Hava Durumu

#Apollon Tapınağı

TOURISMJOURNAL - Apollon Tapınağı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Apollon Tapınağı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kırsalda gizli bir inanç merkezi Apollon Tapınağı Haber

Kırsalda gizli bir inanç merkezi Apollon Tapınağı

Manisa'nın Yunusemre ilçesinde bulunan Aigai Antik Kenti, antik dönemlerde yalnızca siyasi ve ekonomik değil, inanç dünyası açısından da büyük bir önem taşıyor. Kentten yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta, doğal su kaynakları bulunan Kocaçay Vadisi içerisinde yer alan Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, Tanrı Apollon'un "kahin" sıfatıyla insanlara kehanet sunduğu sayılı merkezlerden biri olma özelliğini barındırıyor. Helenistik dönemde, milattan önce yaklaşık 280 yıllarında inşa edildiği bilinen tapınak, yalnızca Aigai'nin değil, antik çağda Aiolis olarak adlandırılan bölgenin de en önemli kehanet merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Anadolu'daki Didyma ve Klaros gibi ünlü kehanet alanlarıyla aynı inanç geleneği içinde değerlendirilen bu kutsal alanın, özellikle su kaynaklarıyla ilişkili yapısı, Apollon kehanet merkezlerinin yer seçiminde izlenen dini ve ritüel anlayışı da gözler önüne seriyor. Tapınağın yeniden ayağa kalkması mümkün Tapınağa ulaşım ise oldukça zorlu bir parkurdan geçiyor. Aigai Antik Kenti içerisinde yer alan ancak henüz gün yüzüne çıkarılmamış antik yol üzerinden ulaşılan tapınak Roma döneminde de önemli bir kehanet merkezi olarak rol oynuyor. Dönemin Roma yönetimi tarafından kapsamlı bir yenilemeden geçirildiği, bugün alanda görülen sütunlar ve mimari blokların büyük bölümünün bu döneme ait olduğu belirlenirken, tapınağa ulaşan modern bir yolun bulunmaması ve alanın kırsal bir coğrafyada yer alması, tapınağın büyük ölçüde özgün taşlarıyla günümüze ulaşmasını sağlamış. Büyük ölçüde korunmuş olan tapınağa ulaşan modern bir yolun bulunmaması aynı zamanda yapının yeniden ayağa kaldırılabilmesine yönelik önemli bir potansiyel sunuyor. "Kutsal alanın tanrı Apollon'a adandığını biliyoruz" Tapınak hakkında bilgi veren Pergamon Koordinatör Kazı Başkanı ve Aigai Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Şu anda bulunduğumuz yer Aigai Antik Kent'in yaklaşık 2,5 kilometre uzağında bir nokta. Bilindiği üzere Aigai Antik Kenti yüksek bir tepe üstünde kurulmuş. Burası Aigai'ın yanından geçen Kocaçay vadisinin içinde dere kıyısında kurulmuş bir tapınak. Burası aslında bir kutsal alan ve bir kehanet merkezi olarak geçiyor. Kutsal alanın tanrı Apollon'a adandığını biliyoruz" dedi. "Bölgedeki en önemli kehanet merkezlerinden birisiydi" Bölgedeki en önemli kutsal alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, "Kısa bir bilgi vermek gerekirse; Antik dönemde kehanet ve kahinlik çok önemli. İnsanların gündelik hayatında kehanetin çok önemli bir yeri var. Şu an bulunduğumuz yerde bu kehanetlerin gerçekleştirildiği bir kahinlik merkezi. Anadolu'da birkaç tane önemli kehanet merkezi var bilinen. Didyma en önemlisi. İkincisi Klaros'taki Apollon kehanet merkezi. Bizim bulunduğumuz bölgede, yani antik dönemde adına Aiolis denen bu bölgede herhâlde en önemli kehanet merkezlerinden bir tanesi buradaki Apollon'un kehanet merkeziydi" ifadelerini kullandı. Tanrı Apollon'un kahin sıfatıyla insanlara hizmet verdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Buranın adı orijinalinde Apollon Khresterios kehanet merkezi. Khresterios eski Yunancada kelime anlamı olarak kahinlik, kehanet, kehanet saçan gibi anlamlar geliyor. Yani tanrı Apollon'un sıfatlarından birisi bu. Yani bizim içinde bulunduğumuz tapınaktaki Tanrı Apollon aslında burada kahin sıfatıyla insanlara hizmet vermiş diyebiliriz" diye konuştu. Roma valisi tapınağı restore ettirmiş Tapınağın Roma Valisi tarafından büyük bir yatırımla yeniden inşa ettirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, "Tapınak Aigai Antik Kenti açısından oldukça önemli bir yere sahip. Hemen bulunduğumuz bu noktadaki tapınak milattan önce yaklaşık 280 yıllarında inşa ediliyor. Yani Helenistik dönemde inşa edildiğini biliyoruz. Fakat sonrasında, milattan önce 1. yüzyılda tapınak yenilenmiş. Bölgede önemli bir konumda bulunan Roma valisi Publius Servilius Isauricus büyük bir yatırım yaparak tapınağı yeniden inşa ettirmiş. Şu an etrafımda gördüğünüz enkazdaki bütün sütunlar ve mimari bloklar o dönemdeki tapınağa ait" dedi. Modern yolun bulunmaması tapınağı günümüze ulaştırdı Aigai Antik Kenti'nden yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan ve herhangi bir yolun bulunmadığı antik yapı tüm parçalarıyla günümüze kadar ulaştı. Tapınağın orijinal bloklarıyla yeniden restore edilebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, "Buraya ulaşan modern bir yol yok. Buraya yürüyerek gelmek zorundasınız. Oldukça kırsal bir alan günümüzde ve ulaşımı çok zor. O bakımdan bu bir avantaja dönüştürülebilir. Yani tapınağın enkazının büyük bir kısmı hala burada duruyor. İleride yapılacak bir çalışmayla bu tapınağın ayağa kaldırılması mümkün. Belki yüzde 70, yüzde 80'e kadar tapınağın orijinal bloklarıyla restorasyonu yapmak mümkün olabilecek diye düşünüyorum" diye konuştu. Antik kentte yaşamış önemli kahinlerin izlerine rastlandı Öte yandan Prof. Dr. Sezgin, antik dönemde yaşamış önemli kahinlerin isimlerine de ulaştıklarını ve bu isimlere atfedilen bir takım sıfatların da bulunduğunu belirterek "Apollon kehanetleriyle ilişkili olabileceğini düşündüğümüz