Hava Durumu

#Diplomasi

TOURISMJOURNAL - Diplomasi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diplomasi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türk dünyası turizm zirvesi Ankara’da gerçekleşti Haber

Türk dünyası turizm zirvesi Ankara’da gerçekleşti

Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinin ev sahipliğinde 7. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi düzenlendi. Turizm alanında önemli bir uluslararası buluşma niteliği taşıyan kongrede gerçekleştirilen özel oturumda Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyesi ülkelerin turizm bakanları bir araya geldi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla düzenlenen kongrenin bu yılki ana teması “Türk Devletlerinde Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik Hali ve Akıllı Dönüşüm” oldu. Açılış programına; Ankara Valisi Vasip Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanı Kürşat Zorlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörü Mehmet Naci Bostancı ile Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanychbek Omuraliyev katıldı. TÜRK DÜNYASIYLA ORTAK GELECEK VİZYONU GÜÇLENİYOR Bakan Ersoy, kongrede yaptığı konuşmada küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin bölgesel dayanışmanın ve ortak hareket etme kabiliyetinin ne denli hayati olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Türk dünyasının sahip olduğu ortak tarih, kültür ve değerler etrafında şekillenen iş birliğinin stratejik önem taşıdığını belirten Ersoy, Türk dünyasıyla kurulan güçlü bağların öncelikli olarak değerlendirildiğini kaydetti. İş birliğini ileriye taşıma vurgusu yapan Ersoy, “Bizler bu iş birliğini daha ileriye taşımakta, ortak projelerle derinleştirmekte ve yeni alanlarla zenginleştirmekte kararlıyız” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin hem bölgesel hem de ikili ilişkilerde iş birliklerine büyük önem verdiğini ifade eden Ersoy, turizmden kültüre, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda Türk dünyası ülkeleriyle ortak geleceğin birlikte inşa edildiğini belirtti. TURİZMDE TARİHİ YÜKSELİŞ VE YENİ HEDEFLER Türkiye’nin turizmde ulaştığı seviyeye ilişkin verileri paylaşan Ersoy, 2025 yılında 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliri elde edildiğini ifade etti. Bakan Ersoy şöyle devam etti: “Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi göstermesi açısından önemlidir. Göreve gelişimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bizler için bu başarı bir varış noktası değil yeni hedeflerin başlangıcıdır." TURİZMDE YÜKSEK KATMA DEĞER VE ÇEŞİTLİLİK ODAKLI DÖNÜŞÜM Türkiye’nin yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini ifade eden Ersoy, turizmi tüm yıla yayma, ziyaretçileri 81 ilin tamamında ağırlama ve sürdürülebilir turizm uygulamalarını güçlendirme hedefleri doğrultusunda çalışmaların sürdüğünü belirtti. Türkiye’nin yalnızca deniz-kum-güneş turizmiyle değil; kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve spor turizmi gibi farklı alanlarda güçlü bir destinasyon haline geldiğini dile getiren Ersoy, Geleceğe Miras projeleri, Gece Müzeciliği uygulaması ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile turizmde rakiplerden farklılaşmanın sağlandığını belirtti. Turizm ve Türk Dizileri Küresel Etki Alanını Genişletiyor Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını dile getiren Bakan Ersoy, sektörün aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Bizler için turizm sektörü sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracıdır.” Ersoy, ziyaretçilerin sadece bir destinasyonu görmeyi değil, bir hikâyenin parçası olmayı, o kültürü hissetmeyi ve anlamlı bir deneyimin içinde yer almayı arzuladıklarını söyledi. Bakan Ersoy, Türk dizilerinin de bu süreçte önemli bir rol oynadığını ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve büyük bir ilgiyle takip edilen Türk dizileri, Türkçeye olan ilgiyi her geçen gün daha da artırmaktadır. Bizler de Türk dizi sektörüne verdiğimiz güçlü destekle yalnızca bir içerik üretimini değil; aynı zamanda dilimizi, kültürümüzü ve hikâyelerimizi dünyanın dört bir yanına taşıyan etkili bir kültürel köprü inşa ediyoruz.” ANKARA 2026'DA TÜRK DÜNYASININ TURİZM MERKEZİ OLACAK Ankara’nın 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin önemli bir gelişme olduğunu kaydeden Ersoy, bu unvanın başkentin tarihi, kültürel ve diplomatik birikiminin Türk dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına katkı sağlayacağını ifade etti. Ersoy, bu kapsamda Türk Dünyası Yayıncılık Kongresi’nin de gerçekleştirildiğini belirtti. TÜRK DEVLETLERİYLE İŞ BİRLİĞİ 2030 HEDEFLERİYLE GÜÇLENİYOR Kültür ve Turizm Bakanlığının sürdürülebilir turizmi politika merkezine yerleştirdiğini sözlerine ekleyen Ersoy, doğal ve kültürel mirasın korunmasıyla birlikte 2030 hedeflerine ulaşma konusunda kararlı olduklarını belirtti. Ersoy, Türkiye’nin sürdürülebilirlik alanında öncü bir ülke olarak konumlandığını ifade etti. 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı’nda Türk devletleriyle ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel iş birliklerini geliştirmeye yönelik hedeflerin yer aldığını kaydeden Bakan Ersoy, eğitim, sağlık, kültür ve kurumsal kapasite alanlarında program ve projelerin gerçekleştirileceğini ifade etti. DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTE ORTAK ADIM Akademi, kamu ve sektörün ortak aklıyla geliştirilecek iş birliklerinin Türk dünyası turizmini daha güçlü bir konuma taşıyacağını söyleyen Ersoy; sürdürülebilir turizm, dijitalleşme, akıllı destinasyon yönetimi ve sağlık turizmi gibi alanlarda bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasının önemine de dikkat çekti.

