Hava Durumu

#Denizli

TOURISMJOURNAL - Denizli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denizli haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Çal Karası'nın 3500 yıllık geçmişi sempozyumda konuşulacak Haber

Çal Karası'nın 3500 yıllık geçmişi sempozyumda konuşulacak

Denizli’nin Çal ilçesinde bağcılık kültürünü, yerel üretimi, gastronomiyi ve doğayla iç içe deneyimleri bir araya getiren Çal Bağ Yolu öncülüğünde; Denizli Büyükşehir Belediyesi, Çal Kaymakamlığı ve Çal Belediyesi’nin katkılarıyla yapılacak Çal Karası Sempozyumu, 20 Haziran 2026 Cumartesi günü gerçekleştirilecek. Çal Karası ilk kez kendi sempozyumunda ele alınacak Bölgenin köklü bağcılık mirasını görünür kılmak ve Çal’ın turizm potansiyelini geliştirmek amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, Çal Karası üzümü ilk kez kendi adıyla düzenlenen bu kapsamlı sempozyumda tüm yönleriyle ele alınacak. Tarihi derinliği yapılan arkeolojik çalışmalarda elde edilen 3.500 yıl öncesine ait üzüm çekirdekleriyle tescillenen ve adını doğrudan Çal’ın eşsiz teruarından alan Çal Karası üzümü, bu sempozyum vasıtasıyla tarih, bağcılık, önoloji ve turizm perspektiflerinden çok disiplinli bir yaklaşımla değerlendirilecek. Dört ana başlıkta bölgesel kalkınma konuşulacak Çal Gençlik Merkezi’nde gün boyunca devam edecek olan Çal Karası Sempozyumu; akademisyenleri, bağcıları, önologları, yerel üreticileri, turizm profesyonellerini ve kamu paydaşlarını tek bir çatı altında bir araya getirecek. Sempozyum kapsamında gerçekleştirilecek oturumlarda; "Çal’daki Bağcılığın Tarihi Yolculuğu", "Bağcının Gözünden Çal Karası", "Önolog Gözünden Çal Karası" ve "Çal Karası’nın Bölgeye Katkıları" ana başlıklarıyla dört temel konuya odaklanılacak. Program bağ turu ile sona erecek Uzman konuşmacıların katılımıyla gerçekleştirilecek panellerde; üzümün antik çağlardan bugüne uzanan tarihi izleri, asırlık yaşlı bağların korunması ve geleceğe aktarılması, sürdürülebilir bağcılık pratikleri, coğrafi işaret tescilinin oluşturacağı ekonomik ve prestijsel değer, Çal Karasının önolojik potansiyeli ile ürün çeşitliliği masaya yatırılacak. Ayrıca, yerel bir değer olarak bu özel üzüm çeşidinin şehir markalaşması sürecindeki stratejik rolü ve turizm ekonomisine olan katkıları detaylı olarak analiz edilecek. Akademik ve sektörel oturumların tamamlanmasının ardından program, Kuzubağ ev sahipliğinde gerçekleştirilecek Çal Karası örnekleri tadımı ve profesyonel bağ turu ile son bulacak.

Turizm Haftası’nda kültür ve gastronomi buluşması başlıyor Haber

Turizm Haftası’nda kültür ve gastronomi buluşması başlıyor

Denizli Büyükşehir’le kültür ve gastronomi bir arada Lezzetin ve kültürün kalbi Çamlık’ta atacak İki gün sürecek organizasyonda, Denizli’nin tüm ilçeleri kendi özgün değerleriyle yer alacak. Ziyaretçiler, yöresel lezzetleri tatma fırsatı bulurken, aynı zamanda ilçelerin kültürel birikimini yakından tanıma imkanı elde edecek. Etkinlik, 18 Nisan Cumartesi günü saat 13.00’te alan açılışı ve protokol konuşmalarıyla başlayacak. Gün boyunca ilçelere ait stantlar gezilebilecek, gastronomi sunumları ve ikramlar yapılacak. Denizli’nin tüm renkleri aynı alanda 19 Nisan Pazar günü ise etkinlik saat 11.00’de yeniden kapılarını açacak. Gün boyu sürecek tanıtım faaliyetlerinin yanı sıra ayakkabı yapımı, hasır halı dokuma, Buldan bezi dokuma ve Kızılhisar çömleği gibi geleneksel üretimlerin yer aldığı atölyeler gerçekleştirilecek. İlçelerden getirilen fotoğraflarla sergiler düzenlenecek, workshoplarla ziyaretçilere interaktif deneyimler sunulacak. Denizli’nin dört bir yanından gelen yöresel ürünler de etkinliğin önemli bir parçası olacak. Acıpayam’ın Karahöyük ekmeğinden Babadağ keşkeğine, Buldan’ın tekstil ürünlerinden Çal’ın üzümlerine, Tavas’ın baklavasından Serinhisar leblebisine kadar çok sayıda lezzet ve kültürel unsur katılımcılarla buluşacak. Doğayla iç içe atmosferiyle Çamlık Mesire Alanı’nda gerçekleştirilecek “Kültür ve Gastronomi Günleri”, Denizlililere hem lezzet hem de kültür dolu bir hafta sonu yaşatacak.

