Hava Durumu

#Dubai

TOURISMJOURNAL - Dubai haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dubai haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

İran krizi: Orta Doğu’daki Avrupa kruvaziyerleri iptal edildi Haber

İran krizi: Orta Doğu’daki Avrupa kruvaziyerleri iptal edildi

Bölgedeki çatışmalar nedeniyle Dubai, Doha ve Abu Dabi limanlarında bazı gemilerin kalması üzerine birçok kruvaziyer şirketi Avrupa seferlerini iptal ediyor. İptal edilen Avrupa kruvaziyerleri arasında, 20 ve 23 Mart’ta Ege Denizi’nde yapılması planlanan iki Celestyal Cruises seferi de bulunuyor. Bunun nedeni, Celestyal Discovery gemisinin Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle şu anda kapalı olan Hürmüz Boğazından geçmesi gerektiği için henüz Dubai’den ayrılamaması. Yunanistan seferleri için rezervasyon yaptıran yolculara tam para iadesi veya kruvaziyer kredisi seçeneği sunuldu. Ayrıca MSC Cruises, MSC Euribia gemisinin Dubai Limanı’nda kalması nedeniyle 14–28 Mart arasında planlanan Dubai çıkışlı son üç kış seferini iptal etti. Aroya Cruises da sezonun geri kalanındaki tüm seferlerini iptal etti. TUI tarafında ise daha önce boğazda mahsur kalan iki gemi nedeniyle Mein Schiff 4 için 16 Mart’a, Mein Schiff 5 için ise 12 Mart’a kadar olan kruvaziyer seferleri iptal edildi. Son yolcular uçakla evlerine gönderilirken, gemiler bölgede kalmaya devam ediyor. Kruvaziyer gemileri açısından yaşanan temel sorun ise 2 Mart’tan bu yana Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması. Bu, kruvaziyer gemileri de dahil olmak üzere her türlü geminin şu anda Hürmüz Boğazı’ndan geçemediği anlamına geliyor. Bu durum özellikle Doha, Dubai ve Abu Dabi’ye giden kruvaziyerleri etkiliyor. Normalde kış sezonunda (Kasım–Mart) her hafta 10–14 kruvaziyer Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. ARoya Cruises sözcüsü yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Bölgesel operasyonel koşullar ve ilgili denizcilik ile ulusal yetkililerle koordinasyon çerçevesinde, ARoya Cruises bu sezon Arabistan Körfezi’nde planlanan kalan seferlerini gerçekleştirmeyecek. “Tüm misafirler 7 Mart’ta güvenli bir şekilde Dubai’de gemiden indirildi; bu süreçte misafirlerimizin ve mürettebatımızın güvenliği, emniyeti ve iyi hali önceliğimiz oldu. “Misafirlerimizin sonraki yolculuklarını düzenlemelerine destek oluyor ve süreç boyunca rehberlik ve yardım sağlıyoruz. “Misafirlerimizin ve mürettebatımızın güvenliği, emniyeti ve konforu en yüksek önceliğimizdir ve aldığımız her operasyonel kararı yönlendirmeye devam etmektedir.” Ayrıca, TUI, MSC, Celestyal Cruises, Viking Cruises, Royal Caribbean ve Avalon Waterways ile yorum için iletişime geçildi. İngiliz kruvaziyer yolcuları için durum ne anlama geliyor? İngiltere hükümeti, Birleşik Arap Emirlikleri de dahil olmak üzere etkilenen tüm bölgelerdeki Britanyalıları desteklemek için çalışıyor. Resmî rehber, etkilenen limanlarda duraklayacak kruvaziyer seferlerine katılacak Britanyalıların, seferlerinin iptal edilip edilmediğini, ertelenip ertelenmediğini veya rotasının değişip değişmediğini öğrenmek için kruvaziyer şirketleriyle iletişime geçmelerini öneriyor. Uçakla başlayıp kruvaziyerle devam eden yolcuların da planlanan uçuşlarının hala çalışıp çalışmadığını havayolu şirketlerinden kontrol etmeleri tavsiye ediliyor. The Sun gazetesi Seyahat Müdürü Lisa Minot, şunları söyledi: “Altı kruvaziyer gemisi Dubai, Abu Dabi ve Doha limanlarında mahsur durumda ve Hürmüz Boğazı’ndan geçmeden daha güvenli sulara ulaşamıyorlar. “Tüm etkilenen yolculara yardım sağlanacak ve iptal edilen seferlerdeki yolcular tam para iadesi veya gelecekte kullanılmak üzere kruvaziyer kredisi alabilecek.” Diğer seyahat haberlerinde, Britanyalılar Kıbrıs’a tatillerini iptal ediyor, güvenli seyahat listesinde olmasına rağmen. Ayrıca, büyük bir havayolu şirketi bu hafta Avrupa genelinde 600 uçuşunu iptal ediyor.

