Hava Durumu

#Avrupa Komisyonu

TOURISMJOURNAL - Avrupa Komisyonu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Komisyonu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Arnavutluk’ta lüks turizm projesine karşı büyük protesto Haber

Arnavutluk’ta lüks turizm projesine karşı büyük protesto

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da günlerdir süren protestolarda binlerce kişi, koruma altındaki Vjosa-Narta sulak alanı ile Sazan Adası’nı kapsayan lüks turizm projesine karşı sokaklara çıktı. “Arnavutluk satılık değil” ve “Projeyi iptal edin” sloganlarının öne çıktığı gösterilerde, flamingo figürleri protestoların sembolü haline geldi. Tepkilerin odağındaki proje, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ve kızı Ivanka Trump ile bağlantılı yatırımcıların yer aldığı Affinity Partners ağıyla ilişkilendiriliyor. Yaklaşık 1,4 milyar euro değerindeki yatırım kapsamında bölgede oteller, villalar, marina ve çeşitli turizm tesisleri inşa edilmesi planlanıyor. Ancak proje sahasının, yüksek ekolojik değere sahip bir bölge olması tartışmaları büyütüyor. Flamingolar, Akdeniz fokları ve deniz kaplumbağaları için kritik yaşam alanı olan bölgede yapılacak inşaatların biyolojik çeşitlilik üzerinde kalıcı tahribat yaratabileceği uyarısı yapılıyor. Zvernec kıyısında proje alanının çevrilmesi ve ağır iş makinelerinin bölgeye girmesiyle birlikte protestolar daha da yoğunlaştı. Çevre örgütleri çalışmaların durdurulmasını isterken, bazı gösterilerde güvenlik güçleri ile eylemciler arasında gerginlik yaşandı. Olayların ardından iki özel güvenlik şirketinin lisansı iptal edilirken, bazı görevliler hakkında da idari işlem başlatıldığı bildirildi. Arnavutluk hükümeti ise proje konusunda geri adım atmazken, Başbakan Edi Rama yatırımın devam edeceğini ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağını açıkladı. Buna karşın artan protestolar sonrası proje sahasındaki bazı faaliyetler için inceleme başlatıldığı duyuruldu. Avrupa Komisyonu da gelişmeleri yakından takip ederek, Arnavutluk’un Avrupa Birliği üyelik süreci açısından çevre standartlarına uyumun kritik önem taşıdığını vurguladı. Komisyon ayrıca stratejik yatırımlar yasasının ve koruma alanlarının statüsündeki değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Sazan Adası ise tartışmaların merkezinde yer almaya devam ediyor. Geçmişte askeri üs olarak kullanılan ve halka kapalı olan ada, bugün lüks turizm yatırımlarıyla gündemde. Ivanka Trump’ın daha önce bir podcast yayınında adayı tekne gezisi sırasında keşfettiklerini ve “özenli bir geliştirme” planladıklarını söylemesi ise kamuoyundaki tepkileri daha da artırdı.

Rusların Schengen Talebi Sürüyor Haber

Rusların Schengen Talebi Sürüyor

Avrupa Komisyonu verilerine göre 2025 yılında Rus vatandaşlarına verilen çok girişli Schengen vizelerinin sayısı yüzde 21,5 azalarak 224 binden 175 bin 800'e düştü. Buna rağmen Ruslar, Çin ve Türkiye ile birlikte Schengen vizesine en fazla başvuru yapan ülkeler arasında yer aldı. Yıl boyunca yaklaşık 679 bin Rus başvuru yapılırken, bunların 630 bini olumlu sonuçlandı. Ret oranı ise yüzde 7,4'ten yüzde 6,3'e geriledi. Çok girişli vizelerdeki düşüşün temel nedeni, Avrupa Komisyonu'nun 2025 sonunda aldığı yeni tavsiye kararı oldu. Karar uyarınca Rus vatandaşlarına yeni çok girişli vizelerin verilmesi büyük ölçüde sınırlandırıldı. Rus vatandaşlarına en fazla çok girişli vize veren ülkeler İtalya, Yunanistan, Fransa ve Bulgaristan oldu. İtalya 80 bin 700, Yunanistan 24 bin 500, Fransa 21 bin 900 çok girişli vize düzenledi. Toplam vize sayısında da İtalya 163 bin 900 vize ile ilk sırada yer aldı. Ret oranlarının en yüksek olduğu ülkeler ise Malta, Estonya ve Romanya oldu. Buna karşılık Yunanistan ve İspanya gibi Rus turistlerin yoğun ilgi gösterdiği ülkelerde de ret sayılarının yüksek olduğu dikkat çekti. Uzmanlar, Avrupa Birliği'nin Rus vatandaşlarına yönelik vize politikasını sertleştirmesine rağmen turistik talebin güçlü kaldığını ve Rusların Schengen bölgesine seyahat etmek için alternatif yollar aramayı sürdürdüğünü belirtiyor.