Bakan Ersoy turizm kongresinde konuştu Haber

Bakan Ersoy turizm kongresinde konuştu

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Dost ve kardeş Türk dünyası ülkeleriyle sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijitalleşme ve akıllı destinasyon yönetimi alanlarında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, sağlık ve iyi yaşam turizmi gibi yükselen alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi yönünde kararlıyız." dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Hacı Bayram Veli Üniversitesi tarafından "7. Uluslararası Seyahat ve Turizm Dinamikleri Kongresi" düzenlendi. Bir otelde düzenlenen kongrenin açılışında konuşan Bakan Ersoy, dünya tarihinin en hızlı ve en derin değişim süreçlerinden birinin yaşandığını, ekonomik dengelerden teknolojik gelişmelere ve küresel ilişkilere kadar her alanda köklü bir dönüşümün olduğunu söyledi. Küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin bölgesel dayanışmanın ve ortak hareket etme kabiliyetinin ne denli hayati olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirten Ersoy, "Türk dünyasının sahip olduğu ortak tarih, kültür ve değerler etrafında şekillenen güçlü işbirliği, sadece bölgemiz için değil, küresel dengeler açısından da stratejik bir önem taşımaktadır. Bizler, bu işbirliğini daha ileriye taşımakta, ortak projelerle derinleştirmekte ve yeni alanlarla zenginleştirmekte kararlıyız." diye konuştu. Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin hem bölgesel hem de ikili ilişkilerde işbirliklerine büyük önem verdiğini, Türk dünyasıyla kurulan güçlü bağların her zaman öncelikli olarak değerlendirdiğini vurguladı. "Bizler de bu güçlü vizyon doğrultusunda, turizmden kültüre, ekonomiden dijital dönüşüme kadar her alanda Türk dünyası ülkeleriyle omuz omuza çalışmaya, ortak geleceğimizi birlikte inşa etmeye ve bu birlikteliği daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." diyen Ersoy, Bakanlığın destekleriyle Hacı Bayram Veli Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu buluşmanın bu açıdan büyük önem taşıdığını dile getirdi. - "Türkiye güçlü bir destinasyon haline gelmiştir" Ersoy, kongrenin ana temasını "Türk Devletlerinde Turizmin Geleceğini Yeniden Tasarlamak: Yerelden Evrensele Dirençlilik, İyilik Hali ve Akıllı Dönüşüm" olduğunu aktararak, turizmin dönüşümünü ve geleceğini konuştukları bu platformda, dünyanın dört bir yanından gelen akademisyenlerle fikir alışverişinde bulunmanın son derece kıymetli olacağını söyledi. Türkiye turizminin son yıllarda yalnızca büyüyen bir sektör değil, aynı zamanda ülkenin ekonomik gücünü, kültürel zenginliğini ve uluslararası marka değerini temsil eden stratejik bir alan haline geldiğini belirten Ersoy, şunları kaydetti: "Bugün geldiğimiz noktada elde ettiğimiz veriler, Türkiye'nin dünya turizminde giderek daha güçlü bir konuma yükseldiğini net bir şekilde ortaya koymaktadır. 