Hava Durumu

#Bae

TOURISMJOURNAL - Bae haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bae haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Turizmin gözdesi Körfez'de rakamlar endişelendiriyor Haber

Turizmin gözdesi Körfez'de rakamlar endişelendiriyor

ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın ardından artan güvenlik riskleri, yükselen petrol ve uçak yakıtı fiyatları ile değişen hava yolu rotaları Körfez turizmini olumsuz etkiledi. Bazı kaynaklara göre bölgenin turizm gelirlerinde yüzde 16'lık düşüş yaşandı. Dubai'de otel rezervasyonları yüzde 60 gerilerken, Körfez bağlantılı yaklaşık 37 bin uçuş iptal edildi. Turizm ve havacılığa bağımlı BAE, Katar ve Bahreyn en fazla etkilenen ülkeler olurken, turistlerin önemli bir bölümü Türkiye, Yunanistan, İspanya ve Mısır gibi alternatif destinasyonlara yönelmeye başladı. ABD, İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmaların ardından yükselen enerji maliyetleri ve değişen hava ulaşım rotaları, Körfez ülkelerinin turizm sektörünü olumsuz etkilemeye başladı. Bazı kaynaklar, bölgedeki turizm gelirlerinde yüzde 16’ya varan düşüş yaşandığını belirtiyor. 2030 VİZYONU HEDEFLERİ BASKI ALTINDA Körfez ülkeleri, "2030 Vizyonu" projeleri kapsamında petrol gelirlerine olan bağımlılığı azaltarak bölgeyi önemli bir turizm merkezi haline getirmeyi hedefliyordu. Bu doğrultuda Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan milyarlarca dolarlık turizm yatırımlarını hayata geçirdi. Bölge ülkeleri normal şartlarda turizmden yılda yaklaşık 120 milyar dolar gelir elde ediyordu. ÇATIŞMALAR PLANLARI SEKTEYE UĞRATTI ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgedeki dengeler değişti. İran’ın Körfez’de bulunan ABD askeri üslerini hedef alarak misillemede bulunması güvenlik endişelerini artırdı. Yaşanan gelişmeler üzerine birçok hava yolu şirketi güvenlik gerekçesiyle uçuş rotalarını değiştirmeye başladı. YAKIT MALİYETLERİ VE BİLET FİYATLARI ARTTI Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla birlikte petrol ve uçak yakıtı fiyatlarında sert yükselişler yaşandı. Artan maliyetler, uçak bileti fiyatlarına da yansıdı. Uzmanlara göre bu durum, Körfez ülkelerine yönelik turistik talebin azalmasında önemli rol oynadı. DUBAİ'DE REZERVASYONLAR GERİLEDİ Bölgeden gelen verilere göre Dubai’de otel rezervasyonlarında yüzde 60’a varan düşüş görüldü. Ayrıca Körfez bağlantılı yaklaşık 37 bin uçuşun iptal edildiği belirtiliyor. Oteller ise doluluk oranlarını koruyabilmek amacıyla yüzde 40’a varan indirim kampanyaları uygulamaya başladı. Avrupa’nın en büyük seyahat şirketlerinden Tourism Union International (TUI) Group da savaşın ilk dönemlerinde Dubai dahil olmak üzere bölgeye yönelik tüm paket programlarını askıya aldı. EN FAZLA ETKİLENEN ÜLKELER Uzman değerlendirmelerine göre turizm ve havacılık sektörlerine bağımlılığı yüksek olan Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Bahreyn yaşanan gelişmelerden en fazla etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. Suudi Arabistan ise güçlü iç turizm hareketliliği ile hac ve umre ziyaretleri sayesinde kayıplarını kısmen sınırlayabildi. TURİSTLER YENİ ROTALARA YÖNELİYOR Uzmanlar, çatışmaların uzaması halinde özellikle Dubai, Abu Dabi ve Doha'nın turizm gelirlerinde milyarlarca dolarlık kayıplar yaşanabileceğini değerlendiriyor. Güvenlik kaygıları nedeniyle Körfez bölgesinden uzaklaşan turistlerin ise alternatif destinasyonlara yöneldiği belirtiliyor. Bu kapsamda İspanya, İtalya, Yunanistan, Portekiz, Türkiye, Mısır ve Tayland'ın en çok tercih edilen ülkeler arasında öne çıktığı ifade ediliyor.

