Hava Durumu

#Antik Kent

TOURISMJOURNAL - Antik Kent haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antik Kent haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Binlerce yıllık geçmişiyle Beçin Kalesi Haber

Binlerce yıllık geçmişiyle Beçin Kalesi

Beçin Kalesi ve antik kent tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı. Yaklaşık 5 bin yıllık yerleşimin olduğu Beçin, Menteşeoğulları Beyliği döneminde bölgenin idari ve kültürel merkezi haline geldi. Menteşe Beyliği; Beçin'in sunduğu savunma avantajları nedeniyle burayı başkent olarak seçmiş. 17. yüzyılın başlarında terk edilen kent, bu sayede dönemine ait tarihi dokusunu büyük ölçüde koruyabildi. 2024 yılındaki kazı çalışmalarında özellikle iç kalenin hemen dış kısmındaki kule bölümünde milattan önce 6. yüzyıla kadar giden buluntulara ulaşıldı. Bizans döneminden Osmanlı döneminin ortalarına kadar olan buluntular ele geçti. TARİHİN SESSİZ TANIĞI Kültür Portalı'ndaki bilgilere göre en görkemli günlerini Menteşe Beyliği'nin hükümdarı Ahmet Gazi döneminde yaşayan Beçin, daha sonra Osmanlı topraklarına katıldı. İbn Battuta ve Evliya Çelebi gibi dönemin önemli seyyahlarının notlarında yer bulan Beçin; iç kale, sur içi ve sur dışı yerleşim planıyla geleneksel Türk şehircilik anlayışının seçkin bir örneğini sunuyor. Kentin arkeolojik dokusu oldukça katmanlı. Pek çok medrese, hamam, cami, han, zaviye ve türbe kalıntısı bulunan kentte ayrıca Antik dönem nekropol alanı, Helenistik dönem tapınağı ve bir Bizans şapeline ait kalıntılara da ulaşılmış. MİMARİ HAFIZA Beçin'in günümüze ulaşan yapıları arasında inşa kitabesiyle özgünlüğünü koruyan tek örnek Ahmet Gazi Medresesi. Bununla birlikte; Karapaşa Medresesi, Orhan Bey Camisi, Bey Konağı, Bey Hamamı, Kızılhan ile Yelli Camisi ve Medresesi, kentin mimari kimliğini oluşturan diğer önemli yapılar. Anadolu'nun orijinal dokusunu en iyi yansıtan Türk kentlerinden biri olan Beçin, arkeologlara göre erken dönem Batı Anadolu mimarisini anlamak adına eşsiz bir kaynak niteliğinde. KALE YAPISI Beçin, iç kale ve güneyindeki ana yerleşim alanından oluşuyor. Kale yapısı, çevresindeki antik kalıntıların taşları kullanılarak inşa edilmiş. Şehirde 14. ve 15. yüzyıllardan kalma çok sayıda yapı halen ayakta. Güncel restorasyon çalışmalarıyla surlar, burçlar ve girişteki sarnıç yeniden işlevlendirilerek gezilebilir hale getirilmiş. TARIM TARİHİ 2025 yılında İç Kale'deki 3 numaralı burçta bulunan 700 yıllık darı tohumları, Orta Çağ tarım ekonomisi ve gıda güvenliği üzerine yeni bir bakış açısı sunuyor. Bu denli yoğun bir