Hava Durumu

#Duygusal Bağ

TOURISMJOURNAL - Duygusal Bağ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duygusal Bağ haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

TAV, Sofya Havalimanı’nda yenilenen Primeclass Lounge’u açtı Haber

TAV, Sofya Havalimanı’nda yenilenen Primeclass Lounge’u açtı

TAV Havalimanları'nın iştiraki TAV İşletme Hizmetleri, Sofya Havalimanı'nın işletmecisi SOF Connect ile işbirliği kapsamında Terminal 2'deki ilk Primeclass Lounge'u hizmete aldı. Toplam 540 metrekare iç alan ve pist manzaralı 450 metrekarelik panoramik terasıyla lounge 222 misafire kadar hizmet verebilecek. Anlaşma kapsamında şirket, Terminal 2'nin ardından Terminal 1'de de bir lounge açacak ve her iki lounge'un işletmesini 2038 yılına kadar üstlenecek. Primeclass Lounge'un açılış törenine, TAV Havalimanları Ticari İşlerden Sorumlu Grup Başkanı ve TAV İşletme Hizmetleri Üst Yöneticisi (CEO) Aude Ferrand, Sofya Büyükelçiliği Müsteşarı Mustafa Kara, Bulgaristan Turizm Bakanı İrena Georgieva, SOF Connect Üst Yöneticisi (CEO) Jesus Caballero ve diğer davetliler katıldı. Primeclass, yenilenen marka kimliğiyle yolcularla buluşurken, bu açılış küresel lounge ağına yayılacak dönüşümün de başlangıcını oluşturuyor. "The Place to Be You" (Kendin Olabileceğin Yer) felsefesiyle yenilenen Primeclass, havalimanı lounge'unu bir bekleme alanı yerine; yolcunun ritmine, ruh haline ve ihtiyaçlarına uyum sağlayan yaşayan bir ortam olarak ele alıyor. TAV Havalimanları Ticari İşlerden Sorumlu Grup Başkanı ve TAV İşletme Hizmetleri CEO'su Aude Ferrand: "Sofya, Primeclass için özel bir öneme sahip-yalnızca ağımızdaki önemli bir destinasyon olmasıyla değil, aynı zamanda yeni vizyonumuzun somutlaştığı başlangıç noktası olmasıyla. Ayrıca Vasil Levski Sofya Airport'un yolcu deneyimine yönelik vizyoner yaklaşımını son derece değerli buluyor, havalimanı misafirperverliğini yeniden tanımlama hedefimizi paylaşan bir iş ortağıyla çalışmaktan memnuniyet duyuyoruz. Sofya Havalimanı'nı bölgede havalimanı deneyiminin geleceğini şekillendiren güçlü bir ortak olarak görüyoruz. Bu açılışla birlikte havalimanı lounge'larının nasıl tasarlandığını, deneyimlendiğini ve hissedildiğini yeniden tanımlıyoruz. Yolcu beklentilerinde yalnızca işlevsel alanlardan duygusal bağ kuran ortamlara doğru bir dönüşüme tanık oluyoruz. TAV İşletme Hizmetleri, olarak misafirperverliği yolculuğun temeline yerleştiriyor; havalimanında geçirilen zamanı anlamlı, deneyim odaklı anlara dönüştürmeye odaklanıyoruz. Sofya bu dönüşümün başlangıç noktası ve bu yaklaşımı global ağımız genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" dedi. Vasil Levski Sofya Havalimanı CEO'su Jess Caballero, " Vasil Levski Sofya Havalimanı olarak, TAV İşletme Hizmetleri ile stratejik işbirliğimizi yeni Primeclass lounge konseptiyle daha da ileri taşımaktan gurur duyuyoruz. Ortak hedefler, güven ve mükemmeliyet anlayışı üzerine kurulu bu işbirliği, bizim için son derece değerli. Primeclass'ın yeni nesil yaşam tarzı konseptine ev sahipliği yapan ilk havalimanı olmak, Sofya'nın hızla gelişen bir Avrupa havacılık merkezi olduğunun güçlü bir göstergesi.Bu adım yalnızca bir lounge açılışı değil; yolcu deneyimini dönüştürme ve Sofya'yı Avrupa'nın ilk 5 yıldızlı bölgesel havalimanı olarak konumlandırma hedefimiz doğrultusunda önemli bir eşik. Sofya'nın bu yeni dönemde referans noktası olmasından gurur duyuyor, işbirliğimizi daha da ileri taşımayı hedefliyoruz" dedi. Yeni Primeclass konsepti, global ölçekte tutarlı ancak yerel olarak anlamlı deneyimler sunma hedefiyle kurgulandı. Sofya'dan başlayan bu yaklaşım, zaman içinde dünya genelindeki Primeclass Lounge'lara yayılacak. Lounge, havayolu yolcuları, sadakat programı üyeleri ve bireysel yolculara hizmet veriyor. Yerel kültürün yansıması Sofya'da yerel kimlik deneyimin merkezinde yer alıyor. Local Artist Wall'da, geometri ve mekânsal algıyı odağına alan çağdaş Bulgar sanatçıların eserleri sergilenirken; gastronomide yerel lezzetler, uluslararası seçeneklerle birlikte sunuluyor.Tüm detaylar, yolculuk boyunca küçük ama anlamlı deneyimler kazandırmayı amaçlıyor. "Haven on Earth" konsepti Sofya Havalimanı'ndaki lounge, misafirlerin sosyal, üretken ve dinlenme ihtiyaçları arasında akıcı geçiş yapabildiği hibrit bir ortam olarak tasarlandı. Bar ve yaşam alanı, yeme-içme bölümü, çalışma alanları, çocuk alanı, dinlenme odası ve terasla çok katmanlı bir deneyim sunuyor. Konsept; Live (Yaşama), Enjoy (Eğlenme), Work (Çalışma), Relax (Dinlenme) ve Play (Oyun) olmak üzere beş deneyim alanı etrafında şekilleniyor. Primeclass'ın uluslararası ve yerel işbirlikleriyle geliştirdiği "Haven on Earth" yaklaşımı, doğal malzemeler ve akıcı tasarım diliyle dengeli bir atmosfer kazandırıyor.