Yurt dışında vergi ödeyenler için yeni uyarı Haber

Yurt dışında vergi ödeyenler için yeni uyarı

Rus vergi mevzuatına göre, yurt dışında maaş, temettü, faiz ya da kira geliri elde eden Rus vergi mükellefleri 3-NDFL beyannamesi vererek yabancı ülkede ödedikleri vergiyi mahsup ettirebiliyor. Ancak bunun için Rusya ile ilgili ülke arasında yürürlükte bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması bulunması gerekiyor. Hollanda, Ukrayna, Letonya, Danimarka ile Litvanya gibi bazı ülkelerle anlaşmalar son yıllarda sona ererken ABD, İngiltere, Japonya ile AB ülkelerinin büyük kısmıyla yapılan anlaşmaların bazı maddeleri de askıya alındı. FNS özellikle uzaktan çalışan Rus vatandaşlarının durumuna dikkat çekti. Örneğin Rusya’da yaşayıp Kazakistan merkezli bir şirket için uzaktan çalışan kişilerin Kazakistan’da ödedikleri gelir vergisinin mahsup edilmeyebileceği belirtildi. Vergi servisine göre iş fiilen Rusya’dan yapılıyorsa gelir vergisinin yalnızca Rusya’da ödenmesi gerekiyor. Bu durumda Kazakistan’da kesilen verginin iadesi için kişinin doğrudan o ülkenin makamlarına başvurması gerekecek. Vergi dairesi, mahsup için sunulan belgelerin eksiksiz olması gerektiğini de vurguladı. Beyannamede gelir türü, gelir tutarı, verginin ödendiği tarih ile yabancı vergi makamlarınca onaylı belgelerin bulunması şart koşuluyor. Belgelerin noter tasdikli Rusça tercümeleri de talep ediliyor. Eksik belge, yanlış çeviri ya da anlaşma kapsamına girmeyen vergi türleri nedeniyle mahsup taleplerinin reddedilebileceği ifade edildi. RBC'ya konuşan uzmanlara göre Rus vatandaşları en sık Kazakistan, Ermenistan, Özbekistan, Kırgızistan ile Türkiye’den elde edilen gelirler için mahsup başvurusu yapıyor. BAE’de ise gelir vergisi bulunmadığı için mahsup konusu çoğu zaman gündeme gelmiyor.

