Hava Durumu

#Doğal Güzellik

TOURISMJOURNAL - Doğal Güzellik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Güzellik haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Avrupa plajlarında liderlik Portekiz ve Yunanistan'ın Haber

Avrupa plajlarında liderlik Portekiz ve Yunanistan'ın

European Best Destinations tarafından hazırlanan yıllık sıralamada plajlar; su kalitesi, doğal güzellik, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik, aile dostu özellikler ve rekreasyon imkanları gibi birçok kriter üzerinden değerlendirildi. Ön elemeyi geçen 30 plaj arasından Avrupa'nın en iyi 10 plajı belirlendi. Listenin ilk sırasında, Portekiz'in Algarve bölgesinde bulunan Praia de Monte Clérigo yer aldı. Güneybatı Alentejo Doğa Parkı içinde bulunan plaj; geniş kumsalı, etkileyici kıyı manzaraları ve sörfçüler, doğa yürüyüşçüleri ile doğa tutkunları arasındaki popülerliğiyle öne çıkıyor. Muhteşem gün batımı manzaraları nedeniyle "Gün Batımı Plajı" olarak da anılıyor. Portekiz birinciliği elde ederken, genel tabloda en dikkat çekici ülke Yunanistan oldu. İlk 10'daki plajların yarısını oluşturan Yunanistan, berrak suları, doğal güzellikleri ve farklı sahil deneyimleriyle uluslararası turistlerin gözdesi olduğunu bir kez daha gösterdi. İkinci sırada turkuaz renkli deniziyle öne çıkan Voutoumi Plajı, üçüncü sırada ise sakin ve bakir yapısıyla tanınan Fteri Plajı yer aldı. Yunanistan'ın listede yer alan diğer plajları ise dördüncü sıradaki Elafonisi Plajı, sekizinci sıradaki Rovinia Plajı ve onuncu sıradaki Paleokastritsa Plajı oldu. Listede ayrıca İtalya, İspanya, Norveç ve Türkiye'den plajlar da yer aldı. Türkiye'nin temsilcisi olan Kaputaş Plajı, Avrupa'nın en iyi plajları arasında dokuzuncu sırada gösterildi. Avrupa'nın en iyi 10 plajı (2026) Praia de Monte Clérigo (Portekiz) Voutoumi Plajı (Yunanistan) Fteri Plajı (Yunanistan) Elafonisi Plajı (Yunanistan) Bogliasco Plajı (İtalya) Cala Mesquida (İspanya) Kvalvika Plajı (Norveç) Rovinia Plajı (Yunanistan) Kaputaş Plajı (Türkiye) Paleokastritsa Plajı (Yunanistan) Sonuçlar, Güney Avrupa'daki plaj destinasyonlarının popülerliğini koruduğunu ortaya koyarken, Hırvatistan ve Fransa'nın ilk 10 listesinde yer almaması dikkat çekti.