Ortadoğu Gerilimi, Turizm Rotalarını Değiştirebilir Haber

Ortadoğu Gerilimi, Turizm Rotalarını Değiştirebilir

İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu değişimden faydalanabilecek destinasyonlar arasında gösteriliyor. Ortadoğu’da devam eden savaş uluslararası hava trafiğini ve turizm hareketlerini de etkiliyor. Bölgedeki gerilimin tırmanması, iki büyük hava merkezinin geçici olarak kapanmasına yol açarken çok sayıda uçuş iptal edildi, bazı rotalar değiştirildi ve hem havayolları hem de yolcular için belirsizlik arttı. Ancak etkilerin yalnızca havacılıkla sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor. Bölgedeki güvenlik endişeleri arttıkça bazı turistler seyahat planlarını yeniden gözden geçirmeye başladı. Bu durum, küresel turizm akışında değişikliklere yol açabilir. Turizm danışmanlık şirketi Mabrian’ın hazırladığı bir rapor, Ortadoğu’daki bazı destinasyonlara yönelik güvenlik algısının hızla bozulduğunu ve talepte ilk kayma işaretlerinin ortaya çıktığını gösteriyor. ABD, İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya gibi önemli turist pazarlarındaki seyahat eğilimlerini inceleyen analiz, özellikle Körfez ülkelerine yönelik güvenin azaldığını ortaya koyuyor. Bu durumun diğer turizm destinasyonları için fırsat yaratabileceği değerlendiriliyor. Rapora göre ABD ile İran arasında artan gerilimden sonra bazı Körfez ülkelerinde güvenlik algısı ciddi biçimde düştü. Seyahat güvenliğini ölçen Güvenlik Algısı Endeksi’nde (SPI) en sert düşüş Bahreyn, Umman ve Katar’da görüldü. Bahreyn’de endeks 81 puan gerileyerek 100 üzerinden 9,6’ya düştü. Umman’da 56,7 puanlık düşüşle 24,8 seviyesine gerileyen endeks, Katar’da ise 54,9 puan düşerek 18,4’e indi. Birleşik Arap Emirlikleri’nde düşüş daha sınırlı kalarak 48,3 puan gerilemeyle 51,9’a inerken, Suudi Arabistan’da ise 13,6 puanlık düşüşle endeks 85,3 seviyesine geriledi. Rapora göre güvenlik algısındaki sınırlı düşüşler bile uluslararası turizm talebini etkileyebiliyor çünkü turistlerin destinasyon seçerken en çok dikkat ettiği unsurların başında güvenlik geliyor. Avrupa destinasyonları öne çıkabilir Bu tablo, bazı Avrupa ülkeleri için yeni turizm fırsatları yaratabilir. Mabrian’a göre Orta Doğu’ya gitmesi beklenen turistlerin bir kısmı daha güvenli görülen Avrupa destinasyonlarına yöneliyor. İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeler bu değişimden faydalanabilecek destinasyonlar arasında gösteriliyor. İspanyol gazetesi El Pais’in aktardığına göre turizm şirketleri ve seyahat acenteleri, çatışmaya yakın bölgelerdeki destinasyonlara yönelik iptal taleplerinde artış gözlemlemeye başladı. Mısır, Ürdün ve Dubai gibi destinasyonlarda iptaller artarken talebin bir kısmının Avrupa’ya kayabileceği öngörülüyor. Rapora göre İspanya özellikle ABD ve Batı Avrupa’dan gelen turistler açısından güçlü bir cazibe merkezi olmaya devam ediyor. Bu bölgelerdeki turistlerin güvenlik algısındaki değişimlere daha duyarlı olduğu belirtiliyor. İspanya’nın geniş hava ulaşım ağı ve şehir turizmi, kültürel seyahat ile deniz turizmini bir arada sunan çeşitlendirilmiş turizm seçenekleri de ülkeye avantaj sağlıyor. Bu durum, Ortadoğu planlarını değiştiren turistleri çekmesini kolaylaştırabilir. Benzer bir durum daha önce de yaşanmıştı. 2011’deki Arap Baharı sonrasında Mısır ve Tunus gibi Kuzey Afrika ülkelerinde yaşanan siyasi istikrarsızlık turist sayısında düşüşe yol açmış, bu talebin önemli bir kısmı İspanya gibi Akdeniz ülkelerine yönelmişti. Bununla birlikte Mabrian raporu, küresel turizm talebinde kalıcı bir değişim olduğunu söylemek için henüz erken olduğunu belirtiyor. Şimdilik verilerin daha çok turistlerin algıları ve seyahat niyetlerindeki değişimi yansıttığı, ancak çatışma uzarsa rezervasyonlarda daha belirgin bir kayma görülebileceği ifade ediliyor.

