Hava Durumu

#Anadolu

TOURISMJOURNAL - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı Antalya’da açıldı Haber

YÖREX Yöresel Ürünler Fuarı Antalya’da açıldı

"YÖREX Anadolu'nun hikayesidir" Açılışta konuşan ATB Başkanı Ali Çandır, YÖREX'in sadece bir fuar olmadığını vurgulayarak, "YÖREX, emeğin değer kazandığı, kültürün kimlik bulduğu, Anadolu'nun dünyaya ses verdiği bir hikâyedir" dedi. 2009 yılında "Bu toprakların ürettiği değer hak ettiği yeri bulmalı" anlayışıyla yola çıktıklarını belirten Çandır, bugün gelinen noktada YÖREX'in bu vizyonun somut karşılığı olduğunu ifade etti. YÖREX'in düzenlendiği ANFAŞ'ta 5 gün boyunca Anadolu'nun zenginliklerinin sergileneceğini kaydeden Çandır, "Bir halıda sabrı, bir peynirde emeği, bir desende kültürü hissedeceğiz. Çünkü biz sadece ürün üretmiyoruz, değer üretiyoruz" diye konuştu. YÖREX kapsamında kurulan B2B alanına da değinen Ali Çandır, üreticilerin doğrudan alıcılarla buluşturulduğunu belirterek, "Hedefimiz ürünlerimizi dünya markası haline getirmek" dedi. "Kültürümüz bir ummandır" Antalya Valisi Hulusi Şahin ise konuşmasında milli kültürün zenginliğine dikkat çekerek, "Milli kültürümüz bir ummana, bir deryaya benzer. İçinde nice renkleri, güzellikleri barındırır. Tıpkı bir kilimin desenleri gibi her biri ayrı güzel ama aslında bir bütünün parçasıdır. Artık sadece tescil değil, tanıtım ve pazarlama aşamasındayız. Bu ürünlerden ekonomik değer üretmeli, ülkemize katkı sağlamalıyız" ifadelerini kullandı. Dünyada coğrafi işaret ekonomisinin büyüklüğüne de dikkat çeken Şahin, bu alanda Türkiye'nin daha fazla pay alması gerektiğini belirterek, zincir marketlerde coğrafi işaretli ürünlere özel alanlar oluşturulmasının önemine işaret etti. YÖREX'in Türkiye'nin vitrini olduğunu ifade eden Şahin, Antalya'nın milyonlarca turisti ağırlayan bir şehir olduğuna değinerek, "En güzel ürünlerimizi misafirlerimize sunuyoruz. Aynı zamanda bu fuar, yeni nesillere kendi kültürlerini tanıtmak için de önemli bir fırsattır. Çocuklarımızı YÖREX'e getirmeliyiz" dedi. "Coğrafi işaretlerde büyük artış" Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise YÖREX'in coğrafi işaretli ürünlerin artmasında önemli rol oynadığını belirterek, "Son 16 yılda coğrafi işaretli ürün sayımız yaklaşık 18 kat artarak bin 800'ün üzerine çıktı. 46 ürünümüz de Avrupa Birliği'nden tescil aldı" ifadelerini kullandı. "Antalya fuarcılıkta da güçlü olmalı" ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman da Antalya'nın turizmde güçlü bir şehir olduğunu belirterek, fuarcılıkta da aynı başarıyı yakalaması gerektiğini söyledi. "Coğrafi işaret çalışmaları hızlandı" TÜRKPATENT Başkanı Muhammed Zeki Durak ise Türkiye'nin coğrafi işaret konusunda önemli mesafe kat ettiğini belirterek, son yıllarda başvuru ve tescil sayılarında ciddi artış yaşandığını söyledi. "YÖREX kültürel mirasın taşıyıcısı" Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir ise YÖREX'in Anadolu'nun kültürel mirasını geleceğe taşıyan önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. Tören sonunda, Avrupa Birliği'nden ticari ürün tescili alan kurumlara da protokol tarafından ödüller verildi. Türkiye'nin dört bir yanından gelen yöresel ürünlerin sergilendiği YÖREX, ziyaretçilerine hem kültürel hem de ticari anlamda önemli fırsatlar sunmaya devam edecek. Fuarın açılışına Antalya Valisi Hulusi Şahin, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Dirgen Özdemir, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Muhammed Zeki Durak, ATB Başkanı Ali Çandır ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman başta olmak üzere çok sayıda davetli katıldı.