Laodikeia’da 2 metrelik Athena heykeli ortaya çıkarıldı Haber

Laodikeia’da 2 metrelik Athena heykeli ortaya çıkarıldı

Denizli'nin önemli kültürel miraslarından Laodikeia Antik Kenti'nde sürdürülen kazı ve restorasyon çalışmaları, antik dönemin sanatsal ve kültürel birikimini günümüze taşımaya devam ediyor. Kentte özellikle Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen çalışmalar, yeni buluntularla arkeoloji dünyasına önemli veriler sunuyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, antik kentte yürütülen çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Batı Tiyatrosu'nda ortaya çıkarılan yeni buluntuyu duyurdu. Bakan Ersoy, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: "Laodikeia'da önemli bir keşfe daha imza attık. Antik kentte yeni bir buluntu daha gün yüzüne çıktı. Laodikeia Batı Tiyatrosu'nda yürüttüğümüz çalışmalar, geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarmayı sürdürüyor. Sahne binasında, yaklaşık 2 metre uzunluğunda, beyaz mermerden yapılmış Athena heykelini gün ışığına çıkardık. Homeros destanlarına sahne olan bu yapı, antik dönemde kültürel anlatımın da merkezi olduğunu ortaya koyarken Augustus Dönemi klasik üslubunu yansıtan eser, yüksek sanatsal niteliğiyle dikkat çekiyor. Geleceğe Miras vizyonumuzla, bu eşsiz mirası koruyarak geleceğe taşımaya devam ediyoruz." Athena Heykeli molozlar arasında bulundu Laodikeia Batı Tiyatrosu Sahne Binası'nda yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları kapsamında, postskene olarak adlandırılan sahne binasının dış duvarında, moloz dolgu içerisinde yüzüstü şekilde bırakılmış Athena heykeline ulaşıldı. Yaklaşık 2 metre uzunluğundaki heykelin baş kısmı henüz tespit edilemezken beyaz mermerden yapılmış olması dikkat çekti. Sahne binası Homeros destanlarını anlatan heykellerle donatıldı Milattan önce 2'nci yüzyıla tarihlenen Batı Tiyatrosu sahne binasında, üç katlı mimari düzen içerisinde her katta 16 sütun yer alıyor. Bu sütunlar arasına tanrı ve tanrıçaların yanı sıra yöneticilere ve Homeros destanlarına ilişkin sahneleri betimleyen heykeller yerleştirildi. Odysseus'un İthaka'ya dönüş yolculuğunda karşılaştığı Laistrigonlar Ülkesi, dev Polyphemos'un mağarası ve deniz canavarı Skylla gibi sahneleri içeren heykel grupları, yapının yalnızca tiyatral gösteriler için değil aynı zamanda kültürel anlatımın aktarımı için de kullanıldığını ortaya koydu. 2024-2025 yıllarında yürütülen çalışmalarda bu anlatımlara ilişkin çok sayıda heykel gün yüzüne çıkarıldı. Ünik tipoloji ve yüksek sanatsal işçilik Yuvarlak kaide üzerinde ayakta betimlenen Athena heykelinde, ince dokumalı kolsuz peplos giysi, boyunda hylamis (pelerin) ve göğüste Medusa başı ile yılanların yer aldığı aegis detayları dikkat çekiyor. Heykelin elbise kıvrımları ve kumaşın doğal işlenişi, yüksek sanatsal kaliteyi ortaya koyarken boynunda pelerin bulunan tipolojinin ünik olması eserin önemini artırıyor. Heykelin, sütunlar arasına yerleştirilmiş olması nedeniyle arka yüzünün kaba bırakıldığı tespit edilirken eserin usta bir heykeltıraşın elinden çıktığı değerlendiriliyor. Augustus dönemi klasik üslubunu yansıtıyor Sanatsal stil açısından değerlendirildiğinde Athena heykelinin, İmparator Augustus Dönemi'ne (MÖ 27 - MS 14) ait birinci klasik üslubu yansıttığı belirtiliyor. Antik Dönem'de önemli bir dokuma merkezi olan Laodikeia'da Athena'nın savaşçı kimliğinden ziyade dokuma yönünün ön plana çıktığı, tanrıça adına festivaller düzenlendiğinin yazıtlarla belgelendiği ifade ediliyor. Ayrıca, Batı Tiyatrosu sahne binasında yürütülen restorasyon çalışmalarının 2026 yılı başından itibaren kesintisiz şekilde sürdürüldüğü belirtiliyor.