çok önemli bir figür var. Aigai'da yaşamış ünlü bir kahin. Bu kahinin adını da biliyoruz; Adı Pollees. Milattan sonra 10. yüzyıla ait sözlük tarzı bir kitapta bu kahinin adı geçiyor. "Aigai'li Kahin Pollees". Helenistik dönemde yaşadığını tahmin ettiğimiz Polles çok ünlü olmuş ve çok önemli kehanetler göstermiş. Mesela kuşlarla ilişkili kehanetler üstüne bir kitabı var. İç organlarla ilgili yapılan bir takım kehanetler ile ilişkili kitabı var. Ve bu Polle's o kadar ünlü olmuş ki döneminde "Polle's gibi olmak" diye bir deyim oluşmuş. Bu durum antik dönemde Polles'in çok önemli bir kahin olduğunu gösteriyor. Pollés'e atfedilerek "Pollés gibi olmak" yani bir şeyi önceden tahmin eden insanlara "Pollés gibi" sıfatı yakıştırılmış. Tabii bu noktada düşününce bu kahin Pollés kehanetlerinin nereyle ilişkisi olabilir sorusu akla geliyor? Büyük ihtimalle buradaki Apollon Tapınağı'yla ilişkili olabilir diye düşünüyorum" diye konuştu. Aigai'den tapınağa ulaşılan antik yol var Aigai Antik Kentinden tapınağa ulaşan antik yol bulunduğu ve bu yolun gün yüzüne çıkarılmasının mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Kutsal alan kente 2,5 km uzakta olmasına rağmen Aigai Antik Kentinin bir tapınağı olduğu açık. Kente bu kadar uzak olmasının nedeni buradaki su kaynakları ve dere kıyısına yakın konumu nedeniyle tercih edilmiş olması. Elbette ki insanlar buraya belli dönemlerde festivaller ve törenler için geliyorlardı. Ve bunun için yapılmış muhteşem taş döşeli bir yol var. Yani Aigai Antik Kent'ini ziyarete geldiğinizde neredeyse yüzde 50, yüzde 60 açıkta olan antik dönem yolundan yürüyerek tapınağa ulaşabiliyorsunuz. Tabii ki antik dönemde insanlar da o yolu kullanarak buraya geliyorlardı ve Tanrı Apollon'a özel günlerde, bayramlarda boğa kurbanı gerçekleştiriyorlardı" dedi. Tapınak 2005 yılında saldırıya uğrayarak tahrip edildi Öte yandan tapınağın günümüze kadar ulaşan önemli bir parçası ise 2005 yılında bölgeye gelen defineciler tarafından tahrip edildi. Tapınak kapısının iki sütununun üzerinde bulunan lento defineciler tarafından kırıldığı bilgisini veren Prof. Dr. Sezgin "Tapınağın bulunduğu alanda aslına bakarsanız çok fazla kaçak kazı gerçekleşmiyor. Belki ufak tefek birtakım girişimler oluyor günümüzde. Fakat 2005 yılının kış ayında maalesef çok büyük bir felaket gerçekleşti. Arkamda gördüğünüz o iki tane dikili taş aslında bir kapının iki yanında duran söve taşları. Bunların üstünde bir de lento oluyor biliyorsunuz. Şu an lento eksik. Fakat 2005 yılından önce o lento yerindeydi. 2005 yılında bir karlı havada gelip burada kamyon krikosuyla o lento düşürülüyor yere ve parçalanıyor. Bir taşın içinde define ya da kıymetli bir şeyin olması mümkün değil tabii. Hangi gerekçeyle yapıldıklarını açıklamak belki mümkün değil ama maalesef çok kötü bir görüntü oluştu. Yani 2005 yılından önce gelseydiniz bu tapınağa giriş yapılan kapıyı sağlam olarak ayakta görecektiniz" diye konuştu. Yer altı sularıyla beraber çıkan gazlar kahinlerin bir takım görüntüler görmesini sağlıyor Bu tür tapınakların su kaynaklarına yakın bölgelerde kurulduğuna işaret eden Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Bu tapınağın olduğu alan kırsal bir arazi olmakla birlikte hemen yakınımızdan bir dere akıyor. Kocaçay deresi antik dönemde Titnaios ya da Pytikos isimleriyle anılmış. Bölgenin en önemli su varlıklarından biri olan Kocaçay'ın bu bölümünde, dere kenarlarında doğal su kaynakları bulunmakta. Apollo'nun kehanet merkezleri için özellikle suya yakın yerlerin tercih edildiğini biliyoruz. Çünkü yer altından çıkan bu kaynak suyuyla beraber gazlar da çıkıyor ve Apollo'nun rahibeleri kehanetleri aktarıyorlar. Yani bu gazın etkisiyle tanrıyla iletişim kurdukları ve bu iletişim sonucunda da kehanetler ve haberler getirdiklerine inanılıyor" ifadelerini kullandı. Tapınağın taşları kullanılarak değirmen inşa edilmiş Öte yandan tapınağın işlevsiz hale gelmesi sonrasında tapınağın hemen 20 metre yakınında tapınaktaki taşlar kullanılarak değirmen inşa edilmiş. Tapınak taşları ve sütunlarının değirmende kullanılmış olması ise, bölgedeki çok katmanlı kültürel mirası gözler önüne seren bir başka unsur olarak dikkat çekiyor. İnşa edilen değirmen kalıntılarının da tarihi bir öneme sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sezgin, "Günümüzden yaklaşık 150 yıl önce, tapınak işlevsiz hale gelmiş ve yıkılmış. Tapınağın enkazındaki özellikle duvar taşları alınarak hemen 20 metre yakınımızda bir değirmen inşa edilmiş. Aslında o da bir kültürel miras. Bence onun da olduğu gibi korunması gerekir" diye konuştu. Keşif rotası için güçlü bir potansiyel Bugün Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, yalnızca arkeolojik bir kalıntı olarak değil; özgün mimari dokusu, antik yol bağlantısı ve inanç tarihindeki yeriyle, Aigai Antik Kenti'ni ziyaret edenler için yeni bir keşif rotası ve kültür turizmi açısından güçlü bir potansiyel alan olarak değerlendiriliyor. Bugün büyük bölümü özgün mimari bloklarıyla ayakta kalan Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, bilimsel kazı, belgeleme ve restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılabilecek nitelikte önemli bir arkeolojik miras olarak öne çıkıyor. Modern yapılaşmadan uzak kalması sayesinde büyük ölçüde korunmuş olan tapınağın, kontrollü bir restorasyon süreciyle hem mimari bütünlüğünün yeniden ortaya çıkarılması hem de Aigai Antik Kenti ile birlikte bütüncül bir ziyaret rotasına dönüştürülmesi mümkün görülüyor.