miktarda darı tohumunun bir çuval içerisinde ve kapalı bir birimde stoklanmış halde bulunması, Anadolu arkeolojisi için önemli bir keşif. OK UÇLARI BULUNMUŞTU Beçin Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, geçen yıl Türk dönemine ait ok uçları bulunmuştu. UNESCO NE DİYOR? UNESCO kriterlerine göre Beçin, Menteşeoğulları'nın Batı Anadolu'da bıraktığı en önemli kültürel miraslardan biri olarak kabul ediliyor. Bu yapılar, Osmanlı sanatının erken dönem özelliklerini yansıtan ilk örnekler arasında. Beçin'in diğer benzer yerleşimlerden ayrılan en önemli özelliği "korunmuşluk" seviyesi. Beçin, 17. yüzyılda terk edildiği için Orta Çağ Anadolu kent mimarisinin ve Türk yerleşim kültürünün izlerini günümüze kadar bozulmadan taşımayı başarmış. Bu durum, kenti 13. ve 14. yüzyıl mimari özelliklerini yansıtan hanlar, hamamlar, medreseler ve zaviyeler bakımından eşsiz bir "açık hava müzesi" konumuna getiriyor. UNESCO'nun sitesinde Beçin'le ilgili şu notlar var: -"Şehir, Geometrik, Arkaik ve Klasik dönemlerde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, ayrıca Romalılara, Bizanslılara, Menteşeoğulları Sultanlığı'na ve Osmanlılara da ev sahipliği yapmıştır. Özellikle 200 yıldan fazla süren Menteşeoğulları Sultanlığı'nın başkenti olduğu 13. yüzyılın ikinci yarısında önem kazanmıştır. Menteşeoğulları, Muğla, Balat, Milas, Beşin, Çine, Tavas ve Köycegiz'i kapsayan Batı Anadolu'da bir bölgeye hakim olmuştur." -"Beçin şehri, bir kale ve bu kalenin güneyindeki ana yerleşim alanından oluşuyordu." -"Beçin arkeolojik alanı 1972'den beri sistematik olarak kazılmaktadır. 2000 yılında Beçin'de 60.000'i İslami ve 850'si Avrupa olmak üzere toplam 100.000 adet sikke bulunmuştur. Bu, Türkiye'de arkeolojik kazılarda bugüne kadar bulunan en büyük define olmakla kalmayıp, aynı zamanda bugüne kadar bulunan en büyük Osmanlı sikke koleksiyonudur." ÖZELLİKLERİ -"Menteşeoğulları Sultanlığı'nın başkenti olan Beşin, tarihi ve coğrafyası bakımından Türk kültür tarihinde çok önemlidir. Şehrin mimari kalıntıları, o dönemin Batı Anadolu mimarisine ışık tutmakla kalmayıp, aynı zamanda bölgedeki ilk Türk yerleşimlerinin biçimini de ortaya koymaktadır." BEÇİN KALESİ VE ÖREN YERİ NEREDE? Milas-Ören yolunun 5. kilometresinde konumlanan Beçin, Menteşeoğulları Beyliği döneminde inşa edilmiş, tarihî dokusunu koruyan bir Orta Çağ kenti. Yerleşim alanı, yüksek bir platonun kıyısındaki dik ve dairesel bir kaya kütlesi üzerine kurulan kale ile bu kalenin güney yönünde, 1,5 metre kalınlığındaki surlarla çevrelenmiş bir yerleşkeden meydana geliyor.

