Hava Durumu

#Doğu Karadeniz

TOURISMJOURNAL - Doğu Karadeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğu Karadeniz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu gerilimi Türkiye turizmini vurdu Haber

Orta Doğu gerilimi Türkiye turizmini vurdu

Özellikle Akdeniz, Ege ve Doğu Karadeniz bölgelerinde rezervasyon iptalleri ve talep düşüşü dikkat çekiyor. Antalya ve Ege’de rezervasyonlar geriledi Turizm sektör temsilcilerine göre savaşın etkisiyle özellikle Avrupalı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği Paskalya dönemi beklentilerin altında kaldı. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural, Akdeniz bölgesinde yurt dışı rezervasyonlarında yaklaşık %60’a varan düşüş yaşandığını belirtiyor. Ural, ateşkes sonrası kısmi toparlanma görülse de İngiltere ve Avrupa’dan Eylül–Kasım dönemine yönelik rezervasyonların hâlâ zayıf seyrettiğini vurguluyor. “Talep zayıf kalacak” uyarısı İngiliz danışmanlık şirketi Oxford Economics tarafından yapılan analizlerde, Orta Doğu’daki güvenlik endişelerinin turizm talebini baskıladığı ve özellikle Körfez ülkelerinde ciddi daralma yaşandığı ifade edildi. Şirket ekonomistlerinden Jessie Smith, Türkiye’nin Ortadoğu pazarına bağımlılığı nedeniyle risk altında olduğunu belirterek, “İkame destinasyonlar olsa da bu yeterli olmayabilir” değerlendirmesinde bulundu. Doğu Karadeniz ve iç destinasyonlar da etkilendi Sektör temsilcileri, özellikle Doğu Karadeniz’in Körfez ülkelerinden gelen turistlere bağımlı olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle bölgedeki talep düşüşü daha belirgin hissediliyor. Kurumsal turizm alanında faaliyet gösteren GlobeMeets & Oliva MICE yetkilisi Hüseyin Kurt, Ortadoğu pazarındaki daralmanın Van ve İstanbul gibi İran turistine bağlı destinasyonları da olumsuz etkilediğini belirtiyor. Avrupa yön değiştiriyor Seyahat acenteleri, Avrupalı turistlerin risk algısı nedeniyle Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs gibi destinasyonlardan İspanya, İtalya ve Hırvatistan gibi daha batı rotalarına yöneldiğini bildiriyor. Bu durum Türkiye’nin yaz sezonu beklentilerini aşağı çekiyor. İstanbul’da doluluk geriledi ABD merkezli veri şirketi Lighthouse Intelligence verilerine göre İstanbul otellerinde Nisan ayı doluluk oranı geçen yıla göre düşerek %47,5 seviyesine geriledi. Ancak şehirde ciddi bir iptal dalgası yaşanmadığı belirtiliyor. Buna rağmen rezervasyon artış hızının geçen yıla göre daha düzensiz olduğu ifade ediliyor. Uçuş iptalleri ve maliyet baskısı arttı Havacılık veri analiz şirketi Cirium verilerine göre Orta Doğu ve Afrika’da Uçuş iptalleri kısa sürede ciddi oranda arttı. Bu durum Türkiye çıkışlı ve varışlı tur paketlerinde maliyetleri yükseltti. Sektör temsilcileri özellikle artan yakıt fiyatlarının bilet maliyetlerine %5–10 arasında yansıdığını ve kâr marjlarını düşürdüğünü belirtiyor. “Toparlanma bir yılı bulabilir” Turizm sektörü temsilcileri, gerilimin sona ermesi halinde bile toparlanmanın zaman alacağını öngörüyor. Elif Ural, Ortadoğu pazarının yeniden eski seviyesine dönmesinin en az bir yıl sürebileceğini ifade ediyor. Uzmanlara göre sektör, 2026 sezonunda jeopolitik risklerin gölgesinde kâr marjı baskısıyla karşı karşıya kalabilir.

