Hava Durumu

#Barselona

TOURISMJOURNAL - Barselona haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Barselona haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Barselona’da turist vergisi 15 €, en yüksek seviyede Haber

Barselona’da turist vergisi 15 €, en yüksek seviyede

Kararın iki temel amacı olduğu belirtiliyor: Ziyaretçi sayısını azaltmak ve turizm gelirlerinin bir bölümünü konut krizinin çözümüne yönlendirmek. Nisan Ayından İtibaren Yürürlükte Nisan ayı itibarıyla bir otelde konaklayan turistler gecelik 10 ila 15 euro arasında vergi ödeyecek. Bu tutar, mevcut 5–7,5 euro seviyesinin yaklaşık iki katına denk geliyor. Ücret aralığı, tesisin yıldız kategorisine göre belirlenecek. Örneğin, kentin en yaygın konaklama türlerinden biri olan dört yıldızlı bir otelde iki gece kalan bir çift, yalnızca turist vergisi olarak 45,60 euro ödeyecek. Buna belediye dışındaki dolaylı vergiler dahil değil. Kruvaziyer Yolcularına Günlük 6 Euro Kente günübirlik gelen kruvaziyer yolcuları ise günlük 6 euro ödeme yapacak. Gelirin %25’i Konut Krizine Yeni düzenlemeye göre elde edilecek gelirin dörtte biri yasal olarak konut krizinin çözümüne ayrılacak. Ancak bu kaynağın hangi kalemlerde kullanılacağı henüz netleşmiş değil. Kısa Süreli Kiralamalara Geçici Süre Barselona’da turistik konut kiralamaları kişi başı gecelik 12,5 euro vergiye tabi olacak. Ancak bu uygulama geçici nitelik taşıyor. Kent yönetimi, 2028 itibarıyla kısa süreli kiralamaları tamamen yasaklayarak geleneksel konaklama modeline – oteller, uzun dönem kiralık konutlar ve yerleşik kiracılar – geri dönmeyi planlıyor. Yeni vergi kararı, Avrupa’da aşırı turizmle mücadele eden şehirlerin attığı adımlar arasında en dikkat çekici örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

