Hava Durumu

#Arkeolojik Kazı

TOURISMJOURNAL - Arkeolojik Kazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeolojik Kazı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Muğla, Stratonikeia’da İlk Zeytin Hasat Festivali Düzenlendi Haber

Muğla, Stratonikeia’da İlk Zeytin Hasat Festivali Düzenlendi

Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunan Stratonikeia Antik Kenti, bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Zeytin Hasat Festivaline ev sahipliği yaptı. Antik kentte düzenlenen etkinlikte temsili zeytin hasadı yapılırken, ‘Zeytin Ağacı ve Taşların Dili’ adlı fotoğraf sergileri de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festival kapsamında antik kent girişinde gerçekleştirilen törende konuklara zeytin fidanı dağıtıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ise davetlilere soğuk sıkım zeytinyağı ikram ederek etkinliğe destek verdi. Festivalin geleneksel hale getirilerek bölgenin kültürel mirasını ve zeytin üretimini tanıtmada önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Törende konuşan Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Koordinatörü Durmuş Ali Öztürk, "Yatağımız, bu kadim topraklar, bu zengin topraklar, bu yürekli insanların yaşadığı toprakların en büyük değerini ortaya çıkarmak, tanıtmak ve yatağına mal etmek için insanüstü bir çaba gösterdiğinizi görüyorum, biliyorum, yakından şahidim. Stratonikeia gibi, Lagina gibi değerlerimiz ortaya çıktıkça, hocamın en büyük amacı Yatağan’da turizmi canlandırmamız, bu alanları turizme kazandırmamız lazım, şiarıyla hareket ediyor. Bu konuda Sayın Valimizin, Kültür Turizm Bakanlığımızın büyük katkıları, büyük destekleri var. Onlara da sonsuz teşekkür ederim, bir Yatağanlı olarak" dedi. Muğla Vali Yardımcısı İsmail Soykan, "Hocamız çok değerli, büyük işler başarmış. Hocam gerçekten çok değerli, kazı başkanlarımızın hepsi çok değerli burada. Biz burada da 3 yıl diyaloglarımız çok fazla oldu. Muğla'nın her tarafında bir antik şehir var. Ama tabi Bilal Söğüt Hocam işlerinde çok değerli. Bu zeytin hasatı, şenliği de güzel bir organizasyon. Bu bölgenin özelliği, değeri zeytin. Hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Stratonikeia ve Lagina Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, bu yıl birincisi düzenlenen ‘Zeytin Hasat Festivali’nin önümüzdeki yıllardan daha da büyütülerek geleneksel hale getirmek için çaba harcayacakların söyledi. Prof. Dr. Söğüt, "Biz Stratonikeia antik kentinde, antik dönemden günümüzde yapılarda arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Burada yapılan çalışmalarda ve bu bölgedeki yapılan diğer çalışmalarda gösterdik ki, bu bölgede en az 5 bin yıldır zeytinin üretildiği, mutfakta yer aldığı ve gastronomide kullanıldığı biliniyor. Onun için de antik kentin içerisinde ve çevresinde bulunan bu zeytinle ilgili bir ürünlerin ve günümüzde var olan bu zeytin üretimini birleştirerek aslında farkındalık oluşturmak istedik. Bunun için de bu Birinci Stratonikeia Zeytin Hasat Festivali'ni başlattık. Bununla ilgili çok güzel veriler de var. Çünkü tarihin her döneminde bu bölgenin en önemli gelir sağlayan malzemesini zeytindi. Onun için de bu festivali için yaptık. Biz bunu geliştirerek ve yayınlaşarak devam etmesini istiyoruz. Tarihte bildiğimiz zeytinin etkinlik anlamında da ya da hem de kentin tanınırlığını ve bilinirliğini sağlaması anlamında da önemli bir araç olduğunu düşünüyorum. İnşallah gelişerek bunlar geliştirerek devam edeceğiz" dedi.