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı Haber

Turizmde Türkiye’ye “algı” tuzağı: İtalya’dan uyarı

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği (I-MICE) Danışma Kurulu Başkanı Hüseyin Kurt, Orta Doğu’daki gerilimin turizm sektörüne etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. ABD-İran geriliminin sadece askeri değil, ekonomik ve turistik rekabete de dönüştüğünü ifade eden Kurt, bazı ülkelerin seyahat uyarılarıyla turist hareketliliğini yönlendirdiğini savundu. "İTALYA UYARIDA BULUNARAK İŞGÜZARLIK YAPIYOR" Kurt, "ABD bölgesel seyahat uyarısında bulunurken İtalya Türkiye’nin geneline yönelik bir seyahat uyarısında bulunarak âdeta işgüzarlık yaptı. Bu ülkeler kendilerinden döviz çıkışını engelleyip başkalarından turist çekmeye çalışıyorlar" dedi. "BU SÜREÇ TURİZM SAVAŞINA DÖNDÜ" Avrupa ve Körfez kaynaklı iptaller yaşandığını belirten Kurt, özellikle İspanya ve İtalya’dan gelen rezervasyonların azaldığını söyledi. "Gözlemimiz şu; ülkeler savaşı fırsata çevirip, turistlerin kendi ülkelerinden çıkmasını engelliyor ve başka ülkelerin turistlerini de kendilerine çekmeye çalışıyorlar. İspanya şu an ciddi bir trafik alıyor. Rakiplerimiz algı yönetimiyle kendi vatandaşlarını ülkelerinde tutarken, bizim ABD’li seri turist gruplarını kaybetmemize sebep oluyor. Kısacası bu süreç tam anlamıyla bir turizm ve ticaret savaşına dönüştü" ifadelerini kullandı. Krizin bölgesel etkilerine de değinen Kurt, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da turizm hareketliliğinin ciddi şekilde etkilendiğini vurguladı: "Maalesef Nevruz döneminden yararlanamadık. İran’dan Van, Bitlis ve Ağrı gibi illerimize beklenen turist trafiği maalesef gelmedi. Doğu Karadeniz’de de Körfez turistinin gelmemesiyle trafik neredeyse sıfırlanmış durumda. Ayrıca Anadolu’daki gastronomi ve kültür turlarının birçoğunu kaybettik ya da ertelemelerle karşı karşıyayız." "İSTANBUL'DA OTEL DOLULUKLARI YÜZDE 30-40 SEVİYESİNE DÜŞTÜ" MICE (toplantı, teşvik, kongre ve etkinlik) turizminin de ciddi darbe aldığını belirten Kurt, iptal oranlarının yüzde 50-60 seviyelerine ulaştığını belirterek, "Toplantı, eğitim, bayi seminerleri ve iç müşteriye yönelik etkinliklerde ciddi bir daralma var. Uluslararası şirketler etkinliklerini ya tamamen iptal ediyor ya da ileri bir tarihe erteliyor. Türkiye’nin en önemli ‘hub’ noktası olan İstanbul’da otellerin doluluk oranları yüzde 30-40 seviyelerine kadar düştü. Hint düğünlerini de kaybettik, bunda Hindistan-Pakistan gerilimi de etkili oldu" diye konuştu. Kongre turizminde henüz büyük çaplı iptaller yaşanmadığını belirten Kurt, yaz aylarında toparlanma beklendiğini ifade etti. "KENDİ ÜLKEMİZİ KEŞFETMEYE YÖNELMELİYİZ" Çözüm önerilerine de değinen Kurt, iç turizmin hızla canlandırılması gerektiğini vurguladı: "Şu an iç turizmi canlandıracak aksiyonlar almalıyız. Kendi vatandaşımızın seyahat etmesinin önünü açmalı, onları teşvik ve motive etmeliyiz. 81 ilimizin her yeri ayrı bir kültür, tarih ve gastronomi zenginliği taşıyor. Bu dönemde kendi ülkemizi keşfetmeye yönelmeliyiz." Öte yandan MICE sektörünün küresel turizm gelirlerinin yüzde 25-30’unu oluşturduğu, kişi başı ortalama 3 bin dolar harcama sağladığı belirtilirken; ulaşım, konaklama ve organizasyon başta olmak üzere yaklaşık 50 farklı sektöre doğrudan katkı sunduğu ifade ediliyor.