2025 Turizm Raporu, Yurt Dışı Kültür Turlarında Talep Arttı Haber

2025 Turizm Raporu, Yurt Dışı Kültür Turlarında Talep Arttı

Raporda öne çıkan bir diğer önemli başlık ise gezgin beklentilerindeki belirgin dönüşüm oldu. 2025 verileri, seyahatseverlerin yalnızca destinasyona değil; turun içeriğine, organizasyon kalitesine ve rehberlik hizmetlerine daha fazla önem verdiğini ortaya koydu. Özellikle yurt dışı kültür turlarında, detaylı planlama, programın şeffaflığı ve kriz anlarında güven duygusu yaratan organizasyon yapısı, tercihleri doğrudan etkileyen unsurlar arasında yer aldı. Prontotour verileri, gezginlerin artık “görmek” kadar “anlamak” istediğini gösteriyor. Rehberin anlatım gücü, grup yönetimi, yerel kültürle kurulan temas ve zamanın verimli kullanılması; memnuniyet düzeyini belirleyen temel faktörler olarak öne çıkıyor. Bu tablo, kültür turlarında standart program anlayışının yerini, daha nitelikli ve deneyim odaklı seyahat modellerine bıraktığını ortaya koyuyor. 2025 TURİZM VERİLERİ YURT DIŞI ODAKLI SEYAHATİ İŞARET EDİYOR Türkiye’de seyahat alışkanlıklarına ışık tutan 2025 Turizm Raporu, yurt dışı kültür turlarına olan ilginin belirgin biçimde arttığını ortaya koydu. 48 bini aşkın rezervasyonun analiz edilmesiyle hazırlanan rapor, Türk gezgininin seyahat anlayışında önemli bir dönüşüm yaşandığını gösteriyor. Raporda, yalnızca destinasyon tercihleri değil; seyahat edenlerin beklentileri, yaş profili, seyahat süreleri ve program tercihlerine ilişkin dikkat çekici veriler yer aldı. Rapora göre 2025 yılında kültür odaklı seyahatlerin yaklaşık yüzde 70’i yurt dışı destinasyonlarda gerçekleştirildi. Bu oran, yurt dışı seyahatin yalnızca belirli bir kesimin tercihi olmaktan çıkarak daha geniş bir gezgin kitlesine yayıldığını ortaya koydu. Seyahat edenlerin yaş ortalamasının 42 olması ise kültür turlarına olan ilginin orta yaş grubunda yoğunlaştığını gösterdi. Raporda öne çıkan en belirgin başlıklardan biri, yurt dışı kültür turlarına yönelik talepteki artış oldu. Özellikle Avrupa şehirlerini kapsayan programlar, tarih ve kültürü bir arada sunan rotalar ile rehberli gezilerin yoğun ilgi gördüğü kaydedildi. Kültür turlarında çiftlerin oluşturduğu iki kişilik seyahatlerin en güçlü gezgin profili olduğu belirtildi. Paris, Roma ve Barselona gibi şehirler, romantik ve kültürel yapılarıyla çiftlerin en çok tercih ettiği destinasyonlar arasında yer aldı. Bunun yanı sıra Orta Avrupa turlarında Budapeşte, 2025 yılında en çok ziyaret edilen şehir olarak öne çıktı. Bir önceki yılın zirvesinde yer alan Prag’ın yerini alan Budapeşte, kültürel mirası ve ulaşım kolaylığıyla gezginlerin ilgisini çekti. VİZE SÜREÇLERİNE RAĞMEN TALEP AZALMADI Raporda dikkat çeken bir diğer unsur ise vize süreçlerinde yaşanan zorluklara rağmen yurt dışı seyahat talebinin düşmemesi oldu. Aksine, vizesiz veya kapıda vize uygulaması bulunan destinasyonlara yönelimin hız kazandığı görüldü. Özellikle Balkan ülkeleri, Mısır ve Japonya, vize süreçlerinin görece kolay olması nedeniyle 2025’te yoğun talep gören bölgeler arasında yer aldı. Vizesiz destinasyonlara olan bu ilgi, seyahatseverlerin planlama sürecinde esneklik ve öngörülebilirlik arayışında olduğunu gösterdi. Raporda, gezginlerin uzun ve belirsiz vize süreçleri yerine daha hızlı karar alabilecekleri rotalara yöneldiği ifade edildi. 