Aydın Didim’deki 2 Bin 600 Yıllık Apollon Tapınağı Gece Müzeciliğine Açıldı Haber

Aydın Didim’deki 2 Bin 600 Yıllık Apollon Tapınağı Gece Müzeciliğine Açıldı

Geçmişinde birçok medeniyete ev sahipliği yapan Aydın’ın Didim ilçesinde bulunan ve dünyanın ilk kehanet merkezi olarak bilinen Apollon Tapınağı, 2 bin 600 yıldır ayakta dururken, yapılan çalışmalarının ardından gece müzeciliğine de açıldı. 23 antik kent ve ören yeri ile ülkenin en zengin arkeolojik değere sahip illerinden olan Aydın’da yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları aralıksız devam ediyor. Aydın’ın tarihinin gün yüzüne çıkarılması için yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında arkeologlar da titiz çalışmaları ile her geçen gün önemli keşiflere imza atmaya devam ederken 2 bin 600 yıldır ayakta duran Apollon Tapınağı ise hem hikayesi hem de görkemli yapısı ile ziyaretçilerini selamlıyor. Günümüze kadar korunarak gelen Apollon Tapınağı’nda ise gerçekleştirilen çevre düzenleme ve güçlendirme çalışmaları tamamlandı. Milattan Önce (M.Ö.) 8. yüzyılda İyonyalılar tarafından inşa edilen tapınağın, Yunan mitolojisindeki Tanrı Kral Zeus'un oğlu Apollon'a adandığı düşünülürken, tarihi tapınak geçtiğimiz 5 Ağustos’da gerçekleştirilen test açılışının ardından ziyaretçilerini kabul etmeye başlamıştı. Yapılan çalışmalar kapsamında aydınlatma işleri de tamamlanırken tapınak, gece müzeciliği için de ziyarete açıldı. Saat 18.50’de gündüz ziyaretlerinin sonlandırıldığı tapınak, 19.00 - 21.00 saatleri arasında da ziyaret edilebilecek. Tapınağın ziyarete açılmasının ardından Aydın İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada “Bakanlığımız Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüzün 12 Ağustos 2025 tarihli makam onayları gereği ilimiz Didim ilçesinde bulunan Apollon Tapınağı, çevre düzenleme uygulamaları işi tamamlandığı, gece müzeciliği uygulamasına yönelik aydınlatma işinin de tamamlanmasının sebebiyle ziyarete açılmıştır. Gündüz ziyaretleri saat 18.50 de sonlandırılması ve 19.00 - 21.00 saatleri arası gece müzeciliğine ziyarete açılmıştır” ifadeleri yer aldı.

