Hava Durumu

#Bursa

TOURISMJOURNAL - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye, Mavi Bayrakta Dünya Üçüncülüğünü Korudu Haber

Türkiye, Mavi Bayrakta Dünya Üçüncülüğünü Korudu

Bakan Ersoy, Nsosyal hesabındaki paylaşımında, Türkiye sahillerinin artık bir dünya markası olduğunu vurguladı. Mavi Bayrak'ta dünya 3'üncülüğünü bir kez daha koruduklarının altını çizen Ersoy, "2026 yılında 580 plaj, 30 marina, 18 turizm teknesi ve 26 bireysel yat Mavi Bayrak almaya hak kazandı." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin çevre standartları, güvenli turizm altyapısı ve sürdürülebilir kıyı yönetimindeki güçlü konumunu uluslararası ölçekte bir kez daha tescillediğini belirten Ersoy, şunları kaydetti: "Akdeniz'deki mavi rekabette güçlü yükselişimizi sürdürürken ücretsiz girişli halk plajlarımızı da uluslararası standartlarla büyütmeye devam ediyoruz. Bu yıl Bodrum Türkbükü Halk Plajımız da Mavi Bayraklı halk plajlarımız arasına katıldı. Yeni halk plajı projelerimizle Türkiye'nin Mavi Bayrak haritasını daha da genişleteceğiz. Bu başarıda emeği bulunan TÜRÇEV başta olmak üzere tüm paydaş kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize ve turizm sektörümüze teşekkür ediyorum." Türkiye, Turizm tekneleri kategorisinde dünya dördüncüsü Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre ise Antalya'da Sorgun, Ilıca, Belek, Kadriye, Lara 1, Lara 2, Beldibi Bahçecik, Çifteçeşmeler, Çamyuva ve Tekirova halk plajları, Muğla'da ise Marmaris Halk Plajı, Bodrum İçmeler Halk Plajı ve bu yıl ilk kez listeye giren Türkbükü Halk Plajı Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Türkiye, plaj kategorisinde İspanya ve Yunanistan'ın ardından bir kez daha dünyanın en başarılı üçüncü ülkesi oldu. Aynı zamanda turizm tekneleri kategorisindeki dünya dördüncülüğünü de koruyan Türkiye'de TÜRÇEV koordinasyonunda yürütülen program kapsamında, yüzme suyu kalitesi, çevre yönetimi, can güvenliği, engelli erişimi, atık yönetimi ve çevre eğitimi gibi birçok kriter uluslararası denetim süreçleriyle takip ediliyor. Antalya kıyıları ön planda Antalya, 2026'da 232 plajla Türkiye'nin en fazla Mavi Bayraklı plaja sahip ili olmayı bu yıl da sürdürdü. Muğla 113 plajla ikinci, İzmir ise 60 plajla üçüncü sırada yer aldı. Balıkesir 45, Aydın 39, Samsun 19, Çanakkale 14, Mersin 12, Tekirdağ 10 ve Kocaeli 9 Mavi Bayraklı plajla listede öne çıkan iller arasında yer aldı. Bursa'nın 4 plajla yer aldığı listede, İstanbul, Sakarya, Düzce, Bartın ve Ordu'nun ayrı ayrı 3'er, Yalova ve Zonguldak'ın 2'şer, Kırklareli, Van, Adana ve Sinop'un ise ayrı ayrı 1'er Mavi Bayraklı plajı bulundu. Mavi Bayrak ödüllerine layık görülen plajların listesine ise "mavibayrak.org.tr" adresinden ulaşılabiliyor.

UNESCO Cumalıkızık toplantısı gerçekleştirildi Haber

UNESCO Cumalıkızık toplantısı gerçekleştirildi

Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.

