Hava Durumu

#Avrupa Birliği

TOURISMJOURNAL - Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Vesta Global, Yeşil Pasaportta Yeni Avrupa Dönemi Sinyali Haber

Vesta Global, Yeşil Pasaportta Yeni Avrupa Dönemi Sinyali

Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan, "Avrupa'ya girişte yeni bir kontrol döneminin başlaması gündemde. 2026'da devreye alınması planlanan ön başvuru sistemi, yeşil pasaportluların Avrupa yolculuklarına bugüne kadar sahip olduğu seyahat rahatlığını riske atabilir. Avrupa Birliği'nin yeşil pasaportla ilgili uygulamalarda bir anda köklü bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor; ancak süreç kademeli olarak daha sıkı hale gelebilir" dedi. Avrupa'ya seyahat planı yapan Türk vatandaşları için yeşil pasaport ve Schengen vizesi gündemdeki yerini koruyor. Avrupa Birliği (AB) verilerine göre, 2024 yılında Türkiye'den Schengen ülkelerine yapılan vize başvuruları 1 milyonun üzerine çıktı; başvuruların yaklaşık 160 bine yakını reddedildi. 2025 yılına ilişkin resmi veriler henüz açıklanmasa da mevcut başvuru yoğunluğu ve randevu talebi, bu yıl rakamların artacağına işaret ediyor. Öte yandan son dönemde gündeme gelen yeşil pasaporta sınırlama ihtimali de 'golden visa' gibi riski olmayan ve vatandaşlığa kadar ilerleyen modelleri öne çıkarıyor. AVRUPA BİRLİĞİNİN YEŞİL PASAPORTLA İLGİLİ BİR ANDA DEĞİŞİKLİĞE GİTMESİ BEKLENMİYOR Son vize gündemleriyle birçok kişinin ne olacağını merak ettiğini söyleyen Vesta Global Kurucu Ortağı Teuta Narazan “Bu noktada alternatif senaryoları konuşmak gerekiyor. Avrupa Birliği'nin yeşil pasaportla ilgili uygulamalarda bir anda köklü bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor; ancak süreç kademeli olarak daha sıkı hale gelebilir. Bazı ülkelerde kuralların daha dar yorumlanması, muafiyet kapsamının belirli gruplarla sınırlandırılması ya da giriş süreçlerinin uzaması bu çerçevede öne çıkan ihtimaller arasında. Henüz resmi bir açıklamanın yapılmadığını belirtmekte fayda var. Ancak süreçte sorun yaşamak istemeyen danışanlarımız, vizeyle ilgili belirsizliklerden etkilenmeyecek alternatif oturum ve yatırım seçeneklerini de değerlendirmeye aldı" dedi. 'ALTERNATİF SENARYOLAR DEĞERLENDİRİLMELİ' AB'nin bu sene yürürlüğe almayı planladığı ETIAS (European Travel Information and Authorisation System) ise Schengen bölgesine vizesiz seyahat edebilen yolcular için seyahat öncesi dijital bir yetkilendirme süreci öngörüyor. Son dönemde yeşil pasaportlara ilişkin tartışmaların artması, Avrupa'ya giriş süreçlerinin daha planlı ve öngörülebilir hale gelmesi konusunu da ön plana taşıyor. ETIAS'ın yeşil pasaportlular açısından önemine dikkat çeken Narazan, şunları söyledi: “ETIAS bir vize uygulaması değil; ancak Avrupa'ya giriş süreçlerinin daha planlı ve önceden kurgulanmasını gerektiren yeni bir döneme işaret ediyor. Yeşil pasaport sahipleri için mevcut haklarda ani bir değişiklik öngörülmese de, dijital ön kontrol ve hazırlık süreçleri öne çıkabilir. Bu çerçevede, Avrupa'da eğitim, iş veya yaşam planı yapan bireyler farklı seçenekleri ve alternatif senaryoları değerlendirmeli." Schengen vizesine paralel olarak, Avrupa'da Golden Visa olarak bilinen yatırım yoluyla oturum programları da daha fazla gündeme geliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Narazan, 2024 yılında yaklaşık 160 bin Schengen vize başvurusunun red ile sonuçlandığına dikkat çekti. Narazan, “Bu tablo, Avrupa'ya erişimde daha öngörülebilir yolların neden daha fazla konuşulduğunu gösteriyor. Fon ve gayrimenkul yatırımı bu seçeneklerden biri. Avrupa Birliği ülkelerinde uygulanan çeşitli programlar sayesinde, yatırım yoluyla oturum hakkı elde etmek mümkün. Golden Visa gibi programlar; aile bireylerini kapsaması, eğitim ve uzun vadeli yaşam planlarına imkan tanıması nedeniyle öne çıkıyor. Ülkeden ülkeye değişen modeller ve yatırım tutarları sayesinde, farklı bütçelere uygun seçenekler bulunabiliyor" diye konuştu. Narazan, "Türk yatırımcıların tercih ettiği ülkelerde mevcut yatırım bütçeleri de değişkenlik gösteriyor. Yunanistan'da Golden Visa programı, bölgeye bağlı olarak 250 bin Euro ile 800 bin Euro arasında değişirken; Portekiz'de yatırım yoluyla oturum için fon yatırımları 500 bin Euro’dan başlıyor. Serbest dolaşım sağlayan Karayip pasaportları ise yaklaşık 200 bin dolardan başlayan tutarlarla daha erişilebilir bütçe arayanlar için ön planda. Ulaşılabilir bütçe aralıkları ve Avrupa'ya giriş süreçlerine ilişkin son gelişmeler, yatırımcıların farklı çözümleri değerlendirmesinde etkili oluyor. 2026'da yürürlüğe girmesi planlanan ETIAS ile birlikte, yeşil pasaportlular için Schengen vizesine alternatifler de gündemdeki yerini koruyor" dedi.