2025 yılında ülkemiz, turizmde tarihi bir başarıya imza atarak 64 milyon ziyaretçiyi ağırlamış ve 65,2 milyar dolar turizm gelirine ulaşmıştır. Bu rakamlar, Türkiye'nin dünya turizminde ulaştığı güçlü konumu açıkça göstermektedir. Bu rakamlar, kısa zamanda katedilen muazzam mesafeyi göstermesi açısından önemlidir. Göreve gelişimizin ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomide stratejik sektör ilan ettiği turizm sahasında gelirlerimizi 2017 yılına kıyasla yüzde 109 artırdık. Bu gelişme, Türkiye'nin artık yalnızca çok ziyaretçi çeken değil, aynı zamanda yüksek katma değer üreten bir turizm ülkesi olma hedefinde ilerlediğini göstermektedir. Bizler için bu başarı bir varış noktası değil, yeni hedeflerin başlangıcıdır. Turizm politikalarımızın odağında, turizmi tüm yıla yaymak, ziyaretçilerimizi yalnızca belli merkezlerde değil, 81 ilin tamamında ağırlamak, sürdürülebilir turizm uygulamalarını güçlendirmek ve Türkiye markasını küresel ölçekte daha görünür hale getirmek bulunmaktadır. Türkiye, sadece güneş-deniz turizmi ile değil, kültür, gastronomi, sağlık, kongre ve spor turizmi gibi farklı alanlarda da güçlü bir destinasyon haline gelmiştir." - "Turizm aynı zamanda güçlü bir diplomasi aracıdır" Dünyaya bakıldığında turistlerin artık yalnızca bir destinasyonu görmekle yetinmediğini, ziyaret ettikleri ülkede bir hikayenin parçası olmayı, o kültürü hissetmeyi ve anlamlı bir deneyimin içinde yer almayı arzuladığını dile getiren Ersoy, "Geleceğe Miras Projelerimiz, Gece Müzeciliği uygulamamız ve Türkiye Kültür Yolu Festivalleri ile Türk turizmi rakiplerinden farklılaşmayı başarmıştır. Bizler için turizm sektörü sadece ekonomik bir faaliyet değildir. Aynı zamanda Türk kültürünün, tarihinin ve misafirperverliğinin dünyaya anlatıldığı güçlü bir diplomasi aracıdır." dedi. Türk dizilerinin diğer önemli diplomasi başlığı olduğuna dikkati çeken Ersoy, dünya genelinde geniş kitlelere ulaşan ve büyük bir ilgiyle takip edilen Türk dizilerinin, Türkçeye olan ilgiyi her geçen gün daha da artırdığına işaret etti. Bakan Ersoy, Türk dizi sektörüne verdikleri güçlü destekle yalnızca bir içerik üretimini değil, aynı zamanda dili, kültürü ve hikayeleri dünyanın dört bir yanına taşıyan etkili bir kültürel köprü inşa ettiklerini söyledi. Ankara'nın Türk Devletleri Teşkilatı nezdinde 2026 yılı Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesinin kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu ifade eden Ersoy, "Bu unvan, başkentimizin sahip olduğu tarihi, kültürel ve diplomatik birikimin Türk dünyasıyla daha güçlü bağlar kurmasına önemli katkılar sağlayacaktır." diye konuştu. - "Türk dünyası turizmi daha güçlü konuma ulaşacaktır" Ersoy, 2026 yılı boyunca Ankara'da düzenlenecek kültür, sanat, turizm ve tanıtım etkinlikleriyle hem yurt içinden hem de Türk dünyasının farklı ülkelerinden çok sayıda ziyaretçiyi ağırlamayı hedeflediklerini belirterek, uluslararası tanıtım faaliyetleri ve işbirlikleri sayesinde Ankara'yı ve Türkiye'nin turizm potansiyelini küresel platformlarda daha güçlü şekilde temsil edeceklerini kaydetti. Bu vizyon doğrultusunda, Türk Dünyası Yayıncılık Kongresi'ni geniş bir