20 müze ve ören yerinde uygulanacak Gece Müzeciliği uygulamasının, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında Bakanlığa bağlı 11 müze ve 9 ören yeri olmak üzere toplam 20 müze ve ören yerinde uygulanacağı belirtildi. Bu kapsamda, T.C. kimlik numarasına sahip Müzekartlı ziyaretçiler, Müzekart geçiş haklarına ek olarak 200 lira ücret karşılığında; Nemrut Ören Yeri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alanya Müzesi, Aspendos Ören Yeri, Patara Ören Yeri, Likya Uygarlıkları Müzesi, Side Ören Yeri, Didim Apollon Tapınağı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Hierapolis Ören Yeri, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Galata Kulesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Efes Ören Yeri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Marmaris Müzesi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Şanlıurfa Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi'ni saat 19.00'dan itibaren belirlenen kapanış saatlerine kadar ziyaret edebilecek. Ahlat Selçuklu Mezarlığı ise ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak.

İzmir, Sağlık Turizminde Yeni Stratejiler Konuşuldu Haber

İzmir, Sağlık Turizminde Yeni Stratejiler Konuşuldu

Bu yıl 19’uncusu gerçekleştirilen TTI İzmir Fuarı’nın kapıları açıldı. Fuarda, Sağlık Turizmi söyleşisinin konuğu olan İZFAŞ Sağlık Sponsoru Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, İzmir’in sağlık turizmi için yeterli alt yapıya sahip olduğunun altını çizerek, "İzmir’deki tüm paydaşlar el ele vererek bir politika içerisine girilmeli. Bunun içinde devletin olması ve İzmir’in sağlık turizminde ön plana çıkaracak stratejilerin birlikte belirlenmesi gerekiyor. Bence hiçbir özel hastane sağlık turizminde bir diğeriyle yarışmaz ya da rakip değildir. Buna bütüncül bakılabildiği müddetçe doğru sonuçlara ulaşılabilir" diye konuştu. Türkiye’nin en büyük uluslararası turizm platformu olan TTI İzmir 2025- 19. Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi ziyarete açıldı. Dünyanın dört bir yanından sağlık profesyonellerinin bir araya geldiği fuarda sektörün önde gelen temsilcileri de TTI Stage sahnesinden değerlendirmelerde bulundu. TTI Stage’in en önemli söyleşi başlıklarından biri de, moderatörlüğünü Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Genel Sekreteri Gökçe Başkaya’nın yaptığı ‘Sağlık Turizmi’ söyleşisi oldu. Söyleşide, Medicana International İzmir Hastanesi Genel Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Özkardeş ve Eşrefpaşa Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Filiz Dağ konuşmacı olarak yer aldı. Sağlıkta güçlü bir İzmir var İzmir’in tarihsel geçmişinin ve bugünkü güçlü alt yapısının sağlık turizminde marka şehir olmasına sağlayabileceğine dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "İzmir’in tarihsel geçmişiyle Asklepion’dan bugüne gelen tarihsel geçmişinin yanı sıra teknolojiyle, uluslararası akreditasyonla, iyi yetişmiş hekimlerle, çok donanımlı hastanelerle çok ciddi bir sağlık alt yapısına ulaştı. İzmir’in sağlık alt yapısıyla ilgili bir problem yok. Bizim burada konuşmamız gereken; sağlık turizminden yola çıkarak bu artılarını turizm için nasıl kullanacağımız. İzmir’in teknik olarak bir dar boğazı var. O da hava köprüsüyle bağlı olduğu destinasyonların yetersiz olması. İzmir, daha çok Kuzey Afrika, eski Balkan devletleri ve Türki cumhuriyetlerden yabancı hasta talebi alıyor. Bu destinasyonlardan uçuş sayılarının gün geçtikçe artması gerekiyor. İzmir’in turizmine değil sağlığına dönük çalışarak, yurtdışı uçuşları sezon dışında aktif tutmamız gerekiyor. Sağlık turizmi