Hava Durumu

#Destinasyon

TOURISMJOURNAL - Destinasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Destinasyon haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Antalya, Alanya Güvenli Destinasyon Olarak Öne Çıktı Haber

Antalya, Alanya Güvenli Destinasyon Olarak Öne Çıktı

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan gerilim, turizm sektöründe dengeleri değiştirdi. Avrupa’nın en büyük tur operatörlerinden TUI Almanya verilerine göre, 2026 yaz sezonu rezervasyonlarında genel bir düşüş yaşanmazken destinasyon tercihlerinde önemli bir kayma görüldü. Alanya ve Antalya’ya talep artıyor Savaş sonrası güvenli ve istikrarlı bölgeler ön plana çıkarken, özellikle Antalya ve Alanya güçlü rezervasyon artışıyla dikkat çekti. Türk Rivierası’nın önemli merkezleri arasında yer alan Antalya ve Alanya, Avrupa pazarında güvenli destinasyon algısıyla öne çıktı. Berlin’de düzenlenen ITB Berlin Fuarı’nda konuşan Benjamin Jacobi, savaşın talebi tamamen düşürmediğini ancak turistlerin yönünü daha güvenli gördükleri bölgelere çevirdiğini ifade etti. Mısır’da talep zayıfladı Son yıllarda güçlü performans sergileyen Mısır’da ise rezervasyon ivmesinin yavaşladığı belirtildi. Artan jeopolitik risk algısının, turistlerin alternatif destinasyonlara yönelmesinde etkili olduğu değerlendiriliyor. Yaz sezonunda fiyat hareketliliği bekleniyor Talebin Antalya ve Alanya gibi bölgelere kaymasıyla birlikte yaz sezonunda fiyatların yukarı yönlü hareket edebileceği ifade ediliyor. Sektör temsilcileri, 2026 sezonunun kazanan destinasyonları arasında Antalya ve Alanya’nın yer aldığını vurguluyor. Sonuç: İran merkezli gerilim sonrası turizm talebi tamamen düşmedi; ancak rotala

Kozan, Turizmde Yeni Bir Destinasyon Olmaya Hazırlanıyor Haber

Kozan, Turizmde Yeni Bir Destinasyon Olmaya Hazırlanıyor

Adana'nın narenciye, bal ve kuru meyve üretiminde öncü ilçesi Kozan, Efes Antik Kenti'nin yedi katı büyüklüğünde olduğu belirtilen tarihi Anavarza Antik Kenti, turizmde hak ettiği payı almak için hazırlıklara başladı. Nisan ayında portakal çiçeği kokuları eşliğinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanan ilçe için turizm paydaşları bir araya geldi. Kozan Belediyesi, ilçenin turizm potansiyelini tanıtmak amacıyla Adana Turist Rehberleri Odası yönetimi ile yerli ve yabancı turistlere rehberlik yapan profesyonelleri ilçede ağırladı. Gün boyu tarihi ve turistik alanları gezen heyet, iftarın ardından Tarihi Arıkan Konağı'nda bir araya geldi. Her yıl yaklaşık 700 bin turistin katıldığı Portakal Çiçeği Karnavalı'nın bir ayağının Kozan'da gerçekleştirilmesi için girişimlerin tamamlandığı belirtilirken, karnavalın ikinci haftasında ilçeye yerli ve yabancı turist kafilelerinin gelmesi için hazırlıkların sürdüğü ifade edildi. "Kozan'ı sadece üretimle anlatmak eksik kalır" Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçenin yalnızca tarımla değil; tarih, doğa ve ekoturizm potansiyeliyle de ön plana çıkması gerektiğini söyledi. Atlı, "Kozan'ı gittiğimiz her yerde anlatıyoruz. Biz üretken bir ilçeyiz ancak Kozan'ı sadece üretim ve tarımla ilişkilendirmek, ilçenin yalnızca bir yönünü anlatmak olur. Kozan aynı zamanda tarih, turizm, ekoturizm ve doğal güzellikler demektir" dedi. İlçenin çok katmanlı tarihine dikkat çeken Atlı, "Kalesi Asurlulardan, köprüsü Romalılardan, camisi Memlüklerden kalan ve sadece 500 metrelik bir alanda bu kadar zengin tarihi mirasa sahip bir yerden söz ediyoruz. Anavarza'yı ise henüz anlatmaya bile başlamadık. Amacımız, Kozan'ın tarihini, doğal güzelliklerini ve gastronomisini ekonomik değere dönüştürerek hane halkının gelirine katkı sağlamak ve güçlü bir turizm destinasyonu oluşturmaktır" ifadelerini kullandı. Rehberlerden destek: "Kozan hak ettiği yere ulaşacak" Adana Bölgesel Rehberler Odası Başkanı Salih Soner İnce, bölgenin tarihi ve gastronomi zenginliğinden etkilendiklerini belirterek şunları söyledi: "Sayın Başkanımızın daveti üzerine geniş bir ekiple bölgeyi ziyaret ettik. Tarihi ve turistik yerleri yerinde görme fırsatı bulduk. Gastronomisinin ne kadar güçlü olduğunu deneyimledik. Kozan'ın hak ettiği konuma ulaşması için elimizden gelen desteği vereceğiz. Portakal çiçeği kokusunu hissedeceğimiz şehir Kozan'a büyük bir ekiple geleceğiz. Karnaval yetkilileriyle görüştük, gerekli onaylar alındı. Bir sonraki hafta Kozan'dayız" dedi. Hedef: Eko turizm, tarih ve doğa ile yeni destinasyon Toplantıda, Adana merkezde düzenlenen etkinliklerin Kozan ayağıyla zenginleştirilmesi planlandı. Ziyaretçilerin narenciye bahçelerinde ağırlanması ve tarihi Kozan Çarşısı'nda portakal çiçekleri eşliğinde başlayacak turizm hareketliliğiyle ilçenin yerli ve yabancı turistlerin yeni gözdesi olması bekleniyor.

