Hava Durumu

#Dijitalleşme

TOURISMJOURNAL - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ITB Berlin, Küresel Turizmde 12,5 Trilyon Dolarlık Yatırım Haber

ITB Berlin, Küresel Turizmde 12,5 Trilyon Dolarlık Yatırım

ITB Berlin’de tanıtılan ve Oxford Economics iş birliğiyle hazırlanan “Boşluğu Kapatmak: G20 Ülkelerinde Seyahat ve Turizm Sermaye Yatırımları ve Talep Büyümesi” başlıklı rapor, sektörün küresel ölçekte yeniden yapılanma sürecine girdiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, G20 ülkeleri ve İspanya genelinde seyahat ve turizm talebinin 2025–2035 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,3 oranında büyümesi bekleniyor. Buna karşılık sermaye yatırımlarının yıllık yüzde 4,6 oranında artması öngörülüyor. Dünyanın en büyük 20 ekonomsine sahip ülkeler 2035 yılına kadar 12,5 trilyon dolarlık seyahat ve turizm yatırımı planlıyor. Ancak WTTC’ye göre mesele yalnızca yatırım hacmi değil; yatırımların zamanlaması ve talep ile uyumu kritik önem taşıyor. Kısa vadede yatırım artışının talebin gerisinde kalması, bazı destinasyonlarda kapasite baskısı ve aşırı kalabalık riskini artırabilir. Bu durumun özellikle mevcut altyapının sınırlarına yaklaşan turizm merkezlerinde hissedilmesi bekleniyor. 2033 sonrası dönemde ise tablo tersine dönüyor: Yatırımların talebi aşmasıyla birlikte uzun vadeli kapasite ve dayanıklılık güçleniyor. Almanya ve İspanya öne çıkıyor G20 içinde yatırım stratejileri açısından dikkat çeken iki ülke var: Almanya: 2035’e kadar 543 milyar dolar yatırım planlıyor. Ülkenin yatırım-talep büyüme oranı 1,39 seviyesinde. Bu oran, Almanya’nın altyapı modernizasyonu ve yüksek kaliteli turizm kapasitesi oluşturma hedefini yansıtıyor. İspanya: 2035’e kadar 349 milyar dolar yatırım öngörüyor. Yatırım büyümesi talebin 1,46 katı hızında gerçekleşecek. Bu strateji, İspanya’nın küresel turizm rekabetinde konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Her iki ülke de raporda “stratejik modernleştirici” olarak tanımlanıyor; yani gelecekteki talebi öngörerek bugünden kapasite ve kalite yatırımı yapan ekonomiler arasında yer alıyor. WTTC Başkanı ve CEO’su Gloria Guevara, sektörün yeni bir döneme girdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Seyahat ve turizm, altyapı ve rekabet gücü açısından belirleyici bir on yıla giriyor. Gelecekteki talebe göre yatırım yapan ülkeler, ekonomik dirençlerini güçlendiriyor ve uzun vadeli büyümeyi güvence altına alıyor.” Raporda özellikle ulaşım bağlantıları, havaalanı kapasitesi, sürdürülebilir altyapı, dijitalleşme ve çevre dostu yatırımların sektörün tam ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmada kilit rol oynayacağı vurgulanıyor. G20 için ne anlama geliyor? 12,5 trilyon dolarlık yatırım paketi yalnızca turizm sektörünü değil; havacılıktan konaklamaya, perakendeden ulaştırmaya kadar geniş bir ekonomik zinciri etkileyecek. Uzmanlara göre bu yatırımlar: İstihdamı artıracak Bölgesel kalkınmayı destekleyecek Küresel rekabet gücünü yeniden şekillendirecek Sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak WTTC, hükümetler ile özel sektör arasında daha güçlü iş birliği çağrısı yaparak yatırımların uzun vadeli talep eğilimleriyle uyumlu ve ölçülebilir ekonomik getiri sağlayacak şekilde planlanması gerektiğinin altını çiziyor. Önümüzdeki on yıl, seyahat ve turizm sektöründe yalnızca büyüme değil; stratejik konumlanma ve dayanıklılık yarışı olarak da kayıtlara geçecek gibi görünüyor.

Kavaloğlu: Turizmin Rotası Yapay Zeka ve Dijitalleşmede Haber

Kavaloğlu: Turizmin Rotası Yapay Zeka ve Dijitalleşmede

AKTOB Başkanı Kaan K. Kavaloğlu ev sahipliğinde, bugün Antalya Kremlin Palace Hotel’de düzenlenen yemekli toplantıda, turizm sektörü temsilcileri turizm sektöründeki geliişmeleri değerlendirdi. Turizmin yeni yol haritasını açıklayan AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kentin artık ziyaretçi sayısından çok kişi başı gecelik gelire odaklandığını söyledi. "Türkiye Küresel Pazarda Gücünü Korudu" Toplantıda konuşan AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, küresel turizm verileri hakkında bilgi verdi. Kavaloğlu, dijitalleşme ve yapay zekanın turizme etkilerinden, Baltık pazarı ve bisiklet turizmine ilişkin genel değerlendirmelerde bulundu. Letonya, Litvanya ve Estonya pazarlarının istikrarlı büyüme gösterdiğini, Litvanya pazarının 2025 yılında yüzde 161 artışla 250 bin ziyaretçiyi aştığını söyledi. Baltık turistlerinin kişi başı yaklaşık 1.100 Euro harcama potansiyeliyle önemini ifade etti. Kavaloğlu, 2025 yılının küresel turizm açısından tarihi bir eşik olduğunu belirterek, uluslararası turist sayısının 1 milyar 523 milyona ulaştığını ve küresel turizm gelirlerinin yüzde 5 artışla 1,9 trilyon dolara yükseldiğini ifade etti. Türkiye’nin ise yüzde 6’lık gelir artışıyla küresel pazardaki güçlü konumunu koruduğunu söyledi. "5 Yılda 125 USD Gelir Hedefi Yakalayabiliriz" AKTOB Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, kentin turizm vizyonunda nitelikli büyümenin öncelik haline geldiğini ifade etti. Kavaloğlu, geçmiş yıllarda 80 dolar bandında seyreden ortalama gecelik gelirin bugün 110 dolara yaklaştığını ifade ederek, bu artışın sürdürülebilir bir gelir modeline geçişin göstergesi olduğunu söyledi. Avrupa’nın önemli turizm destinasyonları olan İspanya ve Fransa'da ortalama gecelik gelirin 125 dolar seviyesinde olduğunu, Antalya’nın bu seviyeyi beş yıllık süreçte yakalayabileceğini dile getirdi. Turizmde dijitalleşmenin önemine dikkat çeken Kavaloğlu, online seyahat acenteleri pazarının 2025’te 651,8 milyar dolardan 2035’te 2,3 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, özellikle genç kuşakların yapay zeka destekli platformlara yönelmesinin bu büyümeyi hızlandıracağını kaydetti. “Turizm sadece otel değil” Antalya turizminin başarısının yalnızca konaklama tesisleriyle açıklanamayacağını vurgulayan Kavaloğlu, sektörün geniş ve birbirine bağlı bir yapıdan oluştuğuna dikkat çekti. Turizmi bir ekosistem olarak tanımlayan Kavaloğlu, havalimanında görev yapan emniyet personelinden otelde misafiri karşılayan çalışanlara, kat hizmetlerinden mutfak ekiplerine kadar herkesin bu zincirin parçası olduğunu söyledi. "Turizmin Geleceği Yapay Zekada" Kavaloğlu, online seyahat acenteleri pazarının 2025’te 651,8 milyar dolardan 2035’te 2,3 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini, özellikle genç kuşakların yapay zeka destekli platformlara yönelmesinin bu büyümeyi hızlandıracağını kaydetti. "Kavaloğlu’ndan Sektöre Uyum ve İş Birliği Çağrısı" Kavaloğlu, turizmde kalıcı gelir artışı için tüm paydaşların eş zamanlı ve uyum içinde hareket etmesi gerektiğini belirterek, transfer şirketlerinden seyahat acentalarına, tur operatörlerinden yer hizmetleri personeline kadar geniş bir yapının koordinasyonunun büyük önem taşıdığını söyledi.