Kaçkar Turizm Fuarı 17 Nisan’da kapılarını açıyor Haber

Kaçkar Turizm Fuarı 17 Nisan’da kapılarını açıyor

Fuar öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan Rizem Kültür Turizm Derneği Başkanı Burak Avcı, fuarın üç yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu ve bölgede bu ölçekte gerçekleştirilen ilk organizasyon olma özelliği taşıdığını vurguladı. Avcı, fuarda yaklaşık 150 seyahat acentesi ve konaklama tesisinin yer alacağını, ayrıca 16 ülkeden davet edilen acentelerle önemli yüz yüze (B2B) buluşma gerçekleşeceğini dile getirdi. Bine yakın sektör profesyoneli katılacak Fuar kapsamında etkinlik sokağı, motor sporları ve yerel etkinlik tanıtımları ile sürdürülebilir turizm temalı paneller düzenleneceğini belirten Avcı, toplamda bine yakın sektör profesyonelinin katılımının beklendiğini söyledi. Rize Belediye Başkan Yardımcısı Abdulkadir Öksüz ise konuşmasında, turizmin gelişimi için altyapı, üstyapı ve kentsel dönüşüm çalışmalarının eş zamanlı yürütüldüğünü vurguladı. Öksüz, gastronomi alanında yürütülen çalışmalar kapsamında yöresel tariflerin kayıt altına alındığını ve bu sürecin yaklaşık üç yıldır devam ettiğini ifade etti. Karadeniz dünyaya tanıtılacak Artvin Vali Yardımcısı Dilara Şenoğlu, iki ilin ortak değerlerle birbirini tamamlayan güçlü destinasyonlar olduğunun altını çizdi. Rize Vali Yardımcısı Abdullah Kurt da Rize’nin eşsiz doğası, yaylaları, kültürel zenginliğiyle önemli bir turizm destinasyonu olduğunu vurguladı. Bu potansiyeli daha görünür kılmak ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla dünyaya tanıtmak amacıyla önemli bir organizasyon hayata geçirdiklerini belirten Kurt, fuarın turizm profesyonellerini, yatırımcıları, acenteleri, akademisyenleri ve sektör temsilcilerini bir araya getiren güçlü bir platform olacağını ifade etti.