Erzurum, Palandöken Kayak Merkezi Sezona Hazır Haber

Erzurum, Palandöken Kayak Merkezi Sezona Hazır

Erzurum Palandöken Kayak Merkezi'nde kayak keyfi başladı. Merkezde kar az olsa da suni karlama ile pistler sezona hazırlanıyor. Uzun kayak pistlerine ev sahipliği yapan Palandöken, destinasyon, kayak ve eğlenceyi bir araya getirerek dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Kayak sezonunu ilk açan merkez olması ve uzun süre kayak sporuna elverişli olması ile bilinen Palandöken'de kayak severler yavaş yavaş pistlerde boy göstermeye başladı. Palandöken'e tatile gelen vatandaşlar, herkesi bu güzellikleri yaşamaya davet etti. Sway Hotel Genel Müdürü Ömer Akça, otel işletmecileri olarak hazırlıklarını tamamladıklarını dile getirerek, "Şu anda kar az olsa da suni karlama ile pistlerimizi hazırladık. Türkiye'de ilk kez kayak Palandöken'de başladı. Rezervasyonlarımız hızlanmaya başladı. Talepler daha çok yurt içinden geliyor" dedi. Pist uzunluğu 87 kilometreyi buluyor Palandöken'deki pistler, toz kar özelliği sayesinde kayak sezonu boyunca mükemmel kalitede kar sunuyor. Toz kar, ince, hafif ve taze karın gevrek halini temsil ediyor. Bu kar yapısı kayakçılar için en iyi imkanları sağlayarak pürüzsüz bir yüzey sunuyor. Bu da daha iyi bir kayma deneyimi anlamına geliyor. İnce kar tabakası, daha iyi manevra yapma ve hızlı kayma imkanı veriyor. Palandöken Kayak Merkezi'nde farklı zorluk seviyelerine sahip toplam 56 adet pist bulunuyor. 30 adet kolay seviye pist, 12 adet orta seviye pist, 9 adet profesyonel pist, 5 adet doğal pist bulunuyor. Palandöken 2 olarak bilinen Konaklı Kayak Merkezi ise, bu toplam pist sayısına ek olarak 24,8 kilometrelik piste sahip. Bu iki kayak merkezinin toplam pist uzunluğu 87 kilometreyi buluyor. En uzun kayak parkuru 12,5 kilometre uzunluğunda ve bu parkur boyunca kesintisiz olarak kayak yapılabiliyor.

