Hava Durumu

#Davut Gül

TOURISMJOURNAL - Davut Gül haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Davut Gül haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Urfa’nın gastronomi adaylığı İstanbul’dan dünyaya duyuruldu Haber

Urfa’nın gastronomi adaylığı İstanbul’dan dünyaya duyuruldu

Bu prestijli adaylık, Tersane İstanbul’da gerçekleştirilen özel bir lansmanla duyuruldu. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın ev sahipliğinde gerçekleşen geceye, İstanbul Valisi Davut Gül, Bayrampaşa Kaymakamı Abdullah Çiftçi, Beyoğlu Kaymakamı Abdullah Atakan Atasoy, Cumhurbaşkanlığı Tarım Gıda Politikaları Kurulu Üyesi İş İnsanı Ramazan Bingöl, gastronomi dünyasının önde gelen isimleri, iş dünyasından temsilciler, kanaat önderleri, ünlü şefler ve basın mensupları katıldı. Lansman gecesi, Şanlıurfa’nın UNESCO Müzik Şehri kimliğini yansıtan Vox Humanis konseriyle başladı. Şanlıurfa’dan yükselen çağdaş bir çok sesli koro olan Vox Humanis; Anadolu’nun çok kültürlü müzik hafızasını Batı koro geleneğiyle buluşturan repertuvarıyla, bölgesel mirası evrensel bir sahne diliyle yorumlayan güçlü bir sanat odağı olarak geceye damga vurdu. Şanlıurfa’nın adaylığı, yalnızca bir şehir tanıtımı değil, insanlık tarihinin en erken yerleşimlerinden biri olan bu coğrafyanın, sofra kültürü üzerinden yeniden anlatılması anlamına geliyor. IGCAT (International Institute of Gastronomy, Culture, ArtsandTourism) tarafından yürütülen süreçte şehirler yalnızca mutfak zenginliğiyle değil, kültürel mirasın korunması, yerel üretimin sürdürülebilirliği ve gastronominin bir kalkınma modeli olarak ele alınması gibi çok katmanlı kriterler üzerinden inceleniyor. Adaylık Süreci ve Paydaşlar Unutulmaya yüz tutmuş Urfa yemeklerini yeniden gün yüzüne çıkarmak, geleneksel tarifleri kayıt altına almak ve ata tohumlarını koruyarak yerel üreticiyi güçlendirmek adına başlatılan bu sürecin ilk etabında, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi ile IGCAT arasında ön görüşmeler gerçekleştirildi. Ardından, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi tarafından Şanlıurfa'yı temsil etmek üzere, Harran Üniversitesi, Haliliye Belediyesi, Eyyübiye Belediyesi, Karaköprü Belediyesi, GAP İdaresi, Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası,SlowFood Türkiye Network ve Bureau Gastronomica’nın dahil olduğu güçlü bir paydaşlık komisyonu oluşturuldu. Hazırlanan başvuru dosyası, Barcelona'da düzenlenen IGCAT Danışma Kurulu Toplantısı'nda değerlendirildi ve Şanlıurfa, Türkiye'den bu ünvan için resmî aday ilan edilen ilk şehir oldu. “Sadece Bir Adaylık Değil” Lansmanda konuşan Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, bu buluşmanın yalnızca bir lansman değil, insanlık tarihinin en kadim sofralarından birinin etrafında gerçekleşen anlamlı bir buluşma olduğunu vurguladı. Şanlıurfa’nın tarihsel derinliğine dikkat çeken Gülpınar, şehrin kuruluş tarihinin bilimsel olarak kesin şekilde belirlenemeyen en eski yerleşimlerden biri olduğunu ifade ederek, her yeni arkeolojik bulgunun bu geçmişi daha da geriye taşıdığını belirtti. Yaklaşık 12 bin yıl önce bu topraklarda yaşanan büyük dönüşümün insanlık tarihini değiştirdiğini vurgulayan Gülpınar, buğdayın ilk kez ehlileştirilmesinin yalnızca bir tarımsal gelişme değil, aynı zamanda medeniyetin başlangıcı olduğunu söyledi. Göbeklitepe ve Karahantepe gibi alanların yalnızca geçmişi değil, bugünün sofra kültürünü de anlamlandırdığını ifade eden Gülpınar, Şanlıurfa’da gastronominin bir lezzet meselesinden çok bir hafıza meselesi olduğunu dile getirdi. Şanlıurfa mutfağının gücünün yalnızca