Zigana Dağı, Sezon Açılmadan Kar Hasretiyle Doldu Haber

Zigana Dağı, Sezon Açılmadan Kar Hasretiyle Doldu

Türkiye'nin ilk ve en önemli kış turizm merkezlerinden Zigana Gümüşkayak Kayak Merkezi, hafta sonu tarihi günlerinden birini yaşadı. Kayak sezonu henüz açılmamasına rağmen vatandaşlar "kar hasreti"ni gidermek için 2050 rakımlı zirveye akın etti. Doğu Karadeniz'in kış turizminde amiral gemisi olan Gümüşhane'nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı, kayak sezonunun gecikmesine aldırmayan tatilcilerin akınına uğradı. Dün gece etkili olan yağışla kar kalınlığının 30 santimetreye ulaştığı Gümüşkayak Kayak Merkezi'nde pistler henüz kayak yapmaya elverişli olmasa da manzarayı görmek isteyenler bölgede araç park edecek yer bırakmadı. "İnsanlar şehrin kasvetinden kaçıyor" Binden fazla aracın giriş yaptığı bölgede yaşanan yoğunluğu "kara duyulan özlem" olarak nitelendiren tesis yetkilisi Abdullah Eroğlu, şehir merkezi ile zirve arasındaki hava farkına dikkat çekti. Sezonun bu yıl gecikmeli başladığını ancak ilginin yoğun olduğunu belirten Eroğlu, "Bu kalabalık tamamen kara olan hasret. Şehir merkezlerinde kar yok. Sabah evden çıktığımda merkezde çok kötü bir hava vardı. Yukarıya geldiğimde ise acayip güzel bir manzara ve açık bir hava ile karşılaştım. İnsanlar şehrin kasvetinden buraya gelerek hem temiz havayla buluşuyor hem de eğleniyor. Haftanın stresini atabilecekleri en güzel nokta Zigana" dedi. Pistler hafta sonuna hazırlanıyor Kayak sezonunun henüz tam anlamıyla açılmadığını ancak diğer tüm hizmetlerin sürdüğünü belirten Eroğlu, pistlerin durumu hakkında şu bilgileri verdi: "Bu kar iki günde yağdı. Önümüzdeki bir iki gün boyunca da kar bekliyoruz. Onlar da tamamlandığında pistlerimiz hazır hale gelir. Mekanik tesislerimiz hazır, güvenlik önlemleri alındı. Şu an kayak açık olmasa da kızak, ATV turları, kar motoru ve restoran hizmetlerimiz devam ediyor. Vatandaşlarımız 7'den 70'e buraya gelip, bu kadar yolu boşuna gelmemiş oluyorlar." "Yılın ilk karı için her sene geliyoruz" Trabzon şehir merkezinden ailesiyle birlikte gelen ziyaretçilerden Zeki Usta, Zigana'nın kendileri için bir gelenek olduğunu söyledi. Bölgedeki işletmelerin ve ortamın samimiyetine vurgu yapan Usta, "Kızlarımla beraber hafta sonu tatili için geldik. Biz buraya her sene geliyoruz. Buralar bizim uğrak noktamız. Kar ilk buraya düştüğü için sezonu burada açıyoruz. Çocuklar için harika bir ortam. 4-5 saat vakit geçirip dönüyoruz" ifadelerini kullandı.

Trabzon, Çin ile Direkt Uçuşlara Hazırlanıyor Haber

Trabzon, Çin ile Direkt Uçuşlara Hazırlanıyor

