Hava Durumu

#Bm Dünya Turizm Örgütü

TOURISMJOURNAL - Bm Dünya Turizm Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bm Dünya Turizm Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Altınbeşik Mağarası’na 30 milyonluk yatırım Haber

Altınbeşik Mağarası’na 30 milyonluk yatırım

Mehmet Nuri Ersoy, yaptığı konuşmada sürdürülebilir turizm ve yerel kalkınma odaklı projelerin önemine vurgu yaptı. Ersoy, ayrıca Ormana’nın ‘Dünyanın En İyi Turizm Köyü’ olarak seçilmesinin bir tesadüf olmadığına, Türkiye’nin istikrarın merkezi olma yolunda ilerlediğine, İbradı’da hayata geçirilen kültür ve eğitim yatırımlarına değinerek ilçede yürütülen projeleri anlattı. İşte Ersoy’un konuşmasında öne çıkan başlıklar: İbradı’ya Yeni Nesil Kütüphane ve Kültür Yatırımları “Biz, ‘bölgesel kalkınma’ derken bunu kültürle, eğitimle, gençlikle, sosyal hayatla birlikte ele alıyoruz. İbradı’da attığımız adımlar da bunun somut örnekleridir. Örneğin İbradı İlçe Halk Kütüphanemizi 2024 yılında hizmete açtık. Daha önce sınırlı imkânlarla sürdürülen kütüphane hizmetlerini, yenilikçi kütüphanecilik anlayışıyla uyumlu bir yapıya kavuşturduk. Yaklaşık 2 bin metrekare kapalı alana sahip bu eser; bebek, çocuk ve gençlere özel bölümleri, oyun alanları, etkinlik salonları, atölyeleri ve bilişim alanlarıyla ilçemize yeni nesil bir kültür ve öğrenme mekânı kazandırdı. 30 bini aşkın kitaplık koleksiyonuyla da her yaştan vatandaşımıza hizmet veriyor.” Altınbeşik Mağarası’na 30 Milyonluk Proje “İbradı’nın en önemli doğal miraslarından biri olan Altınbeşik Mağarası için de çok önemli bir adım atıyoruz. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü büyük yer altı gölü mağarası olarak bilinen Altınbeşik; eşsiz jeolojik yapısıyla doğa turizmimizin göz bebeğidir. Ancak bu tür alanlarda en önemli konu ziyaretçi güvenliğidir. Mağaraya ulaşımı sağlayan güzergâhta zaman zaman taş-kaya düşme riski oluşabilmektedir. Bu nedenle mağara girişine kadar uzanan yaklaşık 200 metrelik yürüyüş yolunda, yapısal çelik koruma sistemiyle güvenliği artıracak bir projeyi başlattık. Bu proje için 2 Şubat 2026’da çalışmalara başladık. Yaklaşık 30 milyon liralık bu yatırımın finansmanına Bakanlık olarak 20 milyon lira ile katkı sağladık. Hedefimiz, Altınbeşik’i güvenli erişimle, sürdürülebilir şekilde turizme kazandırmak ve bu eşsiz mirası gelecek nesillere sağlıklı biçimde aktarmaktır.” Turizmde Yeni Vizyon! Ormana Dünyaya Örnek Oldu “Bugün dünya turizmi yeni bir anlayışla şekilleniyor. Artık yalnızca ziyaretçi sayıları değil; kültürel mirasın korunması, yerel kalkınmanın desteklenmesi ve sürdürülebilirlik konuşuluyor. Biz de turizmi 12 aya yayan, doğal ve kültürel değerleri gözeten, nitelikli turizmi önceleyen projeleri kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Bu vizyonun en güzel örneklerinden biri İbradı ve Ormana’dır. Ormana’nın ‘Dünyanın En İyi Turizm Köyü’ seçilmesi, bu yaklaşımın somut ve gurur verici bir sonucudur. BM Dünya Turizm Örgütü’nün 2021 yılında başlattığı “Dünyanın En İyi Turizm Köyleri Programı” kapsamında “Ormana için 2021’de başlayan hazırlık süreci, yıllar içinde yapılan iyileştirmelerle güçlendi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) koordinasyonunda hazırlanan dosyanın uluslararası jüri tarafından değerlendirilmesi sonucunda, Ormana 2024 yılında Türkiye’den seçilen tek köy olarak bu unvana layık görüldü. Bu başarı tesadüf değil; planlı yatırımın, iş birliğinin ve emek veren herkesin ortak sonucudur.” Ormana’da Tarihî Doku Korunuyor “Ormana’nın kimliğini yaşatan en önemli unsurlardan biri de tarihi sokak dokusu ve geleneksel konut mimarisidir. Bu nedenle sokak sağlıklaştırma çalışmalarını etap etap sürdürüyoruz. Ormana Mahallesi’ndeki yapıların aslına uygun şekilde onarımı için harekete geçmiştik. ‘Sokak Sağlıklaştırması’ projesinin 1’inci etabında 37 adet yapının, 2’nci etapta 48 yapının bakım ve onarımları tamamlanmıştı. 3’üncü etap kapsamında ise 50 adet yapının bakım ve onarımını bu sene içerisinde tamamlayacağız. Ormana’nın özgün kimliğini korurken yaşam kalitesini de yükselten bu çalışmalarla, kültür mirasını yerinde yaşatmaya devam edeceğiz.” Ormana Kültür Merkezi Temmuz’da Açılıyor “Kültürü sadece geçmişin hatırası olarak değil; bugünün ve yarının sosyal hayatını güçlendiren bir alan olarak görüyoruz. Bu anlayışla Ormana Kültür Merkezimizin inşası devam ediyor. Yaklaşık 500 kişilik çok amaçlı salonun yanı sıra fuaye, kütüphane ve kafeteryanın yer aldığı kültür merkezini bu yılın temmuz ayında hizmete açacağız. Ormana böylece kültür-sanat etkinliklerinin düzenlenebileceği güçlü bir sosyal altyapıya da kavuşmuş olacak.” Bakan Ersoy’dan Gençlere Şahsi Destek: Baba Ocağı İbradı’ya Gençlik Merkezi “Gençlerimiz için de ayrı bir parantez açarak şahsi imkanlarımla üstlendiğim bir projeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. İbradı’da gençlerimize yönelik İbradı Gençlik Merkezi projesini hayata geçiriyoruz. Proje tamamlandığında; konferans salonundan çok amaçlı dersliklere, bilgisayar odasından kitap kafeye, atölyelerden spor alanlarına kadar geniş imkânlar sunan modern bir merkezi İbradı’mıza kazandırmış olacağız. Yaz başı itibarıyla hizmete açmayı planladığımız bu merkezi daha sonra Gençlik ve Spor Bakanlığımıza devrederek İbradılı gençlerimizin ve hemşehrilerimizin hizmetine sunacağız.” Türkiye Güvenin ve İstikrarın Merkezi “Türkiye bölgesinde ve dünyada söz sahibi, istikrarın ve güvenin merkezi olma yolunda emin adımlarla yol almaktadır. Çok şükür ki bölgede yaşanan tüm gerilimlere ve savaşlara rağmen ülkemiz güvenilir bir liman olma vasfını korumaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak süreci yakından takip etmekteyiz. Turizm sektörünü ilgilendiren her gelişmeyi artısıyla eksisiyle titizlikle değerlendirmekteyiz. Gerekli tüm tedbirleri zamanında almak için ilgili kurumlar ve sektör temsilcileriyle sürekli temas hâlindeyiz. Kısacası işin başındayız. Ülkemizin güvenli turizm destinasyonu kimliğini korumak ve turizmde elde ettiğimiz güçlü ivmeyi sürdürmek adına gereken her adımı kararlılıkla atmaya devam ediyoruz.”

