Hava Durumu

#Danimarka

TOURISMJOURNAL - Danimarka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Danimarka haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

2026'da dünyanın en akıllı ilk 10 şehiri Haber

2026'da dünyanın en akıllı ilk 10 şehiri

Başarı çoğu zaman dijital araçlardan çok, günlük şehir yaşamındaki istikrarlı kalite artışıyla bağlantılı oluyor. Teknoloji önemli olsa da, sonuçları daha çok güven belirliyor. Performans, kurulan sistemlerde değil, iyileşen yaşam deneyiminde görünür hale geliyor. Tourism Review, 2026 yılı için dünyanın en akıllı 10 şehrini sunuyor. 10/ Abu Dhabi, UAE İlk 10’daki yer Abu Dabi’ye ait. Dijital sistemlere yapılan hedefli yatırımlar sayesinde günlük yaşamda belirgin iyileşmeler görülüyor; insanlar güvenilir devlet desteğini, gelişmiş teknoloji altyapısını ve istikrarlı güvenlik önlemlerini özellikle vurguluyor. 9/ Singapore, Singapore En akıllı şehirler arasında Singapur tek başına öne çıkıyor ve endeksin tüm kategorilerinde en yüksek puanları alıyor. Dijital sistemleri güçlü şekilde benimsemesi sayesinde, günlük işler dünyanın neredeyse hiçbir yerinde olmadığı kadar sorunsuz ilerliyor. Yönetim yapısı da bu dönüşümü yansıtıyor; kararlar daha hızlı alınıyor, süreçler daha şeffaf hale geliyor. Sonuç sadece hız değil, aynı zamanda güven: insanlar kuralların nasıl uygulandığını, kararları kimin aldığını ve kaynakların nereye gittiğini net bir şekilde görebiliyor. Bu dönüşüm, geleneksel sektörlerden ziyade teknoloji odaklı değişime dayalı yeni istihdam alanlarının da ortaya çıkmasını sağlıyor. 8/ Canberra, Australia Hâlâ Canberra, dünyanın en iyi 10 şehri arasında yerini koruyor. Onu diğerlerinden ayıran şey, iyi kurulmuş sistemlerin kamu güveniyle uyum içinde çalışması. Bu uyum, herkesin dahil edildiği hizmetlere odaklanan sorunsuz bir işleyişi destekliyor. Buradaki verimlilik, gösterişli yeniliklerden değil; şehrin sundukları ile hizmet ettiği insanlar arasındaki istikrarlı koordinasyondan doğuyor. 7/ Lausanne, Switzerland Şimdi istikrarlı bir şekilde yükselen Lozan, en akıllı şehirler arasında geçen yıla göre üç basamak ilerliyor. Toplum odaklı karar alma süreçleri ile güçlü iş olanaklarının birleşimi sayesinde şehir öne çıkıyor. İsviçre’nin uzun süredir devam eden siyasi istikrarı da bu yapıyı destekliyor ve şehre somut bir örnek niteliği kazandırıyor. Avrupa’daki büyüyen diğer şehirler, gösterişsiz ve büyük iddialar olmadan, burayı bir rehber olarak değerlendirebilir. 6/ Dubai, UAE Dikkat çekici şekilde Dubai, devlet destekli stratejik teknoloji harcamalarının neler başarabileceğini gösteriyor. Önceliği verimli kamu hizmetlerine vererek güçlü bir vatandaş güveni kazandı; bugün ise Körfez bölgesinde inovasyon ve bilgi yönetimi açısından bölgesel bir model olarak öne çıkıyor. Yöntemleri konusunda çok ses çıkarmasa da, şehrin sonuçları vaatlerden ziyade doğrudan ortaya çıkan başarılarla kendini net biçimde gösteriyor. 5/ Copenhagen, Denmark Kopenhag, ulaşım ve güvenlik alanlarında aldığı yüksek puanlarla beşinci sırada yer alıyor. Onu öne çıkaran şey, doğanın şehir sistemleriyle ve akıllı teknolojilerle uyum içinde bir araya gelmesi. İnsanlar sadece sokakların değil, genel yaşam kalitesinin de ileriye gittiğini hissediyor. Bu ilerleme gürültüsüz bir şekilde, her gün daha iyi işleyen rutinlerde kendini gösteriyor. 4/ London, United Kingdom Şimdi ilk beş şehir arasında yer alan Londra, ölçülebilir bir ilerleme sergiliyor. Geliştirilmiş ulaşım sistemleri ve daha geniş teknoloji entegrasyonu sayesinde, şehirde günlük yaşam yerel halk için belirgin şekilde farklı hissediliyor. En dikkat çeken nokta ise bu değişimlerin, hizmetlere erişimi ve mahalleler genelindeki kolaylığı nasıl şekillendirdiği. 3/ Geneva, Switzerland Üçüncü sırada yer alan Cenevre, kamu hizmetlerine entegre edilen akıllı teknolojilerle dikkat çekiyor. Hizmetlere erişimi kolaylaştırması sayesinde, sakinler dijital sistemlere güçlü bir güven duyuyor. Bu yaklaşım, refah ve altyapı mükemmelliğine yönelik daha geniş bölgesel bir taahhüdün doğal bir parçası olarak öne çıkıyor. 2/ Oslo, Norway İkincilik, akıllı şehirler arasında sistemlerini ve çevre dostu ulaşımını geliştiren Oslo’nun konumu olarak kalıyor. Açık yönetim anlayışı ve doğaya verilen önemle desteklenen şehir, sakinleri tarafından yüksek puanlarla değerlendiriliyor; bu da her yıl şehir yaşam kalitesi raporlarında sıralamasını yükseltiyor. Birinci olmasa da, ani sıçramalardan ziyade istikrarlı ilerleme ile öne çıkan bir performans sergiliyor. 1/ Zurich, Switzerland Dünya genelinde zirve hâlâ Zürih’e ait ve yakın bir rakibi bulunmadan konumunu koruyor. Ekonomik güç, gelişmiş teknoloji kullanımıyla sorunsuz bir şekilde birleşirken, yeşil girişimler de şehir yapısının derinlerine işlemiş durumda. Şehirde yaşayan insanlar için yaşam kalitesi oldukça yüksek; memnuniyet seviyesi ve kamu kurumlarına güven de aynı şekilde güçlü. Başarı sadece büyüme ile değil, tüm parçaların uzun vadede uyum içinde çalışmasıyla ölçülüyor.