2025 Turizm Raporu’nda deniz ve gemi turlarının da yükselişini sürdürdüğü belirtildi. Özellikle İngiliz Cunard Line firmasına ait Queen gemileri, yılın öne çıkan seyahat seçenekleri arasında yer aldı. Uzun rotaları, konforlu seyahat deneyimi ve planlı program yapısıyla bu gemilerin yoğun ilgi gördüğü kaydedildi. Ayrıca çocuklu ailelerin vizesiz deniz rotalarına yöneldiği, yaz aylarında deniz temalı programların talep açısından öne çıktığı raporda yer aldı. Maldivler ve Zanzibar, sosyal medya üzerinden en fazla talep edilen uzak deniz destinasyonları olurken; Sharm ve Budva, daha uygun bütçeli seçenekler arasında öne çıktı. YURT İÇİ VE YURT DIŞI TERCİHLER DENGELENDİ Raporda, yurt dışı seyahatlerin artmasına rağmen yurt içi turizm talebinin tamamen geri planda kalmadığına da dikkat çekildi. Yurt içi turlarda Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), Karadeniz ve Kapadokya rotaları öne çıktı. Özellikle kültürel içerikli ve rehberli programların yurt içinde de tercih edilmeye devam ettiği belirtildi. Otobüslü Büyük İskandinavya turu ise 2025 yılında en fazla gerçekleştirilen uzun rotalardan biri olarak kayıtlara geçti. Bu tur, hem kapsamlı program yapısı hem de çok sayıda ülkeyi kapsaması nedeniyle ilgi gördü. SATIN ALMA ALIŞKANLIKLARINDA ÇAĞRI MERKEZİ ÖNE ÇIKTI 2025 Turizm Raporu’na göre seyahat satın alma süreçlerinde çağrı merkezi kanalı önemini korudu. Özellikle uzun süreli ve yüksek bütçeli turlarda gezginlerin birebir iletişimi tercih ettiği gözlemlendi. Raporda, gezginlerin program detayları, rehberlik hizmeti ve seyahat güvenliği konularında doğrudan bilgi almayı önemsedikleri vurgulandı. Seyahatlerin en yoğun olduğu dönem ise Kurban Bayramı olarak kaydedildi. Yaz ayları, toplam yolcu sayısı açısından yılın en hareketli dönemi oldu. Raporda dikkat çeken gelişmelerden biri de İzmir ve Ankara çıkışlı turların önceki yıla kıyasla daha hızlı büyümesi oldu. Bu artış, bölgesel çıkışlı tur programlarının erişilebilirliğinin ve talebinin yükseldiğini gösterdi. Büyük şehirler dışındaki gezginlerin de yurt dışı ve yurt içi turlara daha kolay ulaşabildiği belirtildi. GEZGİN PROFİLİ DEĞİŞİYOR 2025 verileri, gezgin profilinde belirgin bir değişime işaret etti. Raporda, seyahatseverlerin artık yalnızca “gezmek” odaklı değil; güvenli, planlı ve rehberliği güçlü programlar aradığı vurgulandı. Program akışının net olması, rehberlik hizmetinin niteliği ve zaman yönetimi, gezginlerin karar sürecinde belirleyici faktörler arasında yer aldı. Bu durum, seyahat deneyiminin yalnızca destinasyonla sınırlı kalmadığını; hizmet kalitesi ve organizasyon yapısının da en az rota kadar önemli hale geldiğini ortaya koydu. 2025 “YURT DIŞI TATİL YILI” OLARAK ÖNE ÇIKTI Raporda yer alan veriler, 2025 yılının genel seyahat eğilimleri açısından “yurt dışı tatil yılı” olarak öne çıktığını gösterdi. Kültür turlarındaki artış, vizesiz destinasyonlara yönelim ve deniz-gemi turlarının yükselişi, Türk gezgininin seyahat anlayışında çeşitliliğin arttığını ortaya koydu. 2025 Turizm Raporu, önümüzdeki dönemde turizm sektöründe planlama, destinasyon geliştirme ve hizmet kalitesi konularının daha da önem kazanacağına işaret eden kapsamlı bir veri seti sundu.

