Hava Durumu

#Bacasız Sanayi

TOURISMJOURNAL - Bacasız Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bacasız Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Türkiye, Turizmde 2025 Gelirini 65,2 Milyar Dolara Taşıdı Haber

Türkiye, Turizmde 2025 Gelirini 65,2 Milyar Dolara Taşıdı

Jeopolitik risklerin arttı­ğı 2025 yılında güvenli bir destinasyon olan Türki­ye, 273.4 milyar dolarlık mal ih­racatıyla Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Hiz­metler ihracatının da 123 milyar doları aşacağı öngörüsüyle top­lam ihracatın 396.5 milyar dola­ra ulaşması bekleniyor. Küresel ihracatta Türkiye’nin aldığı pa­ya bakıldığında mal ihracatın­da yüzde 1.07; hizmet tarafında ise yüzde 1.32’lik bir payı mev­cut. Küresel hizmet ihracatın­da 22’nci sıraya yerleşen Türki­ye’nin bu alanda gelişme potan­siyeli de oldukça yüksek. Hizmet ihracatında özellikle turizm sek­töründen büyük katkı alan Tür­kiye’nin kültür, eğlence, eğitim, sağlık, bilişim ve fuarcılık gibi hizmetlerde ihracatını daha da geliştirme imkânı bulunuyor. Bu görünüm analiz edildiğinde ge­lişmeye açık alanların doğrudan ya da dolaylı olarak turizm sektö­rünü ön plana taşıyor. Turizm sektörü 2025 yılı geliri 65.2 milyar dolar Türkiye’de turizm, özellikle 1980’li yıllarda gösterdiği hız­lı ivme ile gözde bir sektör hali­ni aldı. Ülkeye kazandırdığı dö­viz ve 40’a yakın sektöre getirdiği hareketlilik ile “Bacasız Sanayi” unvanını kazanan sektör, günü­müzde küresel rekabette ön sı­ralarda yer alıyor. Aradan ge­çen zamanda sektörde yapılan yatırımlarla küresel boyutta il­giyi üzerine çeken Türkiye, Bir­leşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün yayımladığı Mayıs 2025 Dünya Turizm Barometre­si araştırmasına göre 2024 yılın­da 56.7 milyon yabancı ziyaret­çiyle dünyada en çok turist çeken ülkeler sıralamasında İtalya’yı geçerek 5’inci sıradan 4’üncülü­ğe yükselmişti. Böylece turizm liginde ilk 5 ülke sırasıyla Fran­sa, İspanya, ABD, Türkiye ve İtalya oldu. Türkiye’nin aynı de­ğerlendirmenin 2017 yılı sırala­masında 8’inci sırada olduğu ha­tırlanınca son dönemde göste­rilen sıçramanın önemi daha iyi anlaşılıyor. Türkiye’nin turizm sektörü, 2025 yılını başarılı bir şekilde ta­mamladı. 2025 yılı ülke turizm geliri bir önceki yıla kıyasla yüz­de 6.8 artış göstererek 65.2 mil­yar dolar oldu ve ziyaretçi sayısı 64 milyon kişiye yaklaştı. Bu ge­lirin 46.2 milyar dolarını kişisel harcamalar, 18.1 milyar dolarını ise paket tur harcamaları oluş­turdu. Bu dönemde kişi başına geceleme yapanların gecelik or­talama harcaması 100 dolar, yurt dışında ikamet eden vatandaşla­rın gecelik ortalama harcaması ise 64 dolar oldu. Ziyaretçilerden elde edilen turizm geliri içinde 2025’te paket tur harcamaları­nın payı yüzde 28,2, yeme içme harcamalarının payı yüzde 21,1 ve uluslararası ulaştırma harca­malarının payı