Berlin Turizm Fuarı’nda Aşırı Turizm ve İklim Krizi Gündemde Haber

Berlin Turizm Fuarı’nda Aşırı Turizm ve İklim Krizi Gündemde

2024 yılı itibarıyla turizm sektörü pandemi öncesi seviyeleri aşarak güçlü bir toparlanma gösterdi. Ancak bu büyüme beraberinde bazı sorunları da getirdi. Avrupa’daki birçok popüler destinasyon, aşırı turist yoğunluğu nedeniyle altyapı ve sürdürülebilirlik sorunlarıyla karşı karşıya. Örneğin, İspanya ve İtalya gibi ülkeler, turizm vergilerini artırmayı gündeme alarak bu yükü dengelemeyi hedefliyor. Öte yandan, iklim değişikliğinin seyahat sektörüne etkisi giderek daha belirgin hale geliyor. Özellikle kutup bölgelerine düzenlenen seyahatlerde değişen doğa koşulları, turizm planlarını yeniden şekillendiriyor. Berlin’de düzenlenen dünyanın en büyük turizm fuarı ITB’de sektör temsilcileri bu konuları ele alarak, 2025 yılı için yeni trendleri değerlendirdi. AŞIRI TURİZM: POPÜLER ROTALAR TIKANMA NOKTASINDA Turizmde artan hareketlilik, özellikle bazı bölgelerde büyük sıkıntılara yol açıyor. The Italian Outdoor'un Ürün Müdürü Andrea Pasqualotto, Dolomitler gibi doğa harikası alanlarda turist akınının sürdürülebilirliği tehdit ettiğini belirtiyor. Pasqualotto, turistlerin çoğunun yalnızca birkaç popüler yürüyüş noktasına yöneldiğini belirterek, yoğun trafik, otopark sorunu ve restoranlarda yer bulma zorlukları yaşandığını söyledi. Ayrıca bazı turistik bölgelerde, aylar öncesinden kapasitesi tamamen dolmasına rağmen hala tanıtımı yapılan destinasyonlar olduğu belirtiliyor. Pasqualotto, turizm şirketlerinin, bilinmeyen rotaları teşvik ederek aşırı yoğunluk yaşanan bölgeleri rahatlatması gerektiğini vurguluyor. Ancak bu konuda bölge halkı arasında farklı görüşler var. Bazı yerel topluluklar, belirli alanlarda turist yoğunluğunu korumanın, temizlik ve çevre yönetimi açısından daha avantajlı olacağını savunuyor. KUTUP BÖLGELERİNDE TURİZMİ YENİDEN ŞEKİLLENDİREN İKLİM KRİZİ Turizmdeki bir diğer önemli konu ise iklim değişikliğinin giderek daha belirgin hale gelen etkileri. Özellikle kutup bölgelerinde seyahat eden turistler, değişen doğa koşullarıyla karşılaşıyor. Minimal Impact Cruises'un kurucusu Heather Thorkelson, 2007 yılından bu yana kutup bölgelerine seyahatler düzenliyor. Bizzat gözlemlediği değişimleri anlatan Thorkelson, kutup ayılarının yiyecek bulmakta zorlanmaları nedeniyle kara bölgelerine daha fazla yöneldiğini, Antarktika'daki bazı penguen kolonilerinin de yaşam alanlarını değiştirmek zorunda kaldığını belirtti. Şirketi, turistleri kutuplara getirirken aynı zamanda doğa üzerindeki etkilerini en aza indirme sorumluluğunu taşıyor. Ancak Thorkelson, turizmde sürdürülebilirlik iddiasında bulunan her şirketin gerçekten bu ilkelere uygun hareket etmediğini belirtiyor. Thorkelson, gerçek anlamda sürdürülebilir bir seyahat deneyimi sunmanın, sadece sloganlarla mümkün olmadığını ekledi. ALTERNATİF ROTALAR VE DİJİTAL DESTEK Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü'nün (UNWTO) araştırmasına göre, turistlerin yüzde 95’i dünya üzerindeki popüler destinasyonların yalnızca yüzde 5’ini ziyaret ediyor. Bu, büyük bir dengesizlik yaratarak aşırı turizm sorununu tetikliyor. Yürüyüş ve bisiklet rotaları haritalayan Komoot'un İş Geliştirme Direktörü Iris Wermescher, bu konuda değişim sinyalleri aldıklarını belirtti. Wermescher, giderek daha fazla insanın sadece gezmek için değil, aynı zamanda zihinsel ve fiziksel sağlıklarını korumak için doğada vakit geçirmeye yöneldiğini söyledi. Wermescher, turizmde popülerleşmiş rotalar yerine daha az bilinen bölgelere yönlendirme yapılmasının, sürdürülebilir bir turizm anlayışını destekleyeceğini belirtti. Komoot gibi dijital platformlar, kullanıcıların seyahat planlarını bilinçli yapmasına yardımcı oluyor. Buna ek olarak, iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında turistlerin doğa şartlarına uygun hazırlık yapması önem kazanıyor. Komoot, bu ihtiyaca yönelik gerçek zamanlı hava durumu verileri sunarak, turistlerin anlık değişimlere uyum sağlamasına yardımcı oluyor. Bu konuda konuşan Wermescher, yürüyüş sırasında aniden fırtına çıktığı durumda, uygulamalarının insanlara daha güvenli bir alana yönelmeleri konusunda uyarı gönderebildiği örneğini verdi. Uzmanlar, gelecekte seyahat sektörünün yalnızca popüler turistik noktalar yerine daha geniş ve dengeli bir dağılıma yönelmesi gerektiğini belirtiyor. Aşırı turizmin yarattığı sorunlara karşı, turizm firmaları ve gezginler daha bilinçli hareket etmek zorunda olacak.