Sagrada Familia’nın en yüksek kulesi 2026’da açılıyor Haber

Sagrada Familia’nın en yüksek kulesi 2026’da açılıyor

Barselona’nın simgesi Sagrada Familia (Kutsal Aile), 140 yılı aşkın süredir devam eden inşaatıyla sessizliğe hiç bürünmedi. Kent halkı için bu gürültü, yapının büyüsünün bir parçası. Mimar Antoni Gaudi’nin imzasını taşıyan bazilika, 10 Haziran 2026’da tarihinin en önemli dönüm noktasını yaşayacak. Gaudi'nin ölümünün 100. yılına denk gelen bu tarihte, Hz. İsa Kulesi açılacak. Güney Almanya’da üretilen bir hacın yerleştirileceği kule, 172,5 metre yüksekliğiyle dünyanın en yüksek kilise kulesi olacak. Yeni kule, Almanya’daki 161,5 metrelik Ulm Minster’ı geride bırakarak rekoru kıracak. Onu Fildişi Sahili’ndeki Basilica Notre-Dame de la Paix (158 metre) ve Köln Katedrali (157,2 metre) izleyecek. Aynı yıl Barselona, Uluslararası Mimarlar Birliği tarafından verilen “Dünya Mimarlık Başkenti” unvanını da taşıyacak. Halkın bağışlarıyla yükselen bir ibadethane Gaudí, Sagrada Familia’nın inşasına 1883 yılında, kamu fonları değil, halkın bağışlarıyla başladı. I. Dünya Savaşı sırasında kaynaklar azaldığında, 1915’ten itibaren ziyaretçilere maketleri ve tamamlanmamış kuleleri görmek için giriş ücreti alınmaya başlandı. Bugün yılda yaklaşık 5 milyon ziyaretçi sayesinde elde edilen gelir, projenin devamını sağlıyor. Baş mimar Jordi Fauli, çocukken önündeki parkta kulelerin yükselişini izlediğini söylüyor ve ekliyor: “Gaudi'nin planlarına tamamen sadık kalıyoruz.” İspanya İç Savaşı sırasında orijinal planların çoğu yok olsa da, fotoğraflar ve eskizler sayesinde proje sürdürüldü. Gaudi’nin vizyonuna göre yapı tamamlandığında, Hristiyan inancının tüm unsurlarını temsil eden 18 kuleye sahip olacak. Modernizmin öncüsü Gaudi 1852’de Reus’ta doğan Antoni Gaudi, Katalonya’nın Modernisme akımının en etkili temsilcilerindendi. Casa Mila ve Casa Batllo gibi yapıları hâlâ kentin en çok ziyaret edilen mimari eserleri arasında. Gaudi'nin çağdaşları Lluis Domenech i Montaner ve Josep Puig i Cadafalch da Barselona’nın mimari kimliğini şekillendirdi. Domenech’in Palau de la Musica Catalana’sı ve Sant Pau hastane kompleksi UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Yoğun Sagrada Família trafiğinden uzaklaşmak isteyenler için Gaudi'nin 1909’da tamamladığı Torre Bellesguard, sessiz bahçesi ve sınırlı ziyaretçi sayısıyla kentte huzurlu bir alternatif sunuyor.