katılımla ve başarıyla gerçekleştirdiklerini anımsatan Ersoy, sahip olduğu eşsiz tarihi miras, doğal güzellikler ve kültürel çeşitlilik doğru stratejilerle birleştiğinde Türkiye'nin dünya turizminin en önemli merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. Bakanlığın, sürdürülebilir turizmi ve turizm politikalarını merkeze yerleştirerek, 2030 hedeflerine ulaşma konusunda kararlı olduğunu vurgulayan Ersoy, "Öncü rolümüzün bilinciyle, Türkiye olarak Türk Devletleri arasında turizm alanındaki işbirliğini daha da güçlendirmeyi stratejik bir hedef olarak görüyoruz." dedi. Türkiye'nin en üst düzeydeki strateji belgelerinden birisi olan, 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da bu konuya yer verildiğini hatırlatan Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dost ve kardeş Türk dünyası ülkeleriyle sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması, dijitalleşme ve akıllı destinasyon yönetimi alanlarında bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, sağlık ve iyi yaşam turizmi gibi yükselen alanlarda ortak projelerin geliştirilmesi yönünde kararlıyız. İnanıyoruz ki, akademi, kamu ve sektörün ortak aklıyla geliştirilecek bu tür işbirlikleri sayesinde Türk dünyası turizmi yalnızca bölgesel ölçekte değil, küresel turizm sisteminde de daha güçlü, daha dayanıklı ve daha yenilikçi bir konuma ulaşacaktır." - ABB "Milli Mücadele Rotası" hazırlıyor Programa katılan Ankara Valisi Vasip Şahin de bütün kurumlar, STK'lar ve turizm camiası ile Ankara'nın zenginliklerini ön plana çıkararak, hem iç turizm hem de dış turizm açısından önemli bir destinasyon merkezi haline getirmek hedefinde olduklarını söyledi. Ankara'nın sağlık turizmi bakımından da alt yapısının güçlü olduğunu belirten Şahin, şehrin turizm için gelişmesi adına el birliği ile çalışacaklarının altını çizdi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da 7 yıldır yaptıkları çalışmalar sonucunda Ankara Kalesi'nin restorasyonunun bittiğini ve imar planının onaylandığını belirtti. Ankara Kalesi'nin, kültür ve turizm merkezi olmasının önünde hiçbir engel kalmadığını dile getiren Yavaş, şunları kaydetti: "Ulus'ta da Cumhuriyet dönemi ve öncesinden kalan ne kadar eser varsa ayağa kaldırdık. Ulus'ta da restorasyonu yapılacak bir ana cadde kalmadı. İnsanların yıllardır önünden geçerken fark etmediği binaların güzellikleri de ortaya çıktı. Ulus kültür cazibe merkezi olacak. Ulus, Hacıbayram, Hıdırlık, Kale ve Altındağ Belediyesinin yaptığı çalışmalarla Tarihi Kent Merkezi çok büyük bir alan olarak ortaya çıkacak. Yıllardır görünmeyen atalarımızdan bize miras kalan bütün alanlar ortaya çıkmış olacak." Yavaş, "Milli Mücadele Rotası" hazırladıklarını anlatarak, "Milli Mücadele rotasında yer alan il ve ilçelerde belediye başkanlarıyla görüşüp, mücadelenin yaşandığı yerlerdeki hikayeleri, binaları da bir şekilde ayağa kaldırıp, ülkemizi vatan yapanların emeklerini unutmayacak çalışmalar yapıyoruz." dedi. Kongre, bugün ve yarın alanında uzman akademisyenlerin sunumları ile devam edecek.