Portekizliler 2026’da seyahat istiyor, ama maliyetler sorun Haber

Portekizliler 2026’da seyahat istiyor, ama maliyetler sorun

Portekizliler, jeopolitik gerilimler ve ekonomik baskılara rağmen 2026’da Avrupa’da seyahat isteği en yüksek gruplar arasında yer alıyor. IPSOS iş birliğiyle hazırlanan Europ Assistance’ın 25. Yıllık Yaz Tatili Barometresi’ne göre, Portekizlilerin %82’si bu yıl tatile çıkmayı planlıyor. Bu oran sadece %84 ile Birleşik Krallık’ın gerisinde kalıyor. 26 ülkeyi kapsayan araştırma, tatilin hâlâ refah ve kişisel dengeyle bağlantılı bir ihtiyaç olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Portekiz’de büyük tatil için ortalama bütçe 1.662 euroya yükseldi. Bu %10’luk artışa rağmen Avrupa ortalaması olan 2.089 euronun altında kalıyor. Harcamalarda Portekiz Avrupa’da 9. sırada yer alırken, İsviçre 3.100 euro ile ilk sırada bulunuyor. Yurt içi turizme yönelim artıyor: Portekizlilerin %47’si ülke içinde seyahat etmeyi tercih ediyor, yurt dışı seyahat oranı ise hafif düşüş gösteriyor. En popüler yurt dışı destinasyonlar İspanya, İtalya ve Brezilya olurken, genel olarak en çok tercih edilen ülkeler İtalya, İspanya ve Fransa. Güvenlik, seyahat kararlarında giderek daha önemli hale geliyor; Portekiz’de özellikle savaş ve terör riski endişeleri Avrupa ortalamasının oldukça üzerinde. Tatil planlarında en büyük engel ise yüksek maliyetler. Portekizlilerin %49’u seyahat edememe nedeninin maddi kısıtlar olduğunu söylüyor. Enflasyon endişesi de çok yüksek: Portekiz bu konuda Avrupa’da en üst sırada yer alıyor (%90). Buna rağmen Portekizlilerin %78’i yazın en az bir seyahat planlıyor. Ayrıca jet yakıtı sıkıntısı nedeniyle yaz aylarında uçuş iptalleri ve hava trafiğinde aksama riski konusunda da uyarılar yapılıyor. Avrupa’nın yakıt rezervlerinin yalnızca birkaç haftalık olabileceği belirtiliyor. Havacılık parafininin (jet yakıtı) fiyatındaki ciddi artış nedeniyle uçak bileti fiyatlarının yükselmesi ve arzın azalması bekleniyor; bu da yaz döneminde talebi olumsuz etkileyecek. Şu an için Avrupa genelinde jet yakıtı eksikliği nedeniyle iptal edilen uçuş oranı %1’in altında. Avrupa’da uçuşlarını iptal eden hava yolu şirketleri arasında Türk Hava Yolları, Lufthansa, British Airways ve KLM bulunuyor. Bu durumun Portekiz ekonomisinin temel itici güçlerinden biri olan turizm sektörüne etkisinin ne olacağı ise belirsiz. Çevre ve Enerji Bakanı Maria da Graça Carvalho’ya göre Portekiz’in Sines rafinerisinden sağlanan bilgilere dayanarak Ağustos ayına kadar jet yakıtı rezervi bulunuyor. Altyapı Bakanı Miguel Pinto Luz ise hükümetin yakıt stokları konusunda petrol şirketleriyle temas halinde olduğunu ve şu an için TAP uçuşlarında iptal beklenmediğini söyledi. Maliye Bakanı Joaquim Miranda Sarmento ise olası yakıt sıkıntısının turizm düşüşü nedeniyle “çok büyük bir ekonomik şok” yaratabileceği uyarısında bulundu. Bakan, Avrupa genelinde jet yakıtı sıkıntısı yaşanması halinde uçakların Portekiz’e ulaşamayacağını ve bunun turizmi ciddi şekilde vuracağını belirtti. Belirsizlik nedeniyle Avrupa Komisyonu, havayollarına jet yakıtı kullanımını ve tedarik lojistiğini optimize etmeye yönelik rehberler yayımlayacak.

