Hava Durumu

#Dünya Seyahat Ve Turizm Konseyi

TOURISMJOURNAL - Dünya Seyahat Ve Turizm Konseyi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Seyahat Ve Turizm Konseyi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu turizmi krizde: 40 milyar euroluk kayıp bekleniyor Haber

Orta Doğu turizmi krizde: 40 milyar euroluk kayıp bekleniyor

Orta Doğu ve Körfez bölgesinde tırmanan gerilim, turizm sektörünü derin bir krizin eşiğine getirdi. ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma riskinin artması, bölgedeki seyahat trafiğini durma noktasına getirirken milyarlarca euroluk bir ekonomik kayıp beklentisini de beraberinde getirdi. Birçok hükümet; İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi ülkeler için "zorunlu olmayan haller dışında seyahat etmeyin" uyarısında bulunurken, bölgedeki hava sahasının büyük bir koridoru kapalı kalmaya devam ediyor. Dubai ve Doha gibi popüler turizm merkezlerinde bulunan yolcular, sınırlı sayıdaki tahliye uçuşlarıyla evlerine dönmeye çalışıyor. Pazartesi günü konuyla ilgili açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki harekatın dört ila beş hafta sürmesinin öngörüldüğünü ancak bu sürecin "çok daha uzun sürebileceğini" belirtti. Ziyaretçi sayısında 30 milyonluk düşüş bekleniyor Yükselen tansiyon, son dönemde Orta Doğu ve Körfez'de ivme kazanan turizm hamlesini sekteye uğratacak gibi görünüyor. Orta Doğu Seyahat İttifakı (Middle East Travel Alliance) Pazarlama Müdürü İbrahim Khaled, Euronews Travel'a yaptığı açıklamada, bölgedeki yeni yatırımlarla birlikte her yıl istikrarlı bir büyüme yakaladıklarını, özellikle 2019'da kapılarını turizme açan Suudi Arabistan'ın en heyecan verici destinasyon olduğunu belirtti. Ancak Khaled, son olayların bu büyümeyi bıçak gibi kestiğini ifade ederek, "Uçuş yasaklı listeler nedeniyle çok sayıda iptal alıyoruz. Belirli bölgelere yapılan tüm seyahatler şu an askıda," dedi. Tourism Economics tarafından hazırlanan yeni bir rapor da bu karamsar tabloyu destekliyor. Kurumun Küresel Tahmin Direktörü Helen McDermott ve Kıdemli Ekonomist Jessie Smith, "Çatışma nedeniyle 2026 yılında Orta Doğu'ya gelen ziyaretçi sayısının yıllık bazda yüzde 11 ila yüzde 27 oranında düşebileceğini tahmin ediyoruz. Oysa aralık ayı öngörümüz yüzde 13'lük bir büyüme yönündeydi," açıklamasında bulundu. Bu veriler, bölge için 23 ila 38 milyon daha az turist ve 34 milyar ile 56 milyar dolar (yaklaşık 29 milyar - 48 milyar euro) arasında bir harcama kaybı anlamına geliyor. Uzmanlar, bu çatışmanın turizm talebi üzerindeki etkisinin, geçen yılki gerilimlerden çok daha büyük olacağını vurguluyor. En büyük darbeyi Körfez ülkeleri alacak Tourism Economics raporuna göre, en büyük hacimli kayıpları Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri yaşayacak. Daha önce "güvenli ve istikrarlı" imajıyla turist çeken BAE ve Suudi Arabistan, uluslararası ziyaretçi hacmi ve hava yolu bağlantısına olan yoğun bağımlılıkları nedeniyle en savunmasız ülkeler olarak öne çıkıyor. Kara yoluyla girişlerin toplam varışlar içinde önemli bir pay tuttuğu Katar (yüzde 32) ve Bahreyn (yüzde 74) gibi ülkelerin ise oransal olarak daha az etkilenmesi bekleniyor. Ancak İran'ın bölge geneline yayılan misilleme saldırıları, güvenlik algısını tüm Körfez ülkeleri nezdinde zayıflatıyor. Öte yandan, dünya genelindeki uluslararası aktarma faaliyetlerinin yaklaşık %14'ünün gerçekleştiği Orta Doğu havalimanlarındaki aksamalar, küresel bir zincirleme etki yaratıyor. Özellikle Avrupa ile Asya-Pasifik arasındaki ana rotaların bu durumdan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor. Sektör "dayanıklılığa" güveniyor Mevcut tablonun ciddiyetine rağmen, sektör temsilcileri uzun vadeli bir çöküş beklemiyor. İbrahim Khaled, Orta Doğu'nun her zaman dirençli bir pazar olduğunu ve istikrar sağlandığında talebin hızla geri döneceğini savunuyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara da benzer bir görüş paylaşarak, "Seyahat ve turizm sektörü, küresel zorluklar karşısında dayanıklılığını her zaman kanıtlamıştır. Sektör, belirsizlik dönemlerinde sorumlulukla hareket etmeye ve uyum sağlamaya devam ediyor," dedi.