Kaan Kavaloğlu, yeniden AKTOB Başkanı Oldu Video Galeri

Kaan Kavaloğlu, yeniden AKTOB Başkanı Oldu

Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) başkanlığına Kaan Kaşif Kavaloğlu tekrar seçildi. Antalya Limak Lara Otel’de bugün gerçekleştirilen genel kurulda tek aday olarak yer alan Kavaloğlu, üyelerin oy birliğiyle görevini sürdürmeye devam edecek. Olağan Genel Kurul’da Kavaloğlu tarafından 2023-2024-2025 yılları faaliyet raporu ve Ali Şahin tarafından ise denetim kurulu raporu üyelere ibra edildi. Tek listenin yer aldığı Olağan Genel Kurul’da, Kaan Kâşif Kavaloğlu liderliğindeki liste AKTOB’un yönetimini üstlendi. “Antalya dünya turizmindeki öncü konumunu sürdürdü” Genel kurulun açılışında konuşan Kavaloğlu, dünya turizminde yaşanan hızlı dönüşümlere dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Geçtiğimiz dönem; değişen seyahat alışkanlıkları, sürdürülebilirlik beklentilerinin artışı, dijitalleşmenin etkisi ve küresel ekonomik baskıların yoğun şekilde hissedildiği bir süreçti. Tüm bu gelişmelere rağmen Antalya, güçlü altyapısı, yüksek hizmet kalitesi, marka değeri ve sektörün birlik anlayışı sayesinde dünya turizmindeki öncü konumunu sürdürdü. Antalya bugün dünyanın en çok ziyaret edilen ilk beş destinasyonundan biri. Bu başarı tüm sektör paydaşlarının ortak emeğidir.” AKTOB’un önceki dönemde yürüttüğü çalışmaları ve yeni dönem hedeflerini ise şöyle özetledi: “Önceliğimiz rekabetçi bir Antalya” “Antalya’nın turizmdeki geleceği sadece ziyaretçi sayılarıyla değil; sürdürülebilir destinasyon yönetimi, çevresel hassasiyet, dijital dönüşüm, nitelikli insan kaynağı ve yüksek kalite anlayışıyla şekillenecek. Amacımız Antalya’yı hem bugüne hem de geleceğe yönelik rekabetçi, yaşanabilir ve sürdürülebilir bir turizm merkezi olarak konumlandırmak.” Yeni dönem yönetim kurulunda önemli isimler yer alıyor Genel kurulda yapılan oylama sonucunda AKTOB’un yeni yönetim kurulu şu isimlerden oluştu: Kaan Kaşif Kavaloğlu (Başkan), Ece Tonbul, Selçuk Akıltopu, Mehmet Tümbül, Ramazan Kara, Zafer Alkaya, Murat Kalaycı, Hasan Ali Ceylan, Ahmet Çevik, İbrahim Yaşar, Mehmet Ali Karamancı, Nihat Vural, Tolga Kilit, Burak Bayaz ve Revza Bayer. Kavalooğlu: Yine doğru ve yapıcı işlerimize devam edeceğim Başkan Kavaloğlu, “Tek adaylı ve tek listeli seçimle bu denli yoğun katılım bizler için çok değerli. Tüm üyelerimizin AKTOB’a ne kadar sahip çıktığını görebiliyorum. Özellikle önümüzdeki dönemde yine doğru ve yapıcı işlere imza atacağız. AKTOB Yönetim Kurulu olarak sektörümüz için elimizden gelenin tamamını hatta daha da fazlasını yapacağımıza söz veriyorum” diyerek üyelere teşekkürlerini sundu.