Demokratik Kongo ve Uganda’daki Ebola Salgını Avrupa’yı Tedirgin Ediyor Haber

Demokratik Kongo ve Uganda’daki Ebola Salgını Avrupa’yı Tedirgin Ediyor

Demokratik Kongo Cumhuriyeti (DKC) ve Uganda'daki son Ebola salgını, ABD'nin kamu sağlığı önlemlerine yönelik genel olarak rahat yaklaşımından keskin bir dönüş yapmasına neden oldu. Pazartesi günü, virüsün yayılmasını önlemek amacıyla, etkilenen bölgelerden gelen havayolu yolcularının taranması ve bazı durumlarda giriş kısıtlamaları uygulanması da dahil olmak üzere bir dizi önlem açıklandı. Ertesi gün, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ - WHO) Genel Direktörü Dr. Tedros Adhanom Ghebreyesus, "salgının boyutu ve yayılma hızından derin endişe duyduğunu" belirtti. Peki, Avrupalılar ne kadar endişelenmeli? Kinşasa'ya düzenli ve doğrudan uçuş rotaları olan Belçika gibi ülkelerin vatandaşları için durum ne? Belçika'nın önde gelen virologlarından Steven Van Gucht, Euronews'e yaptığı açıklamada, "DKC'deki durum ciddi ve orada kararlı bir şekilde mücadele edilmesi gerekiyor. Brüksel’in Kinşasa ile doğrudan bağlantıları olduğu doğru, bu da temkinli olmayı haklı kılıyor," ifadelerini kullandı. Belçika'nın kalbinde yer alan Brüksel Havalimanı, DKC'ye yapılan seyahatler için Avrupa'nın ana giriş kapısı konumunda bulunuyor. Brüksel Havayolları, Kinşasa'ya haftada yedi kez olmak üzere her gün karşılıklı uçuşlar gerçekleştiriyor. Şirketin elinde yolcu sayılarına ilişkin kesin veriler olmasa da bu rotada kullanılan Airbus A330 tipi uçaklar yaklaşık 290 yolcu taşıyabiliyor. Van Gucht, "Aynı zamanda, geçmişteki salgınlardan edinilen deneyimler, Belçika ve Avrupa için riskin düşük olduğunu gösteriyor," diye ekledi. Benzer bir değerlendirme de Brussels Airlines’tan geldi. Kıdemli Medya İlişkileri Müdürü Joëlle Neeb, Euronews'e verdiği demeçte, "Standart prosedürlerimiz doğrultusunda durumu yakından takip ediyoruz. İlgili tüm makamlarla iletişim halindeyiz ve gerekmesi durumunda operasyonlarımızı ayarlayacağız," dedi. Neeb ayrıca, "Şu an itibariyle tüm uçuşlar planlandığı gibi devam ediyor ve ek bir koruyucu önlem uygulanmıyor," açıklamasında bulundu. Bununla birlikte, Brüksel Havayolları mürettebatı, bulaşıcı hastalıklar gibi sağlık ve güvenlik konularında özel yönergeleri takip ediyor. Şirket yetkilisi, "Mürettebatımız bu konuda eğitimli. Diğer önlemlerin yanı sıra olası semptomları izliyor, düzenli el dezenfeksiyonu gibi hijyen önlemlerini uyguluyor ve gerektiğinde teması sınırlandırıyorlar. İhtiyaç halinde tıbbi hizmetler ve sağlık otoriteleriyle de iş birliği yapıyorlar," dedi. Son Ebola salgını, uluslararası önemi haiz bir kamu sağlığı acil durumu olarak ilan edildi ve şimdiye kadar en az 131 ölüme yol açarkan, 500 vaka tespit edildi. Önlemlerin etkinliği tartışmalı Van Gucht’un açıklamasına göre Ebola, yalnızca semptom gösteren bir hastanın vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşıyor, havadan bulaşmıyor. Bu da hastalığın nispeten kolay kontrol altına alınabileceği anlamına geliyor. Van Gucht, “Ayrıca insanların yalnızca semptomlar ortaya çıktıktan sonra bulaştırıcı olduğunu, öncesinde bulaştırıcı olmadığını vurgulamak gerekir," diye ekledi. Kuluçka süresi 2 ile 21 gün arasında değişebiliyor. Tam da bu faktör, yani kuluçka süresi, ABD’de uygulanacağı gibi varışta ateş ölçümü yapılmasının etkinliğini sınırlıyor. Van Gucht, “Kuluçka dönemindeki bir yolcunun henüz ateşi olmaz ve bu nedenle tespit edilemez,” dedi. Benzer bir görüş de Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) uzmanı Celine Gossner’dan geldi. Gossner, Euronews’e yaptığı açıklamada bu aşamada Avrupa’da giriş taraması önermediklerini belirterek, “Havalimanı taramaları çok ciddi kaynak gerektiriyor ancak etkinliği sınırlı” dedi. Hem Gossner hem de Van Gucht, etkilenen ülkelerde uygulanan çıkış taramasının daha etkili bir yöntem olduğuna dikkat çekti. Buna karşın Van Gucht, giriş taramasının “erken uyarı sistemi işlevi görebileceğini ve kamuoyunun güvenini korumaya yardımcı olabileceğini” savundu. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, ABD’nin getirdiği kısıtlamaları “not ettiğini” ve “her hükümetin halkının sağlık ve güvenliğini koruma sorumluluğunu” kabul ettiğini açıkladı. Ancak kurum, seyahat kısıtlamalarının salgınlarla mücadelede birincil halk sağlığı aracı olarak kullanılmaması gerektiği görüşünde. Kurumun basın açıklamasında, “Africa CDC’nin pozisyonu açık: yaygın seyahat kısıtlamaları ve sınırların kapatılması, salgınların çözümü değildir,” denildi. Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) de, ABD’den farklı olarak, seyahat kısıtlaması önermiyor. ABD, son 21 gün içinde Uganda, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ya da Güney Sudan’a seyahat etmiş, ABD dışındaki pasaport sahiplerine giriş kısıtlaması getirmiş durumda. Van Gucht, salgına karşılık olarak etkilenen ülkelerden gelen uçuşların yasaklanması fikrine de karşı çıktı. “Bu tür önlemlerin epidemiyolojik faydası sınırlıdır, insani yardımı ve tedarik zincirlerini sekteye uğratır ve salgınların daha geç bildirilmesine yol açabilir” dedi. Belçika Dışişleri Bakanlığının Güvenlik biriminden yapılan son seyahat uyarısında, Ituri ve Kuzey Kivu eyaletlerinde doğrulanan Ebola vakaları nedeniyle bu eyaletlere tüm seyahatlerin “resmen caydırıldığı” bildirildi. Bakanlığın herhangi bir ülkeye seyahati resmen yasaklama yetkisi bulunmuyor. Ne yapılıyor? Van Gucht, uçakta hastalanan yolcular için net prosedürlerin bulunması ve bir vaka tespit edildiğinde diğer yolcuların temaslı takibinin yapılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Brüksel Havalimanı’ndan bir sözcü, bu tür protokollerin oluşturulduğunun altını çizdi. “Bulaşıcı bir hastalık taşıyan bir yolcu geldiğinde, bu kişi askeri hastaneye bağlı özel bir ambulansla tahliye ediliyor.” “Bu tür durumlarda Brüksel Havalimanı, Halk Sağlığı Bakanlığının tavsiyeleri doğrultusunda gerekli önlemleri alır. Şu ana kadar bu konuda herhangi bir talimat veya yönerge almış değiliz” diye ekledi. Belçika Sağlık Bakanlığının ‘Risk Yönetim Grubu’, Euronews’ün, virüsün Belçika’ya yayılmasını kontrol altına almak için gündeme gelebilecek ek önlemlere ilişkin sorularına, haber yayına verildiği sırada yanıt vermemişti. ECDC uzmanı Gossner, her koşulda, etkilenen bölgelerden dönüp 21 gün içinde ateş, baş ağrısı veya genel halsizlik gibi belirtiler geliştiren yolcuların vakit kaybetmeden tıbbi yardım alması ve sağlık çalışanlarını yakın zamanda yaptıkları seyahat hakkında bilgilendirmesi gerektiğini vurguladı. Van Gucht, “Bu erken uyarı sistemi, tüm gelen yolcuların geniş çaplı ateş taramasından geçirilmesinden daha önemlidir” dedi. “Önceliğimiz, kendi sağlık sistemlerimizdeki teyakkuzu sürdürmek ve sahadaki müdahaleyi desteklemek olmalıdır,” diye sözlerini tamamladı. ECDC, koordinasyon ve operasyonel planlamaya destek olmak üzere KDC’ye uzmanlar gönderiyor. Avrupa Komisyonu ise, Komisyon sözcüsünün Salı günü verdiği bilgiye göre, henüz uluslararası yardım mekanizmalarından herhangi biri üzerinden yardım talebi almış değil.