50 eser ilk kez vitrine çıktı: 19 müze tek çatı altında Haber

50 eser ilk kez vitrine çıktı: 19 müze tek çatı altında

Roma'nın dünyaca ünlü tarihi miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergi 11 Haziran'da ziyaretçileriyle buluşuyor. Türkiye’den 19 müzeden toplam 221 eser ve Troya Atı replikası dünya vitrinine çıkıyor. Sergide 50 eser ilk kez gün yüzüne çıkarken kapsamlı konservasyon süreci ve uluslararası standartlarda yürütülen taşıma ve koruma çalışmaları dikkat çekiyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Kolezyum’da gerçekleşecek Troya temalı sergiyi sosyal medya hesabından duyurdu. Bakan Ersoy, 11 Haziran'da ziyarete açılacak olan sergiye ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Troya’yı dünya turizminin en önemli buluşma noktalarından biri olan tarihî Kolezyum’a taşıyoruz! Roma'nın dünyaca ünlü miraslarından Kolezyum Arkeolojik Alanı’nda 11 Haziran'da ‘Troy and Rome: Myths, Legends, Stories of Ancient Mediterranean’ adlı sergimizin açılışını yapacağız. Sergimizde, Türkiye’deki 19 müzeden toplam 221 eserin yanı sıra Troya Atı replikası da yer alacak. Eserlerin 50’si ilk kez sergilenecek olup, Troya Müzesi’nden 99 eser sergide gösterime sunulacak. Aralık 2025’ten bu yana 6 bölge laboratuvarımızın restoratörleri tarafından yürütülen kapsamlı konservasyon süreciyle, eserlerimiz uluslararası standartlarda sergiye hazırlanıyor. Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM) ödünç verme standartları doğrultusunda sigorta, taşıma ve koruma süreçleri titizlikle yürütülüyor.Bu toprakların kültürel mirasını dünya sahnesine kararlılıkla taşıyan başta Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü (KVGM) ekiplerimiz olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Aylar süren hazırlık: 6 laboratuvar uluslararası standartlar Kolezyum’da düzenlenecek serginin hazırlıkları Aralık 2025’te başladı. Türkiye genelinde 6 farklı Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürlüğü bünyesinde görevli uzman restoratörler sürece dahil oldu. Sergide yer alacak eserler, ICOM’un uluslararası ödünç verme standartları doğrultusunda hazırlanıyor. Eserler, ‘çividen çiviye’ sanat eseri sigortası ile teminat altına alınırken ev sahibi ülkeden devlet garanti belgesi sağlanıyor. Taşıma süreci ise uluslararası sertifikalara sahip firmalar aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Yeni uluslararası sergiler yolda Troya sergisi, Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası platformlara taşıyan projelerin yalnızca bir parçası olarak dikkat çekiyor. Berlin’de devam eden Taş Tepeler sergisinin ardından, 2026’nın son çeyreği ve 2027 yılında Danimarka, İngiltere, İtalya ve ABD’de yeni sergiler planlanıyor. Japonya için mutabakat zaptı imzalanırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Çin ve Avusturya için de görüşmeleri sürdürüyor.