ATO Başkanı Baran’dan Yeşil Pasaport Çağrısı Haber

ATO Başkanı Baran’dan Yeşil Pasaport Çağrısı

Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, "Yeşil pasaport hem Avrupa Birliği'ne erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü olarak değerlendirilmeli" dedi. Ankara Ticaret Odası 29. Dönem Ocak Ayı Olağan Meclis Toplantısı, ATO Meclis Başkanı Mustafa Deryal'in başkanlığında Meclis Üyeleri'nin katılımıyla, ATO Meclis Salonu'nda yapıldı. Toplantıda yaptığı konuşmada, ekonomi gündemine ilişkin konuları değerlendiren ve faaliyetleri hakkında bilgi veren Ankara Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, tüm dünyanın 2026 yılına yeni normal olan ‘belirsizlik' ile başladığını söyledi. Baran, Türkiye'nin Avrupa Birliği pazarına erişimde, iş dünyasının yaşadığı vize sorunlarını aşmak ve kayıtlı ekonomiyi teşvik etmek amacıyla yeşil pasaport önerisinde bulundu. Küresel düzeyde, Savaş ihtimali dâhil her konunun olabilirliğinin gündeme geldiğini anlatan Baran, "Davos'ta yayımlanan ‘2026 Küresel Riskler Raporu'nda da vurgulandığı üzere; jeopolitik gerilimler, tedarik zincirlerindeki bloklaşma, yapay zekâ odaklı teknolojik dönüşüm, dünyayı etkisi altına almış durumda. Bu ortamda ticaretin kuralları da yeniden yazılıyor. İklim krizini unutmadan yeşil dönüşüme uyum sağlamak ve dijitalleşmeyi iş süreçlerimizin merkezine koymak zorundayız" diye konuştu. "Vize konusunda yaşanan sıkıntılar, ülkemizin ticaretinin önünde ciddi bir engel oluşturuyor" Türkiye'nin ihracat verilerini değerlendiren ve mevcut konjonktürde ihracatı artırmanın büyük bir başarı olduğunu kaydeden Baran, Türkiye'nin dış ticaretinin yüzde 40'tan fazlasını gerçekleştirdiği Avrupa Birliği ile iş dünyasının yaşadığı vize sorununu hatırlattı. Baran, "Ticaretimizi sürdürebilmemiz için karşılıklı görüşmeleri başlatabilmemiz, fuarlara katılabilmemiz gerekiyor. Ancak vize konusunda yaşanan sıkıntılar, ülkemizin ticaretinin önünde ciddi bir engel oluşturuyor" dedi. "Yeşil pasaport hem Avrupa Birliği'ne erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü olarak değerlendirilmeli" Mevcut ekonomik konjonktürde kayıtlı ekonominin güçlendirilmesinin, vergiye gönüllü uyumun artırılmasının ve dürüst mükellefin daha görünür ve değerli hale getirilmesinin her zamankinden daha önemli olduğuna işaret eden Baran, "Yeşil pasaport hem Avrupa Birliği'ne erişimin anahtarı, hem de kayıtlı ticaretin ödülü olarak değerlendirilmelidir. Bu çerçevede, ticaret hayatına başladığı tarihten itibaren en az 15 yıl boyunca vergisini, sosyal güvenlik ödemelerini aksatmadan ödeyen, devlete borcu bulunmayan, ticari faaliyetlerini düzenli ve şeffaf biçimde sürdüren mükelleflere yeşil pasaport imkânı tanınması son derece yerinde, yapıcı ve özendirici bir adım olacaktır" diye konuştu. "Devletimiz, vergiye uyumu cezayla değil, teşvikle güçlendiren bir yaklaşımı tesis etmiş olur" Bu yaklaşımın, vergiye uyumu yalnızca denetim ve yaptırımlarla değil; teşvik, ödül ve itibar mekanizmalarıyla destekleyen bir anlayışı ortaya koyacağını vurgulayan Baran, "Bu şekilde devletimiz, vergiye uyumu cezayla değil, teşvikle güçlendiren bir yaklaşımı tesis etmiş olur. Hem kayıt dışılıkla mücadelede hem de vergi ahlakının güçlendirilmesinde çok daha kalıcı sonuçlar elde edilebilir" dedi. Vergisini ve primini zamanında ödeyen mükellefle yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Baran, "Vergisini ve primini zamanında ödeyenle ödemeyen aynı tutulmamalı. Yani suyu getirenle testiyi kıran aynı muameleyi görmemeli" diye konuştu. Baran, iş dünyasının uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak bu tür düzenlemelerin, ihracata ve yatırıma doğrudan katkı sağlayacağına dikkat çekerek, "İş adamlarımızın uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıracak her adım, ihracata, yatırıma ve ülkemizin ekonomik büyümesine doğrudan katkı sağlar" değerlendirmesinde bulundu.

