Hava Durumu

#Arkeopark

TOURISMJOURNAL - Arkeopark haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeopark haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Haydarpaşa Garı, Kültür ve Sanat Merkezi Oluyor Haber

Haydarpaşa Garı, Kültür ve Sanat Merkezi Oluyor

İstanbul’un simge yapılarından Haydarpaşa Garı’nda yürütülen restorasyon ve dönüşüm çalışmalarına ilişkin ayrıntılar paylaşıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaklaşık 130 yıllık geçmişe sahip tarihi yapının ulaşım işlevinin korunacağını, bunun yanında kültür, sanat ve kamusal kullanım alanlarıyla yeniden düzenleneceğini açıkladı. Ersoy, Haydarpaşa Garı’nda süren çalışmaların Bilim Kurulu eşliğinde yürütüldüğünü söyledi. Restorasyon kapsamında yapının özgün malzemelerle yenilenmesine öncelik verildiğini belirten Ersoy, bazı tarihi taşların yeniden kullanılabilmesi için daha önce kapanmış taş ocaklarının yeniden açıldığını ifade etti. İlk etabın Kültür Yolu Festivali’ne yetiştirilmesi hedefleniyor Bakan Ersoy’un verdiği bilgiye göre, Haydarpaşa’daki çalışmalar etaplar halinde yürütülüyor. Projenin ilk bölümünün İstanbul Kültür Yolu Festivali dönemine yetiştirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında garın ulaşım işlevi korunacak. Bununla birlikte ana binadaki bekleme alanlarının korunması, yapının sergi ve etkinlik alanı olarak da kullanılması planlanıyor. Garın yanında yer alan yaklaşık 6 bin metrekarelik bölümün ise farklı yaş gruplarına hitap edecek bir kütüphane kompleksine dönüştürülmesi öngörülüyor. Arkeoloji müzesi ve arkeopark planlanıyor Haydarpaşa sahasında arkeoloji müzesi ve arkeopark da kurulması planlanıyor. Yaklaşık 15 dönümlük alanda oluşturulacak arkeoparkın, Anadolu Yakası’nda bu ölçekteki ilk arkeoloji müzesiyle birlikte tasarlanacağı belirtildi. Projeye göre gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir arkeoloji müzesi yapılacak. Deniz temasıyla tasarlanacağı belirtilen müzede, Türkiye’nin farklı illerinden getirilecek eserlerin sergilenmesi planlanıyor. Bakan Ersoy ayrıca Haydarpaşa’da “Dört Deniz Müzesi” konsepti üzerinde çalışıldığını söyledi. Projeye uluslararası küratör Luca Molinari’nin danışmanlık verdiği belirtildi. Sahil kamusal kullanıma açılacak Proje kapsamında Haydarpaşa sahilinin kamusal kullanıma açılması da hedefleniyor. Bölgede yaklaşık 150 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesi yapılması, ayrıca yaklaşık 20 bin kişilik açık etkinlik alanı oluşturulması planlanıyor. Bu alanın konser, festival ve kültür etkinlikleri için kullanılması öngörülüyor. Ersoy, projeyi Anadolu Yakası için büyük ölçekli bir kültür yatırımı olarak tanımladı ve Haydarpaşa’nın ulaşım merkezi kimliğinin devam edeceğini söyledi. Açıklamaya göre deniz yolu, demir yolu ve kara yolu bağlantılarının birlikte planlanması amaçlanıyor. Yapısal güçlendirme de yapılıyor Restorasyon sürecinde yapının özgün mimari karakterinin korunmasına odaklanıldığı, geçmiş yıllarda yapılan uygun olmayan müdahalelerin temizlendiği ve kapsamlı zemin güçlendirme ile yapısal iyileştirme çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Çalışmalar tamamlandığında Haydarpaşa Garı’nın ulaşım işlevini sürdürürken aynı zamanda sergi, müze, kütüphane, etkinlik ve açık kamusal alanlarla kullanılan çok işlevli bir merkeze dönüştürülmesi hedefleniyor.