Kopenhag Eylül’de rekor koşu şampiyonasına hazırlanıyor Haber

Kopenhag Eylül’de rekor koşu şampiyonasına hazırlanıyor

Kopenhag, 19–20 Eylül 2026’da Dünya Atletizm Yol Koşusu Şampiyonası’na ev sahipliği yaparak şimdiye kadarki en büyük kitlesel katılımlı organizasyonuna hazırlanıyor. 65 binden fazla koşucunun şehrin sokaklarına çıkması bekleniyor. Katılımcılar, yeni dünya şampiyonlarının yarı maraton, 5K ve bir mil mesafelerinde elde ettiği tempoyu takip etmeye çalışacak. Etkinlik, elit sporcular ile amatör koşucuları aynı parkurda buluşturarak nadir görülen bir format sunacak. Şehir yöneticileri, bu organizasyonu Kopenhag’ın küresel etkinlik merkezi olma hedefinde önemli bir adım olarak görüyor. Belediye Başkanı Lars Weiss, elit ve amatör koşucuların aynı sokakları paylaşmasının etkinliği benzersiz kıldığını belirtti. Amaç, hem yerel hem de uluslararası ilgiyi artırmak ve Kopenhag’ı büyük spor organizasyonları için sürdürülebilir ve cazip bir destinasyon olarak öne çıkarmak. Etkinlik aynı zamanda geniş kapsamlı bir şehir festivali olarak da planlanıyor. Kültür ve Eğlence Belediye Başkanı Mia Nyegaard, bunun Danimarka tarihindeki en büyük katılımlı etkinliklerden biri olabileceğini söyledi. Organizasyonun, spor, kültür ve şehir yaşamını bir araya getiren bir kutlamaya dönüşeceği ifade edildi. Etkinlik, Sport Event Denmark, Wonderful Copenhagen, Danish Athletics Federation ve Sparta Athletics & Running iş birliğiyle, World Athletics çatısı altında düzenleniyor. Kopenhag daha önce 2014 Dünya Yarı Maraton Şampiyonası’na da ev sahipliği yapmış ve bu organizasyon, şehrin bugün çok popüler olan yarı maratonunun temellerini atmıştı. Turizm yetkilileri, yaklaşık 20 bin uluslararası koşucunun şehre gelmesini ve bunun ziyaretçi sayısında büyük artış yaratmasını bekliyor. Ülke genelinde de koşu kültürünü yayması ve yerel kulüpleri desteklemesi hedefleniyor. Yarı maraton kayıtları kura ile belirlenecek, kısa mesafeler için kayıtlar ise daha sonra açılacak.

Kopenhag Dünyanın En Mutlu Şehri Seçildi Haber

Kopenhag Dünyanın En Mutlu Şehri Seçildi

Yaşam Kalitesi Enstitüsü'nün her yıl yayımladığı "Mutlu Şehir Endeksi"nin 2025 sonuçları açıklandı. Eğitim, sürdürülebilirlik ve evrensel sağlık hizmetleri gibi alanlarda yaptığı yatırımlarla öne çıkan Danimarka'nın başkenti Kopenhag, dünyanın en mutlu şehri seçildi. Kopenhag'ı, İsviçre'den Zürih ve Asya'dan Singapur takip etti. Rapora göre, Kopenhag'ın başarısının ardında yatan temel nedenler şunlar: Evrensel ve Erişilebilir Sağlık Hizmetleri: Her vatandaşın sigortalı olduğu sistemde, her bin kişiye 4,4 doktor düşüyor. Dengeli Yaşam Tarzı: Ortalama yaşam süresinin 79,9 yıl olduğu şehirde, 37 saatlik çalışma haftası gibi uygulamalarla iş-yaşam dengesi destekleniyor. Eğitim ve İnovasyona Bağlılık: Şehir, eğitime yaptığı yatırımlarla öne çıkıyor. Şeffaf Yönetim ve Sürdürülebilirlik: Çevre koruma ve şeffaf yönetim anlayışı, şehrin mutluluk skorunu yükselten diğer önemli faktörler. Bu yılki endeksin ilk beş sırasında şu şehirler yer aldı: Kopenhag, Danimarka Zürih, İsviçre Singapur Aarhus, Danimarka (2024 yılının birincisi) Anvers, Belçika Listenin ilk 50'sinde tam yedi şehri bulunan Danimarka'nın genel mutluluk seviyesinin yüksekliği dikkat çekiyor. Bu endeksin, ülkeleri sıralayan "Dünya Mutluluk Raporu" ile karıştırılmaması gerekiyor. Ülkeler sıralamasında Finlandiya, sekiz yıldır üst üste dünyanın en mutlu ülkesi seçilirken, Danimarka ise ikinci sırada yer alıyor. Yaşam Kalitesi Enstitüsü, amacının sadece bir şehri "en iyi" olarak nitelemek değil, aynı zamanda dünya genelinde mutluluğu artıran olumlu eğilimleri ve başarılı uygulamaları kutlamak olduğunu vurguluyor.