Dünya Bankası: İran gerilimi enerji fiyatlarını uçurabilir Haber

Dünya Bankası: İran gerilimi enerji fiyatlarını uçurabilir

Dünya Bankası'nın salı günü yayınlanan son Emtia Piyasaları Görünümü raporu, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı ablukasının küresel piyasalarda "tarihi bir şok" yaratmasıyla, enerji fiyatlarında bu yıl yüzde 24’lük bir sıçrama öngörüyor. Öngörülen bu artış, 2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinden bu yana görülen en büyük enerji fiyat sıçraması anlamına geliyor. Yüksek enflasyonu kalıcılaştırma ve gelişmekte olan ülkelerde ekonomik ilerlemeyi sekteye uğratma riski taşıyor. Rapora göre, küresel emtia piyasaları son 4 yılın en dalgalı döneminden geçiyor. 2026 yılı boyunca toplam emtia maliyetlerinde yaşanacak yüzde 16’lık genel artışa, enerji ve gübre fiyatlarının öncülük etmesi bekleniyor. Bölgesel istikrarsızlık, halihazırda kayıtlara geçen en büyük petrol arzı kesintisine yol açtı. Kriz süresince küresel petrol üretimi günde 10 milyon varilden fazla düşüş gösterdi. Bazı fiyatlar ilk zirve noktalarından gerilemiş olsa da çalışma, altyapı saldırılarının ve Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye darboğazlarının kalıcı etkileri nedeniyle enerji maliyetlerinin öngörülebilir gelecekte yüksek seviyelerde kalacağını ortaya koyuyor. Analistler, mevcut krizin geçtiğimiz yıl boyunca emtia fiyatlarında gözlemlenen düşüş eğilimini fiilen tersine çevirdiğini belirtiyor. Bu durumun bir stagflasyon (durgunluk içinde enflasyon) ortamı yarattığı ve merkez bankalarının faiz oranlarını yönetmesini zorlaştırdığı ifade ediliyor. Dünya Bankası Başekonomist Yardımcısı ve Beklentiler Grubu Direktörü Ayhan Köse, konuya ilişkin şu uyarıda bulundu: "Hükümetler, piyasaları bozabilecek geniş kapsamlı ve hedefsiz mali destek verme eğilimine direnmelidir. Bunun yerine, önümüzdeki aylarda yaşanacak ekonomik belirsizlik sürecini atlatabilmeleri için en savunmasız hanelere yönelik geçici yardımlara odaklanılmalıdır." Fırtınanın merkezindeki petrol ve gaz piyasaları Şu anki piyasa istikrarsızlığının başlıca nedeni, Orta Doğu'daki denizcilik rotalarındaki eşi görülmemiş kesinti. Dünyadaki deniz yoluyla ham petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sini taşıyan kritik bir deniz geçidi olan Hürmüz Boğazı'ndaki trafik, savaş boyunca neredeyse tamamen durdu. Dünya Bankası'na göre, Brent türü ham petrolün 2026 yılı boyunca varil başına ortalama 86 dolar seviyesinde seyretmesi bekleniyor, bu da 2025'te kaydedilen 69 dolarlık ortalamaya kıyasla keskin bir artış anlamına geliyor. Bu öngörü, en ağır kesintilerin mayıs ayı itibarıyla hafiflemeye başlayacağı ve yıl sonuna kadar taşımacılık hacimlerinin kademeli olarak savaş öncesi seviyelere döneceği varsayımına dayanıyor. Haberin yazıldığı sırada ABD gösterge petrolü WTI'nın fiyatı varil başına 102 doların üzerindeydi, uluslararası referans olan Brent petrol ise 3 haftadır ilk kez 110 doların üzerine çıkmıştı. BAE ayrıca, salı günü yaptığı açıklamada, 1 Mayıs itibarıyla OPEC ve OPEC+'tan ayrılacağını duyurdu. Ülkenin enerji bakanı, bu kararı, "değişen talebi karşılamaya yardımcı olmak" amacıyla ülkenin enerji stratejisinin yeniden yapılandırılmasıyla gerekçelendirdi ve petrol üretiminde "kademeli bir artış" sözü verdi. Ek arzın fiyatların düşmesine katkı sağlayıp sağlamayacağı ya da büyük petrol tedarikçileri arasındaki daha zayıf koordinasyonun kriz ortamında tersine bir etki yapıp yapmayacağı ise henüz belli değil. Dünya Bankası, çatışmanın uzaması ya da daha fazla bölgesel aktörü içine alacak şekilde yayılması halinde fiyat baskısının daha da artacağı uyarısında bulunuyor. Mevcut temel senaryoda bile yaşanan şok, diğer enerji sektörlerinde ciddi dalgalanmalara yol açmış durumda. Çalışma, ülkelerin alternatif enerji kaynaklarını güvence altına almak için seferber olmasıyla birlikte petrol piyasasındaki oynaklığın doğalgaz ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) göstergeleri üzerinde doğrudan etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Avrupa Birliği, İran savaşı başladığından bu yana fosil yakıt ithalatı için fazladan 27 milyar euronun üzerinde harcama yapmak zorunda kaldı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) da durumu şimdiden tarihin en büyük enerji güvenliği tehdidi olarak nitelendiriyor. Artan yakıt maliyetlerinin, hem gelişmekte olan hem de gelişmiş ekonomilerde istihdam yaratma ve sanayi yatırımları üzerinde ciddi etkiler yaratarak küresel büyümeyi frenlemesi bekleniyor. IMF bu ay, 2026 için küresel büyüme tahminini önceki öngörüsüne kıyasla 0,2 puan indirerek yüzde 3,1'e, Euro Bölgesi için büyüme beklentisini ise yüzde 1,4'ten yüzde 1,1'e çekti. Savaş, IMF'nin küresel enflasyon beklentisini de yüzde 4,4'e yükseltti. Enerji piyasalarındaki dalgalanmanın 2027'ye sarkması halinde ise Fon, küresel büyümenin yüzde 2'ye kadar düşebileceği "ağır bir senaryo" konusunda uyarıyor. Jeopolitik dalgalanma ve yayılma etkisi Dünya Bankası raporunun özel odak bölümü, jeopolitik risklerin piyasa istikrarı üzerindeki orantısız etkisini vurguluyor. Analize göre çatışmaların tırmandığı dönemlerde petrol fiyatlarındaki dalgalanma, daha sakin dönemlere kıyasla yaklaşık 2 kat daha yüksek. Çalışma, özellikle jeopolitik nedenlerle küresel petrol üretiminde yaşanan yüzde 1'lik bir düşüşün, fiyatları ortalama yüzde 11,5 artırma eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor. Bu şokların güçlü bir "taşma" etkisi bulunuyor; diğer emtia piyasalarına yansıması, normal koşullara göre yaklaşık yüzde 50 daha güçlü oluyor. Rapora göre, jeopolitik bir şokun tetiklediği yüzde 10'luk bir petrol fiyatı artışı, yaklaşık bir yıl sonra doğalgaz fiyatlarının zirve seviyesini yüzde 7, gübre fiyatlarını ise yüzde 5'in üzerinde yükseltiyor. Bu gecikmeli etkiler, Orta Doğu'daki çatışma yakın vadede çözülse bile küresel ekonominin enflasyonist baskıyı gelecek yıl boyunca hissetmeye devam edeceği anlamına geliyor.