Manavgat, Akdeniz’in iki yakasından yükselen şarkılarla şenlendi Haber

Manavgat, Akdeniz’in iki yakasından yükselen şarkılarla şenlendi

Manavgat'ın simgelerinden Side Antik Kenti'ndeki tadım etkinliğinde Girit lezzetleri kaşıklardan taştı. Apollon Tapınağı'ndaki görkemli sahnede konser veren ünlü sanatçılar Girit ve Türk müziğini dostlukla harmanladı. Manavgat Belediyesi'nin ev sahipliğinde organize edilen Uluslararası Manavgat Girit'ten Side'ye Kültür ve Lezzet Festivali'nin son gününe, ülkesini Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil eden, "Platin Plak" ödüllü Sofia Vossou ile Anadolu rock ezgilerini modern soundlarla harmanlayan Necati ve Saykolar Grubu damga vurdu. Türk müzikseverlere tanıdık gelen ve Türkçe'ye çevrilmiş özel bir repertuar hazırlayan sanatçı Sofia Vossou, canlı performansında Ebru Gündeş'in "Seni Seviyorum" şarkısını seslendirerek meydanı dolduran dinleyicilere sürpriz yaptı. Sofia Vossou, Eurovision hayranları arasında klasikleşen ve kendisine plak kazandıran "I Anixi" (Bahar) isimli şarkısını seslendirirken de duygusal derinlik yaşattı. Necati ve Saykolar, enerjik şarkılarla coşturdu Apollon Tapınağı'ndaki sahnede daha sonra Necati ve Saykolar grubu konser verdi. Sahne performanslarında doğaçlama replikler ve tiyatral unsurlar kullanarak interaktif bir atmosfer oluşturan Necati ve Saykolar, enerjik şarkılarla sevenlerini coşturdu. Repertuarlarında, Barış Manço, Cem Karaca ve Selda Bağcan'ın özgün eserlerinin yanı sıra, "Bey Diyeceksiniz", "Leyla" ve "Fırtına" gibi kendi bestelerine de yer veren Necati ve Saykolar, dinleyicilere hem nostaljik hem de yenilikçi bir müzik deneyimi yaşattı. Manavgat Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara, Girit Hanya Belediyesi Başkan Yardımcısı Eleni Zervoudaki ve festival konuğu şefler ile müzisyenler sahne önünde hareketli müziğin ritmine kapılıp, karşılıklı danslar oynadı. Hemşehrilerini ücretsiz konserlerle buluşturan Manavgat Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara ve eşi Hacer Ceyhan Kara, Sofia Vossou ile Necati ve Saykolar'a plaket ve çiçek vererek ilçe halkı adına teşekkür etti. Ünlü şefler, Sideli kadınlarla birlikte Girit'in gizemli mutfağını keşfetti Festivalin gündüz kutlamalarında ise Sideli kadınlarla Girit mutfağının hafızası bir araya geldi. Side Antik Liman'daki "Sideli Kadınlarla Girit Yemekleri Yorumu" başlıklı tadım etkinliğinde dünyaca ünlü şefler Maria Ekmekçioğlu, Ioannis Koufos ve Rasim Sakarya'nın katkılarıyla yerel otlar, geleneksel tarifler ve köklü yemek hikâyeleri anlatıldı. Sideli kadınların pişirdiği "Lor Tatlısı", "Pitaraça" ve "Kuzu Etli Şevketi Bostan" lezzet avcılarına ikram edildi. Girit lezzetlerinin kaşıklardan taştığı etkinliği Girit Halk Dansları Topluluğu ve Manavgat Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu'nun gösterileri renklendirdi. Manavgat ve Girit arasındaki kültürel bağlar irdelendi Apollon Tapınağı'ndaki "Manavgat ve Girit" başlıklı söyleşide iki kadim yerleşim arasındaki kültürel bağlar irdelendi. Kuşadası, Hatay, İzmir, Mersin, Adana, Silifke ve Antalya'nın tüm ilçelerinden Giritlileri Side'de buluşturan söyleşinin moderatörlüğünü Antalya Giritliler Derneği Başkanı, Gazeteci Cem Çon üstlendi. Samimi bir sohbet havasında geçen söyleşide Giritliler Federasyonu Başkanı Yunus Çengel, Yazar-Halk Kültürü Araştırmacısı Öznur Tanal ve Side'de yaşan Giritli Emekli Mehmet Çoban, Manavgat ile Girit bağlarını anlattı. İlk sözü alan Mehmet Çoban, eski Side'nin nasıl bir yer olduğunu, Giritlilerin Side'ye yerleşmesini ve geçmişteki yaşam zorluklarını anlattı. Giritlilerin tarımla, el sanatlarıyla geçindiklerini, dayanışma içinde büyüdüklerini vurguladı. Yunus Çengel ise Antalya'nın ve Side'nin Girit kültürü açısından önemini anlattı. Girit kültürünün unutulmaya yüz tutmuş dil, mani ve dans unsurlarını canlandırmak için bir merkez kurmayı hedeflediklerini söyleyen Yunus Çengel, Side'deki gibi kültür ve lezzet festivallerin aileleri bir araya getirme açısından çok değerli olduğuna dikkat çekti. Öznur Tanal da Side'deki Giritlileri araştırmasının sonuçlarını anlattı. 11 yıllık çalışmanın sonucunda 2011'de yayımlanan "Side Giritlileri" kitabından bahseden Öznur Tanal, Giritli kültürünün sağlıklı yaşam tarzını ve yaşanan göç acılarının nesiller üzerindeki etkilerini dile getirdi. Giritlilerin kök arayışında olduğuna dikkati çeken Öznur Tanal, Side'deki festivalin bu bakımdan çok kıymetli olduğunu ifade etti.