Rus Turistler Asya’ya Yöneldi, Türkiye Pay Kaybetti Haber

Rus Turistler Asya’ya Yöneldi, Türkiye Pay Kaybetti

2025 yılı, Rus turistler için Asya pasifik destinasyonlarının parladığı bir yıl oldu. Kommersant'ın haberleştirdiği seyahat verilerine göre, Vietnam organize turlarda yüzde 800'ü aşan artışla en hızlı büyüyen destinasyon olurken, Japonya da bireysel seyahatlerde büyük bir yükseliş gösterdi. Turizmciler, bu yükselişin arkasında rubledeki güçlenme ve havayolu şirketlerinin bölgeye yönelik uçuş kapasitelerini artırmasının yattığı görüşünde. Bu yeni yönelim, geleneksel olarak Rus turistlerin gözde mekanlarından Türkiye'yi olumsuz etkiledi. Ocak-Ekim 2025 döneminde, Türkiye'nin Rus turistlere yönelik uluslararası uçak biletleri rezervasyonlarındaki payı yüzde 3,7 oranında düşüş kaydetti. Asya'daki diğer kazanımlar da dikkat çekici. Japonya'ya uçak bileti rezervasyonları yüzde 61,7 arttı. Çin ise Rus vatandaşlarına getirdiği vize muafiyeti ve eklenen uçuş seferleri sayesinde yüzde 37,4'lük bir büyüme yakaladı. Avrupa'da ise Fransa ve İspanya gibi vize vermeye devam eden ülkelerde mütevazı büyümeler görülürken, eski Sovyet coğrafyasındaki birçok ülke de Türkiye ile benzer şekilde talep kaybı yaşadı. Ocak-ekim arası ortalama tur fiyatı 188 bin ruble olarak hesaplandı (2 bin 400 dolar). Geçtiğimiz yıla kıyasla artış oranı yüzde 5. Kommersant, verileri Rus turizminde "coğrafyanın değiştiği" vurgusuyla okurlarına aktardı.

SunExpress'ten Kışa Özel Sürpriz: 15 Yeni Rota! Haber

SunExpress'ten Kışa Özel Sürpriz: 15 Yeni Rota!

SunExpress CEO'su Max Kownatzki, Antalya'da düzenlenen basın toplantısında, şirketin 2024 yaz sezonunda büyük bir başarı yakaladığını ve kış sezonunda da büyümeye devam edeceğini duyurdu. Kownatzki, yılın başından bu yana yüzde 87 doluluk oranıyla 12 milyonu aşkın yolcu taşıdıklarını ve yıl sonuna kadar bu sayıyı 15 milyona çıkarmayı hedeflediklerini belirtti. Türkiye'nin turizm elçisi olarak, ülkenin 60 milyon turist hedefine ulaşmasında önemli bir rol oynadıklarını vurguladı. Kış sezonunda 15 yeni rota Kış aylarında da turizme yatırım yapmaya devam edeceklerini belirten Kownatzki, 2024-2025 kış sezonunda 15 yeni rota ekleyerek uçuş ağını genişleteceklerini açıkladı. Bu rotalar arasında Kayseri-Prag, İzmir-Rovaniemi ve Trabzon-Maskat gibi dikkat çekici destinasyonlar bulunuyor. İç hatlarda da büyüme SunExpress, sadece uluslararası değil, iç hatlarda da uçuş ağını genişletiyor. Antalya, İzmir ve Çukurova Havalimanlarından birçok yeni destinasyona sefer düzenlenecek. Bu sayede hem iç turizm canlanacak hem de ülke ekonomisine katkı sağlanacak. Filo büyümesi ve yeni istihdam Şirket, 2025 yılında filosunu 85 uçağa çıkararak büyümeye devam edecek. Bu büyümeyle birlikte yaklaşık 800 yeni personel istihdam edilecek. Boeing'den teslimat bekleniyor SunExpress, Boeing'den yeni uçak teslimatlarında gecikmeler yaşandığını belirterek, bu durumun çözülmesini istedi. Türkiye'nin turizm potansiyeli vurgulandı Kownatzki, Türkiye'nin zengin kültürel mirası, doğal güzellikleri ve uygun fiyatlı olması nedeniyle turistler için cazip bir destinasyon olduğunu söyledi. Ayrıca, Türkiye'nin tıp turizminde de önemli bir oyuncu olduğunu belirtti. Vize sorunu Avrupa ülkelerinin Türk vatandaşlarına vize vermemesi konusuna da değinen Kownatzki, bu sorunun çözülmesinin turizmi olumlu etkileyeceğini ifade etti. Sonuç olarak, SunExpress, Türkiye'nin turizm sektörüne olan katkısını artırmaya devam ediyor. Şirketin genişleyen uçuş ağı ve yeni istihdam olanakları, hem Türkiye ekonomisine hem de seyahatseverlere önemli faydalar sağlayacak.