Ryanair’den yaz sezonu için olumsuz açıklama Haber

Ryanair’den yaz sezonu için olumsuz açıklama

Uçuş sayısı, yolcu sayısı ve filo büyüklüğü açısından Avrupa'nın en büyüğü olan İrlandalı düşük maliyetli havayolu şirketi Ryanair, uçak yakıtı sıkıntısı nedeniyle uçuşlarının yüzde 10'unu iptal edebileceklerini söyledi. İngiltere merkezli ITV televizyon kanalı, Ryanair CEO'su Michael O'Leary'nin sözlerine dayanarak bu haberi verdi. O’Leary, “Hürmüz Boğazı 30 gündür kapalı. Eğer 60 veya 90 gün kapalı kalırsa, hepimiz bilinmeyen bir senaryoyla karşı karşıya kalırız ve Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında uçuşlarımızın yüzde 5 ila yüzde 10’unu iptal etmek zorunda kalabiliriz” dedi. O’Leary, açıklanan hava trafiği aksaklıklarının sorumlusu olarak, İsrail ile İran’a karşı askeri operasyon başlatan ABD’yi gösterdi. O’Leary, “Bu, İran’a yönelik kötü değerlendirilmiş bir saldırı oldu. Hiçbir çıkış planı yok gibi görünüyor” diye konuştu. ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a karşı askeri operasyon başlattı. Tahran dahil İran’ın büyük şehirleri vuruldu. Saldırılar İran'ın füze ve nükleer tehdit oluşturduğu iddiasına dayanıyor. İran Devrim Muhafızları, İsrail'deki hedefleri hedef alan bir misilleme operasyonu başlattığını duyurdu. Bahreyn, Ürdün, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve BAE'deki ABD askeri üsleri de vuruldu. ABD-İsrail ortak saldırısında, Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney ve bazı diğer önemli İranlı liderler hayatını kaybetti.