Karadağ, Türk Vatandaşlarına Vizesiz Seyahati Geri Getirdi Haber

Karadağ, Türk Vatandaşlarına Vizesiz Seyahati Geri Getirdi

Karadağ hükümeti, vize rejimine ilişkin değişiklikler içeren kararnameyi kabul ederek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına vizesiz seyahat hakkını geri getirdi. Hükümet tarafından yayımlanan açıklamada, "Hükümet üyelerinin çoğunluğunun onayı temelinde vize rejimine ilişkin tüzükte yapılan değişiklik kabul edilmiştir. Bu değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için vizesiz seyahat rejiminin geçici olarak askıya alınmasına yönelik uygulama kaldırılmıştır. Aynı zamanda yasa dışı göçün önlenmesine yönelik bir tedbir ve Avrupa Birliği'nin vize politikasıyla uyum sağlamak amacıyla izin verilen kalış süresi 90 günden 30 güne düşürülmüştür" denildi. Açıklamada ayrıca, "Hükümetin bugün ele aldığı belgede Türk makamlarıyla iş birliğinin güçlendirildiği, bunun da artırılmış güvenlik ve göç kontrollerinin uygulanmasıyla sağlandığı belirtilmektedir. Kararla, izin verilen kalış süresinin 90 günden 30 güne indirilmesi öngörülmekte, ayrıca güvenlik riski bulunması halinde vize rejiminin yeniden uygulanabileceği not edilmektedir" denildi. Kararın Karadağ Resmi Gazetesi'nde yayınlandıktan sonra yürürlüğe gireceği aktarıldı. Vizesiz seyahat Ekim ayında askıya alınmıştı Karadağ'da Türk vatandaşlarına yönelik vizesiz seyahat uygulaması, Ekim ayı sonunda başkent Podgoritsa'da çıkan olayların ardından askıya alınmıştı. 600 bin nüfuslu Balkan ülkesinde bazı radikal politikacıların ülkede 100 bin Türk vatandaşı bulunduğu ve Türklerin ülkeyi ele geçirmeyi planladıkları yönündeki açıklamalarıyla milliyetçi hislerin körüklendiği Karadağ'da Ekim ayı sonunda bıçaklı bir kavganın ardından Türk vatandaşları aleyhinde protesto gösterileri gerçekleştirilmişti. Başkent Podgoritsa başta olmak üzere birçok kentte Türklere ait işletmeler kundaklanmış, protestolar sırasında Türk vatandaşlarına saldırı hazırlığında bulunan çok sayıda şüpheli gözaltına alınmıştı. Olayların ardından bıçaklı kavgaya karışan şüphelilerin Türk vatandaşı olmadığı anlaşılsa da ülkede yaşayan yaklaşık 13 bin Türk vatandaşının büyük kısmı güvenlik tehditleri nedeniyle ülkeden ayrılmıştı. Ekonomik endişeler etkili oldu Karadağ hükümetinin Avrupa Birliği'nin Türkiye ile vizesiz seyahat rejiminin süresiz olarak askıya alınması yönündeki baskısına rağmen Türk vatandaşlarına vizesiz seyahat hakkını geri getirme kararında ekonomik endişeler etkili oldu. Karadağ medyasına konuşan hükümet kaynakları, Türk vatandaşlarına vizesiz seyahat hakkına ilişkin karar değerlendirilirken bunun turizme ve hava yolları trafiğine etkisinin de değerlendirildiğini, ancak AB'ye üyelik süreci nedeniyle uzlaşı sağlanmakta zorlanıldığını belirtmişti. En erken 2028 yılında AB üyesi olmayı hedefleyen Karadağ'da Merkez Bankası ve Karadağ İstatistik Kurumu (Monstat) verileri, ülkedeki en büyük yatırımcıların Türk vatandaşları olduğunu ortaya koyuyor. Monstat verilerine göre geçtiğimiz yıl ülkeyi ziyaret eden turistlerin yüzde 6.7'sini Türk turistler oluşturdu. Ülkedeki iki havalimanına gerçekleştirilen uçuşların yüzde 20'si de Karadağ ile Türkiye arasında gerçekleştirilen uçuşlardan oluştu. Karadağ Merkez Bankası verilerine göre bu yılın ilk 8 ayında Karadağ'a en yüksek doğrudan yabancı yatırım, Türkiye'den geldi. Türk vatandaşları bu dönemde Karadağ'a 92.2 milyon Euro yatırım yaparken, bu tutar toplam yatırımların yüzde 21'ini oluşturdu. Karadağ vatandaşlarının büyük bir bölümünün tedavi amacıyla Türkiye'ye gitmesi de Karadağ hükümetinin kararında etkili olan faktörler arasında yer aldı.