Manavgat, Akdeniz’in İki Yakasından Yükselen Şarkılarla Şenlendi Haber

Manavgat, Akdeniz’in İki Yakasından Yükselen Şarkılarla Şenlendi

SİDE’DE GİRİT LEZZETLERİ KAŞIKLARDAN TAŞTI, MÜZİĞİN BÜYÜSÜ APOLLON’DA YANKILANDI Tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra kültürel mirasını yansıtan lezzetleriyle gastronomi turizminde de cazibe merkezi olmayı hedefleyen Manavgat’ın simgelerinden Side Antik Kenti’ndeki tadım etkinliğinde Girit lezzetleri kaşıklardan taştı. Apollon Tapınağı’ndaki görkemli sahnede konser veren ünlü sanatçılar Girit ve Türk müziğini dostlukla harmanladı. Platin Plak ödüllü Sofia Vossou, Türkçe şarkıyla sürpriz yaptı Manavgat Belediyesi’nin ev sahipliğinde organize edilen Uluslararası Manavgat Girit’ten Side’ye Kültür ve Lezzet Festivali’nin son gününe, ülkesini Eurovision Şarkı Yarışması'nda temsil eden, “Platin Plak” ödüllü Sofia Vossou ile Anadolu rock ezgilerini modern soundlarla harmanlayan Necati ve Saykolar Grubu damga vurdu. Türk müzikseverlere tanıdık gelen ve Türkçe’ye çevrilmiş özel bir repertuar hazırlayan sanatçı Sofia Vossou, canlı performansında Ebru Gündeş’in “Seni Seviyorum” şarkısını seslendirerek meydanı dolduran dinleyicilere sürpriz yaptı. Sofia Vossou, Eurovision hayranları arasında klasikleşen ve kendisine plak kazandıran "I Anixi" (Bahar) isimli şarkısını seslendirirken de duygusal derinlik yaşattı. Necati ve Saykolar, enerjik şarkılarla coşturdu Apollon Tapınağı’ndaki sahnede daha sonra Necati ve Saykolar grubu konser verdi. Sahne performanslarında doğaçlama replikler ve tiyatral unsurlar kullanarak interaktif bir atmosfer oluşturan Necati ve Saykolar, enerjik şarkılarla sevenlerini coşturdu. Repertuarlarında, Barış Manço ve Cem Karaca ve Selda Bağcan’ın özgün eserlerinin yanı sıra, "Bey Diyeceksiniz", "Leyla" ve "Fırtına" gibi kendi bestelerine de yer veren Necati ve Saykolar, dinleyicilere hem nostaljik hem de yenilikçi bir müzik deneyimi yaşattı. Manavgat Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara, Girit Hanya Belediyesi Başkan Yardımcısı Eleni Zervoudaki ve festival konuğu şefler ile müzisyenler sahne önünde hareketli müziğin ritmine kapılıp, karşılıklı danslar oynadı. Hemşehrilerini ücretsiz konserlerle buluşturan Manavgat Belediye Başkanı Dr. Niyazi Nefi Kara ve eşi Hacer Ceyhan Kara, Sofia Vossou ile  Necati ve Saykolar’a plaket ve çiçek vererek ilçe halkı adına teşekkür etti. Ünlü şefler, Sideli kadınlarla birlikte Girit’in gizemli mutfağını keşfetti Festivalin gündüz kutlamalarında ise Sideli kadınlarla Girit mutfağının hafızası bir araya geldi. Side Antik Liman’daki “Sideli Kadınlarla Girit Yemekleri Yorumu” başlıklı tadım etkinliğinde dünyaca ünlü şefler Maria Ekmekçioğlu, Ioannis Koufos ve Rasim Sakarya’nın katkılarıyla yerel otlar, geleneksel tarifler ve köklü yemek hikâyeleri anlatıldı. Sideli kadınların pişirdiği “Lor Tatlısı”, “Pitaraça” ve “Kuzu Etli Şevketi Bostan” lezzet avcılarına ikram edildi. Girit lezzetlerinin kaşıklardan taştığı etkinliği Girit Halk Dansları Topluluğu ve Manavgat Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun gösterileri renklendirdi. Manavgat ve Girit arasındaki kültürel bağlar irdelendi Apollon Tapınağı’ndaki “Manavgat ve Girit” başlıklı söyleşide iki kadim yerleşim arasındaki kültürel bağlar irdelendi. Kuşadası, Hatay, İzmir, Mersin, Adana, Silifke ve Antalya’nın tüm ilçelerinden Giritlileri Side’de buluşturan söyleşinin moderatörlüğünü Antalya Giritliler Derneği Başkanı, Gazeteci Cem Çon üstlendi. Samimi bir sohbet havasında geçen söyleşide Giritliler Federasyonu Başkanı Yunus Çengel, Yazar-Halk Kültürü Araştırmacısı Öznur Tanal ve Side’de yaşan Giritli Emekli Mehmet Çoban, Manavgat ile Girit bağlarını anlattı. İlk sözü alan Mehmet Çoban, eski Side'nin nasıl bir yer olduğunu, Giritlilerin Side’ye yerleşmesini ve geçmişteki yaşam zorluklarını anlattı. Giritlilerin tarımla, el sanatlarıyla geçindiklerini, dayanışma içinde büyüdüklerini vurguladı. Yunus Çengel ise Antalya’nın ve Side’nin Girit kültürü açısından önemini anlattı. Girit kültürünün unutulmaya yüz tutmuş dil, mani ve dans unsurlarını canlandırmak için bir merkez kurmayı hedeflediklerini söyleyen Yunus Çengel, Side’deki gibi kültür ve lezzet festivallerin aileleri bir araya getirme açısından çok değerli olduğuna dikkat çekti. Öznur Tanal da Side’deki Giritlileri araştırmasının sonuçlarını anlattı. 11 yıllık çalışmanın sonucunda 2011’de yayımlanan “Side Giritlileri” kitabından bahseden Öznur Tanal, Giritli kültürünün sağlıklı yaşam tarzını ve yaşanan göç acılarının nesiller üzerindeki etkilerini dile getirdi. Giritlilerin kök arayışında olduğuna dikkati çeken Öznur Tanal, Side’deki festivalin bu bakımdan çok kıymetli olduğunu ifade etti.