Türkiye turizmde küresel güç olmayı sürdürüyor Haber

Türkiye turizmde küresel güç olmayı sürdürüyor

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya’da üç gün sürecek olan Akdeniz Bölge Strateji Toplantıları kapsamında AK Parti teşkilatıyla bir araya geldi. Buluşmada AK Parti Antalya Milletvekilleri Tuba Vural Çokal, Kemal Çelik ve Serap Yazıcı Özbudun ile AK Parti Çorum Milletvekili Yusuf Ahlatçı da yer aldı. Küresel gelişmelerin etkisinin arttığı bir dönemde Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Ersoy, yürütülen çalışmaların kapsamını ve elde edilen sonuçları paylaştı. Küresel yapının yeni bir düzene doğru evrildiğini belirten Ersoy, milletin huzur ve refahını teminat altına almak ve ülkenin güçlü, lider ve tam bağımsız yarınlarını inşa etmek için yoğun bir mesai yürütüldüğünü ifade etti. Ersoy, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonunun bütün başlıklarını gerçekleştirerek kazanımların korunması ve sürekliliğin sağlanması adına gece gündüz çalıştıklarını kaydetti. Turizmde Yüzde 109 Artış! Türkiye Dünya Sıralamasında Yükseldi Göreve geldikleri ilk günden itibaren kültür ve turizmi tek bir ekosistemin parçaları olarak ele aldıklarını belirten Ersoy, bu vizyonla hem her başlık için özel proje, hizmet ve eser üretildiğini hem de bu bütüncül yaklaşımın korunduğunu söyledi. Kültür ve turizmin doğrudan veya dolaylı olarak birbirini sürekli desteklediğini ifade eden Ersoy, bu sayede önemli mesafeler katedildiğini vurguladı. Turizmde ürün ve pazar çeşitliliğinin arttığını ve turizmin kıyılara hapsolmaktan kurtarılarak ülke geneline yayıldığını belirten Ersoy, tesis kalitesi ve insan kaynağıyla örnek alınan bir yapı oluşturulduğunu kaydetti. Turizmin ekonomide stratejik sektör olarak ilan edildiğini hatırlatan Ersoy, turizmde elde edilen başarıya dikkat çekti. Son 8 yılda gelirlerin yüzde 109 artırıldığını ifade eden Ersoy, Covid-19 salgınına, savaşlara ve siyasi gerilimlere rağmen 2017-2025 yılları arasında turizmde muazzam bir sıçrama yaptırmayı başardıklarını söyledi. Kültür ve Sanatta Küresel Etki: Türk Dizileri 170 Ülkede Kültür-sanat sahasında özgün üretimin arttığını belirten Ersoy, temsil, seyirci ve ihracatta rekorlar kırıldığını ifade etti. Türk dizilerinin yaklaşık 170 ülkede 1 milyardan fazla insana ulaştığını, sinema sektörünün uluslararası ödüllerde yer aldığını söyledi. Bu alanlarda sundukları ciddi desteklerin sürdürüldüğünü kaydetti. Dünyanın Türkiye’yi takip ettiğine işaret eden Ersoy, “Arkeolojiden yazma eserlere farklı sahalarda dünyada sayılı örneği olan bilimsel çalışmaların yürütüldüğü, elde ettiği veri ve bulguları uluslararası alanda heyecanla takip edilen bir Türkiye’nin gururunu yaşıyoruz.” dedi. “Geleceğe Miras” ile Arkeolojide Altın Çağ “Geleceğe Miras” projesine de değinen Ersoy, Türk arkeoloji tarihinin en kapsamlı kazı, restorasyon ve ihya sürecinin hayata geçirildiğini belirtti. Ersoy, 65 ilde 255 kazının projeye dahil edildiğini kaydetti. Kazı çalışmalarının yılın tamamına yayıldığını, her kazıya Türk koordinatör atandığını ve yabancı kazıların da bu sisteme dahil edildiğini belirten Ersoy, bu süreci millî ve yerli bir arkeoloji atılımı olarak tanımladı ve Türk arkeolojisinin altın çağını başlattıklarını vurguladı. Bu süreçte 15 binin üzerinde eserin müzelere kazandırıldığını belirten Ersoy, 2025 yılında toplam kazı sayısının 776’ya ulaştığını, bu yıl ise 800’e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Gece Müzeciliği ve Kültür Yolu Festivali ile Yeni Dönem Gece müzeciliği uygulamasının 27 müze ve ören yerinde hayata geçirildiğini belirten Ersoy, 2025 yılında 600 bin ziyaretçinin