Safranbolu’da Safran Çiçek Açtı Turizm Sezonu Canlanıyor Haber

Safranbolu’da Safran Çiçek Açtı Turizm Sezonu Canlanıyor

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Karabük'ün Safranbolu ilçesiyle özdeşleşen safran, havaların erken soğumasıyla çiçek açmaya başladı. Yaz mevsiminin kurak geçmesinin ardından ekimine geç başlanan ve fiyatı nedeniyle "dünyanın en pahalı baharatı" olarak adlandırılan safran bitkisi, hava sıcaklıklarının istenilen seviyede olması dolayısıyla beklenenden erken çiçek açtı. Gıda, ilaç, kozmetik gibi birçok alanda kullanılan, 3 bin 500 yıllık geçmişe sahip olan, Bizans döneminde Batı Anadolu'da ticareti yapılan, Osmanlı döneminde de önemini koruyan safranı erken çiçek açması üreticileri sevindirdi. Ağustos ayında ekimi yapılırken, ekim-kasım aylarında boyu 15-30 santimetre uzunluğa geldiğinde toplanan safran kanser, öksürük, astım, bronşit, cilt, bağışıklık, hormon bozukluğu gibi hastalıklara iyi geliyor. Avrupa Birliği Komisyonu tarafından coğrafi işaretle tescillenen 'milli bitki' ilçe turizmine de katkı sağlıyor. Yukarıçiftlik köyünde 25 dönüm alanda üreticilik yapan İsmail Yılmaz İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine yaptığı açıklamada, yazın kurak geçmesi nedeniyle safran soğanı dikimini geç yaptıklarını belirtti. Yılmaz, havanın soğuması ve yağışla birlikte safranda çiçeklenmenin başladığını ifade ederek, "Bu hafta itibarıyla çiçeklerimizi toplamaya başladık. Tahminim Kasım ayının 15'ine kadar çiçeklenme devam eder" dedi. Önümüzdeki hafta düzenlenecek olan Safran Festivali ile birlikte hem yurt içinden hem yurt dışından on binlerce vatandaşın safran tarlalarını ziyaret edeceğini düşündüklerini kaydeden Yılmaz, rekoltenin güzel olacağını söyledi. Yılmaz, kilosu 450 bin TL'den satılan safranın yeni fiyatının rekolteye göre sezon sonunda belli olacağını dile getirdi.