Dubai Havalimanı’na İran İHA saldırısı: Uçuşlar askıya alındı Haber

Dubai Havalimanı’na İran İHA saldırısı: Uçuşlar askıya alındı

Dubai Havalimanı'ndan dumanlar böyle yükseldi. Dünyanın en büyük havayolu şirketlerinden olan Emirates, tüm uçuşları durdurduğunu açıklayarak havalimanına gitmeme çağrısı yaptı. Dubai Uluslararası Havalimanı yakınında gerçekleşen bir insansız hava aracı (İHA) saldırısının ardından sivil havacılık makamı, Pazartesi günü uçuş trafiğini geçici olarak askıya aldı. Dubai Medya Ofisi, X platformunda yaptığı açıklamada, olayın havalimanının yakıt tanklarından birini etkilediğini bildirdi. Çıkan yangının kontrol altına alındığını ve herhangi bir yaralının bulunmadığını da belirten ofis, söz konusu kararın "tüm yolcu ve çalışanların güvenliğinin sağlanması amacıyla alınmış önleyici bir tedbir" olduğunu vurguladı. Emirates Havayolları da Dubai'den yapılan ve Dubai'ye yönelik tüm uçuşların geçici olarak durdurulduğunu X üzerinden doğruladı. All flights to and from Dubai have been temporarily suspended. Please do not go to the airport. Emirates will share updates when available. We would like to thank our customers for their understanding and patience. The safety of our passengers and crew is our highest priority… pic.twitter.com/m5eIloT2wk — Emirates Support (@EmiratesSupport) March 16, 2026 İran savaşın ilk gününden beri saldırıyor ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik hava saldırılarıyla başlattığı savaşın ilk gününden bu yana Tahran, İsrail'e ve çeşitli Körfez ülkeleri ve buralardaki ABD tesislerine yönelik füze ve drone saldırıları düzenliyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de bu saldırılardan payını alan ülkeler arasında yer alıyor. Dubai Uluslararası Havalimanı, daha önce de hedef alınmıştı. BAE hava savunma sistemleri, savaşın başlamasından bu yana bin 500'den fazla İran İHA'sı ile yaklaşık 300 füzeyi düşürdüğünü açıkladı. BAE Savunma Bakanlığı'na göre savaşın başından bu yana dördü sivil olmak üzere altı kişi hayatını kaybetti. Körfez Arap ülkeleri, savaşın patlak vermesinden bu yana 2 bini aşkın füze ve İHA saldırısına maruz kaldı. Hedefler arasında ABD diplomatik temsilcilikleri ve askeri üsler, kritik petrol altyapısı, limanlar, havalimanları, oteller ile konut ve ofis binaları yer alıyor. Füceyre'de de İHA saldırısı Öte yandan ülkenin Füceyre limanı da bir İHA saldırısına maruz kaldı. BAE'nin petrol endüstri bölgesinde yangına yol açan saldırının ardından ham petrol yükleme operasyonları askıya alındı. Hürmüz Boğazı'nın hemen dışında, Umman Körfezi kıyısında yer alan Füceyre, BAE'nin Murban ham petrolünün günlük yaklaşık bir milyon varillik ihracatında kritik bir çıkış noktası işlevi görüyor. Bu hacim, küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde birine karşılık geliyor. Petrol sevkiyatı risk altında Füceyre hükümeti medya ofisi, sivil savunma ekiplerinin yangını söndürme çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı. Açıklamada herhangi bir can kaybı ya da yaralı bulunmadığı da belirtildi. Bu gelişme, kritik yakıt ikmal merkezinin son günlerde yaşadığı ikinci büyük aksaklık oldu. Hafta sonu gerçekleşen ayrı bir İHA saldırısının ardından geçici olarak durdurulan operasyonlar Pazar günü yeniden başlatılmıştı. Saldırılar, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini felç ettiği bir döneme denk geliyor. İran ile Umman arasındaki dar su geçidi, normal koşullarda dünya genelindeki petrol arzının beşte birini taşıyor.