çeşitliliğinden değil; toprakla, üretimle ve paylaşım kültürüyle kurduğu bağdan geldiğini de belirten Gülpınar, “Halil İbrahim Sofrası” geleneğinin bu şehrin yalnızca yemek değil, bir gönül kültürü ürettiğinin göstergesi olduğunu ifade etti. Şehrin yalnızca gastronomiyle değil, müzik kültürüyle de güçlü bir mirasa sahip olduğunu vurgulayan Gülpınar, Şanlıurfa’nın UNESCO Müzik Şehri unvanının bu çok katmanlı kültürel birikimin önemli bir yansıması olduğunu söyledi. Gastronomi Bir Kalkınma Modeli Şanlıurfa’nın bu süreci yalnızca bir unvan hedefi olarak değil, bütüncül bir kalkınma yaklaşımı olarak ele aldığını belirten Gülpınar; ata tohumlarının korunması, yerel üreticinin desteklenmesi ve geleneksel bilgi birikiminin geleceğe taşınması yönünde kapsamlı bir vizyon ortaya koyduklarını ifade etti. Gastronominin yalnızca tüketim değil, üretimden sofraya uzanan bir değer zinciri olarak ele alınacağını vurgulayan Gülpınar, turizmin yerel yaşamı dönüştüren değil, onunla birlikte büyüyen bir modelle ilerlemesi gerektiğini belirtti. “Türkiye’de Her Şey Var…” Türkiye’nin gastronomi potansiyeline de değinen Gülpınar, şu ifadeleri kullandı:“Türkiye’de her şey var. Ürün var, kültür var, hikâye var… Ama bu hikâyeyi dünyaya anlatacak güçlü bir modele ihtiyacımız var. Biz bu süreci, tam da bu ihtiyaca cevap verecek bir yolculuk olarak görüyoruz.” Şanlıurfa: Geçmişin Hafızası, Geleceğin Mutfağı IGCAT tarafından alınan adaylık kararının resmi olarak iletildiğini belirten Gülpınar, sürecin tüm paydaşlarla birlikte titizlikle yürütüleceğini ve Şanlıurfa’nın 2029 yılında bu unvanı kazanması için kararlılıkla çalışacaklarını da ifade etti. “12 bin yıllık yaşayan bir anlatım” Bu özel gecede video ile mesajını ileten IGCAT Başkanı Diane Dodd yaptığı konuşmada, Şanlıurfa'yı bu kadar eşsiz kılan enerjiyi, lezzetleri ve hikayeleri deneyimlemeyi çok istemesine rağmen İstanbul’a gelemediğini ifade etti ve “Bugün sadece bir kutlama değil. Vizyonun bir takdiridir. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'ın liderliği ve birçok özverili paydaşın ortak çabası sayesinde Şanlıurfa, olağanüstü mirasını dünyayla paylaşmak için öne çıktı. Bu muhteşem bir hikaye. Gastronominin bir trend değil, 12 bin yıllık yaşayan bir anlatı olduğu bir yer. Taş Tepeler'den alınan ilham, bu toprakların medeniyetin beşiklerinden biri olduğunu, yiyecek, kültür ve topluluğun zaten derinlemesine iç içe geçtiğini hatırlatıyor. Ve bu bugün de devam ediyor’ dedi. “Bu sadece bir unvan değil, bir yolculuk” Dodd, UNESCO Müzik Şehri olarak Şanlıurfa’nın çok güçlü bir şeyi somutlaştırdığını da söyledi ve “müzik ile gastronomi arasında ayrılmaz bir bağ var. Sıra gecelerinde sadece geleneği değil, hem yerlilere, hem de ziyaretçilere hitap eden canlı, nefes alan bir kültürel deneyimi görüyoruz. Dünya Gastronomi Bölgesi Ödülü tam olarak bunu temsil ediyor. Bu sadece bir unvan değil, bir yolculuk. Bölgelerin yerel ekonomilerini güçlendirmelerine, üreticileri desteklemelerine, biyoçeşitliliği korumalarına ve yemek kültürleriyle gurur duymalarına yardımcı olan bir yolculuk. Uluslararası görünürlük yaratıyor. Ancak daha da önemlisi, yerel kimliği ve direnci güçlendiriyor. Şanlıurfa için, Türkiye'den aday gösterilen ilk bölge olmak zaten tarihi bir adım. Güveni gösteriyor. Hırsı gösteriyor. Ve bu, dünyaya net bir mesaj gönderiyor: Bu bölge, kültürü, mirası ve insanlarıyla liderlik etmeye hazır. Bu adaylık önemli çünkü sadece tanınmakla ilgili değil, gelecekle ilgili. Genç nesillerin geleneklerinin değerini gördüğü bir gelecek. Yerel ürünlerin hak ettikleri takdiri kazandığı bir