ATF25 PANELLERİNDEN: “MİSAFİRPERVERLİK DNA’MIZDA VAR” Haber

ATF25 PANELLERİNDEN: “MİSAFİRPERVERLİK DNA’MIZDA VAR”

Uluslararası Antalya Turizm Fuarı (ATF25) kapsamında düzenlenen “Sadakatin Şifresi: Misafirperverlik” panelinde, global otel zincirlerinin üst düzey yöneticileri, misafir sadakatinin günümüzde nasıl yeniden tanımlandığını, teknolojinin ve Türk misafirperverliğinin bu süreçteki yerini tartıştı. ATF25'in ikinci günü, Ana Sahne’de gerçekleşen panelin moderatörlüğünü Hospitality Executive Korhan Alşan üstlendi. Konuşmacılar arasında Best Western Director Development Türkiye & OTS BWH Hotels Semih Analı, Hilton Türkiye Geliştirme Direktörü Funda Eratıcı ve Radisson Hotel Group Türkiye Ülke Direktörü (Development & Franchise Services) Baran Türkel yer aldı. Uluslararası Antalya Turizm Fuarı, 22–23–24 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya ANFAŞ Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda ve Kilit Hospitality Group ana partnerliğinde düzenlenen ATF25, bu yıl da turizm sektörünün liderlerini bir araya getirdi. ATF26, 26–27–28 Ekim 2026 tarihlerinde yine Antalya ANFAŞ Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek. Korhan Alşan: “Misafir sadakati artık hislerle ölçülüyor” Panelin moderatörü Korhan Alşan, oturumun açılışında misafir sadakatinin otelcilik sektöründeki stratejik önemine dikkat çekti. Sadakatin yalnızca kart ve puan programlarından ibaret bir kavram olmaktan çıktığını belirten Alşan, “Sadakatin DNA’sı değişti; artık hisler, deneyimler ve sürdürülebilirlik bu sürecin merkezinde” dedi. Alşan, duygusal bağın sadakati şekillendiren en önemli unsur olduğunu vurgulayarak, panelin ilerleyen bölümlerinde somut örnekler, KPI’lar ve case study’ler üzerinden ilerleyeceklerini ifade etti. Baran Türkel: “Eğitimli insan gücü ve hedef odaklı sistem sadakati güçlendiriyor” Radisson Hotel Group Ülke Direktörü Baran Türkel, sadakatin markalar için en büyük gelir kaynağı olduğunu söyledi. Fiziksel konforun ve duygusal bağın yanında, eğitimli insan gücünün fark yarattığını belirtti: “Sadakat, bizim işimizin en önemli faktörlerinden biri. Tekrar tercih edilmek en büyük gelir kaynağımız. Ancak bunu sağlamanın anahtarı eğitimli insan gücü, detaylara dikkat ve doğru hedeflerdir.” Türkel, Radisson otellerinde her tesis için ayrı KPI hedefleri belirlediklerini ve bu metrikleri her ay takip ettiklerini aktardı. Misafir deneyimini ölçümlemek için NPS (Net Promoter Score) sistemini kullandıklarını belirterek şöyle devam etti: “Sadece genel misafir memnuniyeti değil, yıllardır bizimle kalan sadık misafirlerin deneyim skorlarını da ayrı değerlendiriyoruz. Bu skorlar, otellerimizin performansını doğrudan etkileyen en önemli göstergelerden biri.” Funda Eratıcı: “Fiziksel konfor kadar, misafirin kendini özel hissetmesi de kritik” Hilton Türkiye Geliştirme Direktörü Funda Eratıcı, sadakatin iki boyutlu olduğunu söyledi: fiziksel kalite ve duygusal bağ. Eratıcı, Hilton’un global sadakat programı Hilton