TIF 2026, İstanbul’da Turizm Yatırımlarını Buluşturacak Haber

TIF 2026, İstanbul’da Turizm Yatırımlarını Buluşturacak

Turizm yatırımlarının en önemli uluslararası platformlarından biri olan Tourism Investment Forum (Turizm Yatırım Forumu) – TIF 2026, 10–11 Şubat 2026 tarihlerinde İstanbul'daki Four Seasons Hotel Bosphorus'ta düzenlenecek. Forum, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi'nin (WTTC) üyesi olan Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği'nin (TTYD) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. İlk kez 2020 yılında düzenlenen Turizm Yatırım Forumu'ndan bu yana Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nin desteğini alan organizasyon, 2026 yılında ise ilk kez Türkiye İş Bankası'nın ana sponsorluğunda hayata geçirilecek. TIF 2026, küresel turizm sektörünün önde gelen yatırımcılarını, finans kuruluşlarını ve karar vericilerini İstanbul'da buluşturacak. Kapsamı, yarattığı etki ve katılımcı profiliyle Türk ve dünya turizmi açısından önemli bir referans noktası haline gelen forumda, iki gün boyunca yaklaşık 30 oturum düzenlenecek. Etkinlikte 100'ün üzerinde konuşmacı ve 1.500'ü aşkın üst düzey katılımcının yer alması bekleniyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) raporlarına göre 2025 yılında 11,7 trilyon dolara ulaşan ve 2035'te 16,5 trilyon dolara çıkması beklenen küresel turizm ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirecek olan TIF 2026, yatırımcılar, bankalar, fonlar, küresel otel markaları, uluslararası düşünce liderleri, teknoloji yenilikçileri ve gayrimenkul geliştirme şirketleri için Türkiye'deki yatırım fırsatlarını yakından inceleme imkanı sunacak. Forumda, turizm ve seyahat yatırımlarının geleceğini şekillendirecek stratejiler ele alınacak. Finans, yeni yatırım trendleri, lüks ve yaşam tarzı markaları, kültür ve sanat, sağlıklı yaşam ve medikal turizm gibi başlıklar, TIF 2026'nın ana gündem maddeleri arasında yer alacak

Dubai’deki Arabian Travel Market’te Sürdürülebilir Turizm Öne Çıktı! Haber

Dubai’deki Arabian Travel Market’te Sürdürülebilir Turizm Öne Çıktı!