Avrupa’da ziyaretçi sıralaması, Türkiye’nin yeri belli oldu Haber

Avrupa’da ziyaretçi sıralaması, Türkiye’nin yeri belli oldu

Avrupa, küresel turizmde liderliğini sürdürmeye devam ediyor. Her yıl yüz milyonlarca uluslararası ziyaretçiyi ağırlayan kıta, dünyanın en çok ziyaret edilen bölgesi olma unvanını koruyor. Akdeniz kıyılarındaki tatil merkezlerinden kültür turizmiyle öne çıkan şehirlere kadar Avrupa’nın birçok noktası turist akınına uğrarken, yeni veriler uluslararası ziyaretçilerin kıta genelinde en çok hangi ülkelerde konakladığını ortaya koydu. Avrupa Komisyonu verilerine göre İspanya, İtalya, Türkiye, Fransa ve Birleşik Krallık, Avrupa’nın en popüler beş turizm destinasyonu arasında yer aldı. Dünyanın en çok ziyaret edilen 10 ülkesi arasında ise Avrupa’dan altı ülke bulunuyor. Eurostat ile Birleşik Krallık Ulusal İstatistik Ofisi’nin verileri ve VisitBritain istatistikleri, kıta genelinde turistlerin en fazla tercih ettiği bölgeleri gözler önüne serdi. Visual Capitalist’in aktardığı verilere göre Avrupa genelinde 2025 yılında 1,5 milyardan fazla geceleme kaydedildi. Seyahat platformu Smarter Travel’a göre ise bu sayı 1950 yılında yalnızca 25 milyon seviyesindeydi. Bu yükseliş, küresel seyahat sektöründeki büyümenin devam ettiğini gösteriyor. Dünya genelindeki ekonomik belirsizliklere rağmen turizm sektörü büyümeyi sürdürüyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nin araştırmasına göre sektörün 2026 yılında küresel ölçekte yüzde 3,2 büyümesi bekleniyor. Bu oran, dünya ekonomisi için öngörülen yüzde 2,4’lük büyümenin üzerinde bulunuyor. Seyahat ve turizm sektörünün 2026 yılında dünya genelinde 376 milyon kişiye istihdam sağlaması bekleniyor. Bu da dünya genelindeki her dokuz işten birine karşılık geliyor. Tepkilere rağmen İspanya ilk sırada İspanya, yalnızca Avrupa’nın değil dünyanın da en popüler turizm destinasyonu olmayı sürdürüyor. Eurostat verilerine göre ülke, 2025 yılında yaklaşık 330 milyon geceleme ile açık ara zirvede yer aldı. Listede ikinci sırada bulunan İtalya’da ise uluslararası ziyaretçiler yaklaşık 265 milyon geceleme gerçekleştirdi. Türkiye ve Fransa da geçen yıl 150 milyonun üzerinde uluslararası geceleme sayısına ulaştı. Avrupa Birliği’nden ayrılmasına rağmen Birleşik Krallık da Avrupa turizminin önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürdü. Ülke, 2024 yılında yaklaşık 150 milyon ziyaretçi ağırladı. VisitBritain’in 2025 verilerini açıklamasıyla bu rakamın daha da yükselmesi bekleniyor. Mevsimsel turizm önde Yunanistan, Avusturya, Hırvatistan, Almanya ve Hollanda’nın ilk 10’da yer alması, Avrupa turizminin büyük ölçüde mevsimsel karakter taşıdığını ortaya koyuyor. İspanya, İtalya, Yunanistan ve Hırvatistan özellikle yaz aylarında sıcak iklimleri, tatil beldeleri, restoranları ve turistik merkezleriyle yoğun ilgi görüyor. Özellikle İspanya ve İtalya’da aşırı turizme karşı düzenlenen protestolara rağmen turistlerin tarihi bölgeler ve sahil kentlerinden vazgeçmediği görülüyor. Fransa’da ise yalnızca Paris değil, Fransız Rivierası ve Provence bölgesi de yaz aylarında yoğun ziyaretçi çekiyor. Kış döneminde ise kayak tutkunları Alpler’e yöneliyor. Avrupa’nın en çok ziyaret edilen ülkelerinin listesi şöyle: İspanya: 329 milyon 661 bin 68 geceleme İtalya: 264 milyon 741 bin 414 geceleme Türkiye: 154 milyon 799 bin 879 geceleme Fransa: 150 milyon 753 bin 829 geceleme Birleşik Krallık (2024 verisi): 149 milyon 803 bin geceleme Yunanistan: 130 milyon 851 bin 809 geceleme Avusturya: 97 milyon 20 bin 394 geceleme Hırvatistan: 85 milyon 604 bin 505 geceleme Almanya: 83 milyon 622 bin 666 geceleme Hollanda: 64 milyon 311 bin 55 geceleme

AB’den Havacılık Sektörüne Destek Sinyali Çıkmadı Haber

AB’den Havacılık Sektörüne Destek Sinyali Çıkmadı

Avrupa Komisyonu tarafından cuma günü yayınlanması beklenen taslak kılavuz, havacılık sektörünün içinde bulunduğu zorlu şartlara rağmen Avrupa Birliği'nin mevcut tabloyu nasıl değerlendirdiğini gözler önüne serdi. Reuters tarafından ulaşılan belgelere göre AB, turizm ve havacılık sektörünün mevcut durumunu, küresel uçuşların tamamen durduğu COVID-19 kriziyle eş değer görmüyor. Komisyon, savaşın etkileri hissedilse de şu aşamada sektöre yönelik özel ve kapsamlı bir destek paketi uygulanmasına ihtiyaç duyulmadığı görüşünü savunuyor. İran ile yaşanan çatışmalar küresel piyasaları altüst ederken, yatırımcılar arasında petrol fiyatlarındaki şok artışın enflasyonu tetikleyeceği endişesi hakimiyetini koruyor. Savaşın başladığı günden bu yana jet yakıtı fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması, havayolu şirketlerini ekonomik olarak köşeye sıkıştırmış durumda. Şirketler, maliyet artışlarının yanı sıra yakıt tedarikinde yaşanabilecek olası darboğazların yaz sezonunda uçuş iptallerine yol açmasından derin endişe duyuyor. Avrupalı havayolu taşıyıcıları, yakıt maliyetlerindeki bu keskin yükseliş ve belirsizlik ortamında zorlu bir bahar ve yaz sezonuna hazırlanırken, Brüksel'den gelen bu sinyaller sektördeki beklentileri boşa çıkardı. AB yönetimi, ekonomik iyimserliğin zayıfladığını kabul etse de sektörel müdahaleler yerine genel ekonomik dengeleri izlemeyi önceliklendiriyor. Bu durum, artan işletme maliyetleriyle baş başa kalan havayolu şirketlerinin önümüzdeki dönemde stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.