Rus tur operatörleri Mısır’ı Dubai’nin yerine öneriyor Haber

Rus tur operatörleri Mısır’ı Dubai’nin yerine öneriyor

Rus tur operatörleri, ABD ve İsrail’in başlattığı İran savaşı nedeniyle Birleşik Arap Emirlikleri’ne gidemeyen veya gitmek istemeyen müşterilerine alternatif olarak Mısır’daki yüksek standartlı her şey dahil otelleri öneriyor. Sektör temsilcilerine göre ülkede hem orta segmentte hem de premium kategoride güçlü konaklama seçenekleri bulunuyor. Mısır Dubai’ya uygun bir alternatif sunuyor Son gelişmelerin ardından Mısır, daha önce Birleşik Arap Emirlikleri’ni tercih eden turistler için öne çıkan az sayıdaki destinasyondan biri haline geldi. Tur operatörleri, özellikle BAE’de 4 ve 5 yıldızlı otellerde konaklamaya alışkın turistler için Mısır’ın uygun bir alternatif sunduğunu belirtiyor. Turizm şirketleri PEGAS Touristik, FUN&SUN, Anex, Space Travel, “Russkiy Ekspress”, PAC Group ve GK Spektrum’un değerlendirmelerine göre Mısır’daki resort destinasyonları, plaj hizmetleri ve otel altyapısı bakımından benzer bir konfor seviyesi sunabiliyor. Geniş otel portföyü sayesinde turistlerin alışık olduğu kaliteye yakın seçenekler bulunabiliyor. En çok Rixos otellerini öneriyorlar ATOR’un bülteninde yer alan habere göre sektör temsilcileri, Mısır’daki premium tatil anlayışının Birleşik Arap Emirlikleri’nden farklı bir yapıya sahip olduğunu belirtiyor. BAE’de lüks genellikle mimari, gastronomi ve kişiselleştirilmiş hizmetler üzerinden şekillenirken, Mısır’da geniş resort alanları, deniz, resifler ve kapsamlı tatil konseptleri öne çıkıyor. Premium segmentte tur operatörlerinin en çok önerdiği otellerin başında Rixos zinciri geliyor. Sektör temsilcilerine göre bu oteller yüksek servis standardı, modern tasarım, güçlü gastronomi konsepti ve geniş plaj alanlarıyla öne çıkıyor. Mart–Nisan döneminde doluluk yüksek Tur operatörlerine göre mart ve nisan aylarında Mısır’daki premium resort otellerde doluluk oranları geleneksel olarak yüksek seyrediyor. Ramazan Bayramı öncesi ve sonrasındaki dönemde yerli talebin artması da bu yoğunluğa katkı sağlıyor. Sektör temsilcileri ayrıca nisan ayı başındaki Katolik Paskalyası nedeniyle geç rezervasyon yapan turistlerin bazı popüler otellerde yer bulmakta zorlanabileceğini belirtiyor. Ancak genel olarak oda onaylarında ciddi bir sorun yaşanmadığı ifade ediliyor. Mısır’daki lüks oteller BAE’ye göre daha uygun fiyatlı Rus turizmciler, Mısır’daki premium otellerin benzer kategorideki BAE tesislerine kıyasla ortalama yüzde 20–30 daha düşük ucuz olduğuna dikkat çekiyor. Ancak fiyat farkı otel seçimi, sezon ve hizmet kapsamına bağlı olarak değişebiliyor.

