Hava Durumu

#Aydın

TOURISMJOURNAL - Aydın haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aydın haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Efeler’de bisiklet heyecanı başladı Haber

Efeler’de bisiklet heyecanı başladı

Kentin spor turizmine ve tanıtım faaliyetlerine büyük önem veren Başkan Yetişkin’in desteğiyle düzenlenen organizasyon, Aydın’ın tarihi ve doğal güzelliklerini bisiklet rotalarıyla birleştirdi. Efeler’in kültürel mirasını ve yerel değerlerini ön plana çıkaran festivalin açılış gününde 150 bisikletli, 12 kilometrelik şehir turu kapsamında pedal çevirdi. Danişment Mahallesi ve Tralleis Antik Kenti’nde bisiklet süren sporcuların festival coşkusu, ilk günün akşamında Pınarbaşı Mesire Alanı’nda düzenlenen açılış programıyla ikiye katlandı. Efeler Kent Orkestrası’nın müzikleriyle eğlenen katılımcılar Pınarbaşı Mesire Alanı’nın eşsiz doğasında kamp yaptı. Katılımcılar festival boyunca Karange Yaylası, Nysa Antik Kenti ve Çakırbeyli Köy Pazarı gibi bölgenin sembol noktalarını da ziyaret etti. Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen bisikletliler aynı zamanda Efeler’in yöresel lezzetlerini deneyimlediği festivalde, kentin tanıtımına doğrudan katkı sağlandı. Bisikletliler Derneği Aydın Şube Başkanı Hümeyra Yıkılmaz, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin’e sağladığı katkılar için teşekkür ederek "Festivalimize ülkemizin pek çok yerinden 150 bisikletli arkadaşımız katılıyor. Açılış turu kapsamında 12 kilometre boyunca pedal çevirdik. Bisiketletli arkadaşlarımız, kentimizin yöresel lezzetlerini tadacak. Bu anlamda gerçekten bir festival havasında olacak. Desteklerinden dolayı Efeler Belediye Başkanımız Anıl Yetişkin'e teşekkür ediyoruz" dedi.

Ege rüzgarı yeniden Didim’de esecek Haber

Ege rüzgarı yeniden Didim’de esecek

Türkiye Yelken Federasyonu tarafından düzenlenen TYF Yelken Ligi IQ Foil 3. Ayak Yıldızlar Kupası, 29 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında Didim'de gerçekleştirilecek. Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenecek organizasyonda genç sporcular rüzgarla yarışacak. Yüksek hız ve denge gerektiren IQ Foil kategorisinde mücadele edecek sporcular, dereceye girebilmek ve Türkiye’nin en iyileri arasında yer almak için kıyasıya yarışacak. Yarışlar boyunca Didim sahilleri ise spor şölenine sahne olacak. Organizasyonun, yalnızca sporcuları değil yelken tutkunlarını da ilçede buluşturması beklenirken, etkinlik sayesinde kentin tanıtımına da katkı sağlanması hedefleniyor. 2026 yılı itibarıyla bu organizasyona 4. kez ev sahipliği yapacak olan Didim, yelken sporundaki iddiasını her geçen yıl daha da güçlendiriyor. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, organizasyona ilişkin yaptığı açıklamada "Didim olarak böylesine önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk ve gurur duyuyoruz. Yelken sporunun ülkemizde gelişmesine katkı sunan bu değerli yarışları kentimizde ağırlamak bizim için sadece bir organizasyon değil, aynı zamanda bir vizyon meselesidir. Didim’in rüzgarı, denizi ve doğasıyla yelken sporunun yeni adreslerinden biri haline geldiğine inanıyoruz. Bu yarışlar sayesinde genç sporcularımızın azmi ve mücadelesi bizlere umut verirken, kentimizin spor turizmindeki yükselişini de daha güçlü bir şekilde ortaya koyuyor. Sporun birleştirici gücüne inanıyor, Didim’i sporun ve sağlıklı yaşamın merkezi haline getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yelken yarışlarına ev sahipliği yapmaktan büyük bir mutluluk duyuyor, tüm sporcularımıza başarılar diliyor ve halkımızı bu heyecana ortak olmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.