Van'ın eşsiz koyları ve mesire alanları ziyaretçileri cezbediyor Haber

Van'ın eşsiz koyları ve mesire alanları ziyaretçileri cezbediyor

Van'ın Gevaş ilçesine bağlı Yuvaköy Mahallesi, eşsiz Van Gölü manzarası ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte eşsiz şelalesi ile yeşilin her tonuna bürünen bölge, Van Gölü'nün mavisiyle birleşerek kartpostallık görüntüler oluşturuyor. Van Gölü kıyısına hakim konumuyla dikkat çeken Yuvaköy, sakin atmosferi, temiz havası ve doğal yapısıyla şehir yaşamının yoğunluğundan uzaklaşmak isteyenler için önemli bir alternatif sunuyor. Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar, hem doğanın tadını çıkarıyor hem de göl manzarası eşliğinde vakit geçirmenin keyfini yaşıyor. Bölgeyi ziyaret eden vatandaşlar, hem doğanın tadını çıkarıyor hem de göl manzarası eşliğinde vakit geçirmenin keyfini yaşıyor. Van Gölü'nün engin maviliği ile çevredeki dağların oluşturduğu doğal tablo, bölgeye ayrı bir güzellik katıyor. "Altınsaç Kilisesi ve koyları eşsiz manzarasıyla büyülüyor" Van'ın doğal ve tarihi güzellikleri arasında önemli bir yere sahip olan St Thomas Manastırı (Altınsaç Kilisesi) ve çevresindeki koylar, sunduğu eşsiz manzarayla ziyaretçilerini adeta büyülüyor. Van Gölü'nün masmavi suları ile tarihi dokunun bir araya geldiği bölge, doğaseverlerin ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor. Göl kıyısında yükselen tarihi Altınsaç Kilisesi, çevresini saran koylarla birlikte kartpostalları aratmayan görüntüler oluşturuyor. Doğal güzellikleri ve tarihi zenginliği bir arada barındıran bölge, her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Van Gölü'nün berrak suları, kıyıları süsleyen koylar ve tarihi yapı, bölgenin turizm potansiyelini artıran unsurlar arasında gösteriliyor. "Zorlu bir parkur, ama çımaya değer" Van'ın cennetle köşelerinden biri olan Gevaş ilçesine bağlı olan Yuvaköy Mahallesi'nde olduklarını ifade eden doğasever Muhammed Türken, "Burası Gevaş'a bağlı Yuvaköy Mahallesi. Van'a yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bir yer. Buraya 40-45 dakikalık bir parkuru yürüyerek geliyoruz. Gürül gürül akan şelalesinin sesinden, manzaranın insanlarda oluşturduğu o mutlulukla buraya yürüyüp geliyoruz. Hemen karşı tarafta da çok güzel bir parkur daha var. Altınsaç Mahallesi'ne giden muazzam bir göl manzaralı bir parkurumuz var. Herkesin özellikle bu mevsimde görmesi gereken yerden biri. Gerek kendi halkımız, gerek dışarıdan gelecek misafirlerimiz tam da bu dönemde bu saydığım Yuvaköy'ü, Altısaç St Thomas Manastır'ını görmeleri gerekiyor. Mutlaka bu yerleri görün. Bu alana çıkmak için Yuvaköy Mahallesi'ne geldikten sonra caminin yanına aracımızı park edip yaklaşık 40 dakikalık bir tırmanış gerçekleştirdikten sonra buraya geliyoruz. Zorlu ama bir o kadar keyifli çünkü tamamen suyun kenarında seyreden bir patika yoldan buraya geliyoruz. Buraya çıktıktan sonra o 40 dakikalık yürüyüşünüzü, yorgunluğunuzu tamamen unutuyorsunuz. Sizi manzarayla baş başa bırakıyor" diye konuştu.

Kaputaş Plajı Avrupa’nın en iyi plajları listesine girdi Haber

Kaputaş Plajı Avrupa’nın en iyi plajları listesine girdi

Avrupa’yı bu hafta etkisi altına alan sıcak hava dalgasıyla birlikte, birçok kişi şimdiden kendini serin sulara ve kumsallara atmanın planını yapıyor. Tam da bu dönemde, European Best Destinations kuruluşu 2026 yılı için Avrupa’nın en iyi plajlarını sıraladığı yeni listesini yayımladı. Her yıl hazırlanan listede editörler, önce her ülkeden 10 plajlık bir ön seçki oluşturuyor. Plajlar, doğal güzellik, erişilebilirlik, sunulan hizmetler ve genel atmosfer gibi kriterlere göre değerlendiriliyor. Ardından liste, yalnızca 30 plajın yer aldığı kısa listeye indiriliyor ve nihai sıralama, uluslararası gezginlerden oluşan bir jüri tarafından belirleniyor. 2026 listesinin zirvesinde ise Portekiz’deki Praia de Monte Clerigo yer aldı. Monte Clerigo plajını bu kadar özel kılan ne? Portekiz’in güneybatısındaki Costa Vicentina kıyısında yer alan Praia de Monte Clerigo, kalabalık tatil merkezlerinden uzak, “otantiklik, doğa ve gösterişten uzak bir lüks” arayan gezginlere hitap ettiği gerekçesiyle listenin zirvesine yerleşti. Plaj, Güneybatı Alentejo ve Vicentina Sahili Doğal Parkı sınırları içinde bulunuyor. Bölge, yalnızca deniziyle değil, ziyaretçilere farklı rotalar sunan yürüyüş parkurlarıyla da öne çıkıyor. Sıralamada erişilebilirlik kriteri de önemli rol oynadı. European Best Destinations’a göre bölgedeki konaklama fiyatları, Portekiz’in daha popüler tatil noktalarına kıyasla üçte bire varan oranlarda daha düşük seviyelerde bulunuyor. Voutoumi Plajı Avrupa'nın en güzeli seçildi. Avrupa'nın diğer gözde plajları Sıralamada ikinci sırayı, Yunanistan'ın Antipaksos adasının kuzeydoğu kıyısındaki Voutoumi Plajı aldı. İnce beyaz çakılları, kristal berraklığındaki suları ve çevresini saran yeşil tepeleri sayesinde Voutoumi, Avrupa'nın en güzel plajı unvanını da kazandı. Üçüncü ve dördüncü sıralar da iki Yunan destinasyonuna gitti: Kefalonya'daki Fteri Plajı ile Girit'teki Elafonisi Plajı. İtalya ise, Cenova yakınındaki kartpostallık bir balıkçı kasabasında bulunan Bogliasco Plajı ile ilk beşi tamamladı. Sürpriz olmayan bir şekilde, İspanya da listeye girmeyi başardı; Mallorca'daki Cala Mesquida altıncı sırada yer aldı. Buna karşılık Norveç, geleneksel olarak bir plaj destinasyonu olarak tanınmasa da, Lofoten takımadalarındaki Moskenesoya adasında bulunan Kvalvika Plajı'nın listeye girmesine engel olmadı. Yedinci sırayı alan bu ıssız plajın yalnızca yürüyüşle ulaşılabilir olduğunu belirten European Best Destinations, bunun da plajın tenha ve el değmemiş kalmasına katkıda bulunduğunu vurguluyor. Sekizinci sırada yeniden Yunanistan karşımıza çıkıyor: Korfu'daki Rovinia Plajı. Nisan ayında açıklanan Dünyanın En İyi 50 Plajı listesinde de yer alan Türkiye'deki Kaputaş Plajı ise dokuzuncu oldu. Son olarak, Korfu'daki Paleokastritsa Plajı genel sıralamada onuncu basamakta yer aldı.