Öğretsen Özel Ders Uygulamasıyla Eğitimde Dijital Dönüşüm Haber

Öğretsen Özel Ders Uygulamasıyla Eğitimde Dijital Dönüşüm

Türkiye’de özel ders veren öğretmenlerin çalışma biçimi son yıllarda belirgin bir dönüşüm sürecine girdi. Geleneksel kurs merkezleri ve bireysel çevre üzerinden ilerleyen özel ders modeli, yerini giderek dijital platformlar aracılığıyla yönetilen daha esnek ve bağımsız bir yapıya bırakıyor. Bu dönüşüm, yalnızca teknolojik gelişmelerle değil; öğretmenlerin değişen beklentileri, çalışma koşulları ve mesleki hedefleriyle de yakından ilişkili. Bu dönüşümün sahadaki karşılığını gösteren örneklerden biri de, App Store ve Play Store üzerinden erişilebilen Öğretsen Özel Ders uygulaması. Türkiye genelinde 9.000’den fazla eğitmenin ilan verdiği platform, öğretmenlerin dijitalleşme sürecine neden hızla adapte olduğunu da ortaya koyuyor. Kurum bağımlılığı neden sorgulanıyor? Uzun yıllar boyunca özel ders veren öğretmenler için kurs merkezleri ve özel eğitim kurumları temel bir çalışma alanı sundu. Öğrenci bulma, ders programı oluşturma ve ödeme süreçleri büyük ölçüde bu kurumlar üzerinden yürütüldü. Ancak zamanla bu yapı, öğretmenlerin kendi emekleri üzerindeki kontrolünü sınırlayan bir modele dönüştü. Birçok öğretmen, kendi oluşturduğu öğrenci portföyü üzerinde yeterince söz sahibi olamadığını, ders ücretleri ve program saatlerinin çoğu zaman kendi dışında belirlendiğini ifade ediyor. Bu durum, mesleki tatmini azaltan ve öğretmenleri alternatif arayışlara yönelten temel etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. Öğretsen Özel Ders uygulaması, öğretmenlere kurumlara bağlı kalmadan, doğrudan öğrenciyle buluşabilecekleri dijital bir alan sunuyor. Öğretmenler uygulama üzerinden kendi ilanlarını oluşturabiliyor, koşullarını kendileri belirleyebiliyor ve öğrencilerle birebir iletişim kurabiliyor. Komisyon baskısı dijital çözümleri öne çıkarıyor Özel ders sektöründe öğretmenlerin en sık dile getirdiği sorunlardan biri de yüksek komisyon oranları. Bazı kurumlarda öğretmenler, verdikleri dersin önemli bir kısmını komisyon olarak bırakmak zorunda kalıyor. Bu durum, özellikle uzun vadeli çalışan öğretmenler için gelir planlamasını zorlaştırıyor. Öğretsen Özel Ders uygulamasında ise öğretmenler, sundukları hizmeti kendi şartlarıyla tanımlayabiliyor. Mobil uygulama üzerinden yürütülen bu yapı, öğretmenlerin gelirlerini daha öngörülebilir ve sürdürülebilir hale getirirken, emeğin karşılığını daha net bir şekilde almalarına imkân tanıyor. Zaman ve trafik maliyeti yeni bir eşik oluşturuyor Büyük şehirlerde yaşayan öğretmenler için zaman, artık en az kazanç kadar değerli bir unsur haline geldi. Gün içinde farklı semtlere ders vermek, trafikte geçirilen uzun saatler ve buna bağlı yorgunluk, özel dersin sürdürülebilirliğini zorlaştırıyor. Öğretsen Özel Ders uygulamasında yer alan konum bazlı eşleşme sistemi, öğretmenlerin kendi lokasyonlarına yakın öğrencilerle daha kolay eşleşmesini sağlıyor. Bu sayede öğretmenler hem zaman kaybını azaltabiliyor hem de daha dengeli bir ders programı oluşturabiliyor. Aynı zamanda online ve yüz yüze ders seçeneklerini birlikte planlamak da mümkün hale geliyor. Öğretmenler artık kendi markasını oluşturmak istiyor Dijitalleşme, öğretmenlerin mesleklerine bakış açısını da dönüştürüyor. Artık birçok öğretmen, yalnızca bir kurumun parçası olmak yerine, kendi uzmanlık alanı ve yaklaşımıyla öne çıkan bir bireysel marka olmayı hedefliyor. Öğretsen Özel Ders uygulaması, öğretmen profilleri ve ilan yapısıyla bu görünürlüğü destekliyor. App Store ve Play Store’da yer alan uygulama sayesinde öğrenciler, öğretmenleri branş, konum ve ihtiyaçlarına göre filtreleyerek daha bilinçli tercihler yapabiliyor. Bu da öğretmen–öğrenci uyumunu güçlendiren önemli bir faktör olarak öne çıkıyor. Sahadan gelen ihtiyaca verilen dijital cevap Türkiye genelinde 9.000’den fazla eğitmenin aktif olarak ilan verdiği Öğretsen Özel Ders uygulaması, öğretmenlerin sahada yaşadığı gerçek sorunlardan yola çıkılarak geliştirilmiş bir platform olarak konumlanıyor. Öğretmenlerin bağımsız çalışabilmesi, zamanını ve gelirini yönetebilmesi ve öğrencilerle doğrudan iletişim kurabilmesi, uygulamanın temel yapı taşları arasında yer alıyor. Akademik branşların yanı sıra spor, müzik, yabancı dil ve kişisel gelişim gibi farklı alanlarda da eğitmenlere yer verilmesi, platformu kapsayıcı bir eğitim ekosistemine dönüştürüyor. Sonuç: Dijitalleşme öğretmenler için ne ifade ediyor? Türkiye’de öğretmenlerin dijital platformlara yönelmesinin temelinde; bağımsızlık, zaman yönetimi, gelir kontrolü ve mesleki görünürlük gibi faktörler bulunuyor. Öğretsen Özel Ders uygulaması, mobil yapısı ve yaygın kullanımıyla bu dönüşümün somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde, özel ders ve birebir eğitim alanında dijital platformların rolünün daha da artması bekleniyor. Bu yönüyle Öğretsen Özel Ders uygulaması, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, özel dersin geleceğine de cevap veren bir yapı olarak konumlanıyor.