Körüklü çizme ustası Karpuzcu’ya “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülü Haber

Körüklü çizme ustası Karpuzcu’ya “Yaşayan İnsan Hazinesi” ödülü

Mustafa Karpuzcu'nun "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanıyla taçlanan hikayesi, yalnızca bir ustanın başarısı değil; aynı zamanda Anadolu'nun, Aydın'ın ve efe kültürünün geleceğe taşınan güçlü bir mirası olarak dikkat çekiyor. Dededen toruna uzanan bu emek yolculuğu, kaybolmaya yüz tutmuş sanatların hala umutla yaşatılabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Baba mesleği olan körüklü çizme yapımını günümüze kadar taşıyan Mustafa Karpuzcu, bu alanda üretim yapan sayılı ustalardan biri olarak biliniyor. Mesleğe henüz 6 yaşındayken, çizmelere çakılan çivileri düzelterek başladığını anlatan Karpuzcu, aradan geçen onlarca yılın ardından 65 yaşında "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına layık görülmenin tarif edilemez bir gurur olduğunu dile getirdi. "Yıllarca verdiğim emeklerin karşılığını görmek benim için büyük mutluluk. Bunun ulusal çapta görünür olması, yıllardır dökülen alın terinin gerçek bir karşılığı" sözleriyle duygularını ifade eden Karpuzcu, ödülün yalnızca kendisi için değil, bu kadim sanat için de büyük bir kazanım olduğunu vurguladı. "Osmanlı'dan Efe'ye, Efe'den deveciliğe uzanan bir sembol" Bir dönem Osmanlı'da Yeniçerilerin, Milli Mücadele yıllarında ise efelerin simgesi olan körüklü çizmeler, günümüzde de özellikle devecilik kültürünün vazgeçilmez bir parçası olarak varlığını sürdürüyor. Ancak modern çağın getirdiği hızlı dönüşüm, bu el emeği göz nuru sanatın ustalarını da birer birer azaltıyor. Unutulmaya yüz tutmuş körüklü çizme yapımının bugün birkaç usta tarafından yaşatılabildiğini belirten Mustafa Karpuzcu, en büyük sorunlarının çırak bulamamak olduğunu söyledi. "Gençler sanattan uzaklaşıyor" Gençlerin bu mesleği öğrenme konusunda çekingen davrandığını ifade eden Karpuzcu, "Çoğunlukla sanayi bölgelerine ya da farklı iş kollarına yöneliyorlar. Oysa önlerinde yaşatılması gereken çok kıymetli bir sanat var" diyerek çağrıda bulundu. Bu kültürel mirasın sürdürülebilmesi için gençlerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Karpuzcu, her türlü katkıya açık olduklarını da sözlerine ekledi. "Bir meslek, bir aile geleneği" Mesleği babası Mehmet Karpuzcu'dan öğrenen Mustafa Karpuzcu, bugün aynı geleneği oğlu Mehmet Karpuzcu'ya aktarmanın mutluluğunu yaşıyor. "Çırak bulamazken, kendi oğlumun bu işe merak salması beni çok mutlu etti" diyen usta, artık atölyede oğluyla omuz omuza çalışıyor. Asıl mesleğinin halk oyunları eğitmenliği olduğunu belirten Mehmet Karpuzcu ise baba mesleğine yönelişini şu sözlerle anlattı: "İlk bakışta farklı gibi görünse de aslında birbirinden çok uzak olmayan iki alan. Her ikisi de geçmişten gelen kültürümüzü yansıtıyor. Babamın yaptıklarını izleyerek büyüdüm. Pandemi döneminde ‘Ben de yapabilir miyim?' diyerek derileri elime aldım ve kendimi geliştirmeye başladım" Yakın zamanda kalfalık belgesini aldığını belirten Mehmet Karpuzcu, ustalık belgesini de aldıktan sonra tamamen körüklü çizme yapımına yönelmek istediğini söyledi. Mustafa Karpuzcu'nun "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanıyla taçlanan hikâyesi, yalnızca bir ustanın başarısı değil; aynı zamanda Anadolu'nun, Aydın'ın ve efe kültürünün geleceğe taşınan güçlü bir mirası olarak dikkat çekiyor. Dededen toruna uzanan bu emek yolculuğu, kaybolmaya yüz tutmuş sanatların hala umutla yaşatılabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Magnesia Antik Kenti'nde tarih ve doğa aynı rotada Haber