Pompeiopolis’te 2 bin yıllık tarih turizme kazandırılıyor Haber

Pompeiopolis’te 2 bin yıllık tarih turizme kazandırılıyor

Kastamonu'nun Taşköprü ilçesinde Zımbıllı Tepe mevkiindeki tarihi Paflagonya bölgesinin başkenti olan Pompeiopolis'te 2006'da başlayan kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Taşköprü Belediyesi'nin de destekleriyle Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük başkanlığında yürütülüyor. 25 yıldır devam eden kazı çalışmalarıyla ilgili 18-24 Mayıs Müzeler Haftası etkinlikleri çerçevesinde 17. Kastamonu Kent Müzesi Bilim Günleri programı düzenlendi. Kastamonu Valiliğinin koordinesinde Kastamonu Üniversitesi, Taşköprü Belediyesi, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası ile Kastamonu Ticaret Borsası'nın destekleriyle Kastamonu Kent Müzesi Müdürlüğünce Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası Salonunda yapılan panele konuşmacı olarak Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük ile Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş katıldı. "Pompeiopolis, ören yeri olarak sunulma aşamasına geldi" Paflagonya'nın başkenti olan Pompeiopolis Antik Kenti'nin tanıtılması sürecini hızlandırmak istediklerini söyleyen Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "Artık ören yeri olarak sunulması aşamasına geldik. Kazılarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. 2006 yılından beri yapılan kazılarda ortaya çıkan eserler bize buranın artık işlevsel hale geldiğini, turizm açısından kıymetli bir noktaya doğru evrildiğini söylüyor. Antik kentte içinde bulunduğumuz tiyatro salonu var. Bunun dışında 2 bin 400 metrekare alana sahip villa var. Villada değişik mozaikler var. Çarşı ve bir başka anlamda da ibadet haline kullanılan bölümler var. Dolayısıyla değişik alanlarda şu anda kazılar devam ediyor. İnşallah bu senede yapılacak kazılarla daha bir ön plana çıkacak" dedi. "Pompeiopolis, çok fazla tahrip edilmiş bir kent" Yaz mevsiminde 65 kişiye yakın bir ekiple çalışma yürüttüklerini söyleyen Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mevlüt Eliüşük, 4 yıldır kazı çalışmalarında bir hayli ilerleme kaydettiklerini belirterek, "Pompeiopolis, çok fazla tahrip edilmiş bir kent. Birçok kazdığımız her yapının büyük bölümünün tahrip edildiğini görüyoruz. Bazen kireç ocağı, bazen taş ocağı olarak kullanılıyor. Kastamonu için bu hem turizm altyapısını sağlayacak hem kültür turizmine katkı sağlayacak. Biz çalışmalarımızı bu iki yönde devam ettiriyoruz. Hem bilimsel hem de görsel ve turizm altyapısı anlamında. Kentte bizden önceki araştırmacı hocalarımız jeoradar çalışması yapmışlar ve çalışmayı doğrulamak adına çok fazla sondaj açıyorlar. Hatta açılıp kapanan sondajlar da var. Bu da bazı bölümlerin daha da tahrip olmasına neden olmuş" dedi. "Tiyatro için hazırladığımız restorasyon ve konservasyon projeleri kuruldan geçti, bütçe bulursak uygulamaya geçeceğiz" Pompeiopolis'te tiyatronun kazılarını bitirdiklerini söyleyen Eliüşük, "Onun yanındaki odeonu (müzik salonu) bitirdik. 2025'te villanın bulunduğu tek bir duvar olarak görülen alanı büyük oranda kazdık. Yaklaşık bin 400 metrekarelik bir alan kaplıyor. Villada restorasyon çalışmaları yaptık. Kaz çalışmaları devam ediyor. Burada İtalyan ekip de birlikte çalışıyoruz. Tiyatro bu haliyle 2010'dan 2022 yılları arasında ara ara kazılmış. 2024'te biz başladığımızda yapının tamamını kazdık. Ne yazık ki sahne bölümünün tiyatro alanı tamamıyla tahrip olmuş. Sadece küçük ayaklar kalmış. Burada Roma İmparatoru Commodus'a ait bir heykel var. Yapım tarihi de belli. M.S. 186'yı gösteriyor. Paflagonya'da tarihi bilinen kesin yapılardan biri haline geldi. Yani 186'da kesinlikle bu yapı vardı. Biz, mimari tasarımlarını ve diğer yapıların tarihlendirmesinde bu yapıyı örnek alacağız. Biz, tiyatroyu da ayağa kaldırma çalışması yaptık ama bunun restorasyon ve konservasyon projeleri hazırlandı, kuruldan geçti. Yakında bir bütçe bulursak uygulamaya geçeceğiz" diye konuştu. "Villa'yı koruma altına alıp