ağırlandığını kaydetti. Ersoy, proje kapsamında bugüne kadar 7,5 milyar lira destek sağlandığını ifade etti. Kültür-sanat faaliyetlerinde tiyatrodan operaya, konserlerden sergilere kadar tüm alanlarda temsil ve katılımın arttığını belirten Ersoy, “Yaşayan Miras Şölenleri”, “Yaşayan Miras Okulu” ve “Yaygın Kültürel Eğitim” gibi projelerle geleneksel sanatların ve ustaların desteklendiğini söyledi. Türkiye Kültür Yolu Festivali ile kültür ve sanatın uluslararası vitrine taşındığını ifade eden Ersoy, festivalin bu yıl 26 ilde düzenleneceğini kaydetti. Ersoy, AKM’den CSO Ada Ankara’ya, Rami Kütüphanesi’nden Galata ve Kız Kuleleri’ne, Bodrum Kalesi ve Sümela Manastırı’ndan Selimiye, Süleymaniye ve Ayasofya-i Kebir camilerine kadar uzanan geniş ölçekte mimari, restorasyon ve ihya projelerini hayata geçirdiklerini belirterek bu çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü ifade etti. Bakan Ersoy, TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü aracılığıyla yürütülen uluslararası iş birlikleri, Türkçe öğretimi ve Türkiye Bursları gibi projelerle Türkiye’nin kültür diplomasisini küresel ölçekte etkin ve güçlü bir şekilde kullandığını vurguladı. Akdeniz’e 26,9 Milyar Liralık Yatırım, Tesis Sayısı 6,5 Kat Arttı Akdeniz Bölgesi’ne yapılan yatırımlara da değinen Ersoy, 2002-2025 yılları arasında yaklaşık 26,9 milyar lira kültür ve turizm yatırımı gerçekleştirildiğini belirtti. Ersoy, konaklama tesis sayısının neredeyse altı buçuk katlık bir artışla 610’dan 3 bin 845’e çıktığını, yatak kapasitesinin ise 161 bin 970’ten 684 bin 681’e yükseldiğini ifade etti. Geleceğe Miras projesi kapsamında Antalya ve Burdur’da kapsamlı kazı çalışmaları gerçekleştirdiklerini hatırlatan Ersoy, şöyle devam etti: “Antalya ve Alanya müzelerinde, Aspendos, Patara ve Side ören yerleri ile Nekropol Müzesinde Gece Müzeciliği uygulamasını başlattık. Uygulamaya geçilmesiyle birlikte 50 bine yakın ziyaretçi rakamına ulaştık. 2026 yaz sezonuna kadar Likya Uygarlıkları Müzesi ile Syedra ve Sagalassos ören yerlerinde de Gece Müzeciliği uygulamasını başlatacağız.” Akdeniz Bölgesinin yoğun olarak tanıtıldığını dile getiren Ersoy şunları söyledi: “TGA; film iletişimi ve global projeler, GO Türkiye web platformu, sosyal medya hesapları, basılı yayınlar ile yurt dışı ve yurt içi ağırlamaları üzerinden dünyanın her köşesinde Akdeniz Bölgesi’ni şehir şehir tanıtmakta, yüzlerce milyon insana ulaştırmaktadır.” Deprem Bölgesinde Tarih Yeniden Ayağa Kaldırılıyor Deprem bölgesinde yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi veren Ersoy, Hatay ve Kahramanmaraş başta olmak üzere hasar gören kültür varlıklarının yeniden ayağa kaldırıldığını belirterek haziran ayı itibarıyla 377 vakıf kültür varlığının tamamının restore edilmiş olacağını söyledi. Ersoy, İran’a yönelik başlatılan hukuksuz saldırıların bölge genelinde ciddi bir istikrarsızlık yarattığını belirterek patlama ve siren seslerinin, can kayıplarının ve kriz ortamının birçok ülkenin gündelik gerçeği haline geldiğini ifade etti. Türkiye’nin güçlü devlet geleneği ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu irade doğrultusunda yürütülen etkin diplomasi sayesinde milletin huzur ve güvenliğinin korunduğunu vurgulayan Ersoy, bu sürecin saldırıların sona erdirilmesine yönelik mesafe alınmasına fayda sağladığını dile getirdi. Bakan Ersoy, kültür ve turizm alanında tüm paydaşlarla birlikte ülkenin hem bugününü hem de yarınını güvence altına almak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini kaydederek “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda birlik ve dayanışma içinde ilerlemeye devam edeceklerini belirtti.

