Hava Durumu

#Doğu Anadolu

TOURISMJOURNAL - Doğu Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğu Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Şimşek: Turizmde Yeni Büyüme Motoru Doğu ve Güneydoğu Haber

Şimşek: Turizmde Yeni Büyüme Motoru Doğu ve Güneydoğu

Bakan Şimşek, Batman'ın Hasankeyf ilçesi Ören yerinde Batman ve Şırnak Valilikleri tarafından Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde hayata geçirilen "Kadim Şehirler Yolu Batman-Şırnak Rotası" lansman programında yaptığı konuşmada, çok güzel bir vesileyle bir arada olduklarını söyledi. Bulundukları coğrafyanın en az 12 bin yıllık bir hafızasının bulunduğunu anlatan Şimşek, bu toprakların Roma, Bizans, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemini gördüğünü belirtti. "Aslında bugün lansmanını yaptığımız Kadim Şehirler Yolu Batman-Şırnak Rotası sıradan bir etkinlik değil. Bu çok değerli ve önemli. Batman ve Şırnak'ı tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla ama en önemlisi hikayesiyle dünyaya yeniden tanıtıyoruz." ifadelerini kullanan Şimşek, onun için bir arada olduklarını bildirdi. Batman'ın 36 yıl önce il olduğunu anımsatan Şimşek, kentin geliştiğini, büyüdüğünü ve büyükşehir olma yolunda mesafe kat ettiğini, nüfusunun 660 bini geçtiğini söyledi. Şimşek, şunları kaydetti: "İl olmadan önceki nüfusuna oranla neredeyse iki kata doğru gidiyoruz. Fakat burada konu nüfus değil, esas olan Batman'ın gelişmesi, kalkınmasıdır. 2002'ye kadar bir fabrikası varmış. O da un fabrikası. Sonra büyük bir enerjiyle AK Parti hükümetleriyle birlikte altyapı yapıldı, üniversite kuruldu, insan kaynağı anlamında sorun giderildi. Muazzam teşvikler verildi ve OSB'ye sığılmaz oldu. O dönemde yeni OSB çalışmaları başladı. Bugün memnuniyetle şunu söyleyebilirim. Şu anda OSB'de 20 binden fazla çalışanımız var. Bu muazzam bir şey. Aynı zamanda 5 OSB fiilen tasarım ve inşa aşamasında. Lojistik merkezi var. Batman'ın ciddi bir göç çekmesi gerekiyor. Bunun için de konuttan altyapıya kadar birçok konuda çabalarımıza devam etmemiz lazım. Batman, muazzam bir ilerleme sağladı." Kentin bugün altyapısı ve insan kaynağıyla çok güçlü bir şehir olduğunu dile getiren Şimşek, AK Parti hükümetleri döneminde Batman'a çok yatırım yaptıklarını, bugüne kadar 90 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdiklerini, şu anda devam eden yatırımların büyüklüğünün 28 milyar lira olduğunu anlattı. "GEÇEN SENE 64 MİLYONUN ÜZERİNDE TURİST ÇEKTİK" 1. Lig'e çıkan Batman Petrolspor'u da tebrik eden Şimşek, şöyle konuştu: "Son 20-25 yılda turizmde muazzam ilerleme sağladık. Geçen sene dünyada en çok turist çeken 4. ülkeydik. 2002'de 20. sıradaydık. Yani 20. sıradan 4. sıraya hiçbir başarı tesadüf olamaz. Bu muazzam bir çabanın bir sonucudur. Geçen sene 64 milyonun üzerinde turist ülkemizi ziyaret etti ve 65 milyar doların üzerinde gelir elde ettik. Dünyada turizm geliri sıralamasında da yükseliyoruz, 7. sıradayız. Bu başarı tesadüf değil çünkü altyapımız, insan kaynağımız var ve destinasyon çeşitliliğini sağladık. Doğal güzelliklerimiz var. Ben inanıyorum ki Hasankeyf, turizmi daha da güçlendirecek. Turizmi yılın 12 ayına yaymak istiyoruz. Bu bizim için hem istihdam hem de döviz geliri açısından çok değerli. Artık kültür, gastronomi, doğa, kongre ve sağlık turizmi, bunlar bizim için çok stratejik alanlar. Hizmet ihracatında vergi istisnasını