Dünya turizmi, 28 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında 35’inci kez Dubai’deki Arabian Travel Market’te (ATM) buluştu. 166 ülkeden toplamda 55 bini aşkın seyahat endüstrisi liderinin katılımıyla Ortadoğu’nun en büyük turizm fuarı olarak bilinen ATM, önceki yıla kıyasla yüzde 16’lık katılım artışına tanık oldu. Türkiye’den de rekor katılımın gerçekleştiği ATM’de bu yılın teması ise ‘Küresel Seyahat: Gelişmiş Bağlantılarla Yarınların Turizmini Geliştirmek’ oldu. Evet bu yıl Orta Doğu’nun en büyük turizm fuarı olan ATM’de ‘yarınların turizmi’ konuşuldu. Neden mi? Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTCC) verilerine göre, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 11’I turizm faaliyetlerinden kaynaklanıyor. 2050 yılına gelindiğinde ise bu oranın iki katına çıkması, yani yüzde 22’ye ulaşması bekleniyor. Hedef: En sürdürülebilir şehirlerden biri olmak Diğer yandan bacasız sanayi olarak da bilinen turizm sektörü, ülkelerin ekonomik girdilerinin de önemli kısmını oluşturuyor. 2024 yılı verilerine göre Birleşik Arap Emirlikleri’nin turizm geliri 12.3 milyar dolar idi. Buna paralel olarak Dubai Uluslararası Havalimanı, 92.3 milyon yolcuya hizmet vererek tüm zamanların rekorunu kırmayı başardı. Yani eldeki veriler gösteriyor ki turizm olmadan, gelecekten söz etmek mümkün değil. Fakat sürdürülebilir turizm için yarınların turizminin geliştirilmesi kritik öneme sahip. Dubai de sahip olduğu zenginlik ve teknoloji gücüyle, sürdürülebilir turizm konusunda tüm dünyaya öncülük edecek birçok yeniliğe sahip. Sürdürülebilirlik ve çevresel sorumluluk konularında önemli yatırımlara imza atan Dubai hükümeti, 2015 yılında ortaya bir hedef koyuyor. Buna göre 2050 yılında dünyanın en sürdürülebilir şehirleri arasında yer alınması amaçlanıyor. Peki bu uğurda neler yapılıyor? Dubai Ekonomi ve Turizm Ofisi’nin davetlisi olarak katıldığım ATM fuarında, Dubai Ekonomi ve Turizm Ofisi (DCTCM) CEO’su Issam Kazim’e sürdürülebilirlik alanında neler yaptıklarını sordum. Veliaht Prensi Şeyh Hamdan’ın girişimiyle ‘Dubai Yapabilir’ (Dubai Can) projesini başlattıklarını belirten Issam Kazim, “Bu ismin iki anlamı vardı: Biri, Dubai’nin bir şeyi yapabileceğine dair bir tutum, diğeri ise tek kullanımlık plastik şişeleri kaldırma amacımızdı. Bu noktada yeniden doldurulabilir şişelerin kullanılmasını sağlamak istedik. Ve kamu ve özel sektör iş birliğiyle şehir genelinde su dolum istasyonları sponsorluğu üstlenildi” dedi. Plastik kullanımı azaldı Plastik şişeleri kaldırma girişimine otelleri de dahil ettiklerinin bilgisini veren Kazim, “Artık otellerde plastik şişe yerine, cam şişeler veriliyor. Bu şişeleri dilerseniz konaklamanız boyunca dolum istasyonlarında kullanabiliyor, dilerseniz de hatıra olarak saklayabiliyorsunuz. Hatta bazı oteller, şişeleri kamyonla taşımak yerine kendi otel bünyelerinde dolum tesisi kurdular. Tek kullanımlık plastiklerin kullanımını önemli ölçüde azaltmamızı sağlayan bu uygulama- nın son derece başarılı olduğunu söyleyebilirim” diye ekledi. 600 kilometrekarelik alan Dubai Yapabilir girişiminin bir uzantısı olarak geçen yıl Dubai Resifi’ni (Dubai Reef ) başlattıklarını söyleyen Issam Kazim, “Dubai Resifi ile 20 bin adet özel yapım resif modülü oluşturulması amaçlanıyor. Bu dev yapılar, çevre dostu olacak şekilde tasarlandı. Daha ilk aşamada bile deniz yaşamının bu resiflere yerleşmeye başladığını gördük. Bu girişimle 400 bin metreküp resif oluşturulacak ve bu Dubai sularında toplam 600 kilometrekarelik bir alanı kapsayacak. Bu da deniz yaşamının yapısını ve ekosistemini gerçekten değiştirecek büyüklük demek oluyor” dedi. Ekstra çabaya sertifika Asıl hedeflerden birinin de havadaki karbonu azaltmak olduğunun altını çizen Kazim, “Yeni inşaatlara, özellikle otellere yönelik sıkı sürdürülebilirlik standartları getirdik. Çevreye daha duyarlı binalar inşa edilmesini sağlıyoruz. Ekstra çaba gösteren otellere “Platin Sertifika” veriyoruz. Eski otellere ise bu dönüşüm için zaman tanıyor ve süreci destekliyoruz. Geçen yıl, bu konuda önemli adımlar atan 150’den fazla oteli ödüllendirdik” bilgisini verdi. Porsche hızı Dubai güneşi ile birleşti Porsche’nin elektrikli araçlarının tanıtımı amaçlı yürütülen kampanya için Dubai’nin seçildiğini belirten Dubai Ekonomi ve Turizm Ofisi CEO’su Issam Kazim, “İş birliği yaptık ve çekimleri Muhammed bin Raşid Al Maktoum Güneş Enerjisi Parkı’nda gerçekleştirdik. Bu bizim için büyük bir girişim ve enerji bağımsızlığı yolunda da önemli adım oldu” dedi. Emisyonların yarısı %1’lik kesime ait ATM'deki 'Teknolojinin Sürdürülebilir Turizmdeki Rolü' oturumunda konuşan Mabrian Teknolojileri Pazarlama ve İletişim Müdürü Carlos Cendra, “Dünya nüfusunun yüzde 80’i hayatında hiç uçağa binmemiş durumda. Buna karşılık, en çok seyahat eden yüzde 1’lik kesim, küresel havacılık kaynaklı emisyonların yüzde 50’sinden sorumlu. Bu bağlamda daha adil ve dengeli bir yaklaşımın gerekliliği açıkça ortaya çıkıyor” dedi.

