Hava Durumu

#Cop31

TOURISMJOURNAL - Cop31 haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cop31 haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Vali Şahin: COP31, Antalya’ya büyük katkı sağlayacak Haber

Vali Şahin: COP31, Antalya’ya büyük katkı sağlayacak

Antalya Valisi Hulusi Şahin başkanlığında İl Milli Eğitim Müdürlüğü Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen 2026 yılı 1. İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda, Antalya genelindeki yatırımların durumları, tamamlanan projeler ve devam eden çalışmalar detaylı bir şekilde ele alındı. Antalya'da 2025 yılı sonu itibariyle 657 proje üzerinde çalışıldığını açıklayan Vali Şahin, "Bu projelerin 397’si genel ve özel bütçeli kuruluşlarca, 260’ı ise belediyelerin imkanlarıyla gerçekleştirildi. Bedeli 176 milyar 336 milyon TL olan bu projelerin 2025 yılı ödenekleri ise 39 milyar 776 milyon TL’dir. 2025 yılı sonu itibariyle, 34 milyar 485 milyon TL harcama yapılarak yüzde 87 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır" dedi. "Genel ve özel bütçeli kuruluşlar 397 proje üzerinde çalıştı" Genel ve özel bütçeli kuruluşlarca üzerinde çalışılan 397 projenin bedelinin 147 milyar 872 milyon TL olduğunu ifade eden Vali Şahin, "2025 yılı ödenekleri toplamı ise 23 milyar 594 milyon TL tutarında olup, bu projelere 2025 yılı sonu itibariyle 21 milyar 127 milyon TL harcama yapılmış ve yüzde 90 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır" ifadelerine yer verdi. Belediyeler tarafından yürütülen 260 proje bedelinin 28 milyar 464 milyon TL olduğunu belirten Vali Şahin, "Bu projelerin 2025 yılı ödenekleri toplamı ise 16 milyar 182 milyon TL olup, yıl sonu itibariyle 13 milyar 358 milyon TL harcama yapılmış ve yüzde 83 oranında nakdi gerçekleşme sağlanmıştır" şeklinde konuştu. Yatırımcı kuruluşlar ile belediyelerin gerçekleştirdiği yatırımlarda nakdi gerçekleşmenin, 13 milyar 520 milyon TL harcama tutarı ile en çok ulaştırma-haberleşme sektöründe olduğunu belirten Vali Şahin, ikinci sırada 12 milyar 544 milyon TL harcama tutarı ile diğer kamu hizmetleri, üçüncü sırada ise 3 milyar 128 milyon TL harcama tutarı ile sağlık sektörünün olduğunu ifade etti. "316 proje tamamlandı, 223 proje devam ediyor" 657 projeden 316’sının tamamlanarak hizmete alındığını, 62 projenin ise ihale aşamasında olduğunu belirten Vali Şahin, 47 projeye henüz başlanmadığını, 223 projenin halen devam ettiğini, 9 projenin ise tasfiye edildiğini ifade etti. 2026 Yılı Kamu Yatırım Programı kapsamında Antalya iline ait 102 projenin yatırım programında yer aldığını belirten Vali Şahin, bu projelerin toplam bedelinin 178 milyar 441 milyon 555 bin TL olduğunu, 2025 yılı sonu itibariyle 44 milyar 739 milyon 696 bin TL harcama yapıldığını ve 2026 yılı ödeneğinin 31 milyar 909 milyon 636 bin TL olarak belirlendiğini açıkladı. Muhtelif illerle ortak yürütülen 13 projenin toplam bedelinin ise 40 milyar 856 milyon 319 bin TL olduğunu ifade eden Vali Şahin, "Bu projeler için 2025 yılı sonu itibariyle 19 milyar 215 milyon 339 bin TL harcama yapıldı, 2026 yılında ise 3 milyar 853 milyon 979 bin TL ödenek ayrıldı. Antalya’nın, muhtelif iller dâhil olmak üzere yatırım programında yer alan toplam 115 projesinin bedeli 219 milyar 297 milyon 874 bin TL, 2026 yılı ödeneği ise 35 milyar 763 milyon 615 bin TL’dir" ifadelerine yer verdi. "COP31, Antalya’ya çok önemli katkılar sağlayacak" Toplantının sonunda yaptığı değerlendirmede, 2026 yılında Antalya’nın çok sayıda etkinliğe ev sahipliği yapacağını belirten Vali Şahin, "Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’ndan sonra dünyada düzenlenecek en büyük uluslararası etkinlik olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı yalnızca EXPO’da gerçekleşmeyecek. Belek’te, Aksu’da, Serik’te, Manavgat’ta, Alanya’da, Muratpaşa’da; kısacası bütün Antalya’da olacak. Bunun Antalya’ya dönüşü de son derece olumlu olacaktır. Otellerimiz G20 ile kendini kanıtladı, ardından Expo 2016 ile çok daha yüksek statülü misafirler ağırlamaya başladı. COP31 ise bunun bir üst seviyesi olacak ve turizmimize, ticaretimize çok önemli katkılar sağlayacak" dedi. Vali Hulusi Şahin’in başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Çevikol Tuncer, vali yardımcıları, kaymakamlar, ilçe belediye başkanları ile kamu kurum ve kuruluş müdürleri katıldı.

AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, 2026’yı Geçiş Yılı Olarak Görüyor Haber

AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu, 2026’yı Geçiş Yılı Olarak Görüyor

Ekonomi Muhabirleri Derneği Antalya üyelerini ağırlayan Kaan Kavaloğlu, Antalya turizm sektörünün mevcut durumu, pazar dinamikleri ve 2026 yılına yönelik beklentilere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. "Antalya 17 milyon eşiğine yaklaşıyor" Antalya turizminin mevcut durumu hakkında konuşan Kavaloğlu, kente gelen ziyaretçi sayısının 16 milyon 800 bini geçtiğini belirterek, bu rakamın geçen yıla göre yaklaşık yüzde 1,5'lik artış anlamına geldiğini söyledi. 17 milyon seviyesinin önemli olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İsrail-Filistin geriliminin devam etmesinin yüksek oranlı büyümeleri zorlaştırdığını ifade etti. Kavaloğlu, "Bu şartlar altında 18-20 milyon gibi hedeflere kısa vadede ulaşmak kolay değil. 2026 yılına baktığımızda da benzer bir tablo görüyoruz. Yüzde 1-2'lik artı ya da eksi değişimler olabilir ancak büyük sıçramalar beklemiyorum" dedi. "2026 yılı bir geçiş dönemi olacak" Pazar dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, önümüzdeki yıla yönelik rezervasyonların önceki yıllara benzer seviyelerde seyrettiğini, tur operatörlerinin de çift haneli büyüme hedeflemediğini aktardı. 2026 yılının sektör açısından bir geçiş yılı olacağını belirten Kavaloğlu, Kış aylarındayız, yılbaşı yaklaşıyor. Ama önümüzdeki sene ile ilgili rezervasyonların da bir önceki seneki gibi geldiğini görüyoruz. Çok büyük artışları gözlemlemiyoruz. Demek ki bu rakam sabit bir şekilde devam edecek. Jeopolitik konumumuz nedeniyle şu anda bir dezavantaj yaşıyoruz. Ancak Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sona erme ihtimali durumunda, turizm açısından bambaşka bir sezona evrilme ihtimali de bulunuyor. Bunu özellikle vurgulamak isterim. Rusya, uzun bir aranın ardından 2019 yılında Antalya için yaklaşık 6 milyon seviyesine yaklaşmıştı. Bu yıl ise ilk kez yeniden 4 milyon seviyesinin yakalanması bekleniyor. Bu rakamın aşılmasının ardından, ikinci sıradaki Almanya, üçüncü sıradaki İngiltere ve dördüncü sıradaki Polonya pazarlarında çift haneli büyüme ihtimali artık oldukça sınırlı görünüyor. Tur operatörleriyle yaptığımız görüşmelerde de, planlanan uçuş kapasitelerinde çift haneli bir büyümenin ne beklendiğini ne de hedeflendiğini görüyoruz. Bu çerçevede 2026 yılının, 2025 yılına benzer bir seyir izleyeceğini öngörüyoruz. 2026 yılının bizim açımızdan temel özelliği ise bir geçiş yılı olmasıdır. Çünkü sıçrama beklenmeyen dönemlerde, en küçük makro ya da mikro olumsuzlukta, risklerin çok daha belirgin hale geldiği ve sektörün zorlandığı süreçler yaşanabiliyor" diye konuştu. "Krizleri yönetmeyi bilen bir sektörüz" Sektörün geçmişte yaşadığı zorluklara da değinen Kavaloğlu, 2019 yılında Thomas Cook'un iflasının ve ardından yaşanan pandemi sürecinin turizm sektörü üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu hatırlattı. 