Hava Durumu

#Atık Yönetimi

TOURISMJOURNAL - Atık Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Atık Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dünyaca Ünlü Yazar Akif Manaf’a Doğayla Barış Ödülü Haber

Dünyaca Ünlü Yazar Akif Manaf’a Doğayla Barış Ödülü

International Peace Prize ödüllü, dünyaca ünlü yazar, Nobel Barış Ödülü adayı ve barış aktivisti Akif Manaf’a doğanın korunmasına, ekolojik dengenin sürdürülebilirliğine ve küresel barışın güçlendirilmesine sağladığı katkılar dolayısıyla Geppetto Restorasyon tarafından “Doğayla Barış Ödülü” verildi. Ödül, Geppetto Restorasyon’un kurucusu Erdem Köroğlu tarafından takdim edildi. Köroğlu, Akif Manaf’a Doğayla Barış Ödülü’nü verme gerekçelerini şu sözlerle ifade etti: “Geppetto Restorasyon olarak temel ilkemiz, insanın doğayla barış içinde yaşamasıdır. Bu nedenle uzun yıllardır insan sağlığı açısından en sağlıklı malzemeler arasında yer alan ağaç ve ahşap üzerine çalışıyor; projelerimizi doğanın sunduğu bu doğal, sürdürülebilir ve nefes alan malzemelerle hayata geçiriyoruz. Günümüzde iklim değişikliği, küresel ısınma, ormanların yok oluşu gibi sorunlar insanlığın uzun yıllardır doğayla çatışma içinde olmasının somut sonuçlarıdır. Görüyoruz ki insan doğadan uzaklaştıkça doğal felaketlerle daha fazla karşı karşıya kalıyor. Bu noktada doğa ile uyumlu ve barışçıl çözümler üreten kişi ve projelerin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Akif Manaf, uzun yıllardır küresel barış alanında kapsamlı ve önemli çalışmalar yürüten değerli bir isimdir. Sayın Manaf’ın küresel barış çalışmaları kapsamında bizim açımızdan özellikle daha fazla dikkat çeken çalışması, Sağlıklı Yaşam Vakfı’nın Başkanı olarak öncülük ettiği ‘Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi’ olmuştur. Kendi kendine yetebilen bir konseptte tasarlanan, kütük evlerden oluşan; yenilenebilir enerji kaynaklarını, ekolojik tarımı ve sürdürülebilir atık yönetimini esas alan bu proje, doğayla barışın somut ve güçlü bir temsili olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca bu köyde, yine Akif Manaf’ın öncülüğünü yaptığı Barış Sanatı Programı’nın uygulanacak olması projeye ayrı bir değer katmaktadır. Kendisini doğayla barışın çok somut bir ifadesi olan, öncülük ettiği bu örnek proje kapsamında Doğayla Barış Ödülü’ne layık gördük.” Manaf Yakın dönemde International Peace Prize ve Egeyön Barış Ödüllerini Almıştı Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, yakın dönemde Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından uluslararası alanda büyük yankı uyandıran 2025 International Peace Prize Ödülü’ne layık görülmüştü. Bunun yanı sıra Manaf, 2026 yılının başında ulusal düzeyde de Egeyön Barış Ödülü’nün sahibi olmuştu. Akif Manaf Küresel Barışın Sağlanmasına Yönelik Çok Yönlü Somut Projelerle Öne Çıkıyor Doğayla Barış Ödülü’ne layık görülen Akif Manaf’ın küresel barış alanındaki çalışmaları sadece teorik düzeyde kalmamakta, aynı zamanda somut ve uygulanabilir projelerle hayat bulmaktadır. Bütüncül ve Barışçıl Bir Yerleşim Modeli Bu çalışmaların en dikkat çekici örneklerinden biri, Sağlıklı Yaşam Vakfı’nın başkanı olarak öncülüğünü yaptığı “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi”dir. Proje; doğayla uyumlu, kendi kendine yeten, sürdürülebilir ve barışçıl bir yaşam modelini içermektedir. Enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, karbon ayak izinin azaltılması ve çevreye duyarlı bir altyapı kurulması projenin temel unsurları arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra kimyasal girdilerden uzak, doğal döngüyü esas alan ekolojik tarım uygulamalarıyla toprağın korunması, biyoçeşitliliğin desteklenmesi ve sağlıklı gıda üretiminin teşvik edilmesi temel alınmaktadır. Sürdürülebilir atık yönetimi politikasıyla doğayla çatışan değil, doğanın döngüsüne katkı sağlayan bir yaşam modeli inşa edilmektedir. Projede yer alan arıcılık faaliyetleri ise hem doğal üretimi destekleyen hem de ekosistemin devamlılığına katkı sunan önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Köyün kütük evlerden oluşacak şekilde planlanması, insan sağlığına ve çevresel sürdürülebilirliğe verilen önemin bir göstergesidir. Nefes alan doğal yapılar sayesinde sağlıklı ve doğayla bütünleşmiş bir yaşam alanı oluşturulmaktadır. Barış Sanatı Programı Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü’nün en özgün boyutlarından biri ise bu barışçıl yerleşim modelinde bireylere yine Akif Manaf’ın öncülüğünü yaptığı Barış Sanatı Programı’nın sunulacak olmasıdır. Bu programın odağında, bireylerde bilinç düzeyinin yükseltilmesi ve böylece içsel barıştan başlayarak küresel barışa uzanan yolun inşa edilmesi yer almaktadır. Akif Manaf’ın Küresel Barışın Sağlanması Kapsamındaki Diğer Çalışmaları Akif Manaf’ın doğayla barış vizyonu, uzun yıllardır sürdürdüğü küresel barış çalışmalarının doğal bir uzantısı olarak öne çıkıyor. Yazar doğayla barış alanının yanı sıra küresel barışın sağlanmasına yönelik farklı kulvarlarda da aktif çalışmalar yürütüyor. Yazarın barış alanındaki temel eseri olan ve birçok okuyucu tarafından bir barış manifestosu, barış kılavuzu olarak benimsenen Barış Psikolojisi kitabı, bugüne kadar yaklaşık 20’ye yakın dilde yayımlanarak uluslararası ölçekte oldukça geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı. Kitabın tüm dünya dillerinde yayınlanması hedefi doğrultusundaki çalışmalar ise aktif olarak devam ediyor. Manaf ayrıca 2018 yılında ilan edilen ve her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan “World Change Day for Sustainable Peace” (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) girişiminin öncüsüdür. “Barış için Değişim” temasıyla hayata geçirilen bu özel gün, farklı ülkelerden bireyleri ve kurumları ortak bir barış bilinci etrafında bir araya getirmektedir. Kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi bünyesinde yürütülen Barış Sanatı Programı ve 200’ü aşkın değişim programı aracılığıyla bireylerde barış bilincinin geliştirilmesini hedefi hayata geçirilmektedir. Manaf, dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştirdiği barış odaklı söyleşi, seminer, toplantılar yoluyla ve uluslararası medya organlarına verdiği demeçler aracılığıyla küresel ölçekte barış farkındalığının güçlenmesine aralıksız olarak katkı sunmaktadır. Akif Manaf: “İnsanlık Doğa ile Olan Savaşını Bir An Önce Bitirmelidir” Ödülün takdiminde konuşma yapan Akif Manaf, şu ifadeleri kullandı: “Eğer dünyamızda kalıcı bir küresel barış istiyorsak, bunu bireyselden globale doğru, yaşamın tüm alanlarında kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bugün gelinen noktada ise bireyin ağırlıklı olarak kendisiyle, çevresiyle ve doğayla bir savaş halinde olduğunu görüyoruz. Şiddet, öfke, nefret içinde olan birey tüm doğal kaynakları tahrip etmekte ve gelinen noktada küresel ısınma, iklim değişikliği, karbon ayak izinde artış, ormanların, tarım topraklarının yok oluşu, hava kalitesinde düşüş, su kaynaklarının kirlenmesi, türlerin yok oluşu gibi çok temel çevresel sorunlarla karşı karşıyayız. İnsanoğlu doğayla olan bu savaşı durdurmazsa bilim insanlarının da işaret ettiği üzere doğa üzerinde geri dönüşü olmayan sonuçlar bizimle olacak. Bu kapsamda insanlık doğayla olan savaşını bir an önce bitirmelidir. Önce kendisi ile sonra da ona karşılıksız bir yaşam kaynağı sunan doğa ile barışmalı, doğaya duyarlı çözümler üretmelidir. İşte Barış içinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi tam da böyle bir gerçekliğin üzerinde yükselen bir doğayla barış projesidir. Bu projenin ülkemizden başlayarak tüm dünya üzerinde yaygınlaşması, yaşanabilir bir dünya için büyük önem taşımaktadır.” Akif Manaf’ın küresel barışın sağlanmasına yönelik çalışmalarının yakın dönemde de hız kesmeden aktif olarak devam edeceği ve yazarın ülkemizdeki ve dünyanın çeşitli ülkelerindeki kitap fuarlarında, barış konulu söyleşi ve seminerlerde okurlar ve barışseverlerle bir araya geleceği alınan bilgiler arasında. Bülten bilgi&iletişim: 0 543 3010327