kapsamında obezite cerrahisi, liposuction, plastik cerrahi ve diş bölümlerine yabancı hasta geliyor. Onkolojisi çok güçlü, kalp cerrahisi çok güçlü, acil girişimlerinde, yoğun bakımlarında çok güçlü bir İzmir var. O zaman İzmir için düşünmemiz gereken şey; tüm şehir el ele vererek bir politika oluşturmak. Devletin liderliğinde, İzmir’i sağlık turizminde ön plana çıkaracak stratejileri birlikte belirleyip yürümemiz gerekiyor. Konuya bütüncül bakabildiğimiz müddetçe doğru sonuçlara ulaşırız" sözlerini kaydetti. Öte yandan Medicana International İzmir Hastanesi’nin sağlık turizminde hitap ettiği hasta gruplarına değinen Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Bu yıl içinde yaklaşık 20 bin sağlık turizmi hastası ağırladık. Bu hasta sayılarının artması bugünkü toplantının sonuçlarına bağlı. Açalım uçuşları, el ele verelim ve büyütelim diyoruz" dedi. 12 ay turizmin anahtarı Efes’te "Hastanın biletinin kesilmesinden hastaneye getirilmesine, refakatçisinin gezdirilmesine; hasta yakınlarının vakit geçirebilmeleri için özel bir programlar oluşturulmasına kadar sürecin her ayrıntısı düşünülmeli" diyen Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, sözlerine şöyle devam etti: "Alaçatı, Çeşme ve Foça son derece turistik yerlerimiz. Bunları çok iyi kullanmamız gerekiyor. Mesela sağlıklı yaşam için Urla, muhteşem bir yer. Burada sağlıklı yaşam kentleri kurulabilir. Çeşme ve Urla kışın gastronomisiyle yazın deniz turizmiyle son derece kıymetli. Ancak başka bir değer var ki; o da Efes. 12 ay boyunca Efes’in üzerinden sağlık turizmi planlaması yaptığımız zaman kentte yabancı hasta eksik olmaz." Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, istatistiksel olarak yabancı hastaların yüzde 46’sının sağlık turizmi, yüzde 54’ünün turistin sağlığı için hastanelere başvurduğunu ifade etti. Yabancı hastaya yönelik politikaların sağlık turizmi üzerine kurulması gerektiğini kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Remzi Karşı, "Ben özel hastane olarak bir destinasyon açamam ama kamu yetkisiyle sizler açarsınız. Devlet anlaşması yapamam ama siz yaparsınız. Ben de teknolojimle, imkanlarımla hastayı sağaltabilirim. Bu bir bütüncül iş. Hep birlikte el ele verirsek İzmir başarır" diye konuştu. Sağlık kampüsü için çalışıyoruz Doğru yönetmeliklerle şehre doğru yatırımcıyı çekmek gerektiğini söyleyen Oğuz Özkardeşler, "Sağlık turizmi gittiği şehirlerde eğitim ve sağlık yatırımlarıyla iç içe gelişiyor. Sağlık yatırımı çektikçe sağlıkta görev alan profesyonelleri, İzmir’e transfer ettikçe üniversitelerinde geliştiğini göreceğiz. İzmir’in bu konuda potansiyeli iyi bir durumda, yeterki değerlendirelim. İzmir’de sağlık turizmi dediğimiz zaman bilinen güvenilir bir markayı ortaya koymak lazım. Bu imajın dijital platformlarda uluslararası fuarlarda güçlendirilmesi şart. Bunun için de hammaddeye ihtiyaç var. İkincisi de hasta teknik takibinin yapılıyor olması lazım" ifadelerini kullandı. Kentte sağlık kampüsünü hayata geçirmek istediklerini dile getiren Oğuz Özkardeşler, sözlerine şöyle devam etti: "Nasıl serbest bölgeler oluşturuluyorsa sağlık için de bir bölge oluşturulsa doğru yatırımcıları çeker ve sağlık konusunda dünyada daha rekabetçi konumuna geliriz. Sağlık turizminin özel bir bölgede bir araya gelmesi için çalışmalar yapıyoruz." Filiz Dağ ise Eşrefpaşa Hastanesi’nin Türkiye’deki ilk belediye hastanesi olduğunu vurgulayarak, "İzmir’e turist olarak gelenlerin sağlığını korumak gibi bir görevimiz var. Yeni binamız yapıldıktan sonra paydaşlarımızla omuz omuza yürümeye ve belediye ile hastaneler arasında köprü olmaya devam edeceğiz" dedi.