yüzde 100'e çıkarttık. Muazzam bir adım, özellikle sağlık turizmi, eğitim, yani hizmet ihracatı anlamında söylüyorum." Turizmi çok güçlü bir şekilde desteklediklerini, desteklemeye devam edeceklerini belirten Şimşek, "Bölgemizde çıkan savaş turizm sektörünü etkilemesin diye çok hızlı bir şekilde değerli bakanımızla çalıştık ve çok kritik iki adım attık. Öncelikli olarak finansmana erişim konusunda bir adım attık ve 60 milyar liralık kredi garanti fonu üzerinden finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. Sadece o değil, çok istisnai bir vergi indirimine de gittik. Konaklama vergisinin oranını yüzde 2'den yüzde 1'e düşürdük." ifadelerini kullandı. Turizmdeki büyümenin her bölgeye eşit dağılmadığını kaydeden Şimşek, şunları aktardı: "Özellikle Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu yakın döneme kadar turizmden çok önemli bir pay alamadı. DAP bölgesine gelen yabancı turist sayısı 2,4 milyon, toplam içerisindeki payı yüzde 4,6, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde rakamlar daha mütevazi. 653 bin turist, yabancı turistten, uluslararası turistten bahsediyorum ve toplam turist içerisindeki payı yüzde 1,2. Ortalama kalış süresine baktığımızda Türkiye'de 2,5 gün, DAP'ta 1,9, GAP'ta 1,6 güne düşüyor. Gelen her 100 turistin sadece 6'sı Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne uğruyor ve daha az bir süre kalıyor. Neden? Bu canlanmış hali, geçmişte güvenlik endişeleri vardı. Terörsüz Türkiye ile inanıyorum ki Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi turizmde Türkiye'nin yeni büyüme motorlarından biri olacak. Aslında genel anlamda da Türkiye'nin büyüme motorları önümüzdeki yıllarda Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu olacak. Niye? Çünkü biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti hükümetleri döneminde bu bölgelerimize muazzam altyapı yatırımları yaptık." "TURİZMDE YENİ BÜYÜME MOTORLARI BU BÖLGEDEN ÇIKACAK" Üniversiteler açtıklarını, insan yetiştirdiklerini, teşvik verdiklerini anlatan Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı: "Dolayısıyla buradaki güvenlik endişelerinin ortadan kalkması, yani Terörsüz Türkiye ile birlikte sadece turizm gelişmeyecek çünkü nüfus çok genç. Güneydoğu Anadolu'da ortanca yaş 26 yıl. Bu ne demek? Nüfusun yarısı 26 yaş altı, yarısı 26 yaş üstü demek. Bu çok kritik bir gösterge. Bundan dolayı da inanıyorum ki Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin büyüme motoru olacak. Aslında bu coğrafya dünyanın en büyük açık hava müzesi. Göbeklitepe, Nemrut, Ani, Hasankeyf, Mardin'in taş evleri, Midyat'ın manastırları, Rumkale, Diyarbakır'ın surları, Cudi Dağı burada. Dünyanın çok az yerinde tarih, kültür, inanç, gastronomi ve medeniyet anlamında bu kadar güçlü bir coğrafya vardır. Burası o anlamda da istisnai. O nedenle turizmde yeni büyüme motorları bu bölgeden çıkacak. Sadece altyapının yetmeyeceğini biliyoruz. Yatırımcıların özellikle üst yapı noktasında da cesaretlendirilmesi lazım. Terörsüz Türkiye aslında büyük fırsat sunuyor. Çok güçlü teşvikler var. Mutlaka ve mutlaka bu güzel coğrafyaya otel yatırımı yapmamız lazım. Kaliteli, 5 yıldızlı otellere ciddi ihtiyaç var. Bu bölgenin tamamını entegre bir şekilde yerli ve yabancı turistlerin gelip ziyaret ettiği, kaldığı, ilham aldığı, yani o coğrafyayla bir bağ kurduğu bir bölge haline getirmekte kararlıyız."