KKTC Turizminde Darboğaz Tehlikesi Haber

KKTC Turizminde Darboğaz Tehlikesi

Son yıllarda KKTC, Avrupa’dan gelen turist sayısında büyük bir düşüş yaşarken bu durumun arkasında çeşitli faktörlerin bulunduğu dile getiriliyor. Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, ITB Berlin Fuarı'ndaki konuşmasında Avrupa'dan Türkiye'ye tatil talebi hakkında konuştu. Kavaloğlu, "Mısır ve Tunus gibi destinasyonlarla dönemsel rekabetimiz sürerken, asıl rakibimiz İspanya ve Yunanistan. Türkiye pahalanıyor algısı güçlenirse, turizmde zorlanabiliriz" dedi. Türkiye'de artan maliyetlere rağmen turizm talebi ve pazar çeşitliliği gücünü korurken, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için durum daha zor görünüyor. Uzmanlar, Avrupa pazarındaki gerilemeyi çeşitli faktörlere dayandırıyor.  Avrupa’dan KKTC’ye direkt uçuşların bulunmaması, turistlerin Türkiye üzerinden aktarma yapmasını zorunlu hale getiriyor. Bu durum, tatil planlamasını zorlaştırdığı için turistler Güney Kıbrıs gibi daha erişilebilir alternatiflere yöneliyor. KKTC’nin diplomatik olarak tanınmaması, büyük tur operatörleriyle entegrasyonunu da engelliyor. Avrupa’da birçok turizm acentesi ve otel zinciri, Güney Kıbrıs’a odaklanırken KKTC giderek görünürlüğünü kaybediyor. Türkiye, Avrupa’da yoğun reklam ve kampanyalar yürütürken KKTC’nin tanıtım faaliyetleri oldukça sınırlı kalıyor. Özellikle İngiltere gibi geleneksel pazarlarda bile KKTC’nin bilinirliği giderek azalıyor. Türkiye'de tatilcilere her bütçeye hitap eden konaklama seçenekleri sunulurken KKTC’de otel fiyatlarının yüksekliği ve hizmet çeşitliliğinin sınırlı olması turistleri farklı destinasyonlara yönlendiriyor. TÜRKİYE PAZARI KKTC İÇİN KURTARICI MI? Avrupa pazarında kan kaybeden KKTC, turizmde giderek Türkiye’ye bağımlı hale geliyor. Türkiye’den gelen turist sayısı artarken, bu bağımlılığın beraberinde getirdiği risklerin de büyük olduğu ifade ediliyor. KKTC’nin turizm gelirleri büyük ölçüde Türkiye’ye bağlı olduğu için Türkiye’deki ekonomik dalgalanmalar doğrudan KKTC’yi etkileyebiliyor. Türkiye’de alım gücünün düşmesinin, KKTC otellerinin doluluk oranlarında ani düşüşlere yol açabileceği söyleniyor. Avrupa’dan gelen turistlerin azalması KKTC’yi tek bir pazara bağımlı hale getiriyor. Çeşitli pazarlara hitap edemeyen destinasyonlar da, kriz dönemlerinde daha büyük zarar görebiliyor. Bunlara ek olarak, Avrupa’dan gelen turistler genellikle daha uzun süre konaklarken ve daha fazla harcama yaparken, Türkiye’den gelen turistler kısa tatilleri tercih ediyor. Bu durum, KKTC’nin turizm gelirlerinde kayıplara yol açıyor. ÇÖZÜM NE OLMALI? Uzmanlara göre KKTC’nin turizmde sürdürülebilir bir büyüme sağlayabilmesi için şu adımlar atılmalı: Alternatif Pazarlar Hedeflenmeli: İngiltere, Almanya ve İskandinav ülkeleri gibi Avrupa pazarlarında tanıtım çalışmaları artırılmalı. Ulaşım Kolaylaştırılmalı: Charter seferler artırılmalı ve KKTC’nin ulaşım ağları güçlendirilerek daha erişilebilir hale getirilmesi sağlanmalı. Turizm Çeşitlendirilerek Rekabet Gücü Artırılmalı: KKTC, sadece deniz turizmine değil, doğa sporları, kültürel turizm ve gastronomi gibi alanlara da yatırım yaparak cazibesini artırmalı. Büyük Tur Operatörleri ile İş Birlikleri Güçlendirilmeli: Avrupa’da büyük turizm şirketleriyle KKTC paket turlarının artırılması sağlanmalı. Turizmde tek pazara bağımlılığın getirdiği riskler göz önünde bulundurulduğunda, KKTC’nin Avrupa ile bağlantılarını yeniden güçlendirmesi ve pazar çeşitliliğini artırması hayati önem taşıyor.

