Hava Durumu

#Arkeoloji Müzesi

TOURISMJOURNAL - Arkeoloji Müzesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeoloji Müzesi haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Bakan Ersoy: "Gece müzeciliğini sürdürüyoruz" Haber

Bakan Ersoy: "Gece müzeciliğini sürdürüyoruz"

Gece Müzeciliği uygulaması, bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerinde ziyaretçilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Kültürel mirasın farklı bir atmosferde deneyimlenmesine imkan sağlayan uygulamanın, yeni sezonda da yerli ve yabancı ziyaretçilere akşam saatlerinde ziyaret deneyimi sunacağı belirtildi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy uygulamasının yeni dönemini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Ersoy, Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladıklarını belirterek kültürel mirası günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdikleri uygulamayı bu yıl da sürdüreceklerini dile getirdi. "Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz" Kültür rotalarında ziyaretçilere yine unutulmaz bir deneyim sunacaklarını vurgulayan Bakan Ersoy, "Gece Müzeciliğinde yeni sezona başladık. Kültürel mirasımızı günün her saatinde yaşanabilir kılma hedefiyle hayata geçirdiğimiz Gece Müzeciliği uygulamamızı bu yıl da sürdürüyoruz. 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında 20 müze ve ören yerimiz ziyaretçilerini gecenin kendine özgü atmosferinde ağırlayacak. Geçtiğimiz yıl Gece Müzeciliği kapsamında 1 milyonun üzerinde ziyaretçiyi ağırladık. Nemrut’tan Efes’e, Side’den Zeugma’ya, Galata Kulesi’nden İstanbul Arkeoloji Müzeleri’ne uzanan kültür rotalarımızda ziyaretçilerimize yine unutulmaz bir deneyim sunacağız. Türkiye’nin zengin kültürel mirasını gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlemek isteyen tüm misafirlerimizi müzelerimize ve ören yerlerimize bekliyoruz" ifadelerini kullandı. İlk uygulama üç yerde başladı Gece Müzeciliği uygulaması ile kültürel mekanların gecenin kendine özgü atmosferinde deneyimlenmesine imkan sağlanırken Türkiye'nin kültürel mirasının günün her saatinde yaşanabilir kılınmasının ve sürdürülebilir turizm vizyonunun güçlendirilmesinin hedeflendiği aktarıldı. İlk olarak Efes, Hierapolis ve Side ören yerlerinde başlatılan Gece Müzeciliği uygulaması kapsamında 2024 yılında 395 bin 212 ziyaretçinin ağırlandığı duyuruldu. Yerli ve yabancı ziyaretçilere gece saatlerinde ziyaret imkanı sunulan uygulamada Nemrut Ören Yeri, Efes Ören Yeri, Side Ören Yeri, Hierapolis Ören Yeri, Patara, Aspendos, Galata Kulesi, Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri ile Zeugma Mozaik Müzesi öne çıkan noktalar arasında yer aldı. İstanbul'daki müze ve ören yerlerinde uygulama, İstanbul Kültür Yolu Festivali kapsamında 5 Ekim 2025 tarihine kadar sürdürülürken yoğun talep nedeniyle Efes ve Side ören yerlerinde 2 Kasım 2025 tarihine kadar uzatıldı. Galata Kulesi'nde ise Gece Müzeciliği uygulamasının yıl boyunca devam ettirildiği dile getirildi. Bunun yanı sıra Gece Müzeciliği kapsamında 2025 yılında 1 milyonun üzerinde ziyaretçinin ağırlandığı ifade edildi. 20 müze ve ören yerinde uygulanacak Gece Müzeciliği uygulamasının, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında Bakanlığa bağlı 11 müze ve 9 ören yeri olmak üzere toplam 20 müze ve ören yerinde uygulanacağı belirtildi. Bu kapsamda, T.C. kimlik numarasına sahip Müzekartlı ziyaretçiler, Müzekart geçiş haklarına ek olarak 200 lira ücret karşılığında; Nemrut Ören Yeri, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Alanya Müzesi, Aspendos Ören Yeri, Patara Ören Yeri, Likya Uygarlıkları Müzesi, Side Ören Yeri, Didim Apollon Tapınağı, Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Hierapolis Ören Yeri, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Galata Kulesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Efes Ören Yeri, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Marmaris Müzesi, Derinkuyu Yeraltı Şehri, Şanlıurfa Müzesi ve Haleplibahçe Mozaik Müzesi'ni saat 19.00'dan itibaren belirlenen kapanış saatlerine kadar ziyaret edebilecek. Ahlat Selçuklu Mezarlığı ise ziyaretçilere ücretsiz olarak açık olacak.

