Hava Durumu

#Büyüme

TOURISMJOURNAL - Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

ITB Berlin, Küresel Turizmde 12,5 Trilyon Dolarlık Yatırım Haber

ITB Berlin, Küresel Turizmde 12,5 Trilyon Dolarlık Yatırım

ITB Berlin’de tanıtılan ve Oxford Economics iş birliğiyle hazırlanan “Boşluğu Kapatmak: G20 Ülkelerinde Seyahat ve Turizm Sermaye Yatırımları ve Talep Büyümesi” başlıklı rapor, sektörün küresel ölçekte yeniden yapılanma sürecine girdiğini ortaya koyuyor. Rapora göre, G20 ülkeleri ve İspanya genelinde seyahat ve turizm talebinin 2025–2035 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,3 oranında büyümesi bekleniyor. Buna karşılık sermaye yatırımlarının yıllık yüzde 4,6 oranında artması öngörülüyor. Dünyanın en büyük 20 ekonomsine sahip ülkeler 2035 yılına kadar 12,5 trilyon dolarlık seyahat ve turizm yatırımı planlıyor. Ancak WTTC’ye göre mesele yalnızca yatırım hacmi değil; yatırımların zamanlaması ve talep ile uyumu kritik önem taşıyor. Kısa vadede yatırım artışının talebin gerisinde kalması, bazı destinasyonlarda kapasite baskısı ve aşırı kalabalık riskini artırabilir. Bu durumun özellikle mevcut altyapının sınırlarına yaklaşan turizm merkezlerinde hissedilmesi bekleniyor. 2033 sonrası dönemde ise tablo tersine dönüyor: Yatırımların talebi aşmasıyla birlikte uzun vadeli kapasite ve dayanıklılık güçleniyor. Almanya ve İspanya öne çıkıyor G20 içinde yatırım stratejileri açısından dikkat çeken iki ülke var: Almanya: 2035’e kadar 543 milyar dolar yatırım planlıyor. Ülkenin yatırım-talep büyüme oranı 1,39 seviyesinde. Bu oran, Almanya’nın altyapı modernizasyonu ve yüksek kaliteli turizm kapasitesi oluşturma hedefini yansıtıyor. İspanya: 2035’e kadar 349 milyar dolar yatırım öngörüyor. Yatırım büyümesi talebin 1,46 katı hızında gerçekleşecek. Bu strateji, İspanya’nın küresel turizm rekabetinde konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Her iki ülke de raporda “stratejik modernleştirici” olarak tanımlanıyor; yani gelecekteki talebi öngörerek bugünden kapasite ve kalite yatırımı yapan ekonomiler arasında yer alıyor. WTTC Başkanı ve CEO’su Gloria Guevara, sektörün yeni bir döneme girdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Seyahat ve turizm, altyapı ve rekabet gücü açısından belirleyici bir on yıla giriyor. Gelecekteki talebe göre yatırım yapan ülkeler, ekonomik dirençlerini güçlendiriyor ve uzun vadeli büyümeyi güvence altına alıyor.” Raporda özellikle ulaşım bağlantıları, havaalanı kapasitesi, sürdürülebilir altyapı, dijitalleşme ve çevre dostu yatırımların sektörün tam ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmada kilit rol oynayacağı vurgulanıyor. G20 için ne anlama geliyor? 12,5 trilyon dolarlık yatırım paketi yalnızca turizm sektörünü değil; havacılıktan konaklamaya, perakendeden ulaştırmaya kadar geniş bir ekonomik zinciri etkileyecek. Uzmanlara göre bu yatırımlar: İstihdamı artıracak Bölgesel kalkınmayı destekleyecek Küresel rekabet gücünü yeniden şekillendirecek Sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlayacak WTTC, hükümetler ile özel sektör arasında daha güçlü iş birliği çağrısı yaparak yatırımların uzun vadeli talep eğilimleriyle uyumlu ve ölçülebilir ekonomik getiri sağlayacak şekilde planlanması gerektiğinin altını çiziyor. Önümüzdeki on yıl, seyahat ve turizm sektöründe yalnızca büyüme değil; stratejik konumlanma ve dayanıklılık yarışı olarak da kayıtlara geçecek gibi görünüyor.