Visa Akdeniz Turizm Analizi: Türkiye’nin 2024 Turizm Başarısı Haber

Visa Akdeniz Turizm Analizi: Türkiye’nin 2024 Turizm Başarısı

Visa Akdeniz Turizm Analizi, 2024 yılında Türkiye’nin Akdeniz havzası ülkeleri arasında ziyaretçi sayısını en çok artıran ikinci ülke olduğunu ortaya koydu. Diğer yandan Türkiye son 5 yılda yabancı kartlı turizm gelirlerini en çok artıran ikinci ülke oldu. 2024 yılında ülkemizi ziyaret eden turistlerin %18’inin 2023’te de Türkiye’yi tercih ettiği ve geri dönen bu ziyaretçilerin, ortalama bir turistten %74 daha fazla kart kullandığı görüldü. İstanbul, Türkiye’nin turizm gelirlerinin yarısından fazlasına katkı sağlarken bu trendin dört mevsim boyunca etkili olduğu görüldü. Yeme-içme, ulaşım, market ve sağlık sektörleri yüksek çift haneli büyüme kaydederek Türkiye’nin 2024 turizm başarısında öncü oldu. ABD ve Körfez Ülkeleri ziyaretçilerinin harcamalarının Türkiye’nin toplam turizm gelirlerinin üçte birini oluşturduğu görüldü. Visa, Akdeniz’e kıyısı olan Türkiye, İspanya, İtalya, Fransa, Portekiz, Yunanistan, Hırvatistan ve Malta’ya seyahat eden yabancı turistlerin kart kullanımı trendlerine dair içgörüler sağlayan Visa Akdeniz Turizm Analizi’nin 2024 yılı sonuçlarını açıkladı. Türkiye, son 5 yılda kartlı turizm gelir artışında ikinci sırada Visa Akdeniz Turizm Analizi, Türkiye’nin turizmdeki rekabet gücünü ortaya koyuyor. Araştırma sonuçları Türkiye’de kart kullanımının 2024 yılında Euro bazında %5 artış kaydettiğini gösteriyor. Kartlı ziyaretçi sayısındaki büyüme ise %16. Bununla birlikte rakamlar son 5 yıl içinde Akdeniz’de turizm gelirlerini en çok artıran ikinci ülkenin Türkiye olduğuna işaret ediyor. Analiz sonuçlarına göre, son 5 yılda toplam yabancı kart harcamaları Akdeniz havzası genelinde yaklaşık 2 katına çıkarken aynı dönemde Türkiye’nin ortalamanın üzerinde büyüdüğü gözlemleniyor. Bu gelişme, Türkiye’nin 2019 yılından bu yana turizm alanında güçlü bir ivme yakaladığını gösteriyor. Türkiye, sağlık turizminde öne çıkıyor Visa Akdeniz Turizm Analizi’nin ortaya koyduğu rakamlara göre, 2024’te sağlık turizmi Akdeniz havzasında turizm harcamalarının ortalama %2’sini oluştururken, bu rakam ülkemizde turist harcamalarının %7’sine denk geliyor. Rakamlar, Türkiye’nin önceki yıllarda olduğu gibi bu alanda stratejik bir rekabet avantajına sahip olduğunu ortaya koyuyor. Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin, “Visa Akdeniz Turizm Analizi, Türkiye’nin turizm stratejisi açısından değerli içgörüler sunuyor. Analizin en dikkat çekici bulgularından biri, 2024 yılında ülkemizi ziyaret eden her beş turistten birinin 2023’te de Türkiye’yi tercih etmesi ve geri dönen bu turistlerin, genel ortalamaya kıyasla yaklaşık %74 daha yüksek kart kullanımı gerçekleştirmesi olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca, analiz sonuçları yabancı turistlerin kart harcamalarında artışa işaret ederken, kartlı ödemelerin turizm gelirlerine olumlu etkisini ve ülke ekonomimize katkısını da gözler önüne seriyor. Visa olarak, yabancı turistlerin Türkiye’de güvenli ve kesintisiz harcama yapmalarını desteklemeye, aynı zamanda turizm sektöründeki küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital ödeme yöntemlerini kullanabilmesini sağlamaya devam edeceğiz” dedi. Visa Güney Avrupa Danışmanlık ve Analitik Başkanı Sertan Şener, “Visa Akdeniz Turizm Analizi, Türkiye’nin Akdeniz havzasındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Son beş yılda, bölgedeki ülkeler arasında kartlı harcamalarını en fazla artıran ikinci ülkenin Türkiye olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin 2024 yılında turizmdeki başarısını yeme-içme, ulaşım, market ve sağlık sektörlerindeki kart harcamalarında kaydedilen büyüme önemli ölçüde destekliyor. Analiz