gelecek. Ve gastronominin geçmiş ile gelecek, yerel ile küresel arasında bir köprü haline geldiği bir gelecek. Şanlıurfa'yı çok yakında ziyaret etmeyi, bu zenginliği bizzat deneyimlemeyi ve bu yolculuğa birlikte devam etmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum. Bu önemli dönüm noktası için hepinizi tebrik ederim” diyerek sözlerini noktaladı. “Şanlıurfa’nını değerleri yerelden ulusala aktarılacak” Geceyi katılan İstanbul Valisi Davut Gül de yaptığı konuşmada; “Yaklaşık 5 yıl Gaziantep’te görev yaptım. Bu süre içerisinde Şanlıurfa’nın değerlerini, potansiyelini daha yakından tanıma fırsatı yakaladım. Bugün yapılan iş geç kalınmış, ama Şanlıurfa’mıza yakışır, mutlaka da olması gereken bir etkinlik. Dünyanın en eski kültürlerine sahip olan bir coğrafyada ata tohumundan başlayarak, verimli topraklarda, yüzyıllardır bu verimli ürünleri yetiştiren ve aynı şekilde bu ürünleri geleneksel pişirme teknikleriyle bugünlere getiren, dünyanın her tarafında yeme içmenin tek tipleştiği, giyimin tek tipleştiği, kültürün tek tipleştiği bir dönemde, atmosferde yerliliği muhafaza ederek bugünlere kadar gelen, adeta altın kıymetinde bir nimetimiz var. Eksik olan, Şanlıurfalıların da bildiği, Şanlıurfa’ya gelenlerin, Şanlıufra dostalarının bildiği, bu güzel lezzetleri bütün dünyaya tanıtmak. Burada Büyükşehir Başkanı’nın öncülüğünde, ekibiyle, basınıyla, sivil toplum kuruluşlarıyla, paylaşlarıyla Şanlıurfamız görücüye çıktı. İnanıyorum ki Şanlıurfa’nın lezzetleri, musikisi tanındığında, değerleri yerelden ulusala aktarılmış olacak” diyerek, emeği geçen herkese teşekkür etti. Sofranın Hikayesi Cumhurbaşkanlığı Tarım Gıda Politikaları Kurulu Üyesi, İş İnsanı Ramazan Bingöl’ün konuşmasının ardından, Şanlıurfa kökenli Şef Gökhan Çilak tarafından, Göbeklitepe’nin de içinde bulunduğu Taş Tepeler arkeolojik kazılarından elde edilen bulguların ilhamıyla kurgulanan, Tersane İstanbul Executive Şefi Efe Anıl Çetin ve mutfak ekibinin katkılarıyla hazırlanan özel menünün sunumuna geçildi. “Toprağın Armağanı”, “Paylaşımın Mutfağı” ve “Geleceğin Yorumu” başlıkları altında şekillenen bu çok katmanlı sofra, Şanlıurfa’nın kadim gastronomi mirasını günümüz yorumuyla bir araya getirerek, insanlığın ilk yemek pratiklerinden bugüne uzanan bir hikâyeyi davetlilere deneyimsel bir anlatıyla sundu. Gökhan şef menüyü tasarlarken, sadece günümüzün yöresel mutfağını yansıtmayı düşünmediğini söyledi. Asıl amacının, Göbeklitepe ve Taş Tepeler’de karşımıza çıkan insanlık tarihinin o en erken yerleşim ve ortak yaşam izlerini, binlerce yıldır bu topraklarda var olan tahıl, baklagil, yabani ot ve ateş kültürüyle birleştirerek profesyonel mutfak diliyle yeniden yorumladığını ifade etti. “Topla, Öğüt, Közle, Paylaş’ “Bu akşam kurduğumuz sofra bir yemek akışından ibaret değil. Şanlıurfa’nın binlerce yıllık gıda hafızasını ve bugün hala capcanlı olan mutfak bilgisini bir araya getiren bir anlatı” diyen Gürkan Şef, menünün her parçasında bambaşka bir hikaye olduğunun altını çizdi ve her tabağın hikayesini şöyle anlattı. “Menünün bir parçası olan her tabak aslında, bu uzun hikayenin farklı bir aşamasını ve katmanını anlatıyor. Yabanın bahşettiklerini anlamak için “Toplamak”. Göbeklitepe’deki o binlerce öğütme taşının emeği ve zamanı temsil eden sesine kulak vermek için “Öğütmek.” Ateşin Şanlıurfa mutfağındaki dönüştürücü gücüyle Şanlıurfa bozkırının yeraltı hazinesi olan keme mantarını “Közlemek.” Ve elbette Şanlıurfa’nın en büyük değerlerinden olan topluluk duygusuyla, yemeğin aslında birlikte yenmek için var olduğunu hatırlayarak sevdiklerimizle “Paylaşmak.”.