Smyrna’ya ait heykel başı ABD’den Türkiye’ye iade edildi Haber

Smyrna’ya ait heykel başı ABD’den Türkiye’ye iade edildi

Kültür varlıklarının korunması ve ait olduğu topraklara kazandırılması için yürütülen çalışmalarda, uluslararası iş birlikleriyle sonuç alınan iade süreçlerine bir yenisi daha eklendi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımda, "Müjdeli bir haberimiz daha var. ABD’nin Denver kentindeki Denver Art Museum koleksiyonunda bulunan ve Smyrna Antik Kenti kökenli olduğu bilimsel verilerle teyit edilen mermer heykel başının iadesini sağladık. 1934 tarihli raporlar ve uzman incelemeleriyle Smyrna Agora kazılarından geldiği ve Theodosius Dönemi’ne ait olduğu belirlenen eser, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarılmıştı. Denver Sanat Müzesi ile kurulan iş birliği ve yapıcı diyalog sayesinde eserimizi evine kavuşturduk. M.S. 5. yüzyıla tarihlenen eser bugün İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor. Bu süreçte emeği geçen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ekiplerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Kültürel mirasımızı kararlılıkla korumaya devam edeceğiz" dedi. İade sürecinin arka planı ve eserin bilimsel kimliği Amerika Birleşik Devletleri’nin Colorado eyaletine bağlı Denver şehrinde bulunan Denver Sanat Müzesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne koleksiyonlarında yer alan ve Anadolu kökenli olduğu belirlenen mermer heykel başını iade etmek istediklerini bildirdi. Smyrna Agora kazılarından elde edilen heykel başının 1989 yılında Marie Thérse Macy’nin malikanesinden bağış yoluyla Denver Sanat Müzesi koleksiyonuna dahil edildiği, Macy’nin ise 1946-1948 yılları arasında İstanbul’da ABD Başkonsolosu olarak görev yapan Clarence Edward Macy’nin eşi olduğu bilgisi paylaşıldı. Bakanlık uzmanlarınca yapılan incelemelerde söz konusu veriler doğrulandı. Eserin Smyrna Agora kazılarında çıkarıldığı, 1934 tarihli Türk Tarih, Arkeologya ve Etnografya Dergisi’nde yayımlanan raporla da belgelendi. Eserin Anadolu kökenli olduğu ve yasa dışı yollarla yurt dışına çıkarıldığı, Bakanlık uzmanlarının bilimsel incelemeleri ve arşiv kayıtlarıyla kesin olarak ortaya kondu. Bu tespitler doğrultusunda Türkiye tarafından eserin iadesi resmi olarak talep edilirken, yürütülen süreç uluslararası iş birliğiyle sonuçlandı. Son yıllarda kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadelede izlenen etkin politikalar sayesinde müze ve özel koleksiyonlar nezdinde gönüllü iade süreçlerine yönelik farkındalık ve iş birliği belirgin şekilde artış gösterdi. Smyrna kökenli mermer heykel başının Türkiye’ye kazandırılması da bu yaklaşımın somut bir örneği oldu. Üslup özellikleri doğrultusunda heykel başının Theodosius dönemi heykel sanatıyla ilişkili olduğu, Efes-Smyrna bölgesinde faaliyet gösteren bir atölyenin ürünü olduğu, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akın Ersoy ile Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi uzmanlarınca hazırlanan raporlarda da ortaya kondu. Tarihî eserin özellikleri ve sergi süreci Yüksekliği 25 santimetre olan mermer heykel başı, M.S. 5. yüzyılın ikinci yarısına tarihleniyor. Erkek portresi olarak tanımlanan eserde boyun kısmı kırık ve eksik durumda bulunuyor. Heykelde saç ve kaş kıvrımları keskiyle işlenirken, göz bebekleri matkap darbeleriyle belirgin hale getirildi. Kısa sakallı portrede gözlerin izleyiciye yöneldiği ve yüz hatlarında güçlü ifade unsurlarının bulunduğu tespit edildi. Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla Türkiye’ye getirilen eser, kökeni ve tarihsel bağlamı dikkate alınarak İzmir Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. Uluslararası iş birliği ve kaçakçılıkla mücadele Türkiye’nin son yıllarda kültür varlıkları kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürüttüğü çalışmalar, uluslararası alanda karşılık bulmaya devam ediyor. Müze ve koleksiyonların gönüllü iade süreçlerine daha açık hale gelmesi, yürütülen politikaların somut sonuçları arasında yer alıyor. Smyrna kökenli mermer heykel başının iadesi de bu sürecin dikkat çeken örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Ataoğlu, Anadolu’da Turizm Tanıtım Atağını Sürdürüyor Haber