bulguları, yabancı kartlarla gerçekleştirilen sağlık harcamalarının ülkemizin toplam turizm gelirine katkısının, Akdeniz havzası ortalamasının üç katından fazla olduğunu gösteriyor. Visa olarak, kartlı ve yenilikçi ödeme çözümlerinin turizm sektörünün en önemli itici güçlerinden biri olduğunu gözlemliyor, Türkiye’de turizmin sürdürülebilir büyümesini desteklemeye kararlılıkla devam ediyoruz”Formun ÜstüFormun Altı dedi. Türkiye’ye geri dönen turistler, %74 daha fazla kart kullanımı gerçekleştirdi 2024 yılında ülkemizi ziyaret eden her 5 turistten birinin, 2023’te de Türkiye’yi tercih ettiği ve geri dönen bu ziyaretçilerin, ortalama bir turistten %74 daha fazla kart kullandığı görüldü. Türkiye’ye geri dönen ziyaretçilerin kart kullanım artışları incelendiğinde 96% ile ABD, 85% ile Fransa ve 80% ile Hollanda koridorları dikkat çekti. En fazla kartlı turizm harcaması 4 ana coğrafi koridordan geldi Türkiye’de 2024 yılında en fazla kartlı harcama Körfez Ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Türki Cumhuriyetler’den geldi. Körfez Ülkeleri’nden gelen ziyaretçilerin kart kullanımının dörtte üçü İstanbul’da gerçekleşirken, Trabzon ve Bursa’da da yoğunluk görüldü. ABD koridoru ise İstanbul’un ardından sahil bölgeleri ve Kapadokya’yı tercih etti. İngiltere’den gelen turistler, Antalya, Muğla ve İstanbul arasında dengeli bir profil çizdi. 2024’te Türkiye’nin turizm büyümesine en büyük nominal katkıyı ise İngiltere, Almanya ve ABD koridorları verdi. Türkiye’de turistlerin önceliği: Seyahat harcamaları Öte yandan turistlerin Türkiye’de yaptıkları harcamalarda konaklama, yeme-içme ve market sektörlerini içeren seyahat kategorisi %36’lık payla ilk sırada geliyor. Turistlerin Türkiye’de en çok harcama yaptıkları ikinci önemli kategori ise %33’lük pay ile perakende alışverişler olarak öne çıkıyor. Toplam Türkiye turizminin yaklaşık %10’unu Körfez Ülkeleri’nden gelen ziyaretçilerin perakende alışverişleri oluşturuyor. Araştırma tek başına Körfez Ülkeleri’nin giyim harcamalarının, diğer ana koridorların giyim harcamalarının toplamıyla neredeyse eşit olduğuna işaret ediyor. ABD’den gelen ziyaretçiler, kuyum/aksesuar harcamalarıyla öne çıkarken, sağlık harcamalarında İngiltere ve Türki Cumhuriyetler’in ön planda olduğu gözlemleniyor. Kartlı harcamalarda İstanbul zirvede 2024 yılında Türkiye’deki yabancı kart harcamalarının %88’i sırasıyla İstanbul, Antalya, Muğla, İzmir, Aydın, Trabzon ve Nevşehir olmak üzere 7 ana ilde gerçekleşti. Körfez Ülkeleri’nden gelen turistler, İstanbul’da en fazla kartlı harcama yapan grup olurken, Muğla’da İngiltere ve Almanya’dan gelen turistler öne çıktı. Antalya’da İngiltere, Almanya ve Türki Cumhuriyetler’den gelen ziyaretçiler harcamalarda en büyük payı aldı. Antalya’da kart kullanımında Norveç, Danimarka ve Polonya’dan gelen ziyaretçilerin de önemli bir yer tuttuğu görüldü. İzmir ve Aydın’da ise ABD’den gelen turistlerin harcamaları dikkat çekti. Trabzon turizminin tamamına yakını Körfez Ülkeleri’nden gelen ziyaretçiler tarafından yapıldı. Nevşehir’de ise diğer şehirlere kıyasla Japonya ve Çin gibi Asya ülkelerinden ve Latin Amerika’dan gelen ziyaretçilerin yoğunluğu dikkat çekti. Bu veriler, Türkiye’nin turizm gelirlerinde çeşitlenmenin arttığını ve farklı coğrafyalardan gelen turistlerin belirli bölgelerde yoğunlaştığını ortaya koydu. İstanbul dört mevsimde de turizm lideri Araştırma sonuçlarına göre İstanbul dört mevsim boyunca Türkiye’nin toplam turizm gelirlerine en büyük katkıyı sunan il oldu. İstanbul’da en yoğun kart kullanımı ise 2024’ün üçüncü çeyreğinde gerçekleşti. İstanbul’un kış aylarında turizme yaptığı katkının yaz turizmi ile öne çıkan illerin turizme toplam katkısından daha fazla olması ise dikkat çekici bir veri olarak öne çıktı.