sergilemeye açmak istiyoruz" M.S. 180'ler civarında tiyatronun tarihlendirildiğini ifade eden Eliüşük, "Ama daha erken döneme ait Millet Kütüphanesinde sergilenen eserimiz Afrodit başı, Roma'nın en sevilen tanrıçasıdır kendisi. Bunun dışında çok fazla irili ufaklı süs eşyaları, kandiller, ağırlıklar gibi malzemelerde çıkartıldı. Villa'da özel bir oda var. Duvarları İtalyan mermerden yapılmış kabartmaları var. Bu sene bu mozaikle restorasyon çalışmalarında bölümleri kaldırıp yerine yerleştirdik, altı boş çünkü. Mozaik biraz da kötü korunmuş. Restorasyon çalışması geçirmiş ama o restorasyon çok iyi bir sonuç vermemiş ya da iyi korunmamış. Biz, yavaş yavaş mozaikleri kaldırıp düzenliyoruz. Çünkü alanı sergilemeye hazırlıyoruz. Şu anda villaya geldiğimizde bunlar sergilemeye hazır hale getiriliyor. Alt yapıyı oluşturmadık, yürüyüş kısımları alanlarını oluşturmadık ama bunu bitirmeye çalışıyoruz. M.S. 200 yılından 600 yüzyıla kadar villa kullanılıyor. Bizde villayı ve mozaiklerinin tamamını koruma çatısı altına aldık ki mozaiklerin deformasyonunu engelledik. Bu sene eğer para bulursak o alanın tamamını basit koruma çatısıyla geçip sergilemeye açmak istiyoruz. Ama burada biraz da bütçe meselesi. Villanın genişliği 47 metre, eni de 35 metredir. Büyük bir villadır. Zemin mozaiklerinin testini yaptık ama açmadık korumaya alamayacağımız için" şeklinde konuştu. "Hristiyanlar için kutsal olan ‘martyrion' şehitliği olabilir" Pompeiopolis'in Roma'nın Paflogonya eyaletinin bir dönem eyalet başkentliğini yaptığını ifade eden Eliüşük, Hristiyan şehitliklerine "martyrion" dediklerini, kentte önceki yıllarda kısmen kazılmış bir ‘martyrion' olduğunu ifade ederek, "Burada Hristiyan şehitliği olabilir. Bir piskoposluk merkezinde bunun da olması çok doğal olarak söylemek mümkün. Bu yapı neden önemli, sadece Roma yapılarıyla değil, aynı zamanda Hristiyanlar için önemli bir kutsal yapıyı ortaya çıkarmak istiyoruz. Kent arkeolojisi için önemli, aynı zamanda kent turizmi için de çok değerli bir yapı. Mozaikleri koruma altına aldık. Buradan Hristiyanlara ait mezar kitabelerini bulduk. Mezar siteleri var. Gömüler gerçekleştirilmiş buraya" dedi. "Şu anda bir gezi güzergahının hazırlıklarını başladık" Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) ve Taşköprü Belediyesi'yle yürüttükleri ortak projede bir sergileme alanı oluşturulduğunu belirten Eliüşük, "Bu sergileme alanının yeniden dizayn edilmesi gerekiyor, projesi hazırlanıyor. Aynı zamanda buraya karşılama binasını da oturtacağız. Tek bir projeyle gelip hem gezinti alanı, sergileme alanı gezilecek, hem de giriş kısmı tasarlanacak. Çok iyi bir yapı kazandıracağız. Bazı kamulaştırma sorunları var. Onları çözdüğümüzde kentin agorasını (yol haritası) ve nekropolünü de kazmayı planlıyoruz. Ama önceliğimiz mevcut kazdığımız yapıların korunması, bunların sergilenmesi ve bir gezi güzergahının hazırlanması. Şu anda bunların hazırlıkları sürüyor. Hem karşılama merkezi olacak, hem de sergileme alanımız hem depomuzda olacak. Buradan Villa'ya geçilecek. Villa'dan bir yolla Bazilika'ya, oradan hamam ve tiyatroya, sonra odeon ve martyriona geçilecek, sonra geri dönüş turunu hazırlıyoruz. Kazılarımızı bu doğrultuda yürütüyoruz. Özellikle sergilenebilecek olan yapıları kazıyoruz" diye konuştu. Pompeiopolis Antik Kazılarının yaklaşık 25 yıldır devam ettiğini söyleyen Kent Tarihi Müzesi Müdürü Arkeolog Murat Karasalihoğlu da, "Anadolu'nun en bakir arkeolojik anlamdaki bölgesi olan Paflagonya, biz şu anda içinde bulunuyoruz. İç Paflagonya dediğimiz bölgede daha geç yerleşimlerin olması, kazı ya da yüzey araştırmalarının çok az olmasından dolayı biz, İç Paflagonya üzerinde arkeolojik anlamda söz söylemek konusunda biraz ketum davranıyoruz. Çünkü elimizde fazla verimiz yok" dedi. Programda Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş da, "Hodrianopolis Antik Kenti Kazıları" hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Muğla, Stratonikeia’da İlk Zeytin Hasat Festivali Düzenlendi Haber