Haydarpaşa Garı için tarihi dönüşüm başladı Haber

Haydarpaşa Garı için tarihi dönüşüm başladı

Yaklaşık 130 yıllık geçmişiyle İstanbul’un hafızasında özel bir yere sahip olan Haydarpaşa Garı’nda restorasyon ve dönüşüm çalışmaları hız kazandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, projeye ilişkin detayları ilk kez kamuoyuyla paylaşırken, Haydarpaşa’nın Anadolu Yakası’nın yeni kültür ve sanat merkezi haline geleceğini söyledi. Bakan Ersoy, Haydarpaşa Garı’nın yalnızca bir tren garı olmadığını, milyonlarca insanın yolculuklarına ve hatıralarına tanıklık eden tarihi bir sembol olduğunu belirtti. Anadolu-Bağdat demiryolu hattının önemli başlangıç noktalarından biri olan yapının, geçmişten bugüne İstanbul’un en güçlü hafıza alanlarından biri olarak öne çıktığını ifade etti. Projede tarihi dokunun korunmasına büyük önem verildiğini belirten Ersoy, restorasyon sürecinin Bilim Kurulu eşliğinde yürütüldüğünü açıkladı. Bazı özgün taşların yeniden kullanılabilmesi için yıllar önce kapanmış taş ocaklarının yeniden açıldığını söyleyen Ersoy, tarihi yapının mümkün olduğunca orijinal malzemelerle restore edildiğini vurguladı. Haydarpaşa’daki çalışmaların etap etap ilerlediğini açıklayan Bakan Ersoy, projenin ilk bölümünün İstanbul Kültür Yolu Festivali dönemine yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Ersoy, ulaşım fonksiyonunun korunacağını ancak garın aynı zamanda kültür ve yaşam merkezi kimliği kazanacağını belirtti. Projeye göre Haydarpaşa Garı’nın ana binasında bekleme alanları korunacak. Yapı aynı zamanda sergi ve etkinlik alanı olarak da kullanılacak. Garın hemen yanındaki yaklaşık 6 bin metrekarelik bölüm ise her yaş grubuna hitap edecek modern bir kütüphane kompleksine dönüştürülecek. Haydarpaşa sahasında dikkat çeken projelerden biri de arkeoloji müzesi ve arkeopark çalışması oldu. Yaklaşık 15 dönümlük alanda oluşturulacak arkeopark ile Anadolu Yakası’nın ilk büyük arkeoloji müzesinin hayata geçirileceği açıklandı. Projede müze ve arkeoparkın iç içe tasarlanmasının dünyada nadir görülen uygulamalardan biri olacağı belirtildi. Projede dijital müzecilik uygulamaları da yer alacak. Bakan Ersoy, Haydarpaşa’da “Dört Deniz Müzesi” konsepti üzerinde çalışıldığını açıkladı. Uluslararası üne sahip küratör Luca Molinari’nin de projeye danışmanlık verdiğini belirten Ersoy, kültür ve tasarım vizyonunun ön planda tutulduğunu söyledi. Proje kapsamında Haydarpaşa sahili yeniden kamusal kullanıma açılacak. Bölgede yaklaşık 150 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesi yapılacak. Ayrıca yaklaşık 20 bin kişilik etkinlik alanı oluşturularak konser, festival ve kültür organizasyonlarının düzenlenebileceği büyük bir yaşam alanı hazırlanacak. Bakan Ersoy, Haydarpaşa projesinin Anadolu Yakası için büyük bir kültür yatırımı olduğunu belirterek, projeyi Atatürk Kültür Merkezi’nin Anadolu Yakası’ndaki karşılığı olarak tanımladı. Ersoy, bölgede uzun süredir hissedilen büyük ölçekli kültür ve sanat merkezi eksikliğinin bu projeyle giderileceğini ifade etti. Haydarpaşa’nın ulaşım kimliğinin korunacağını vurgulayan Ersoy, deniz yolu, demir yolu ve kara yolu entegrasyonunun güçlendirileceğini söyledi. Projede vatandaşların bölgeye kolay erişebilmesi için tüm ulaşım akslarının birlikte planlandığı belirtildi. Gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir arkeoloji müzesi de inşa ediliyor. Deniz temasıyla tasarlanan müzede Türkiye’nin 81 ilinden getirilecek seçkin eserlerin sergilenmesi planlanıyor. Restorasyon sürecinde geçmiş yıllarda yapılan uygunsuz müdahalelerin temizlendiği açıklandı. Yapının özgün mimari karakterinin korunmasına özel önem verilirken kapsamlı zemin güçlendirme ve yapısal iyileştirme çalışmaları da sürdürülüyor. Bakan Ersoy, projenin tamamlanmasıyla Haydarpaşa’nın İstanbul’un en önemli cazibe merkezlerinden biri haline geleceğini söyledi. Hem tarihi kimliği koruyan hem de modern yaşam alanları sunan proje ile Haydarpaşa’nın gün boyu yaşayan bir merkeze dönüşmesi hedefleniyor. Uzmanlara göre Haydarpaşa Garı’nda yürütülen dönüşüm çalışması yalnızca bir restorasyon projesi değil, aynı zamanda İstanbul’un kültürel hafızasını geleceğe taşıyacak önemli bir şehircilik hamlesi olarak görülüyor. Projeyle birlikte tarihi yapı, ulaşım merkezi olma özelliğini korurken aynı zamanda kültür, sanat ve sosyal yaşamın yeni buluşma noktalarından biri olacak.