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti Haber

Dijital İnsan Zirvesi Antalya’da Gerçekleşti

Dijital çağın insan üzerindeki etkileri ve sosyal medyanın geleceği, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) ile Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) iş birliğinde düzenlenen “Dijital İnsan: Sosyal Medyanın Geleceği – Geleceğin Sosyal Medyası” başlıklı zirvede ele alındı. ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlik, yoğun katılımla Antalya’da düzenlendi. Antalya'da Dijital Dönüşüm: ATSO ve ARD'den Yapay Zeka Destekli Zirve Zirveye; ATSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Totoş, Yönetim Kurulu Üyeleri Özgür Karagöz, Mustafa Yayla ve Behçet Ülker, Meclis Katip Üyesi Göktuğ Şahin, Akdeniz Reklamcılar Derneği (ARD) Başkanı Emre Noyan, ARD Yönetim Kurulu Üyeleri Gizem Cantürk, Esra İmre Kılıç, Fulya Sarman, TOBB Antalya Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Serap Kocaoğlu’nun yanı sıra akademisyenler, iş dünyasının temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Prof. Dr. Uğur Batı’nın küratörlüğünde düzenlenen zirvede; dijitalleşme, sosyal medya, algı yönetimi, yapay zekâ ve insan psikolojisi arasındaki ilişki, farklı disiplinlerden uzman isimler tarafından ele alındı. Katılımcılar, dijital dünyada insanın yalnızca bir kullanıcı değil, aynı zamanda aktif bir özne olarak nasıl konumlandığını tartışma fırsatı buldu. Zirvenin açılış konuşmasını yapan ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Hacısüleyman, etkinliğin yalnızca bir toplantı değil, bireyin kendisini ve dijital dünyadaki konumunu sorguladığı önemli bir farkındalık çalışması olduğunu vurguladı. Dijitalleşme ve teknolojiye dikkat çeken Hacısüleyman, “Bilgiye ulaşmak için kullandığımız dijital araçları bugün kendimizden bilgi vermek için kullanıyoruz. Sosyal medya, gerçeklikle kendi yarattığımız gerçeklik arasındaki farkı giderek daha görünür hâle getiriyor” dedi. Yapay zekâ ve otomasyonun iş dünyasındaki etkilerine de değinen Hacısüleyman, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin insan faktörünün vazgeçilmez olduğunu ifade etti. ATSO ve ARD ortaklığında düzenlenen zirvenin bir özelliği de, zirvenin yapay zeka küratörlüğü ile gerçekleşmiş olmasıydı. Etkinlik kapsamında gün boyunca alanında uzman isimler, sosyal medyanın insan, toplum ve teknoloji üzerindeki etkilerini farklı başlıklar altında değerlendirdi. Davranış bilimci, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Uğur Batı, “Sosyal Medya Çağında İnsana Ne Olacak?” başlıklı sunumunda dijital çağın insan davranışları üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekti. Osman Demircan ise “Sosyal Medya Nereye Evriliyor? Platformdan Ekosisteme Dönüşüm” başlığıyla sosyal medyanın çok katmanlı bir yapıya evrildiğini anlattı. Günün ilk paneli olan “Sosyal Medyanın Geleceği, Geleceğin Sosyal Medyası” oturumunda; Khan Akademi Genel Müdürü Alp Köksal, dijital toplulukların yeni sosyal yapılar oluşturmadaki rolünü ele aldı. Yazar, uygulamacı fütürist ve Türkiye Teknoloji Liderleri üyesi Devrim Danyal, yapay zekânın iletişim biçimlerimizi nasıl dönüştürdüğünü anlattı. Psikolog, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Bilge Uzun ise çocukların sosyal medya ile kurduğu ilişkinin psikolojik ve gelişimsel boyutlarını değerlendirdi. Microsoft MVP Ömer Çolakoğlu, yapay zekânın iş dünyası ve yaratıcılık alanındaki güncel kullanım örneklerini katılımcılarla paylaştı. Zirvenin son bölümünde gerçekleştirilen “Sosyal Medya Bağımlılık mı, Bağlılık mı?” başlıklı panelde; Nörolog, yazar ve beyin felsefecisi Dr. Timur Yılmaz sosyal medyanın beyin üzerindeki etkilerini ele alırken, yazar ve bilim insanı Murat Kaplan dijital mecralarda tanıklık ve sorumluluk kavramlarını değerlendirdi. Yazar, genetik uzmanı ve Marmara Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Korkut Ulucan ise sosyal medyanın biyolojik ve genetik etkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. “Dijital İnsan” zirvesi, dijital çağda bireyin, toplumun ve teknolojinin kesişim noktasına ışık tutan kapsamlı içeriğiyle katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Türk-Alman İş Dünyasında Vize Engeli Gündemde Haber