Vali Davut Gül: "Ruhsatsız Otelleri Tamamen Kapatacağız" Haber

Vali Davut Gül: "Ruhsatsız Otelleri Tamamen Kapatacağız"

İSTANBUL (İHA) - Fatih’te düzenlenen İstanbul İl Koordinasyon Kurulu 2024 yılı 4. Dönem Toplantısı’nda konuşan İstanbul Valisi Davut Gül, ruhsatsız ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan işletme belgesi bulunmayan otellerin kapatılacağını duyurdu. "Ruhsatı olmayan ya da Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi olmayan otellerimizin tamamı yarın kapatılmazsa en geç hafta sonu tamamen kapatacağız" dedi. Fatih Belediyesi Neslişah Sultan Kültür Merkezi'nde gerçekleşen toplantıya Vali Davut Gül’ün yanı sıra yatırımcı bölge ve il müdürleri, kaymakamlar, belediye başkanları, meslek kuruluşları temsilcileri ve sivil toplum temsilcileri katılım gösterdi. YANGIN GÜVENLİĞİ VE RUHSATSIZ İŞLETMELER GÜNDEMDE Binaların yangın güvenliği eksikliklerinin denetleneceğini belirten Vali Gül, Bolu’da yaşanan yangın faciasına değinerek, "Hizmet verilen binaların gözden geçirilmesi lazım. Vatandaşın hizmet aldığı binaların yüzde yüzünün depreme dayanıklı olması gerekiyor. Yangınlarda da bize düşen 3 tane görev var. Birincisi kendi kurum binalarımızın yangınla ilgili tedbirlerinin gözden geçirilmesi, ikincisi özellikle denetlemede bulunduğumuz alanların denetlenmesi. Otellerle ilgili bir süreç başladı ve bu kapsamda ruhsatsız işletmelere yönelik denetimler artırılacak" dedi. Vali Gül, konaklama belgesi bulunmayan yerlerin tamamen kapatılacağını belirterek, "Kaymakamlarımız, koordine edecek. Ruhsatı olmayan ya da Kültür ve Turizm Bakanlığından işletme belgesi olmayan otellerimizin tamamını yarın kapatılmazsa en geç cumartesi-pazar tamamen kapatacağız. Pazartesi günü itibariyle ruhsatsız ya da ruhsatlı olup Kültür Turizm Bakanlığından basit konaklama belgesi olmayan konaklama yerlerinin tamamını kapatmış olacağız" diye konuştu. KAÇAK ALKOL SATIŞI YAPANLARA RUHSAT İPTALİ Kaçak alkol satan işletmelerin ruhsatlarının iptal edilmesi gerektiğini vurgulayan Gül, "Son dönemde kaçak alkol konusunda ciddi sıkıntılar yaşandı" dedi. Artık sahte içkinin şişeleme taklidi yoluyla değil, doğrudan merdiven altı üretim yapılıp plastik şişelerle satılma yoluyla dağıtıma girdiğini vurguladı. Kim tarafından yapılırsa yapılsın tespit edilip ilçe belediyeleriyle koordineli şekilde ruhsatlarının iptal edileceğini ekledi. Toplantı, devam eden yatırım projelerinin değerlendirilmesiyle sona erdi.