Marmara Denizi’nde Müsilaj Kabusu Yayılıyor Haber

Marmara Denizi’nde Müsilaj Kabusu Yayılıyor

BALIKESİR (İHA) - Marmara Denizi’nde yeniden ortaya çıkan müsilaj, 23 Ekim 2024’te Erdek Körfezi’nde görülmesinden sonra hızla yayılarak 5 Aralık’ta İzmit Körfezi’ni, 19 Aralık’ta ise Kuzey Ege kıyılarını etkiledi. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, müsilajın 3-25 metre derinliklerde denizi sardığını ve baharda yüzeye çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu ifade etti. "Deniz dibine çökmeye başlayan müsilaj, pinalar, deniz çayırları, süngerler ve mercanlar gibi canlı gruplarını tehdit etmeye başladığı gibi balıkçıların attıkları ağı çekemez hale gelmesine neden olmaya başlamıştır" diyen Sarı, bu durumun deniz ekosistemini ve balıkçılığı tehdit ettiğini belirtti. Müsilaj, deniz kirliliği, durağan deniz şartları ve artan su sıcaklığı gibi faktörlerin etkisiyle oluşuyor. Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi’ndeki atık yönetiminin eksikliklerine dikkat çekerek deniz kirliliğinin azaltılması gerektiğini söyledi. Marmara Denizi Eylem Planı kapsamında alınan önlemlerin yetersiz olduğunu belirten Sarı, ileri biyolojik arıtma oranının son üç yılda sadece yüzde 0,7 artırılabildiğini açıkladı. Sarı, orijinal akıntı sistemlerine dayandırılan bazı bilimsel değerlendirmeler yüzünden yıllar boyu tüm atıkların derin deşarjla denize boca edilmesinin yanlış olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Sarı, merkezi ve yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve bireylerin iş birliği yaparak sanayi atıklarının kontrol altına alınması gerektiğini belirtti. "Marmara Denizi’nin kirlilik yükünü azaltmak için acilen sanayi kuruluşlarının atık deşarjı akarsuların debisine göre yeniden düzenlenmeli, akarsuların zehir kanalına dönüşmesine neden olan sanayi atıkları denetimle engellenmeli, çalışmayan atık arıtma tesisleri çalışır hale gelmeli, denize çamur dökülmesi önlenmeli, ulusal düzeyde vatandaşların denize yardım etmesini sağlayacak kampanyalar başlatılmalı, Marmara Denizi balıkçılığı müsilaj dikkate alınarak yeniden düzenlenmeli ve müsilajdan zarar görecek sektörler için acilen sigorta sistemleri geliştirilmelidir" diyerek sözlerini tamamladı.