Türk-Alman İş Dünyasında Vize Engeli Gündemde

Türk-Alman Yatırım ve İşbirliği Programında konuşan Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, "Vize süreçleri, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz" dedi. KAYSO Konferans Salonu'nda; Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg'un katılımıyla Türk - Alman Yatırım ve İşbirliği Programı düzenlendi. Programın açılışında konuşan KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci; Kayseri hakkında Alman heyete bilgiler verdi. İş dünyası olarak en büyük beklentilerinden birinin vize konusu olduğunu kaydeden Başkan Büyüksimitci; "Vize süreçleri, Türkiye ve Almanya arasındaki ekonomik ilişkilerin gerçek potansiyelinin ortaya çıkmasının önünde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Takdir edesiniz ki, iş dünyası için zaman, en kritik unsurdur. Üretimi, tedariki, fuar ziyaretlerini, makine kurulumlarını, eğitim programlarını ve ticari görüşmeleri etkileyen bu gecikmeler, firmalarımızın rekabet gücünü zayıflatmakta; kimi zaman da ticaretin tamamen aksamasına neden olmaktadır. Bugün aramızda bulunan değerli Büyükelçimiz ve Schengen Vize Bölümü yetkililerinin bu konudaki hassasiyetimizi bizzat duyması bizim için çok önemli. Bizler, iki ülke iş dünyası arasındaki bu güçlü bağın daha hızlı, daha kolay ve karşılıklı güven çerçevesinde ilerlemesi gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle vize süreçlerinde iş insanlarına yönelik öngörülebilirlik, hız ve kolaylaştırıcı uygulamaların artırılmasını talep ediyoruz. Bu, sadece Türk iş dünyasının değil, Alman şirketlerinin Türkiye'deki yatırımlarının da daha etkin yönetilebilmesi için karşılıklı bir ihtiyaçtır" dedi. Kayseri'nin Türk ekonomisine katkı sunan nadir şehirlerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Başkan Büyüksimitci; "2024 yılında 4 milyar dolar ihracat, 2 milyar dolar ithalat gerçekleştiren şehrimiz, ithal ettiğinin iki katını ihraç ederek Türkiye ekonomisine net katkı sunan nadir illerden biri olmuştur. Sektörel olarak Kayseri; mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde açık ara 1. sırada, elektrikli ev aletleri ihracatında Türkiye'de 2. sırada, mobilya ve kabloda ise 3. sıradadır. Almanya, Irak ve ABD en çok ihracat yaptığımız ülkeler arasında yer almaktadır. Kayseri olarak toplam ihracatımızın yüzde 20'den fazlasını sadece Almanya'ya yaptığımızı özellikle belirtmek isterim. Ayrıca 2024 yılı verilerine göre İSO İlk 1000 listesinde 23 firmamızla Türkiye'de 8. sıradayız. 16 Ar-Ge Merkezi ve 4 Tasarım Merkezi ile yenilikçi, verimli ve teknoloji odaklı üretimi güçlendirmeye devam ediyoruz. Kayseri sanayisinin bugün ulaştığı güçlü ölçek; şehir yönetimimizle kurduğumuz yakın iş birliğinin, ortak aklın ve birlik beraberliğin önemli bir sonucudur. Bu doğrultuda, sanayimize verdikleri destekler ve üretim ile yatırım ortamının geliştirilmesine sağladıkları katkılar için Valimiz Gökmen Çiçek'e ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Memduh Büyükkılıç'a gönülden teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Emre Sönmez ise programda yaptığı konuşmada; "Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler yalnızca ekonomik değil; insani bağları, kültürel etkileşimi ve karşılıklı güveni içinde barındıran çok katmanlı bir yapıdadır. Almanya'da yaşayan milyonlarca vatandaşımız ve Türkiye'de faaliyet gösteren Alman şirketleri, bu ilişkinin en değerli köprüleridir. Kayseri, Almanya için güvenilir, üretken ve vizyoner bir ortak şehirdir. Almanya ile iş birliğinde önümüzde geniş bir potansiyel bulunmaktadır. Özellikle; makine ve metalde ortak üretim, mobilya ve tasarım odaklı kümelenme, enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm, sanayide dijitalleşme ve otomasyon, tedarik zinciri entegrasyonu Kayseri'nin üretim kapasitesi ile Almanya'nın ileri teknoloji tecrübesi birleştiğinde sürdürülebilir ve yüksek katma değerli projeler ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı. Almanya Federal Cumhuriyeti Büyükelçisi Sibylle Katharina Sorg ise; Kayseri ile ekonomik işbirliğinin önemine değinerek, ticari ilişkilerinin daha da güçlenmesinin iki ülke ekonomisine değer katacağını kaydetti.