Ayvalık’ta uluslararası turizm ağı için yeni hamle Haber

Ayvalık’ta uluslararası turizm ağı için yeni hamle

“12 Ay Turizm Yapmayı Hedefliyoruz” Ege ve Marmara arasındaki Kuzey Ege turizminin sadece doğa değil, bir kültür buluşma noktası olduğunu ifade eden Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdürü Neslihan Vurucu, “Sürdürülebilir turizm prensipleri doğrultusunda tematik kanalları ön plana çıkartarak nitelikli ve marka değerine sahip 12 ay turizm yapmayı hedefliyoruz. İda Ayvalık Skal Kulübü, bölgede beklenen turizm gelişimine Skal’ın uluslararası etkisinden yararlanarak kaynak sağlayacaktır,” şeklinde konuştu. Bölgenin gastronomik ve kültürel zenginliğini uluslararası platforma taşımanın önemine değinen Skal Türkiye Federasyonu Başkanı Emre Gezgin, “Bir derneğin kuruluşundan öteye; mercan resiflerinden Unesco Dünya Mirası potansiyeline kadar tüm zenginlikleri SKAL’ın etkin gücüne taşıyarak ülkemiz turizmine somut bir katkı koyduk. Kulübün, bölgenin simgesi zeytin ağacı gibi kalıcı olabilmesi için Federasyon ve kulüpler olarak el birliğiyle destek vereceğiz,” ifadelerini kullandı. “İş Dünyasında Dostluğu Ve Güveni Esas Alacağız” Bursa Skal Kulübü Başkanı İsmail Kuru, 40 yıllık Skal üyeliğinde bir hayalin gerçekleşmesine liderlik etmekten onur duyduğunu belirterek, “İda Ayvalık Skal Kulübü’nün 15 seçkin üyesinin ortaya koyduğu inanç ve vizyon, bölgeye geniş bir perspektif kazandıracak. İş dünyasında dostluğu, dostlukta güveni esas alarak kurulan bu dernek hızlı bir büyüme gerçekleştirecektir,” dedi. “Uluslararası Konum İçin Önemli Bir Adım” Başkanlık regalyesini teslim alan İda Ayvalık Skal Kulübü Başkanı Gürcan Koşar, kuruluş sürecinin güçlü bir inanç ve emekle tamamlandığını dile getirerek, “Ayvalık ve İda bölgesinin turizmde hak ettiği uluslararası konuma ulaşması adına önemli bir adım atıldı. Skal’ın dostluk ve profesyonel gelişim değerleriyle hareket ederek hem bölgesel turizme katkı sağlayacağız hem de Türkiye’nin global turizm ağındaki gücünü artıracağız,” diye konuştu.

Bursa turizmi BTSO’da ele alındı Haber

Bursa turizmi BTSO’da ele alındı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa’nın turizm potansiyelini güçlendirecek çalışmalarını sürdürüyor. BTSO 42. Meslek Komitesi (Turizm Seyahat Acenteleri) ile 45. Meslek Komitesi (Konaklama, Spor ve Eğlence Yerleri) iş birliğinde hayata geçirilen Turizm B2B ve Networking Buluşması’nda sektör temsilcileri çok sayıda ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi. BTSO Ana Hizmet Binası’nda dinamik bir formatta düzenlenen etkinlik, katılımcıların yeni iş bağlantıları kurmasına ve mevcut iş ilişkilerini geliştirmesine katkı sağladı. Programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kılıç, Meclis Divan Üyeleri Gülçin Güleç ve Selin Sakder Akyıldız, Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker, Konsey Başkan Yardımcısı Çetin Ceylan ile meclis ve komite üyeleri katıldı. “Turizm sektöründe iletişim güçleniyor” BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kılıç, toplantının amacının sektör temsilcileri arasında iletişimi güçlendirmek ve iş birliklerini artırmak olduğunu belirterek, “Bu toplantıyla turizm sektöründe iletişimi artırmayı ve daha güçlü ticari ilişkiler kurulmasını hedefliyoruz. Bursa’nın doğası, tarihi, kültürü ve inanç turizmi açısından zenginliğini hepimiz biliyoruz. Aynı zamanda güçlü bir girişimci ruhu var. Bu toplantılarla bu ruhu yeniden canlandırmayı hedefliyoruz. Seyahat acenteleri bu noktada son derece önemli çünkü Bursa’ya gelen misafirlerin rotalarını planlayarak adeta birer elçi görevi üstleniyorlar” dedi. Kılıç, “Seyahat acenteleriyle birlikte konaklama işletmeleri de sürecin en önemli parçalarından biri. Bu toplantıda bu bağı güçlendirmeyi, karşılıklı beklentileri ortaya koymayı amaçlıyoruz. Güçlü bir uyum yakalarsak bu doğrudan misafirlerimize yansıyacak ve kazanan Bursa olacak. Aynı dili konuşmak kadar duygu birliği de önemli. Ne istediğimizi bilerek hareket etmeliyiz” diye konuştu. “Beklentilerin üzerinde bir katılım oldu” BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker, turizm sektöründe iletişimin belirleyici rol oynadığını vurgulayarak, “İletişim çok önemli, her şey iletişimle başlıyor. Yaptığımız toplantılarda gördük ki acenteci arkadaşlarımızdan otelcileri tanımayan, kamu yöneticilerimizi tanımayanlar var. Turizm sektöründe personel sorunu yaşıyoruz. Bu nedenle gençlerin sektöre kazandırılması büyük önem taşıyor” diye konuştu. TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu Başkanı Engin Balta ise, “Bölgemizde 413 seyahat acentemiz var. Daha önce bir araya gelmemiş, tanışmamış ve iş yapma imkanı bulamamış acenteleri burada buluşturduk. Birbirlerini tanımaları ve ticaret yapmaları için önemli bir fırsat oldu. Çok faydalı bir organizasyondu” dedi. “Bursa turizmini daha ileriye taşıyacağız” Güney Marmara Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GÜMTOB) Başkanı Buğra Artıç da, “Bursa’da iyi bir turizm hedefliyorsak acentelerle birlikte tüm paydaşların birbirini tanıması çok önemli. Bugünün güzel sonuçlar doğuracağına inanıyorum” dedi. Bursa’ya gelen turist sayısının artmasında iş birliğinin kritik rol oynadığını vurgulayan Artıç, “Acentelerimiz yoğun bir misafir kitlesi getirecek, otelcilerimiz de onları en iyi şekilde ağırlayacak. Bunu başarabilmemiz için birbirimizi iyi tanımamız gerekiyor. Güçlü ve zayıf yönlerimizi ancak bu şekilde öğrenebiliriz. Bu yüzden bu tür etkinlikler çok kıymetli, bir kereye mahsus değil sürekli yapılmalı. Sektöre yeni girenler, alan değiştirenler oluyor; bu buluşmalar Bursa turizmini daha ileriye taşıyacaktır” ifadelerini kullandı.