Stratonikeia’da 2000 yıllık girlandlı lahit bulundu Haber

Stratonikeia’da 2000 yıllık girlandlı lahit bulundu

Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi (İTBF) Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt Başkanlığında yürütülen arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları kapsamında Stratonikeia Antik Kenti’nde girlandlı (meyve, çiçek ve yapraklardan oluşan çelenk), 2 bin yıllık bir lahit mezar bulundu. Stratonikeia Antik Kenti ve Lagina Kutsal Alanı’nda antik dönemlerden günümüze kadar gelen yapılarda yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Bilal Söğüt, şunları belirtti: "Bu çalışmalar Klasik, Hellenistik, Roma İmparatorluk ve Doğu Roma Dönemi yapılarına ilave olarak Menteşe Beyliği, Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi yapılarında da gerçekleştirilmektedir. Antik kentin içinde antik yapıların yanı sıra Osmanlı Dönemi köy meydanı da ayağa kaldırılmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından ‘Geleceğe Miras’ projesi kapsamında ara verilmeden sürdürülen bu çalışmalar, yılın on iki ayı boyunca devam etmektedir" "Antik dönemde Stratonikeia’nın bir lahit üretim merkezi olduğu düşünülmektedir" diyen Söğüt, "Roma Hamamı, bouleuterion (Meclis Binası) ve Gymnasion (Spor Okulu) gibi yapıların bulunduğu yerden, tiyatroya giden yol üzerinde, agora (etrafında kamu binalarının bulunduğu şehirle ilgili politik, dini, ticari her türlü faaliyetin gerçekleştiği yapı) olduğu düşünülen yerde 2025 yılında kazılar yoğunlaştırılmıştır. Burada Erken Doğru Roma (Bizans) Dönemi seviyesinde yapılan çalışmalarda girlandlı (meyve, çiçek ve yapraklardan oluşan çelenk), bir lahit mezar bulundu. Bu lahit antik dönemde kentin nekropol (mezarlık) alanında getirilip burada tekrar kullanılmıştı. Bu lahdin dış kısmında bulunan girlandı köşelerde koç başları orta kısımda boğa başları ve eroslar (antik dönemde aşk tanrısı) taşımaktadır. Girland betimlemeleri çam kozalağı, haşhaş, nar ve üzüm gibi meyveler ile yaprak ve çiçeklerden oluşmakta dönemin özelliği olarak olabildiğince gösterişli işlenmiş bir çelenkten oluşmaktadır. Üzerindeki mimari süslemelerine göre tarihi daha net olarak belirlenebilmektedir. Stratonikeia antik kentinde daha önce de lahit ve lahit parçaları bulunmuştu. Bu kentte bilinen örnekler içerisinde en erken ve en güzel betimlenen örnek durumundadır. Antik dönemde Stratonikeia’nın bir lahit üretim merkezi olduğu düşünmekteydi. Yeni çalışmalarda bulunan eserler bu düşünceyi desteklemektedir. Bu lahit alandaki çalışmaları tamamlandıktan sonra antik kent içinde uygun bir alanda sergilenmeye devam edecektir" şeklinde konuştu.

Hasankeyf'teki kazılarda şifa tası ve iki okçu yüzüğü bulundu Haber

Hasankeyf'teki kazılarda şifa tası ve iki okçu yüzüğü bulundu

12 bin yıllık tarihi ve Orta Çağ'dan bugüne kesintisiz gelen yaşam döngüsüyle insanlık tarihinin en önemli yerleşim yerlerinden biri olan ilçedeki Hasankeyf Kalesi'nde arkeolojik kazılar devam ediyor. Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zekai Erdal'ın başkanlığında gerçekleştirilen kazılarda, 800 yıl önce kullanıldığı tahmin edilen, okçuların kullandığı akik ve kemikten yapılmış iki zihgir ile, üzerinde tılsım, mühür ve ayetlerin yer aldığı şifa tası bulundu. Kazı başkanı Doç. Dr. Erdal, AA muhabirine, 3. dönem kazı çalışmalarının sürdüğünü ve önemli buluntular ortaya çıkarıldığını söyledi. Orta Çağ İslam dünyasında halk hekimliği noktasında kullanılmış bir şifa tasını gün yüzüne çıkardıklarını anlatan Erdal, tasın bronz malzemeden imal edildiğini aktardı. Erdal, "Şifa tasının aslında Hasankeyf ile bir yönüyle bağlantısı var. Hasankeyf'teki yerel halk inancına göre orta kapıda bir akrep ve yılan kabartması vardır. Bu inanışa göre Hasankeyflileri veya kaleye çıkan insanları akrep veya yılanın sokmadığı kabul edilir." dedi. Tasın üzerinde tılsım, mühür, ayetler ile çift başlı ejder, köpek, yılan ve akrep motiflerinin yer aldığını, iki yönden koruma sağladığına inanıldığını dile getiren Erdal, "Şifa tasından su içilmesinin kişiyi köpek ısırmasına, yılan ve akrep sokmasına karşı koruduğuna inanılmakta. Köpek ısırması, yılan ve akrep sokmasına maruz kalan kişilerin şifa bulması yönünde kullanılan bir malzeme." diye konuştu. "Hasankeyf'te bulduğumuz eserle birlikte 23'üncü oldu" Literatür çalışması çerçevesinde dünya genelindeki müzeler ve koleksiyonlarda 22 şifa tasının bulunduğunu tespit ettikleri ifade eden Erdal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hasankeyf'te bulduğumuz eserle birlikte 23'üncü oldu. Topkapı Sarayı Müzesinde, Kayseri Müzesinde ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Müzesinde benzer örnekleri görmek mümkün. Aslında halk hekimliği noktasında tası değerlendirmek lazım. Neticede İslam kültüründe büyü, muska, tılsım gibi uygulamalar var. Yine şifa tası üzerinde bu tarz tılsım, büyü uygulamaları yapılarak bir nevi hayvanların zararlarından korunma amaçlanmıştır." "Zihgirler akik ve kemikten imal edilmiş" Çalışmalar sırasında, önceki dönem kazılarda benzer örneklerine rastlamadıkları iki zihgir buldukları bilgisini veren Erdal, şunları kaydetti: "Zihgirlerin biri bir türbede yapılan kazıda bulundu. Bundan da türbede yatanın önemli bir kişi olduğu anlaşılmaktadır ancak kimliği tespit edilememiştir. Zihgirler akik ve kemikten imal edilmiş. Zihgir, Orta Çağ'da İslam dünyasında ve Türk İslam sanatlarında özellikle okçuluk alanında kullanılan en önemli unsurlardan biri. Okçuluk esnasında kirişin parmağa zarar vermemesi için parmağa takılan yüzük şeklinde bir alet." Doç. Dr. Erdal, kayıt ve belgelendirmeleri yapıldıktan sonra Hasankeyf Müze Müdürlüğüne teslim edilen eserlerin burada muhafaza edildiğini belirtti.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.