Sabiha Gökçen’de Yapay Zeka Asistanı SAVVy Bir Yaşında Haber

Sabiha Gökçen’de Yapay Zeka Asistanı SAVVy Bir Yaşında

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı'nda, çağrı merkezi iş yükünü önemli ölçüde hafifleten ve yolcu iletişiminde önemli bir dönüşüm gerçekleştiren yapay zeka destekli dijital asistan SAVVy’nin 1'inci yaşı terminaldeki yolcuların da katılımıyla kutlandı. Türkiye’nin yolcu sayısında en büyük 2’nci, Avrupa’nın ise en yoğun 9’uncu havalimanı olan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, dijitalleşme alanında attığı sağlam adımlarla sürdürülebilir büyüme ve yolcu memnuniyetinde başarısını ortaya koyuyor. Avrupa Havalimanları Konseyi verilerine göre geçen yıla kıyasla yüzde 28,1’lik yolcu büyümesiyle Ekim ayında Avrupa’nın en hızlı büyüyen havalimanı olan ISG, 2026’da 47 milyon yolcuyu ağırlamayı hedefliyor. Art arda yolcu ve uçuş rekorları kıran İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nın bu başarısının ardında 2025 yılı hedeflerinin ilk sırasında yer alan dijitalleşme hedefleri yer aldı. Kasım 2024’te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) "Gökyüzünde Yapay Zeka" etkinliğinde ilk kez tanıtılan SAVVy, havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan olarak zaman içinde gelişti ve ISG operasyonlarında çağrı merkezi yükünün önemli bölümünü üstlendi. "SAVVy gerçek bir ekip üyesi haline geldi" SAVVy’nin 1. yaş günü etkinliği için bir araya gelen ISG yönetimi ile çalışanlar, yapay zeka asistanının özellikle CRM faaliyetlerine yönelik faydasını Müşteri Deneyimi Şefi Özen Çakır Özel’den dinledi. SAVVy’nin yalnızca bir dijital asistan değil, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın iletişim biçimini, hizmet anlayışını ve süreçlerini dönüştüren gerçek bir ekip üyesi haline geldiğini belirten Özel, "Üretken yapay zekayı hayata geçirirken en çok önemsediğimiz noktalardan biri, yolcularımıza ‘bir robotla konuşuyorum’ hissi vermeden, karşılarında sohbet eden, anlayan ve doğal bir dille yanıt veren bir yardımcı sunmaktı. İnsanların bir konuda destek alırken aslında birebir bir asistanla konuşmak istediğini biliyoruz. SAVVy, tam da bu ihtiyacı sıcak ve insana yakın bir yüzle karşılayarak yolcularımızın teknolojiyi sevmesini ve tekrar tekrar kullanmayı tercih etmesini sağladı." dedi. "Havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan" Törende konuşan IT Direktörü İsmihan Baysal Anderson ise konuyla ilgili olarak şu ifadelere yer verdi: "7/24 yaşayan ve yolcu yoğunluğu ile öne çıkan havalimanımızda, havacılık sektöründeki global eğilimlerle uyumlu olarak yolcu deneyimini daha akıllı, hızlı ve temassız hale getirmeye odaklanıyoruz. Yapay zeka teknolojilerinin gelişimiyle birlikte biz de bu alandaki gelişmeleri merkezimize aldık. Dijitalleşme vizyonumuz kapsamında yolcu memnuniyetini artırmak, daha hızlı, doğru bir kişisel deneyim sunmak hedefiyle hayat bulan SAVVy, havacılık sektörünün özgün projelerinden biri olarak Doğal Dil İşleme (NLP) teknolojisiyletasarlandı. SAVVy, misafirlerimizin soru ve taleplerine sohbet ortamında Türkçe ve İngilizcenin yanı sıra Almanca ve Fransızca olarak da gerçek bir kişiyle konuşuyormuş gibi anlık yanıt ve çözümler üretebiliyor. SAVVy, müşteri deneyimi noktasında havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan olarak kısa sürede beklenenin üzerinde bir etki oluşturdu. Yapay zekayı bugün pek çok şirket iş çözümlerine entegre etmek için çalışıyor ancak başarı oranının yüzde 4’lerde olduğunu öğrendik. SAVVy ile bu yüzde 4’lük başarı diliminin içerisinde yer almanın gurunu yaşıyoruz." Yolcu sayısında yüzde 19 artış - Çağrı yükünde dijital denge İsmihan Baysal Anderson, binlerce insanın aynı anda bulunduğu havalimanında yapay zekanın operasyonları destekleyici gücünü yansıtması için SAVVy’nin 6 aylık performans verilerini de paylaştı: "SAVVy’i aktif olarak sistemlerimize entegre ettiğimiz 2024 yılının 1 Nisan - 31 Ekim döneminde Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 25 milyon yolcu ağırlanırken, 2025’in aynı döneminde bu sayı yaklaşık 29,7 milyona ulaştı. Yüzde 19’luk bu artış, operasyonel yoğunluk açısından önemli bir büyümeye işaret etti. Aynı dönemde çağrı merkezimiz 2024 yılında 48 bin 381, 2025 yılında 68 bin 690 çağrı karşıladı. Nisan ayından itibaren çağrıları karşılamaya başlayan SAVVy, yolculardan gelen 53 bin 736 mesajı dijital kanalda yanıtlayarak büyük bir yükü üstlendi. Toplamda 122 bin 426 yolcu etkileşiminin yaşandığı 2025 döneminde, bu temasların yüzde 56’sı çağrı merkezi, yüzde 44’ü SAVVy üzerinden gerçekleşti. Bu süreçte ekip sayımızı büyütmeden; yalnızca aynı kadroyla ve yanımıza +1 ekip arkadaşı olarak SAVVy’yi alarak bu yoğunluğu başarıyla yönettik. Bu da teknolojinin doğru kullanıldığında nasıl bir fark ortaya koyabileceğimizi en net şekilde gösteriyor" şeklinde konuştu. Yolcu etkileşimlerinin neredeyse yarısının artık dijital ortamda yönetildiğini belirten Anderson, "Bu etki, hem bekleme sürelerini kısaltarak yolcu memnuniyetine katkıda bulundu hem de çağrı merkezi kaynaklarının daha verimli kullanılmasına imkan tanıdı. Dijital etkileşim oranının büyüklüğü yolcuların hızlı, kolay ve dijital çözümleri benimsediğini açıkça gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. Havalimanında tebessüm ettiren etkinlik SAVVy’nin doğum günü kutlamaları kapsamında performans sanatçısı Serdar Atsak, kendi keşfi olan tekerlekli müzik aletiyle mini bir konser verdi. Şarkı söyleyerek terminali dolaşan Atsak’a SAVVy maskotu eşlik etti. Dikkat çeken etkinliğe yolcular da şarkı söyleyerek ve dans ederek katıldı. Misafirlere SAVVy konsepti ile hazırlanan doğa dostu bez çanta ve seyahat yastığı hediye edildi. SAVVy, danslarıyla ve sempatik tavırlarıyla özellikle çocukların ilgisini çekti. Yapay Zeka ile daha akıllı bir havalimanı deneyimi SAVVy, yolcuların uçuş, yönlendirme, ulaşım, hizmet noktaları ve sık sorulan sorularla ilgili taleplerine anlık yanıtlar veriyor. Geliştirilen altyapı sayesinde sistem, her geçen gün daha fazla konu başlığında daha doğru ve kişisel çözümler sunuyor. Bugün 54 ülkede 39 iç hat, 113 dış hat olmak üzere toplam 152 destinasyonu bağlayan Sabiha Gökçen Havalimanı, önümüzdeki dönemde SAVVy’nin yeteneklerini genişleterek, yolcu deneyiminin her aşamasında yapay zeka destekli dijital çözümleri entegre etmeyi hedefliyor.