İran savaşı Avrupa’da seyahat alışkanlıklarını değiştiriyor Haber

İran savaşı Avrupa’da seyahat alışkanlıklarını değiştiriyor

Avrupa’da seyahat gündemi, uçuş iptallerinden jet yakıtı tedarikine ilişkin artan endişelere kadar İran’la bağlantılı gerilimlerin yarattığı dalga etkileriyle şekilleniyor. Ancak bu aksaklıklar seyahat talebini azalttı mı, yoksa Avrupalılar bu ilkbahar ve yaz aylarında hâlâ uçağa binmeye istekli mi? Görünen o ki uçma iştahımız her zamankinden daha güçlü. Avrupa Seyahat Komisyonu’nun (ETC) Avrupa içi seyahat eğilimlerini izleyen son araştırması, ilgide rekor seviyelere işaret ediyor. Avrupalıların yüzde 82’si bu sezon seyahat etmeyi planlıyor. Bu, 2020 ve 2021’deki pandemi düşüşlerinden sonra önemli bir toparlanmaya işaret ediyor. Ancak güvenlik kaygıları giderek daha önemli hale geliyor. Artan maliyetler ve güvenlik artık yolcuların başlıca kaygıları Artan jeopolitik gerilimler, Avrupalı yolcuların önceliklerini değiştiriyor. Güvenlik, kaygıların başında geliyor. ETC verilerine göre katılımcıların yüzde 22’si artık destinasyon güvenliğini en önemli unsur olarak görüyor. Bu oran geçen yıla göre yüzde 4 artmış durumda. Özellikle Orta Doğu bağlantılı kaygılar öne çıkıyor. Ancak bölgedeki çatışmanın etkisi daha çok yaşlı yolcular üzerinde hissediliyor. 54 yaş üstü katılımcıların yüzde 45’i endişeli olduğunu söylerken, bu oran 18-24 yaş grubunda yüzde 33. Yolcular, 2025’e kıyasla maliyetleri de daha yakından takip ediyor. Daha fazla kişi uçmak istese de birçok yolcu harcamalar konusunda temkinli davranıyor; daha kısa konaklamaları ve daha sınırlı bütçeleri tercih ediyor. ETC, dört ila altı gecelik seyahat planlayanların oranında yüzde 3’lük artış, yedi ila 12 gecelik seyahat isteyenlerde ise yüzde 5’lik düşüş tespit etti. Seyahat bütçelerinde de daha ölçülü bir eğilim görülüyor. bin euroya (yaklaşık 52 bin 600 TL) kadar harcama yapmayı planlayanların oranı yüzde 6 artarken, bin 500 euro (yaklaşık 59 bin TL) ve üzeri harcama yapmak isteyen yolcuların oranı yüzde 9 azaldı. Küresel danışmanlık şirketi Teneo’nun araştırması, uçak biletlerinde keskin artışlar olduğunu ortaya koydu. En düşük ortalama ekonomi sınıfı biletler bile yolculara geçen yıla göre yüzde 24 daha pahalıya mal oluyor. Bu, son beş yılın en yüksek ortalama artışı anlamına geliyor. Buna karşın yaşlı Avrupalı yolcuların, planladıkları yaz seyahatlerinde konaklama süresi ve bütçe açısından daha fazla harcama yapmaya daha istekli olduğu görüldü. Avrupa Birliği yetkilileri ve bölgedeki sektör oyuncuları da havacılık ve seyahat akışlarındaki aksaklıkları giderek daha yakından izliyor. Lufthansa dahil birçok Avrupalı hava yolu şirketi, jet yakıtı maliyetlerini sınırlamak ve artık finansal olarak sürdürülebilir olmayan uçuşları azaltmak için yaz dönemi uçuş rotalarını iptal ediyor. Avrupa Komisyonu’nun Sürdürülebilir Ulaştırma ve Turizmden Sorumlu Üyesi Apostolos Tzitzikostas, bu hafta başında, jet yakıtının yaklaşık yüzde 30’unu ithal eden Avrupa’da bloğun acil durum stoklarının "yalnızca gerekirse serbest bırakılabileceğini ve bırakılacağını" söyledi. İran ile ABD arasında Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimler, dünyanın en kritik enerji koridorlarından birinde ciddi bir darboğaz yarattı ve su yolu üzerinden petrol ile doğalgaz ihracatının akışını kısıtladı.