yüzde 12,8 olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde bir önceki yıla göre paket tur har­camaları yüzde 4.5, yeme içme harcamaları yüzde 16.1 ve ulus­lararası ulaştırma harcamaları yüzde 8.9 artış gösterdi. Ziyaret­çilerin geliş amaçlarında birinci sırada yüzde 67.7 ile “Gezi, eğlen­ce, sportif ve kültürel faaliyetler” yer aldı. Türkiye turizminde önemli bir konu olan kişi başı gecelik gelir­lerde 2025 yılında artış yaşandı­ğı görüldü. Kültür ve Turizm Ba­kanlığı verilerine göre 2025 yı­lında gecelik gelir, bir önceki yıla göre yüzde 5.2’lik bir artış gös­tererek 114 dolara çıktı. Bu veri 2017 yılı sonuçları ile kıyaslan­dığında yüzde 38’lik bir artış ya­şandığına işaret ediyor. Tüm zi­yaretçilerin ortalaması aldığın­da 2017 yılsonu ortalaması 73.8 dolar iken, 2024 yılında 96.5 do­lar oldu ve 2025 yılında ise 100 dolar seviyesine ulaşıldı. EMITT, güncel turizm trendlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak Turizm sektörünün en güç­lü buluşmaları arasında gösteri­len 29. EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, 5–7 Şubat 2026 tarihle­rinde İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek. ICA Events tarafından organize edilen fuar, yeni destinasyonları ve en gün­cel turizm trendlerini sektör profesyonelleriyle buluşturacak. 29’uncu kez kapılarını açacak olması nedeniyle köklü bir geç­mişe sahip fuar, turizm dünyası için bir buluşma noktası oluştu­ruyor. Önceki edisyonda 39 ül­keden 656 katılımcı ve 23 bin 725 ziyaretçiyi ağırlayan EMITT, kü­resel ölçekte de etkisini gösteri­yor. 2026 yılına da iddialı şekil­de hazırlanan etkinlik, iş üreten, hatırlanan ve değer yaratan bir platform olarak dünyanın dört bir yanından profesyonelleri ay­nı çatı altında bir araya getirme­ye hazırlanıyor. Yenilenen organizasyon yapısıyla İstanbul Fuar Merkezi’ne taşındı Uluslararası katılımcı ve ziya­retçi oranının yüksekliği, sun­duğu B2B iş ortamı ve oluştur­duğu ticaret hacmiyle fuar, tu­rizm sektöründe ilgi çekiyor. Etkinliğin sektör için önemine değinen EMITT Fuar Direktö­rü Banu Keskin, 2026 yılında or­ganizasyonda yeniliklere gidi­leceğini söyledi. Banu Keskin, “EMITT’in 29 yıllık köklü geç­mişini bu yıl stratejik bir adım­larla İstanbul Fuar Merkezi’ne taşıyoruz. Amacımız sadece bir mekân değişikliği değil; sektör profesyonellerine çok daha eri­şilebilir, merkezi ve verimli bir ticaret platformu sunmak. Geç­tiğimiz yıl katılımcı başına or­talama 734 bin euro, toplamda ise 482 milyon euro üzeri iş hac­mi yaratarak rüştümüzü ispatla­dık. 2026’da hedefimiz, nicelik­ten ziyade ‘nitelikli bağlantıya’ odaklanarak, her katılımcının somut iş anlaşmalarıyla dönece­ği bir ekosistem yaratmak” dedi. “EMITT, 2025 yılında 39 ülkeden 656 katılımcıya ev sahipliği yaptı” Bir önceki 2025 yılı fuarında 39 ülkeden toplam 656 katılım­cıyla geride