Magnesia Antik Kenti'nde tarih ve doğa aynı rotada

Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), Aydın’ın Germencik ilçesine bağlı Ortaklar ve çevresinde kapsamlı bir kültür ve doğa etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlik kapsamında bölgenin tarihi geçmişi, kültürel değerleri ve doğal yapısı uzmanlar eşliğinde ele alındı. Etkinliğin ilk durağı, Büyük Taarruz sonrası geri çekilen Yunan ordusunun sivillere yönelik katliamlarının yaşandığı yerlerden biri olan ve Kanlıbahçe olarak bilinen Koçkuyusu Şehitliği oldu. Katılımcılar, şehitlikte yaşanan acı olayları anarak saygı duruşunda bulundu. Programın devamında, Lozan Antlaşması kapsamında gerçekleştirilen nüfus mübadelesiyle Selanik ve Grevena’dan gelen Türklerin yerleştirildiği Mursallı Mahallesi ziyaret edildi. Burada, kelime anlamı "Başmelek" olan ve son depremler nedeniyle duvarlarında ciddi çatlaklar oluşan Taxiarchis Kilisesi incelendi. Daha sonra Aydın’ın en önemli antik kentlerinden biri olan Magnesia Antik Kenti'ne geçildi. Gümüşdağ eteğinde, Gümüşçay kenarında kurulan antik kent, rehber Hakan Bahçecioğlu eşliğinde gezildi. Dünyanın en iyi korunmuş antik stadyumları arasında gösterilen ve yaklaşık 30 bin kişilik kapasiteye sahip stadion katılımcılardan büyük ilgi gördü. Stadionun batısında yer alan tepede bulunan theatrondan antik kent kuşbakışı izlendi. Magnesia Antik Kenti’nde yeni kazı alanları, ısıtma sistemli yapılar ile Beylikler Dönemi’ne ait Çerkez Musa Camii de ziyaret edildi. Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlar nedeniyle metrelerce toprak altında kalan yapıların kazılarla ortaya çıkarılışı yerinde gözlemlendi. Program kapsamında 800 yıllık anıt çınar ağacıyla bilinen Selatin Köyü de ziyaret edildi. Köyde kurulan yerel pazardan alışveriş yapılarak üreticilere destek sağlandı. Etkinliğin son durağı ise uzun yıllardır kullanılmayan Tahtacı Mezarlığı oldu. Bakım eksikliği nedeniyle bitki örtüsü altında kalan mezarlıkta, çok sayıda mezar ve iki türbenin yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu gözlemlendi. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, mezarlığın korunması ve iyileştirilmesi için ilgili kurumlara başvuruda bulunulacağını belirterek, "Ortaklar ve çevresi antik dönemden günümüze uzanan çok yönlü zenginliğiyle ekoturizm açısından önemli bir potansiyele sahip" dedi.