Enduro tutkunları 3 bin 200 metreye meydan okuyacak Haber

Enduro tutkunları 3 bin 200 metreye meydan okuyacak

Türkiye SKIL Enduro ve ATV Şampiyonası’nın bilgilendirme ve tanıtım toplantısı Ağrı Valiliğinde düzenlendi. Toplantıya Ağrı Valisi Dr. Önder Bozkurt, İl Gençlik ve Spor Müdürü Ahmet Çelebi, Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkan Vekili Ogün Baysan, Asbaşkan Mahmut Nedim Akülke ve il protokolü katıldı. Ağrı Valisi Dr. Önder Bozkurt: "Bu organizasyonla Ağrı’nın spor turizminde güçlü bir marka haline gelmesini hedefliyoruz" Ağrı Valisi Dr. Önder Bozkurt, düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, 3-4-5 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirilecek organizasyonun etapları ve bölgeye sağlayacağı katkılar hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Vali Bozkurt, yarışların ilk etabının Ağrı Merkez’de, ikinci etabının Diyadin Kanyonu’nda, üçüncü etabının ise Tendürek ve Ağrı Dağı güzergâhında gerçekleştirileceğini belirterek, "İlimizde ilk kez böyle büyük bir organizasyona ev sahipliği yapmanın gururunu ve heyecanını yaşıyoruz. Bu önemli gelişmeyi basın mensuplarımız aracılığıyla kamuoyuyla paylaşmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz" dedi. Enduro sporunun doğasına da değinen Bozkurt, bu branşın hızdan ziyade dayanıklılık, denge ve teknik beceriye dayandığını vurguladı. Sporcular açısından rota bilgisi, zihinsel ve fiziksel dayanıklılık ile risk yönetimi gibi birçok önemli yetkinliği bir arada barındırdığını ifade eden Bozkurt, Ağrı etaplarının bu yönleriyle sporun tanıtımına önemli katkı sağlayacağını söyledi. Organizasyonun turizme sağlayacağı katkılara dikkat çeken Bozkurt, "Ağrı’ya gelecek ziyaretçiler, ilimizin sosyal ve kültürel yapısını yakından tanıma fırsatı bulacak. Doğal güzelliklerimiz, coğrafyamız ve etaplarımız daha geniş kitlelere ulaşacak. Bu sayede kültürel etkileşim artarken, şehrimiz önemli bir katma değer kazanacak" ifadelerini kullandı. Sporun gençler üzerindeki etkisine de değinen Bozkurt, motor sporlarına ilgi duyan gençlerin bu tür organizasyonlar sayesinde spora kazandırılacağını belirterek, organizasyonun yerel ekonomi üzerinde de olumlu yansımalar oluşturacağını dile getirdi. Bölgedeki huzur ve güven ortamına da vurgu yapan Bozkurt, "Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda bölgemizde önemli çalışmalar yürütüyoruz. Bu organizasyon da bu sürecin önemli bir parçasıdır" dedi. Organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen kurum ve kuruluşlara teşekkür eden Bozkurt, başta Gençlik ve Spor Bakanlığı olmak üzere Türkiye Motosiklet Federasyonu’nun desteklerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Vali Bozkurt, sözlerini "Ağrı’ya Uluslararası Motorsporları Merkezi ve Kamp Karavan alanı kuracaklarının müjdesini vererek, inşallah bu organizasyonu kazasız belasız tamamlayarak ilimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı sonuçlar kazandırırız" temennisiyle tamamladı. TMF Başkan Vekili Baysan: "Ağrı’da atılan bu adım, Doğu’da spor turizmi adına bir mihenk taşı olacak" Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkan Vekili Ogün Baysan, Ağrı’da gerçekleştirilen basın lansmanında yaptığı konuşmada organizasyonun bölge açısından tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Baysan, etkinliğin yalnızca bir lansman olmadığını belirterek, Doğu Anadolu’da spor turizmi adına önemli bir başlangıç niteliği taşıdığını ifade etti. Protokol üyeleri ve basın mensuplarına teşekkür ederek konuşmasına başlayan Baysan, Ağrı’da gerçekleştirilecek organizasyonun gelecekte çok daha büyük bir vizyona ulaşacağını söyledi. Yarışların üç etap halinde düzenleneceğini belirten Baysan, bu organizasyonun Doğu Anadolu Bölgesi’nde bir ilk olacağını kaydetti. Ağrı’nın bundan sonraki süreçte şampiyonanın önemli duraklarından biri olacağını dile getiren Baysan, "Planlamamız doğrultusunda her yıl organizasyonun bir ayağını Ağrı’da gerçekleştirmeyi hedefliyoruz" dedi. Uzun vadeli hedeflerine de değinen Baysan, organizasyonu uluslararası bir platforma taşımak istediklerini belirterek, "Amacımız, Ağrı’nın ön planda olduğu bu önemli spor organizasyonunu uluslararası bir formata dönüştürerek tüm dünyaya tanıtmak. Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak bu hedef doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. TMF Asbaşkanı Akülke: "Spor turizmi gelecektir, hedefimiz bu potansiyeli Anadolu’ya yaymak" Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, Ağrı’da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada spor turizminin Türkiye için taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Akülke, federasyon olarak "Spor turizmin geleceğidir" mottosuyla ülke genelinde çalışmalar yürüttüklerini belirterek, Doğu Anadolu Bölgesi’nde ilk kez Ağrı’da bulunmaktan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Ağrı’da gerçekleştirilen organizasyonun bir başlangıç olmasını temenni ettiklerini vurgulayan Akülke, "İnşallah bu ilk adım kalıcı olur ve önümüzdeki yıllarda geleneksel hale gelir" dedi. Spor turizminin dünya genelinde turizm gelirlerinin yaklaşık yüzde 35 ila 40’ını oluşturduğunu belirten Akülke, küresel spor turizmi pazarının ciddi rakamlara ulaştığını kaydetti. Türkiye’nin ise bu büyük pastadan yalnızca yaklaşık yüzde 1’lik pay alabildiğine dikkat çeken Akülke, mevcut gelirin büyük ölçüde Antalya, Alanya, İzmir ve İstanbul gibi batı illerinde yoğunlaştığını ifade etti. Akülke, Türkiye Motosiklet Federasyonu olarak hedeflerinin bu potansiyeli ülkenin tüm bölgelerine yaymak olduğunu belirterek, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da düzenlenecek motosiklet ve farklı ekstrem spor organizasyonlarıyla spor turizmini geliştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Ağrı’nın bu alanda önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Akülke, "Sayın Valimizin destekleriyle burada spor turizminin temellerini atacağımıza ve önemli bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. Enduro tutkunları 3 bin 200 rakıma tırmanacak Ağrı 51Ağrı Dağı’nın zorlu etaplarında gerçekleştirilecek yarışlar, enduro ve ATV sporcularının sınırlarını zorlayacak. Yaklaşık 100 profesyonel motosiklet ve ATV sporcusunun katılması beklenen şampiyonanın açılış ayağı, bölgenin spor turizmine önemli katkılar sunacak. Türkiye’nin en prestijli motor sporları organizasyonlarından biri olan Türkiye SKIL Enduro ve ATV Şampiyonası’nda adrenalin tutkunları; dik yamaçları ve yemyeşil doğasıyla öne çıkan Diyadin (Murat) Kanyonu’nu, volkanik yapıları ve zorlu coğrafyasıyla dikkat çeken Tendürek Dağı eteklerini, tarihi İshak Paşa Sarayı’nı, Meteor Çukuru’nu ve Nuh’un Gemisi iziyle bilinen Doğubayazıt rotalarını aşarak Ağrı Dağı’nın 3 bin 200 metre rakımındaki finiş noktasına ulaşmak için mücadele edecek. Dayanıklılık ve teknik becerinin ön planda olacağı bu heyecan dolu yarışlar, sporseverlere unutulmaz anlar yaşatacak.