ISTTA’dan İstanbul İçin 12 Ay Sürekli Turizm Hedefi Haber

ISTTA’dan İstanbul İçin 12 Ay Sürekli Turizm Hedefi

İstanbul Turizm Derneği (ISTTA) Yönetim Kurulu Başkanı Murtaza Kalender, İstanbul’un turizmini 12 aya yaymak ve daha fazla nitelikli turist çekmek için çalışmaları yoğunlaştırdıklarını belirtti. Kalender, hedeflerinin İstanbul’u sadece daha fazla turistin ziyaret ettiği bir şehir yapmak değil; aynı zamanda turizmi her mevsim canlı tutarak daha geniş bir müşteri kitlesine ulaşmak olduğunu açıkladı. Kalender, İstanbul’un kültür, tarih, doğa, gastronomi ve eğlence olanaklarıyla dünya çapında eşsiz bir destinasyon olduğunu belirterek, şehrin dört mevsim kongre, sergi, düğün gibi yüksek katma değerli organizasyonlara ev sahipliği yapabilecek kapasiteye sahip olduğunu vurguladı. EMITT İLE ULUSLARARASI TANITIM Dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olan EMITT’in İstanbul turizmi için önemine değinen Kalender, 102 ülkeden bin 351 tur operatörünün ön kayıt yaptırdığını ve 80 ülkeden 620 operatörün kesin katılım sağladığını ifade etti. Ayrıca, fuar kapsamında Türk Hava Yolları ile iş birliği yapılarak, uluslararası firmalar için FAM TRIP (tanıtım gezileri) düzenleneceğini ve İstanbul’un yanı sıra Bursa, Kuşadası, Pamukkale, Kapadokya, Tokat, Çorum, Amasya, Sivas, Ordu, Bolu ve Sapanca gibi rotaların da tanıtılacağını belirtti. Kalender, fuarda hosted buyer firmalarına yönelik ikram ve ağırlama organizasyonları yapacaklarını, ayrıca uluslararası tur operatörleriyle daha fazla B2B görüşme yapılmasını sağlamak için "Speed Networking" etkinlikleri düzenleyeceklerini söyledi. İSTANBUL’UN TURİZM POTANSİYELİ İÇİN İŞ BİRLİKLERİ Kalender, İstanbul’un turizm potansiyelini artırmak için İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı ve İBB İstanbul Turizm ve Tanıtma Platformu Başkanı B. Ümit Öztürk gibi yetkililerle görüştüklerini ve Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Hava Yolları, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) gibi kuruluşlarla iş birliği yaptıklarını aktardı. İstanbul’un yalnızca turist sayısını artırmak değil, aynı zamanda sürdürülebilir turizm hedeflerine ulaşmak için çalıştıklarını ifade etti. Genç ve dinamik bir yönetimle çalıştıklarını belirten Kalender, ISTTA’nın turizmin farklı alanlarında başarı gösteren iş insanlarından oluştuğunu ve bu sayede kendini şanslı hissettiğini dile getirdi.