Honors üzerinden örnek vererek şu bilgileri paylaştı: “Hilton Honors, dünyada 9.000 otelde uygulanıyor ve 226 milyon üyesi var. Bu sistem sayesinde bir misafirin rezervasyonu ne kadar önce yaptığı, odasını nasıl tercih ettiği veya iptal sebeplerine kadar her veriyi analiz edebiliyoruz.” Eratıcı, bu verilerin hem memnuniyet takibinde hem de hizmet geliştirmede kullanıldığını belirtti: “Her ay ‘league table’ dediğimiz sıralamalarla otellerimiz arasında tatlı bir rekabet oluşturuyoruz. Misafir memnuniyet oranı yüksek olan otellerimizden örnek alıyor, düşük olanlara bu iyi uygulamaları aktarıyoruz.” Sadakatin kalıcı olması için misafirin kendini “tanınmış ve değerli” hissetmesi gerektiğini vurgulayan Eratıcı, “Kalite olmazsa olmaz, ama asıl sadakat duygusal bağda oluşur” dedi. Semih Analı: “Duygusal bağın gücünü teknolojiyle artırmalıyız” Best Western Hotels Director of Development Türkiye & OTS BWH Hotels Semih Analı, sadakatin merkezinde duygusal bağın yer aldığını, ancak bu bağın teknolojiyle desteklenmesi gerektiğini söyledi: “Sadakat programımız Best Western Rewards üzerinden misafirlerimizin deneyimlerini ölçüyoruz. Ancak duygusal bağ kurmak istiyorsak, teknolojiyi doğru kullanmalıyız. Misafir ismini önceden öğrenip geldiğinde ismiyle hitap etmek, çocuklarıyla seyahat edenlerin odalarına aileye özel bir dokunuş eklemek gibi küçük detaylar sadakati güçlendiriyor.” Analı, “Teknoloji bir araç, asla amaç olmamalı” diyerek hizmetin samimiyetle sunulmasının önemini vurguladı. Funda Eratıcı: “Türk misafirperverliği DNA’mızda var, ama ölçülü sunmalıyız” Panelin ikinci bölümünde, Türk misafirperverliği kavramı ele alındı. Eratıcı, Türk kültürünün samimiyet, güvenilirlik ve cömertlik gibi değerlerle misafirperverliğin doğal bir yansımasını sunduğunu söyledi: “Bizim DNA’mızda samimiyet var. Bu yüzden Türkiye’deki Hilton otelleri, 9.000 otel arasında misafir memnuniyetinde hep en üst sıralarda. Ancak bu samimiyeti abartmadan, misafirin kültürel sınırlarını da gözeterek sunmamız gerekiyor.” Teknolojinin yüz yüze etkileşimi tamamen ortadan kaldırmaması gerektiğini belirten Eratıcı, “Standart soruları teknolojiyle çözüyoruz ama insani bağları teknolojiye bırakmıyoruz” dedi. Semih Analı: “Misafirperverlik bizde genetik, ama profesyonel platforma taşınmalı” Analı, Türk misafirperverliğinin dünyada bir marka değeri olduğunu ancak sektörün bunu profesyonel düzeyde yeterince kullanamadığını söyledi: “Türk insanı misafiri evinde nasıl ağırlıyorsa, otelinde de aynı içtenlikle ağırlıyor. Bu bizim genetik özelliğimiz. Ancak bunu sektörel düzeyde markalaştırmamız gerekiyor. Türk kahvesi, lokum gibi değerlerimizi birer hizmet enstrümanı haline getirmeliyiz.” Baran Türkel: “Duygusal faktörleri analitik verilerle desteklemeliyiz” Türkel, Türk otelcilik kültürünün duygusal yönünün güçlü olduğunu ancak global rekabette bunu analitik sistemlerle desteklemenin şart olduğunu belirtti: “Türkiye’deki oteller Avrupa’dakilere göre çok daha genç, modern ve