AB’DEN İSRAİLLİ BAKANLARA YAPTIRIM Haber

AB’DEN İSRAİLLİ BAKANLARA YAPTIRIM

Avrupa Komisyonu, aşırı sağcı İsrailli bakanlara yaptırımlar ve İsrail'le ticareti askıya alacak önlemler teklif edeceğini açıklamasınına ardından art arda yasaklar geldi. Hollanda, "istenmeyen kişi" ilan ettiği İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in bugün itibarıyla Schengen Bölgesi'ndeki 29 ülkeye girişini yasakladı. İspanya da "Gazze'de soykırım, insan hakları ihlalleri ve savaş suçlarına doğrudan karışan tüm kişilerin İspanya topraklarına girişinin yasaklanması" kararı kapsamında Ben-Gvir ve Smotrich'in ülkeye girişini yasakladı. VON DER LEYEN DUYURDU AB Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen tarafından Avrupa Parlamentosu'nda duyurulan teklif, İsrail'in Gazze'deki savaşına yönelik eleştirilerin ve AB'nin harekete geçmesine yönelik baskının arttığının bir göstergesi. Tekliflerin, AB üye ülklerinin çoğunluğunun desteğini alması gerekiyor. Ancak ülkeler, İsrail'le ilişkiler konusunda bir bölünme yaşıyor.Von der Leyen, teklifin aynı zamanda siyasi bir mesaj olacağını söyledi. İSRAİL'DEN YANIT GELDİ Von der Leyen, "Gazze'de olanlar dünyanın vicdanını sarstı" dedi ve şunları ekledi: "Aşırılıkçı bakanlar ve şiddet yanlısı yerleşimciler için yaptırımlar önereceğiz. Ayrıca ticaretle ilgili konularda Ortaklık Anlaşması'nın kısmi olarak askıya alınmasını önereceğiz." İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Von der Leyen'in açıklamalarına yanıt verdi. Saar, açıklamaları "talihsiz" olarak nitelendirdi ve Von der Leyen'in İsrail'in insani yardım çabalarının farkında olduğunu ve Gazze'deki acıların nedeninin Hamas olduğunu iddia etti. Saar, sosyal medya hesabından şunları yazdı: “Komisyon Başkanı, İsrail-Avrupa ilişkilerini zayıflatmaya çalışan unsurların baskılarına boyun eğerek hata yapıyor” diye yazdı. AVRUPA BİRLİĞİ, EN BÜYÜK TİCARET ORTAĞI Avrupa Birliği, İsrail'in en büyük ticaret ortağı ve AB'ye göre, geçen yıl iki taraf arasındaki mal ticareti 42,6 milyar euro olarak gerçekleşti. İsrail ile ilişkileri düzenleyen Ortaklık Anlaşması'nın ticaret bölümünün tamamının askıya alınması, AB'ye giren İsrail ürünlerine tanınan ticaret tercihlerinin geri çekilmesine yol açacak.