Ankara, AJet Madrid Ve Barselona Seferleriyle Uçuş Ağını Genişletiyor Haber

Ankara, AJet Madrid Ve Barselona Seferleriyle Uçuş Ağını Genişletiyor

Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, "Yüzde yüz iştirakimiz ve Türkiye'nin en genç havayolu olan AJet'in bugün başlayan Madrid ve yarın başlayacak Barselona seferleriyle Ankara'nın hem uçuş ağını genişletiyor hem de potansiyelini artırıyoruz. Ankara'dan Barselona'ya haftada 4, Madrid'e ise 3 sefer düzenleyerek İspanya ile kültürel etkileşimin ve ticaretin gelişmesine katkı sunacağız" dedi. Türk havayolu şirketi AJet, Ankara'dan Madrid ve Barcelona'ya sefer başlatıldığını duyurdu. Madrid seferlerinin bugün başladığını, Barcelona seferlerinin ise yarından itibaren başlayacağını açıklayan Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, sosyal medya hesabından konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. İspanya'ya ilk uçuşların Türk Hava Yolları önderliğinde 1984 yılında başladığını belirten Bolat, o tarihten bu yana İspanya'nın Türkiye adına önemli bir pazar konumunda olduğunu söyledi. Bu uçuşların hem iki ülkenin Akdeniz kültürünü paylaşması hem de güçlü tarihi bağlarla ülkeler arasındaki ilişkileri daha da kuvvetlendirdiğine dikkat çeken Bolat, geçen yıl Türkiye'den İspanya'ya giden 600 binden fazla Türk vatandaşının ve İspanya'dan Türkiye'ye gelen 400 bine yakın turist olduğunu ve bu durumun iki ülke arasındaki ilişkilerin gücünü ve potansiyelini de ortaya koyduğunu ifade etti. "Hedefimiz önümüzdeki dönemde İspanya'dan ülkemize gelen turist sayısını çok daha yukarılara taşımak" Bu bilinçle geçen ay 6 noktaya uçuş gerçekleştirilen İspanya'nın Sevilla şehrinde "Connect to Türkiye" etkinliğini düzenlediklerine değinen Bolat, "Şimdi de hem bu potansiyeli artırma hem de Ankara'yı doğrudan uçuşlarla dünyaya bağlayarak uluslararası arenada bir merkez haline getirme hedeflerimiz doğrultusunda yeni bir adım attık. Yüzde yüz iştirakimiz ve Türkiye'nin en genç havayolu olan AJet'in bugün başlayan Madrid ve yarın başlayacak Barselona seferleriyle Ankara'nın hem uçuş ağını genişletiyor hem de potansiyelini artırıyoruz. Ankara'dan Barselona'ya haftada 4, Madrid'e ise 3 sefer düzenleyerek İspanya ile kültürel etkileşimin ve ticaretin gelişmesine katkı sunacağız. Hedefimiz, önümüzdeki dönemde İspanya'dan ülkemize gelen turist sayısını çok daha yukarılara taşımak" diye konuştu. "Hedefimiz, Ankara ve çevresine 5 milyon turist getirmek" Bu yeni adımlar vesilesiyle iş birliği içinde olunan kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasıyla Ankara'da TOBB'nin ev sahipliğinde bir araya geldiklerini belirten Bolat, Türkiye'nin seyahat hizmetleri ihracatının 2024 yılı itibarıyla 56,3 milyar dolara ulaşmış durumda olduğunu ve hizmet ihracatının yüzde 48'ini oluşturduğunu vurguladı. Bu gelire Ankara'nın katkısının 2,8 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Bolat, "Biz Ankara'nın potansiyelinin bundan çok daha fazla olduğuna inanıyor ve bu potansiyeli ortaya çıkarmak için iş ortaklarımızla projeler üretmeye devam ediyoruz. Hedefimiz, Ankara ve çevresine 5 milyon turist getirmek" ifadelerini kullandı. AJet olarak ilerleyen günlerde Ankara-Erbil ve Ankara-Bağdat hatlarının da hayata geçirileceğini duyuran Bolat, bu açılışlarla birlikte Ankara'daki bağlantı sayısının 26 ülke ve 35 noktaya çıkarılacağını açıkladı. "AJet, 2033'te 200'den fazla uçağa sahip olacak" 2033 yılından itibaren AJet'in 200'den fazla uçağa sahip olacağını belirten Bolat, AJet misafirlerine daha kaliteli ve konforlu hizmet sunmak adına tamamen yerli ve milli kaynaklarla üretilen miligram koltuklarını da kullanmaya başladıklarını duyurdu. Bu koltukların konfor ve tasarım anlamında yolculardan büyük beğeni topladığını ve operasyonel kabiliyetler ile yakıt tasarrufu açısından da miligram koltuklarının önemli bir avantaj sağladığının altını çizen Bolat, "Son olarak yeni hatlarımızın ve Ankara için atılan tüm bu adımların hayırlı olmasını diliyor, AJet markamızın büyümesinde emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Yunanistan’da Halk, Aşırı Turizmden Şikayetçi Haber