Çin’in Turizm Sektörü: 2025’te Rekor Harcama Beklentisi Haber

Çin’in Turizm Sektörü: 2025’te Rekor Harcama Beklentisi

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkanı Julia Simpson, Çin'in turizm sektöründeki olumlu gelişmeleri ve ülkenin küresel seyahat pazarına katkısının artacağını açıkladı. Yeni vize politikası ile yabancı turistlerin harcamalarının 2025'te 2,1 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. CENEVRE, 2 Mayıs (Xinhua) -- Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Başkanı ve CEO'su Julia Simpson, Çin'in turizm sektörünün görünümünün olumlu olduğunu, küresel seyahat ve turizm pazarına olan katkısının da artmasının beklendiğini söyledi. Simpson, kısa süre önce Xinhua'ya verdiği demeçte "Çin konusunda çok iyimser olduğunu çünkü ülkenin tüm doğru adımları attığını" belirtti. Simpson, "Çin hükümeti, yabancı turistlere daha iyi hizmet verebilmek için yeni bir vize uygulaması başlattı. Bu yeni vize politikası çok faydalı olacak. Çin, pandemiden sonra çok iyi performans sergiledi" dedi. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi, Çin'in yeniden toparlanmasının da etkisiyle bu yıl küresel seyahat ve turizmde güçlü büyüme öngörüyor. Konseyin 2025 Ekonomik Etki Araştırması raporuna göre yabancı turistlerin yaptıkları harcamaların 2025 yılında 2,1 trilyon ABD doları gibi rekor bir seviyeye ulaşması bekleniyor. Bu tutar, bir önceki en yüksek harcama tutarı olan 2019'yılındaki 1,9 trilyon ABD dolarına göre 164 milyar ABD doları tutarında bir artışa işaret ediyor. 2025 yılında seyahat ve turizmin, küresel ekonomiye katkısının tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 11,7 trilyon ABD dolarına çıkarak küresel gayrisafi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yüzde 10,3'ünü oluşturacağı tahmin ediliyor. Raporda Çin'e giden yabancı turistlerin harcamalarının geçen yıl pandemi öncesi seviyeyi aştığı da ifade edildi. Simpson, "Çin pazarının, biraz sakin geçen dönemin ardından yeniden toparlanacağına güvenim tam. 2025 rakamlarından oldukça eminim, çünkü bunlar zaten belli oldu. Çoğu insan yapacakları ana yıllık tatili çoktan planlamış, hatta ödemesini de yapmış durumda. Ayrıca birçok iş konferansı düzenleniyor. Öngörülerde bulunmak yerine bekleyip görmemiz gerekiyor" dedi. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi, seyahat ve turizm sektörünün 2035 yılına kadar küresel ekonomiye 16,5 trilyon ABD doları katkıda bulunacağını ve küresel GSYİH'nin yüzde 11,5'ini oluşturacağını tahmin ediyor. Bu görünümde ABD'nin gümrük vergisi önlemlerinin küresel turizm üzerindeki kısmi etkisini de dikkate aldıklarını belirten Simpson, "Bu rakamları Oxford Economics ile birlikte hazırlarken, gümrük vergilerinin etkisini de bir dereceye kadar göz önünde bulundurduk" dedi.

Antalya sürdürülebilir turizmin yeni lideri oluyor Haber

Antalya sürdürülebilir turizmin yeni lideri oluyor

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı Julia Simpson ile turizmin geleceğini ele aldı. Başkan Muhittin Böcek, Antalya'nın küresel ölçekte sürdürülebilir turizmin öncü şehirlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyledi. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO'su Julia Simpson ve Coral Travel Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş'ı makamında ağırladı. Başkan Muhittin Böcek ile WTTC Başkanı Julia Simpson arasında gerçekleşen buluşmada turizmin geleceği ve Antalya'nın bu gelecekteki stratejik konumu ele alındı. Başkan Muhittin Böcek, WTTC'nin davetiyle 28-29 Eylül 2025 tarihlerinde Roma'da düzenlenecek Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Zirvesi'nde Antalya'yı temsilen bir sunum gerçekleştirecek. Muhittin Böcek'in Roma'da yapacağı sunum ile Antalya'nın küresel turizm politikalarına yön veren şehirler arasına adını yazdırması için fırsat olarak değerlendiriliyor. WTTC ile önemli iş birliği projeleri Başkan Muhittin Böcek, WTTC iş birliğiyle önemli çalışmalar yapacaklarını belirtti. Başkan Böcek, "Yeşil etkinlik takvimi ile çevreci etkinliklerin desteklenmesi, dijital turizm platformu kurulumu ile ziyaretçi deneyiminin süreç boyunca sürdürülebilir ve yenilikçi hâle getirilmesi, kadın girişimciliği ve yerel kültür eksenli projelerle toplumsal kapsayıcılığın artırılması ve WTTC Akdeniz Bölge Ofisi'nin Antalya'da açılması için girişimlerde bulunulması adına çalışmalar yapacağız" dedi. Ekonomik verileri paylaştı WTTC Başkanı Julia Simpson, Antalya'ya özellikle Başkan Muhittin Böcek ile görüşmek için geldiğini belirterek, Antalya'nın sürdürülebilir turizmde sergilediği vizyonun dikkat çekici olduğunu ifade etti. Ayrıca, WTTC'nin Türkiye turizmi hakkında güncel ekonomik öngörülerini de paylaştı. Julia Simpson, "Önümüzdeki dönemde turizmin Türkiye ekonomisine 5,2 trilyon TL katkı sağlamasını bekliyoruz. Bu rakam Türkiye ekonomisinin yaklaşık yüzde 12'sine karşılık geliyor ve 3,3 milyon kişilik istihdam potansiyeli taşıyor. Türkiye'nin güçlü bir şekilde büyüdüğünü görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, WTTC Başkanı Julia Simpson ile bir süre görüşerek, ziyaret anısına hediye takdim etti.