AB 12 Ekim 2025’te Dijital Giriş Çıkış Sistemi EES’i Başlatıyor Haber

AB 12 Ekim 2025’te Dijital Giriş Çıkış Sistemi EES’i Başlatıyor

Özellikle havaalanları, limanlar ve kara sınırlarında kurulacak yeni tarama teknolojileri ilk etapta alışma süreci gerektirebilir. Avrupa Birliği’nin uzun süredir ertelenen giriş/çıkış sistemi (Entry/Exit System – EES) için nihayet bir başlangıç tarihi açıklandı. AB Komisyonu’ndan yapılan açıklamaya göre, yeni dijital sınır kontrol sistemi 12 Ekim 2025’te devreye girecek. Bu sistem, AB üyesi olmayan ülke vatandaşlarının giriş-çıkışlarını dijital olarak kaydedecek ve Schengen Bölgesi’nde izin verilen 90 günlük sürenin aşımını tespit etmek için kullanılacak. AB’nin Teknolojik Egemenlik, Güvenlik ve Demokrasi’den Sorumlu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen, “Bu adım, AB’yi dünyanın en gelişmiş seyahat destinasyonu yapma hedefimize bir adım daha yaklaştırıyor,” dedi. “Üye ülkeler ve ulaşım sektörüyle birlikte çalışarak hem güvenli hem verimli hem de yolcu dostu bir sistem oluşturuyoruz.” EES ne zaman tamamen uygulanacak? EES, 12 Ekim itibarıyla kademeli olarak devreye alınacak ve bu süreç altı ay sürecek. Üye ülkeler, sınır kapılarına sistem için gerekli altyapıyı kurarak üçüncü ülke vatandaşlarının biyometrik ve seyahat verilerini toplamaya başlayacak. Sistem tam olarak devreye girdikten sonra, AB dışından gelen yolcular, her geçişlerinde pasaportlarını ya da seyahat belgelerini self-servis kiosklar aracılığıyla taratmak zorunda olacaklar. AB vatandaşları, yasal ikamet sahipleri ve uzun süreli vizesi olanlar bu sistemin dışında kalacak. İlk kayıt sırasında yolcunun yüz taraması, parmak izi, giriş-çıkış tarih ve yer bilgileri alınacak. Bu veriler üç yıl boyunca sistemde tutulacak. Bu süre zarfında tekrar giriş-çıkış yapıldığında sistem, önceki biyometrik verilerle eşleştirme yapacak. Sınır kapılarında yoğunluk olur mu? Yolcuların en çok merak ettiği konulardan biri, yeni sistemin sınır kapılarında uzun kuyruklara ve gecikmelere neden olup olmayacağı. Özellikle havaalanları, limanlar ve kara sınırlarında kurulacak yeni tarama teknolojileri ilk etapta alışma süreci gerektirebilir. AB Komisyonu, sistemin “sorunsuz ve etkili” biçimde uygulanması için üye ülkelerle yakın çalışmaya devam edileceğini belirtiyor. Yolculara yönelik bilgilendirme kampanyaları ve farkındalık çalışmaları da sınır geçiş noktalarında yapılacak. EES’in ardından ETIAS geliyor EES’in ardından 2026 sonlarında, Avrupa Seyahat Bilgi ve Yetkilendirme Sistemi (ETIAS) devreye alınacak. Ancak sistemin zorunlu hale gelmesi 2027’yi bulacak. ETIAS, vizeye tabi olmayan AB dışı ülkelerden gelen yolcuların Schengen Bölgesi’ne giriş yapmadan önce çevrimiçi bir form doldurarak izin almasını zorunlu kılacak. Yolculardan kişisel bilgileri, güvenlik sorularını doldurmaları ve 20 euro ücret ödemeleri istenecek. Alınan izin, pasaporta dijital olarak bağlanacak ve 3 yıl ya da pasaportun süresi dolana kadar geçerli olacak. 18 yaş altı ve 70 yaş üstü yolculardan ücret alınmayacak ama yine de başvuru yapmaları gerekecek. Eurostar sınır gecikmelerine karşı önlem alıyor Manş Tüneli üzerinden Fransa-İngiltere arasında tren seferleri yapan Eurostar, EES sistemi nedeniyle yaşanabilecek gecikmelere karşı şimdiden önlemler alıyor. Özellikle Londra St Pancras istasyonunun sınırlı kapasitesi nedeniyle yolcuların trenlere yarım saat erken binmelerine izin verilecek. Bu uygulamanın, güvenlik ve pasaport kontrollerini hızlandırması bekleniyor. Eurostar, sınır kontrolünde çalışan personel sayısını da iki katına çıkarıyor. Mevcut 24 kiosk yerine 49 yeni kiosk kurulacak ancak bunların hepsi mevcut alana sığmadığı için, istasyonun farklı bölümlerine yerleştirilecek. Şirket, yeni kioskların başında her zaman özel eğitimli personel bulunacağını da duyurdu.