Haydarpaşa Garı, Kültür ve Sanat Merkezi Oluyor Haber

Haydarpaşa Garı, Kültür ve Sanat Merkezi Oluyor

İstanbul’un simge yapılarından Haydarpaşa Garı’nda yürütülen restorasyon ve dönüşüm çalışmalarına ilişkin ayrıntılar paylaşıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yaklaşık 130 yıllık geçmişe sahip tarihi yapının ulaşım işlevinin korunacağını, bunun yanında kültür, sanat ve kamusal kullanım alanlarıyla yeniden düzenleneceğini açıkladı. Ersoy, Haydarpaşa Garı’nda süren çalışmaların Bilim Kurulu eşliğinde yürütüldüğünü söyledi. Restorasyon kapsamında yapının özgün malzemelerle yenilenmesine öncelik verildiğini belirten Ersoy, bazı tarihi taşların yeniden kullanılabilmesi için daha önce kapanmış taş ocaklarının yeniden açıldığını ifade etti. İlk etabın Kültür Yolu Festivali’ne yetiştirilmesi hedefleniyor Bakan Ersoy’un verdiği bilgiye göre, Haydarpaşa’daki çalışmalar etaplar halinde yürütülüyor. Projenin ilk bölümünün İstanbul Kültür Yolu Festivali dönemine yetiştirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında garın ulaşım işlevi korunacak. Bununla birlikte ana binadaki bekleme alanlarının korunması, yapının sergi ve etkinlik alanı olarak da kullanılması planlanıyor. Garın yanında yer alan yaklaşık 6 bin metrekarelik bölümün ise farklı yaş gruplarına hitap edecek bir kütüphane kompleksine dönüştürülmesi öngörülüyor. Arkeoloji müzesi ve arkeopark planlanıyor Haydarpaşa sahasında arkeoloji müzesi ve arkeopark da kurulması planlanıyor. Yaklaşık 15 dönümlük alanda oluşturulacak arkeoparkın, Anadolu Yakası’nda bu ölçekteki ilk arkeoloji müzesiyle birlikte tasarlanacağı belirtildi. Projeye göre gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir arkeoloji müzesi yapılacak. Deniz temasıyla tasarlanacağı belirtilen müzede, Türkiye’nin farklı illerinden getirilecek eserlerin sergilenmesi planlanıyor. Bakan Ersoy ayrıca Haydarpaşa’da “Dört Deniz Müzesi” konsepti üzerinde çalışıldığını söyledi. Projeye uluslararası küratör Luca Molinari’nin danışmanlık verdiği belirtildi. Sahil kamusal kullanıma açılacak Proje kapsamında Haydarpaşa sahilinin kamusal kullanıma açılması da hedefleniyor. Bölgede yaklaşık 150 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesi yapılması, ayrıca yaklaşık 20 bin kişilik açık etkinlik alanı oluşturulması planlanıyor. Bu alanın konser, festival ve kültür etkinlikleri için kullanılması öngörülüyor. Ersoy, projeyi Anadolu Yakası için büyük ölçekli bir kültür yatırımı olarak tanımladı ve Haydarpaşa’nın ulaşım merkezi kimliğinin devam edeceğini söyledi. Açıklamaya göre deniz yolu, demir yolu ve kara yolu bağlantılarının birlikte planlanması amaçlanıyor. Yapısal güçlendirme de yapılıyor Restorasyon sürecinde yapının özgün mimari karakterinin korunmasına odaklanıldığı, geçmiş yıllarda yapılan uygun olmayan müdahalelerin temizlendiği ve kapsamlı zemin güçlendirme ile yapısal iyileştirme çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Çalışmalar tamamlandığında Haydarpaşa Garı’nın ulaşım işlevini sürdürürken aynı zamanda sergi, müze, kütüphane, etkinlik ve açık kamusal alanlarla kullanılan çok işlevli bir merkeze dönüştürülmesi hedefleniyor.