Anadolu’nun Kayıp Hazineleri Geri Dönüyor Haber

Anadolu’nun Kayıp Hazineleri Geri Dönüyor

ANTALYA (İHA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Danimarka’dan iadesi sağlanarak Antalya’ya getirilen tarihi eserlerin tanıtıldığı toplantıda önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Ersoy, kültürel mirasın korunmasına yönelik yürütülen çalışmaların kararlılıkla devam ettiğini belirterek, "Dünyanın neresine kaçırılmış olursa olsun bu topraklara ait hangi eser varsa biz bu eserlerin izini sürüp ülkemize getirmekte kararlıyız ve bunu yapmaya devam edeceğiz. Artık koleksiyonlar ya da konunun uzmanlarının kabul ettiği bir gerçek var. Biliyorlar ki ellerinde Anadolu'dan yasal olmayan yollarla çıkarılmış bir arkeolojik eser varsa, Türkiye Cumhuriyeti gelip onu bulacak ve yasal yollarla iadesini sağlayacak" dedi. Bakanlığın uzun süredir yürüttüğü titiz çalışmalar neticesinde, Danimarka Glyptotek Müzesi’ne sunulan bilimsel kanıtlar ve etik gerekçelerle Türkiye’ye iade edilen eserler, Antalya Arkeoloji Müzesi’nde kamuoyuna tanıtıldı. İade edilen eserler arasında, Burdur’un Boubon Antik Kenti’ne ait Roma İmparatoru Septimius Severus’un heykel başı ile yine Burdur’un Düver Köyü’nden kaçırılan 48 pişmiş toprak mimari levha yer alıyor. Bakan Ersoy, son yedi yılda 8 bin 967 eserin Türkiye’ye geri getirildiğini ve bu sürecin hız kesmeden devam edeceğini vurguladı. PROF. DR. JALE İNAN’IN ÇALIŞMALARI İadesi sağlanan Boubon Antik Kenti’ne ait heykel başının, 1960’lı yıllarda bölgede yapılan kaçak kazılar sonucunda yurt dışına kaçırıldığı tespit edildi. Bakan Ersoy, bu sürecin aydınlatılmasında merhum arkeolog Prof. Dr. Jale İnan’ın çalışmalarına dikkat çekerek, şunları söyledi: "M.S. 3. yüzyıla tarihlenen bu eserin iadesi vesilesiyle bu eser grubu hakkındaki çalışmalarından faydalandığımız merhume Prof. Dr. Jale İnan'ı da anmak isterim. Biz son 5 yılda gerçekten bu mücadelede önemli kazanımlar elde ettik ama Anadolu'nun kültürel mirasının korunması çalışmaları on yıllardır sürüyor. Rahmetli Jale İnan hocamız, bu heykel başını yerinde incelemiş ve Boubon kökenli olduğuna dair tespitlerde bulunmuştu. O dönem yapılan tespitlerin de ışığında Kaçakçılıkla Mücadele Dairemiz çalışmalarını genişletip iade talebimizi Danimarka'ya iletti. Danimarka ve Glyptotek Müzesi'ni de iş birliğine açık tutumları ve etik bir duruş sergileyerek verdikleri iade kararından dolayı kutluyorum. Kopenhag Büyükelçimiz Sayın Hakan Tekin ile Kültür ve Tanıtma Müşavirliğimize de ayrıca teşekkür ederim." PISIDIA KÜLTÜRÜNÜN İZLERİ: PİŞMİŞ TOPRAK LEVHALAR Danimarka’dan geri getirilen bir diğer önemli eser grubu ise M.Ö. 6. yüzyıla tarihlenen pişmiş toprak levhalar. Burdur’un Düver Köyü’nde kaçak kazılarla ortaya çıkarılan bu levhalar, Antik Pisidia kültürüne ışık tutan arkeolojik buluntular arasında yer alıyor. Özellikle 1960’lı yıllarda Boubon Antik Kenti’nde yapılan kaçak kazılar hakkında konuşan Bakan Ersoy, "Lucius Verus, Septimius Severus, Genç İmparator ve Giyimli Kadın heykellerinin yanı sıra İmparator Caracalla'ya atfedilen iki büst ve dönemin önemli şahsiyetlerine ait beş baş ile bir bronz kadın büstü Türkiye'ye yeniden kazandırılmıştı. Bu iadeler; sunulan belgeler, görgü tanığı ifadeleri ve adli kriminolojik çalışmalar sayesinde gerçekleşti. Bakanlığımız ile Manhattan Savcılığı iş birliğinde yapılan geniş kapsamlı soruşturmalar ve iadeler de dünyada ciddi düzeyde yankı buldu, örnek oldu" dedi. HEYKELİN BAŞ VE GÖVDESİ BULUŞACAK MI? Septimius Severus’un heykel başının Türkiye’ye dönmesi, gövdesiyle birleşme ihtimalini de gündeme getirdi. Bakan Ersoy, bu konuda detaylı bir bilimsel çalışma başlatıldığını belirterek, "Antik dönemde, bu heykel gövdeleri son derece idealize bir şekilde yapılmakta ve tarih içinde imparatorların değişmesi gibi durumlarda farklı başların birleştirilmesiyle kullanılmaktaydı. İşte bu sebeple şu an baş ve gövdenin ani ve hızlı bir müdahaleyle ayrım noktalarının birbirine oturtulması esere zarar verebileceğinden konservatörlerimiz bu süreci çok dikkatli analiz ederek zamana yayılan bir proje kapsamında ele alacaklar. Pek tabii bu projenin sonucunu da bilim dünyası ve kamuoyuyla yine büyük bir mutlulukla paylaşacağız" açıklamasında bulundu. TÜRKİYE, KÜLTÜREL MİRASININ PEŞİNDE Son yıllarda, yurt dışına kaçırılan eserlerin iadesi konusunda büyük başarılar elde eden Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2025 yılı için de 14 önemli eserin iadesini sağlamayı planlıyor. Bakan Ersoy'un açıklamasına göre, 2024 yılında tam bin 149 tarihi eserin ülkeye geri kazandırıldığı biliniyor. 2002-2025 yılları arasında iadesi sağlanan toplam eser sayısının 13 bin 282 olduğunu açıklayan Bakan Ersoy, bu sürecin hız kesmeden devam edeceğini belirtti. KAÇAKÇILIKLA MÜCADELEDE FARKINDALIK ÇALIŞMALARI Eserlerin yurt dışına kaçırılmasını önlemek için, Kaçakçılıkla Mücadele Dairesi sadece yurt dışında eser takibi yapmakla kalmıyor; aynı zamanda Anadolu’nun dört bir yanında farkındalık çalışmaları yürütüyor. Bakan Ersoy, bu çalışmaların köylere kadar yayıldığını belirterek, "Bakanlık yetkililerimiz Anadolu'yu adeta karış karış geziyor. Köy köy dolaşıp muhtarlarımız başta olmak üzere herkese bu mücadelenin önemini anlatıyor. Sadece yetişkinlerin bilinçlendirilmesi değil, geleceğimizin sahibi çocuklarımıza geçmişin mirasının önemini anlatmak için hikaye kitapları hazırlıyor, ağaç yaşken eğilir mantığıyla onlara eğitimler veriyoruz" dedi. DANIŞMA SÜRECİ VE İŞ BİRLİKLERİ Danimarka'nın Ankara Büyükelçisi Ole Toft, eserlerin ait oldukları topraklara geri döndürülmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Toft, "Tarihî eserlerin iadesi önemli ancak genellikle karmaşık bir süreçtir. Ve bugün bizatihi Türkiye ve Danimarka olarak birlikte İmparator başı özelinde güzel bir çözüm üretebildik. Burada karşılıklı saygı ve iş birliği olduğu süreç neticesinde bu noktaya gelmiş olmayı da kutluyoruz. Danimarka'nın Glyptotek Müzesi yalnızca heykel başını değil 48 adet pişmiş toprak levhayı da iade ediyor. Levhaların iadesi Türkiye'nin talebi olmadan ancak Glyptotek Müzesi'nin iç incelemeleri neticesinde pişmiş toprak eserlerin Türkiye'ye ait olduğunun anlaşılması üzerine müzenin girişimiyle gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz yıl Türkiye'yi 350 bin Danimarkalı ziyaret etti. Bunların 200 bini Antalya bölgesine geldi. Güzel doğası ve iklimiyle Türkiye, Danimarkalı turistler için her zaman cazibe noktası olmuştur" şeklinde konuştu. Büyükelçi, ayrıca Danimarkalı turistlerin Türkiye’ye ilgisinin artacağını ve eserlerin sergilendiği Antalya Arkeoloji Müzesi’ni ziyaret etmeye teşvik edileceğini ifade etti.