Muğla, Stratonikeia’da İlk Zeytin Hasat Festivali Düzenlendi

Muğla’nın Yatağan ilçesinde bulunan Stratonikeia Antik Kenti, bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Zeytin Hasat Festivaline ev sahipliği yaptı. Antik kentte düzenlenen etkinlikte temsili zeytin hasadı yapılırken, ‘Zeytin Ağacı ve Taşların Dili’ adlı fotoğraf sergileri de ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Festival kapsamında antik kent girişinde gerçekleştirilen törende konuklara zeytin fidanı dağıtıldı. Muğla Büyükşehir Belediyesi ise davetlilere soğuk sıkım zeytinyağı ikram ederek etkinliğe destek verdi. Festivalin geleneksel hale getirilerek bölgenin kültürel mirasını ve zeytin üretimini tanıtmada önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor. Törende konuşan Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Koordinatörü Durmuş Ali Öztürk, "Yatağımız, bu kadim topraklar, bu zengin topraklar, bu yürekli insanların yaşadığı toprakların en büyük değerini ortaya çıkarmak, tanıtmak ve yatağına mal etmek için insanüstü bir çaba gösterdiğinizi görüyorum, biliyorum, yakından şahidim. Stratonikeia gibi, Lagina gibi değerlerimiz ortaya çıktıkça, hocamın en büyük amacı Yatağan’da turizmi canlandırmamız, bu alanları turizme kazandırmamız lazım, şiarıyla hareket ediyor. Bu konuda Sayın Valimizin, Kültür Turizm Bakanlığımızın büyük katkıları, büyük destekleri var. Onlara da sonsuz teşekkür ederim, bir Yatağanlı olarak" dedi. Muğla Vali Yardımcısı İsmail Soykan, "Hocamız çok değerli, büyük işler başarmış. Hocam gerçekten çok değerli, kazı başkanlarımızın hepsi çok değerli burada. Biz burada da 3 yıl diyaloglarımız çok fazla oldu. Muğla'nın her tarafında bir antik şehir var. Ama tabi Bilal Söğüt Hocam işlerinde çok değerli. Bu zeytin hasatı, şenliği de güzel bir organizasyon. Bu bölgenin özelliği, değeri zeytin. Hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Stratonikeia ve Lagina Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, bu yıl birincisi düzenlenen ‘Zeytin Hasat Festivali’nin önümüzdeki yıllardan daha da büyütülerek geleneksel hale getirmek için çaba harcayacakların söyledi. Prof. Dr. Söğüt, "Biz Stratonikeia antik kentinde, antik dönemden günümüzde yapılarda arkeolojik kazı ve restorasyon çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Burada yapılan çalışmalarda ve bu bölgedeki yapılan diğer çalışmalarda gösterdik ki, bu bölgede en az 5 bin yıldır zeytinin üretildiği, mutfakta yer aldığı ve gastronomide kullanıldığı biliniyor. Onun için de antik kentin içerisinde ve çevresinde bulunan bu zeytinle ilgili bir ürünlerin ve günümüzde var olan bu zeytin üretimini birleştirerek aslında farkındalık oluşturmak istedik. Bunun için de bu Birinci Stratonikeia Zeytin Hasat Festivali'ni başlattık. Bununla ilgili çok güzel veriler de var. Çünkü tarihin her döneminde bu bölgenin en önemli gelir sağlayan malzemesini zeytindi. Onun için de bu festivali için yaptık. Biz bunu geliştirerek ve yayınlaşarak devam etmesini istiyoruz. Tarihte bildiğimiz zeytinin etkinlik anlamında da ya da hem de kentin tanınırlığını ve bilinirliğini sağlaması anlamında da önemli bir araç olduğunu düşünüyorum. İnşallah gelişerek bunlar geliştirerek devam edeceğiz" dedi.