Denizli’de gastronomi hamlesi: 162 lezzet markalaşacak Haber

Denizli’de gastronomi hamlesi: 162 lezzet markalaşacak

Denizli’nin zengin mutfak kültürü, kapsamlı bir gastronomi turizmi yol haritası ile yeniden şekilleniyor. Prof. Dr. Serkan Bertan öncülüğünde yapılan araştırmada, kentin coğrafi yapısı, iklimi, tarımsal üretimi ve kültürel yaşamının etkisiyle oluşmuş toplam 162 yöresel lezzet tespit edildi. Bu çalışma, Denizli mutfağının yalnızca yerel değil, ulusal ve uluslararası ölçekte tanıtılması için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Araştırmaya göre Denizli mutfağında doğal ve mevsiminde yetişen ürünler öne çıkarken, yufka kullanımı yaygın bir tercih olarak dikkat çekiyor. Sabah kahvaltılarının oldukça zengin ve doyurucu olduğu kentte, akşam yemeklerinde ise sindirimi kolay hafif yemekler tercih ediliyor. Bu özellikler, Denizli mutfağını özgün kılan temel unsurlar arasında yer alıyor. Hazırlanan gastronomi turizmi yol haritası, kentin mutfak kültürünü markalaştırmayı hedefleyen çok yönlü bir plan içeriyor. Bu kapsamda öncelikle Denizli gastronomi haritasının basılı olarak ücretsiz dağıtılması ve ilçe bazlı tanıtımların yapılması planlanıyor. "MiniaGastroDenizli" projesi ile kentin mutfak değerlerinin minyatür konseptte sergilenmesi hedeflenirken, leblebi, kiraz çiçeği ve tarhana gibi ürünler için tematik festivaller düzenlenmesi öngörülüyor. Yöresel lezzetler yolu Dijitalleşme de yol haritasının önemli ayaklarından biri olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ destekli sistemler ve karekodlu bilgilendirme panoları sayesinde ziyaretçilere interaktif bir gastronomi deneyimi sunulması planlanıyor. Ayrıca "Yöresel Lezzetler Yolu" oluşturularak Karahöyük Ekmeği, Denizli Tandır Kebabı, Tavas Baklavası ve Kaşık Helva gibi ürünlerin belirli rotalar üzerinden tanıtılması hedefleniyor. Coğrafi işaretli ürünlerin ön plana çıkarılması da planın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Babadağ Kekik Balı, Honaz Kirazı, Kale Biberi ve Denizli Leblebisi gibi ürünler için Avrupa Birliği nezdinde tescil başvurularının yapılması planlanırken, yerel üreticilerin desteklenmesi ve ürünlerin doğrudan tüketiciye ulaştırılması amaçlanıyor. Gastronomi turizminin sahaya yansıması için belirlenen özel rota ise dikkat çekiyor. Cankurtaran’dan başlayıp Tavas’a kadar uzanan gastronomi yolunda; yöresel pazarlar, kültür evleri, kadın kooperatifleri ve gastronomi müzeleri yer alacak. Bu güzergâhta ziyaretçilere hem lezzet deneyimi hem de kültürel etkileşim imkânı sunulacak. Ayrıca Elmalı ve Kızılcabölük köylerinin "gastronomi köyü" ilan edilmesi planlanıyor. Gastronomi Müzesi Denizli’de kurulması planlanan gastronomi müzesi ise projenin en önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Bu merkezde yöresel yemekler, kadın kooperatifleri tarafından hazırlanarak ziyaretçilere sunulacak, aynı zamanda atölye çalışmaları ve uygulamalı eğitimler düzenlenecek. Unutulmaya yüz tutmuş tariflerin yeniden canlandırılması ve mutfak kültürünün gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor. Kent merkezinde ise gastronomi odaklı dönüşüm planları bulunuyor. Peynirciler Çarşısı’nın kültür deneyim merkezine dönüştürülmesi, Kaleiçi Çarşısı’nın yeniden düzenlenmesi ve Bayramyeri çevresinde gastronomi sokağı oluşturulması planlanıyor. Ayrıca restoranlarda yöresel yemeklerin menülere eklenmesi ve tadım menülerinin oluşturulması teşvik edilecek. Tarım ve turizmi buluşturmayı amaçlayan agro turizm uygulamaları da yol haritasında yer alıyor. Hasat festivalleri, "kendin topla" modeli ve çiftçi-turist buluşmaları ile ziyaretçilere doğrudan üretim sürecine katılma imkânı sunulacak. Bu sayede hem kırsal kalkınma desteklenecek hem de turizm çeşitliliği artırılacak. Denizli Gastronomi Turizmi Yol Haritası, yalnızca bir tanıtım projesi olmanın ötesinde, sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen kapsamlı bir vizyon sunuyor. Yerel değerlerin korunarak dünya çapında tanıtılması hedeflenirken, Denizli’nin gastronomi turizminde güçlü bir marka haline gelmesi amaçlanıyor.