İstanbul’un Kültür Hazineleri Dijitalleşiyor Haber

İstanbul’un Kültür Hazineleri Dijitalleşiyor

İSTANBUL (İHA) - İstanbul Valiliği, şehrin kültürel zenginliklerini tanıtmak amacıyla "Dijital İstanbul" adlı bir akıllı şehir projesini başlattı. Projenin tanıtımı, İstanbul Finans Merkezi’nde gerçekleşti. Projenin tanıtım toplantısına İstanbul Valisi Davut Gül, Ümraniye Kaymakamı Yüksel Çelik, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir gibi isimlerin de aralarında bulunduğu davetliler katılım gösterdi. İstanbul Valiliği, Ziraat Katılım Bankası, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Milli Saraylar Başkanlığı ve İl Müftülüğü gibi birçok kurumun katkılarıyla hazırlanan proje, tarihi eserlerin doğru bilgilerle dijital ortamda sunulmasını amaçlıyor. İSTANBUL’UN TARİHİ MİRASI DİJİTAL ORTAMDA TANITILIYOR İstanbul Valisi Davut Gül, projeyi "İstanbul yaklaşık 17 milyon turiste ev sahipliği yapıyor, hem İstanbullular hem de 80 ilden İstanbul'umuzu ziyarete gelen vatandaşlarımıza hizmet vermiş olacağız" sözleriyle tanıttı. İlk etapta 200 cami için başlatılan çalışma, yıl sonuna kadar diğer tarihi eserleri de sisteme dahil edecek. KAREKOD TEKNOLOJİSİYLE DOĞRU BİLGİ ERİŞİMİ Proje kapsamında, ilk aşamada 200 eserin yanına karekod panolar yerleştirildi. Bu panolar sayesinde ziyaretçiler, kültürel varlıklarla ilgili bilgilere hızlı ve doğru bir şekilde ulaşabilecek. Ayrıca panoların Türkçe, İngilizce, Almanca, Rusça ve Arapça olmak üzere 5 dilde bilgi sağlayacağı açıklandı. ZİRAAT KATILIM DA PROJEYE DESTEK VERİYOR Ziraat Katılım Genel Müdürü Metin Özdemir, "Biz de bu projenin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Ziraat Katılım, 10 yıl önce İstanbul’un kalbi Eminönü’nde, 29 Mayıs'ta kuruldu. Dolayısıyla doğum günümüz 29 Mayıs, İstanbul’un fethi ile aynı gün. İstanbul’a karşı bir meftunluğumuz var, ona karşı borcumuzu bu güzel projelerle ödemek istiyoruz" diyerek projeye katkı sağlamaktan mutluluk duyduklarını belirtti. Proje, İstanbul’un kültür ve tarihini modern teknolojilerle daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor.