Portekiz, Turizm Nedeniyle AB’de Konut Fiyatlarının Zirvesinde Haber

Portekiz, Turizm Nedeniyle AB’de Konut Fiyatlarının Zirvesinde

Avrupa Komisyonu'nun salı günü yayınlanan "Avrupa Birliği'nde konut: piyasadaki gelişmeler, temel faktörler ve politikalar" başlıklı raporu, konut fiyatlarının son on yılda Avrupa Birliği genelinde önemli ölçüde arttığını ve Portekiz'in konutların en fazla değerlendiği ülkeler listesinde yer aldığını gösteriyor. Yüksek faiz oranları, daha varlıklı ailelerin ve yatırımcıların konut talebi; kentleşme; göç ve aile yapılarındaki değişiklikler; kısa dönemli kiralamalardaki artış; yeni inşaat eksikliği ve inşaat iş gücü sıkıntısı, Avrupa Birliği'ndeki konutların mevcut durumuna katkıda bulunan faktörler. Rapora göre 2014-2024 yılları arasında AB'de konut fiyatları ortalama yüzde 50 artarken, Macaristan, Litvanya, Çekya, Portekiz, Estonya, Bulgaristan ve Polonya'da nominal konut fiyatı artışı yüzde 200'ü aştı. Araştırmacılar, konut fiyatlarının ortalama gerçek değerin üzerinde artmasının Portekiz'de daha önemli olduğunu tahmin ediyor. "2024 yılına kadar aşırı değerlenmenin önemli ölçüde artacağı tahmin edilen tek ülke olan Portekiz'de fiyatların yaklaşık yüzde 35 oranında aşırı değerlenmiş olacağı tahmin ediliyor," dedi. Turizm ve kısa dönemli kiralamalar Portekiz'de ev fiyatlarının şişmesinin çeşitli nedenleri bulunuyor. Avrupa Komisyonu'nun raporuna göre turizm ve kısa dönemli kiralamalar bunlardan bazıları. Araştırmacılar**,** "Turistik bölgelerde kısa dönemli kiralamalardaki artış, ev fiyatları ve kiralardaki artışla yakından ilgilidir" sonucuna varıyor. Airbnb gibi ev paylaşım platformlarının yükselişi, uzun vadeli kiralama piyasasındaki arzın azalmasına katkıda bulunduğu için geleneksel emlak piyasasını bozdu. Çalışma, "Genel olarak turizmdeki artışın ve özellikle ev paylaşım platformlarının yükselişinin, tarihi şehir merkezleri gibi bazı önemli yerlerde kiraların ve ev fiyatlarının artmasına katkıda bulunduğunu gösteren kanıtlar giderek artıyor," şeklinde sonuçlanıyor. Rapora göre Portekiz, turizmin "konut fiyatları üzerinde en büyük etkiye" sahip olduğu AB ülkesi. Bu durum, Barselona gibi büyük şehirlerde aşırı turizmin sorun olduğu İspanya gibi ülkelerde de bulunuyor. Kurumsal yatırım Instituto Universitario de Lisboa (ISCTE) tarafından yürütülen "Ulusun Durumu ve Kamu Politikaları 2025" çalışmasının son verilerine göre Portekiz'de kamu konutlarının oranı Avrupa'daki en düşük oranlardan biri olup toplamın yaklaşık yüzde 2'sini temsil ediyor. Bu gerçek, Avrupa Komisyonu'nun raporunda ifade edilen bir başka faktörle birleşerek sektördeki krizi açıklamaya yardımcı oluyor. "Bazı kentsel alanlarda konut stokunun bir kısmı şirketlere aittir ve uzun süren düşük faiz oranları kurumsal yatırımcılardan gelen talebin artmasına katkıda bulunmuştur." Raporda, sigorta şirketleri ve emeklilik fonları gibi kurumsal yatırımcıların "özellikle küresel başkentlerde son on yılda emlak fiyatlarındaki artışta önemli bir rol oynadığı" belirtiliyor. Portekiz'de emeklilik fonları "önemli ölçüde risk altında." Yapı ruhsatlarının verilmesi de kamu konut stokunun artırılması için bir sorun teşkil ediyor ve Portekiz, Hırvatistan, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerde küresel mali krizin ardından önemli ölçüde düştü. İnşaat ruhsatları için uzun süren bürokrasi de konut sıkıntısını açıklayabilir. "Çoğu AB ülkesinde, ruhsat vermek için Litvanya'da 3 hafta ile Portekiz'de 31 hafta arasında değişen sabit süreler bulunuyor." Buna ek olarak, "bazı ülkelerdeki ruhsatlandırma süreci, gereksiz gecikmelere ve idari yüklere yol açabilen karmaşık dokümantasyon gereklilikleri ile yüklü." Bu gerekliliklerin basitleştirilmesi amacıyla gözden geçirilmesi - örneğin uygun olduğu durumlarda gerekli belgelerin sayısının veya karmaşıklığının azaltılması - daha fazla verimliliğe katkıda bulunabilir." Boş mülkler Portekiz'de konut söz konusu olduğunda hesaplanamayan sayıdaki boş mülk de gündemde ve Avrupa raporu bu konuya da değiniyor. "Boş mülkler konusu AB genelinde önemli bir sorun teşkil etmekte olup, Avrupa genelinde yaklaşık her altı mülkten birinin boş olduğu tahmin edilmektedir." Portekiz bir kez daha Bulgaristan, Romanya, Malta, Güney Kıbrıs ve Macaristan ile birlikte en çok boş mülke sahip ülkeler listesinin başında yer alıyor. Avrupalı araştırmacılar tarafından yapılan analiz, bazı büyük şehirlerdeki yüksek boş mülk oranının konut sıkıntısına büyük ölçüde katkıda bulunduğunu öne sürüyor. Portekiz ve konut krizi Bu konu Portekiz siyasetinin değişmez temalarından ve son hükümetlerin eleştirilerinden biri olmuş, artan kiralar ve uygun fiyatlı konut eksikliği nedeniyle sık sık gösteriler düzenlenmiştir. Sunulan tedbirler arasında, sektörün uzun süredir talep ettiği, inşaata yönelik yeni bir vergi teşviki de yer alıyor: 648 bin euroya kadar olan inşaatlar için KDV'nin yüzde 6'ya indirilmesi. Yüzde 6'lık KDV oranı 2 bin 300 euroya kadar olan kiralamalarda da geçerli olacak. Kiralamalardaki 2 bin 300 euroluk sınırla ilgili olarak Başbakan, bu kararın Lizbon, Porto ve ortalama tutarların bundan daha yüksek olduğu diğer belediyeler gibi "daha büyük baskı alanlarına" dayandığını açıkladı. Önlemlerin çoğu vergi ile ilgili ve bu nedenle Parlamento'nun onayına bağlı, ancak kiralama sektörüne yönelik birkaç değişiklik de var. Haziran ayında Avrupa Komisyonu, Portekiz hükümetlerinin konut krizine müdahalede etkili olmadıkları uyarısında bulunmuş ve kira kontrolleri ya da yerel konutlara sınırlama getirilmesi gibi somut tedbirler alınmasını önermişti.