Haydarpaşa Garı için tarihi dönüşüm başladı Haber

Haydarpaşa Garı için tarihi dönüşüm başladı

Yaklaşık 130 yıllık geçmişiyle İstanbul’un hafızasında özel bir yere sahip olan Haydarpaşa Garı’nda restorasyon ve dönüşüm çalışmaları hız kazandı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, projeye ilişkin detayları ilk kez kamuoyuyla paylaşırken, Haydarpaşa’nın Anadolu Yakası’nın yeni kültür ve sanat merkezi haline geleceğini söyledi. Bakan Ersoy, Haydarpaşa Garı’nın yalnızca bir tren garı olmadığını, milyonlarca insanın yolculuklarına ve hatıralarına tanıklık eden tarihi bir sembol olduğunu belirtti. Anadolu-Bağdat demiryolu hattının önemli başlangıç noktalarından biri olan yapının, geçmişten bugüne İstanbul’un en güçlü hafıza alanlarından biri olarak öne çıktığını ifade etti. Projede tarihi dokunun korunmasına büyük önem verildiğini belirten Ersoy, restorasyon sürecinin Bilim Kurulu eşliğinde yürütüldüğünü açıkladı. Bazı özgün taşların yeniden kullanılabilmesi için yıllar önce kapanmış taş ocaklarının yeniden açıldığını söyleyen Ersoy, tarihi yapının mümkün olduğunca orijinal malzemelerle restore edildiğini vurguladı. Haydarpaşa’daki çalışmaların etap etap ilerlediğini açıklayan Bakan Ersoy, projenin ilk bölümünün İstanbul Kültür Yolu Festivali dönemine yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi. Ersoy, ulaşım fonksiyonunun korunacağını ancak garın aynı zamanda kültür ve yaşam merkezi kimliği kazanacağını belirtti. Projeye göre Haydarpaşa Garı’nın ana binasında bekleme alanları korunacak. Yapı aynı zamanda sergi ve etkinlik alanı olarak da kullanılacak. Garın hemen yanındaki yaklaşık 6 bin metrekarelik bölüm ise her yaş grubuna hitap edecek modern bir kütüphane kompleksine dönüştürülecek. Haydarpaşa sahasında dikkat çeken projelerden biri de arkeoloji müzesi ve arkeopark çalışması oldu. Yaklaşık 15 dönümlük alanda oluşturulacak arkeopark ile Anadolu Yakası’nın ilk büyük arkeoloji müzesinin hayata geçirileceği açıklandı. Projede müze ve arkeoparkın iç içe tasarlanmasının dünyada nadir görülen uygulamalardan biri olacağı belirtildi. Projede dijital müzecilik uygulamaları da yer alacak. Bakan Ersoy, Haydarpaşa’da “Dört Deniz Müzesi” konsepti üzerinde çalışıldığını açıkladı. Uluslararası üne sahip küratör Luca Molinari’nin de projeye danışmanlık verdiğini belirten Ersoy, kültür ve tasarım vizyonunun ön planda tutulduğunu söyledi. Proje kapsamında Haydarpaşa sahili yeniden kamusal kullanıma açılacak. Bölgede yaklaşık 150 bin metrekarelik peyzaj düzenlemesi yapılacak. Ayrıca yaklaşık 20 bin kişilik etkinlik alanı oluşturularak konser, festival ve kültür organizasyonlarının düzenlenebileceği büyük bir yaşam alanı hazırlanacak. Bakan Ersoy, Haydarpaşa projesinin Anadolu Yakası için büyük bir kültür yatırımı olduğunu belirterek, projeyi Atatürk Kültür Merkezi’nin Anadolu Yakası’ndaki karşılığı olarak tanımladı. Ersoy, bölgede uzun süredir hissedilen büyük ölçekli kültür ve sanat merkezi eksikliğinin bu projeyle giderileceğini ifade etti. Haydarpaşa’nın ulaşım kimliğinin korunacağını vurgulayan Ersoy, deniz yolu, demir yolu ve kara yolu entegrasyonunun güçlendirileceğini söyledi. Projede vatandaşların bölgeye kolay erişebilmesi için tüm ulaşım akslarının birlikte planlandığı belirtildi. Gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip yeni bir arkeoloji müzesi de inşa ediliyor. Deniz temasıyla tasarlanan müzede Türkiye’nin 81 ilinden getirilecek seçkin eserlerin sergilenmesi planlanıyor. Restorasyon sürecinde geçmiş yıllarda yapılan uygunsuz müdahalelerin temizlendiği açıklandı. Yapının özgün mimari karakterinin korunmasına özel önem verilirken kapsamlı zemin güçlendirme ve yapısal iyileştirme çalışmaları da sürdürülüyor. Bakan Ersoy, projenin tamamlanmasıyla Haydarpaşa’nın İstanbul’un en önemli cazibe merkezlerinden biri haline geleceğini söyledi. Hem tarihi kimliği koruyan hem de modern yaşam alanları sunan proje ile Haydarpaşa’nın gün boyu yaşayan bir merkeze dönüşmesi hedefleniyor. Uzmanlara göre Haydarpaşa Garı’nda yürütülen dönüşüm çalışması yalnızca bir restorasyon projesi değil, aynı zamanda İstanbul’un kültürel hafızasını geleceğe taşıyacak önemli bir şehircilik hamlesi olarak görülüyor. Projeyle birlikte tarihi yapı, ulaşım merkezi olma özelliğini korurken aynı zamanda kültür, sanat ve sosyal yaşamın yeni buluşma noktalarından biri olacak.