Orta Doğu Gerilimi, Turizmde Büyük Kayıp Beklentisi Haber

Orta Doğu Gerilimi, Turizmde Büyük Kayıp Beklentisi

Orta Doğu ve Körfez bölgesinde tırmanan gerilim, turizm sektörünü derin bir krizin eşiğine getirdi. ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma riskinin artması, bölgedeki seyahat trafiğini durma noktasına getirirken milyarlarca euroluk bir ekonomik kayıp beklentisini de beraberinde getirdi. Birçok hükümet; İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi ülkeler için "zorunlu olmayan haller dışında seyahat etmeyin" uyarısında bulunurken, bölgedeki hava sahasının büyük bir koridoru kapalı kalmaya devam ediyor. Dubai ve Doha gibi popüler turizm merkezlerinde bulunan yolcular, sınırlı sayıdaki tahliye uçuşlarıyla evlerine dönmeye çalışıyor. Pazartesi günü konuyla ilgili açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki harekatın dört ila beş hafta sürmesinin öngörüldüğünü ancak bu sürecin "çok daha uzun sürebileceğini" belirtti. Ziyaretçi sayısında 30 milyonluk düşüş bekleniyor Yükselen tansiyon, son dönemde Orta Doğu ve Körfez'de ivme kazanan turizm hamlesini sekteye uğratacak gibi görünüyor. Orta Doğu Seyahat İttifakı (Middle East Travel Alliance) Pazarlama Müdürü İbrahim Khaled, Euronews Travel'a yaptığı açıklamada, bölgedeki yeni yatırımlarla birlikte her yıl istikrarlı bir büyüme yakaladıklarını, özellikle 2019'da kapılarını turizme açan Suudi Arabistan'ın en heyecan verici destinasyon olduğunu belirtti. Ancak Khaled, son olayların bu büyümeyi bıçak gibi kestiğini ifade ederek, "Uçuş yasaklı listeler nedeniyle çok sayıda iptal alıyoruz. Belirli bölgelere yapılan tüm seyahatler şu an askıda," dedi. Tourism Economics tarafından hazırlanan yeni bir rapor da bu karamsar tabloyu destekliyor. Kurumun Küresel Tahmin Direktörü Helen McDermott ve Kıdemli Ekonomist Jessie Smith, "Çatışma nedeniyle 2026 yılında Orta Doğu'ya gelen ziyaretçi sayısının yıllık bazda yüzde 11 ila yüzde 27 oranında düşebileceğini tahmin ediyoruz. Oysa aralık ayı öngörümüz yüzde 13'lük bir büyüme yönündeydi," açıklamasında bulundu. Bu veriler, bölge için 23 ila 38 milyon daha az turist ve 34 milyar ile 56 milyar dolar (yaklaşık 29 milyar - 48 milyar euro) arasında bir harcama kaybı anlamına geliyor. Uzmanlar, bu çatışmanın turizm talebi üzerindeki etkisinin, geçen yılki gerilimlerden çok daha büyük olacağını vurguluyor. En büyük darbeyi Körfez ülkeleri alacak Tourism Economics raporuna göre, en büyük hacimli kayıpları Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri yaşayacak. Daha önce "güvenli ve istikrarlı" imajıyla turist çeken BAE ve Suudi Arabistan, uluslararası ziyaretçi hacmi ve hava yolu bağlantısına olan yoğun bağımlılıkları nedeniyle en savunmasız ülkeler olarak öne çıkıyor. Kara yoluyla girişlerin toplam varışlar içinde önemli bir pay tuttuğu Katar (yüzde 32) ve Bahreyn (yüzde 74) gibi ülkelerin ise oransal olarak daha az etkilenmesi bekleniyor. Ancak İran'ın bölge geneline yayılan misilleme saldırıları, güvenlik algısını tüm Körfez ülkeleri nezdinde zayıflatıyor. Öte yandan, dünya genelindeki uluslararası aktarma faaliyetlerinin yaklaşık %14'ünün gerçekleştiği Orta Doğu havalimanlarındaki aksamalar, küresel bir zincirleme etki yaratıyor. Özellikle Avrupa ile Asya-Pasifik arasındaki ana rotaların bu durumdan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor. Sektör "dayanıklılığa" güveniyor Mevcut tablonun ciddiyetine rağmen, sektör temsilcileri uzun vadeli bir çöküş beklemiyor. İbrahim Khaled, Orta Doğu'nun her zaman dirençli bir pazar olduğunu ve istikrar sağlandığında talebin hızla geri döneceğini savunuyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara da benzer bir görüş paylaşarak, "Seyahat ve turizm sektörü, küresel zorluklar karşısında dayanıklılığını her zaman kanıtlamıştır. Sektör, belirsizlik dönemlerinde sorumlulukla hareket etmeye ve uyum sağlamaya devam ediyor," dedi.