Kars Peynir Müzesi turistlerin yeni gözdesi haline geldi Haber

Kars Peynir Müzesi turistlerin yeni gözdesi haline geldi

"Geleneksel üretim teknikleri ilgi odağı" Müzede, başta Gravyer peyniri ve Kars kaşarı olmak üzere bölgeye özgü peynir çeşitleri tanıtılıyor. Ziyaretçiler, peynir üretiminin tüm aşamalarını detaylı şekilde inceleyebiliyor. Özellikle üretim bölümü, geleneksel yöntemlerin sergilenmesi açısından büyük ilgi görüyor. Ahşap ekipmanlar, bakır kazanlar ve eski üretim araçlarının yer aldığı alanlar, Kars’ın yüzlerce yıllık peynircilik kültürünü gözler önüne seriyor. Rehberler eşliğinde yapılan gezilerde, süt sağımından olgunlaştırma sürecine kadar tüm aşamalar anlatılıyor. "Her şey çok gerçekçi" Peynir Müzesi’ni çok beğendiğini ifade eden Buse Öz, "Gördüğümüz her şey çok gerçekçi, her şey aslına çok uyumlu, burası Türkiye’nin ilk tematik peynir müzesi, buraya gelmekten gerçekten çok mutluyum. Bize buraya getire öğretmenlerime teşekkür ediyorum" dedi. "Peynirin nasıl yapıldığını öğrendim" Kars’a Erzincan’dan geldiğini belirten Melisa Fener, "Burası Türkiye’nin ilk tematik peynir müzesi, burada gravyer ve kaşar peynirinin nasıl yapıldığı anlatılıyor. Çok te güzel görselleştirilmiş. Burada gravyerinin nasıl yapıldığını öğrendim. Güzel bir yer ve güzel de işlemişler" diye konuştu. "Yayla evleri kültürel deneyim sunuyor" Müze içerisinde kurulan yayla evleri de ziyaretçilerin en çok vakit geçirdiği bölümler arasında yer alıyor. Doğu Anadolu’nun yayla yaşamını yansıtan alanlarda, geleneksel üretimleri birebir canlandırılıyor. Ziyaretçiler, hem peynir yapımını izliyor hem de yöresel yaşam tarzını yakından tanıma fırsatı buluyor. "Kent turizmine katkı sağlıyor" Kars’ın turizm potansiyeline önemli katkı sağlayan müze, şehrin tanıtımında da aktif rol oynuyor. Özellikle bölgeye gelen ziyaretçiler, tarihi ve kültürel gezi rotalarına Kars Peynir Müzesi’ni de ekliyor. Ayrıca Kars Peynir Müzesi peynir kültürünün uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sağlıyor. Kars Peynir Müzesi, gastronomi turizmi açısından da önemli bir merkez haline geldi.

Dedeman Hospitality Bitlis’te Yeni Bir Dönem Başlatıyor: Eva Managed by Dedeman Bitlis için imzalar atıldı! Haber

Dedeman Hospitality Bitlis’te Yeni Bir Dönem Başlatıyor: Eva Managed by Dedeman Bitlis için imzalar atıldı!