Xizang Basum Tso Gölü 70 milyon ziyaretçiyi ağırladı Haber

Xizang Basum Tso Gölü 70 milyon ziyaretçiyi ağırladı

Bir Masal Sahnesi: Sisler Arasında Turkuaz Göller Basum Tso Gölü, Çin'in Xizang Özerk Bölgesi'nde, Nyingchi Şehri yakınlarında, sislerle kaplanmış büyüleyici bir manzara sundu. Karlı dağlar ve beyaz örtüyle kaplı zeminle çevrili göl, turkuaz suları ve elverişli doğal koşullarıyla tanınırken, aynı zamanda göçmen kuşlar için de sakin bir barınak alanı sunuyor. Rekorları Zorlayan Turizm Performansı Bu doğal güzellik, Xizang'ın son yıllarda kaydettiği olağanüstü turizm büyümesinin bir yansıması. Bölgenin kültür ve turizm departmanı verilerine göre, Xizang, 2025 yılında 70,73 milyondan fazla turist ziyareti aldı. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla %10,71'lik bir artış anlamına geliyor. Daha da çarpıcı olan, yabancı turist sayısındaki patlama oldu. Bölgeye gelen yabancı turist sayısı %36,5 artışla 437.400'e ulaştı. Basum Tso Gölü: Ekolojik Bir İncí Bu büyümenin arkasındaki itici güçlerden biri, Basum Tso Gölü gibi doğal harikalar. Göl, 1997 yılında Dünya Turizm Örgütü tarafından dünyanın en iyi turistik noktalarından biri olarak listelenmiş bir yer. Ormanlar ve vadiler arasında yer alan göl, buzulların eriyen sularıyla besleniyor ve bu durum, onu göçmen kuş türleri için mükemmel bir sığınak haline getiriyor. Altyapı Yatırımları Büyümeyi Destekliyor Xizang'ın turizmdeki bu yükselişi sadece doğal güzelliklerle açıklanamaz. Bölge, kültürel turizm altyapısına, milli park koruma tesislerine ve tarihi kasabaların korunup iyileştirilmesine yönelik önemli yatırımlar yapıyor. 2021'den bu yana bu alanlara 20,16 milyar yuan'ın üzerinde (yaklaşık 2,83 milyar ABD Doları) kaynak aktarıldı. Editör Yorumu Xizang'ın turizm istatistikleri, sadece bir büyümeden çok daha fazlasını işaret ediyor. %36,5'lik yabancı turist artışı, bölgenin uluslararası arenada marka bilinirliğinin ve erişilebilirliğinin arttığını gösteriyor. Basum Tso Gölü gibi ekolojik açıdan hassas alanların korunması, sürdürülebilir turizm modellerinin benimsendiğine dair umut verici bir işaret. Bu dengeli yaklaşım sürdüğü takdirde, Xizang yalnızca bir doğa destinasyonu değil, kültürel ve ekolojik turizmde küresel bir referans noktası olma potansiyeli taşıyor.