Corendon Airlines, 2025 yazı için 30'dan fazla destinasyon sunacak Haber

Corendon Airlines, 2025 yazı için 30'dan fazla destinasyon sunacak

Corendon Airlines, 2024 yılının Ocak-Ağustos döneminde, bir önceki yıla göre yüzde 20 artışla iki milyondan fazla yolcuya hizmet verdi. Corendon Airlines, 2024/2025 kış sezonu ve 2025 yazı için tatilcilere geniş ve istikrarlı bir uçuş programı sunmayı planlıyor. Bu kapsamda Almanya, Avusturya ve İsviçre’den gerçekleştirilecek uçuşlarla hizmet vermeye devam edecek Corendon Airlines, 2025 yılında 20’nci yılını kutlarken özel bir yılı geride bırakmaya hazırlanıyor. Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer konuyla ilgili, “Güçlü rakamlarımız ve gelecek yıl için ön gördüğümüz hedefler, stratejimizdeki başarıyı kanıtlıyor. Bu strateji doğrultusunda satış faaliyetlerimizi yoğunlaştırıyor ve Almanca konuşulan ülkelerde tatil seyahatleri için tercih edilen partner olma konumumuzu daha da güçlendiriyoruz” dedi. 2024 yazında etnik trafik artışıyla birlikte satışlar daha da güçlendi Corendon Airlines’tan yapılan yazılı açıklamaya göre; şirket, 2024 yaz sezonunda Türkiye, İspanya, Yunanistan, Fas ve Mısır’a yönelik uçuşlarda yoğun bir talep gördü, geleneksel tatilcilerin yanı sıra, Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu gibi destinasyonlara yönelik etnik uçuşlara olan ilgi de arttı. Bu talebi karşılamak için 2024 yılında bu hatların çalışma süresini uzatan Corendon Airlines, bu uygulamayı 2025 yılında da sürdürmeyi planlıyor. Bunun yanı sıra, satış ve pazarlama faaliyetlerini artırarak müşteri ve iş ortaklarıyla olan ilişkilerini güçlendirerek önümüzdeki dönemde büyüme hedefleri için sağlam bir temel oluşturdu. Haziran 2024'te göreve gelen ve Almanya ve Türkiye'deki ekiplerin desteğiyle satış stratejisine liderlik eden Corendon Airlines Satış & Pazarlama Başkanı Christian Hein, “Amacımız, tur operatörleri ve seyahat acenteleriyle olan iş birliklerimizi genişletmek. İlk adımları attık ve önümüzdeki dönemde bu çalışmaları geliştirmeye devam edeceğiz” dedi. Kış sezonunda güneşli destinasyonlar 1 Kasım 2024'ten 14 Mart 2025'e kadar sürecek 2024/2025 kış tarifesi; Almanya, Avusturya ve İsviçre'deki 24 havalimanından kalkan 600 binden fazla koltukla popüler tatil destinasyonlarına uçuş imkanı sunuyor. En çok talep gören destinasyonlar arasında Kanarya Adaları'ndan Fuerteventura, Gran Canaria, Lanzarote ve Tenerife ile birlikte Mısır’ın Kızıldeniz kıyısındaki Marsa Alam ve Hurghada yer alıyor. Ayrıca Corendon Airlines, başta Antalya olmak üzere Türkiye'ye yönelik bağlantılara büyük önem veriyor. 2025 yazı için görünüm Corendon Airlines, 2025 yaz sezonu için 30'dan fazla destinasyonu kapsayan geniş bir uçuş ağı sunmaya hazırlanıyor. Yoğun sezonda haftada 500’den fazla uçuş ve iki milyondan fazla koltuk ile uçmayı hedefleyen şirket, Almanya’daki 18 havalimanına, Avusturya’daki 4 ve İsviçre’deki 2 havalimanına hizmet verecek. cOmmited.app ile sürdürülebilirlik ortaklığı Corendon Airlines, cOmmited.app platformu ile de yeni bir ortaklık yoluyla iklim koruma taahhüdünü genişletiyor. Yolcular, uçuşlarının CO2 emisyonlarını hesaplayabilir ve yenilenebilir enerji, orman koruma ve sürdürülebilir tarım odaklı projeleri finanse eden sertifikalar satın alarak bu emisyonları dengelemeyi amaçlıyor. Corendon Airlines aynı zamanda, Antalya’dan kalkan uçuşlarda Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) kullanarak sera gazı emisyonlarını yüzde 80’e kadar azaltıyor.