Eva Managed by Dedeman Bitlis, markanın yalnızca coğrafi olarak değil, ihtiyaçlara göre çeşitlenen konaklama modelleriyle büyüme yaklaşımının bir parçası olarak hayata geçiriliyor. Proje, Bitlis’in son yıllarda artan turizm hareketliliği ve markalı konaklama ihtiyacı göz önünde bulundurularak kurgulandı. Dedeman markasının Bitlis’te yer alacak olması, şehirdeki turizm ekosistemi ve yerel paydaşlar nezdinde güçlü bir beklenti ve ilgiyle karşılandı. Evalorin Otelcilik Limited Şirketi yatırımıyla, Coşar Görücü’nün yatırımcısı olduğu Eva Managed by Dedeman Bitlis, bu yönüyle Bitlis’in gelişen turizm potansiyeline kalıcı bir katkı sunmayı vadeden nitelikli bir girişim olarak öne çıkıyor. Tarihin Katmanlarıyla Bütünleşen Bir Deneyim: Eva Managed by Dedeman Bitlis Doğu Anadolu’nun en köklü yerleşimlerinden biri olan Bitlis, taş mimarisiyle şekillenmiş şehir dokusu, medreseleri, hanları ve yüzyıllar boyunca biriken kültürel hafızasıyla geçmişin izlerini bugüne taşıyan güçlü bir karakter sunuyor. Bu tarihsel derinlik, Nemrut Krater Gölü’nün etkileyici coğrafyasıyla birleştiğinde Bitlis’i kültür ve doğa deneyiminin kesişim noktasına taşıyor. Türkiye’nin en büyük krater gölü olan Nemrut; volkanik yapısı, endemik bitki örtüsü ve eşsiz manzarasıyla bölgeye uluslararası ölçekte dikkat çeken bir çekim gücü kazandırıyor. Van Gölü havzasına yakın konumu, Ahlat’ın Selçuklu mirası ve özgün taş evleriyle Bitlis, son yıllarda artan ziyaretçi ilgisiyle birlikte turizm açısından yeni bir ivme kazanırken, bu gelişim nitelikli ve markalı konaklama ihtiyacını da beraberinde getiriyor. Bitlis merkezde, tarihî dokunun içerisinde konumlanan Eva Managed by Dedeman Bitlis, özgün bir yapının dönüşümüyle hayata geçerek şehrin mevcut potansiyeline doğrudan temas eden bir konaklama modeli sunuyor. Dedeman Hospitality, bu projede tarihî yapıyı korumayı bir tasarım tercihi olarak değil, deneyimin temel bileşenlerinden biri olarak ele alıyor. Butik ölçekte kurgulanan proje, markanın hizmet standartlarını yerel doku ile buluşturarak Bitlis’te karakterli ve güçlü bir konaklama alternatifi oluşturmayı hedefliyor. Şehrin ilk markalı oteli olma özelliği taşıyan Eva Managed by Dedeman Bitlis, bölgenin turizm potansiyelini görünür kılan ve yerel ekonomiye uzun vadeli katkı sunmayı amaçlayan önemli bir yatırım olarak öne çıkıyor. Dedeman Misafirperverliğiyle Bitlis’te Markalı Konaklama Dönüşümü Başlıyor Toplam 33 oda ve 6 suit kapasitesiyle planlanan Eva Managed by Dedeman, güçlü bir operasyonel denge gözetilerek tasarlandı. Yapının zemin katında konumlanan giriş, resepsiyon ve çok sayıda ticari alan ile üst katlara yayılan konaklama birimleri; hem misafir deneyimini hem de operasyonel akışı destekleyecek şekilde kurgulanıyor. Restoran ve kafe alanlarının yanı sıra, servis ve teknik alanların planlaması da bütüncül bir işletme yaklaşımıyla ele alınıyor. 2026 yılı sonunda hizmete açılması planlanan proje, yalnızca fiziksel bir dönüşüm değil; aynı zamanda işlevsel olarak sürdürülebilir bir konaklama modeli sunmayı hedefliyor. İmza sürecine ilişkin değerlendirmede bulunan Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, şu ifadeleri kullandı: “Bitlis, sahip olduğu tarihî ve doğal birikimle önemli bir potansiyel barındıran; ancak markalı konaklama tarafında gelişim alanı bulunan bir şehir. Eva Managed by Dedeman ile bu potansiyele, şehrin dinamikleriyle uyumlu ve sürdürülebilir bir modelle yanıt veriyoruz. Bu proje, yalnızca yeni bir konaklama alternatifi sunmanın ötesinde; şehrin turizm yolculuğuna duyduğumuz güvenin ve uzun vadeli bakış açımızın somut bir ifadesidir.” Dedeman Hospitality Yönetim Kurulu Üyesi Banu Dedeman ise şunları ifade etti: “Dedeman olarak köklü mirasımızdan aldığımız güçle, her şehirde kendi dinamiklerine saygı duyan ve uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen yapılar kurmayı önemsiyoruz. Bitlis’in sahip olduğu tarihsel ve kültürel birikimi, çağdaş konaklama standartlarıyla buluşturarak hem misafirlerimiz hem de şehir için kalıcı bir değer üretmeyi amaçlıyoruz” Dedeman Hospitality Hakkında 1966 yılında açtığı ilk otelle Türk turizm sektörüne öncülük eden Dedeman Hospitality, bugün 60 yılı aşkın deneyimiyle misafirperverliğin, güvenin ve kaliteli hizmetin simgesi haline gelmiştir. Yerli bir marka olarak doğan ve büyüyen Dedeman, zaman içerisinde ulusal ve uluslararası ölçekte güçlü bir konuma ulaşmıştır. Dedeman’ın başarı yolculuğu yalnızca sayısal büyümeyle sınırlı değildir. Marka; Türk misafirperverliğini global standartlarla harmanlayan vizyonu, sürdürülebilirlik yaklaşımı, güçlü insan kaynağı ve yenilikçi hizmet anlayışıyla bir yaşam tarzı ve deneyim markası kimliği kazanmıştır. Bugün 6 ülkede, 40 şehirde, 51 aktif ve toplamda 89 imzalanmış tesisiyle faaliyet gösteren Dedeman Hospitality; Türkiye’nin yanı sıra Kazakistan, Özbekistan, Kuzey Irak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Azerbaycan’daki yatırımlarıyla uluslararası gücünü her geçen gün artırmaktadır. Orta vadeli büyüme stratejisini Balkanlar, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika gibi stratejik pazarlarda derinleşme üzerine kurgulamaktadır. Portföyünde yer alan 12 alt marka, farklı misafir profilleri ve yatırımcı beklentilerine hitap edecek şekilde konumlandırılmıştır. Bu çeşitlilik sayesinde Dedeman Hospitality; lüks otelcilikten uzun dönem konaklamaya, şehir otelciliğinden iş dünyasına yönelik çözümlere kadar geniş bir hizmet yelpazesi sunmaktadır. Dedeman Hospitality, “Herkesin Dedeman’ı” mottosuyla; köklü misafirperverlik mirasını koruyarak, gelecek kuşaklara aktarmayı ve Türk turizmini dünyada güçlü biçimde temsil etmeyi kararlılıkla sürdürmektedir.