THY İştiraki TKPAY Dijital Ödeme Platformunu Tanıttı Haber

THY İştiraki TKPAY Dijital Ödeme Platformunu Tanıttı

Türk Hava Yolları'nın (THY) iştiraki olarak kurulan TKPAY'in lansmanında konuşan THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, "Türk Hava Yolları olarak sadece seyahat deneyimini değil, bu deneyimin temas ettiği tüm süreçleri dönüştürmeyi hedefliyoruz. TKPAY ile ödeme süreçlerinin sadeleşmesini, operasyonel verimliliğin artmasını ve misafirlerimizin dijital ihtiyaçlarına tek noktadan yanıt verebilmeyi amaçlıyoruz. Bu platformun gelecekte havacılık ve seyahat sektörü için yeni hizmet modellerinin de önünü açacağına inanıyoruz" dedi. Türkiye'nin bayrak taşıyıcı hava yolu Türk Hava Yolları'nın yüzde 100 iştiraki olarak finansal teknolojiler alanında kurulan TKPAY, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Programa Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat'ın yanı sıra üst yöneticiler ve iş ortakları katıldı. Program, aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi. Türk Hava Yolları'nın dijitalleşme vizyonunun önemli bir adımı olan TKPAY, bireysel misafirlere TKPAY Cüzdan, kurumsal iş ortaklarına ise TKPAY Ödeme Platformu üzerinden hızlı, güvenli ve avantajlı ödeme çözümleri sunuyor. Turkish Airlines mobil uygulamasına entegre çalışan TKPAY Cüzdan, misafirlerin bilet alımlarından günlük harcamalarına kadar birçok işlemi tek bir noktadan yönetmesini sağlıyor. TKPAY Cüzdan ile gerçekleştirilen işlemlerde TK Para kazanılırken, restoran, konaklama, giyim ve ulaşım gibi anlaşmalı markalarda yapılan harcamalardan nakit iade elde ediliyor. Ayrıca 7 gün 24 saat ücretsiz para transferi, karekod ile ödeme, dijital veya fiziki kart kullanımı, anlık kur dönüşümü ve mil çevrimi gibi hizmetlerle misafirler seyahat boyu kesintisiz bir deneyim yaşıyor. Türk Hava Yolları'nın bilet iadesi ve bagaj tazminatı gibi işlemlerinin de artık doğrudan TKPAY Cüzdan üzerinden yapılacak olması, süreçleri hızlandırarak misafir memnuniyetini artırmayı hedefliyor. Kurumsal misafirler için geliştirilen TKPAY Ödeme Platformu ise başta Türk Hava Yolları ve AJet olmak üzere havacılık ve seyahat ekosisteminin tüm oyuncularına yüksek başarı oranına sahip, güvenilir, hızlı ve sade bir tahsilat altyapısı sunuyor. Platform, havayolları, seyahat acenteleri, konaklama ve araç kiralama şirketleri ile seyahatle bağlantılı diğer sektörlere yönelik kapsamlı çözümler sağlayarak, sektöre bütünsel bir finansal teknoloji yaklaşımı kazandırıyor. Türk Hava Yolları'nın seyahat alanındaki güçlü konumunu fintek dünyasına taşıyan TKPAY, yerli ve milli teknolojilerle geliştirdiği altyapı sayesinde düşük maliyetli ve güvenli ödeme hizmetleri sunmayı, yabancı misafirlere sağladığı kullanıcı dostu kur servisleriyle de Türkiye'nin turizm deneyimine katkı sağlamayı amaçlıyor. Lansmana özel olarak TKPAY Cüzdan üzerinden yapılan tüm bilet alımlarında yüzde 10 TK Para kazanma fırsatı sunuluyor. "Bu platformun gelecekte havacılık ve seyahat sektörü için yeni hizmet modellerinin de önünü açacağına inanıyoruz" TKPAY'in ödeme dünyasındaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, "Türk Hava Yolları olarak sadece seyahat deneyimini değil, bu deneyimin temas ettiği tüm süreçleri dönüştürmeyi hedefliyoruz. TKPAY, bu vizyonun en somut adımlarından biri olarak misafirlerimize hız, güven ve avantaj sunarken seyahat ekosistemindeki iş ortaklarımız için de güçlü bir teknoloji altyapısı oluşturuyor. Yerli ve milli bir fintek markasının Türk Hava Yolları gücüyle dünyaya açılması hem kurumumuzun hem de ülkemizin rekabetçiliğine katkı sağlayacaktır. TKPAY ile ödeme süreçlerinin sadeleşmesini, operasyonel verimliliğin artmasını ve misafirlerimizin dijital ihtiyaçlarına tek noktadan yanıt verebilmeyi amaçlıyoruz. Bu platformun gelecekte havacılık ve seyahat sektörü için yeni hizmet modellerinin de önünü açacağına inanıyoruz" dedi. Türk Hava Yolları'nın yüzde 100 iştiraki olan TKPAY, Ağustos 2023'te kuruldu ve Mart 2025'te Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan lisans alarak faaliyetlerine başladı.