Dr. Cemil Kılıç: İstanbul, MICE’ta uzun vadeli büyümeye odaklı Haber

Dr. Cemil Kılıç: İstanbul, MICE’ta uzun vadeli büyümeye odaklı

ICVB Genel Müdürü, destinasyonun küresel toplantı ve kongre merkezi olarak İstanbul’un güçlü yönlerini tanıtmaya devam ettiğini ve aynı zamanda daha büyük uluslararası etkinlikleri ağırlayabilmek için altyapıyı genişlettiklerini söyledi. Bu yıl IMEX’te neyi tanıtıyorsunuz? ICVB GM Dr. Cemil Hakan Kılıç: IMEX’te her yıl benzer şekilde İstanbul’u tanıtıyoruz. Toplantılar, teşvikler, kongreler ve büyük ölçekli dernek etkinliklerine odaklanıyoruz. En önemli avantajlarımızdan biri yerel bilgi birikimi. İstanbul yaklaşık 20 milyon nüfuslu dev bir şehir; organizatörler nereye gideceklerini ve kimlerle çalışacaklarını bilmezlerse süreç çok zaman alıcı ve yorucu olabilir. Biz, önceden planlanmış görüşmeler, mekân incelemeleri ve organizasyon desteği sağlayarak süreci kolaylaştırıyoruz. Amacımız İstanbul’u tercih eden organizatörler için süreci olabildiğince verimli hale getirmek. Jeopolitik durum mesajınızı değiştirdi mi? Hayır. Mevcut gerilimler nedeniyle mesajımızı değiştirmeyi planlamıyoruz. Bölgemizde sürekli bir hareketlilik var; Irak, Suriye, İran ya da pandemi gibi. Bu, Orta Doğu ve çevresinin gerçeği. Bizi güçlü kılan şey, ani risklere ve kesintilere uyum sağlayabilmemiz. Beklenmedik durumlara hazırlıklıyız. Tarihsel olarak bu tür olaylar nedeniyle büyük kongrelerin veya MICE etkinliklerinin kalıcı olarak iptal edildiğini görmedik. Bazen birkaç hafta ya da ay gecikmeler oluyor ama işler hızla normale dönüyor. İnsanlar etkinliklerin gerçekleşeceğine hâlâ inanıyor. Genel algı olumlu. Sigorta organizatörler için daha büyük bir konu haline mi geliyor? COVID döneminde sigorta büyük bir konu oldu çünkü birçok etkinlik aniden iptal edildi ve ciddi maddi kayıplar yaşandı. Şu anda da ABD ile İran arasındaki savaş gibi durumlarla benzer tartışmalar var. Türkiye’de sigorta şirketleriyle daha güçlü etkinlik sigortası çözümleri geliştirmek için görüşmeler yapılıyor. Ancak bunların güçlü finansal yapıya sahip büyük ölçekli sigorta şirketlerini içermesi gerekiyor. Bir kongre bürosu olarak güvenilir sigorta ortaklarını önerebilir ve organizatörleri yönlendirebiliriz, ancak sigorta anlaşmaları doğrudan bizim kontrolümüzde değil. İstanbul’da hangi yeni altyapı projeleri var? İstanbul Dünya Ticaret Merkezi çevresinde önemli bir genişleme yapılıyor. Eski havalimanı bölgesindeki bu tesisin kapasitesi yaklaşık iki katına çıkarılıyor. Bu projenin İstanbul’un büyük ölçekli uluslararası etkinlikleri daha fazla ağırlayabilmesini sağlaması bekleniyor ve 1–2 yıl içinde tamamlanabilir. Aynı zamanda İstanbul kültürel açıdan da güçleniyor. Çağdaş Sanat Müzesi ve Arkeoloji Müzesi açıldı; bu da incentive (teşvik) seyahatleri ve şehirde daha uzun kalan uluslararası delegeler için cazibeyi artırıyor. Bölgesel belirsizliklere rağmen İstanbul toplantı endüstrisi uzun vadeli büyüme, altyapı yatırımı ve uluslararası planlayıcıların güvenini koruma odağını sürdürüyor.