Türkiye Turizmde Pandemi Sonrası En Hızlı Toparlanan Ülke Oldu Haber

Türkiye Turizmde Pandemi Sonrası En Hızlı Toparlanan Ülke Oldu

Pandemi sonrası turizm sektöründe en hızlı toparlanan ülkeler Türkiye ve Brezilya oldu. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi Üyelikler ve Birlikler Bölüm Başkanı Adolfo Reyes, küresel turizmin önümüzdeki 10 yılda 16 trilyon dolara ulaşacağını ve sektörde 449 milyon kişinin istihdam edileceğini belirtti. Reyes, Türkiye’nin organizasyonlarda güçlü bir şekilde temsil edildiğini vurguladı. 8. İSTANBUL EKONOMİ ZİRVESİ’NDE GÜNDEM YAPAY ZEKÂ VE TURİZM Türkiye’den ve dünyadan iş liderlerini, akademisyenleri ve bürokratları bir araya getiren 8. İstanbul Ekonomi Zirvesi, "Yapay Zekâ ve Ekonomi" temasıyla gerçekleştirildi. Azerbaycan, ABD, BAE, Hindistan, İsviçre ve Fransa gibi 20’den fazla ülkeden temsilcinin katıldığı etkinlikte, bin 500’den fazla ziyaretçi ağırlandı. Zirve kapsamında yapay zekânın otomasyon süreçlerinde 300 milyon çalışanın işini dönüştürebileceği konuşuldu. İstanbul Ekonomi Zirvesi Yönetim Kurulu Başkan Vekili Kaan Saltık, küresel yapay zekâ pazarının 2023’te 515 milyar dolara ulaştığını ve 2030’da bu rakamın 2 trilyon dolara çıkacağını belirtti. Türkiye’de 2000 yılında sadece 5 yapay zekâ firması varken, bu rakam 2024’te bin 195’e yükseldi. Randstand'ın 2024 İnsan Kaynakları Trendleri Raporu'na göre, Türk kurumlarının yüzde 37’sinin yapay zekâ kullanımını desteklediği ve genişletmeyi planladığı vurgulandı. DİJİTALLEŞME VE MOBİL GEZGİNLERİN YÜKSELİŞİ Euromonitor Seyahat ve Turizm Araştırmaları Bölüm Başkanı Caroline Bremner, dünya turizminin pandemi sonrası toparlanarak yeni rekorlar kırdığını açıkladı. Bremner, çevrim içi penetrasyon oranının yüzde 69’a ulaştığını ve bu oranın 2029’da yüzde 73’e çıkacağını belirtti. Mobil gezginlerin konfor odaklı olduğunu söyleyen Bremner, bu grubun yüzde 42’sinin sesli asistan kullandığını, yüzde 22’sinin ise parmağına mikroçip yaptırmaya niyetli olduğunu vurguladı. Dijital çözümler en çok Kuzey Amerika, Yeni Zelanda ve Çin’de yaygın olarak kullanılıyor. YAPAY ZEKÂ, TURİZMDE 449 MİLYONLUK İSTİHDAM OLUŞTURACAK Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nden Adolfo Reyes, yapay zekânın bazı meslekleri dönüştürürken, turizm sektöründe önemli fırsatlar yaratacağını belirtti. Reyes’e göre, Türkiye ve Brezilya pandemi sonrası turizmde en hızlı toparlanan ülkeler oldu. Gelecek 10 yılda turizm sektörünün global ekonomiye 16 trilyon dolarlık katkı yapması ve 449 milyon kişilik istihdam oluşturması bekleniyor. Azerbaycan Ekonomi Bakan Yardımcısı Elnur Aliyev ise yapay zekâya yaptıkları yatırımlarla 2040 yılına kadar 40 milyar dolarlık ekonomik değer yaratmayı hedeflediklerini söyledi. Yapay zekânın iş gücü istikrarını koruyarak verimliliği artıracağını belirten Aliyev, bu teknolojinin stratejik öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti. Küresel ekonominin ve turizmin geleceğinde yapay zekâ ve dijitalleşme önemli rol oynuyor. Türkiye ve Brezilya’nın turizmdeki hızlı toparlanması, dijitalleşme ve inovasyon odaklı yatırımların önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Turizmdeki bu dijital dönüşüm, iş gücünde dönüşümü ve yeni fırsatları beraberinde getiriyor.