bırakan EMITT’in yeni satın alma, iş geliştirme, ye­ni iş ve iş birliği fırsatlarını sun­duğunu ifade eden Banu Keskin, “Geçtiğimiz yıl katılımcıların yüzde 87’si fuar süresince ger­çekleştirdikleri görüşmeleri si­pariş ve ön anlaşmalarla sonuç­landırdı” dedi. Ayrıca 2025 yılı katılımcılarının yüzde 89’unun 2026 yılında da fuara katılma­yı planladıklarını belirten Banu Keskin, “Katılımcı başına orta­lama 734 bin euro olmak üze­re toplamda 482 milyon euro­nun üzerinde iş hacmi yaratan EMITT, sektör profesyonelleri ve tatil tüketicilerinden yoğun ilgi gördü. Fuar kapsamında top­lam 8 bin sipariş ve ön anlaşma yapılırken, katılımcı başına or­talama 12 iş anlaşmasına imza atıldı” ifadelerini kullandı. 2026 yılı için 68 milyar dolar turizm geliri hedefleniyor Jeopolitik risklerin 2025 yılını etkisi altına aldığını hatırlatan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hindistan- Pakistan savaşı ve 12 gün süren İsrail-İran savaşı başta olmak üzere sektörü olumsuz etkileyebilecek gelişmeler yaşandığına değindi. Hindistan-Pakistan Savaşı’nın Hindistan’dan gelen turistlerin yanı sıra İngiltere’den gelen Hint kökenli ziyaretçi sayısını olumsuz etkilediğini kaydeden Ersoy, İsrail ile İran arasında 12 gün süren savaş dolayısıyla da erken rezervasyonlarda yüzde 20’ye varan oranda iptal edildiği bilgisini paylaştı. Strateji değişikliğiyle alınan önlemlerin olumlu yansımalarına dikkati çeken Ersoy, “Turizm Geliştirme Ajansının başlattığı yoğun kampanyalar ve tanıtım çalışmalarının neticesinde tekrar kriz öncesindeki pozisyona gelindi ve yüzde 20’lik kayıplar telafi edilerek yıl sonundaki pozitif büyüme rakamı yakalandı” dedi. Bakan Ersoy, “Ateş çemberine rağmen, 2025 yılını 63,9 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapatmış olduk. Bu yılki hedefimiz, 68 milyar dolar turizm geliri” dedi. Sektörün, krizlere karşı bağışıklığını kuvvetlendirmek amacıyla 2018’den itibaren strateji değişikliğine gittiklerini anımsatan Bakan Ersoy, Türkiye’nin günümüzde 60’ı aşkın ürünle turizm piyasasına çıktığını söyledi. Ersoy, “Turizm Geliştirme Ajansı ile 200’e yakın ülkede çok yoğun, etkili ve başarılı tanıtım stratejilerini hayata geçirdik” ifadesini kullandı. Turizm alışkanlıklarının yeniden şekillendiğine dikkat çeken Mehmet Nuri Ersoy, dünyada yeni yerleri gezme ve görmenin çok çok ötesine taşındığını vurguladı. Bakan Ersoy, “Bizler de Türk turizmini dünyada değişen parametrelere uygun hale getirdik, getiriyoruz” değerlendirmesini paylaştı. 2025 yılında çok yoğun erken rezervasyon alındığını ifade eden Bakan Ersoy, küresel ısınma sebebiyle mevsim kaymaları yaşandığı tespitini paylaştı. Bu nedenle artık sezonun geç başlayıp geç bittiğine işaret eden Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bundan sonra stratejilerin buna göre yapılması gerektiğini belirtti.