Denizli, Çameli’de Titrek Kavak Ormanları Görsel Şölen Sunuyor Haber

Denizli, Çameli’de Titrek Kavak Ormanları Görsel Şölen Sunuyor

Denizli'nin Çameli ilçesi, zengin florası ve yüksek endemik tür çeşitliliğiyle dikkat çekiyor. İlçenin önemli doğal alanlarından biri olan titrek kavak ormanları ise özellikle ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor. Sarı, kızıl, turuncu ve yeşilin tonlarıyla oluşan renk cümbüşü havadan görüntülendi. Denizli'nin Çameli ilçesi, zengin florası ve yüksek endemik tür çeşitliliğiyle dikkat çekiyor. Yaklaşık 750 ile 2 bin 300 metre rakımda yer alan ilçe; vadileri, meraları ve yüksek dağlarıyla çok sayıda bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Çameli florasında 200'a yakın endemik bitki türünün bulunması, bölgenin coğrafi yapısının sağladığı doğal zenginlikten kaynaklanıyor. İlçenin önemli doğal alanlarından biri olan titrek kavak ormanları ise özellikle sonbahar ve kış aylarında ziyaretçilerine görsel bir şölen sunuyor. Sarıdan kahverengiye uzanan tonların hâkim olduğu bölgede yüksek ağaçların oluşturduğu renk cümbüşü doğaseverler tarafından yoğun ilgi görüyor. Türkiye'de bu denli yoğunlukta görülen titrek kavak topluluklarına nadiren rastlandığını belirten uzmanlar, Çameli'nin bu açıdan önemli bir ekolojik değere sahip olduğuna dikkat çekiyor. Bölge hem biyolojik çeşitlilik hem de doğal güzellik açısından eşsiz bir zenginlik sunuyor. "Bu orman Çameli orman sınırları içerisindedir ve titizlikle korunmaktadır" Titrek kavak ağaçlarının titizlikle korunduğunu ifade eden Endemik Bitkiler Araştırmacısı Rıfat Özdemir, "Bu gördüğünüz titrek kavak ormanları sonbahar ve kış aylarında renk cümbüşü oluşturuyor. Bütün renkleri hemen hemen görürsünüz. Türkiye'deki dağılımı oldukça seyrektir. Bu saha, Çameli orman sınırları içerisindedir ve titizlikle korunmaktadır. Çameli ilçemiz flora açısından çok zengindir" dedi. "Yapılan çalışmalar sonucunda 200'ün üzerinde endemik tür bitki tespit edildi" Çameli'de 200'ün üzerinde endemik tür bitki tespit edildiğini ve çalışmaların devam edeceğini belirten Çameli Belediye Başkanı Cengiz Arslan ise, "Çameli ilçemiz endemik türler bakımından en zengin bölgelerden bir tanesi. Özellikle Gargın Yaylası bölge dediğimiz rakamı 2 binin üzerinde olan bir bölgemiz var. Bu bölgemizde şu anda Hasan Hocamızla beraber yapmış olduğumuz çalışmalarla 200'ün üzerinde endemik tür bitki tespitini yaptık. İnşallah yakın bir zamanda da bunların kitap basımını açıklamasını yapmış olacağız. Şu anda özellikle Fethiye-Çameli arasında Akta bölgesi dediğimiz bölgede bir Akkavak orman bölgemiz var. Gerçekten doğanın bir harikası, güzel bir şekilde orada yetişmiş çoğalmış bu ormanımız özellikle sonbahar ve kış aylarında trekking yapmak isteyen yürüyüş yapmak isteyen gruplar için çok güzel bir görsel şölen sunuyor" ifadelerini kullandı. "Vatandaşlarımızı bu güzel doğa harikasını görmeye Çameli'ye davet ediyoruz" Vatandaşları bu güzel doğa harikasını görmeye Çameli'ye davet eden Başkan Cengiz Arslan, "Orman İşletme ile beraber bu bölgenin korunması ile ilgili yerel yönetimler belirli olarak elimizden gelen çabayı sarf ediyoruz. İnşallah buranın doğa turizmine kazandırılması ile ilgili de güzel düşüncemiz projemiz var. Bu bölge bizim yürüyüş rotalarımız alanında en güzel rotalarımız bir tanesi. Bütün bizi izleyen vatandaşlarımızı bu güzel doğa harikasını görmeye Çameli'ye davet ediyoruz" dedi.