Hacıalioğlu: Atıl Vaziyetteki Yatırımı 6 Ayda Ayağa Kaldıracağız Haber

Hacıalioğlu: Atıl Vaziyetteki Yatırımı 6 Ayda Ayağa Kaldıracağız

Kuşadası Kongre Merkezi (KOMER), bir zamanlar Türkiye’nin en büyük turizm ve kongre yatırımlarından biri olarak lanse edilmişti. TÜRSAB Baş Hukuk Danışmanı İlker Ünsever’in ifadesine göre 10-15 Sene öncesinin rakamıyla yaklaşık 370 milyon TL yatırımın yapıldığı dev yapı çürümeye terk edildi. KOMER Projesi’nin sahipleri yüzde 49,45 ile TÜRSAB LTD.ŞTİ, yüzde 37 DÖSİM (Kültür ve Turizm Bakanlığı kuruluşu), yüzde 6,5 Aydın Özel İdaresi ve yüzde 1,5 oranında da Kuşadası Belediyesi. KOMER’in temeli aslında 1990’lı yılların sonunda atılmış; ancak fizibilite yetersizlikleri nedeniyle rafa kaldırılmış, 2000’li yıllarda Turizm Bakanlığı’nın teşviki ve TÜRSAB’ın girişimleriyle yeniden gündeme gelen proje, kamu kaynaklarının da katkısıyla nihayet 2013 yılında açılmıştı. Yaklaşık 200 turizmci ortak projeye destek vermişti Proje Kaderine Terk Edildi 30 Ekim 2013’te modern yapısı ve teknolojik altyapısıyla hizmete açılan KOMER aradan geçen yıllara rağmen işler hale getirilemedi. Bugün itibarıyla merkezde sular akmıyor, çatısı akıyor, jeneratörleri sökülüp götürülmüş durumda. Projenin büyük bölümünü finanse eden TÜRSAB, inşaat ve işletme süreçlerini üstlenmiş TÜRSAB’ın iki iştiraki üzerinden şekillenmişti. TÜRSAB’ın kendi Youtube kanalında daha önce konuşan TÜRSAB Baş HUKUK Danışmanı İlker Ünsever, TÜRSAB’ın bu projeye o zamanın rakamıyla yaklaşık 150 milyon TL kaynak aktardığını, bu yatırımın kurumun mali yapısını olumsuz etkilediğini söyleyerek en büyük alacaklı olarak da TÜRSAB’ın bulunduğunu açıklamıştı. TÜRSAB’ın resmi sosyal medya hesabında yayınlanan videoya göre Ünsever, projeyi tek başına ayağa kaldıracak gücümüz yok, ortakların yeni kaynak yaratacak potansiyeli yok, projenin kurtarılması için kamu desteği şart diyerek, projeyi işler hale getiremediklerini söylemişti. Hacıalioğlu: “Bağlıkaya Sadece Seyrediyor, TÜRSAB Üyelerinin Kaynakları Boşa Harcandı, Bu Sorunu Çözeceğiz” TÜRSAB Başkan Adayı M. Nezih Hacıalioğlu ise üyelerin parasının sokağa atılamayacağını, Bağlıkaya’nın çözümsüzlükle ilerlediğini ve sadece konuya seyirci kaldığını söyledi. Hacıalioğlu konuyla ilgili şunları söyledi: “KOMER’in finansmanında önemli bir rol oynayan TÜRSAB üyesi meslektaşlarımızın yatırımının buhar olmasını önleyeceğim. Kaynaklarımızın atıl ve kullanılamayan bir yapıya dönüşmüş olması TÜRSAB yönetimi adına utanç vericidir. Kurumlarla sürekli kavga ederek, başkanı olduğu üyelerine bile mesafe koyarak sorunlar çözülmez. Bana göre bu sorunu şimdiye kadar çözememek, yalnızca mali bir kayıp değil; aynı zamanda turizm sektörünü temsil eden en büyük birlik olarak mevcut TÜRSAB yönetiminin ayıbıdır. Biz bu ayıbı düzelteceğiz. Üyelerimizin paralarını buhar eden mevcut yönetimi değiştirdikten sonra, ilk yapacağımız işlerden biri bu projeyi ayağa kaldırmak olacak. Bizler turizmciyiz, sektörün içindeyiz, biz çözemezsek kim çözecek?” ‘Dünya Standartlarındaki KOMER’i Hayata Geçirerek Kuşadası’nı Kongre Turizmine Açacağız’ Nezih Hacıalioğlu KOMER’in en hızlı şekilde hayata geçireceklerini, Kuşadası ve İzmir’in kongre turizmine ciddi katkıda bulunacaklarını hatta Ege’de turizmin kaderini değiştireceğini söyledi. Hacıalioğlu sözlerine şöyle devam etti. “Kuşadası, Türkiye turizminin ilk filizlendiği noktalardan biri olarak, bugün bu güçlü altyapıya yeniden ruh katacak bir fırsatla karşı karşıyadır. Kuşadası Kongre Merkezi, yalnızca bir yapı değil; kış aylarında da bölgedeki tesisleri canlandıracak, destinasyonun dört mevsime yayılmasını sağlayacak bir ekonomik ve kültürel dinamizm potansiyelidir. Fiziki kapasitesi, çok amaçlı salonları ve stratejik konumuyla bu merkez; yalnızca Kuşadası’nı değil, Efes’ten Selçuk’a, Meryem Ana’dan Şirince’ye kadar tüm bölgeyi kapsayan bir çekim alanı oluşturma gücüne sahiptir. Bu kapsamda merkez, yalnızca toplantıların değil, aynı zamanda kültürün, sanatın ve uluslararası iş birliklerinin de buluşma noktası olacaktır. ‘KOMER’i 6 Ay içerisinde Açacağız’ Göreve gelir gelmez Kuşadası Kongre Merkezi’nin anonim şirket yönetim kurulunun ivedilikle toplayarak bir araya getireceğiz. Kuşadası Belediyesi, İl Özel İdaresi, Kuşadası Otelcileri ve Kuşadası Ticaret Odası ile iş birliği yapacağız. Kongre merkezinin satış pazarlama ekipleri ivedilikle çalışmaya başlayacak; altı ay içerisinde de merkez tüm üniteleriyle işler hale gelecektir. Bizler inanıyoruz ki, Kuşadası Kongre Merkezi, sadece Kuşadası’nın değil, Ege turizminin kaderini değiştirecek bir projedir. Ve her zaman söylediğimiz gibi; biz burada, sorunun değil, çözümün ta kendisi olacağız. Her konuda olduğu gibi, Kuşadası Kongre Merkezi’nde de…”