TTYD Başkanı Oya Narin: Haber

TTYD Başkanı Oya Narin: "Üçüncü Turizm Hamlesine Hazırız!"

Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TTYD) bu yıl dördüncüsünü düzenlediği Turizm Yatırım Forumu (TIF 2024), Hotel Raffles İstanbul’da başladı. Açılış konuşmasını yapan TTYD Başkanı Oya Narin, etkinliğin ulusal ve uluslararası turizm sektörünün geleceği için önemli bir platform haline geldiğini vurguladı. Narin, "2020 yılında başlattığımız Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi stratejik ortaklığıyla hayata geçirdiğimiz Turizm Yatırım Forumu etkinliğimiz, TIF 2024’e hoş geldiniz. Bugün, yaklaşık 1000 Türk ve uluslararası üst düzey yöneticiyi ağırlıyoruz. Forumumuz, Türk turizmini uluslararası alanda daha güçlü bir konuma taşımak ve sektörde yeni yatırımları teşvik etmek için önemli bir platform haline geldi. Bu platformun, Türkiye’yi küresel turizm yatırımlarında lider yapacağına inanıyoruz" dedi. TÜRK TURİZMİ VE KÜRESEL EKONOMİYE KATKISI WTTC’nin raporlarına göre, turizm ve seyahat sektörü 2023’te 9,5 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştı ve bu rakamın 2033’te 15,5 trilyon dolara çıkması bekleniyor. Narin, Türk turizminin bu büyümede önemli bir role sahip olduğunu belirtti. 2023’te Türkiye, 57 milyon turisti ağırlayarak 56 milyar dolar gelir elde etti ve turizmiyle dünya çapında ilk beş destinasyon arasında yer aldı. İstanbul ve Antalya’nın ziyaretçi sayılarına dikkat çeken Narin, bu başarıların turizm sektöründeki dirençlilik ve kararlılık sayesinde elde edildiğini söyledi. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE: TÜRK TURİZMİNİN İKİ BÜYÜK HAMLESİ Türk turizminin ilk büyük hamlesi, 1980’lerde Turizm Teşvik Kanunu’yla başladı. Yatak kapasitesinin artırılmasına odaklanan bu süreç, Türkiye’yi 50 bin yataktan 2 milyon yatağa ulaştırdı. İkinci hamle ise 2000-2023 yılları arasında altyapı projeleri ve tanıtım çalışmalarıyla gerçekleşti. Narin, Türkiye’nin dört mevsimde turizm imkanları sunduğunu vurgulayarak, ülkemizin iklimi, doğal ve tarihi güzellikleriyle rakipsiz olduğunu ifade etti. ÜÇÜNCÜ HAMLENİN VİZYONU VE STRATEJİLERİ 2023-2033 ve 2050 arasında gerçekleştirilecek üçüncü turizm hamlesiyle Türkiye’nin küresel turizmdeki lider konumunun korunacağını belirten Narin, bu süreçte stratejik planlamanın ve markalaşmanın önemine dikkat çekti. Yeni dönemde: Kapasite kullanımının artırılması, 365 gün turizm hedefiyle Anadolu’ya yaygınlaştırılması, Deniz turizmi imkanlarının genişletilmesi, Sağlık turizmi gibi çeşitli etkinliklerin artırılması planlanıyor. YATIRIMCILAR İÇİN TÜRKİYE’DE BÜYÜK FIRSATLAR Narin, yeni turizm ihtisas bölgelerinin yaratılmasıyla hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için cazip fırsatlar sunulacağını söyledi. Küresel yatırım fonlarını ve turizm sektörünün önde gelen markalarını Türkiye’ye davet eden Narin, Cumhuriyet’in 101. yılında Türkiye’nin turizmdeki başarı hikayesini daha da güçlendireceklerini ifade etti. Konuşmasını, "Cumhuriyetimizin 101. yılında, Türkiye’nin turizmdeki başarı hikayesini Cumhuriyet ilkelerinde ve kurucumuz Atatürk’ün gösterdiği yolda ilerleyerek çabalarımızla hep birlikte geliştireceğimizi ifade etmek istiyorum ve bu forumun geleceğe ışık tutmasını temenni ediyorum" sözleriyle tamamladı.