Orta Doğu Gerilimi, Turizmde Büyük Kayıp Beklentisi Haber

Orta Doğu Gerilimi, Turizmde Büyük Kayıp Beklentisi

Orta Doğu ve Körfez bölgesinde tırmanan gerilim, turizm sektörünü derin bir krizin eşiğine getirdi. ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışma riskinin artması, bölgedeki seyahat trafiğini durma noktasına getirirken milyarlarca euroluk bir ekonomik kayıp beklentisini de beraberinde getirdi. Birçok hükümet; İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi ülkeler için "zorunlu olmayan haller dışında seyahat etmeyin" uyarısında bulunurken, bölgedeki hava sahasının büyük bir koridoru kapalı kalmaya devam ediyor. Dubai ve Doha gibi popüler turizm merkezlerinde bulunan yolcular, sınırlı sayıdaki tahliye uçuşlarıyla evlerine dönmeye çalışıyor. Pazartesi günü konuyla ilgili açıklama yapan ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki harekatın dört ila beş hafta sürmesinin öngörüldüğünü ancak bu sürecin "çok daha uzun sürebileceğini" belirtti. Ziyaretçi sayısında 30 milyonluk düşüş bekleniyor Yükselen tansiyon, son dönemde Orta Doğu ve Körfez'de ivme kazanan turizm hamlesini sekteye uğratacak gibi görünüyor. Orta Doğu Seyahat İttifakı (Middle East Travel Alliance) Pazarlama Müdürü İbrahim Khaled, Euronews Travel'a yaptığı açıklamada, bölgedeki yeni yatırımlarla birlikte her yıl istikrarlı bir büyüme yakaladıklarını, özellikle 2019'da kapılarını turizme açan Suudi Arabistan'ın en heyecan verici destinasyon olduğunu belirtti. Ancak Khaled, son olayların bu büyümeyi bıçak gibi kestiğini ifade ederek, "Uçuş yasaklı listeler nedeniyle çok sayıda iptal alıyoruz. Belirli bölgelere yapılan tüm seyahatler şu an askıda," dedi. Tourism Economics tarafından hazırlanan yeni bir rapor da bu karamsar tabloyu destekliyor. Kurumun Küresel Tahmin Direktörü Helen McDermott ve Kıdemli Ekonomist Jessie Smith, "Çatışma nedeniyle 2026 yılında Orta Doğu'ya gelen ziyaretçi sayısının yıllık bazda yüzde 11 ila yüzde 27 oranında düşebileceğini tahmin ediyoruz. Oysa aralık ayı öngörümüz yüzde 13'lük bir büyüme yönündeydi," açıklamasında bulundu. Bu veriler, bölge için 23 ila 38 milyon daha az turist ve 34 milyar ile 56 milyar dolar (yaklaşık 29 milyar - 48 milyar euro) arasında bir harcama kaybı anlamına geliyor. Uzmanlar, bu çatışmanın turizm talebi üzerindeki etkisinin, geçen yılki gerilimlerden çok daha büyük olacağını vurguluyor. En büyük darbeyi Körfez ülkeleri alacak Tourism Economics raporuna göre, en büyük hacimli kayıpları Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri yaşayacak. Daha önce "güvenli ve istikrarlı" imajıyla turist çeken BAE ve Suudi Arabistan, uluslararası ziyaretçi hacmi ve hava yolu bağlantısına olan yoğun bağımlılıkları nedeniyle en savunmasız ülkeler olarak öne çıkıyor. Kara yoluyla girişlerin toplam varışlar içinde önemli bir pay tuttuğu Katar (yüzde 32) ve Bahreyn (yüzde 74) gibi ülkelerin ise oransal olarak daha az etkilenmesi bekleniyor. Ancak İran'ın bölge geneline yayılan misilleme saldırıları, güvenlik algısını tüm Körfez ülkeleri nezdinde zayıflatıyor. Öte yandan, dünya genelindeki uluslararası aktarma faaliyetlerinin yaklaşık %14'ünün gerçekleştiği Orta Doğu havalimanlarındaki aksamalar, küresel bir zincirleme etki yaratıyor. Özellikle Avrupa ile Asya-Pasifik arasındaki ana rotaların bu durumdan olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor. Sektör "dayanıklılığa" güveniyor Mevcut tablonun ciddiyetine rağmen, sektör temsilcileri uzun vadeli bir çöküş beklemiyor. İbrahim Khaled, Orta Doğu'nun her zaman dirençli bir pazar olduğunu ve istikrar sağlandığında talebin hızla geri döneceğini savunuyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (WTTC) Başkanı ve CEO'su Gloria Guevara da benzer bir görüş paylaşarak, "Seyahat ve turizm sektörü, küresel zorluklar karşısında dayanıklılığını her zaman kanıtlamıştır. Sektör, belirsizlik dönemlerinde sorumlulukla hareket etmeye ve uyum sağlamaya devam ediyor," dedi.