Mersin'e 55 Milyon Dolarlık Sağlık Turizmi Yatırımı Haber

Mersin'e 55 Milyon Dolarlık Sağlık Turizmi Yatırımı

Türkiye'nin turizmde 100 milyon turist ve 100 milyar dolar gelir hedefi, yeni destinasyonlar ve turizm çeşitliliği projeleriyle destekleniyor. Bu kapsamda, Mersin’de arsa dahil 55 milyon dolarlık yatırımla inşa edilen BN Hotel Thermal & Wellness, sunduğu özel hizmetlerle bölgedeki sağlık turizmine yeni bir soluk getirdi. Otel, "Konaklamalı Rehabilitasyon ve Fizik Tedavi Merkezi" belgesiyle misafirlerine termal suyun şifalı etkilerinden faydalanma imkânı sunuyor. Çukurova Uluslararası Havalimanı'nın açılmasıyla birlikte Mersin'e çevre illerden gelen turist sayısında da büyük artış yaşanıyor. 6238 FAYDALI MİNERALLİ TERMAL SU İLE ŞİFA DAĞITIYOR BN Hotel Thermal & Wellness Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Narlı, otelin inşa sürecine ilişkin detayları paylaştı. Narlı Grup ve Balsuyu ailelerinin üçüncü kuşak temsilcisi olan Narlı, "Şehir otelciliğinde ciddi rekabet var, biz bölgede yapılmamış olanı yapalım, ülke ekonomisine ve bölgeye farklılık katalım diye yatırıma başladık" dedi. Bu kapsamda, 350 dönümlük arazi için 1000 kişiyle anlaşma sağlandığını ve bu sürecin 5-6 yıl sürdüğünü belirtti. Narlı, otelin en büyük farkının, içerdiği 6238 faydalı mineral ile onaylanmış termal su kaynağı olduğunu vurguladı. İstanbul Üniversitesi tarafından test edilen bu termal su, oteli sağlık turizmi açısından cazip bir noktaya dönüştürüyor. "İnsanlar buraya şifalanmak için geliyor" diyen Narlı, termal suyun sağlık açısından birçok faydasının olduğunu ifade etti. 249 ODA, 3 VİLLA VE YÜZDE 100 DOLULUK ORANI BN Hotel Thermal & Wellness, 249 oda ve 3 villadan oluşan konaklama kapasitesiyle misafirlerine hizmet veriyor. Yılın büyük bölümünde yüksek doluluk oranlarına ulaşan otel, özellikle hafta sonları son dakika tatilcilerle yüzde 100 doluluk oranına ulaşıyor. Yusuf Narlı, otelin müşteri profilinin ikiye ayrıldığını belirtiyor. Narlı, fizik tedavi ve sağlık turizmi için gelenler ve kongre, bayi toplantıları ve etkinliklere katılanlar olarak ziyaretçileri sınıflandırıyor. Bu bölünmüş müşteri profili, otelin yıl boyunca sürekli olarak dolu olmasını sağlıyor. Narlı, geçen yıl Türkiye'deki en başarılı 9'uncu otel seçildiklerini aktararak, yılı yüzde 70'in üzerinde doluluk oranıyla kapatmayı hedeflediklerini ifade etti. ÇUKUROVA HAVALİMANI İLE ERİŞİM KOLAYLAŞTI Narlı'ya göre, Mersin’in, Çukurova Uluslararası Havalimanı’na yakınlığı, turizm açısından bölgeyi daha cazip bir hale getiriyor. Havalimanının faaliyete geçmesiyle, Mersin'in çevre illerle bağlantısı güçlenmiş durumda. Adana, Gaziantep, Kayseri, Konya ve İstanbul gibi şehirlerden çok sayıda misafir, bu ulaşım kolaylığı sayesinde otele geliyor. Otel, müşteri memnuniyetini artırmak için ücretsiz havalimanı transferi hizmeti de başlattı. FİZİK TEDAVİ LİSANSI İLE HİZMET İHRACATI Fizik tedavi oteli olarak hizmet veren BN Hotel Thermal & Wellness, Sağlık Bakanlığı’ndan fizik tedavi lisansı almış durumda. Bu sayede, misafirler hem termal suyun şifalı etkisinden faydalanıyor hem de yatarak fizik tedavi hizmeti alabiliyor. Yusuf Narlı, "Biz burada termal turisti artırmak için çalışacağız. Otelimiz, Sağlık Bakanlığı’ndan fizik tedavi lisansını da aldı. Ziyaretçilerin, yatarak tedavi görebilecekleri bir fizik tedavi oteliyiz" dedi.