Küresel Turizm Yatırımcıları İstanbul’da Buluşuyor Haber

Küresel Turizm Yatırımcıları İstanbul’da Buluşuyor

İSTANBUL (İHA) - Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) tarafından organize edilen Turizm Yatırım Forumu 2024, 26-27 Kasım tarihlerinde İstanbul'da "Destination Future Türkiye" temasıyla düzenlenecek. Forum hakkında yapılan açıklamada, Türkiye’nin küresel turizm pazarındaki güçlü büyüme potansiyelinden yararlanma fırsatına dikkat çekildi. TTYD’nin düzenlediği etkinliğin bilgilendirme toplantısında, Dernek Başkanı Oya Narin, 2023 yılında Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi tarafından açıklanan verilere göre, turizm ve seyahat sektörünün doğrudan ve dolaylı katkısının 9,5 trilyon dolar olduğunu belirtti. Bu rakam, küresel Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 9,1'ine tekabül ediyor. Narin, ayrıca 2033 yılına kadar turizmin ekonomiye olan katkısının 15,5 trilyon dolara çıkmasının ve küresel GSYH’nin yüzde 11'ini oluşturmasının öngörüldüğünü aktardı. Ayrıca, bu on yıl içerisinde sektörün yarattığı istihdamın 100 milyon kişi artarak 430 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Narin, gelecek 10 yılda turizm sektörüne yapılacak 75 milyar dolarlık yatırımla, 1 trilyon dolarlık turizm geliri elde edilmesinin hesaplandığını belirtti. Özellikle salgın sonrası yerli turizm yatırımlarında önemli bir hareketlilik yaşandığını ifade eden Narin, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) yatırımlarına hızla devam ettiğini ve Asya pazarının gelişmeye devam ettiğini vurguladı. Narin, Çin ve Hindistan gibi büyük nüfuslu ülkelerden gelen turizm potansiyeliyle birlikte, turizmin 12 aya yayılmasının mümkün olacağını ve bu trendin sürekli olarak yukarıya doğru gideceğini söyledi. FORUMA ÖZEL MOBİL UYGULAMA Bu yıl 4'üncüsü düzenlenecek olan forum, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) stratejik ortaklığında gerçekleştirilecek. Forumda, 26 farklı oturumda yaklaşık 90 üst düzey isim, seyahat ve turizm yatırımlarıyla ilgili geleceğe dair stratejiler, dönüşüm süreçleri, kültür, sanat, eğlence, sağlıklı yaşam ve medikal turizm gibi birçok konuya değinecek. Ayrıca, TIF 2024 için özel olarak tasarlanan bir uygulama ile katılımcılar, programın detaylarına ulaşabilecek ve diğer katılımcılarla doğrudan iletişim kurarak toplantılar düzenleyebilecek.