Denizli kayak merkezi 150 bin ziyaretçiyi ağırladı Haber

Denizli kayak merkezi 150 bin ziyaretçiyi ağırladı

Sezon boyunca yoğun bir ilgiyle karşılanan Denizli Kayak Merkezi, sadece Denizlililerin değil, çevre iller ve yurt dışından gelen turistlerin de gözdesi oldu. Denizli Kayak Merkezi bu sezon 150 bini aşkın misafiri ağırladı. Binlerce kişi kayak ve snowboard eğitimi alırken, pistlerde heyecan ve eğlence eksik olmadı. Denizli Kayak Merkezi, kristal kar yapısı, farklı zorluk derecelerine sahip 13 kilometrelik pistleri ve saatte 2.500 kişi taşıma kapasiteli telesiyej-teleski hatlarıyla bu sezon da profesyonel sporcuların ve ailelerin tercih noktası oldu. "Enerjisiyle merkezimize değer katan tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ederiz" Sezonun başarıyla tamamlanmasının ardından değerlendirmelerde bulunan Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, misafirlerin memnuniyetinin her şeyin önünde olduğunu vurgulayarak, "Bu sezon kayak merkezimizde kışın en güzel hatıralarını hep birlikte paylaştık. Enerjisiyle merkezimize değer katan tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ederiz. Denizli’mizi turizmin her alanında bir marka yapma yolunda kararlılıkla ilerliyoruz" ifadelerini kullandı. Denizli Kayak Merkezi, önümüzdeki kış sezonu için bakım ve geliştirme çalışmalarına en kısa sürede başlayacak. Misafirlerine her yıl daha yüksek standartlarda hizmet sunmayı amaçlayan tesis, yeni sezonda çok daha modern ve sürprizlerle dolu bir çehre ile kapılarını tekrar aralamaya hazırlanacak.