Depremzede Şehirler Turizmde Eski Günlerini Arıyor Haber

Depremzede Şehirler Turizmde Eski Günlerini Arıyor

Normal hayata dönmeye başlayan deprem illerinde, "bacasız sanayi" olarak adlandırılan turizmin yeniden canlanması için kapsamlı çalışmalar gerçekleştiriliyor. Depremden etkilenen şehirlerin turizm temsilcileri, İzmir’deki Uluslararası Turizm Ticaret Fuar ve Kongresi’nde (TTI İzmir) şehirlerinin kültürel ve tarihi değerlerini tanıtma fırsatı buldu. KÜLTÜREL DEĞERLER FUARLA TANITILIYOR Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, Adıyaman Belediyesi ve Şanlıurfa’dan katılan turizm şirketleri, yöresel lezzetlerden tarihi yapılara kadar birçok unsuru TTI İzmir’de sergiledi. Deprem bölgesinden gelen temsilciler, turizmin bölgede normalleşme sürecine katkı sağlayacağını vurguladı. TURİZM, DAYANIŞMAYI ARTIRMANIN BİR YOLU Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, deprem sonrası Adıyaman’ın toparlanmaya başladığını ve şehrin turizm potansiyelini canlandırmayı hedeflediklerini belirtti. Ceyhan Kayhan, "Bir yandan vatandaşlarımızın yaşamlarını düzene sokuyoruz, bir yandan da kentin tarihi ve kültürünü ön plana çıkarmayı istiyoruz. Çünkü Türkiye ve dünyadaki insanların Adıyaman'ı görmesini istiyoruz. Depremin ardından yeni dönemde bununla ilgili çalışmalarımız var. TTI İzmir de bunlardan biridir. Depremin etkisiyle kent turizminde eksilme vardı. Hayatın normalleşmesiyle turizmdeki hareketliliği yavaş yavaş görebiliyoruz" dedi. Nemrut, Cendere Köprüsü ve Perre Antik Kenti gibi önemli turistik alanlara turistler gelmeye başladığı söyleyen Kayhan, "Adıyaman turizm anlamında kısa sürede ayağa kalkıp toparlanacak. Devletimizin destekleri oluyor ama herkesin gelip Adıyaman'ı görmesi lazım. Adıyaman barış ve huzurun kenti, çok eski medeniyetlerin yaşadığı kent. Çiğ köftemizi de tatmalarını isteriz. Turizm aynı zamanda bir dayanışmadır. Adıyamanlıların yaşadıklarını ve nasıl hissettiklerini gelip paylaşmaları gerekiyor" diye ekledi. "KALDIĞIMIZ YERDEN DEVAM EDİYORUZ" Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Kültür, Spor ve Turizm Dairesi’nden Harun Karasakız, deprem sonrası ilk kez bir turizm fuarına katıldıklarını belirterek, "Kahramanmaraş'ın yöresel ürünlerini, bakır ve ahşap işlemeciliği gibi değerlerini İzmir'deki fuara gelen turizmcilere tanıtarak ayakta olduğumuzu, kaldığımız yerden devam ettiğimizi göstermek istedik. Turizm bacasız sanayi. Bunu etkin hale getirmek için fuarlara katılarak kenti eski haline döndürmek için elimizde gelen çalışmaları yapıyoruz" dedi. ŞANLIURFA'DAN SEYAHATSEVERLERE ÇAĞRI Şanlıurfa’da turizm acentesi sahibi Sefa Taşhan ise, bölgeye düzenledikleri turların tekrar canlanmaya başladığını ve seyahatseverlerden destek beklediklerini ifade etti. Taşhan, "Bölgemizde her türlü imkan var, herkesin yöresel yemekler, doğa harikaları ve tarihi yapıları görmesini istiyoruz. Bu desteğe ihtiyacımız var. Depremin verdiği algı nedeniyle bölgede eskisi gibi yoğunluk yaşamıyoruz. Kendi ülkemizin turistinin desteğini bekliyoruz" çağrısında bulundu.