standartların üzerinde. Ancak bu fiziksel üstünlüğü, veriye dayalı stratejilerle desteklememiz lazım. Biz Radisson olarak misafir rezervasyonu yapar yapmaz iletişime geçiyoruz. Böylece beklentileri önceden anlayıp, kişiselleştirilmiş hizmet sunabiliyoruz.” Türkel, Radisson’un “pre-arrival communication” sistemiyle misafir memnuniyetini %20’nin üzerinde artırdıklarını söyledi. Teknoloji ve Sadakat Dengesi Panelin üçüncü bölümünde, teknolojinin sadakat yönetimindeki rolü tartışıldı. Semih Analı, teknolojinin bir araç olarak kaldığı sürece faydalı olduğunu, ancak hizmetin “mekanikleşmesi” riskine dikkat çekti: “Eğer teknoloji bir amaç haline gelirse, hospitality ruhunu kaybederiz. Biz hâlâ kartvizit uzatıp iki kelime etmenin değerli olduğuna inanıyoruz.” Baran Türkel, kişiselleştirilmiş deneyimlerin teknolojiyle desteklenmesinin doğru bir denge sağladığını belirtti: “Bugün 60’tan fazla pazarda içeriklerimizi destinasyona göre kişiselleştiriyoruz. Bu strateji, direkt rezervasyon oranını iki kat artırdı.” Funda Eratıcı, Hilton’un kullandığı Kipsu sisteminden örnek vererek, yapay zekânın standart sorulara hızlı yanıt verirken, özel konularda insan etkileşimini koruduğunu açıkladı: “Teknoloji zaman kazandırıyor ama biz o zamanı misafiri daha iyi dinlemek için kullanıyoruz. Hilton’un mottosu net: Biz insanlara hizmet eden insanlarız.” Sürdürülebilirlik ve Yeni Kuşaklar Son bölümde, sadakat ile sürdürülebilirliğin ilişkisi tartışıldı. Baran Türkel, Radisson’un sürdürülebilirlikte sektör öncüsü olduğunu belirtti: “Dünyada ilk onaylı ‘Net Zero Verified’ oteller iki Radisson markasında hizmet veriyor: Manchester City Centre ve Radisson Red Oslo. 2019’dan bu yana karbon ayak izimizi %35 azalttık. Sürdürülebilirlik bizim için bir pazarlama aracı değil, sadakati besleyen bir yatırım.” Funda Eratıcı, sürdürülebilirliğin özellikle genç kuşak misafirler için vazgeçilmez hale geldiğini söyledi: “Z kuşağı artık çevre duyarlılığıyla hareket ediyor. Biz de otellerimizde tek kullanımlık ürünleri kaldırdık, LED aydınlatma sistemine geçtik, gıda atıklarını ölçümlüyoruz. Bu sadece trend değil, sorumluluk.” Semih Analı ise sürdürülebilirliğin “daha yaşanabilir bir dünya için” yapılması gerektiğini belirtti: “Sürdürülebilirlik, misafir çekmek için değil, gelecek nesiller için yapılmalı. Ancak bunu içtenlikle yapan markalar zaten sadakati doğal olarak kazanıyor.” Analı, kültürel farklılıkların hizmet anlayışına etkisine de değindi: “Alman misafir direkt konuşmayı, Fransız misafir ise zarif hitabı sever. Kültürel farklılıkları anlayıp hizmeti buna göre uyarlamak, sadakatin en insani yoludur.” Misafirperverlik, Sadakatin Evrensel Dili Panelin kapanışında Korhan Alşan, tüm konuşmacılara teşekkür ederek şu sözlerle oturumu sonlandırdı: “Türk misafirperverliği, dünyada benzeri olmayan bir güç. Bu değeri teknolojiyle, sürdürülebilirlikle ve samimiyetle harmanladığımızda turizmde yeni bir döneme gireceğiz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.