Denizli, 2027 Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor Haber

Denizli, 2027 Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor

Denizli, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde hayata geçirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamında 2027 yılında önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye genelinde şehirlerin tanıtımına büyük katkı sağlayan festivalin, Denizli’nin turizm potansiyelini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Prof. Dr. Serkan Bertan, festival sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, Denizli’nin marka değerini artırmak ve ziyaretçilere üst düzey bir deneyim sunmak için planlanması gereken adımları detaylı şekilde paylaştı. Prof. Dr. Bertan, 9 gün sürecek festivalin her gününün farklı temalarla zenginleştirilmesi gerektiğini belirtti. Festivalin ilk gününde açılış ve tanıtım etkinlikleri düzenlenmesi önerilirken, ikinci gün atölye çalışmaları ve katılımcı etkileşimini artıracak aktiviteler öne çıkıyor. Üçüncü gün konserler ve kültürel söyleşilerle atmosferin güçlendirilmesi planlanırken, dördüncü gün tiyatro ve sahne sanatlarına ayrılıyor. Beşinci gün eğitim ve atölyelerle katılımcı deneyiminin artırılması hedeflenirken, altıncı gün sanatçı buluşmaları ve akademik söyleşilerle kültürel etkileşim desteklenecek. Yedinci gün ise bale, opera ve büyük sahne performanslarıyla festivalin zirve noktası olacak. Sekizinci gün kültür gezileri ve çeşitli etkinliklerle katılımın sürekliliği sağlanacak, son gün ise büyük bir kapanış konseriyle festival sona erecek. Günlük programın da detaylandırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr Bertan, etkinliklerin sabah saatlerinde atölye ve eğitimlerle, öğleden sonra söyleşi ve kültürel programlarla, akşam saatlerinde ise konser ve performanslarla planlanmasının önemine dikkat çekti. Yaşayan insan hazineleri unutulmayacak Festival kapsamında Denizli’nin sahip olduğu kültürel ve turistik değerlerin ön plana çıkarılması gerektiğini belirten Prof. Dr Bertan, sesli rehber uygulaması eşliğinde şehir turlarının düzenlenmesini önerdi. Ayrıca, "Yaşayan İnsan Hazineleri" arasında yer alan sanatçılar ve yerel kültür temsilcileri hakkında bilgilendirme yapılmasının festivalin kültürel derinliğini artıracağını ifade etti. Somut olmayan kültürel miras unsurlarının da festival programına dahil edilmesi gerektiğini belirten Bertan; Sudan koyun geçirme geleneğinden yöresel dokumacılığa, çömlekçilikten halk oyunlarına kadar pek çok değerin atölye, söyleşi ve gösterilerle tanıtılmasını önerdi. Denizli mutfağının da festivalin önemli başlıklarından biri olması gerektiğini vurgulayan Bertan, yöresel lezzetlerin hazırlanmasına yönelik gastronomi atölyeleri ve mutfak etkinliklerinin düzenlenmesinin ziyaretçi deneyimini zenginleştireceğini söyledi. Çal Bağ Yolu’nun da festival rotasına dahil edilmesi öneriler arasında yer aldı. Antik kentlerin festival süresince aktif şekilde kullanılması gerektiğini ifade eden Bertan, Hierapolis, Laodikya, Tripolis, Tabae ve Attouda gibi önemli tarihi alanlarda film gösterimleri ve kültürel etkinlikler düzenlenmesinin etkileyici bir atmosfer oluşturacağını dile getirdi. Şehir içi ulaşım ve deneyim odaklı turizm için "hop-on hop-off" sistemi öneren Prof. Dr Bertan, Pamukkale’den başlayarak müzeler, tarihi çarşılar ve seyir noktalarını kapsayan bir kültür rotası oluşturulmasının önemine değindi. Dijitalleşmenin de festivalin önemli bir ayağı olması gerektiğini belirten Bertan, turistik noktalara karekodlu levhalar yerleştirilmesi ve kapsamlı bir dijital tanıtım platformu oluşturulması gerektiğini ifade etti. Coğrafi işaretli ürünlerin festival kapsamında tanıtılmasının da büyük katkı sağlayacağını belirten Bertan, Denizli’ye özgü tarım ürünleri, dokumalar ve el sanatlarının etkinliklerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca tarihi yapıların yaşayan müze konseptiyle değerlendirilmesi, çarşıların kültür alanlarına dönüştürülmesi ve şehir genelinde otantik sokaklar ile hatıra fotoğraf alanlarının oluşturulması önerileri de dikkat çekti. Prof. Dr. Bertan, tüm bu planlamaların hayata geçirilmesiyle Denizli Kültür Yolu Festivali’nin yalnızca bir etkinlik değil, şehrin kültürel kimliğini güçlendiren ve turizmde sürdürülebilir bir değer oluşturan önemli bir organizasyon haline geleceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.