Avrupa Birliği’nden Türk Vatandaşlarına Schengen Kolaylığı Haber

Avrupa Birliği’nden Türk Vatandaşlarına Schengen Kolaylığı

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türk vatandaşları için çok girişli Schengen vizelerinin kolaylaştırılmasına yönelik yeni kuralları kabul etti. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, 15 Temmuz 2025 tarihinde kabul ettiği kararla, seyahat geçmişi olan ve düşük risk profiline sahip Türk vatandaşları için kademeli şekilde çok girişli Schengen vizesi uygulaması başlattı. AB Komisyonu tarafından yayınlanan kararda, daha önce Schengen bölgesine giriş çıkışlarını kurallara uygun bir şekilde gerçekleştirmiş olan Türk vatandaşlarını kapsayan yeni uygulamanın, AB üyesi ülkelerin risk oluşturabilecek başvurulara odaklanmalarını sağlayacağı, başvuru sayısının konsolosluklarda yol açtığı kapasite zorluklarını hafifletmeye yardımcı olacağı ve Türk vatandaşları için kolaylık sağlayacak kısmi bir değişiklik öngördüğü ifade edildi. Sistem çerçevesinde 6 aydan 5 yıla kadar geçerlilik süresi olan vizeler verilebileceği ifade edildi. Kademeli şekilde daha kolay vize alınabilecek Önceden sahip olduğu vize süresinin bitişinden itibaren 1 yıl içinde başvuru yapanlara 6 aylık, önceden sahip olduğu 6 aylık vizenin süresinin bitişinden itibaren 2 yıl içinde başvuru yapanlara 1 yıllık, önceden sahip olduğu 1 yıllık vizenin süresinin bitişinden itibaren 2 yıl içinde başvuru yapanlara 3 yıllık, önceden sahip olduğu 3 yıllık vizenin süresinin bitişinden itibaren 2 yıl içinde başvuru yapanlara 5 yıllık olacak şekilde vize verileceği ve uygulamanın ilk kez başvuranları değil, daha önce Schengen bölgesine giriş-çıkışlarını kurallara uygun bir şekilde gerçekleştirmiş Türk vatandaşlarını kapsayacağı vurgulandı. Tır şoförlerini kapsamıyor Türkiye'de ikamet eden Türk vatandaşları tarafından AB üyesi ülkelerin Türkiye'deki konsolosluklarına yapılan kısa süreli vize başvurularına uygulanacak bu kararın mesleki amaçla vize başvurusunda bulunan tır şoförlerini kapsamadığı da belirtildi. Karar belgesinde ayrıca, "Vize süresinin başvuru sahibinin seyahat belgesinin geçerlilik süresini aşması durumunda vize süresi, seyahat belgesinin geçerlilik süresinin sona ermesinden en az 3 ay önce bitecek şekilde düzenlenir" denildi. 15 Temmuz tarihli belgede ayrıca kararın, Belçika, Bulgaristan, Çekya, Almanya, Estonya, Yunanistan, İspanya, Fransa, Hırvatistan, İtalya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Hollanda, Avusturya, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovenya, Slovakya, Finlandiya ve İsveç'te geçerli olduğu kaydedildi. Belgede, Schengen bölgesinde olmayan ülkelerden İrlanda'nın resmi olarak bu karardan muaf tutulduğu, Schengen üyesi olan, ancak özel bir protokole sahip olan Danimarka'nın ise kararı uygulamak zorunda olmadığı ve uygulamayı seçerse bunu ulusal düzeyde yapabileceği ifade edildi.

İzmir Ve Çeşme Mavi Bayraklı Plaj Sayısını Artırdı Haber

İzmir Ve Çeşme Mavi Bayraklı Plaj Sayısını Artırdı

Uluslararası Mavi Bayrak Jürisi, 2025 yılı Mavi Bayrak ödüllerini açıkladı. İzmir genelinde 64 plaj ve 5 marina, uluslararası kriterleri karşılayarak Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Çeşme ise bu yıl 3’ü belediyeye ait halk plajı olmak üzere toplam 14 plaj ve 2 marina, çevreye duyarlılık ve yüksek standartlarıyla Mavi Bayrak aldı. 2025 yılı Mavi Bayrak ödüllerini Türkiye genelinde bu yıl 577 plaj, 29 marina, 18 turizm teknesi ve 8 bireysel yat almaya hak kazandı. İzmir genelinde 64 plaj ve 5 marina, uluslararası kriterleri karşılayarak Mavi Bayrak almaya hak kazandı. Çeşme ise bu başarıya önemli bir katkı sundu. İlçede bu yıl 3’ü belediyeye ait halk plajı olmak üzere toplam 14 plaj ve 2 marina, çevreye duyarlılık ve yüksek standartlarıyla Mavi Bayrak aldı. Çeşme Belediyesi tarafından işletilen ve ücretsiz olarak hizmet veren Ilıca Plajı, Tekke Plajı ve Dalyan Kocakarı Plajı, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Mavi Bayrak ile taçlandırıldı. Ayrıca ilçedeki 11 turistik otel plajı da uluslararası çevre standartlarını karşılayarak Mavi Bayrak ödülünü almaya hak kazandı. Denizcilik alanında da önemli bir başarıya imza atılan Çeşme’de, IC Çeşme Marina ve Marin Alaçatı, bu yıl da Mavi Bayrak’ı dalgalandıracak. Mavi Bayrak nedir, neyi temsil eder? Mavi Bayrak Programı, Avrupa Birliği’nin 1987 yılını "Çevre Yılı" ilan etmesiyle başlatılmış bir çevre ödüllendirme sistemidir. Türkiye’de ise 1993 yılından bu yana, Türkiye Çevre Eğitim Vakfı (TÜRÇEV) koordinasyonunda yürütülüyor. Program, dünyada 50’den fazla ülkede, Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (FEE) tarafından uygulanmaktadır. Mavi Bayrak almak isteyen plajlar 33, marinalar 38, turizm tekneleri 51, bireysel yatlar ise 4 kriter ve 16 davranış kuralı ile değerlendiriliyor. Bu kriterler arasında: yüzme suyu kalitesinin sürekli analiz edilmesi, atıksu arıtma altyapısının uygunluğu, doğal alanların korunması, cankurtaran ve ilk yardım imkanları, engelli erişimi, atık ayrıştırma sistemleri, evcil hayvanlara yönelik düzenlemeler, çevre eğitimi ve bilgilendirme faaliyetleri gibi hem çevresel hem de toplumsal sorumluluklar yer alıyor. Marinalar ve turizm tekneleri için ayrıca kurumsal sosyal sorumluluk ve halkın katılımı gibi önemli kriterler de değerlendiriliyor. Çevre dostu turizmde Çeşme öncü olmaya devam ediyor Doğal güzellikleri, temiz sahilleri ve çevreci politikalarıyla dikkat çeken Çeşme, Mavi Bayraklı plaj ve marinalarıyla çevre dostu turizmde örnek kentler arasında yer alıyor. Çeşme Belediyesi’nin halk plajlarında sürdürdüğü sürdürülebilirlik çalışmaları ve özel sektörün çevreye duyarlı işletmecilik anlayışı, bu başarıda önemli rol oynuyor.