Smyrna’ya ait heykel başı ABD’den Türkiye’ye iade edildi Haber

Smyrna’ya ait heykel başı ABD’den Türkiye’ye iade edildi

Kültür varlıklarının korunması ve ait olduğu topraklara kazandırılması için yürütülen çalışmalarda, uluslararası iş birlikleriyle sonuç alınan iade süreçlerine bir yenisi daha eklendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, "Müjdeli bir haberimiz daha var. ABD’nin Denver kentindeki Denver Art Museum koleksiyonunda bulunan ve Smyrna Antik Kenti kökenli olduğu bilimsel verilerle teyit edilen mermer heykel başının iadesini sağladık. 1934 tarihli raporlar ve uzman incelemeleriyle Smyrna Agora kazılarından geldiği ve Theodosius Dönemi’ne ait olduğu belirlenen eser, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılmıştı. Denver Sanat Müzesi ile kurulan iş birliği ve yapıcı diyalog sayesinde eserimizi evine kavuşturduk. M.S. 5. yüzyıla tarihlenen eser bugün İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Bu süreçte emeği geçen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kültürel mirasımızı kararlılıkla korumaya devam edeceğiz" dedi. İade sürecinin arka planı ve eserin bilimsel kimliği Amerika Birleşik Devletleri’nin Colorado eyaletine bağlı Denver şehrinde bulunan Denver Sanat Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne koleksiyonlarında yer alan ve Anadolu kökenli olduğu belirlenen mermer heykel başını iade etmek istediklerini bildirdi. Smyrna Agora kazılarından elde edilen heykel başının 1989 yılında Marie Thérse Macy’nin malikanesinden bağış yoluyla Denver Sanat Müzesi koleksiyonuna dahil edildiği, Macy’nin ise 1946-1948 yılları arasında İstanbul’da ABD Başkonsolosu olarak görev yapan Clarence Edward Macy’nin eşi olduğu bilgisi paylaşıldı. Bakanlık uzmanlarınca yapılan incelemelerde söz konusu veriler doğrulandı. Eserin Smyrna Agora kazılarında çıkarıldığı, 1934 tarihli Türk Tarih, Arkeologya ve Etnografya Dergisi’nde yayımlanan raporla da belgelendi. Eserin Anadolu kökenli olduğu ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı, Bakanlık uzmanlarının bilimsel incelemeleri ve arşiv kayıtlarıyla kesin olarak ortaya kondu. Bu tespitler doğrultusunda Türkiye tarafından eserin iadesi resmi olarak talep edilirken, yürütülen süreç uluslararası iş birliğiyle sonuçlandı. Son yıllarda kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadelede izlenen etkin politikalar sayesinde müze ve özel koleksiyonlar nezdinde gönüllü iade süreçlerine yönelik farkındalık ve iş birliği belirgin şekilde artış gösterdi. Smyrna kökenli mermer heykel başının Türkiye’ye kazandırılması da bu yaklaşımın somut bir örneği oldu. Üslup özellikleri doğrultusunda heykel başının Theodosius dönemi heykel sanatıyla ilişkili olduğu, Efes-Smyrna bölgesinde faaliyet gösteren bir atölyenin ürünü olduğu, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanlarınca hazırlanan raporlarda da ortaya kondu. Tarihî eserin özellikleri ve sergi süreci Yüksekliği 25 santimetre olan mermer heykel başı, M.S. 5. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor. Erkek portresi olarak tanımlanan eserde boyun kısmı kırık ve eksik durumda bulunuyor. Heykelde saç ve kaş kıvrımları keskiyle işlenirken, göz bebekleri matkap darbeleriyle belirgin hale getirildi. Kısa sakallı portrede gözlerin izleyiciye yöneldiği ve yüz hatlarında güçlü ifade unsurlarının bulunduğu tespit edildi. Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Türkiye’ye getirilen eser, kökeni ve tarihsel bağlamı dikkate alınarak İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. Uluslararası iş birliği ve kaçakçılıkla mücadele Türkiye’nin son yıllarda kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar, uluslararası alanda karşılık bulmaya devam ediyor. Müze ve koleksiyonların gönüllü iade süreçlerine daha açık hale gelmesi, yürütülen politikaların somut sonuçları arasında yer alıyor. Smyrna kökenli mermer heykel başının iadesi de bu sürecin dikkat çeken örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Erciyes, Türk Kayak Merkezleri Birliği’ne Ev Sahipliği Yaptı Haber