Ataoğlu, Anadolu’da Turizm Tanıtım Atağını Sürdürüyor

Başbakan Yardımcısı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, Kuzey Kıbrıs turizmini daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla Anadolu’nun farklı şehirlerinde aktif tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini belirtti Bakanlıktan verilen bilgiye göre, Ataoğlu tanıtım faaliyetleri kapsamında, Kapadokya bölgesinde düzenlenecek acenteler toplantısına katılmak üzere gittiği Nevşehir'de Nevşehir Valisi Ali Fidan ve Göreme Belediye Başkanı Ömer Eren ile bir araya geldi. Kayseri, Nevşehir ve Kapadokya bölgesinde gerçekleştirilen temasların büyük önem taşıdığını ifade eden Ataoğlu, “Kıbrıs’tan turizm acentelerimizle birlikte buradayız. Amacımız, ülkemizin turizm değerlerini yerinde anlatmak, yeni iş birlikleri geliştirmek ve karşılıklı turist akışını artırmaktır.” dedi. Görüşmelerde turizm alanında iş birliği olanakları, Kuzey Kıbrıs’ın turizm potansiyeli hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Program, Başbakan Yardımcılığı Turizm Kültür Gençlik ve Çevre Bakanlığı himayesinde, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) ve Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) iş birliğinde organize edildi. Ataoğlu’na, Kuzey Kıbrıs’tan bazı turizm acente temsilcileri eşlik etti. Ataoğlu'nun da katılacağı Kapadokya’daki acenteler toplantısına Türkiye’nin farklı bölgelerinden profesyoneller de katılacak. Toplantıda, Kuzey Kıbrıs turizminin olanakları detaylı şekilde ele alınacak, Kıbrıs Türk kültürünü yansıtan özel sunumlar gerçekleştirilecek, geleneksel yemeklerin tanıtımı yapılacak. Temaslarda, özellikle acenteler arası doğrudan iletişimin artırılması ve yeni tur paketlerinin oluşturulması için zemin oluşturulması amaçlanıyor.