Bursa’nın kültürel mirası dünya vitrininde Haber

Bursa’nın kültürel mirası dünya vitrininde

Bursa’nın fetih coşkusunu düzenlediği birçok programla kentin dört bir yanına yayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, sahip olunan tarihi ve kültürel zenginlikleri dünya çapında da tanıtıyor. Bursa standına yoğun ilgi Geçtiğimiz haftalarda Uluslararası Koruma, Restorasyon, Arkeoloji ve Müzecilik Teknolojileri Fuarı ve Konferansı’nın (Heritage İstanbul 2026) tanıtım toplantısına ev sahipliği yapan Büyükşehir Belediyesi, 1-4 Nisan tarihlerinde düzenlenen fuara tamamı dijital ve interaktif özelliklere sahip 75 metrekarelik stantla katılıyor. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı aracılığıyla gün boyu Bursa'nın kültürel mirası ulusal ve uluslararası katılımcılara tanıtılıyor. ‘Bursa Miras’ çatısı altında restorasyon, müzecilik ve turizm alanındaki çalışmalar da ziyaretçilere anlatılırken, kente ait önemli eserler, yayınlar ve müze objeleri sergileniyor. Özellikle Bursa’nın tarihine ışık tutan kitaplar ve müze koleksiyonlarından seçilen eserler, ziyaretçilerden yoğun ilgi görüyor. Şehrin köklü geçmişi ve kültürel birikimini etkili bir şekilde yerli ve yabancı konuklara anlatan Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Bursa’nın tarihi, kültürel ve turistik değerlerinin geniş kitleler tarafından bilinmesi için görüşmelerini sürdürüyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan da Bursa standını ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaret kapsamında, Bursa’nın fethinin 700. yılı etkinlikleri de paylaşıldı. İznik ve kültürel miras vurgusu Program kapsamında; Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Güney Özkılınç ile İznik Gölü Bazilika Sualtı Kazısı Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in katılımıyla ‘1700. Yılında 1. İznik Konsili ve İznik’te Tanıtım Çalışmaları’ başlıklı sunumlar gerçekleştirilecek. 1-4 Nisan tarihlerinde Yenikapı Avrasya Fuar ve Gösteri Merkezi'nde organize edilen fuar, ilk günden yoğun ilgi gördü. ‘Geçmişe Gelecek Sağla’ sloganıyla hazırlanan fuar, Türkiye, Avrupa ve Orta Doğu’da yer alan ülkelere kültürel miraslarını tanıtmaları, ihracatını arttırmaları ve kültür turizmine destek vermeleri için zemin oluşturuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.