Dubai’de Saldırılar, Turizmi ve Ekonomiyi Sarsıyor Haber

Dubai’de Saldırılar, Turizmi ve Ekonomiyi Sarsıyor

Zenginlerin oyun alanı olan Dubai, büyük saldırılarla sarsılıyor. On yıllardır dünyanın dört bir yanından turistleri çeken, saf ve sınırsız tüketimin sembol şehirlerinden olan Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) bağlı Dubai, varoluşsal bir tehditle karşı karşıya. ABD ve İsrail'in saldırılarına misillemelerle karşılık veren İran, bu ülkelerin bölgedeki önemli müttefiklerinden olan BAE'yi de bu misillemeler kapsamında hedef alıyor. BAE savunma sistemleri İran’a ait binlerce füzenin yüzde 90’ından fazlasını engellese de kentin kritik noktalarına isabet eden füzeler günlük yaşamı alt üst etmeye yetti. BÖLGENİN CAZİBESİ SORGULANIYOR İran’ın ülkede bulunan bir Amazon veri merkezini hedef alarak bulut altyapısını sekteye uğratması, bölgenin teknoloji yatırımları açısından ne kadar güvenilir olduğu konusunda soru işaretlerine neden oldu. Askeri noktalar, sanayi tesisleri ve dünyanın en işlek havalimanlarından biri olan Dubai Havalimanı gibi kritik hedeflere isabet eden füzelerin yanı sıra iki veri merkezine düzenlenen saldırılar, dijital ödeme sistemlerinin kısa süreliğine devre dışı kalmasına yol açtı. Orta Doğu’nun en büyük rafinerilerinden biri olan ve Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi’ne ait Ruwais tesisi, bir insansız hava aracı saldırısının ardından çıkan yangın nedeniyle tedbir amacıyla kapatıldı. Ayrıca Füceyre’deki bazı terminallerde de faaliyetler geçici olarak durduruldu. Dubai’nin simgelerinden biri olan palmiye biçimindeki yapay ada üzerindeki Fairmont oteli de saldırılar sonucunda ciddi hasar gördü. TURİZM GELİRLERİ DURMA NOKTASINDA Nüfusunun yüzde 90’ından fazlasını yabancıların oluşturduğu şehir, gelir, sermaye kazancı ve miras vergisinin bulunmaması sayesinde dünyanın en yoğun milyarder nüfuslarından birine ev sahipliği yapıyor. Ayrıca kentin yıllık yaklaşık 30 milyar dolarlık turizm geliri bulunuyor. Ancak sosyal medya fenomenleri ve turistlerin toplu şekilde şehri terk etmesiyle birlikte plaj kulüpleri, alışveriş merkezleri ve lüks oteller neredeyse tamamen boşaldı. Buna karşın Dubai’ye çalışmak için gelen milyonlarca göçmen işçi için ülkeden ayrılmak kolay değil. Şehirde yaklaşık 2 milyon Hintli, 700 bine yakın Nepalli ve 400 bin Pakistanlı yaşıyor. Bu kişilerin büyük bölümü düşük gelirli ve sömürüye açık işlerde çalışıyor; ayrıca istedikleri zaman ülkeden ayrılma özgürlüğüne de sahip değiller. SAVAŞIN EKONOMİYE ETKİLERİ Saldırıların Dubai ekonomisi üzerindeki temel etkileri ise şimdiden sarsıcı oldu. Emlak piyasası sert düştü ve borsa ayı piyasasına girdi. Dubai Emlak Endeksi (DFMREI), Şubat sonu ile Mart ortası arasındaki iki haftalık süreçte yaklaşık yüzde 30 değer kaybederek son dönemin en sert düşüşlerinden birini kaydetti. Yatırımcıların risk algısının artması, özellikle lüks konut segmentinde talebin yavaşlamasına neden oldu. Dubai Finansal Piyasalar Genel Endeksi, Şubat ayındaki zirvesine göre toplamda yüzde 21 değer kaybederek teknik olarak ayı piyasasına girdi. En çok etkilenen hisseler arasında gayrimenkul, seyahat, havacılık ve bankacılık sektörleri yer aldı. Finans merkezlerinde ise operasyonel kesintiler yaşandı. Dubai Uluslararası Finans Merkezi (DIFC), saldırılar sırasında hasar gördü. Citibank gibi küresel devler güvenlik gerekçesiyle ofislerini geçici olarak kapatmış veya çalışanlarını uzaktan çalışma modeline geçirdi. Dünyanın en yoğun havacılık merkezlerinden biri olan Dubai Havalimanı'nın saldırılarda kısmen hasar görmesi ve bölge hava sahasındaki kısıtlamalar, şehrin temel gelir kalemlerinden olan turizm ve lojistik akışını aksattı. Öte yandan bölgesel risk primindeki artışın da gemi sigortası maliyetlerini ve genel işletme giderlerini yükselterek Dubai'nin küresel ticaret merkezi konumunu zorlaştırması bekleniyor.