Rusya'da kendi gözlerinizle görmeniz gereken on yer Haber

Rusya'da kendi gözlerinizle görmeniz gereken on yer

1. Peterhof, St.Petersburg Kelimenin tam anlamıyla "Peter's Court" olarak tercüme edilen ünlü saray ve park topluluğu, St. Petersburg'a 29 km uzaklıkta yer almaktadır. Peter I, Kronstadt'ı inşa ederken, Kotlin Adası'na giderken sık sık Finlandiya Körfezi kıyısındaki bir "geçiş odasında" durmak zorunda kalıyordu. Birkaç yıl sonra beğendiği arsaya kır evi inşa etmeye karar verdi. İlk olarak kompakt Monplaisir Sarayı ortaya çıktı: büyük reformcu büyük binalardan hoşlanmadı. Monplaisir'in dekorasyonu da Peter'ın zevkine uygundu; zarif, ancak işlevsel ve elbette kraliyet standartlarına göre basit. Peterhof'taki ana yaz eğlencesi, ikisi - beyaz banklar - Peter'ın çizimlerine göre 1723 yılında inşa edilmiş olan joker çeşmelerinde bir gıcırtı ile sıçramaktadır. Aksine saatlerce kuyrukta beklememek için kışın Büyük Saray'a gitmek daha iyidir. 2. Kızıl Meydan, Moskova Herkes ülkenin ana meydanını, büyük olayların yerini biliyor ve ya burayı zaten ziyaret etmiş ya da gerçekten istiyor. Bugünkü adını 17. yüzyılda alan meydan, Kremlin duvarlarının renginden değil, güzelliğinden dolayı kırmızıdır. Rus mimarisinin bir şaheseri, Aziz Basil Katedrali, Çar kararnamelerinin açıklandığı Lobnoe Meydanı, Shukhov'un cam çatılı GUM binası, Minin ve Pozharsky anıtı - Kızıl Meydan'daki herhangi bir bina ayrı bir tartışmayı hak ediyor ve hepsi birlikte UNESCO'nun koruması altındadır. Kızıl Meydan boyunca yürüyüş yılın herhangi bir zamanında iyidir. Kışın buz patenine gidebilir ve Noel pazarında arkadaşlarınıza hediyeler arayabilirsiniz. Yaz aylarında, yorulana kadar yürüyebilir, kalabalığın azaldığı ve ışıklarla ışıldayan meydanın gerçekten şenlikli göründüğü gece geç saatlere kadar bekleyebilirsiniz. 3. Kamçatka Kamçatka'da doğa insanı yendi. Nadir şehirler ve kasabalar, vahşi, gelişmemiş güzelliğin gölgesinde çekingen bir şekilde kalabalıklaşıyor. Kamçatka sanki Dünya'da değilmiş gibi görünüyor: İlk Sovyet ay gezgininin 1969'da burada test edilmesi sebepsiz değil. Bölgeye, yerel halkın korkmadığı, onlara alışkın olan volkanlar hakimdir. Geldiğimizde ise tam tersine her şey harika: ateş püskürten dağlar, gayzerler, ayılar ve göçebe halkların korunmuş gelenekleri. Kamçatka'dan beş yıldızlı hizmet ve gelişmiş altyapı beklememelisiniz. Ancak yanardağa yürüyerek tırmanmayı veya helikopterden kalderaya bakmayı, 10 kilogramlık chinook somonunu yakalamayı, Koryaklar arasında balık çorbası içmeyi, birkaç metre mesafeden kahverengi ayıları görmeyi hayal ediyorsanız burası tam size göre. , Sannikov topraklarında. Soğuk mevsimde Kamçatka'ya gidiyor olsanız bile (ve Haziran-Ağustos aylarında burası az çok sıcaktır), yine de mayoyu unutmayın: kaplıcalarda şehir yorgunluğunu atacaksınız. 