Marmaris Avrupa Yeşil Öncüsü Akıllı Turizm Finalisti Oldu Haber

Marmaris Avrupa Yeşil Öncüsü Akıllı Turizm Finalisti Oldu

Marmaris, Avrupa Komisyonu tarafından düzenlenen 2026 Avrupa Yeşil Öncüsü Akıllı Turizm Ödülleri kapsamında finale kalan şehirler arasında yer aldı. Avrupa genelinde 18 ülkeden 26 şehrin başvurduğu yarışmada, Marmaris sürdürülebilirlik, dijitalleşme, erişilebilirlik ve kültürel yaratıcılık alanlarındaki çalışmalarıyla öne çıkarak finale kalan 8 şehirden biri oldu. Finalistler arasında Marmaris’in yanı sıra Dubrovnik (Hırvatistan), Geestland (Almanya), Ibiza (İspanya), Laois (İrlanda), Mariagerfjord (Danimarka), Rebild (Danimarka) ve Tartu (Estonya) bulunuyor. Ayrıca, “Avrupa Akıllı Turizm Başkenti” ünvanı için de 12 ülkeden 32 şehir yarıştı ve Braga, Bruges, Brüksel, Cenova, Leipzig, Regensburg ve Tampere finalist olarak seçildi. Final sunumları 18-19 Kasım 2025 tarihlerinde Brüksel’de gerçekleştirilecek. Jüri değerlendirmesinin ardından kazanan şehirler, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan tanıtım filmleri, sosyal medya kampanyaları ve görünürlük destekleriyle uluslararası alanda tanıtılacak. Ayrıca, şehirlerde sembolik #hashtag heykelleri yerleştirilecek. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, yarışmada Türkiye’yi temsil etmenin büyük bir gurur olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Marmaris’in Avrupa Yeşil Öncüsü Akıllı Turizm finalistleri arasında gösterilmesi, çevre dostu politikalarımızın ve sürdürülebilir turizm vizyonumuzun uluslararası düzeyde takdir edildiğini gösteriyor. Bu başarı, yalnızca belediyemizin değil, tüm Marmaris halkının ortak emeğinin bir sonucudur. Finalde de kentimizi en iyi şekilde temsil ederek Türkiye’ye bu alanda birinciliği kazandırmak istiyoruz

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.