Yunanistan’da Halk, Aşırı Turizmden Şikayetçi

Yunanistan'ın başkenti Atina, aşırı turizm sorunu yaşıyor. 2024'te 8 milyon kişinin ziyaret ettiği şehre bu yıl 10 milyon turistin gelmesi bekleniyor. Halkın şikayetlerinin temelinde şehrin ruhunun zedelenmesi ve kira fiyatlarının artması yer alıyor. Antik Akropolis tepesinin aşağısında bulunan Plaka Mahallesi, tarihi dokusuyla dikkat çekiyor. Bölgede yaşanan turist akınının mahallenin tarihi karakterine zarar verdiği düşünülüyor. Konutların günübirlik kiralama yapılan evlere dönüştürülmesiyle konut kiralarının artması halkın tepkisini alıyor. Bu nedenle Airbnb'ye yeni ev kaydının yapılması yasaklandı ama kuralın uygulanmasında sıkıntılar olduğu belirtiliyor. Halkın tepkilerinin ardından polis destekli bir şikayet birimi oluşturuldu. Vatandaşlar, terasları ya da kaldırımları işgal eden işletmeleri, kaldırıma çıkan araçları şikayet edebiliyor. VENEDİK'TE TURİST VERGİSİ, BARSELONA'DA SU TABANCALI GÖSTERİ Aşırı turizm sadece Atina'da tepkilere yol açmadı. İtalya'da Venedik ve İspanya'da Barselona şehirleri de daha önce turistlerin şehre zarar verdiği ve kira fiyatlarını artırdığı için tepki çekmişti. Venedik'te önce 5 euro olan daha sonra 10 euro'ya yükseltilen turist vergisi uygulanmaya başlandı. Barselona'da ise temmuz ayında turistlere karşı su tabancalarıyla su sıkılan bir eylem gerçekleştirildi. Gösteriye Barselona Belediyesi tarafından tepki gösterildi. Hükümet ve belediyeler, bir yandan turizm gelirlerinin artmasından memnun olsa da yerel halkın tepkileri nedeniyle turizmin sağlıklı bir şekilde işlemesi için yeni yollar arıyor.