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Doğu Karadeniz Bölge Temsil Kurulu Başkanı Mehmet Ali Tuna, bu yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin yerli ve yabancı turistin Trabzon'a geldiğini belirterek, "Çin ile direkt uçuşların başlaması da söz konusu. Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın. Bunların adımlarını şimdiden atmamız gerekiyor" dedi. Trabzon'un uluslararası hava ulaşım ağındaki konumunu güçlendirecek yeni bir adım atılıyor. Çin ile Trabzon arasında doğrudan uçuşların başlatılması amacıyla yürütülen çalışmalar hız kazandı. Trabzon Havalimanı'ndan Çin'e direkt seferlerin başlatılmasıyla, bölgedeki turizm potansiyelinin artırılması ve ihracat pazarlarına erişimin kolaylaştırılması hedefleniyor. Tuna, bu yıl yaklaşık 1 milyon 300 bin yerli ve yabancı turistin Trabzon'a geldiğini belirterek, "Bunun yaklaşık 800 binini yabancı turistler oluşturuyor. Suudi Arabistan, Kuveyt, Dubai gibi ülkelerden gelen misafirler bu sayının büyük çoğunluğunu oluşturuyor. Haftalık ortalama 225 yurt dışı uçuş seferi yapıldı. Günlük uçuş sayısı 36'ya kadar yükseldi. Turizm sezonunun bitmesiyle uçuş seferi rakamları düştü. Birçok havayolu artık uçmamaya başladı. Haftada bir de olsa bu uçuşları 12 aya yaymamız gerekiyor. Kış turizminde neler yapılabilir bunları konuşmamız gerekiyor. Fuarlara katılım sağlamayı düşünüyoruz. Bu fuarlara katılım sağlarken şehrimizdeki sorunları da çözme konusunda adım atmamız gerekiyor. Artık yeni bir dönem var. Umuyorum ki güzel bir tanıtım ile beraber yeni döneme hazır olacağız" diye konuştu. "Çin ile direkt uçuşların başlaması söz konusu" "Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın" diyen Tuna, "Özbekistan'dan direkt uçuşlar başlamıştı. Azerbaycan haftada 5 gün şehrimize uçuş yapıyor. Çin ile direkt uçuşların başlaması da söz konusu. Artık şehrimizin farklı pazarlara açılması gerekiyor. Trabzon turizm şehri oldu. Pazarları çeşitlendirmemiz gerekiyor. Çin'de bir fuara katılmıştık. Trabzon özel davetliydi. Çin'den buraya seyahat acentelerimiz geldi. Alternatif pazarlar üretilmesi gerekiyor. Türkiye'nin belli noktalarına geliyorlar. Doğu Karadeniz bu anlamda kıymetli, neden olmasın. Orada yeni bir fuar olacak biz de katılım sağlayacağız. Bugün Ortadoğu var yarın Uzakdoğu neden olmasın. Bunların adımlarını şimdiden atmamız gerekiyor. Bu uçuşları 12 aya yaymamız gerekiyor. Trabzon'da 380 tane kayıtlı otel var. 40 bin yatak kapasitemiz var. Kayıt dışını konuşmak bile istemiyoruz. 70-75 bin rakamlar konuşuluyor" şeklinde konuştu. "Plaka kiralamanın önüne geçeceğiz" Trabzon'da turizm sektöründe son dönemde sıkça gündeme gelen "plaka kiralama" uygulamasına karşı denetimler artırılıyor. TÜRSAB tarafından verilen turizm taşımacılığı plakalarının bazı firmalar tarafından üçüncü kişilere kiraya verildiği veya satıldığı tespit edildi. Yeni dönemde plaka devri, kiralama ve satış işlemlerinin önüne geçilmesi amacıyla sıkı kontrol mekanizmalarının devreye alınacağını açıklayan Tuna, "Bölgemizde plaka kiralama sistemi var. Seyahat acentelerimiz bizden aldıkları plaka ile beraber bunları satıyorlar veya kiralıyorlar. Bu tamamen kayıt dışı oluyor. Bunun denetimini iyi yapmamız gerekiyor. Plaka kiralamanın önüne geçeceğiz. Öncelikle kayıt dışını kapatmanın bu olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Doğu Karadeniz’in Buzul Göllerinde Kurşun Kirliliği Alarmı Video Galeri