Pamukkale ve Hierapolis’i gece 76 bin kişi ziyaret etti Haber

Pamukkale ve Hierapolis’i gece 76 bin kişi ziyaret etti

Denizli’de geçtiğimiz yıl gece ziyaretlerine açılan Hierapolis Örenyeri ve Pamukkale’yi 76 binin üzerinde ziyaretçinin gezdiği bildirildi. Türkiye’nin eşsiz tarihi mekanlarını ve zengin kültürel miraslarını, gün batımı sonrası bambaşka bir atmosferde ziyaretçilerle buluşturan ve ilk yılında yoğun ilgi gören "Gece Müzeciliği" uygulaması, Haziran ayında yeniden başlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayelerinde hayata geçirilen "Gece Müzeciliği" projesi kapsamında Efes ve Hierapolis’te toplam 450 bin metrekare alanı aydınlatarak gece ziyaretlerine açılmasını sağladı. Bu kapsamda 2024 yılında sorumluluk alanındaki 930 bin metrekarelik Efes Örenyerinin 90 bin metrekaresini, 1 milyon 250 bin metrekarelik Denizli Pamukkale Örenyerinin de 360 bin metrekarelik kısmını aydınlatarak gece müzeciliğine kazandırdı. Uygulama sayesinde, 2024 yılı Nisan – Eylül döneminde her iki örenyerini yaklaşık 350 bin turist gece gezdi. Özellikle yaz aylarında, sıcak nedeniyle buraları gündüz ziyaret edemeyen yerli ve yabancı turistler, her iki örenyerini de saat 23.00’e kadar ziyaret etme imkanı buldu. Proje sayesinde, geçen yıl Efes Örenyerini 260 binden fazla, Denizli Hierapolis Örenyerini ise 76 binin üzerinde ziyaretçinin gece gezdi. 1 Haziran’da Hierapolis, 4 Haziran’da Efes’te yeniden başlayacak Gece Müzeciliği kapsamında bu örenyerlerini ılık yaz akşamları yıldızlar altında gezmek ve unutulmaz bir tarih ve kültür deneyimi yaşamak mümkün olacak.