Hacıalioğlu: Atıl Vaziyetteki Yatırımı 6 Ayda Ayağa Kaldıracağız Haber

Hacıalioğlu: Atıl Vaziyetteki Yatırımı 6 Ayda Ayağa Kaldıracağız

Kuşadası Kongre Merkezi (KOMER), bir zamanlar Türkiye’nin en büyük turizm ve kongre yatırımlarından biri olarak lanse edilmişti. TÜRSAB Baş Hukuk Danışmanı İlker Ünsever’in ifadesine göre 10-15 Sene öncesinin rakamıyla yaklaşık 370 milyon TL yatırımın yapıldığı dev yapı çürümeye terk edildi. KOMER Projesi’nin sahipleri yüzde 49,45 ile TÜRSAB LTD.ŞTİ, yüzde 37 DÖSİM (Kültür ve Turizm Bakanlığı kuruluşu), yüzde 6,5 Aydın Özel İdaresi ve yüzde 1,5 oranında da Kuşadası Belediyesi. KOMER’in temeli aslında 1990’lı yılların sonunda atılmış; ancak fizibilite yetersizlikleri nedeniyle rafa kaldırılmış, 2000’li yıllarda Turizm Bakanlığı’nın teşviki ve TÜRSAB’ın girişimleriyle yeniden gündeme gelen proje, kamu kaynaklarının da katkısıyla nihayet 2013 yılında açılmıştı. Yaklaşık 200 turizmci ortak projeye destek vermişti Proje Kaderine Terk Edildi 30 Ekim 2013’te modern yapısı ve teknolojik altyapısıyla hizmete açılan KOMER aradan geçen yıllara rağmen işler hale getirilemedi. Bugün itibarıyla merkezde sular akmıyor, çatısı akıyor, jeneratörleri sökülüp götürülmüş durumda. Projenin büyük bölümünü finanse eden TÜRSAB, inşaat ve işletme süreçlerini üstlenmiş TÜRSAB’ın iki iştiraki üzerinden şekillenmişti. TÜRSAB’ın kendi Youtube kanalında daha önce konuşan TÜRSAB Baş HUKUK Danışmanı İlker Ünsever, TÜRSAB’ın bu projeye o zamanın rakamıyla yaklaşık 150 milyon TL kaynak aktardığını, bu yatırımın kurumun mali yapısını olumsuz etkilediğini söyleyerek en büyük alacaklı olarak da TÜRSAB’ın bulunduğunu açıklamıştı. TÜRSAB’ın resmi sosyal medya hesabında yayınlanan videoya göre Ünsever, projeyi tek başına ayağa kaldıracak gücümüz yok, ortakların yeni kaynak yaratacak potansiyeli yok, projenin kurtarılması için kamu desteği şart diyerek, projeyi işler hale getiremediklerini söylemişti. Hacıalioğlu: “Bağlıkaya Sadece Seyrediyor, TÜRSAB Üyelerinin Kaynakları Boşa Harcandı, Bu Sorunu Çözeceğiz” TÜRSAB Başkan Adayı M. Nezih Hacıalioğlu ise üyelerin parasının sokağa atılamayacağını, Bağlıkaya’nın çözümsüzlükle ilerlediğini ve sadece konuya seyirci kaldığını söyledi. Hacıalioğlu konuyla ilgili şunları söyledi: “KOMER’in finansmanında önemli bir rol oynayan TÜRSAB üyesi meslektaşlarımızın yatırımının buhar olmasını önleyeceğim. Kaynaklarımızın atıl ve kullanılamayan bir yapıya dönüşmüş olması TÜRSAB yönetimi adına utanç vericidir. Kurumlarla sürekli kavga ederek, başkanı olduğu üyelerine bile mesafe koyarak sorunlar çözülmez. Bana göre bu sorunu şimdiye kadar çözememek, yalnızca mali bir kayıp değil; aynı zamanda turizm sektörünü temsil eden en büyük birlik olarak mevcut TÜRSAB yönetiminin ayıbıdır. Biz bu ayıbı düzelteceğiz. Üyelerimizin paralarını buhar eden mevcut yönetimi değiştirdikten sonra, ilk yapacağımız işlerden biri bu projeyi ayağa kaldırmak olacak. Bizler turizmciyiz, sektörün içindeyiz, biz çözemezsek kim çözecek?” ‘Dünya Standartlarındaki KOMER’i Hayata Geçirerek Kuşadası’nı Kongre Turizmine Açacağız’ Nezih Hacıalioğlu KOMER’in en hızlı şekilde hayata geçireceklerini, Kuşadası ve İzmir’in kongre turizmine ciddi katkıda bulunacaklarını hatta Ege’de turizmin kaderini değiştireceğini söyledi. Hacıalioğlu sözlerine şöyle devam etti. “Kuşadası, Türkiye turizminin ilk filizlendiği noktalardan biri olarak, bugün bu güçlü altyapıya yeniden ruh katacak bir fırsatla karşı karşıyadır. Kuşadası Kongre Merkezi, yalnızca bir yapı değil; kış aylarında da bölgedeki tesisleri canlandıracak, destinasyonun dört mevsime yayılmasını sağlayacak bir ekonomik ve kültürel dinamizm potansiyelidir. Fiziki kapasitesi, çok amaçlı salonları ve stratejik konumuyla bu merkez; yalnızca Kuşadası’nı değil, Efes’ten Selçuk’a, Meryem Ana’dan Şirince’ye kadar tüm bölgeyi kapsayan bir çekim alanı oluşturma gücüne sahiptir. Bu kapsamda merkez, yalnızca toplantıların değil, aynı zamanda kültürün, sanatın ve uluslararası iş birliklerinin de buluşma noktası olacaktır. ‘KOMER’i 6 Ay içerisinde Açacağız’ Göreve gelir gelmez Kuşadası Kongre Merkezi’nin anonim şirket yönetim kurulunun ivedilikle toplayarak bir araya getireceğiz. Kuşadası Belediyesi, İl Özel İdaresi, Kuşadası Otelcileri ve Kuşadası Ticaret Odası ile iş birliği yapacağız. Kongre merkezinin satış pazarlama ekipleri ivedilikle çalışmaya başlayacak; altı ay içerisinde de merkez tüm üniteleriyle işler hale gelecektir. Bizler inanıyoruz ki, Kuşadası Kongre Merkezi, sadece Kuşadası’nın değil, Ege turizminin kaderini değiştirecek bir projedir. Ve her zaman söylediğimiz gibi; biz burada, sorunun değil, çözümün ta kendisi olacağız. Her konuda olduğu gibi, Kuşadası Kongre Merkezi’nde de…”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.