Dondurucu soğukta Van Gölü’nde kulaç attı Haber

Dondurucu soğukta Van Gölü’nde kulaç attı

Doğu Anadolu'nun sert kış şartlarının yaşandığı Van'da, örnek bir farkındalık etkinliğine imza atıldı. Van'da özel eğitim öğretmenliği yapan Muhammed Türken, hem sağlıklı yaşama teşvik etmek hem de kış turizminin potansiyelini vurgulamak amacıyla Van Gölü'nün dondurucu ve dalgalı sularına girdi. Hava sıcaklığının sıfırın altında seyrettiği kentte, sabah saatlerinde göl kıyısına gelen Türken, kısa bir hazırlığın ardından dalgalı sulara girerek yüzmeye başladı. Yüzme sonrası açıklamalarda bulunan Türken, düzenli sporun ve soğuk suya kontrollü şekilde girmenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini belirterek, "Yaklaşık 9 yıldır gerek Van Gölü olsun, gerek akan su olsun yılda kışın 4-5 kere suya girip yüzüyorum. Bunun sağlıklı yaşama etkisini bildiğim için ve kendi vücudumda da etkilerini bildiğimden dolayı bunu artık rutin haline getirdim. Bu sayede 12 yıldır kış hastalıklarının hiçbirine yakalanmadım. 12 yıldır aynı okulda görev yaptığım halde benim kış hastalıklarından dolayı hastaneye gittiğimi gören olmadı. Güzel bir şey. Tavsiye ediyorum. Herkesin gelip yapmasını da temenni ediyorum" dedi. Van Gölü'nün dalgalı olduğunu ifade eden Türken, "Bugün Van Gölü hem dalgalı hem soğuk. Su dalgalı olduğu için özellikle yüzme açısından biraz zor görünüyor. Daha önce hiç dalgalı suda kışın yüzmedim. Bugün benim için de bir ilk oldu. Güzel de oldu. Keyifli bir anlar yaşıyoruz" diye konuştu. Soğuk ve dalgalı havaya rağmen yüzme etkinliğini sürdüren Türken, Van'ın doğal güzelliklerinin her mevsim keşfedilmeyi beklediğini ifade etti.