Sırbistan'ın Sancak bölgesi, doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor Haber

Sırbistan'ın Sancak bölgesi, doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor

Sırbistan Kıvrımlı yapısıyla dikkati çeken, hem manzarasıyla hem de özel bir tür olan kızıl akbabaya da ev sahipliği yapan Uvac Kanyonu ve 1200 metrelik rakımıyla Balkanlar'ın en yüksek yaylası konumundaki Peşter, bölgenin önemli turizm noktalarından biri olarak görülüyor. Uvac Kanyonu Doğa Koruma yetkilisi Miloje Kovacevic AA muhabirine, kanyonda koruma altına alınan kızıl akbabalara ait yuvaların her yerde olduğunu belirterek, "Burası daha 1990'lı yıllarda koruma altına alındı. O zaman 5 çift kızıl akbaba vardı. Şimdi ise 500'den fazlası göklerde uçuyor." dedi. Turistlerin bölgeye en çok kızıl akbabaları görebilmek için geldiğini aktaran Kovacevic, Uvac Gölü'nün de doğaseverlerin ilgisini çektiğini söyledi. Uvac Kanyonu yakınlarındaki mütevazı evlerinde yaşayan Bajro ve Nafija Muhovic çifti de kanyon civarında bulunan tek evin, kendi evleri olduğunu, bu nedenle evlerinin, bölgeyi ziyarete gelen turistlerin dinlenme yeri haline geldiğini kaydetti. Bajro Muhovic, bölgede doğup, büyüdüğünü anlatarak, "Bütün hayatım burada geçti. Elimizdeki şartlar sadece tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya müsait. Biz de bunları yapıyoruz." ifadelerini kullandı. Çocuklarının daha iyi bir hayat için yurt dışına göçtüğünü ifade eden Bajro, eşi Nafija ile her sabah saat 06.00'da kalkarak günlük işlerle uğraştıklarını söyledi. 319 yıllık Osmanlı mirası Askerli Camisi Sancak bölgesinin en yüksek rakımlı yaylası Peşter ise dondurucu soğuk ve karlı havası nedeniyle halk arasında "Balkanlar'ın Sibirya'sı" olarak da nitelendiriliyor. Bölgede rehber olarak görev yapan Sabahudin Abdagic, Sırbistan hükümetinin Peşter'i 2016'da koruma altına aldığını söyleyerek, "Peşter'in eteklerinde bulunan Karajukic kaynakları eski Yugoslavya ülkelerindeki en soğuk bölge olarak niteleniyor. Hava sıcaklığının sıfırın altında 40 dereceye kadar düştüğü biliniyor." bilgisini paylaştı. Peşter Gölü'nün 170'den fazla kuş türüne ev sahipliği yaptığına işaret eden Abdagic, Osmanlı mirası Askerli Camisi'nin de bölgenin en eski camilerinden birisi olduğunu aktardı. Abdagic, Osmanlı tarafından 1704'te inşa edilen caminin tarih boyunca birçok kez hasar aldığını belirterek, "En son 1976'da yenilendi. Cami, o dönemde tüm bölge için oldukça önemliydi. Caminin içerisindeki ahşap işçiliği olduğu gibi korunmuş." diye konuştu. "Perili orman" ve "sevgi ağacı" efsaneleri Sancak halkı arasında bilinen bir efsaneye göre, Ugao köyündeki ormanlık alanın "perili" olduğuna inanılıyor. Söz konusu efsanede, bir adamın ormandaki ağaç kesme yasağını delip, inşa ettiği evinde kullanmak üzere bir ağacı kestiği, bu olaydan birkaç gün sonra köyde bir fırtına çıktığı ve adamın evine yıldırım düştüğü anlatılıyor. Fırtınadan sonra halkın, "ormanın perili olduğunu" dilden dile aktararak, efsanenin bugüne ulaşmasını sağladığı ifade ediliyor. Sancak'ta dilden dile aktarılan bir diğer efsane ise "sevgi ağacı veya yalnız ağaç" hikayesi olurken, burayı ziyaret eden turistler söz konusu ağaca sarılıp pozitif enerji aldıklarını söylüyor. Konuya ilişkin açıklamada bulunan Abdagic, bahsi geçen ağacın birçok kez yıldırım çarpmasına maruz kalmış bir söğüt olduğunu ifade ederek, ilginç ve yalnız görüntüsüyle ağacın zamanla halk arasında bir kült haline geldiğini anlattı. Abdagic, Sancak'ın hem havası ve doğal güzellikleri hem de efsaneleriyle önemli bir bölge olduğunu dile getirerek, "Yılın her zamanı burayı ziyaret edebilirsiniz. Buraya gelişinizde bölgenin mucizevi güzellikleri sizi karşılayacak." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.