Girit’ten Side’ye kültür ve lezzet şöleni coşkulu başladı Haber

Girit’ten Side’ye kültür ve lezzet şöleni coşkulu başladı

Türkiye'nin 61 milyar dolarlık turizm hasılasında 6,65 milyar dolar değer ile yüzde 10'dan fazla pay sahibi olan Manavgat, kültürel mirasını yansıtan lezzetleriyle gastronomi turizminde dünya sahnesine Uluslararası Manavgat Girit'ten Side'ye Kültür ve Lezzet Festivali ile iddialı bir giriş yaptı. Manavgat Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen festivalin açılış etkinlikleri birbirinden renkli görüntülere sahne oldu. 26 Nisan Cumartesi akşamına kadar Girit'e özgü yemeklerin tanıtılacağı, müzik etkinlikleri ve halk danslarıyla eşsiz bir atmosfer yaşatacak Uluslararası Manavgat Girit'ten Side'ye Kültür ve Lezzet Festivali, Side Antik Kenti'nde gerçekleştirilen kortej yürüyüşü ve Apollon Tapınağı'ndaki açılış seremonisi ile başladı. Yabancı turistler cep telefonlarıyla görüntü çekmek için birbirleriyle yarıştı Kortej yürüyüşünde festivalin ev sahibi Manavgat Belediye Başkanı Op. Dr. Niyazi Nefi Kara, Girit Hanya Belediye Başkan Yardımcısı Eleni Zervoudaki ve Hanya Belediyesi Kültür Başkan Yardımcısı Ioannis Giannakakis, Girit adasından ve Türkiye'nin dört bir yanından gelen davetliler ile vatandaşlar katıldı. Yaklaşık bir kilometrelik kortej yürüyüşüne katılanlar, bando takımının seslendirdiği şarkılara tempo tutarak ilerlerken Side Antik Kenti'ni gezmeye gelen turistler, coşku dolu anları cep telefonlarıyla görüntüledi ve tüm dünya ile paylaştı. Apollon Tapınağı'nın hemen yanında kurulan sahnede Uluslararası Manavgat Girit'ten Side'ye Kültür ve Lezzet Festivali'nin resmi açılış seremonisi gerçekleştirildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Ulu Önder Atatürk ve tüm şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından ilk konuşmayı Manavgat Belediye Başkanı Op. Dr. Niyazi Nefi Kara yaptı. "Manavgat'ı gastronomi turizminde de cazibe merkezi haline getirmeyi amaçlıyoruz" Başkan Kara, Manavgat'ın sadece yaz destinasyonu değil, yılın her mevsimi keşfedilecek bir kültür ve doğa hazinesi olduğunu vurguladı. Manavgat'ı gastronomi turizminde de cazibe merkezi haline getirmeyi amaçladıklarını belirten Başkan Kara, Uluslararası Manavgat Girit'ten Side'ye Kültür ve Lezzet Festivali'nin bu hedefe ulaşılmasında büyük önem taşıdığını dile getirdi. Başkan Kara, "Kültür, tarih ve gastronominin iç içe geçtiği çok özel bir festivalin doğuşuna hep birlikte tanıklık ediyoruz. Girit'in denizle yoğrulmuş zarif kültürünü, Side'nin mistik sokaklarıyla buluşturuyoruz. Bu festival yalnızca eğlence değil, aynı zamanda Manavgat'ın kültürel vizyonunun güçlü bir yansımasıdır" dedi. Başkan Kara, Girit'ten gelen sanatçılar, şefler ve akademisyenler; dans gösterileri, söyleşiler ve lezzet sunumlarıyla iki coğrafya arasındaki tarihî ve kültürel bağları çok daha güçlendirdiklerine dikkati çekti. Mübadele öncesi Girit'in Hanya şehrinden göçüp Side'ye yerleşen hemşehrilerinin Girit'in zengin mutfak kültürünü yaşattığını vurgulayan Başkan Kara, Manavgat Belediyesi ile Hanya Belediyesi'nin kardeş şehir olacağını da ilan etti. Başkan Kara, festivalin ana sponsorları Barut Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Haydar Barut ve Seher Hotelleri Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güneş'e teşekkür etti. Hanya Belediyesi yöneticileri dostluk ve kardeşlik duygularını pekiştiren mesajlar verdi Hanya Belediye Başkan Yardımcısı Eleni Zervoudaki ve Hanya Belediyesi Kültür Başkan Yardımcısı Ioannis Giannakakis de konuşmalarında Girit ve Side halkının kültür ve lezzet kaynaşmasının çok değerli olduğunu, dostluk ve kardeşlik duygularının pekişmesine büyük katkılar sağlayacağını dile getiren mesajlar verdi. Hanya Belediyesi Kültür Başkan Yardımcısı Ioannis Giannakakis, konuşmasının ardından sahnedeki piyanoya geçerek sevilen bir Girit şarkısını seslendi. Apollon Tapınağı'nın silüetinde Manavgat ve Giritli dansçılar gösteri sundu Açılış seremonisinde Apollon Tapınağı'nın sütunlarının gölgesinde Manavgat Belediyesi Folklor Ekibi ve Girit Halk Dansları Topluluğu'nun gösterilerini hem festival misafirleri hem de yabancı turistler ilgiyle izledi. Usta müzisyenler Georgis Skounakis ve Emmanouil Ntaountakis'in seslendirdiği eserlerle oynayan Giritli dansçılar büyük alkış aldı. Giritli dansçılar ve müzisyenler yağmura aldırmadılar, neşeli şarkılar söylediler Coşkulu bir şekilde devam eden açılış seremonisi aniden bastıran yağmur nedeniyle sonlandırıldı, ancak Giritli dansçılar ve müzisyenler, yağmura karşı korunaklı sahnede neşeli şarkılar söylemeye başladı. Yağışa aldırmayan turistler de Giritlilerin kutlamasına alkışlarla eşlik etti. Yağmura rağmen kutlamaların devam ettiği sahneye gelen Başkan Kara, piyanonun başına geçen kızı İpek Kara ve solist arkadaşı İpek Dizdar'ın seslendirdiği unutulmaz şarkılara davetlilerle birlikte alkışlarla tempo tuttu. Benzer bir festivalin Girit'te yapılmasına yönelik görüş birliğine varıldı Daha sonra festival konukları için Manavgat Girit Kültür Evi'nde resepsiyon verildi. Giritli göçmenlerin kültürel mirasını yaşatmak ve tanıtmak amacıyla Manavgat Belediyesi tarafından Side'ye kazandırılan müzede Başkan Kara, Hanya Belediyesi yöneticileri ve festivale ana sponsorluk desteği veren turizm duayenleri dostluk mesajları verdi. Bu buluşmada benzer bir festivalin Girit'te yapılmasına yönelik görüş birliğine varıldı. Başkan Kara, konuk belediye yöneticileri ile festivalin ana sponsoru iş insanlarına teşekkür plaketleri takdim etti. Festivalin akşam programında yer alan Sofia Vossou konseri elverişsiz hava şartları nedeniyle iptal edildi.