Sultanahmet’teki Tartışmalı Alan "Arkeopark" Oluyor Haber

Sultanahmet’teki Tartışmalı Alan "Arkeopark" Oluyor

İSTANBUL (İHA) - Sultanahmet’teki Four Seasons Hotel’in arkeolojik alanda genişleme girişimi başarısız oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın girişimiyle bölge "Arkeopark" olarak kullanılacak. Eski Sultanahmet Cezaevi’nden dönüştürülen ve 1996’dan beri otel olarak faaliyet gösteren Four Seasons Hotel’in 60 odalı 3 ek bina ile büyütülmesine 2006’da onay çıkmıştı. 15 milyar dolara mal olması beklenen 4 bin 600 metrekarelik genişleme projesi, İstanbul 1. Bölge İdare Mahkemesi'nin 2009 yılında inşaat ruhsatını iptal etmesiyle sekteye uğradı. Atıl durumdaki binaların yıkılması konusu ise netleştirilmeyi bekliyor. TARİHİ ALANIN ÖNEMİ Bölge, Osmanlı padişah yapılarının, Büyük Bizans Sarayı ve Osmanlı Adliye Sarayı kalıntılarının bulunduğu bir alan. Ayrıca, UNESCO kriterlerine göre kültürel miras açısından kritik öneme sahip olan bölgedeki inşaatın arkeolojik değerleri olumsuz etkileyeceği gerekçesiyle ek bina projesine izin verilmedi. BÜYÜK SARAY KAZILARI VE ARKEOPARK PROJESİ Bizans İmparatoru I. Konstantin dönemine ait Büyük Saray (Palatium Magnum) kazı alanı, restorasyon sonrası Arkeopark olarak ziyarete açılacak. 27 yıl önce başlamış olan kazılar uzun süredir tamamlanmayı bekliyordu. Tarihçi Hayri Fehmi Yılmaz, Büyük Saray’ın İstanbul’un en önemli yapılarından biri olduğunu belirterek, "Alan kente bir arkeopark olarak kazandırılabilirse çok büyük bir kazanç olacaktır. Hem kentin zengin arkeolojik mirasını hem de çok katmanlılığını en iyi şekilde gösteren noktalardan biri. Uzun yıllar önce kazıldı ve ziyarete hazır hale gelmişti. Nihayet bütün sorunlar çözüldü. Artık genel bir düzenlemeyle kapılarını açacak. İstanbullular burayı ziyaret edebilir hale gelecek" yorumunda bulundu.