Beyaz Cennet Pamukkale’de Bayram Yoğunluğu Devam Ediyor Haber

Beyaz Cennet Pamukkale’de Bayram Yoğunluğu Devam Ediyor

Denizli’nin dünyaca üne sahip turizm merkezi Pamukkale travertenleri ve Karahayit bölgesinde Ramazan Bayramı yoğunluğu yaşanıyor. Beyaz cennet Pamukkale travertenleri yağışlı havaya rağmen 5 günde 38 bin ziyaretçiyi ağırladı. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Pamukkale ve termal suyu ile ön plana çıkan Karahayit bölgesinde Ramazan Bayramı yoğunluğu yaşanıyor. Bayram tatilinde aileleriyle Pamukkale’ye tatile gelen misafirlerin genellikle yerli turist olması dikkatlerden kaçmadı. Travertenlerde ve ören yerini ziyaret eden misafirler hatıra fotoğrafları da çekerek bu anları ölümsüzleştirdi. Ara ara etkili olan yağışlı havaya rağmen beyaz cennetteki yoğunluk dikkatlerden kaçmadı. Ramazan bayramı olması sebebiyle yerli turistlerin ağırlıklı olması bölgedeki tesislerde doluluk oranını etkiledi. Beyaz cennet Pamukkale Ramazan Bayramı bir gün öncesinde 5 bin, bayramın birinci günü 7 bin, ikinci günü 12 bin, üçüncü ve dördüncü günü ise 7 bin ziyaretçiyi ağırladı. Yerli ve yabancı toplamda 38 bin ziyaretçi Pamukkale travertenleri ve ören yerini ziyaret etti. İzmir’den Pamukkale travertenlerini görmek için geldiklerini belirten Neşe Yılmaz, "Pamukkale’yi çok beğendim, çok güzel burası. Bayram nedeniyle bir yoğunluk var. Bugün havada çok güzel serin ve kapalı tam gezilecek hava" dedi. Yoğun kalabalık beklemediğini ifade eden Abdullah Miraç Daldal ise "Afyonkarahisar’dan geliyoruz. Pamukkale çok güzel Denizlili insanlarda çok sıcakkanlı güzel karşıladılar bizleri. Antik kent çok güzel. Bizler gelirken bu kadar kalabalık beklemiyorduk ama hem bayram nedeniyle hem yurt dışından gelen misafirlerin oluşturduğu bir yoğunluk var" şeklinde konuştu. "Bayram tatilinin 9 gün olmasından çok memnunuz" Bölgedeki işletmeciler ise Ramazan Bayramı tatilinin 9 gün olmasının kendilerini olumlu yönde etkisi olduğunu vurguladı. Bekledikleri yoğunluğu gördüklerini ifade eden Çelik Termal Spa İşletmecisi Yağız Çelik Çıbık, "Pamukkale ve Karahayit termal turizm alanında dünyaca üne sahip bölgemizdir. Pamukkale ve Karahayit’teki termal suyunun diğer termal sulardan ayıran en önemli özelliği içerisinde bulundurduğu mineraller nedeniyle romatizma ve cilt hastalıkları üzerinde olumlu etkilere sahiptir. Sezon içerisinde dünya genelinden misafirlerimizi ağırlıyoruz. Bu hafta Ramazan Bayramı dolayısıyla yurt içinden misafirlerimizi ağırlıyoruz. Bu yılda beklediğimiz yoğunluğu gördük. Bayram tatilinin 9 gün olmasından çok memnunuz" şeklinde konuştu.