Yıldız Holding 6'ncı Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı Haber

Yıldız Holding 6'ncı Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı

Yıldız Holding ve şirketleri gıda israfını önleme, atık yönetimi, karbonsuzlaşma, enerji ve su verimliliği alanlarındaki çalışmalarıyla milyonlarca liralık tasarruf elde edilmesini sağlayarak hem Türkiye ekonomisine hem de doğaya önemli katkılarda bulundu. Yıldız Holding'den yapılan açıklamaya göre, 'İsrafsız Şirket' çalışma modelini tüm faaliyetlerinin odak noktasında tutan holding, 6'ncı Sürdürülebilirlik Raporu'nu yayımladı. İlk defa bağımsız güvence beyanı bulunan raporda Yıldız Holding ve şirketlerinin gıda israfını önleme, atık yönetimi, karbonsuzlaşma, enerji ve su verimliliği alanlarındaki öncü çalışmalarının yanı sıra çalışanlardan değer zincirine, toplumsal faydadan inovatif iş modellerine ortaya koyduğu etkiye yer veriliyor. Açıklamaya göre, holding, 'Bu Dünya Bizim' çatısı altında 'Doğanın Geleceği İçin Çalışmak', 'Paydaşlarla Birlikte Güçlenmek' ve 'Geleceğe İlham Vermek' odak alanlarındaki çalışmalarını yürütürken sürdürülebilirliğin ötesine geçen sistem dönüşümü anlayışını benimsiyor. Holdingin 6'ncı Sürdürülebilirlik Raporu'nda, Ülker Bisküvi, Kerevitaş, Şok Marketler, pladis, Adapazarı Şeker, Aytaç Gıda ve Bizim Toptan'ın sektörü dönüştüren uygulamalarına ve iş birliklerine yer verildi. 2050'de tüm değer zinciri üzerinde net sıfır karbon emisyonu hedefi doğrultusunda karbonsuzlaşma yolculuğuna devam eden Yıldız Holding, ilk olarak pladis'de hayata geçirilen ve Kerevitaş ile devam ettirilen karbonsuzlaşma inisiyatifini diğer şirketlerine de taşıma hedefiyle operasyonlarını yürütüyor. - 'Tüm ekosistemimizle birlikte dönüşerek değer yaratmayı hedefliyoruz' Açıklamada görüşlerine yer verilen Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Üst Yöneticisi (CEO) Mehmet Tütüncü, gıda ve perakende sektörlerinde faaliyet gösteren şirketleriyle gıda israfının önlenmesi, atık yönetimi, karbonsuzlaşma, enerji ve su verimliliğini artırma konularında sorumluluk alarak döngüsel iş modelleri ve uygulamalarını hayata geçirdiklerini belirtti. Tütüncü, 'Bu Dünya Bizim' yaklaşımıyla verimlilik, dijitalleşme ve insan odağında tüm paydaşlarıyla birlikte değer yaratmayı hedeflediklerini ifade ederek, 'Bir yandan bu konularda farkındalık oluşturmak için çalışırken diğer yandan etki ettiğimiz geniş ekosistemde dönüştürücü bir role sahip olduğumuzun bilinciyle hasattan tüketime kadar her aşamada israfı azaltmaya yönelik etkili uygulamalar geliştiriyoruz.' ifadelerini kullandı. - Döngüsel ekonomiye katkı Açıklamaya göre, Yıldız Holding ve şirketleri gıda israfını önleme, atık yönetimi, karbonsuzlaşma, enerji ve su verimliliği alanlarındaki çalışmalarıyla milyonlarca liralık tasarruf elde edilmesini sağlayarak hem Türkiye ekonomisine hem de doğaya önemli katkılarda bulundu. Ülker Bisküvi, israfsız şirket modeliyle faaliyet göstererek, sürdürülebilir ham madde tedariki için buğday, fındık, kakao özelinde projeler geliştiriyor. Uzun soluklu projesi Aliağa Bisküvilik Buğdayı'nı Ekim 2022 itibarıyla ürünlerinde kullanmaya başladı. Elektrik enerjisi tüketiminin yaklaşık yüzde 43'ünü yenilenebilir kaynaklardan karşılayan Ülker, sera gazı emisyonlarını kontrol altına alarak '2050'ye kadar net sıfır şirket' olmak için çalışmalarına devam ediyor. Kerevitaş, ambalaj azaltımı projeleriyle 5,9 milyon TL'lik, atık yönetimiyle 8,6 milyon TL'lik tasarruf elde etti. ŞOK Marketler, sera gazı emisyonu ve su tüketimini en aza indirgemek hedefiyle 2022'de uygulamaya aldığı 'Mağaza Enerji Verimliliği' projesi kapsamında yüzde 15'e varan enerji tasarrufu sağladı. Aytaç Gıda, gıda israfının engellenmesi adına gıda atıklarının geri dönüşümü projelerini gerçekleştiriyor. 2022'de yaklaşık 1,5 ton gıda geri dönüştürüldü. Adapazarı Şeker, su risklerine ilişkin bir analiz gerçekleştirdi ve bu analizin sonuçlarını karar alma ve tedarik süreçlerine entegre etti. Bizim Toptan, emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliğiyle mücadele için yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında Gebze mağazasında güneş enerjisi sistemini devreye aldı. Yapılan bu yatırım ile Bizim Toptan mağazadaki elektrik enerjisi ihtiyacının tamamını yenilenebilir enerjiden karşılıyor. - Yönetici kademesindeki kadın oranı yüzde 30'u aştı Yıldız Holding, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık alanında Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ile yakın bir iş birliği içinde çalışıyor, tüm kademelerde ve değer zincirinde fırsat eşitliğini sağlamaya odaklanıyor. Holding şirketlerinde ve tedarikçilerde kadın istihdamı destekleniyor. Holding bünyesinde yönetici kademesinde kadınların oranı yüzde 30'u aşarken, şirketlerin ve holdingin yönetim kurullarının yaklaşık yüzde 20'si kadınlardan oluşuyor. Holdingin UN Women'ın desteklediği Kadın Girişimciliğini Hızlandırma Programı ile de uzun soluklu iş birliği bulunuyor. - Teknolojik yatırıma devam AR-GE ve inovasyona da tam destek veren Yıldız Holding, yenilikçi iş yapma şekillerine yatırım yapıyor. Holdingde dijital inovasyon odaklı AR-GE çalışmalarını, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan 'Yerinde Ar-Ge Merkezi' statüsü alan Yıldız Tech gerçekleştiriyor. Yıldız Ventures ve Gözde Tech Ventures da gıda ve perakende teknolojileri sektörlerindeki geleceğe ilham veren sorumlu girişimlere odaklanıyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.