2 bin yıllık tarihi arkeopark Haber

2 bin yıllık tarihi arkeopark

Antalya’nın Demre ilçesindeki Myra Antik Kenti'nin yaklaşık 2 bin yıllık anıtsal su yapısı, çöplük ve hurdalığa döndü. Hazırlanan projeyle turistlerin 1,5 metre derinlikteki suyun içinde yüzerek gezebileceği bir arkeopark yapılması planlanırken, bölgede bir de tarım müzesi yer alacak. Demre-Kaş karayolunun bitişiğinde bulunan ve Roma İmparatorluğu dönemine tarihlenen anıtsal çeşmenin (nympheum) çevresi ihmal ve ilgisizlik nedeniyle adeta hurdalığa döndü. Döneminde kutsal kabul edilen çeşmenin inşa edildiği kayaların arasından çıkan sülfür içeren şifalı sularda ise su kaplumbağaları ve balıklar yaşıyor. Likya uygarlığının önemli kentlerinden biri olan Myra kentinin limanı konumundaki Andriake’nin kuzeyinde, Demre-Kaş karayoluna bitişik konumdaki tarihi çeşmenin sanayinin yeni yerine taşınmasıyla beraber hazırlanan projeyle turistlerin suyun içinde yürüyerek ya da yüzerek gezebileceği bir arkeopark yapılması planlanıyor. Park içinde bir de tarım müzesi yer alacak. Söz konusu proje kazı başkanlığı tarafından belediyeye sunuldu ve Meclis kararı onayladı. "İnsanların 1,5 metre su içerisinde yüzerek kalıntıyı gezmelerini istiyoruz" Mevcut görüntünün turizm kentine yakışmadığını belirten Myra-Andriake Kazı Başkanı ve Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nevzat Çevik, nympheum termal yapısında yaptıkları kazıya ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Ayakta, iyi korunmuş, anıtsal bir Roma termal yapısını arkeopark içinde planlayarak, insanların 1,5 metre su içerisinde yüzerek kalıntıyı gezmelerini istiyoruz. Daha da ileri gidebilmek için sanayinin taşınacağı günü bekliyoruz. Sular içinde motopomplar yardımıyla zorlu bir kazıyla büyük oranda kazdık ve ortaya çıkardık. Kazıyı tamamlamak için sanayinin boşaltılmasını bekliyoruz. Arkeoparka dönüştüğünde muhteşem bir kentsel ve arkeolojik güzellik olacak. O yapı da suyun içerisinde çok güzel duracak ve ebediyen korunacak diye düşünüyorum. Projesi hazır, gününü bekliyoruz.”