Doğu Karadeniz’in Buzul Göllerinde Kurşun Kirliliği Alarmı

Doğal güzellikleriyle öne çıkan Doğu Karadeniz'in buzul gölleri, kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle çevresel felaketin eşiğine geldi. Bölgedeki yüksek göllerde, silah kullanımına bağlı olarak ‘kurşun' kirliliği alarm vermeye başladı. Doğu Karadeniz Bölgesi'nin yüksek kesimlerinde yer alan buzul gölleri, doğal güzellikleriyle her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlarken, kontrolsüz insan faaliyetleri nedeniyle ciddi bir çevre kirliliğiyle karşı karşıya kalıyor. Çok sayıda buzul gölün bulunduğu bölgede yoğun çöp kirliliğinden sonra özellikle ‘kurşun' kirliliği riski de hızla artarak alarm veriyor. Buzul göllerini tehdit eden en önemli çevresel sorunlardan biri haline gelen ve göl çevresinde eğlenme maksatlı gelişi güzel ateşlenen silahlardan çıkan kurşun atıkları, hem gürültü kirliliğine hem de toprak ve suya kurşun karışmasına neden oluyor. Yağışlarla birlikte toprağın alt katmanlarına sızan ve zamanla suya karışarak göl ekosistemini kirleten kurşun, suda çözünerek insan ve hayvan yaşamını tehdit ediyor. Ağır metal olarak tanımlanan ‘kurşun' gölden aşağıya doğru beslenen derelere ve içme suyu kaynaklarına kadar ulaşabiliyor. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, buzul göllerin doğal ekosistem açısından hayati önem taşıyan ve insan girişinin minimumda tutulması gereken koruma alanları olduğunu belirterek, sahada yeterli denetim yapılmadığı için söz konusu bölgelerde atık kirliliği ve silah kullanımına sıkça rastlandığı ifade etti. "Uzun yıllar boyunca bu kirlilik çok ciddi sorunlar oluşturacak" Trabzon'un Maçka ilçesindeki 2 bin 550 rakımlı Camiboğazı mevkiinde yer alan Çakırgöl'ün kurşun kirliliğine en çok maruz kalan yer olduğunu belirten Erüz, "Gümüşhane'de yaklaşık 43 tane, Trabzon'da da yaklaşık 10 civarında buzul gölümüz mevcut. Bu göller stratejik tatlı su kaynağı olmaları yanında nadir ve kırılgan ekosistemler olmaları dolayısı ile dokunulmaması, insanın yaklaştırılmaması, koruma altında olması gereken alanlardır. Ancak maalesef, bir kısmı koruma altında olan bu alanlar, korumadan daha çok piknik, günübirlik gezinti, turizm alanlarına dönüştürülerek, yoğun ve kontrolsüz insan hareketlerine maruz bırakılmış durumdadır. Ama bu koruma alanlarında başıboş turizm ve günübirlik etkinlik faaliyetleri engellenemiyor. Göllerin bir kısmında koruma var ancak kontrolümüz yok, insanların olduğu alanda silah atılmasının dahi önüne geçilemiyor. Kontrol olmayınca insanlar kafasına göre istediği her yere gidiyor. Yiyeceğini şehirden alıyor çantasına koyup yaylaya çıkıyor. Yedikten sonra artan malzeme ve poşeti onun için atık oluyor. Yemeden önce domatesin poşeti temiz yedikten sonra domatesin poşeti pis oluyor. Şuurlu ve duyarlı, insan, doğa etiğine saygılı birey olsa, o poşeti ve atıklarını getirirken yaptığın gibi koy çantana, aracına şehre getir. Ama yok temiz bir doğada keyif yapmak istiyoruz, ama bizden sonra o doğanın kirlenmiş olmasını umursamadan atıkları orada bırakıyoruz. Tüm akarsularımız ve doğal göllerimiz maalesef aşırı katı atık kirliliği ile yüz yüze. Bir başka büyük tehditte özellikle göl kenarlarında çok yoğun bir şekilde silah kurşun atılıyor. O gürültü yaban hayatını tedirgin edebilmekte, hamile hayvanların düşük yapmasına, kuşlar gibi hayvanların yuvalarını terk etmesi neden olabiliyor. Atılan kurşunlar göl içi ve çevresinde toprak ve suya karışarak çok tehlikeli, yıllara sari artan bir kirliliğe neden oluyor. Göl içinde ve toprakta çözünerek kurşun kirliliğine neden oluyor. Uzun yıllar boyunca artan ve biriken kurşuna bağlı bu kirlilik çok ciddi sorun oluşturma riski taşımaktadır. Bu su kaynaklarının büyük bir kısmı aslında bizim doğal akarsularımız, bir kısmı da içme suyu kaynaklarıdır. Çakırgöl en yoğun şekilde kurşun kirliliğine maruz yerlerden biri. O su Trabzon'un belli bölgeleri için içme suyudur. İlgili kamu otoriteleri ve vatandaş bunu dikkate alıp gerekli önlemleri almıyor. Korumuyoruz, kontrol altına almıyoruz. Sadece etrafında keyif yapıyor, suyu alıp içiyoruz. O suyun uzun vadede kurşun ve kirleticilerle nasıl kirlendiğini ve nasıl bir sorun oluşturacağını hesaplamıyoruz. Sorun üretirken çözüm üretmiyoruz" ifadelerini kullandı.