Pompeiopolis, Güneş Saatiyle Tarihini Gün Yüzüne Çıkarıyor Haber

Pompeiopolis, Güneş Saatiyle Tarihini Gün Yüzüne Çıkarıyor

Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin'in yürütücülüğünde hazırlanan "Güneş Saati Üzerinden Zamanın İzinde: Paflagonya Bölgesi ve Pompeiopolis Antik Kenti'nin Bilim Tarihi Açısından Analizi ve Dijital Modellemesi" başlıklı proje, TÜBİTAK-3005 Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Çalışma, Pompeiopolis Antik Kenti'nde 2021 yılında ortaya çıkarılan hemicyclium tipindeki güneş saatinin bilim kapsamlı bir şekilde incelenmesini amaçlıyor. Projede güneş saatinin teknik yapısı, astronomi bilgisi, mühendislik özellikleri ve sosyo-kültürel düşüncede disiplinler arası yöntemlerle analiz edilecek. Türkiye'de antik güneş saatlerine ilişkin beşeri bilimler alanında yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olması, projeyi hem özgün hem de bilimsel açıdan yeni bir konuma yerleştiriyor. Proje kapsamında güneş saati, bilgisayar destekli ışık-gölge simülasyonları ile yeniden modellenerek kullanım doğruluğu test edilecek; benzer örneklerle karşılaştırmalı analiz yapılacak. Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu'nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan ve M.Ö. 64 yılında inşa edilen Pompeiopolis Antik Kenti'nde proje kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların yanı sıra Paflagonya tarihine ışık tutacak veriler de ilk kez ortaya çıkarılacak. "Roma döneminden kalma kase tipi güneş saati olduğunu belirledik" Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Unat, "Taşköprü'deki kalıntıları üniversitemizin Arkeoloji Bölümü'nden arkadaşlarımız incelediklerinde bir güneş saati bulduklarını söylediler. Biz de bu projeyi bu amaçla hazırladık ve buradaki güneş saatinin nasıl olduğunu, ne türde bir güneş sahip olduğunu ve çalışma prensibinin de nasıl olduğu üzere bir çalışma yapmaya başladık. Bu çalışma süreci içerisinde güneş saatinin aşağı yukarı M.Ö. 3'üncü yüzyıldan Roma döneminden kalan kase tipi bir güneş saatini olduğunu belirledik. Amacımız bu güneş saatini yeniden ortaya çıkartmak, dizayn etmek, belki de üniversitemizin kampüsü içerisinde bu saatimizi yeniden reprodüksiyonunu yaparak güzel bir şekilde yerleştirebilmek" dedi. "Bölgeyi ziyaret eden kişilerin güneş saatinin olması önem taşıyor" Bütün uygarlıkların bilime katkılarının oldukça önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Unat, "Biz, Kastamonu'nun da geçmişten bu yana bilim kültürüne hizmet ettiğinin bir göstergesi olarak bu projeyi tamamlamayı düşünüyoruz. Dolayısıyla geçmiş dönemden bugüne kadar oluşan süreç içerisinde gerek Roma dönemi, gerek Osmanlı dönemi, gerek diğer kültürlerin buraya yapmış olduğu katkıların bilimsel katkıların da olduğunu gösterebilen bir proje sunmayı hedefledik. Bu buranın kültürel zenginliklerini göstermesi açısından, gerek Paflagonya bölgesinin, gerek Kastamonu'nun kültürel kimliği açısından oldukça önemli. Bunun dışında buradaki çalışma aynı zamanda ekonomik ve turizm açısından da bölgeye katkı sağlayaca" diye konuştu. "Pompeipolis'in de dijital olarak tasarlanması kültürel mirasa katkı sağlayacak" Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin ise, "Bilim tarihinden coğrafyaya, arkeoloji bölümünden tarih bölümüne kadar farklı alanladaki arkadaşlarımızla bir ekip kurduk ve Pompeipolis Antik Kentini güneş saati üzerinden dijitalleştirmeye karar verdik. Dijitalleştirme için de çağımızın oldukça önemli bir yaklaşım olan dijital beşeri bilimler çalışmalarını ve yöntemlerini kullanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda projemizde güneş saatini tarama cihazlarıyla ve oradaki antik kenti bir uçtan diğer uca kadar olacak şekilde üniversitemiz aracılığıyla bir web sitesinde tanıtmayı planlıyoruz. Pompeipolis'in de dijital olarak tasarlanması, modellenmesi, kültürel mirasa büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatacağız" Amaçlarının Paflagonya'daki bilimsel çalışmaları ele almak olduğunu ifade eden Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Okan Demir de, "Paflagonyanın tarihi anlamdaki imajları genelde egemen güçler tarafından çizilmiştir. Aslında bu projeyle beraber Paflagonyanın bilimsel olarak üretimlerini, sosyo-kültürel açıdan dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatmış olacağız. Bu kapsamda projemiz daha sonraki çalışmalar açısından Paflagonya tarihinin aydınlatılmasında çok büyük bir önemi haizdir. Güneş saati, M.S. 3'üncü veya 5'inci yüzyıllar arasında üretilmiş olduğu düşünülüyor. Bu dönemde Paflagonya, Roma İmparatorluğu'nun egemenliği altındadır" şeklinde konuştu. "Güneş saatiyle ilgili veriler toplayacağız" Proje süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Suat Yazan da, "Ulaştığımız verilerin dijitalleşmesine de hem uzaktan algılama, hem coğrafi bilgi sistemleriyle yapılacak analizlerde kullanılmasına çalışacağız. Bu anlamda benim temel vurgunum projenin bütüncül yapısına ilişkin olabilir. Ayrıca kazı faaliyetlerini gerçekleştiren ekiple de bir araya geleceğiz. Onların buradaki kazı çalışmasına yönelik çıkarılan, ulaşılan arkeolojik keşiflere yönelik görüşlerini alıp projeye dahil edeceğiz ve bu şekilde projemizi tamamlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Samet Doğan da projede kullanılacak sayısal yüzey modelleme konusunda bilgi verdi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise projeyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Pompeiopolis Antik Kenti'nde ortaya çıkarılan güneş saatinin yeniden bilimsel bir bakışla incelenmesi, hem üniversitemiz hem de bölgenin kültürel mirası açısından oldukça değerlidir" dedi. Projede Harran Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi de yer alıyor.