İran’ın saldırıları Dubai'nin Körfez turizmini sarsıyor Haber

İran’ın saldırıları Dubai'nin Körfez turizmini sarsıyor

İran’dan fırlatılan dronlar üst üste ikinci gün Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE ve İsrail’i hedef aldı. Dubai, Abu Dabi ve Doha gibi büyük havacılık merkezleri kısmi kapanmalar veya ciddi operasyonel kısıtlamalarla karşı karşıya kaldı. Bu tırmanış, son yıllarda Körfez havacılığına yapılan en ciddi kesintilerden biri olarak değerlendiriliyor ve dünyanın en önemli hava ulaşım koridorlarından birinin istikrarı hakkında endişe yaratıyor. Körfez turizminin simgesi İran drone saldırısıyla hedef alındı Pazar günü, Dubai Uluslararası Havalimanı’nın bir bölümü İran saldırısının ardından kapatıldı ve yolcular tahliye edildi. Bir koridor hafif hasar gördü ve birkaç kişi yaralandı. Şehirde, Dubai Sivil Savunma ekipleri, önceden önlenen bir dronedan düşen enkazın Burj Al Arab otelinin dış cephesinde çıkardığı küçük yangını hızla kontrol altına aldı. Bu otel, Dubai turizminin simgesi olarak kabul ediliyor. Acil durum ekipleri ayrıca Jebel Ali Limanı’ndaki bir iskelede dronedan düşen enkaz nedeniyle çıkan yangını söndürdü. Abu Dabi Havalimanları İdaresi, Zayed Uluslararası Havalimanı’nda düşen drone enkazının bir ölüme ve yedi yaralanmaya yol açtığını bildirdi. Kuveyt’te Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü sözcüsü Abdullah Al-Rajhi, bir drone saldırısının Terminal 1 yolcu binasında sınırlı hasara ve birkaç çalışanda hafif yaralanmalara neden olduğunu açıkladı. 1 Mart Pazar sabahı Bahreyn Uluslararası Havalimanı da drone saldırısına hedef oldu; küçük maddi hasar meydana geldi. Yetkililer, yolcu terminalinin tahliyesi dahil acil durum prosedürlerini devreye aldı. Suudi Arabistan’daki havalimanları şimdilik açık kalsa da Orta Doğu’ya birçok uçuş askıya alındı. Suudi Arabistan dışında Körfez İşbirliği Konseyi’ne üye tüm ülkeler, Umman dahil, hava sahasını geçici olarak kapattı ve havayolu operasyonları ciddi şekilde aksadı. Bölgedeki havalimanı yetkilileri, yolculara evde kalmalarını ve havaalanına gitmeden önce havayollarıyla iletişime geçmelerini öneriyor. Emirates, Etihad, Qatar Airways ve Oman Air gibi havayolları, durum gelişmeye devam ettikçe operasyonlarını askıya aldı. Krizin birkaç gün sürebileceği ve turizm akışını aksatabileceği belirtiliyor. Zira Körfez bölgesi, Afrika, Asya, Avrupa ve sınırlı olarak Amerika’yı bağlayan önemli bir küresel merkez olarak işlev görüyor. Bölgedeki büyük havalimanları normalde günlük on binlerce yolcuya hizmet veriyor ve kıtalararası seyahat için kritik öneme sahip.