TÜRSAB: Doğu Karadeniz Turizminde Ağustos Hareketli Geçecek Haber

TÜRSAB: Doğu Karadeniz Turizminde Ağustos Hareketli Geçecek

TÜRSAB Doğu Karadeniz Bölge Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Tuna, geçen yıl ile bu yıl arasında turizm açısından büyük bir fark olmadığını Ağustos ayında rakamların artacağını belirtti. Bu sezon İran-İsrail savaş döneminde uçaklarda doluluk oranlarında düşüş yaşandığını bugünlerde ise arttığına dikkat çeken Tuna, "Şehrimize inen dış hat uçak sayılarında geçen seneye göre bir değişiklik yok. Savaş döneminde doluluk oranlarında düşüş yaşanmıştı ancak bugün uçakların doluluk oranları yüzde 85-90 bandında. Ağustos ayında bu rakamların daha da artmasını bekliyoruz. Öngörümüz, yalnızca Trabzon'a günlük 36-37 dış hat uçuşunun gerçekleşeceği yönünde" dedi. Arap turistlerin favorisi: Uzungöl ve Ayder Ortadoğulu turistlerin bölgeye yoğun ilgisi olduğunu belirten Tuna, "Uzungöl bizim markamız. Trabzon, Doğu Karadeniz'in turizm başkentidir. Bugün Arap turistler Uzungöl'e, Ayder'e, Ordu-Giresun'a ve hatta Batum'a günübirlik gidip geliyorlar. Rize'ye inen turistler de sıklıkla Trabzon'a geliyor" diye konuştu. Kış turizminin sadece kayakla sınırlı tutulmaması gerektiğini vurgulayan Tuna, "Kış turizmini sadece kayak olarak ele almak hata olur. Fuar, kongre, etkinlik ve kültür turları gibi birçok alternatif geliştirilebilir. Örneğin Uzungöl, kışın kapalı. Bu durum pazarlama eksikliğinden kaynaklanıyor. Neden Uzungöl kışın da açık olmasın?" ifadelerini kullandı. Avrupalı turist sayısındaki düşüş algısı Batılı turistlerin azaldığı yönündeki algıya da değinen Tuna, "Yıllar önce Avrupalı turistler butik turlarla bölgeye geliyordu. Bugün Trabzon'un kayıtlı yatak kapasitesi 30-31 bin civarında, kayıt dışını saymıyoruz bile. Bu kapasite geçmişte yoktu. Dolayısıyla bugünkü tabloyu arz-talep dengesi belirliyor. Şu anda Ortadoğulu turistler bölgemizi yoğun olarak tercih ediyor. Ancak bu, Avrupalı turistlerin gelmediği anlamına gelmiyor. Hâlâ Almanya gibi ülkelerden direkt uçuşlar var, Avrupalı turistler de geliyor. Ancak sayı Ortadoğulu turistlerle kıyaslandığında geri planda kalıyor" şeklinde konuştu. Dış hatlar otopark alanı büyük sorun Dış hatlar otopark alanında ciddi sorunlar olduğuna dikkat çeken Tuna, "Havalimanımızın yetersizliği nedeniyle özellikle dış hatlar otopark alanında acil bir çözüm üretilmesi gerekmektedir. Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin bu konuda hızlıca adım atması şarttır. Gelen grup misafirlerimiz, otobüslerine ulaşabilmek için 600-800 metre yürümek zorunda kalıyor. Havalimanındaki bu yetersizliğin bedelini ne yazık ki turizmciler ödüyor. Şehrimizde 'Bunu yaptık, bu şekilde oldu' şeklinde bir yaklaşım söz konusu; ancak bunun faturasını özellikle turizm seyahat acentelerine kesemezsiniz. Bu konuda ciddi sorunlarımız var. Bunları yetkililere aktarıyoruz, görüşmeler yapıyoruz ve çözüm bekliyoruz. Sorunlarımızı kamuoyu önünde dile getirmek istemiyoruz ancak artık acilen bir düzenleme yapılması gerekiyor. Özellikle dış hatlar terminalinin tamamlanmasının ardından, gelen grup misafirlerin transfer araçlarına rahatça ulaşabileceği bir alan oluşturulmalıdır. Seyahat acentelerimizin otobüslerinin yolcu alımını güvenli ve düzenli şekilde gerçekleştirebileceği bir alan ihtiyacı aciliyet arz etmektedir" dedi.