İstanbul, Global Gurme Destinasyonları Listesinde Zirvede Haber

İstanbul, Global Gurme Destinasyonları Listesinde Zirvede

Ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren global teknoloji şirketi Mastercard, pazar analizleri ve veriye dayalı içgörüler aracılığıyla global turizm sektörünün büyümesine yardımcı olmaya devam ediyor. Mastercard’ın birleştirilmiş ve anonimleştirilmiş verilerini kullanan Mastercard Ekonomi Enstitüsü, günümüzde tüketicilerin seyahat harcamalarını belirleyen içgörü ve motivasyonların ele alındığı Seyahat Trendleri 2025 Raporu’nu yayınladı. Rapora göre, döviz kurları ve jeopolitik dinamikler tüketici davranışlarını etkilerken, bireysel tercihler ve amaç odaklı motivasyonlar da seyahat sektörünü şekillendiren itici güçler olmaya devam etti. Raporda, geçen yıl 67 ülkeden turist ağırlayan İstanbul, global gurme destinasyonları listesinin başında yer aldı. Şehirdeki restoranlar, Asya, Orta Doğu, Akdeniz ve Doğu Avrupa mutfaklarını harmanlayan ve her zevke hitap eden yemek seçenekleriyle övgü topladı. Mastercard Ekonomi Enstitüsü Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesi (EEMEA) Baş Ekonomisti Khatija Haque: “Bölgemizde turizm, büyüme ve çeşitlilik için önemli bir itici güç olmaya devam ediyor. Doğal güzelliklerin, mutfak çeşitliliğinin ve özel deneyimlerin gezginler tarafından bu kadar büyük saygı gördüğünü görmek harika. Ekonomik ve jeopolitik faktörler nereye gidileceği kararını etkilese de, anlamlı deneyimlere duyulan arzu seyahat kararlarımızın büyük bir bölümünü yönlendirmeye devam ediyor. EEMEA bölgesindeki turizm manzarası, yatırımları çeken ve harcamaları artıran gelişmekte olan destinasyonlarla birlikte değişiyor. Yeni Mastercard Ekonomi Enstitüsü raporumuz, ülkelerin, bir seyahatten daha fazlasını arayan kaşiflerin dikkatini nasıl çektiğine dair ilginç bilgiler sunuyor.” açıklamalarını yaptı. İstanbul 43 şehir arasında birinci sırada Mastercard Ekonomi Enstitüsü, globalde en çok tercih edilen gurme şehirleri belirlemek için yeme-içme mekanlarında yapılan sınır ötesi harcamaları analiz etti. Bu kapsamda, şehir genelinde medyan sayı hesaplanarak her restoranda turistler tarafından temsil edilen ülke sayısı ölçüldü. Böylece, belirli bir şehirdeki restoranlar arasında turist çeşitliliği medyan bir ölçüyle belirlendi. Yeme-içme listesini oluşturan 43 ülkenin her biri için en iyi şehir listelendi. 2024 yılında 67 ülkeden turist ağırlayan İstanbul, listedeki 43 şehri geride bırakarak birinci oldu. Listenin ilk 10’unda Avrupa’dan 7, Asya’dan 2 destinasyon daha yer aldı: Cannes (Fransa), Interlaken (İsviçre), Barselona (İspanya), Dubrovnik (Hırvatistan), Mikonos (Yunanistan), İtalya, Malta, Tayland ve Endonezya. Bu destinasyonların her biri, canlı mutfak kültürleriyle dünya çapındaki ziyaretçileri kendine çekiyor. Araştırmada ayrıca Pekin (Çin), Cannes ve Mikonos, yemek fiyatları açısından listenin en üstünde; Ayia Napa (Kıbrıs), Varna (Bulgaristan) ve Braşov (Romanya) ise en altta yer aldı. Japon turistler Türkiye’yi sevdi Rapora göre, 2019-2024 arasında Japonya’dan Kayseri’ye gelen turist sayısı neredeyse 6 kat artarak listede başı çekti. Japonların tercih ettikleri şehirler 3 kat fazla artışla Nevşehir ve 2 kattan fazla artışla İzmir olarak sıralandı. Birleşik Krallık’tan Antalya’ya, ABD’den ve Kanada’dan İstanbul’a gelen turist sayısı ise 2 katından fazla artış gösterdi.