Grönland Turizmde Yeni Bir Sayfa Açıyor Haber

Grönland Turizmde Yeni Bir Sayfa Açıyor

Grönland’ın dev buzdağları, kuzey ışıkları ve el değmemiş vahşi yaşamının oluşturduğu nefes kesen doğası giderek daha fazla turistin ilgisini çekiyor. Ülke, şimdiye kadar ekonomisini büyük ölçüde balıkçılığa dayandırırken, artık turizmi öncelikli bir gelir kaynağı haline getirmeyi hedefliyor. Turizm sektörü, 2023 yılında 250 milyon euroluk gelirle dikkat çekerken, Grönland hükümeti bu rakamı üç katına çıkararak turizmin ihracat değerinin yüzde 40’ına ulaşmasını amaçlıyor. Bu doğrultuda, adaya daha fazla uluslararası ziyaretçi çekebilmek için büyük bir altyapı dönüşümü başlatıldı. YENİ HAVALİMANI İLE SEYAHAT KOLAYLAŞIYOR Ekim 2024’te Grönland’ın başkenti Nuuk’ta yeni bir uluslararası havalimanı açıldı. Önceki havalimanı küçük uçaklara hizmet verecek kapasitedeydi. Bu nedenle turistler genellikle başka bir noktada aktarma yapmak zorunda kalıyordu. Yeni pistin uzunluğu iki kattan fazla artırılarak 2 bin 200 metreye çıkarıldı ve büyük yolcu uçaklarını ağırlayacak modern bir terminal inşa edildi. Böylece Nuuk, artık büyük havayolu şirketlerinin uçuş takvimine girebilecek ve aktarmasız uluslararası uçuşlara ev sahipliği yapabilecek durumda. United Airlines, 14 Haziran 2025'te Newark’tan Nuuk’a direkt uçuşlara başlıyor. Aynı şekilde SAS da Kopenhag’dan düzenli seferler planlıyor. Ayrıca Icelandair ve Air Greenland gibi şirketler de Grönland’ı daha fazla noktaya bağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Bununla birlikte, sadece Nuuk'un değil, kuzeydeki Ilulissat ve güneydeki Qaqortoq bölgelerinin de 2026’ya kadar eşit kapasitede uluslararası havalimanlarına kavuşması planlanıyor. GRÖNLAND NEDEN TURİZME YÖNELİYOR? Grönland, turizmi yalnızca ekonomik büyüme için değil, aynı zamanda ekonomik çeşitlilik sağlamak amacıyla da önemsiyor. Şu an adanın ihracatının yüzde 90’ı balıkçılığa dayanıyor ve bu tek sektörlü ekonomi, sürdürülebilirlik açısından risk taşıyor. 2023’te turizm gelirlerinde rekor artış yaşandı. Grönland'a hava yoluyla gelen turist sayısı 40 bine yaklaşırken, gemiyle seyahat edenlerin sayısı 76 bini geçti. Bu, 2019’a kıyasla neredeyse iki katlık bir artışı temsil ediyor. Turizmin büyümesiyle birlikte hizmet sektöründe doğrudan binin üzerinde yeni istihdam yaratıldı. Ancak Grönland yönetimi, bu büyümenin sürdürülebilir ve yerel halka fayda sağlayacak şekilde gerçekleşmesini hedefliyor. Bu nedenle, 2023’te çıkarılan bir yasa ile kültürel mirasın korunmasına yönelik düzenlemeler de getirildi. MACERA TURİZMİNİN YENİ GÖZDESİ GRÖNLAND Grönland, turizm kampanyalarında macera temasını öne çıkarıyor. İzlanda gibi Kuzey Kutup Dairesi’ndeki konumu, onu eşsiz bir doğa harikası haline getiriyor. Gezginler için en popüler aktiviteler şunlar: Buz Dağlarında Yürüyüş: UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Ilulissat Icefjord ve Sermeq Kujalleq bölgesi dev buzullarıyla ünlü. Balina Gözlemi: Grönland sularında, dünyanın en büyük memelilerini doğal ortamlarında izlemek mümkün. Köpek Kızağı ve Kış Sporları: Kar motosikleti, kayak ve hatta helikopterle kayak gibi aktiviteler, adrenalin tutkunları için ideal. Kuzey Işıkları: Minimal ışık kirliliği sayesinde Grönland, dünyanın en net kuzey ışığı görüntülerini sunuyor. Yerel yönetim, 2030’a kadar otel kapasitesini yüzde 50 artırmayı hedefliyor ve 500 yeni otel odasının inşası için projeler yürütüyor. Ancak, Visit Greenland’in analizine göre, Nuuk ve Ilulissat’ta konaklama konusunda kısa vadede sıkıntılar yaşanabileceği düşünülüyor. GRÖNLAND YENİ BİR TURİZM MERKEZİ OLABİLİR Mİ? Yeni havalimanları, aktarmasız uçuşlar ve turizme artan yatırımlarla Grönland, küresel bir doğa ve macera turizmi merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Ancak büyüme, kültürel ve çevresel hassasiyetler göz önünde bulundurularak şekillendiriliyor. Visit Greenland CEO’su Anne Nivika Grodem, "Turizm şirketleri, sektörün sürdürülebilir bir şekilde gelişmesi için ortak bir vizyona sahip" dedi. 2025’te daha fazla turistin Grönland’ı keşfetmesi beklenirken, bu eşsiz doğa harikasının dikkatle korunarak turizme açılması, adanın geleceği için kritik önem taşıyor.