Tarsus, Festivalin İkinci Gününde Yoğun İlgi Topladı Haber

Tarsus, Festivalin İkinci Gününde Yoğun İlgi Topladı

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘4. Uluslararası Tarsus Festivali’, ikinci gününde de bilgi, tarih ve kültür dolu etkinliklerle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim yaşattı. Festival kapsamında gerçekleştirilen söyleşilerde; Dr. İspir Kırbeci, Radyo Programcısı Nihat Sırdar, Radyo Sunucusu Güçlü Mete, Gazeteci-Yazar Mehmet Serdar Kuzuloğlu, Dağcı-Yazar Nasuh Mahruki ve Doğa Aktivisti Güven İslamoğlu gibi isimler, farklı konularda vatandaşlarla bir araya geldi. Renkli sohbetler ve bilgi dolu paylaşımlar, izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Sürdürülebilir yaşam Tarsus Müzesinde konuşuldu Tarsus Müzesinde düzenlenen 'Sürdürülebilir Yaşam Mümkün mü?' başlıklı söyleşide Nasuh Mahruki ve Güven İslamoğlu, doğayla uyumlu yaşam biçimleri, çevre bilinci, iklim kriziyle mücadele ve bireysel sorumluluklar üzerine görüşlerini paylaştı. Dağcı ve yazar Nasuh Mahruki, "Bireyden başlayarak herkesin sürdürülebilir bir yaşamı hedeflemesi çok önemli. Aksi halde ekolojik yıkım, savaşlar, göçler gibi sonuçlar doğabilir" dedi. Doğa aktivisti Güven İslamoğlu ise "Sürdürülebilir yaşam bilinçlenmeyle mümkündür. Bu tür festivaller farkındalık oluşturmak açısından çok kıymetli" diye konuştu. Radyo ustalarından medya dönüşümü üzerine söyleşi Festivalin dikkat çeken bir diğer etkinliği, Radyo Programcısı Nihat Sırdar ve Radyo Sunucusu Güçlü Mete’nin katıldığı 'Yeni Medya + Geleneksel Medya' başlıklı söyleşi oldu. Tarsus Müzesinde gerçekleştirilen söyleşide, dijitalleşme sürecinde radyo yayıncılığının geçirdiği dönüşüm ele alındı. Sırdar, "Festival alanlarında çok güzel bir ortam var. Şehre canlılık kazandırmak açısından bu etkinlikler çok değerli" dedi. Güçlü Mete ise "Mersin Büyükşehir Belediyesinin ilgisini hep üzerimizde hissediyoruz. Festivalin her yıl daha da geliştiğini görmek çok sevindirici" ifadelerini kullandı. Yapay zekalı organik insan Tarsus’ta tartışıldı Gazeteci Mehmet Serdar Kuzuloğlu, Tarsus Müzesinde gerçekleştirdiği 'Yapay Zekalı Organik İnsan' başlıklı söyleşisinde, yapay zekanın insan yaşamındaki etkilerini değerlendirdi. Kuzuloğlu, "Festivalde çok önemli isimler ve projeler bir araya getirilmiş. Hem Tarsus’un tanıtımı hem de bilgi paylaşımı açısından çok kıymetli bir organizasyon" diye konuştu. Tarsus’un bağcılık geleneği konuşuldu Festivalin bir diğer söyleşisi Dr. İspir Kırbeci tarafından TADEKA binasında gerçekleştirilen 'Bağcılık Ürünleri' etkinliği oldu. Kırbeci, üzümün tarihi, bağcılığın Tarsus’taki yeri ve şarap üretiminin turizmle ilişkisi üzerine bilgiler verdi. TADEKA Turizm ve Gastronomi Kurulu Sözcüsü Murat Topçuoğlu da Tarsus mutfağının yöresel lezzetlerinden örnekler sundu. Dr. Kırbeci, "Katılım oldukça iyiydi. İnsanlar merak ettikleri soruları sordu, verimli bir söyleşi oldu. Festivalin içeriği her yıl daha da zenginleşiyor" şeklinde konuştu.