‘Yıldız Savaşları’ndan ‘Black Mirror’a: Turistler İspanya’nın ünlü çekim mekanlarını keşfediyor Haber

‘Yıldız Savaşları’ndan ‘Black Mirror’a: Turistler İspanya’nın ünlü çekim mekanlarını keşfediyor

Şirketler, sinema ve TV dizilerine dayalı turizme ilgi duyan gezginleri çekmek için tur operatörleriyle birlikte çalışmaya başlıyor. 'Game of Thrones,' 'La Casa de Papel,' 'Elite,' 'Black Mirror' ve Pedro Almodovar'ın filmleri derken, tamamı veya bir kısmı İspanya'da çekilen büyük uluslararası yapımlar arasında son yıllarda hızla artış gösterdi. Bu durum, insanların en sevdikleri film ve dizilerin çekildiği yerleri görmek için seyahat etmesiyle ülkede sinema ve televizyon turizminin gelişmesine de yol açtı. Madrid'deki EAE İşletme Okulu'nda turizm profesörü olan Diego Santos, "Önceleri daha çok bir filmin süper hayranı olan insanlar, western filmlerinin çekildiği İspanya'nın güneyindeki çöllere ya da Star Wars'un izinde Sevilla'ya seyahat ediyorlardı, ancak şimdi bu giderek daha popüler hale geliyor," diyor. "Son yıllarda film turizmi konusunda daha büyük bir eğilim var. Bu niş çok hızlı büyüyor." İspanya'da türünün ilk örneği olan Sinema İspanya'sı: Sinematografik Turizmdeki Trendler adlı çalışma da bu eğilimi doğruluyor. Araştırmaya katılan her on kişiden dördü kültürün seyahat etmek için en büyük motivasyonlardan biri olduğunu kabul etti. Her on kişiden biri, bir film ya da TV şovunun çekildiği bir yere kaçamak yapmayı planladığını belirtti. İspanya'nın film turizmi konusunda uzmanlaşmış ilk danışmanlık firması olan The Travelling Set'in direktörü ve kurucusu Ana Alonso, "Netflix gibi büyük yayın platformlarının yükselişi ve milyonlarca izleyicide dünyanın dört bir yanındaki manzaralara ve kültürlere ilgi uyandırma yetenekleri nedeniyle bu tür turizmin büyüme potansiyeli çok büyük," diyor. Araştırma, ziyaret sırasında bir film, dizi veya belgeselden en sık bahsedilen şehrin Madrid olduğunu (yüzde 28.1), onu Almeria (yüzde 22.6) ve Sevilla'nın (yüzde 15.3) izlediğini ortaya koydu. "Şimdi yapılması gereken profesyonel bir teklif geliştirmek, bunu tanıtmak ve talebi canlandırmaktır. Bu sektörde lider olan İngiltere'yle kıyaslandığında İspanya'da bu tür teklifler hala çok az. Bu biraz şarap turizminin başlangıcına benziyor," diye ekliyor Alonso. Film turizmi hızla gelişiyor Artan talep, özellikle film turizmiyle bağlantılı bir sektörün oluşmasına yol açtı. Şirketler, sinema ve TV dizilerine dayalı turizme ilgi duyan gezginleri çekmek için tur operatörleriyle birlikte çalışmaya başlıyor. Tur operatörleri ve seyahat acenteleri kanalıyla çalışan bir danışmanlık firması olan Lorens'in kurucusu Aubry Minotti, "Bu sadece filmlerin çekildiği yerlere gitmek ya da ana mekanları ziyaret etmekle ilgili değil, daha çok sinemayı şehrin tarihiyle ilişkilendirmekle ilgili," diyor. "Bunlar, filmin bir turistik söylemi açıkladığı, genişlettiği ve tamamladığı ve nihayetinde sinema yoluyla bir turistik ürünün ana hatlarını yeniden çizdiği daha turistik deneyimler." Sunulan deneyimler çeşitli ve gece gösterimleri, restoranlarda temalı akşam yemekleri, dikiş atölyeleri, film kostümlerini izleme veya film temalı bir ekip kurma gibi etkinlikleri içerebilir. Büyük yapımların tercih ettiği mekânlar üzerinden sinematografik rotalar için rehberler geliştiren Alonso, "Ekran turizmi aracılığıyla kültür, gastronomi, doğal miras, sinema ya da sizi evinizde izlediğiniz hikâyelerle ilgili bir nedenle bir yere götüren kurgu hakkında konuşabilirsiniz" diyor. "Olasılıklar çok büyük." Halihazırda popüler bir çekim yeri İspanya, kısa ve ılıman kışlar, az yağış ve bazı bölgelerde yılda 3.000 saatten fazla güneş ışığı alan iklimi ve kurak çölden yemyeşil ormanlara veya Akdeniz'e kadar uzanan manzara çeşitliliği sayesinde film çekimleri için her zaman popüler bir yer oldu. Almeria, 1960'larda İtalyan yönetmen Sergio Leone'nin "İyi, Kötü ve Çirkin" gibi ünlü Spagetti Western filmleri için Tabernas çölünü seçmesiyle gündeme geldi. Santos, "İspanya onlarca yıldır filmleri turizmi teşvik etmenin bir yolu olarak kullanıyor," diyor. "Ancak bugün, turizm modelimizin sosyal açıdan en sürdürülebilir model olmadığını bildiğimizden, turistikleşme ve kitleselleşmenin yoğun olduğu alanlardan başka noktalara geçmemize yardımcı olan her bir niş gerçekten çok önemli." İspanyol hükümeti ayrıca 2020'den bu yana uluslararası film yapımlarını çekmek için harcanan ilk milyon euro için yüzde 30 ve geri kalanı için yüzde 25 vergi kredisi sunuyor. Kamu film çekimi izinleri kolaylaştırıldı ve uluslararası yapım ekiplerine vize verme süreci basitleştirildi. İspanya Film Komisyonu'na göre bu yapımlar şu anda 1.32 milyar euroluk (55 milyar 17 milyon 600 bin Türk Lirası) bir ekonomik etki yaratıyor. Ve İspanya'nın bu büyüyen trend için en iyi destinasyon olarak ortaya çıktığının bir işareti olarak, film turizmi üzerine ilk Avrupa kongresi önümüzdeki ay ülkede düzenlenecek. Bu kitle turizmine bir çözüm olabilir mi? Aynı zamanda, İspanya'da kitle turizmine karşı protestolar geçen yıldan bu yana devam ediyor. Yerel halk, kısa dönemli kiralamaların yol açtığı ciddi konut krizinden başlayarak, yaşamları üzerindeki olumsuz etkilerden şikayetçi. Hatta geçtiğimiz yaz, Barselona'da turistlere su tabancalarıyla su sıkıldı. Peki, bu yeni turizm türü bir çözüm sağlayabilir mi? Alonso, "Bizim için ekran turizmi, sürdürülebilirlikle daha bağlantılı yeni bir iş yapma biçimi," diyor. "Bu, plajda yüzmek gibi yılın belirli bir zamanına bağlı olmayan bir turizm türü ve aynı zamanda trafiği hiç ziyaret etmeyi düşünmediğiniz yerlere yönlendirmemize olanak tanıyor." Bu, İspanya'nın çeşitli yerlerine turlar düzenleyen Lorens'in de paylaştığı bir vizyon. Minotti, "Bu müşteriler elbette ana anıtları görmek istiyor, ancak onları sinemanın öne çıkardığı ikincil bir yere götürdüğümüzde, her zaman ortaya çıkan hayranlıklar elde ediyorsunuz," dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.