Dubai’de 5 yıldızlı otellerde indirim yüzde 69’a çıktı Haber

Dubai’de 5 yıldızlı otellerde indirim yüzde 69’a çıktı

Dubai’de yabancı turist sayısındaki ani düşüşten kaynaklanan kayıpları en aza indirmeye çalışıyorlar. Oteller büyük indirimler sunarken, yerel halkın ülke içinde tatil yapması teşvik ediliyor. Dört ve beş yıldızlı otellerdeki fiyatları gerçek zamanlı takip etmek için özel bir internet sitesi bile oluşturuldu. Bugün en popüler ilk 20 seçenek arasında yüzde 25’ten başlayan indirimler yer alıyor. Örneğin, lüks Jumeirah zinciri, içinde Jumeirah Beach Hotel ve Burj Al Arab gibi seçkin otellerin bulunduğu tesislerinde BAE vatandaşları için yüzde 30 indirim ve “iki al bir öde” spa uygulamaları gibi ek avantajlar açıkladı. Bir diğer lüks otel olan Shangri-La Abu Dhabi ise restoran ve yemek hizmetlerinde yüzde 15 indirim sundu. Diğer dört ve beş yıldızlı oteller de geri kalmıyor; konaklama fiyatları yüzde 50’ye, hatta daha fazlasına kadar düşürülüyor. Üstelik bu indirimler yalnızca yerel halk için değil. Örneğin Mövenpick Grand Al Bustan 5 yıldızlı otelde iki yetişkin için kahvaltı dahil klasik oda (bir hafta sonraki giriş için) gecelik 348 dirheme (yaklaşık 7,6 bin ruble) rezerve edilebiliyor. Bu, mart ayı sonundaki normal fiyatına göre yüzde 68 daha ucuz. Delüks ve süit odalarda ise indirim yüzde 69’a ulaşıyor. Hilton Dubai Al Habtoor City 5 yıldızlı otelde yarım pansiyonlu standart odaların fiyatı yarıya indirildi: iki kişi için 900 dirhem olan ücret 450 dirheme (yaklaşık 9,8 bin ruble) düştü. Daha pahalı odalarda ise indirim yüzde 28’e kadar çıkıyor. Tumbi Hotel Dubai The Palm, Tapestry Collection by Hilton 4 yıldızlı otelde fiyatlar yüzde 55 düşürülürken, Royal Central Hotel and Resort The Palm 5 yıldızlı tesiste indirim yüzde 54’e ulaşıyor. Dubai’deki tematik parklar, turistik noktalar ve eğlence merkezleri de özel kampanyalar başlattı. Bazıları ücretsiz giriş bile uygulamaya koydu. Örneğin Dubai Miracle Garden bugünden itibaren 31 Mart’a kadar ücretsiz ziyaret edilebiliyor; ancak bu kampanya yalnızca BAE’de yaşayanlar için geçerli. Turistler ünlü “Mucizeler Bahçesi”ni ziyaret etmek için hâlâ 100 dirhem ödemek zorunda. Buna karşılık kelebek sergisinin giriş ücreti ise artık yüzde 43 daha ucuz.