Vizesiz Avrupa İçin Kritik Dönemeç Haber

Vizesiz Avrupa İçin Kritik Dönemeç

Vizesiz Avrupa için geri sayım Avrupa Birliği ve Türkiye arasında yıllardır süren vize muafiyeti görüşmelerinde dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Hans Ossowski, Türkiye'nin belirli kriterleri karşılaması durumunda vizesiz seyahatin mümkün hale geleceğini duyurdu. Bu açıklama, yıllardır vize sorunlarıyla karşılaşan milyonlarca Türk vatandaşı için umut ışığı oldu. Vize başvurularında ret oranı rekor kırıyor Özellikle son dönemlerde Avrupa ülkelerine yapılan vize başvurularında yaşanan büyük artışa rağmen, onay oranlarındaki düşüş dikkat çekiyor. Eğitim, iş ve turistik amaçlarla seyahat etmeyi planlayan vatandaşlar sık sık ret yanıtı alırken, AB'den gelen bu açıklama önemli bir kırılma noktası olabilir. Vize muafiyeti için 6 temel koşul belirlendi Büyükelçi Ossowski, Türkiye’nin vizesiz Avrupa için yerine getirmesi gereken altı temel şartı kamuoyuyla paylaştı. En öne çıkan koşullar arasında; Türkiye’nin terörle mücadele yasasının Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin düzenlemelerin AB seviyesine yükseltilmesi yer alıyor. Terör yasası ve KVKK düzenlemeleri gündemde AB yetkilileri, Türkiye’den özellikle ifade özgürlüğünü kısıtlamayan, demokratik ilkeleri gözeten bir terörle mücadele yasası beklentisi içinde. Ayrıca Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (KVKK), Avrupa’nın Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) ile örtüşecek şekilde revize edilmesi gerekiyor. Europol ve adli iş birliği şartı AB, Türkiye’nin Europol ile aktif ve operasyonel düzeyde iş birliği yapmasını talep ediyor. Bununla birlikte, AB ülkeleriyle karşılıklı adli yardımlaşma anlaşmalarının imzalanması da vize serbestisi için hayati öneme sahip. Yolsuzlukla mücadelede AB standartları bekleniyor Vize muafiyetinin önündeki bir diğer engel ise yolsuzlukla mücadeleye yönelik uygulamalar. AB, Türkiye'nin Avrupa Konseyi’nin yolsuzlukla mücadele ilkelerine tam uyum göstermesini ve uygulamaya geçmesini şart koşuyor. Şeffaflık ve hesap verilebilirlik, bu süreçte anahtar kavramlar. Reformlar tamamlanırsa vizesiz Avrupa mümkün Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlar, bu altı şartı yerine getirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Eğer Türkiye gereken düzenlemeleri hayata geçirebilirse, Türk vatandaşları için Schengen bölgesine vizesiz seyahat bir hayal olmaktan çıkabilir.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.