Coca-Cola İçecek 2024’ü 12,5 Milyar TL Yatırımla Tamamladı Haber

Coca-Cola İçecek 2024’ü 12,5 Milyar TL Yatırımla Tamamladı

İSTANBUL (İHA) - Coca-Cola İçecek (CCI), 2024 yılı finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, makroekonomik zorluklar, küresel değişimler ve hızla değişen iş dinamiklerinin etkisinde, uzun vadeli stratejilerine sadık kalarak yeni yatırımlara devam etti. 2024 yılı boyunca toplam 12,5 milyar TL yatırım gerçekleştiren şirketin net satış geliri, enflasyon muhasebesi sonrası yüzde 5,6 azalış gösterdi. Ancak, 2024’ün son çeyreğinde yıllık yüzde 7,3 artan satış hacmi, yılın geri kalanındaki performansı dengeledi. Türkiye’de ise net satış gelirlerinde yüzde 7,5’lik bir düşüş yaşanırken, enflasyon muhasebesi hariç satışlar yüzde 48,6 arttı. Türkiye’deki satış hacmi ise yüzde 0,1 oranında arttı. CCI CEO’su Karim Yahi, şirketin finansal sonuçlarıyla ilgili değerlendirmesinde, "2024 yılında, zorlu bir faaliyet ortamında yol aldık. Ekiplerimizin saha yetkinlikleri, kaliteli portföy karmamız ve işletme modelimizin dayanıklılığı sayesinde dayanıklılığımız bir kez daha kanıtlandı. Dünya standartlarındaki günlük operasyonlarımızı sürdürerek, uzun vadeli stratejik hedeflerimiz doğrultusunda, tüm paydaşlarımız için değer oluşturmaya devam ettik" ifadelerini kullandı. 2024’teki büyüme adımlarına, Bangladeş pazarına girerek 600 milyonluk nüfusa hizmet sunmaya başlamaları da eklendi. Ayrıca, Özbekistan'da dördüncü, Kazakistan'da ise üçüncü fabrikalarını devreye alan şirket, 2025’te Azerbaycan’ın İsmayıllı şehri ve Irak’ın Bağdat şehrinde iki yeni fabrika açmayı hedefliyor. Yahi, 2025 yılı beklentilerini, "Geleceğe bakarken iyimserliğimizi koruyor ancak yine de temkinli davranıyoruz. Ekonomik ve jeopolitik zorluklar devam etse de bunları çeviklik, disiplin ve durmaksızın büyüme odağımız ile yönetme yeteneğimize güveniyoruz. Stratejimiz net, temellerimiz güçlü ve geleceğe yönelik vizyonumuz parlak. 2025'te de uzun vadede kaliteli büyüme odağımıza sadık kalacağız. 2024'ten öğrendiklerimizle, hacim büyümesi oluşturmak için kontrol edebildiklerimize odaklanmaya devam edeceğiz. Bu nedenle disiplinli günlük saha uygulamalarına, ürünlerimizin pazarlarımızdaki tüketiciler için satın alınabilir olmasını sağlamaya ve kaliteli portföy karmasına odaklanacağız" sözleriye paylaştı.