4. Suzdal, Altın Yüzük Altın Yüzük'ün en küçük şehri olan Suzdal'da sadece 10 bin kişi yaşıyor. Başkentin standartlarına göre burası bir il ama görkemli bir tarihe sahip. Şehir, kroniklere Moskova'dan yüz yıldan fazla bir süre önce girmiş, Kuzeydoğu Rusya'nın başkenti ve önemli manevi merkezlerden biriydi. Zamanla Suzdal gölgelere düştü ve 19. yüzyılda Moskova'dan Nizhny Novgorod'a giden demiryolu tarafından atlandığında tamamen rafa kaldırıldı. Suzdal'ın cazibesi budur; Kamenka Nehri boyunca yürürsünüz, çerçeveleri oymalı ahşap evlere ve eski kiliselerin parlak kubbelerine baktığınızda sanki zamanda geriye gitmişsiniz gibi görünür. Ruha dokunuyor. Tüm duyulara hitap etmek için yerel babuşkaların uzmanlaştığı turşuyu ve Suzdal imzalı bal likörünü denemeyi unutmayın. En yakın büyük havaalanları Moskova'dadır. Başkentten Suzdal'a Vladimir üzerinden otobüs veya trenle ulaşabilirsiniz. Ayrıca Moskova havaalanlarından birinde araba kiralayabilirsiniz. 5. Plyos, Volga bölgesi Dokunaklı kiliseler yüksek kıyıdan bakıyor, yeşilliklerin arasında temiz evler gizleniyor, huş ağaçları nehir yüzeyine yansıyor - Volga'daki tipik bir şehir gibi görünüyor. Ancak Plyos olağanüstü bir yer. Gezginler sıcak ve rahat atmosferden bahsediyor. Sanatçılar her iki kıyıdaki özel ışıktan ve engebeli, hacimli manzaradan bahsediyor. Plyos'ta üç yaz boyunca iki yüze yakın resim yapan Levitan'ın ardından yaratıcı insanlar buraya akın etti. Kaldığı ev artık bir müze ama asıl sergi dışarıda: Bunlar Levitan'ın zamanından bu yana neredeyse hiç değişmemiş manzaralar. Üç yüz yıllık Varsayım Katedrali'ne ilk bakıyorsunuz ve şu anda Tretyakov Galerisi'nde asılı olan "Sessiz Ev" i hemen hatırlıyorsunuz. Ancak Plyos'a gitmeye değer en önemli şey, güzel Volga manzaralarının sakinliği ve uyumudur. 6. Lena Sütunları, Yakutya Eğer Levitan Plyos yerine Lena Sütunları'na gitseydi başına neler geleceğini hayal etmek zor. Yakutsk'tan iki yüz kilometre uzakta, Lena kıyıları boyunca Kambriyen kireçtaşı kayalarından oluşan bir çit duvar gibi yükseliyor. Kayaların saygıdeğer yaşı ve belli bir gerçek dışılığı, fantastik doğası, onlara bakan herkes tarafından hissedilir: Lena Sütunları'ndan, Dünya'daki yaşamın son 500 milyon yıldaki evrimi incelenebilir. 2012 yılında tabiat parkının statüsü bir üst seviyeye yükseltildi: UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edildi ve bu da gezinin ertelenmemesi için bir başka neden. Yakutsk'tan bir turist teknesi Lena Sütunları'na gider, ancak buraya kendi tekneniz veya kayağınızla da yaklaşabilirsiniz. Raftinge, kıyılarında ilginç taş korumaların da bulunduğu Sinaya Nehri'nde başlayabilirsiniz. Lena Sütunları'nda gözlem güvertesine tırmanın: yukarıdan manzara her türlü çabaya değer. 7. Kazan, Tataristan Kazan'dan çok uzak olmayan Volga ve Kama, Avrupa ve Asya birleşiyor ve bu da antik kentin neredeyse tüm kaderini belirliyor. Kazan bir zamanlar Altın Orda Devleti'nin egemenliği altındaydı ve önemli ticaret yolları buradan geçiyordu. Daha sonra Rusya İmparatorluğu'na girdi (“Kazan'ın aldığını” hatırlıyor musunuz?) ve daha da çeşitlendi. Kazan'da camiler ve Ortodoks kiliseleri barış içinde bir arada yaşıyor, Tatar Sabantuy'u (Haziran ayında) ve Maslenitsa'yı kutluyor, çak-çak ve turtalar yiyorlar. 