Manavgat, Girit lezzetleriyle dünya gastronomi sahnesine çıkıyor Haber

Manavgat, Girit lezzetleriyle dünya gastronomi sahnesine çıkıyor

Türkiye'nin 61 milyar dolarlık turizm gelirinde 6,6 milyar dolar ile önemli bir paya sahibi olan Manavgat, tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra kültürel mirasını yansıtan lezzetleriyle gastronomi turizminde de uluslararası vitrine çıkacak. Manavgat Belediyesi'nin ev sahipliğinde 24-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek Uluslararası Manavgat Girit'ten Side'ye Kültür ve Lezzet Festivali'nde dünyaca ünlü mutfak şefleri, sanatsal dokunuşlarla her tabağa Girit lezzetleriyle imza atacak. Festivalin ikinci günü olan 25 Nisan'da saat 15.00'de Side Antik Liman'da gerçekleştirilecek tadım etkinliğinde lezzet sihirbazları Maria Ekmekçioğlu, Esat Özata, Dilek Yetkiner, Pasquale Lembo, Apostolos Altanis, Ioannis Koufos ve Argyrios Kontakis, Girit mutfağını bir sanat eserine dönüştürmek için kolları sıvayacak. Dünya mutfak kültüründe doğallığın ve sağlıklı yaşamın temsilcisi olarak öne çıkan zeytinyağlıları, yabani otlarla yapılan yemekleri, taze deniz ürünleri ve damakta iz bırakan mezeleriyle Akdeniz'in en rafine lezzetlerini sunan Girit mutfağına modern dokunuşlarla yeniden yorumlayan mutfak şefleri, katılımcılara damaklarda tatlar bırakan bir lezzet yolculuğu yaşatacak. Apollon Tapınağı'nda lezzetin köklerine yolculuk Yine aynı gün saat 17.00'de Side Apollon Tapınağı'nda başlayacak olan "Girit'ten Side'ye Lezzet Yolculuğu" isimli söyleşide lezzetin köklerine yolculuk yaşanacak. Saray ve kültür tarihçisi Çağrı Başkurt'un moderatörlüğünde gerçekleşecek etkinlikte şef Dilek Yetkiner, Ege ve mübadil mutfağının hikâyesini anlatırken, Uluslararası Tarım Derneği Başkanı Seda Özel bu zengin mutfak kültürünün tarım ve üretimle olan güçlü bağlarına dikkat çekecek. Türkiye ile Yunanistan arasındaki gastronomi ilişkilerini yıllardır araştıran Şef-Yazar Maria Ekmekçioğlu ise yemeklerin sınır tanımayan birer kültür elçisi olduğunu vurgulayacak. Katılımcılar, hem tarihi hem de kültürel derinliği olan bu söyleşide Girit yemeklerinin taşıdığı hafızayı da keşfetmenin heyecanını yaşayacak. Mutfak şefleri Sideli kadınlarla Girit'in en gizemli mutfak sırlarını keşfedecek Festivalin son gününde saat 15.00'de Side Antik Liman'da düzenlenecek "Sideli Kadınlarla Girit Yemekleri Yorumu" etkinliğinde ünlü şefler Maria Ekmekçioğlu, Ioannis Koufos ve Rasim Sakarya, Sideli kadınlarla Girit'in en gizemli mutfak sırlarını keşfe çıkacak. Yüzlerce yıllık tariflerin Anadolu misafirperverliği ve Ege'nin dinginliğiyle harmanlanacağı bu buluşma, Manavgat'ın gastronomi sahnesinde yükselen yıldız olduğunu bir kez daha gözler önüne serecek. "Manavgat, gastronomi turizminde yeni bir dönem başlatıyor" Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, ilçenin artık deniziyle, güneşiyle, doğal ve tarihi değerlerinin yanı sıra gastronomi zenginlikleriyle de çok konuşulacağını vurguladı. Başkan Kara, "Uluslararası Manavgat Girit'ten Side'ye Kültür ve Lezzet Festivali ile şehrimizi gastronomi turizminde uluslararası vitrine taşıyor, kültürle harmanlanmış benzersiz bir lezzet yolculuğuna ev sahipliği yapıyoruz. Amacımız Manavgat'ı yılın sadece birkaç ayı değil, 12 ay boyunca yaşayan, nefes alan, keşfedilen bir turizm merkezi haline getirmek. Girit'in kadim tariflerini Side'nin tarihi atmosferiyle buluşturarak bu toprakların zenginliğini dünyayla paylaşmaktan gurur duyuyoruz. Manavgat, artık lezzetin, kültürün ve sürdürülebilir turizmin yıldızı olacak. Tüm lezzet avcılarını tarihin büyüsüyle harmanlanmış eşsiz lezzetleri keşfetmeye, Girit mutfağının ruhunu Side'nin kalbinde hissetmeye davet ediyorum" diye konuştu.