BAE ve Katar’dan mahsur kalanlara konaklama ve yemek desteği Haber

BAE ve Katar’dan mahsur kalanlara konaklama ve yemek desteği

Katar, hava sahasının kapatılması nedeniyle ülkede mahsur kalan yolcuların otel ve yemek masraflarını karşılayacağını açıkladı. Daha önce de Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) benzer bir karar aldığını duyurmuştu. BAE Sivil Havacılık Genel Otoritesi (GCAA), 1 Mart’ta yaptığı açıklamada, devlete ait kurumların "etkilenen ve mahsur kalan yolcuların tüm konaklama ve ağırlama giderlerini üstlendiğini" duyurdu. Abu Dabi Kültür ve Turizm Dairesi’nin (DCT Abu Dhabi) otellere gönderdiği genelgede, "Mevcut koşullar ışığında ve bazı misafirlerin kontrolü dışındaki nedenlerle seyahat edememesi nedeniyle çıkış tarihine ulaşmış olmaları dikkate alınarak, ayrılabilene kadar konaklamalarının uzatılması rica olunur. Uzatılan konaklamanın maliyeti DCT Abu Dhabi tarafından karşılanacaktır," ifadelerine yer verildi. Khaleej Times’a göre, Dubai Ekonomi ve Turizm Dairesi (DET) de otellere e-posta göndererek misafirlere "ilk rezervasyon koşullarıyla konaklamalarını uzatma seçeneği sunulmasını" istedi. Uzatılan konaklama ücretlerini karşılayamayan yolcular için otellerden DET’i bilgilendirmeleri talep edildi. BAE’de uçuşların iptali ya da ertelenmesi nedeniyle yaklaşık 20 bin 200 yolcu etkilendi. Katar Turizm Bakanlığı da 2 Mart’ta yayımladığı genelgede, hava sahası kısıtlamaları nedeniyle ülkeden ayrılamayan misafirlerin konaklamalarının uzatılmasını istedi. Doha News’un aktardığına göre, bu uzatma masraflarının da kurum tarafından karşılanacağı belirtildi. Bölge genelinde uçuş iptalleri Birleşik Arap Emirlikleri, ülkedeki tüm ticari uçuşları askıya aldı ancak mahsur kalan yolcuların ayrılmasına yardımcı olmak için istisnai uçuşlar başlatmaya başladı. Emirates ve Etihad Airways dahil olmak üzere havayolu şirketleri, uçuş bilgilerini paylaşmak için yolcularla doğrudan iletişime geçiyor. Kendileriyle iletişime geçilmeyen yolcuların evde kalmaları ve havalimanına gitmemeleri istendi. Etihad Airways, Abu Dabi’ye ve Abu Dabi’den yapılan ticari uçuşların 4 Mart yerel saatle ve TSİ 14.00’e kadar askıya alındığını duyurdu. Emirates ise uçuş askıya alma kararını 3 Mart yerel saatle ve TSİ 15.00’e kadar uzattı. Katar’da Hamad Uluslararası Havalimanı tüm uçuş operasyonlarını durdurdu ve yolculara havalimanına gitmemeleri tavsiye edildi. Qatar Airways, 4 Mart yerel saatle 09.00 kadar yeni bir güncelleme yapacağını açıkladı. Kuveyt de hava sahasını kapattı. Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nın 1 numaralı terminali 28 Şubat’ta bir insansız hava aracı tarafından vuruldu. Olayda dokuz işçi yaralandı. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, 1 Mart’ta yaptığı açıklamada, operasyonların "en kısa sürede" yeniden başlatılabilmesi için hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü duyurdu. Oman Air, Amman, Dubai, Bahreyn, Doha, Dammam, Kuveyt, Kopenhag, Bağdat ve Khasab’a ve bu noktalardan yapılan uçuşların 7 Mart’a kadar iptal edildiğini açıkladı. Diğer uçuşlar planlandığı şekilde devam ederken gecikmeler yaşanabileceği belirtildi. Saudia da Amman, Kuveyt, Dubai, Abu Dabi, Doha, Bahreyn, Moskova ve Peşaver’e ve bu noktalardan yapılan uçuşların 4 Mart yerel saatle ve Türkiye saatiyle 23.59’a kadar iptal edildiğini duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.