2024 yılında yaşanan tur operatörü iflasları ve uluslararası organizasyonların yüksek sezona denk gelmesine rağmen sezonun başarılı geçtiğini belirten Kavaloğlu, 2025 yılının ise ekonomik şartlar nedeniyle zor bir yıl olduğunu söyledi. Kavaloğlu, "Deprem sonrası yaşanılan finansal kriz, enflasyon baskısı, kur sabitlemesinin oluşturduğu baskı, bizi çok zorlayan bir döneme neden oldu. 2025 yılını da çok kolay atlattık diyemeyeceğim. Sektör için uzun zamandır bu kelimeyi kullanıyorum, dirayet kelimesini çok seviyorum. Dirayetin altında krizi yönetmeyi bilen, zor şartlarda bir araya gelmeyi bilen özellikle kamu, özel sektör endeksinde çok doğru işleri doğru zamanda yapabilen bir sektörüz. Dolayısıyla bu dirayetle 2025 yılını da atlattık. 2026 yılına da olumlu bakmaya çalışıyoruz ama önümüzde yine bizi çok zorlayacak, kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var" dedi. "2026'nın ilk ayları zor geçebilir" Mevsimsellik konusuna da değinen Kavaloğlu, kış aylarının Antalya turizmi açısından en zor dönem olduğunu belirtti. Aralık ve ocak aylarında doluluk oranlarının düştüğünü, yılbaşı ve Noel dönemlerinde kısa süreli bir hareketlilik yaşandığını aktaran Kavaloğlu, 2026 yılında özellikle nisan ve mayıs aylarının iklim geçişi nedeniyle zor geçmesini beklediğini söyledi. Kavaloğlu, "Haziran itibarıyla yüksek sezon başlıyor. Kurban Bayramı ile birlikte 2026'da tam anlamıyla yüksek sezona girileceğini öngörüyoruz" ifadelerini kullandı. "İlk dört pazar değişmeyecek" Antalya'nın ana kaynak pazarlarının Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya olduğunu belirten Kavaloğlu, bu sıralamanın önümüzdeki dönemde değişmesini beklemediğini ifade etti. Ukrayna pazarında savaş sonrası yeniden toparlanma yaşandığını belirten Kavaloğlu, Avrupa'da yaşayan Ukraynalıların tatil tercihlerinde Antalya'nın öne çıktığını söyledi. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Antalya turizmi için önemli bir kaynak olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, bu grubun uzun süreli konaklamalarıyla sektöre ciddi katkı sağladığını ifade etti. İç pazarın da giderek daha bilinçli hareket ettiğini belirten Kavaloğlu, erken rezervasyon alışkanlığının iç pazarda yaygınlaştığını söyledi. "Rekabetçi kalmak zorundayız" Fiyat politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavaloğlu, Türkiye'nin artık düşük fiyatlı bir destinasyon olmadığını, hem yabancı hem de yerli turistten hak ettiği geliri elde etmeyi hedeflediğini belirtti. 2026 yılında çift haneli fiyat artışlarına gitmediklerini vurgulayan Kavaloğlu, "Farklı ülkelerle karşılaştırmalar yapılıyor, özellikle Yunanistan ile kıyaslamalar gündeme geliyor. İç pazarın Yunanistan'a kayıp kaymadığı yönünde değerlendirmeler oluyor. Ancak elmayla elmayı kıyasladığımızda ve ülkemizde fayda-maliyet analizi yapıldığında, tüketicinin durumu belirleyici oluyor. Türkiye artık eskisi kadar indirimli bir ülke değil. Avrupalıya, Rusya pazarına ve iç pazara yönelik olarak hak ettiği geliri elde etme sürecinde olan bir ülkeyiz. Fiyatların sürekli çift haneli oranlarda artırılması halinde rekabetçi olma özelliğinin kaybedilmesi riski ortaya çıkıyor. Bu riski yaşamamak için dikkatli hareket ediyoruz. Bu nedenle 2026 yılında çift haneli bir fiyat artışı yapmamayı tercih ettik. 