D-8, 2023'te üye ülkelerin turizm gelirlerini artırmaya odaklandı Haber

D-8, 2023'te üye ülkelerin turizm gelirlerini artırmaya odaklandı

Eski Başbakan merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın önderliğinde, 15 Haziran 1997'de İstanbul'da yapılan üye devlet ve hükümet başkanları zirvesinde yayımlanan "İstanbul Deklarasyonu"yla kurulan D-8, 2023'te ticari faaliyetlere katkı sunma çabalarını sürdürdü. Üye ülkelerin refahını ve huzurunu artırmak amacı taşıyan teşkilatın Türkiye, Nijerya, Mısır, Pakistan, Endonezya, İran, Malezya ve Bangladeş olmak üzere 8 üyesi bulunuyor. Merkezi İstanbul'da bulunan D-8'e üye ülkelerin toplam nüfusu yaklaşık 1,2 milyara, küresel ticaretteki payı ise yüzde 14'e tekabül ediyor. Halihazırda dönem başkanlığını Bangladeş'in üstlendiği D-8, başta fon sıkıntısı olmak üzere yaşanan bazı sorunlara karşı kuruluş amacı olan üye ülkeler arasındaki işbirliğini geliştirme yönündeki faaliyetlerini 2023'te de başta turizm olmak üzere, çeşitli sahalarda devam ettirdi. "Ticari işbirliğini gerçekleştirmenin yollarından biri de turizmdir" D-8 Genel Sekreteri Büyükelçi Isiaka Abdulkadir Imam, AA muhabirine, D-8'in bu yılki faaliyetlerini değerlendirdi. Imam, 2023'ün kendileri açısından oldukça hareketli ve yoğun geçtiğini, D-8 Komisyon Toplantısı başta olmak üzere, birçok sektörel toplantı yaptıklarını söyledi. "Biri İstanbul'da, diğeri Bangladeş'te olmak üzere iki toplantıya ev sahipliği yaptık." diyen Imam, şubat ve ekimde yapılan bu toplantılarda bir dizi karara imza attıklarını dile getirdi. Imam, D-8 Turizm Bakanları Toplantısı'nın çok önemli olduğuna işaret ederek "Bu toplantı, ağustosta Pakistan'da yapıldı. Turizm, bizim kilit alanlarımızdan biri. Bizim için çok ama çok önemli. Daha önce de belirttiğim gibi ticaret ve ekonomik işbirliği temel amacımız. Bu ticari işbirliğini gerçekleştirmenin yollarından biri de turizmdir." ifadelerini kullandı. Türkiye'nin ocak-haziran döneminde 20 milyar doların üzerinde turizm geliri elde ettiğini hatırlatan Imam, "Biz de Türkiye'nin turizm alanındaki bu başarıya nasıl ulaştığına dair deneyimlerini, diğer üye ülkelerle paylaşabileceğini düşündük." dedi. Imam, turizm dışındaki işbirliği alanlarında da faaliyetlerini sürdüklerini, döviz rezervleri üzerindeki etkiyi azaltmak için kendi barter (takas) ticaret sistemlerini kurmaya çalıştıklarını, bu çerçevede Türkiye'deki bir özel şirketle mutabakat zaptı imzaladıklarını aktararak yakın zamanda bu sisteme dahil olan paydaşların buluşacağı bir toplantı düzenleneceği bilgisini verdi. Malezya'da D-8 Yenilikçi Ekonomi Merkezi kurmak için çalışmalar yaptıklarını kaydeden Imam, bu amaçla Malezya merkezli "Al-Hidayah Group" adlı şirketle ülkede bir ekonomi ve finans merkezi kurmak için mutabakat zaptı imzaladıklarını aktardı. Imam, e-ticaretin önemine dikkati çekerek "Üç kıtayı, özellikle de girişimcileri ve insanları birbirine bağlamak için e-ticareti çok agresif bir şekilde sürdürmeyi amaçlıyoruz." diye konuştu. En büyük zorluklar "fon sağlamak" ve "görünürlük" D-8'in karşılaştığı zorluklara ve yaşanan bazı aksaklıklara da değinen Imam, Ticaret Bakanları Toplantısı'nı gerçekleştirememenin bunlardan biri olduğunu ve bu toplantıyı en yakın zamanda yapmayı amaçladıklarını belirtti. Imam, en önemli sorunlardan birinin ise projelerinin finansmanını sağlayacak fon problemi olduğunu, bunun üstesinden gelmek için de D-8 Kalkınma Fonu kurmak için çalışmalar yaptıklarını hatta bazı liderlerin "D-8 Bankası" kurulması için tekliflerde bulunduğunu dile getirdi. Örgütün kuruluşunun 26. yılı olmasına rağmen bilgi sahibi kişi sayısının azlığına ve görünürlük konusunun önemine işaret eden Imam, özellikle daha önce işbirliği mutabakat zaptı imzaladıkları Anadolu Ajansı (AA) ile Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumunun (TRT) desteğiyle bu sorunun üstesinden gelmeye çalıştıklarını belirtti. Imam, 2024'te dönem başkanının değişeceğini söyleyerek şunları kaydetti: "Zirvemiz normalde 2 yılda bir yapılır. Şu anki dönem başkanı Bangladeş. Bangladeş'in dönem başkanlığı gelecek yıl nisanda sona erecek ve ondan sonra dönem başkanlığımız, genellikle dönüşümlü olduğu için büyük ihtimalle Mısır olacak. Biliyorsunuz alfabetik sıraya göre gidiyoruz. Bir sonraki zirvenin ise nerede yapılacağını tam olarak söyleyemiyorum ama önümüzdeki yıl olacak."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.