Turizmde ilk üçe oynuyoruz Haber

Turizmde ilk üçe oynuyoruz

Türkiye, turizmde dünya listesinde ilk sıralara tırmanmaya başladı. 200'den fazla ülkede tanıtım yapan, çeşitlilikle sezonu 12 aya çıkaran, turizmi ülkenin tamamına yayan stratejiyle en çok ziyaretçi alan ülkeler sıralamasındaki yerini sağlamlaştırdı. Şimdi hedef dünyada ilk üç. İLK ÜÇE OYNUYORUZ Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, "2018'de dünyada 7'inci sıradaydık. 2022'de sıralamada dördüncülüğe yükseldik. Dünyada ilk üçe oynuyoruz" dedi. BM Dünya Turizm Örgütü'nün (UNWTO), verilerine göre 2022'de Türkiye rakiplerini geride bırakarak dünyanın en çok turist çeken ülkeleri arasında dördüncü sıraya çıkmıştı. 2022'de, İspanya 71.7, Fransa 66.6, ABD ise 50.9 milyon turist ağırlamıştı. Türkiye'de 50.5 milyon turist sayısıyla dördüncü olmuştu. VALİLİKLERE YAZI YAZDIK Ersoy, Türkiye'nin global pazarda yerini daha üst seviyelere taşıması için her şeyin kayıtlı, belgeli ve sertifikalı olması gerektiğini belirterek, "Eğer dünyada ilk 3'e oynuyorsan bunları kayıt altına alman gerekir. Her şeyin denetletmesi ve kontrol edilmesi lazım. Aksi durumda bu oyunda yoksun" dedi. Düşük standartta hizmet veren belediye işletme belgesi sahibi otel, motel ve pansiyon gibi tesisleri bakanlık çatısı altına almak için yasa çıkardıklarını hatırlatan Bakan Ersoy, "Oteller artık bakanlıktan Turizm İşletme Belgesi almak zorunda. Belediyeler geçmişte işini doğru dürüst yapmamışlar. Siyasi saiklerle hareket etmişler. Kaçaklara göz yumulmuş. Biz bu otellere yasa çıktıktan sonra süre tanıdık. Daha sonra da harekete geçtik. İllerin valiliklerine yazı yazdık" diye konuştu. BELGE ALMAYAN OTELLER KAPANABİLİR Valiliklere gönderdikleri yazılarla belgesini tamamlamayan işletmelere gerekenin yapılmasını istediklerini anlatan Ersoy, "4 bin tesis vardı. 1.000'i belge aldı. 3 bini için süreyi daraltıyoruz. Bazıları işlemleri hızlandırdı. Belgeyi almayan oteller kapanacak" açıklamasında bulundu. Turizm konutunda da benzer sorunların yaşandığını anlatan Ersoy, "İskanı, ruhsatı olmayan villalar yapılmış. Bunlara 'turizm konutu belgesi' isteniyor. Dağ, taş villa dolmuş. Özellikle sahillerde bu durum çok fazla. 