Turizmin büyümeye katkısı pandemi öncesini yakalayamadı Haber

Turizmin büyümeye katkısı pandemi öncesini yakalayamadı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) turizm uydu hesabı hesabı, 2019-2022 verilerini yayımladı. Buna göre, turizme konu ürünler; ziyaretçilere yönelik konuklama hizmetleri, gıda ve içecek servis hizmetleri, yolcu taşımacağılı hizmetleri 2022 yılında, bir önceki yıla göre artsa da pahdemi öncesine dönemedi. Söz konusu veriler 2019 yılının yani pandemi öncesinin gerisinde kaldı. İç turizm tüketiminin yurt içi arz içindeki payı 2019 yılında yüzde 3,9 olarak kaydedilmişken 2022 yılında yüzde 3,3'de kaldı. Doğrudan turizmin gayrisafi katma değer içindeki payı da 2019 yılında yüzde 4,6 olarak izlenmişken 2022 yılında 4,4 olarak kaydedildi. Türkiye'de turizm amaçlı toplam tüketim değeri 2022'de 1 trilyon 311 milyar 367 milyon 401 bin lira olarak belirlendi. İlk defa açıklanan istatistiklerle, ulusal hesaplarla uyumlu şekilde turizmin ekonomik etkilerinin arz ve talep yaklaşımıyla ölçülmesi amaçlandı. İstatistikler, uluslararası düzeyde detaylı ve analitik bilgi sağlayan bütünleşik bir yöntemle hesaplandı. Buna göre, ülkede turizm amaçlı toplam tüketim değeri 2022'de 1 trilyon 311 milyar 367 milyon 401 bin lira oldu. Turizm amaçlı toplam tüketim değerinin toplam yurt içi arzdaki payı yüzde 3,3 olarak hesaplandı. İstihdam edilen kişi sayısı bir önceki yıla göre arttı, pandemi öncesine dönemedi Türkiye'de doğrudan turizm amaçlı gayrisafi katma değer 2022'de 586 milyar 764 milyon 260 bin lira olarak gerçekleşti. Doğrudan turizm amaçlı gayrisafi katma değerin toplam gayrisafi katma değer içindeki payı ise yüzde 4,4 oldu. Turizm sektörlerinde doğrudan turizm amaçlı istihdam edilen kişi sayısı 2022'de bir önceki yıla göre yüzde 27 artarak 885 bin kişiye çıktı. Söz konusu dönemde turizm sektöründeki istihdamın toplam istihdam içindeki payı yüzde 2,9 olarak belirlendi. Turizmde istihdam edilen kişi sayısı 2019 yılında 935 bin kişi olarak kaydedilmişken 2020 yılında 627 ben, 2021 yılında 697 bin ve 2022 yılında da 885 bine çıktı. Seyahat acenteleri ve diğer rezervasyon hizmetlerinin tamamı turizm amaçlı yapıldı. Bu dönemde konaklama hizmetlerinin yüzde 97,4'ü, yolcu taşımacılığının yüzde 64,6'sı ve kültürel hizmetlerin yüzde 45,4'ü turizm amaçlı gerçekleştirildi.