Pedalia Kaldığı Yerden Devam Ediyor Haber

Pedalia Kaldığı Yerden Devam Ediyor

22 ve 23 Mart tarihlerinde Manavgat’ın dünyaca ünlü Apollon Tapınağı'nda başlayacak yarışa 12 farklı ülkeden ve ülkemizden profesyonel sporcular katılacak. İki günde toplam 186.5 Km yol alacak sporcular sezon hazırlıkları açısından önemli bir yarışı daha geride bırakmış olacaklar. Doğanay Beach Hotel'de düzenlenen teknik toplantıda yarış ve sezon hakkında bilgiler veren Pedalia Kurumsal İletişim Direktörü Okan Özkırmızı "Çok başarılı bir sezon geçiriyoruz. Gerek spor kulüpleri gerek sporcular yarışlarımız ve organizasyonlarımızdan memnunlar. Bu hafta 4. yarış haftamız olacak. Bu yıl her hafta iz bırakan yarışlara imza attık. Umarım bu hafta da öyle olur. Özellikle 14-16 Şubat’ta gerçekleştirdiğimiz TOUR OF PEDALIA uluslararası alanda çok ses getirdi. Büyük bir bisiklet festivaline dönüşen yarış sonrası bisiklet sporu ve Antalya ile ilgili çok sayıda proje hayata geçmeye başladı. Antalya’nın gerçek bir bisiklet başkenti olduğunu gösterebilmenin gururunu yaşıyoruz. Apollon yarışlarımız için de özellikle belirtmek istediğim bir konu var. Ana sponsorumuz Fraport TAV Antalya Havalimanı’nın vizyonu ile kentimizin tanıtımına katkıda bulunma misyonumuz da bulunuyor. Bu anlamda diğer paydaşlardan da büyük destek görüyoruz. Tıpkı Antalya Ticaret ve Sanayi Odası gibi Alanya ve Manavgat Ticaret ve Sanayi odaları da kent tanıtımı için bizlere destek oluyor. Manavgat Ticaret Ve Sanayi Odası Başkanı Sn. Seydi Tahsin GÜNGÖR başkanımız yakın ilgi ve destek sağlıyor. Manavgat turizminin on iki aya yayılması ve kentin tanıtımı için büyük hizmetler veriyor. Kentine sahip çıkan, değerlerini yaşatan başkanımıza buradan özel olarak teşekkür etmek istiyorum" dedi. Ana sponsorluğunu Fraport TAV Antalya Havalimanı’nın yaptığı Pedalia yarışlarında şampiyon sporcunun kazanacağı "Mavi Mayo"nun sponsoru da Manavgat Ticaret Ve Sanayi Odası oldu. 

Sedir Adası'nda kıyı ve deniz dibi temizliği yapıldı Haber

Sedir Adası'nda kıyı ve deniz dibi temizliği yapıldı

Apollon Tapınağı, tiyatro ve nekropol (mezarlık) kalıntılarıyla da dikkati çeken Sedir Adası'nın kuzey kıyısındaki kalker damlacıklarından oluşan kumlar, Ege ve Akdeniz'de burası dışında sadece Girit Adası'nda görülüyor. Koruma altındaki bölgede, Müzeler Haftası etkinlikleri kapsamında Muğla Müze Müdürlüğü, Akdeniz Koruma Derneği, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Merkezi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri ile çalışanlar tarafından hem kıyıda hem de dalgıçlar tarafından su altında temizlik yapılarak, toplanan atıklar çuvallara konuldu. Muğla Müze Müdürü Gülnaz Savran, bu yıl temalarının "Müzeler, Sürdürülebilirlik ve Refah" olduğunu, bu kapsamda Sedir Adası'nda kıyı ve deniz dibi temizlik çalışması gerçekleştirdiklerini söyledi. Akdeniz Koruma Derneği Doğa Koruma Yöneticisi Funda Kök ise 2012'den bu yana Akdeniz havzasının denizel alanları ve kültürel değerlerinin korunmasına yönelik çalışma yürüttüklerini kaydetti. Sedir Adası'nın kültürel değerleriyle çok önemli bir yer olduğunu vurgulayan Kök, "Yürüttüğümüz çalışmayla bölgenin çok güzel korunmuş olduğunu gördük. Temizlik çalışmasında çok fazla atık çıkmadı. Çok daha küçük bölgelerde çok daha fazla atık topladık ancak burası gerçekten korunan temiz bir alan." dedi. Sedir Adası ve Kedrai Antik Kenti Bilimsel Danışmanı Adnan Diler ise alanda yürütülen çalışmanın çok önemli olduğunu belirterek, katılımcılara teşekkür etti. Kıyıya çıkarılan atıklar, ayrıştırılarak belediye geri dönüşüm tesisine götürüldü.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.