Orta Doğu Gerilimi, Uçuşları Aksattı Turizmi Etkiledi Haber

Orta Doğu Gerilimi, Uçuşları Aksattı Turizmi Etkiledi

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırısı, cumartesi günü bölgedeki ve ötesindeki uçuşları aksatarak bölgede milyonlarca hava yolcusunu etkiledi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve İsrail hava sahalarını kapattı; Qatar Airways Group ise Doha'ya yapılan ve Doha'dan kalkan seferleri iptal etti. İsrail'e seyir halindeki uçaklar diğer havalimanlarına yönlendirilirken, Emirates ve Etihad gibi hava yollarının uçuşları da BAE hava sahasının kapatılmasından etkilendi; her iki şirket de yolcularını uçuş durumlarını çevrim içi kontrol etmeye çağırdı. Kuveyt Devleti Sivil Havacılık Genel Kurumu, cumartesi günü ülkenin uluslararası havalimanına bir insansız hava aracının isabet ettiğini doğruladı; olayda 'bazı çalışanların hafif yaralandığı' ve yolcu terminalinde 'sınırlı maddi hasar' meydana geldiği bildirildi. Bir sözcü, yetkililerin 'onaylı acil durum prosedürlerini derhal devreye soktuğunu', 'olayın kontrol altına alındığını ve bölgenin güvenliğinin sağlandığını' söyledi. Kuveytli hava yolları İran'a tüm uçuşları süresiz olarak durdurdu. EgyptAir gibi diğer bölgesel Orta Doğu hava yolu şirketleri de gerilimin tırmanması nedeniyle Kahire'den Kuveyt, Dubai, Doha, Bahreyn, Abu Dabi, Şarja, Kasım, Dammam, Erbil, Bağdat, Amman, Beyrut ve Maskat'a yapılan seferleri askıya aldı. Avrupa'dan Asya'ya birçok hava yolu seferlerini durdurdu Avrupa'da Alman hava yolu Lufthansa, 'güvenlik endişeleri' gerekçesiyle Tel Aviv, Beyrut, Amman, Erbil ve Tahran'ın da aralarında bulunduğu çeşitli Orta Doğu destinasyonlarına 7 Mart'a kadar tüm uçuşlarını iptal etti. Ayrıca Dubai ve Abu Dabi'ye giden ve bu şehirlerden kalkan seferler de 1 Mart'a kadar askıya alındı. Hollandalı hava yolu KLM, hafta içinde yaptığı açıklamada pazar gününden itibaren Tel Aviv'e giden ve Tel Aviv'den kalkan uçuşları askıya alacağını duyurmuştu. İtalya'da ITA Airways, Tel Aviv'e yapılan ve Tel Aviv'den kalkan seferleri askıya aldı; 7 Mart'a kadar İsrail, Lübnan, Ürdün, Irak ve İran hava sahalarından geçmemeye karar verdi.Fransa, Polonya ve Birleşik Krallık hava yolları da seferleri durdurdu Air France, 28 Şubat için planlanan Tel Aviv ve Beyrut çıkışlı/varışlı seferlerini iptal ederken Polonya hava yolu LOT da gelişmelere yanıt olarak Tel Aviv uçuşlarını askıya aldı. Bu arada British Airways, Tel Aviv'in de aralarında bulunduğu bölgeye yönelik uçuşlarını gerilimin tırmanması üzerine durdurduğunu açıkladı. Virgin Atlantic ise Londra Heathrow Havalimanı'ndan Dubai'ye yaptığı uçuşu iptal etti ve Irak hava sahasının üzerinden uçmaktan kaçınacağını bildirdi. Şirket zaten İran hava sahasını kullanmıyordu. Virgin Atlantic'e göre tüm uçuşlar, güzergahın kısa sürede değiştirilmesi gerekmesine karşı ilave yakıt taşıyacak. Türk Hava Yolları, X hesabından yaptığı paylaşımda Lübnan, Suriye, Irak, İran ve Ürdün'e uçuşların 2 Mart'a kadar durdurulduğunu; 28 Şubat tarihli Katar, Kuveyt, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman seferlerinin ise iptal edildiğini duyurdu. Hava yolu, ilave iptallerin de açıklanabileceğini bildirdi. Asya'da Air India, İran ve İsrail'e uçuşları askıya alırken etkilenen hava sahalarından kaçınmak için güzergahlarını değiştiriyor. Çeşitli Rus hava yollarıda Rusya Ulaştırma Bakanlığının tavsiyesi üzerine İran ve İsrail seferlerini durdurdu.