İngiliz Basınında Seferihisar Övgüsü Haber

İngiliz Basınında Seferihisar Övgüsü

İngiltere’nin en çok okunan gazetelerinden The Sun’ın muhabiri Jessica Lester, Seferihisar’ı ziyaret ederek bölge hakkında kapsamlı bir yazı kaleme aldı. Seferihisar’ı "Türkiye’nin en iyi saklanan sırlarından biri" olarak tanımlayan Lester, bölgenin hem tarihi hem de doğal güzelliklerini vurguladı. Lester yazısında, "Türkiye’yi bildiğinizi düşünebilirsiniz ama size, muhtemelen daha önce duymadığınız gizli bir cevher barındırdığını söylesem ne derdiniz? İzmir’in batısında, sadece yarım saat uzaklıkta, hareketli pazarlar ve büyüleyici koylarla dolu bir bölge bulunuyor: Seferihisar, ülkenin en iyi saklanan sırlarından biri olabilir" dedi. TARİHİ MİRAS VE BÜYÜLEYİCİ DOĞA Lester, "Yüzyıllar öncesine dayanan tarihiyle göz kamaştırıyor ve Meryem Ana’nın yaşadığına inanılan temeller üzerine inşa edilmiş yeniden yapılandırılmış bir ev bu bölgede bulunuyor. Ama Seferihisar sadece tarihi ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkmıyor. Bu huzurlu bölge, içerilere doğru uzanan geniş arazilerde mandalina ağaçları, zeytinlikler ve binlerce yıllık antik kalıntılar arasında keyifli yürüyüşler yapmak için ideal" yorumunda bulundu. Bölgedeki tatil olanaklarına da değinen Lester, Kuşadası ve Seferihisar’dan Yunanistan’ın Samos adasına günlük tekne turlarının düzenlendiğini aktardı. EFES’E KOMŞU BİR CENNET Yazısını, "Tüm bu aktivitelerin yanı sıra, tarih meraklıları bu bölgeyi özellikle sevecektir. Çünkü Seferihisar, Pompeii’den daha büyük ve daha etkileyici olduğu söylenen antik Efes kentine son derece yakın bir konumda bulunuyor. Bölge halkı, bu büyüleyici antik kentin görkeminden büyük bir gurur duyuyor" sözleriyle noktalayan Lester, bölgenin tarih meraklıları için eşsiz bir destinasyon olduğunu vurguladı.