2025 yılının kolay geçmemiş olması ve kur dezavantajı da bu kararda etkili oldu. Hem Türkiye'de hem de Avrupa'da alım gücünün azaldığı bir dönemde, fiyatları gereğinden fazla artırmanın dengeleri bozacağını görüyoruz. Bu nedenle fiyat artışlarını sınırlı tuttuk. 2026 yılına daha umutlu bakabilmemizin nedenlerinden biri de rekabetçi olma özelliğimizi korumaya yönelik bu yaklaşımımızdır" dedi. Geceleme gelirlerinin son dört yılda 85-87 dolardan 110 dolar seviyelerine yaklaştığını belirten Kavaloğlu, rakip ülkeler Fransa ve İspanya'nın bu alanda daha yüksek seviyelerde olduğunu ifade etti. "Turizm milli bir sektördür" Turizmin milli bir sektör olduğunun altını çizen Kavaloğlu, sektöre yönelik finansal desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Özellikle restorasyon ve yenileme yatırımları için uygun maliyetli kredi imkanlarının önemine dikkat çeken Kavaloğlu, "Kamu ve özel bankalar ile finans kuruluşlarının turizm sektörüne yönelik kredi imkânlarını artırmasını bekliyoruz. Özellikle otellerde restorasyon ve yenileme çalışmalarına yönelik finansmana ihtiyaç var. Turizm, ülkemiz için milli bir sektör ve yatırımların büyük bölümü öz kaynaklarla yapılıyor. Bu nedenle sektörün daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Rakip ülkeler bu tür kredilere çok düşük maliyetlerle ulaşabilirken, kur politikası nedeniyle kârlılıkların azaldığı bir dönemde bu durum sektörü zorluyor. Bu süreçte özellikle kış aylarında finansal olarak desteklenmeye ihtiyaç duyuyoruz. Fonlar, indirimler ve teşvikler bu açıdan önem taşıyor. Milli bir sektörün rekabetçi olabilme özelliğini kaybetmemesi için, geçiş yılı olarak gördüğümüz 2026'yı ilave bir vergi yükü altında kalmadan tamamlamamız gerekiyor. Sektör, ekstra bir vergi yükünü kolaylıkla kaldıramaz. Paramızın değerli olmasını elbette isteriz. Enflasyonist bir baskı olmadığı bir dönemde bizim için kurun hiç artmasına ihtiyacımız yoktur. Dolayısıyla yeter ki enflasyon olmasın. Ancak enflasyonun sürdüğü ve istihdam maliyetlerinin arttığı bir dönemde fiyatları aynı oranda artırmak mümkün olmuyor. Turizm sektörü kazandığını yine sektör içinde değerlendiren, yatırımlarını büyük ölçüde kendi kaynaklarıyla yapan yapısıyla gerçek anlamda milli bir sektördür" ifadelerini kullandı. "COP31 ve Dünya Uzay Kongresi önemli fırsat" Antalya'nın 2026 yılında ev sahipliği yapacağı Dünya Uzay Kongresi ve COP31'e de değinen Başkan Kavaloğlu, bu organizasyonların Expo alanının yeniden değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Expo alanının COP31'e hazırlanması gerektiğini belirten Kavaloğlu, ilgili bakanlıklardan bu konuda geri dönüş beklendiğini söyledi. "Bir Damla Bir Dünya bir farkındalık çağrısıdır" AKTOB'un sürdürülebilirlik kampanyası "Bir Damla Bir Dünya" hakkında da bilgi veren Kavaloğlu, su tasarrufuna dikkat çekerek, tarım ve turizm politikalarının dengeli yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Kavaloğlu, doğal kaynakların korunmasının gelecek nesillere karşı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.