Erciyes, Türk Kayak Merkezleri Birliği’ne Ev Sahipliği Yaptı

Türkiye’nin kış turizmindeki amiral gemisi Erciyes Kayak Merkezi, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) himayesinde kurulan Türk Kayak Merkezleri Birliği’nin Türkiye’deki ilk toplantısına ev sahipliği yaparak Türk dünyasını Kayseri’de buluşturdu. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç da Türk Kayak Merkezleri Birliği’nin birlik üyeleriyle bir araya geldi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın vizyoner yaklaşımıyla uluslararası bir marka haline gelen Erciyes, önemli bir organizasyonla bir kez daha küresel ölçekte dikkatleri üzerine çekti. Türk Kayak Merkezleri Birliği’nin Türkiye’deki ilk toplantısına Erciyes ev sahipliği yaptı Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan başta olmak üzere Türk dünyasından 8 önemli kayak merkezinin yer aldığı Birlik toplantısı, TÜRKSOY 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti adayı Kayseri’de, Erciyes’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Birliğin Türkiye’deki ilk toplantısına Azerbaycan’dan Şahdağ ve Tufandağ, Kazakistan’dan Şimbulak, Özbekistan’dan Amirsoy, Türkiye’den ise Erciyes, Uludağ ve Palandöken kayak merkezlerinin yetkilileri katıldı. Ortak projeler, ortak gelecek Toplantıda, Türk Kayak Merkezleri Birliği’nin üyeleri arasında iş birliğini güçlendirme, ortak spor organizasyonları düzenleme, kültürel ve gastronomik etkinlikler gerçekleştirme konularında kapsamlı istişareler yapıldı. Yapılan değerlendirmelerde, ortak yarışmalar ve uluslararası organizasyonlar aracılığıyla Türk dünyası arasındaki bağların daha da kuvvetlendirilmesi hedefi öne çıktı. İki gün süren program kapsamında katılımcılar, Erciyes Kayak Merkezi’ni yerinde inceleyerek Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu ve ekibinden teknik sunumlar aldı. Erciyes’in altyapısı, pist kalitesi ve işletme modeli katılımcılar tarafından takdirle karşılandı. Erciyes’teki ilk gün programı sonunda Kayseri Erciyes A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Akşehirlioğlu, katılımcı kayak merkezi temsilcilerine katılım belgelerini de takdim etti. Kayseri’nin tarihi ve kültürel zenginlikleri büyüledi Misafirler, Kayseri Kültür Yolu Projesi kapsamında Selçuklu Uygarlığı ve Gevher Nesibe Tıp Tarihi Müzesi, Kurşunlu Camii, Saat Kulesi, Kayseri Kalesi ve Arkeoloji Müzesi’ni gezerek şehrin köklü tarihine yakından tanıklık etti. Kayseri mutfağının eşsiz lezzetlerini tadan konuklar, kente duydukları hayranlığı dile getirdi. Başkan Büyükkılıç, misafirleri Mutfak Sanatları Merkezi’nde ağırladı Program kapsamında ayrıca Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Türk Kayak Merkezleri Birliği üyeleriyle Recep Tayyip Erdoğan Millet Bahçesi’nde hizmet veren Mutfak Sanatları Merkezi’nde bir araya gelerek, Kayseri’nin turizm vizyonunu ve Erciyes’in uluslararası rolünü anlattı. Başkan Büyükkılıç, Türk Cumhuriyetleri Kayak Merkezi Birliği üyesi Türk cumhuriyetlerini misafir ettiklerini belirterek, "Erciyes Kayak Merkezi’mizin Türk Cumhuriyetleri Kayak Merkezi Birliği’ne dâhil olması vesilesiyle şuanda misafirlerimiz Özbekistan, Kazakistan ve Azerbaycan başta olmak üzere bundan sonraki süreçte hem iş birliği hem de Türk Dünyası Kültür Başkenti projesine de destek düşüncesinde beklentilerimiz olduğunu paylaşıyor, konuklarımıza hoş geldiniz diyoruz" ifadelerini kullandı. Türk Kayak Merkezleri Birliği Genel Sekreteri Orhan Badalov da birlik adına Başkan Büyükkılıç’a misafirperverliklerinden dolayı teşekkür ederek Türk cumhuriyetleri olarak iş birliği vurgusu yaptı. Türk Kayak Merkezleri Birliği Genel Sekreteri Orhan Badalov, Kayseri’ye geldikleri ilk andan itibaren güzel bir şekilde karşılandıklarını vurgulayarak, Türk Kayak Merkezleri Birliği’nin kuruluş serüvenini anlattı. Badalov, birliğin ana üye ülkeleri arasında Azerbaycan, Türkiye, Kazakistan ve Özbekistan olduğuna işaret ederek, "Şu an itibariyle 4 ülkeden 8 kayak merkezimiz var. Bu birliğimizin temel hedefi birbirimizi yakından tanımaktır, karşılıklı ilişkileri güçlendirmek, genişletmektir. Aynı zamanda birlikte olan kayak merkezlerinin inşası için hangi katkıları sağlarız, hangi projeleri yapabiliriz, onun üzerinde çalışmak. Amacımız, bu birliğin sayesinde Türk devletlerinde bir araya toplanmak" diyerek, ilerleyen süreçte forum ve yarışma kupa etkinlikleri olacağını duyurdu. Öte yandan Türk dünyasından gelerek Kayseri’de eğitim gören öğrencilerin verdiği ilgiyle izlenen mini konser, kültürel birlikteliğin en anlamlı yansımalarından biri oldu. Erciyes, küresel bir marka olma yolunda Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç’ın liderliğinde Erciyes, yalnızca Türkiye’nin değil, Türk dünyasının ortak değeri olarak öne çıkarken; bu önemli toplantı, TÜRKSOY 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti adayı Kayseri’de Erciyes’in, kültür, turizm ve sporun kesişim noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Bayramda Müze ve Ören Yerlerine Yoğun İlgi Haber