2005 yılındaki milenyum yıldönümünde Kazan daha da şık bir hal aldı ve aralarında muhteşem Milenyum Köprüsü ve Kul Şerif Camii'nin de bulunduğu pek çok yeni turistik mekana kavuştu. UNESCO'ya göre yürüyüşünüze şehrin en önemli simgesi olan eski güzel Kazan Kremlin'den başlamak daha iyi. Aynı zamanda Syuyumbike kulesinin gerçekten "düştüğünü" kontrol edin. 8. Olkhon Adası, Baykal Buryat şamanistleri her yerin kendine has bir ruhu olduğuna inanırlar. Antik çağlardan beri, Baykal'ın merkezindeki Olkhon adasına karşı özel bir batıl inanç saygısı vardı: orada müthiş Baykal ruhlarının yaşadığına inanılıyordu. Ada hala Kuzey Asya'nın her yerinden gelen şamanların ana sığınağı olmaya devam ediyor. Son zamanlarda turistler Olkhon'a seyahat etmeye başladılar - sadece enerjik titreşimler aramak için değil, aynı zamanda sadece rahatlamak için de. Baykal Gölü'nün mavi sularında yüzün. Olkhon'un ruhunun yaşadığı Şamanka Dağı'na gidin. Atın bozkırın geniş alanlarından geçmesine izin verin. Ateşte pişirilen omul'u deneyin. Bisiklet kiralayın (bu Olkhon'da olur!) ve tüm bölgeyi keşfedin. Özel bir evde veya mini otelde kalabilirsiniz - ikisinden de yeterince var. 9. Ukok Yaylası, Altay Dolambaçlı nehirler ve geniş göller, fotojenik parlak mavi gökyüzünü yansıtıyor. Bakış uçsuz bucaksız genişliklerde özgürce süzülüyor ve yalnızca ufukta dağ zirvelerine rastlıyor. Ukok Platosu tüm görünümüyle Tibet'i andırıyor ancak Rusya'da Altay Dağları'nda bulunuyor. Yer sert ama inanılmaz derecede güzel ve bir şekilde dünya dışı: yükseklik 2.200 - 2.500 metredir (ve bu bir vadi, bir sırt değil), neredeyse hiç insan yok ve kuvvetli rüzgar yalnızca mutlak sessizliği vurguluyor. Ukok'a turla gidebilirsiniz: Rehber size höyükleri, Ukok prensesini ve platodaki diğer arkeolojik buluntuları anlatacak ve en önemlisi kaybolmanıza izin vermeyecektir. Maceracılar 4x4'lere ve dağ bisikletlerine biniyor. Yanınıza ekipman ve yiyecek almanız gerekiyor. 10. Dombay Kafkasya yüksek dağlar, temiz hava ve gürleyen nehirlerden oluşur. Ve ayrıca asırlık gelenekler ve en katı Moskovalılara bile nüfuz eden olağanüstü misafirperverlik. Bir asır önce Rus dağcılar, Karaçay-Çerkesya'nın güzel bir yeri olan Dombay ile aşk yaşamaya başladı. Alp disiplininde kayak yapmanın moda olduğu 60'lı yıllarda Dombay popüler bir dağ beldesine dönüştü ve bugüne kadar da öyle kalıyor. Servis mükemmel değil, ancak pist dışı ve hayal edilemeyecek doğal güzellikler de dahil olmak üzere mükemmel kayakla her şey telafi ediliyor: Dombay Glade, sessiz dağlardan yapılmış duvarları olan bir çanak gibidir. Kayak sezonu Aralık ayından Nisan ayına kadar sürer ve yaz aylarında Dombay'ı diğer taraftan keşfedebilirsiniz: çevredeki bölgede geziler yapın, göllerde yüzün, binicilik becerilerinde ustalaşın, Mussa-Achitara Dağı'na tırmanın ve khychin yiyin ve kesinlikle donmayın sıkılmayacağım.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.