'Belediye bana göz yumuyor, siz de göz yumun' diyor. Biz göz yummayacağız. Bundan sonra her şey kayda alınacak" dedi. İTALYA TGA'YI ÖRNEK ALDI Turizm Geliştirme Ajansı kurulduğunda karşı çıkanlar olduğunu hatırlatan Bakan Ersoy, "Ama şimdi tüm sektör faydalarını gördü, dört elle sarılıyor. Bizim modeli İtalya örnek aldı. Aslında bu işi ilk başlatan ülke 1999'da İtalya'ydı. Fakat kamu kurumu gibiydi. Bizim özel sektörün ağırlıklı olduğu modelimizi örnek aldılar. Ajanslarını özelleştirdiler" dedi. GÜNDEM OLAN OTELLE İLGİLİ KONUŞTU: KAPATILMASI GEREK Müşterisinin eleştirilerine sosyal medyadan skandal cevaplar veren Ankara'daki Black House otel ile ilgili de Bakan Ersoy, şunları söyledi: "Bu otel belediye belgeli. Bakanlıktan belge almadığı için kaçak durumda. O nedenle şimdi kapatılması gerekiyor. Kapatma yetkisi bizde değil, ilçe ve büyükşehir belediyesinde." TAKSİ KONUSUNU MECLİS'E GELİYOR Dünyada yaşanan zorluklara rağmen ülkeye turist çekmek için çalıştıklarını, aynı şekilde esnafın da buna uyum sağlaması gerektiğini belirten Ersoy, özellikle İstanbul'da yaşanan taksi sorununa değindi: "Taksi konusunu Meclis gündemine de taşıyacağız. Taksi plakasında yüksek gelir beklentisi var. Plaka sahibi, 'bana bu parayı garanti edene taksiyi veririm' diyor. Bu sorun çözülmeli. Ayrıca şoförler de eğitimli olmalı." FORMULA 1 YÖNETİMİ DE TÜRKİYE'YE GELMEK İSTİYOR Formula 1 pistinin ihalesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Bakan Ersoy, şunları anlattı: "İhalede en iyi teklifi Pirelli'nin de olduğu konsorsiyum verdi. Biz Formula 1 şartını şartnameye koymuştuk. 2026'da ihaleyi kazanan şirket yarışları getirecekti. Pirelli'nin Formula 1'de oyuna girmesi bizim elimizi çok rahatlattı. Onlar Formula yönetimiyle sık sık görüşüyorlar. Formula yönetimi de Türkiye'ye gelmek istiyor. İstanbul onlar için iyi bir pist, iyi bir şehir... Sadece Formula ile değil, uluslararası birçok yarış ve etkinlikle görüşüyoruz. Pistten maksimum faydayı almak için çalışıyoruz. Şartnameye, pistin 60 gün devletin kullanımını da ekledik. Yani diğer yarışlar olduğunda, ihaleyi alanın iki dudağının arasında kalmıyoruz. Otomobil federasyonu iyi bir proje getirirse onlara da kullanma hakkı vereceğiz. Ben olaya iki yerden bakıyorum. Birincisi, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün gelirini artırmak, ikincisi de İstanbul'un tanıtımını ve markalaşmasını sağlamak..."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.