Gerçek eserlerin sergilendiği sualtı arkeoparkı yapılıyor Haber

Gerçek eserlerin sergilendiği sualtı arkeoparkı yapılıyor

Kocaeli’de 'Kerpe Sualtı Arkeoparkı Projesi', Doğu Marmara Kalkınma Ajansı'nın (MARKA) Destek Programı çerçevesinde kabul edildi. Türkiye’de ilk olma niteliği taşıyan proje çerçevesinde ilk kez gerçek eserlerin sergilendiği sualtı arkeoparkı yapılacak.  Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü koordinasyonu ve izinleri istikametinde, Kocaeli Valiliği, Kocaeli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü öncülüğünde ve Kandıra Belediyesi’nin Proje Ortaklığı çerçevesinde Kocaeli Müze Müdürlüğünce hazırlanan “Kerpe Sualtı Arkeoparkı Projesi “Doğu Marmara Kalkınma Ajansının (MARKA) 2022 Yılı Kırsal Kalkınma Mali Destek Programı çerçevesinde kabul edildi. Bu çerçevede Kerpe Sualtı Arkeoparkı Projesinin hayata geçmesiyle birlikte ülkemizde ilk kez gerçek eserlerin sergilendiği bir su altı arkeopark projesi yapılacak. Öte yandan, Kerpe Su Altı Müzesi ve Arkeopark alanı, hayata geçmesi durumunda dünyadaki ilkler arasında da yerini alacak. Dünyada yalnızca İtalya ve Hırvatistan’da gerçek eserlerin sergilendiği bir su altı müzesi veya arkeopark parkuru bulunuyor. İlk bilimsel su altı kazısı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleri istikametinde Kocaeli Müze Müdürlüğü tarafından 2020 yılından itibaren Kocaeli'nin Karadeniz kıyılarında arkeolojik su altı kazı ve araştırma çalışmaları sürdürülüyor. Kerpe’de yapılan kazı çalışmaları, Türkiye'nin Karadeniz kıyılarından yürütülen ilk bilimsel su altı kazısı olması açısından dikkat çekmişti. Yapılan kazılar sonucunda elde edilen veriler; Kerpe Limanının, Karadeniz'in Antik Çağdaki doğu-batı yönlü deniz ticaret rotasının merkezinde yer alarak Karadeniz ticari faaliyetinin devamlı olarak izlenebildiği önemli bir merkez olduğunu göstermişti. Ayrıca yapılması planlanan arkeopark projesi sayesinde arkeolojik dalış turizminin ulusal ve uluslararası turizm ağlarına entegrasyonu sağlanarak, bölgenin tanıtımına büyük bir katkı sağlaması bekleniyor.

Su altında tarihi keşif Haber

Su altında tarihi keşif

Datça Kızlan'da 18.yy ait gemi  MUGLA'nın Datça İlçesi Kızlan bölgesinde Osmanlı Dönemi Batığı su altı kazısında, 18. yüzyıla ait şimşir tarak ve Çin porseleni gibi değerli eşyalar bulundu. Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsünden bilim insanlarınca yürütülen araştırmalarda su altı arkeolojisi açısından uluslararası öneme sahip buluntulara ulaşıldı. 18. yüzyıla ait ahşap geminin 30 metre boyunda ve 7 metre genişliğinde olduğunu tespit edildi. BODRUM DA SERGİLENECEK Doç. Dr. Harun Özdaş, batıktan çıkarılan eserlerin Bodrum Müzesi'ne teslim edildiğini, tüm buluntuların çıkarılarak sergilenmesini hedeflediklerini söyledi. Özdaş, geminin kimliğini ortaya çıkarmak ve batma nedenini tespit etmek için çalışmalarını sürdürdüklerini de kaydetti. Gemide ayrıca 18. yüzyıla ait tabanca, tüfekler, kılıçlar, yaklaşık 500-600 tüfek mermisi kurşunu, o dönemde humbara olarak bilinen el bombaları da bulundu. Bilecik'te 9 bin yıllık yerleşke bulundu BİLECİK'te düzenlenen çalıştayda, bir apartmanın yanındaki boş arsada yürütülen kazılarda 9 bin yıl öncesine ait olduğu belirlenen yaşam alanlarına ulaşılan, "Bahçelievler Yerleşmesi" ile ilgili değerlendirmelerde bulunuldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bahçelievler Kazı Ekibi işbirliğinde gerçekleştirilen çalıştayda, birçok medeniyete ev sahipliği yapan ilde yapılan kazılarda ortaya çıkn buluntular tarihin yeniden şekillendirilmesine neden oldu. Bahçelievler'deki yerleşme Batı Anadolu'daki ilk köy olarak tanımlanıyor. Buranın bir 'arkeopark' olarak Bilecik'i dünyaya tanıtmak hedefleniyor. 

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.