Telmessos Hac Rotası Konferansına Yoğun İlgi Haber

Telmessos Hac Rotası Konferansına Yoğun İlgi

Fethiye Turizm Derneği’nin düzenlediği "Telmessos Hac Yolunun Keşfi ve Turizme Katkısı" etkinliği yoğun katılımla gerçekleşti. Denizatı Restaurant’ta yapılan toplantıya Fethiye Turizm Derneği Başkanı Işıl Sungur, Fethiye Emlakçılar Derneği Başkanı Serdar Oğuz, Fethiye Kent Konseyi Başkanı Naci Dinçer, Fethiye Gazeteciler Derneği yönetim kurulu üyesi gazeteci ve yazar Işık Taban ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım gösterdi. Etkinlikte, Telmessos Antik Kenti yüzey araştırmalarını yürüten Prof. Dr. İsa Kızgut ve Arkeolog Pınar Döğerli sunum gerçekleştirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Akdeniz Üniversitesi adına yapılan araştırmaların sonuçları katılımcılara aktarıldı. 5 YILLIK ARAŞTIRMALAR BÖLGE TURİZMİNİ GÜÇLENDİRECEK 2021’den itibaren süren çalışmalar kapsamında, Fethiye merkezinde ve Şövalye Adası’nda Likya uygarlığına ait kalıntılar keşfedildi. Bu araştırmaların, Fethiye’nin kültürel mirasını turizme kazandıracağı vurgulandı. Fethiye Turizm Derneği Başkanı Işıl Sungur, elde edilen bulguların bölge turizmi için önemli fırsatlar sunduğunu belirtti. Telmessos'un, tarih öncesinden beri önemli bir yerleşim alanı olduğunu vurgulayan Sungur, beş yıldır devam eden çalışmaların, Fethiye’nin kültürel mirasını ön plana çıkaracağını ekledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı destekli Hac Yolları Kültür Rotası ile, ilçe turizm ve ekonomisine büyük katkılar sunulacağını söyledi. Arkeolog Pınar Döğerli ise Telmessos’un inanç turizmi açısından önemine dikkat çekerek, Erken Hristiyanlık döneminde Kudüs’e yapılan hac yolculuklarında Likya kıyılarının hacılar için önemli konaklama noktaları olduğunu aktardı. HAC ROTASI ÜZERİNDEKİ ARKEOLOJİK BULGULAR Döğerli, Telmessos’un hac yolculukları için stratejik bir bölge olduğunu belirterek, bölgedeki önemli durakları ve keşifleri anlattı: Gemiler Adası: 1989’da başlayan kazılarda dört kilise, geçit koridorları, sarnıçlar ve mezarlar bulundu. Karacaören Adası: Kilise kalıntıları keşfedildi ancak detaylı araştırmalar sürüyor. Ölüdeniz: Bölgede 12 kilisenin varlığı tespit edildi. Şövalye Adası: 2021’den beri Prof. Dr. İsa Kızgut başkanlığında yürütülen kazılarda mozaikli kilise, piskopos konutu ve sur kalıntıları gün yüzüne çıkarıldı. Bu keşiflerin, bölgenin inanç turizmi potansiyelini artıracağı ve turizme entegre edilmesi gerektiği vurgulandı. FETHİYE’NİN İNANÇ TURİZMİ POTANSİYELİ Konferansa katılan uzmanlar, Telmessos’un tarihi mirasının doğru tanıtım ve projelerle uluslararası turizm rotalarına eklenmesi gerektiğini belirtti. Fethiye’nin inanç turizminde daha etkin bir noktaya gelmesi için kamu ve özel sektör işbirliğinin önemine dikkat çekildi.

Turizme 2,5 Milyar Liralık Dev Yatırım Haber

Turizme 2,5 Milyar Liralık Dev Yatırım

Türkiye’de 2025 yılında turizm alanında yapılacak kamu yatırımları kapsamında, ulaşımı kolaylaştıracak yol projeleri ön plana çıkacak. 2025 Yılı Yatırım Programı’na göre, turizm sektöründe toplam 55 proje için 2 milyar 533 milyon lira harcama planlanıyor. 2024’te bu bütçe 2 milyar 53 milyon 168 bin lira olarak belirlenmişti. Böylece turizme ayrılan yatırım miktarı yaklaşık yüzde 23 artmış oldu. EN BÜYÜK PAY YOL PROJELERİNE AYRILACAK Turizm yatırımları içinde en büyük payı 840 milyon lira ile Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) aldı. 2024’te bu rakam 670 milyon liraydı. KGM, 14 projeyle bu kategoride en fazla projeye sahip kurum oldu. KGM, Kayseri ve Konya'daki turizm bölgeleri yollarını, Bodrum’daki turistik yolları ve İzmir, Aydın, Muğla, Şanlıurfa gibi turizm merkezlerindeki kara yolu projelerini hayata geçirecek. Turizm yatırımlarında KGM’yi, 450 milyon lira bütçeyle 3 proje yürütecek olan Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) takip ediyor. DOKAP, 11 ilde turizm amaçlı yol çalışmaları, ekoturizm köy projeleri ve çevre düzenlemeleri gerçekleştirecek. HALK PLAJLARINA VE ANTİK KENTLERE YATIRIM KGM ve DOKAP’ın ardından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı 9 proje için 388 milyon lira yatırım yapacak. Bu projeler arasında Efes Antik Kenti kanalının denize çıkış yapıları, yat limanları ve tekne barınma yerleri bulunuyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ise 6 projeye 365 milyon lira ayırırken, Kültür ve Turizm Bakanlığı halk plajları gibi 7 projeye 332 milyon lira yatırım yapacak.