AnadoluJet Transforms into AJET Haber

AnadoluJet Transforms into AJET

The launch of AJET took place at the Turkish Technic Hangar at Istanbul Sabiha Gökçen Airport, with the participation of Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu, Istanbul Governor Davut Gül, Turkish Airlines Board of Directors and Executive Committee Chairman Prof. Dr. Ahmet Bolat, Turkish Airlines executives, and employees. Established to be a low-cost airline operating at global standards and to strengthen its competitive position in the market, the company will continue its operations centered at Istanbul Sabiha Gökçen and Ankara Esenboğa Airports as of the end of March 2024. With a vision for sustainability, the company plans to operate as environmentally friendly, aiming to simplify services in the 'Low Cost' market and reflect the cost advantage obtained through the economy class configuration in ticket prices. This approach is intended to allow a broader audience to benefit from air transportation services. "We are rapidly progressing towards becoming the world's transit hub in the field of aviation," said Minister of Transport and Infrastructure Abdulkadir Uraloğlu in his opening speech at the launch. "With its strategically central location in the middle of the continents of Asia, Europe, and Africa, along flight routes between developed and emerging markets, our country is advancing rapidly towards becoming the world's transit hub in aviation. With its advantageous position, just a 4-hour flight away from 1.4 billion people and hosting a trade volume of 8.6 trillion dollars in 67 countries, we are at the heart of the world," he added. Minister Uraloğlu highlighted Turkey's remarkable achievements in aviation, stating, "Since 2002, we have increased our active airport count from 26 to 57 and raised our terminal capacity from 55 million passengers to 337 million 450 thousand passengers. We expanded our flight network to 343 points in 130 countries by adding 283 new destinations, marking a 472% increase in the last 21 years. Moreover, our total aircraft count, which was 489 in 2002, has reached 1,813 with a 270% increase. In 2022, Turkey rose to the third place among European countries and sixth place globally in the total passenger traffic ranking of European and world airports. In terms of passenger traffic in 2022, three of our airports were among the top 20 in Europe and the top 50 globally." Minister Uraloğlu stated, "Our Istanbul Airport is first in Europe and seventh in the world. Since its opening in 2018, Istanbul Airport has hosted more than 177 million passengers. We are also developing Sabiha Gökçen Airport, which hosts us, with an innovative and visionary approach. We have completed the second runway, doubling the operational capacity of the airport. We plan to inaugurate it shortly with the presence of President Recep Tayyip Erdoğan." He further mentioned the importance of AJET Aviation Inc., a 100% subsidiary of Turkish Airlines, as a significant step in the continually growing and developing aviation sector. "AnadoluJet, focusing on efficiency to make air transportation accessible to a wide range of passengers, has provided significant services to Turkish civil aviation under the Turkish Airlines brand. Now, as we renew our brand, we aim to contribute even more to our country's tourism and economy in the future vision. We will continue the operations of our AnadoluJet brand under the name 'AJET Aviation Inc.' to strengthen its competitive position as a low-cost airline in the global market. I sincerely believe that in the upcoming period with the new brand, AJET will not only serve a crucial role in domestic flights but also become a significant force in increasing the competitiveness of Turkish carriers in international routes."

İSO 500'de 55 yıldır aralıksız yer alan Goodyear Türkiye'ye ödül Haber

İSO 500'de 55 yıldır aralıksız yer alan Goodyear Türkiye'ye ödül

Goodyear, İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) Cumhuriyet'in 100. yılı çerçevesinde düzenlediği kutlama gecesinde, 1968 yılından bu yana aralıksız olarak İSO 500 listesinde yer alan 19 firmadan biri olarak ödüle layık görüldü. Goodyear'dan yapılan açıklamaya göre, törene, İstanbul Valisi Davut Gül, Beyoğlu Kaymakamı Can Aksoy, Beyoğlu Belediye Başkanı Haydar Ali Yıldız, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç ve çok sayıda iş insanı katıldı. Rahmi Koç Müzesi'nde düzenlenen törende, Goodyear Türkiye Genel Müdürü Marwa Khairalla’ya ödülü İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz verdi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Goodyear Türkiye Genel Müdürü Marwa Khairalla, Goodyear Türkiye’nin Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödülleri’nde Altın İhracat Ödülü’nün de sahibi olduğunu hatırlatarak, her iki ödülün de Goodyear’ın Türkiye otomotiv sektörüne olan bağlılığının bir göstergesi olduğunu belirtti. Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılında böyle bir ödül almanın kendileri için büyük bir onur olduğunu ifade eden Khairalla, şunları kaydetti: 'Goodyear Türkiye, 1968 yılından bu yana, ülkedeki diğer tüm lastik üreticilerinden daha önce İSO 500 listesinde yer aldı. Türkiye'nin otomotiv sektöründe lastik üreticisi ve teknoloji lideri olarak rolümüze bağlı kalmaya devam ediyoruz. Türkiye'nin otomotiv sektöründeki 60 yılı aşkın başarılı geçmişini temel alan Goodyear Türkiye, 1.700 çalışanıyla önümüzdeki 100 yılda da Cumhuriyet'in büyümesini ve gelişmesini desteklemeye kararlıdır.'

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.