Trabzon, Çin ile Direkt Uçuşlara Hazırlanıyor Haber

Trabzon, Çin ile Direkt Uçuşlara Hazırlanıyor

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Doğu Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tuna, bu yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin yerli ve yabancı turistin Trabzon'a geldiğini belirterek, "Çin ile direkt uçuşların başlaması da söz konusu. Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın. Bunların adımlarını şimdiden atmamız gerekiyor" dedi. Trabzon'un uluslararası hava ulaşım ağındaki konumunu güçlendirecek yeni bir adım atılıyor. Çin ile Trabzon arasında doğrudan uçuşların başlatılması amacıyla yürütülen çalışmalar hız kazandı. Trabzon Havalimanı'ndan Çin'e direkt seferlerin başlatılmasıyla, bölgedeki turizm potansiyelinin artırılması ve ihracat pazarlarına erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor. Tuna, bu yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin yerli ve yabancı turistin Trabzon'a geldiğini belirterek, "Bunun yaklaşık 800 binini yabancı turistler oluşturuyor. Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai gibi ülkelerden gelen misafirler bu sayının büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Haftalık ortalama 225 yurt dışı uçuş seferi yapıldı. Günlük uçuş sayısı 36'ya kadar yükseldi. Turizm sezonunun bitmesiyle uçuş seferi rakamları düştü. Birçok havayolu artık uçmamaya başladı. Haftada bir de olsa bu uçuşları 12 aya yaymamız gerekiyor. Kış turizminde neler yapılabilir bunları konuşmamız gerekiyor. Fuarlara katılım sağlamayı düşünüyoruz. Bu fuarlara katılım sağlarken şehrimizdeki sorunları da çözme konusunda adım atmamız gerekiyor. Artık yeni bir dönem var. Umuyorum ki güzel bir tanıtım ile beraber yeni döneme hazır olacağız" diye konuştu. "Çin ile direkt uçuşların başlaması söz konusu" "Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın" diyen Tuna, "Özbekistan'dan direkt uçuşlar başlamıştı. Azerbaycan haftada 5 gün şehrimize uçuş yapıyor. Çin ile direkt uçuşların başlaması da söz konusu. Artık şehrimizin farklı pazarlara açılması gerekiyor. Trabzon turizm şehri oldu. Pazarları çeşitlendirmemiz gerekiyor. Çin'de bir fuara katılmıştık. Trabzon özel davetliydi. Çin'den buraya seyahat acentelerimiz geldi. Alternatif pazarlar üretilmesi gerekiyor. Türkiye'nin belli noktalarına geliyorlar. Doğu Karadeniz bu anlamda kıymetli, neden olmasın. Orada yeni bir fuar olacak biz de katılım sağlayacağız. Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın. Bunların adımlarını şimdiden atmamız gerekiyor. Bu uçuşları 12 aya yaymamız gerekiyor. Trabzon'da 380 tane kayıtlı otel var. 40 bin yatak kapasitemiz var. Kayıt dışını konuşmak bile istemiyoruz. 70-75 bin rakamlar konuşuluyor" şeklinde konuştu. "Plaka kiralamanın önüne geçeceğiz" Trabzon'da turizm sektöründe son dönemde sıkça gündeme gelen "plaka kiralama" uygulamasına karşı denetimler artırılıyor. TÜRSAB tarafından verilen turizm taşımacılığı plakalarının bazı firmalar tarafından üçüncü kişilere kiraya verildiği veya satıldığı tespit edildi. Yeni dönemde plaka devri, kiralama ve satış işlemlerinin önüne geçilmesi amacıyla sıkı kontrol mekanizmalarının devreye alınacağını açıklayan Tuna, "Bölgemizde plaka kiralama sistemi var. Seyahat acentelerimiz bizden aldıkları plaka ile beraber bunları satıyorlar veya kiralıyorlar. Bu tamamen kayıt dışı oluyor. Bunun denetimini iyi yapmamız gerekiyor. Plaka kiralamanın önüne geçeceğiz. Öncelikle kayıt dışını kapatmanın bu olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.