Muğla 2024'te 10 Milyon Turisti Ağırladı Haber

Muğla 2024'te 10 Milyon Turisti Ağırladı

MUĞLA (İHA) - Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde gazetecilerle buluşarak 2024 yılını değerlendirdi. Turizm, tarım, orman yangınları ve toplu konut projelerinden bahseden Vali Akbıyık, 2024'teki önemli gelişmeleri aktardı. TURİZMDE REKOR YILI Vali Akbıyık, 2024’te Muğla’nın 3,7 milyonu yabancı olmak üzere toplamda 10 milyon turiste ev sahipliği yaptığını belirtti. Muğla’nın, turizmde Türkiye’nin ve dünyanın önemli merkezlerinden biri olmaya devam ettiğini vurgulayan Akbıyık, dört mevsim turizme geçiş için dalış turizmi altyapısının güçlendirildiğini ve sağlık turizmi alanında da büyük adımlar atılacağını söyledi. Ayrıca, kruvaziyer turizmi kapsamında Bodrum ve Marmaris limanlarına 250 bin yolcunun geldiğini, bu yolcuların nitelikli turistler olduğunu ifade etti. Akbıyık, "Daha nitelikli ve kaliteli turist geliyor. Turizmi 12 aya yaymamız gerekiyor. Sadece kum, deniz, güneş yeterli değil, Muğla ülkemizin en güzel koyları ile yeşili ile, denizi ile biliniyor. Ama bu 3, 4, 6 ayla kalmamalı. Bunun için de gastronomi turizmi, spor turizmi, kültür turizmi gibi turizmi gibi çeşitlendirmemiz gerekiyor. Son yıllarda kültür turizmi konusuna antik kentlerimiz, arkeolojik kazılarımız, ören yerlerimiz katkı yapıyor" diye ekledi. MUĞLA’NIN TARIMSAL GÜCÜ Vali Akbıyık, Muğla’nın yalnızca turizmde değil, tarımda da Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Arıcılık, narenciye, zeytin ve su ürünleri sektörlerinde bölgenin önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, Apiterapik Arıcılık Ürünleri Ar-Ge İnovasyon ve İşleme Merkezi Projesi gibi çalışmalarla arıcılık faaliyetlerinin hızla geliştiğini vurguladı. ORMAN YANGINLARIYLA MÜCADELE 2024 yazında Muğla’da 220 hektarlık alan orman ve ziraat yangınlarında zarar gördü. Bu alanların ağaçlandırılması için 260 bin fidan dikildiğini belirten Akbıyık, bölgede yangınlara müdahalede örnek bir başarı sergilendiğini söyledi. TOPLU KONUT VE KAMU YATIRIMLARI Muğla genelinde 2024’te 351 konut tamamlanırken, farklı ilçelerde 3 bin 18 konutun yapımı devam ediyor. Ayrıca, Bodrum Tapu ve Kadastro Hizmet Binası, Dalaman, Köyceğiz ve Yatağan ilçelerindeki hükümet konakları gibi çeşitli kamu binalarının inşası ve onarımı da hızla sürüyor. Vali Akbıyık, Muğla’nın hem turizmde hem tarımda büyümeye devam ettiğini ve 2025 yılı için de kapsamlı projelerin planlandığını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.