İşte Erzurum’un turizm karnesi Haber

İşte Erzurum’un turizm karnesi

Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, Erzurum’un 2025 yılı boyunca kültür, sanat ve turizm alanlarında hayata geçirilen planlı ve kapsamlı çalışmalar neticesinde önemli bir ivme yakaladığını ifade ederek, "Hem etkinlik çeşitliliği hem de turist ve geceleme sayıları bakımından dikkat çekici bir başarı ortaya koymuştur. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın vizyonu doğrultusunda yürütülen çalışmalarla ilimiz, Doğu Anadolu’nun kültür ve turizm merkezlerinden biri hâline gelmiştir" şeklinde konuştu. "Bir yılda 493 bin 641 ziyaretçi" Bu başarının en önemli göstergelerinden birinin Erzurum turizminde yaşanan güçlü sayısal artışlar olduğunu vurgulayan İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, " 2024 yılında ilimizi 331 bin 875 yerli ve 31 bin 749 yabancı olmak üzere toplam 363 bin 624 ziyaretçi ziyaret etmişken, 2025 yılında bu rakam 455 bin 084 yerli ve 38 bin 557 yabancı olmak üzere toplam 493 bin 641 ziyaretçiye ulaşmıştır. Böylece bir önceki yıla göre; yerli turist sayısında yüzde 37, yabancı turist sayısında yüzde 21 ve toplam turist sayısında ise yüzde 36 oranında artış sağlanmıştır. 2024 yılında 637 bin 919 olan toplam geceleme sayısı, 2025 yılında yüzde 47 artışla 936 bin 489’a ulaşmıştır. İlimizin artan ziyaretçi talebini karşılayabilecek güçlü bir konaklama altyapısı bulunmaktadır. Erzurum genelinde 138 konaklama tesisi, 4 bin 983 oda ve 10 bin 56 yatak kapasitesi ile hizmet vermekte olup mevcut kapasite, özellikle kış, kültür ve festival turizmini destekleyen önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır" dedi. "Bin sanatçı bir milyon vatandaşla buluştu" Kültür ve sanat alanında ise 2025 yılı, Erzurum için adeta bir atılım yılı olduğunu vurgulayan Yer, " 16-24 Ağustos 2025 tarihleri arasında düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında, 9 gün boyunca 54 farklı noktada, 124 etkinlik türünde toplam 542 program gerçekleştirilmiş; yaklaşık bin sanatçının katılımıyla düzenlenen etkinlikler yaklaşık 1 milyon vatandaşımızla buluşturulmuştur. Konserler, sergiler, söyleşiler, sempozyumlar, yarışmalar, sokak sahnesi etkinlikleri ve çocuklara özel programlarla Erzurum, festival süresince ülkemizin en önemli kültür duraklarından biri hâline gelmiştir. Çocuklara yönelik tiyatro, müzikal, atölye, oyun ve masal etkinlikleriyle kültür ve sanatın erken yaşta benimsenmesine katkı sağlanmış; festival, her kesime hitap eden kapsayıcı bir yapıya kavuşmuştur" diye konuştu. "18 oyun ve 109 temsil ile 26 bin 855 seyirci" İsmail Saib Sencer İl Halk Kütüphanesi’nin, 2025 yılında yaklaşık 782 bin 256 ziyaretçiye ulaştığını hatırlatan İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, " 40 bin 944 üyesi ve 119 bin 47 kitaplık koleksiyonu ile ilin kültürel hafızasının merkezi olmayı sürdürmüştür. Yıl boyunca 10 farklı başlık altında düzenlenen 228 etkinlik, kütüphanelerimizin yaşayan kültür mekânları hâline geldiğinin somut göstergesi olmuştur. Âşık Sümmani Kültür Merkezimizde açılan 15 kursta 830 kursiyerimiz, el sanatları, müzik, halk oyunları ve eğitim alanlarında kurslardan faydalanmış; geleneksel kültürümüzün yaşatılmasına önemli katkı sağlanmıştır. Erzurum Devlet Tiyatrosu, 2025 yılı içerisinde sahnelenen 18 oyun ve 109 temsil ile 26 bin 855 seyirciye ulaşarak sanatın toplumla buluşmasında etkin bir rol üstlenmiştir. Ayrıca ilimizde 27 yerli ve 4 yabancı kısa film ve video çekimi gerçekleştirilmiş; bin 115 tescilli kültür varlığımız ile tarihî ve kültürel mirasımız korunarak tanıtılmaya devam edilmiştir" dedi. "895 farklı türde kültür, sanat ve turizm etkinliği" 2025 yılı boyunca kentteki müzelerin, Erzurum’un kültür ve sanat hayatında önemli bir buluşma noktası olduğunu vurgulayan İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer, sözlerine şöyle devam etti, "Bu kapsamda; sergiler, söyleşiler, sempozyumlar ve farklı tematik etkinlikler başta olmak üzere 50 farklı alanda düzenlenen programlar ile müzelerimizde 319 bin ziyaretçi ağırlanmıştır. Gerçekleştirilen bu etkinlikler sayesinde müzelerimiz, yalnızca eserlerin sergilendiği alanlar olmanın ötesine geçerek yaşayan, üreten ve toplumla sürekli etkileşim hâlinde olan kültür merkezleri hâline gelmiştir. Erzurum’un tarihî ve kültürel birikimi, bu etkinliklerle hem hemşehrilerimizle hem de şehrimizi ziyaret eden misafirlerle buluşturulmuştur. 2025 yılı genelinde yapılan çalışmalar değerlendirildiğinde, şehrimizde toplam 895 farklı türde kültür, sanat ve turizm etkinliği düzenlenmiştir. Bu sayı, Erzurum’un yıl boyunca yalnızca belirli dönemlerde değil, sürekli ve canlı bir kültür-sanat gündemine sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır" "Kültür ve turizmde güçlü bir marka şehir hedefi" Özellikle EİT 2025 Turizm Başkenti Erzurum etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programların, şehre yeni bir vizyon ve hareketlilik kazandırdığını anlatan İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer , "Bu çerçevede düzenlenen ulusal ve uluslararası etkinlikler; kültür, sanat, turizm, gastronomi ve tanıtım alanlarında Erzurum’un marka değerini güçlendirmiş, şehrimizin sahip olduğu tarihî ve kültürel zenginliklerin daha geniş kitlelere ulaşmasına imkân sağlamıştır. EİT 2025 sürecinde hayata geçirilen programlar, Erzurum’da ilk kez uygulanan içerikleri, farklı disiplinleri bir araya getiren etkinlikleri ve çok paydaşlı organizasyon yapılarıyla şehrimize yenilik, çeşitlilik ve sürdürülebilirlik kazandırmıştır. Bu çalışmalar sayesinde Erzurum; yalnızca bir turizm destinasyonu değil, aynı zamanda kültür ve sanatın üretildiği, paylaşıldığı ve yaşatıldığı güçlü bir merkez hâline gelmiştir. Bu süreçte Erzurum, aynı zamanda Avrupa Kış Sporları Başkenti unvanıyla; kış turizmi, spor organizasyonları ve uluslararası etkinlikler bakımından da öne çıkmış, dört mevsim turizm hedefi doğrultusunda ulusal ve uluslararası görünürlüğünü daha da artırmıştır. Elde edilen tüm bu veriler; Erzurum’un kültür, sanat ve turizm alanlarında planlı, sürdürülebilir ve istikrarlı bir gelişim süreci içinde olduğunu göstermektedir. Bu başarıda emeği geçen Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, tüm kurum ve paydaşlarımıza, sanatçılarımıza ve etkinliklerimize büyük ilgi gösteren kıymetli hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Erzurum, önümüzdeki dönemde de kültür ve turizmde güçlü bir marka şehir olma yolunda kararlılıkla ilerlemeye devam edecektir" şeklinde konuştu.