Turizmdeki büyüme dünyayı sollayacak Haber

Turizmdeki büyüme dünyayı sollayacak

Turizm sektöründe küresel veriler pandemi öncesini yakalamaya başlarken; Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nin son raporu pozitif tabloyu güçlendirdi. Rapora göre, seyahat sektörünün küresel büyüklüğünün 2033’e kadar 15.5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu dönemde her dokuz işten biri turizm sektörüyle ilişkili hale gelecek. Sektördeki büyüme ise küresel büyümenin yaklaşık iki katına ulaşacak. Çin’in seyahat ekonomisini canlandırmada başı çekmesi ve 2033 yılına kadar 4 trilyon dolarlık katkı sağlaması öngörülüyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi (World Travel & Tourism Council-WTTC), seyahat sektörünün geleceğine ilişkin pozitif bir tablo çizdi. Geçtiğimiz günlerde yayınlanan rapora göre, sektörün küresel büyüklüğünün, 2033 yılına kadar 15.5 trilyon dolara ulaşması beklenirken; 2019’la kıyaslandığında yüzde 50’ye varan hızlı bir artış öngörülüyor. Seyahat eden ülkeler arasında ABD, Çin, Almanya, İngiltere ve Japonya’nın başı çekmesi beklenirken; büyümenin işgücü piyasasına da yansıyacağı ve 2033 yılına kadar 430 milyon kişiye istihdam yaratılacağı tahmin ediliyor. Bu öngörüler gerçekleşirse, dünyada her dokuz işten biri, seyahat ve turizm bağlantılı hale gelecek. Küresel büyüme yıllık yaklaşık yüzde 2.6 olarak öngörülürken, seyahat ve turizm sektöründeki büyümenin ise yüzde 5.1’e ulaşacak. EN BÜYÜK KATKI ÇİN’DEN Seyahat harcamalarının ülkelerin büyüme oranlarına göre değiştiğine dikkat çekilen raporda, Japonya’nın İngiltere’nin önüne geçtiğinin de altı çiziliyor. İlk 10’da yer alan ülkelerdeki çeşitlilik de artıyor. Fransa, Meksika, İtalya, Hindistan ve İspanya öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Gelecek 10 yılda sadece ülkelerin çeşitliliği değil, Çin’in ABD’yi geride bırakması da en büyük değişimlerden biri olarak vurgulanıyor. Çin’in pandemideki kısıtlamaları da kaldırmasıyla seyahat ekonomisini canlandırmada başı çeken ülkelerden biri olması bekleniyor. 2033 yılına kadar Çin’in seyahat sektörü ekonomisine yapacağı katkının ise 4 trilyon dolara ulaşabileceği ifade ediliyor. Bu tabloya göre, ABD’nin katkısı ise 3 trilyon Dolar olacak. Turizmde özellikle Latin ve Kuzey Amerika ile Avrupa’da 2019’daki normalleşmenin neredeyse yakalandığı; 2033’e gelindiğinde ise küresel seyahat harcamalarında en büyük payın yüzde 22.3 ile Çin’e geçmesi bekleniyor. ‘SAYILI ÜLKELERDEN BİRİ OLACAĞIZ’ Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, turizmde Türkiye’nin sayılı ülkeler arasında yer almaya devam edeceğini belirtti. Raporu değerlendiren Eresin, “Bu yıl doluluklarımızda bir miktar gerileme olsa da moralimizi elbette bozmuyoruz. Türkiye’nin konaklama sektörü başta olmak üzere hizmet sektöründeki kalitesini tüm dünya biliyor. Çeşitlilik açısından da belli bir noktadayız. Önemli olan her çeşit turizmin, genel turizm pastasından payını alabilmesidir” dedi. ‘İŞGÜCÜ İÇİN İYİ HABER’ Prontotour Yönetim Kurulu Başkanı Ali Onaran, raporun turizmin geleceği açısından umut verici olduğunu belirtti. Onaran “Dünya ekonomisi yüzde 2.6 büyürken, turizmdeki büyümenin yüzde 5.1 olarak gösterilmesi en önemli nokta. Dünya turizmi pandemi öncesini hemen hemen yakaladı. Pandemi öncesi 10-11 kişiden 1’i turizmde istihdam edilirken şimdi bu oranın 9’da 1’e gelmesi bekleniyor. Birçok sektörde istihdam azalırken, bu da çok önemli bir başlık. Rakiplerimiz çok ama Türkiye’nin daha uzun yıllar turist çekme potansiyeli var. Bugün turizmden aldığımız payı uzun yıllar koruyacağımıza inanıyorum. Son 20 yılda Türkiye’de Turizm, dünya turizminden çok daha hızlı büyüdü. Pandemide turizm sektörü istihdam açısından çok kan kaybetti. Yerine konması altı, bir yılda olmuyor. İtalya ve ABD’de de turizm sektöründe halen istihdam çok önemli problem” yorumunu yaptı.