Uzungöl’de Turizm Sezonu İçin Hazırlıklar Sürüyor Haber

Uzungöl’de Turizm Sezonu İçin Hazırlıklar Sürüyor

Türkiye'nin ve Doğu Karadeniz'in dünyaca ünlü turizm merkezi Uzungöl'de, yeni turizm sezon için çalışmalar hızlandı. Uzungöl Çevre Koruma Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Abdullah Özen, her hangi bir aksilik olmadığı takdirde güzel bir turizm sezonu geçireceklerini tahmin ettiklerini belirterek şu an ki gözlemlerin bunu doğrular nitelikte olduğunu söyledi. Gelen turist sayısı ve rezervasyonların yeni sezon için umut verici olduğunu kaydeden Özen, "Uzungöl, Doğu Karadeniz Bölgesinin ve Trabzon'un turizmdeki çekim merkezi. Pandemiden sonra bir artış olmuştu her ne kadar ekonomik olarak enflasyonun etkisi biraz yüksek olsa da şu an geçen yıldan biraz daha güzel bir sezon geçireceğimizi tahmin ediyoruz. Bunu rezervasyonlardan ve şu an erkenden gelen turist sayısından gözlemleyebiliyoruz. Rezervasyonlar şu an şu ay itibariyle gelen turistlerdeki gözlemelerimiz herhangi bir aksilik olmazsa güzel bir sezon bekliyoruz" dedi. "Çalışmaların bir aya kadar tamamlanmasını bekliyoruz" Uzungöl'de araç geçiş ve yürüyüş yollarındaki çalışmaların sürdüğünü belirten Özen, "Uzungöl'ün girişinden gölün kenarlarındaki yürüyüş yolları ve araçların geçiş noktası olan otoyol dediğimiz alanların yenilenme çalışması vardı. Geçen yıl bu proje bitirilemedi, yarım kalmıştı. Geçen yıldan kalan yapılamayan noktalara bu yıl yeniden başlanıldı bir aylık süre içerisinde düzeltileceğini bekliyoruz" diye konuştu. Uzungöl'e gelen turistlerin yüzde 75-80'i yurt dışından gelenler oluşturuyor" Uzungöl'e gelen ziyaretçilerin yüzde 75-80'inin Körfez ülkelerinden gelenlerin oluşturduğunu kaydeden Özen, "Uzungöl'e gelen ziyaretçi sayısı yüzdelik olarak yüzde 75-80'i yurt dışından gelenler, kalan kısmı ise ülkemizin farklı yerlerinden gelenlerden oluşturuyor. En fazla turist Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt ilk üç sırayı oluşturuyor. Bunların dışında İran, Azerbaycan, Ürdün, Lübnan gibi ülkelerden de turistler Uzungöl'ü tercih etmektedir. Yaz aylarındaki turizm sezonu, aynı dönemde örneğin Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt'te sıcaklık 40-45 derece değerinde. Dolayısıyla insanlar sıcaktan bunalıyor Uzungöl'e gelince serinliyor. Yaz ayında sezonun ortasında gelseniz bile montunuzu yanınızda taşımak durumundasınız. Akşamdan sonra sobalarımızı tekrar yakıyoruz. Sıcaklığımız 30 dereceyi geçmiyor. Akşamleyin de daha serin oluyor. Aslında burada bir klima turizmi söz konusu" dedi. "Uzungöl'e HES yapılmayacak" Uzungöl'deki HES projesiyle ilgili ÇED raporunun iptal edildiğini kaydeden Özen, "Burada Hidroelektrik santrali projesi vardı Trabzonspor tarafından yapılan ama yıllar geçtikten sonra yapılamayan ardından başka bir firmaya satmış olduğu bir proje vardı. Bununla alakalı 2012 yılından beri hukuki süreç, STK'ların insanların mücadelesi devam ediyordu. Buradan Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Ahmet Metin Genç'e teşekkürlerimizi iletmek istiyoruz. Kendisi ÇED sürecine yeniden başlayan firmaya olumsuz görüş bildirerekten ilgili bakanlıkta bu görüş doğrultusunda projeyi, ÇED raporunu iptal etmiştir. Bunun içinde emek veren katılım sağlayan herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz. Daha güzel bir Uzungöl hep beraber inşa edebilmek içinde ortak paydada buluşabilmek ve ortak proje üretebilmek için bizler her zaman hazırız" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.