Bayramda Müze ve Ören Yerlerine Yoğun İlgi

Bayramda yüz binlerce insan rotalarını müze ve ören yerlerini ziyaret etmek üzere belirledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı müze ve ören yerleri, Kurban Bayramı tatilinde vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Arife günüyle birlikte bayram iznini kapsayan 5 günlük süreçte, toplam 633 bin 527 kişi Türkiye’nin dört bir yanındaki müze ve ören yerlerini ziyaret etti. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da söz konusu ziyaretçi sayılarını sosyal medya hesabından kamuoyuyla paylaştı. Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Bayramda Kültüre Akın! Arefe günüyle birlikte bayram tatilinde, Türkiye’nin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine uzanan 200’e yakın müze ve ören yerimizde toplam 633 bin 527 ziyaretçiyi ağırladık. Güneşin doğuşunu Nemrut'ta karşılayanlardan, gün batımını Efes'te uğurlayanlara kadar Her adımda kültürle buluştuk, her adımda tarih canlandı." Bakanlık verilerine göre, ziyaretçi sayısında ilk sırayı İzmir Efes Ören Yeri aldı. 5 günlük süreçte Efes’i toplam 56 bin 423 kişi gezdi. Denizli’deki Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri ise 53 bin 363 ziyaretçiyle ikinci sırada yer aldı. Nevşehir Göreme 24 bin 483, Şanlıurfa Göbeklitepe 23 bin 176, Paşabağlar ise 20 bin 187 ziyaretçiyle tatil süresince en çok ilgi gören ören yerleri arasında öne çıktı. İlk 15 sırada yer alan ören yeri ve müzeler arasında ayrıca Antalya’daki Olympos, Phaselis ve Patara ören yerleri; İstanbul’daki Galata Kulesi ve Arkeoloji Müzesi; Trabzon Sümela Manastırı, Aksaray’daki Ihlara Vadisi, Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi, Nevşehir’deki Kaymaklı ve Derinkuyu Yeraltı Şehirleri de dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.