-ANTALYA BÜYÜME HIZINDA BİRİNCİ, KİŞİ BAŞI GELİRDE 16’NCI Haber

-ANTALYA BÜYÜME HIZINDA BİRİNCİ, KİŞİ BAŞI GELİRDE 16’NCI

-ANTALYA BÜYÜME HIZINDA BİRİNCİ, KİŞİ BAŞI GELİRDE 16’NCI -ANTALYA PANDEMİ KAYIPLARINI TELAFİ ETTİ, SIRA KİŞİ BAŞI GELİRDE -ATSO BAŞKANI BAHAR: "Antalya gibi bir ilin orta gelir çıkmazında zaman kaybetmesi kabul edilemez."  Antalya’nın 2021 yılında pandemi kayıplarını önemli oranda telafi ederek büyüme hızında birinci, Türkiye GSYH’sına katkı oranında dördüncü olarak büyük bir başarı elde ettiğini belirten ATSO Başkanı Ali Bahar, kişi başı gelirde ise Türkiye ortalamasının altında kaldıklarını, sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık ilkelerine uyarak Antalya’yı kişi başı gelirde de İstanbul, Ankara gibi illere yaklaştıracaklarını söyledi.  Başkan Bahar açıklamasında şunları kaydetti:  TÜİK İl GSYH tahminlerine göre Antalya’nın 2021 yılı GSYH hacmi 208 milyar TL veya 2021 yılı kuruyla 23 milyar dolar olarak hesaplanmıştır. 2020 yılında pandemi etkisiyle yüzde 24,1 oranında daralan Antalya ekonomisi 2021 yılında Türkiye ekonomisindeki yüzde 11,4 büyüme oranını aşarak yüzde 26,5 büyümeyle rekor kırmış ve pandemi kayıplarını önemli oranda telafi etmiştir. Antalya büyüme hızında birinci, Türkiye GSYH’sına katkı oranında dördüncü, il GSYH değerinde altıncı sırada yer almıştır. ANTALYA HİZMET SEKTÖRÜ %55,8 BÜYÜDÜ 2021 yılında ilimizde tarım sektörü yüzde 8,5 oranında daralırken sanayi sektörü yüzde 19,1, inşaat sektörü yüzde 16,3, hizmet sektörü yüzde 55,8 oranında büyüme kaydetmiştir. Tarım sektöründe girdi maliyetlerinde artış ve ihracatta yavaşlama daralmaya yol açarken hizmet sektörü turizmdeki toparlanmaya bağlı olarak, sanayi sektörü de yine turizmin ve ihracatın katkısıyla yüksek büyüme elde etmişlerdir. BATI AKDENİZ, TÜRKİYE BÜYÜMESİNE EN ÇOK KATKI VEREN 4. BÖLGE Antalya’nın öncülüğünde Batı Akdeniz Bölgesi’nde de ekonomik büyüme hızı 2021 yılında yüzde 22 oranıyla en yüksek düzeye çıkmıştır. Bölgemiz GSYH hacminde ve Türkiye ekonomisi büyümesine katkıda altıncı bölge olmuştur. ANTALYA, ORTA GELİR TUZAĞINA TAKILMAMALIDIR Antalya, ekonomisindeki büyüme ivmesinin 2022 yılında korumuş, bu yılı da Türkiye ortalamasının üzerinde bir performansla tamamlayacaktır. Buna rağmen Antalya’da 2021 yılı kişi başı gelirinin 8.983 dolar düzeyinde olması ve Antalya’nın kişi başı gelirde 9.592 dolar olan Türkiye ortalamasının altında kalarak 16’ncı sırada yer almasına, bu durumun orta gelir tuzağında kalmak anlamına geldiğine dikkat çekmek istiyorum. Turizmi, tarımı, sanayisi, her şeyden önce eşsiz coğrafyası, doğal ve tarihi zenginliğiyle Antalya gibi bir ilin orta gelir çıkmazında zaman kaybetmesi kabul edilemez. ANTALYA’NIN POTANSİYELİ KİŞİ BAŞI GELİRE DE YANSIMALI Antalya sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık ilkelerine uymak koşuluyla katma değerli üretime yönelerek kişi başı gelirde hızla İstanbul, Ankara gibi illerin düzeyine yaklaşmalıdır. Antalya’nın potansiyeli kişi başına gelire de yansımalıdır. Dolayısıyla 2021 yılının büyüme rekorunu, yüksek, ama kaliteli büyüme stratejisiyle ilimizi üst gelir düzeyine çıkarma hedefinde bize güç veren bir gelişme olarak kaydediyoruz.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.