Turistik Doğu Ekspresi, Yeni Sezonda Anadolu’ya Yolculuk Haber

Turistik Doğu Ekspresi, Yeni Sezonda Anadolu’ya Yolculuk

Herkesin merakla beklediği ‘Turistik Doğu Ekspresi' bu sezonki ilk seferi bugün başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi'nin 2025-2026 sezonu ilk seferine uğurlanması dolayısıyla düzenlenecek törene katıldı. Ankara'dan Kars'a hareket edecek Turistik Doğu Ekspresi'nin yeni sezon ilk seferi için tarihi Ankara Garı'nda uğurlama töreni gerçekleştirildi. Törende konuşma yapan Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi'nin bölge turizmine ve ekonomisine katkılar sağladığını ve geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Turistik Doğu Ekspresi'ne katılımın yoğun olduğunu belirtti. Her yıl yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi gören Turistik Doğu Ekspresi, 2025-2026 sezonunda da yolcularına Doğu Anadolu'nun doğal ve kültürel zenginliklerini keşfetme imkanı sunması hedefleniyor. Turistik Doğu Ekspresi kapsamında trenin; Erzincan, Erzurum, Sivas ve Kars gibi önemli duraklarda planlı molalar verileceği belirtildi. "Turistik Doğu Ekspresi, nostaljik bir deneyim ve keşif yolculuğudur" Turistik Doğu Ekspresi'nin hizmet verdiği dönemden bu zamana kadar kültürel ve ekonomik anlamda Türkiye'ye önemli katkılar sağladığını belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "1949 yılında gerçekleştirdiği ilk seferinden bu yana Doğu Ekspresi, hizmet verdiği her dönemde kültür mirasımızın maddi ve manevi zenginliklerinin izini süren eşsiz bir yol arkadaşı olmuştur. Tam 76 yıldır demir rayların üzerinde, nice özlemin ardından gelen kavuşmaların sıcaklığını, dostlukları, hatıraları ve duyguları yüreklerimize taşımıştır. Turistik Doğu Ekspresi ise bu 76 yıllık yolculuğun mirasını devralarak, 2019 yılında seferlerine başladığı günden bu yana Anadolu'nun büyüleyici güzelliklerini raylar üzerinde bir masal gibi sunmaktadır. Ankara'dan Kars'a uzanan 1360 kilometrelik bu rota, yolcularına karla kaplı dağların, derin vadilerin, tarihi dokunun ve kültürel zenginliklerin kartpostal tadında manzaralarını hediye etmektedir. Turistik Doğu Ekspresi, sadece bir tren yolculuğu değil, sanki zamanda yolculuğa çıkmış hissi uyandıran nostaljik bir deneyim, bir keşif yolculuğudur. Doğu Ekspresi'nin; Ankara'dan Kars'a uzanan 1360 kilometrelik büyülü rotasına ek olarak, 29 Mayıs 2019 tarihinde yepyeni bir anlayışla, daha konforlu, daha zengin ve daha etkileyici bir deneyim sunmak üzere ‘Turistik Doğu Ekspresi'ni sefere koymuştuk. O günden bu yana da Türkiye'mizin eşsiz kültürünü, nefes kesen doğal güzelliklerini ve köklü tarihi mirasını dünyaya tanıtmanın en özel, en etkileyici araçlarından biri olarak yoluna devam ediyor. Özellikle gençler, doğa, fotoğraf tutkunları ve farklı bir tatil arayışındaki her yaştan yolcuya, yüksek kalitede, sıra dışı ve unutulmaz bir seyahat deneyimi sunuyor. 2019'daki ilk seferinden bugüne kadar 81 binin üzerinde yolcumuz bu eşsiz yolculuğu yaşadı, Anadolu'nun ruhunu keşfetti" şeklinde konuştu. "Yeni sezonda 10 bin 800 seyahat tutkununa Anadolu'nun büyüsünü yaşatacağız" Turistik Doğu Ekspresi'nde seyahat edecek vatandaşların Türkiye'nin doğal ve tarihi mirasını fazlasıyla yaşayacaklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "8 adet konforlu yataklı vagondan ve 1 adet yemek vagonundan oluşan Turistik Doğu Ekspresimiz, tren başına 160 yolcu kapasitesiyle hizmet sunacak. Böylece yeni sezonda 10 bin 800 seyahat tutkununa, Anadolu'nun büyüsünü yaşatacağız. Ekspresimiz; Ankara-Kars yönünde Erzincan'da 2 saat 30 dakika, Erzurum'da 4 saat; Kars - Ankara yönünde ise İliç'te 3 saat, Divriği'de 2 saat 30 dakika ve Sivas'ta 3 saat duruşlarla, yolcularına şehirlerin tarihini, kültürünü ve lezzetlerini tanıma fırsatı verecek. Ayrıca, popülerliği giderek artan Turistik Doğu Ekspresi'ni gençlerimizin deneyimlemesine imkân sağlamak üzere U-FEST kapsamında çekilişler gerçekleştiriyor, Türkiye'nin dört bir yanındaki üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerimize bu eşsiz yolculuğu ücretsiz olarak hediye ediyoruz. İlk etapta, bugünkü ilk seferde 40, 26 Aralık'taki seferde ise 40 olmak üzere toplam 80 öğrencimizi Turistik Doğu Ekspresi'nde misafir edeceğiz. Şubat ayındaki son iki trende de 80 öğrencimizle birlikte, sezonda toplam 160 öğrenciyi bu unutulmaz yolculukla buluşturmuş olacağız" diye konuştu. "Sarıkamış'ı çok merak ediyoruz" Turistik Doğu Ekspresi'nin herkesin deneyimlemesi gerektiğini ifade eden trenin ilk yolcularından biri olan Esra Aksoy ise, "Çok heyecanlıyız. Manisa Turgutlu'dan geliyoruz. İnşallah keyifli oluruz. Manisa'dan çıkıp Türkiye'nin öbür ucunu görmek bizi heyecanlandırıyor. Bir dahaki sefere çocuklarla tekrarlarız inşallah. Sarıkamış'ı çok merak ediyoruz. Şehitliği ziyaret etmek istiyoruz. Tarihi yerleri ziyaret etmek istiyoruz. Vakit kaybetmeden bu heyecanı, bu ortamı yakalasınlar. Herkesin yeni yılını kutluyorum. Bütün herkese iyi yolculuklar diliyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.