Tarihi Dokular Modaya İlham Oldu Haber

Tarihi Dokular Modaya İlham Oldu

İZMİR (İHA) - İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü son sınıf öğrencileri, Türkiye'nin önemli kültürel miraslarından esinlenerek "Kültürel Mirasın İzinde Moda" projesi kapsamında özgün bir koleksiyon hazırladı. Ayasofya, Efes, Bergama, Troya, Göbeklitepe, Hattuşa, Kapadokya, Mardin-Mor Gabriel, Nemrut Dağı ve Zeugma gibi tarihi mekanlardan ilham alan öğrenciler, bu değerleri modayla buluşturdu. Eğitimlerine İEÜ’de devam eden İranlı öğrenciler de Persepolis ve Tepe Sialk gibi tarihi alanlardan esinlenerek tasarımlar oluşturdu. TASARIM VE TARİH BİR ARADA Genç modacılar, Stüdyo Koordinatörü Doç. Dr. Şölen Kipöz rehberliğinde geliştirdikleri koleksiyonları, özel bir sergide moda ve akademi dünyasının beğenisine sundu. Tasarımlar, tarih, arkeoloji ve sanat gibi farklı disiplinlerin araştırılmasıyla oluşturuldu. Öğrenciler, kültürel mirasın olduğu bölgelere bireysel ziyaretler yaparak gözlem ve fotoğraflarla ilham aldılar. İEÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü 4. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu serginin açılışına Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir, moda tasarımcısı Hatice Gökçe, Ege Giyim Sanayicileri Derneği üyeleri ve akademisyenler katıldı. ÖĞRENCİLERDEN BÜYÜK EMEK İEÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şölen Kipöz, öğrencilerin özverili çalışmalarını överek, "Proje sayesinde öğrencilerimiz, sahip oldukları kültürel mirası moda aracılığıyla keşfetme fırsatı buldu. Konuya büyük bir heyecanla sarılan öğrencilerimiz, kültürel varlıkların olduğu bölgelere kişisel ziyaretler yaptı. Arkeolojik araştırmanın yanı sıra kendi gözlemleri ve fotoğraf arşivleri üzerinden farklı medeniyetlerin tarihsel, kültürel, sembolik ve estetik unsurlarından aldıkları ilhamla moda konseptleri yarattılar. Bu kavramsal çerçeveyi, dört görünümlük çağdaş moda koleksiyonlarına aktardıkları kıyafetlerin yanı sıra tasarım sürecini belgeleyen tasarım kitaplarını ve moda fotoğraf çekimlerini de davetlilere sundular. Ayrıca etkinliğin davetiyesinden serginin kurulumuna ve ikramların hazırlanmasına kadar kendileri sorumluluk alıp ev sahipliği yaptılar. Biz de bu vesileyle stüdyonun yaratıcı çıktılarını ve öğrencilerin heyecanını, moda dünyasından ve akademiden profesyonellerle paylaştık" dedi.

Efes Selçuk'ta Deve Güreşi Festivali Coşkusu Haber

Efes Selçuk'ta Deve Güreşi Festivali Coşkusu

İZMİR (İHA) - İzmir’in Selçuk ilçesinde düzenlenen 43. Uluslararası Efes Selçuk Deve Güreşleri Festivali, sabahın erken saatlerinden itibaren Pamucak Güreş Arenası’nda binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerinden gelen 120 deve, izleyicilere heyecan dolu anlar yaşattı. "GEÇEN SENE BİRDİK, BU SENE BİN OLDUK" Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve diğer ilçe belediye başkanları coşkulu alkışlarla festival alanına giriş yaptı. Başkan Sengel, "Türkiye'nin dört bir yanından gelen, Efes Selçuk Deve güreşlerine kıymet veren değerli misafirler, 43. Uluslararası Efes Selçuk Deve Güreşleri Festivalimize hoş geldiniz. Geçen sene tektim, mikrofonda tek başıma konuşuyordum. Geçen sene birdik, bu sene bin olduk. Nasıl büyük bir şeref anlatamam. Yanımda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cemil Tugay, hemen diğer tarafımızda bütün ilçe belediye başkanları sizler adına onlara hoş geldin diyorum" dedi. Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve duanın ardından başlayan festivalde, cazgır Halil Coşkun’un manileri eşliğinde güreşler yapıldı. Altın Artemis için yarışan pehlivan develer büyük ilgi gördü. Festivale gelenler, yöresel lezzetler, el sanatları ürünleri ve deve sucuğu tezgahlarını gezerek piknik yaptı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise geleneğin bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, "Kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla genciyle hepimizin geçmişten bugüne yaşatmaktan büyük mutluluk duyduğu bu geleneğin bu sene bir parçası olmaktan çok mutluyum. Bir arkadaşımız sordu; 'Her sene gelecek misiniz?' diye. Her sene elbette geleceğim, her sene elbette birlikte olacağız. Bu büyük milletin geleneğiyle göreneğiyle birlik beraberliğinin her zaman bir parçası olacağım, üzerime düşeni de yerine getireceğim. Eğlenceniz bol olsun" dedi. Festival, akşam saatlerine kadar süren eğlencelerle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.