ATF25’TE KÜRESEL PAZARLAR, ORTAK GELECEK: SKAL DÜNYA LİDERLERİ TURİZMİN GELECEĞİNİ KONUŞTU Haber

ATF25’TE KÜRESEL PAZARLAR, ORTAK GELECEK: SKAL DÜNYA LİDERLERİ TURİZMİN GELECEĞİNİ KONUŞTU

ATF25’in ikinci gününde, ana sahnede gerçekleşen oturumun başkanlığını Skal International Geçmiş Dönem Dünya Başkanı Salih Çene üstlendi. Panelin konuşmacıları arasında Skal International Dünya Başkanı Denise Scrafton, Skal Asya Başkanı Mohan N.S.N, Skal Türkiye Geçmiş Dönem Başkanı Hülya Aslantaş ve Skal International Incoming Başkanı Andres Hayes yer aldı. Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, kültürler arası anlayışı, barışı ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen bir güç olduğu vurgulanan panelde, dünyanın farklı bölgelerinden gelen liderler; dijitalleşmeden sürdürülebilirliğe, yeni pazar trendlerinden küresel iş birliği fırsatlarına kadar geniş bir perspektif sundu. Uluslararası Antalya Turizm Fuarı, 22–23–24 Ekim 2025 tarihlerinde Antalya ANFAŞ Uluslararası Fuar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda ve Kilit Hospitality Group ana partnerliğinde düzenlenen ATF25, dünya turizminin öncü isimlerini Antalya’da buluşturdu. ATF26 ise 26–27–28 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Mohan N.S.N: “Turizm, Sınırları Aşan Bir Küresel Hareket” Panelin ilk konuşmacısı Skal Asya Başkanı Mohan N.S.N, turizmin sadece bir eğlence ya da tatil endüstrisi değil, kültür, diplomasi ve ekonomiyi birleştiren küresel bir hareket olduğunu söyledi. Dünyanın en büyük ekonomik sektörlerinden biri olan turizmin, istihdam ve kalkınma açısından vazgeçilmez bir güç olduğuna dikkat çeken Mohan, küresel rakamlarla bu gücü somutlaştırdı: “Turizm, dünya GSYİH’sinin yüzde 9’unu oluşturuyor. Bu da yaklaşık 9,5 trilyon dolarlık bir ekonomik güç anlamına geliyor. Turizm sektörü, 330 milyon kişiye doğrudan ya da dolaylı istihdam sağlayan bir yapı. Bu sektör, sadece bir gelir kapısı değil; aynı zamanda beceri geliştirme, inovasyon ve kültürler arası etkileşimin de öncüsüdür.” Mohan, turizmin çarpan etkisini anlatırken ulaşım, yiyecek-içecek ve konaklama sektörlerinin küresel ekonomiye katkısına değindi. Havacılıkta Emirates, Lufthansa, Turkish Airlines; otelcilikte Marriott, Kempinski, Ritz-Carlton gibi markaların dünya ekonomisinde turizmi şekillendirdiğini belirtti. Konuşmasında Hindistan örneğine geniş yer ayıran Mohan, ülkesinin dijitalleşme, altyapı ve teknoloji yatırımlarıyla turizmi sürdürülebilir büyümenin merkezine yerleştirdiğini ifade etti: “Hindistan bugün sadece bir turizm ülkesi değil, bir startup ve teknoloji merkezi. Dijital altyapımız sayesinde 20 milyardan fazla UPI (dijital ödeme) işlemi gerçekleşti. Bu, 7.8’lik bir ekonomik büyümenin parçası. Turizm, diplomasi ve kalkınmanın köprüsüdür. Fikirleri, insanları ve ekonomileri birleştirir. İnsanları sınırlar arasında değil, zihinler arasında hareket ettirebilirsek, turizmin gerçek potansiyeline ulaşabiliriz.” Mohan konuşmasını, turizmi bir “barış diplomasisi” olarak tanımlayarak sonlandırdı: “İdeolojilerin ve politik ayrılıkların bölündüğü bir dünyada turizm, barışın dili olabilir. Çünkü turizm başladığında, ekonomi uçar.” Denise Scrafton: “Asya, Orta Doğu ve Afrika Turizmin Yeni Güçleri” Skal International Dünya Başkanı Denise Scrafton, “turizmin küresel ekonomilerdeki rolü ve yükselen pazarlar” üzerine yaptığı kapsamlı konuşmasında Asya, Orta Doğu ve Afrika’nın geleceğin büyüme merkezleri olduğuna dikkat çekti. Scrafton, turizmin artık sadece gelişmiş ülkelerin değil, kalkınmakta olan ekonomilerin de stratejik önceliği haline geldiğini söyledi: “Asya ve Hindistan, artık yalnızca gelişen değil, yön veren pazarlardır. Çin, Kore, Malezya, Filipinler, Tayland ve Hindistan gibi ülkeler; altyapı, dijital pazarlama ve marka yatırımlarıyla turizmi ekonomik kalkınmanın merkezine yerleştiriyor.” Scrafton, Afrika’nın turizmde hızla yükselen bir bölge olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Botswana, Kenya, Nijerya, Uganda ve Gana gibi ülkeler, turizmde büyük adımlar atıyor. Bu ülkelerde hükümetler finansal teşvikler, yatırım programları ve güvenlik altyapısı ile turizmi büyümenin ana eksenine koyuyor.” Lüks turizmin dönüşümüne de değinen Scrafton, modern gezginin beklentilerinin artık yalnızca ürün değil, deneyim odaklı hale geldiğini belirtti: “Bugün lüks, sahip olduklarımız değil, zamanı nasıl ve kimlerle geçirdiğimizle ilgilidir. Deneyim, gastronomi ve kişiselleştirilmiş hizmetler, yeni lüks anlayışını belirliyor.” Scrafton ayrıca SKAL International’ın 86 ülkede kurulu güçlü ağı sayesinde sürdürülebilir turizmin yaygınlaşmasında kritik bir rol üstlendiğini vurguladı: “SKAL, sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratmak, yerel ağlar kurmak ve genç profesyonelleri desteklemek için eşsiz bir platform sunuyor. Turizmin geleceği, teknolojinin rehberliğinde ama insan dokunuşunu koruyarak şekillenmeli.” Hülya Aslantaş: “Yeşil Turizm, Artık Sektörün Kurtuluş Reçetesi” Skal Türkiye Geçmiş Dönem Başkanı Hülya Aslantaş, konuşmasında sürdürülebilirliğin artık bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu vurguladı. Turizmin küresel karbon salımının yüzde 8’ini oluşturduğunu belirten Aslantaş, sektörün geleceğinin “yeşil dönüşüm”den geçtiğini söyledi: “Yeşil turizm artık yalnızca bir trend değil, varoluşsal bir gereklilik. Bugün gezginlerin yüzde 80’i çevre dostu seyahat seçenekleri arıyor. Bu yalnızca gezegen için değil, iş modeli açısından da akıllıca bir yönelimdir.” Aslantaş, Skål International’ın 2002’den bu yana düzenlediği Sürdürülebilir Turizm Ödülleri programının küresel ölçekte büyük ilgi gördüğünü belirterek 2025’te 30 ülkeden 106 projenin yarışmaya katıldığını açıkladı. Türkiye’nin yeşil dönüşüm hedeflerini de paylaşan Aslantaş, binden fazla otelin sürdürülebilirlik sertifikasına sahip olduğunu söyledi: “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın hedefi, 2030 yılına kadar tüm otellerin yeşil sertifikaya sahip olması. Antalya’da bugün 245’in üzerinde tesis enerji, su ve atık yönetimi kriterlerini aktif biçimde uyguluyor. Bu dönüşüm hem çevre hem işletmeler için kazanç demek.” Aslantaş, teknolojinin seyahat acentelerini yeniden şekillendirdiğini belirterek sözlerine devam etti: “Yapay zekâ tabanlı platformlar rezervasyon süreçlerini kolaylaştırırken, acenteler artık sadece aracı değil, deneyim tasarımcısı konumuna geliyor. Kişiye özel, anlamlı seyahatler öne çıkıyor. Türkiye bu dönüşümü yakalarsa, sadece sürdürülebilir değil, aynı zamanda yenilikçi bir turizm merkezi olur.” Andres Hayes: “Turizm, Küresel Vatandaşlık ve Barışın Anahtarı” Skal International Incoming Başkanı Andres Hayes, turizmin kültürel etkileşim, diplomasi ve barış için en etkili araçlardan biri olduğunu vurguladı. Konuşmasına, “Turizm yalnızca bir hareket değil, bir ivmedir.” sözleriyle başlayan Hayes, turizmin insanları, ekonomileri ve kültürleri bir araya getirdiğini ifade etti: “Turizm, insanlığı birleştiren en güçlü araçtır. Her seyahat, her karşılaşma, her kültürel etkileşim empatiyi artırır. Empati barışı, barış da anlayışı doğurur.” Hayes, turizmin sadece tatil amaçlı değil, eğitim ve iş dünyası açısından da büyük bir rol oynadığını vurguladı: “Eğitim, iş seyahatleri ve uluslararası kongreler, ülkeler arasında kalıcı bağlar oluşturuyor. Turizm, öğrencilerden yatırımcılara kadar herkes için bir bilgi alışverişi platformudur.” Vize kolaylığı, altyapı yatırımları ve erişilebilirliğin küresel bağlantıları güçlendireceğini söyleyen Hayes, teknolojinin de insan merkezli kullanılmasının altını çizdi: “Yapay zekâ verileri analiz edebilir, süreçleri kolaylaştırabilir; ancak turizmin özü insandır. Biz yüz yüze gülümsemeyi, misafirperverliği ve insani bağı korumalıyız. Turizm yalnızca ekonomiyi değil, kalpleri de birleştirir.” Salih Çene: “Turizm, Barış ve Dostluğun Ortak Dili” Panelin kapanış konuşmasını yapan Skal International Geçmiş Dönem Başkanı Salih Çene, turizmin yalnızca ticaret değil, dostluk ve güvene dayalı bir etkileşim olduğunu vurguladı: “Turizmin en değerli yönü, barış ve dostluğu beslemesidir. Biz Skal olarak yıllardır ‘Turizm, barıştır ve dostluktur’ diyoruz. Ticaret, arkadaşlıkla güçlenir; güven varsa iş de kolaylaşır.” Çene, Skal International’ın bu değerleri korumak ve dünyada turizmin barış elçisi olma misyonunu sürdürdüğünü belirtti.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.