İran ve Lübnan Arasında Uçuş Krizi Çözüm Bekliyor Haber

İran ve Lübnan Arasında Uçuş Krizi Çözüm Bekliyor

TAHRAN (İHA) - İran’ın Beyrut Büyükelçisi Mücteba Emani, Lübnan hükümetinin İran uçaklarının Refik Hariri Uluslararası Havalimanı’na inişine izin vermemesine ilişkin açıklamada bulundu. Emani, "İran ile Lübnan arasındaki uçuşların yeniden normale dönmesi için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. UÇUŞ ENGELİ TARTIŞMALARA YOL AÇTI Lübnan hükümeti, Tahran-Beyrut hattında uçan Mahan Havayolları uçaklarına iniş izni vermedi. Emani, bu durumun Lübnan'dan gelen yolcuları mağdur ettiğini vurguladı. Uçuş iptallerinin, İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Avichay Adraee’nin İran uçaklarının yasa dışı yük taşıdığı yönündeki iddialarının ardından gerçekleştiğini belirtti. İRAN ÇÖZÜM ARAYIŞINDA Emani, İran Air’in bu hafta içinde Lübnan uçuşlarına yeniden başlayabileceğini söyledi. Lübnan hükümetinin, İranlı yolcuların taşınması için başka bir havayolu kullanma önerisini değerlendirdiklerini, ancak İran uçuşlarına engel konulmaması gerektiğini vurguladı. İRAN'DAN İSRAİL'E SERT TEPKİ İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İsrail’in Tahran-Beyrut uçuşlarını hedef aldığını belirterek, "Bu, İsrail rejiminin uluslararası hukuk kurallarını ve Lübnan’ın ulusal egemenliğini açıkça ihlal ettiğinin bir göstergesidir. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) başta olmak üzere uluslararası kuruluşlar İsrail’in sivil havacılığa yönelik tehditlerini durdurmak için acil önlemler almalıdır" dedi. İSRAİL'DEN İRAN DEVRİM MUHAFIZLARI İDDİASI İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Avichay Adraee, Hizbullah’ın silahlandırılması için İran uçuşlarının kullanıldığını iddia etti. Ocak ayında da diplomatik bir İran uçağı incelemeye alınmış, bu durum Hizbullah ve destekçileri arasında tepkiye yol açmıştı. Lübnan Dışişleri Bakanı Joe Raggi, İranlı mevkidaşıyla sorunu çözmek için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.

Türkiye 2024 Henley Pasaport Endeksi’nde 45. Sırada Haber

Türkiye 2024 Henley Pasaport Endeksi’nde 45. Sırada

2024 yılı Henley Pasaport Endeksi’ne göre dünyanın en güçlü pasaportları listelendi. Pasaportlar, vizesiz veya kapıda vize imkânı sunulan ülke sayısına göre değerlendirildi. İlk 10 sırada yer alan ülkelerin pasaportları, en az 185 ülkeye vizesiz seyahat olanağı tanıyor. EN GÜÇLÜ PASAPORTLARA SAHİP ÜLKELER Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Singapur, İspanya: 194 ülke Finlandiya, Güney Kore, İsveç: 193 ülke Avusturya, Danimarka, İrlanda, Hollanda: 192 ülke Birleşik Krallık, Belçika, Lüksemburg, Norveç, Portekiz: 191 ülke Yunanistan, Malta, İsviçre: 190 ülke Avustralya, Çekya, Yeni Zelanda, Polonya: 189 ülke ABD, Kanada, Macaristan: 188 ülke Estonya, Litvanya: 187 ülke Letonya, Slovakya, Slovenya: 186 ülke İzlanda: 185 ülke Pasaportların gücü, bir ülkenin uluslararası alandaki itibarı ve vatandaşlarının seyahat özgürlüğü açısından önemli bir kriter olmayı sürdürüyor. Güçlü pasaportlara sahip ülkeler, genellikle kuvvetli diplomatik ilişkiler ve ekonomik bağlara sahip. Bu ülkelerin vatandaşları daha az vize kısıtlaması ile dünya genelinde kolayca seyahat edebiliyor. TÜRKİYE 45. SIRADA KALDI Henley Pasaport Endeksi'nde Türkiye, 116 ülkeye vizesiz giriş imkânı sunarak 45. sırada yer aldı. Türkiye’nin bu konumunu geliştirebilmesi için daha fazla ülkeyle vizesiz seyahat anlaşması yapması gerektiği belirtiliyor. Türkiye, bu sıralamayla birçok Avrupa ve Asya ülkesinin gerisinde kaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.