Pandemi Sonrası Seyahat ve Turizmde Kadınlar ve Gençlerin İstihdamı Haber

Pandemi Sonrası Seyahat ve Turizmde Kadınlar ve Gençlerin İstihdamı

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi, Suudi Arabistan Krallığı Turizm Bakanlığı iş birliğiyle, pandemi döneminin küresel Seyahat ve Turizm sektöründeki kadın ve genç istihdamı üzerindeki etkisini ortaya koyan yeni bir rapor yayımladı. Pandemi sırasında, Seyahat ve Turizm alanında çalışan yaklaşık 70 milyon kişi işini kaybetti. Ancak kadınlar ve gençler, rollerinin büyük ölçüde konaklama ve gıda hizmetleri gibi en çok etkilenen alanlarda olması nedeniyle orantısız bir şekilde etkilendi. Sektör genel olarak güçlü bir toparlanma yaşarken, “Seyahat ve Turizm İstihdamında Sosyal Eğilimler” raporu, 2022’de sektörde 42 milyon kadının ve 16 milyon genç çalışanın istihdam edildiğini buldu. Bu rakamlar, 2019’da sektörde desteklenen 48,4 milyon kadının ( azalma) ve neredeyse 19 milyon genç çalışanın ( azalma) oldukça altındadır. Sektör, temsili azınlık gruplar için önemli bir istihdam kaynağı olmaya devam etse de, rapor, kapsayıcı ve adil bir toparlanmayı sağlamak için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini vurguluyor. 2019’dan 2022’ye kadar 185 ekonomi arasında istihdam eğilimlerini inceleyen rapor, sektörün kapsayıcı ekonomik büyüme ve sosyal ilerlemenin anahtar sürücüsü olma potansiyelini vurguluyor. Bu zorluklardan ders çıkarmamız ve bu grupların gelecekteki krizlerde orantısız bir şekilde etkilenmelerini önlemek için önlemler almamız kritik öneme sahiptir. Son veriler doğrultusunda, 2023’te Seyahat ve Turizm sektörünün GSYİH’ya katkısı, pandemiden önceki seviyelerin %29,1 üzerine çıktı ve bu, küresel ortalamanın %4,1 altında kaldığı gözlemlendi. Ancak bu ekonomik toparlanmaya rağmen, sosyal iyileşme özellikle kadınlar ve gençler için geride kalmaya devam ediyor. Bu gruplar, güvenlik veya büyüme potansiyeli olmadan daha çok gayri resmi, yarı zamanlı veya düşük ücretli işlerde kalma olasılığı daha yüksek olan gruplar arasında yer alıyor. WTTC Başkanı ve CEO’su Julia Simpson, “Bu rapor, Seyahat ve Turizm’in kapsayıcı büyümeyi sağlama potansiyelini vurgularken, aynı zamanda harekete geçme aciliyetini de ortaya koyuyor,” dedi. “Kadınlar ve gençler, sektörümüzün belkemiğidir, ancak hala önemli engellerle karşı karşıya kalıyorlar. “Yeteneklere yatırım yaparak, kapsayıcı politikalar teşvik ederek ve girişimciliği destekleyerek, bu grupların tam potansiyelini açığa çıkarabilir ve sektörümüzün anlamlı ve sürdürülebilir istihdam fırsatları yaratma yolunda liderlik etmesini sağlayabiliriz.” Rapor ayrıca, kadınların yüksek ücretli ve liderlik rollerinde temsilinin düşük olduğunu, Seyahat ve Turizm istihdamındaki cinsiyet dengesinin genel ekonomideki durumu büyük ölçüde yansıttığını vurgulamaktadır. Genç işçiler, Seyahat ve Turizm iş gücünün genel ekonomiden daha büyük bir payını oluştururken, istikrarlı istihdama erişimde özel zorluklarla karşılaşmaktadır. Suudi Arabistan Turizm Bakanı Sayın Ahmed Al Khateeb, ortak raporun bulgularını memnuniyetle karşıladı ve Krallığın Seyahat ve Turizm sektöründe gençler ve kadın istihdamını destekleme konusundaki kararlılığını vurguladı. “Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu, Seyahat ve Turizm’in sosyal değişimin anahtarı olma konusundaki taahhüdünü vurgulamaktadır,” dedi. “2024 yılı için yapacağımız önemli yatırımlar, yerel rehberleri eğitmek amacıyla 375 milyon riyal içeriyor. Bu rehberler, ulusumuzun zengin tarihi ve doğal güzellikleri hakkında derin bilgi sahibi olacaklar. Diğerleri ise yaratıcılık, liderlik ve dijital becerilere odaklanarak girişimciler oluyor. “2022’de Suudi kadınların turizmdeki istihdamı G20 ülkeleri arasında en hızlı büyüyen beşinci sektör oldu. AlUla ve Diriyah gibi yerlerde hizmetlerin yerelleştirilmesine odaklanmak, kadınlar için miras turizm işlerinde yeni fırsatlar yarattı. Daha güçlü ortaklıklar yoluyla, turizm kapsayıcı gelişim için bir araç haline gelebilir ve herkes için daha adil ve refah dolu bir gelecek yaratabilir.” Bu ortak rapor, bu eşitsizlikleri gidermek ve sektörün kapsayıcı büyümeyi sağlama potansiyelini en üst düzeye çıkarmak için acil eylem çağrısında bulunuyor. Hükümetlerin ve Seyahat & Turizm sektörünün odaklanması gereken başlıca alanlar şunlardır: Yetenek eğitimi ve cinsiyet eşitliği politikaları geliştirmek Eğitim ve liderlik programlarına yatırım yapmak Kapsayıcı istihdam uygulamaları ve eşit ücret uygulamak Esnek çalışma düzenlemeleri ve çocuk bakımı desteklemek Girişimciliği desteklemek amacıyla yeni işletmelere ve küçük işletmelere destek sağlamak “Seyahat ve Turizmde Sosyal Eğilimler” raporu, dünya genelindeki hükümetlere ve işletmelere bir çağrıda bulunuyor: kadınların ve gençlerin iş gücüne dahil edilmesini öncelikli hale getirin, onların yeteneklerine ve geleceğine yatırım yapın ve Seyahat ve Turizmden elde edilen faydaların herkesle paylaşılmasını sağlayın.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.