Erciyes, İskandinav Turistlerin Yeni Gözdesi Haber

Erciyes, İskandinav Turistlerin Yeni Gözdesi

KAYSERİ (İHA) - Türkiye’nin en önemli kış turizmi destinasyonlarından biri olan Erciyes Kayak Merkezi, yalnızca yerli turistlerin değil, dünya genelindeki kayak tutkunlarının da ilgisini üzerine çekiyor. Kayseri’nin dağ turizmindeki incisi Erciyes, 112 kilometrelik kayak pistleri ve 19 mekanik tesisiyle her geçen yıl daha fazla ziyaretçiyi ağırlıyor. MODERN TESİSLER, ULUSLARARASI İLGİ Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın öncülüğünde sürekli gelişim gösteren Erciyes, hem Türkiye’de hem uluslararası alanda dikkat çekiyor. Daha önce Çekya ve Polonya’dan turistleri ağırlayan merkez, Norveç, İsveç, Finlandiya ve Danimarka gibi İskandinav ülkelerinin de ilgisini çekmeyi başardı. İsveç televizyonlarında geniş yer bulan Erciyes, modern tesisleri, eşsiz manzaraları ve yüksek kaliteli pistleriyle övgü topladı. Turizm üzerine yapılan bir yayında, programa katılan İsveçli konuk Kajsa Beausang, Erciyes Kayak Merkezi’ni değerlendirerek, "Kapadokya'nın yanı başında Kayseri de var. Orada da harika bir kayak merkezi var. 3 bin 917 metre zirveye sahip Erciyes Dağı. Kayseri'nin de bu kadar etkileyici olduğunu bilmiyordum" ifadelerini kullandı. "ERCİYES, ALPLERE BENZETİLEBİLİR AMA DAHA ÖZEL" Beausang, Erciyes’in ulaşım kolaylığına da dikkat çekerek, "İstanbul'dan direkt uçakla kısa sürede ulaşabiliyorsun. Bu da çok büyük bir avantaj. İnsanlar Erciyes'i biraz Alplere benzetebilir ama buranın daha da özel olduğunu söyleyebilirim. Çünkü burada yalnızca doğal güzellikler değil, aynı zamanda Türkiye'nin en büyük pazar alanlarından biri gibi özel aktiviteler de var. Bu gerçekten harika" dedi. Bir diğer program konuğu ise Kayseri’nin turizm potansiyeline duyduğu hayranlığı, "Burada görülecek ve yapılacak çok fazla şey var gibi görünüyor" sözleriyle anlattı. ERCİYES'İN KARI, KAYSERİ'NİN KÂRI Büyük turizm potansiyeli ve uluslararası ilgisiyle Erciyes, Kayseri’nin turizm hedeflerini geleceğe taşıyor. Kış ve dağ turizminde emin adımlarla ilerleyen Erciyes, hem Kayseri’ye hem de Türkiye’ye önemli bir değer katmaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.