Turizmde Konaklama Geliri 7 Milyar Dolarla Rekor Haber

Turizmde Konaklama Geliri 7 Milyar Dolarla Rekor

Türkiye'nin turizmdeki konaklama gelirleri, geçen yıl yaklaşık 7 milyar dolarla rekor kırarken son 5 yılda bu gelirlerin toplamı 27,9 milyar doları aştı. Konaklamanın toplam gelirlere oranı yaklaşık yüzde 11. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) turizm istatistiklerine göre ülkenin turizm geliri 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 6,8 artarak 65,2 milyar dolar oldu. Turizm gelirinde geçen yıl Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından 2026 yılı için hedef ise 68 milyar dolar açıklandı. 6,9 MİLYAR DOLARLIK HARCAMA Gelirlerin alt sektörlere dağılımı incelendiğinde ise turistlerin Türkiye'de yaptığı harcamaların 6 milyar 983 milyon 832 bin dolarının konaklama harcaması olduğu görüldü. Bu değer, verilerin derlendiği 2003'ten bu yana en yüksek konaklama geliri olarak kayıtlara geçti. Anadolu Ankara Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) Yönetim Kurulu Başkanı Birol Akman 68 milyar dolarlık 2026 turizm geliri hedefi için konaklamanın da güçlü performans göstermesi gerektiğini vurguladı. Turizm Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD) İç Anadolu Bölge Yürütme Kurulu Başkanı Gökhan Esengil, konaklama sektöründeki büyümenin sektör adına güçlü ve umut verici bir görünüm sunduğunu ancak rakamları değerlendirirken yalnızca büyüklüğe değil, bu büyümenin niteliğine de bakmak gerektiğini söyledi. EN BÜYÜK PAY PAKET TURLARIN Öte yandan, Turizm Bakanlığı'nın ilk 9 aya ilişkin paylaştığı verilere göre, dış turizm gelirleri içinde en yüksek payı yüzde 33,6 ile paket turlar aldı. Onu yüzde 19,9'la yeme-içme, yüzde 14,6 ile alışveriş gibi kalemler ve yüzde 11 ile konaklama izledi. Diğer kategorilerde ise ulaştırmaya yüzde 5,4, sağlığa yüzde 3,3, sosyal faaliyetlere yüzde 0,9 ve tur hizmetlerine yüzde 0,3 pay ayrıldı.

Hatay, Habibi Neccar Camii Restorasyon Sonrası Açılıyor Haber

Hatay, Habibi Neccar Camii Restorasyon Sonrası Açılıyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkımın yaşandığı Hatay'da binlerce bina yerle bir olurken kentin en önemli tarihi yapıları da zarar görmüştü. Asırlar boyunca medeniyetlerin beşiği olan kentin sembol simgelerinden olan, 7. yüzyılda inşa edilen ve Anadolu'daki ilk cami olma özelliği taşıyan Habibi Neccar Camii de depremde ağır hasar almıştı. Depremde kuzey beden duvarının büyük hasar aldığı camide, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Müdürlüğü ile Konya Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde Eylül 2023 yılında restorasyon çalışmalarına başlandı. Restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının bittiği Habibi Neccar Camisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle 27 Aralık tarihinde ibadete açılacak. "Camimiz aslına uygun, itina ve titizlikle yapılan çalışmalarla bu hale geldi" Habibi Neccar Cami'nin ayağa kalkmasının Antakya'nın ayağa kalkması anlamına geldiğini ifade eden Habibi Neccar Mahalle Muhtarı Fuat Gövce, "Habibi Neccar Camii Anadolu'nun ilk kurulan camisidir. Depremde çok büyük bir hasar gördü. Hasar gördükten sonra tekrardan onarım çalışmalarına başlandı. Caminin onarımı için sayın Cumhurbaşkanımıza, Valimize ve Konya Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederiz. İnşallah Cumartesi günü Cumhurbaşkanımızın katılımıyla açılışı yapılıp vatandaşlarımızın hizmetine açılacak. Depremden sonra ilk onarım çalışmalarının başladığından bugüne kadar devamlı gelip gördüm. Camimiz aslına uygun, itina ve titizlikle yapılan çalışmalar ardından bu hale geldi. Caminin içi de depremden önceki hali gibi oldu, camimizin kısa zamanda bu hale geleceğini düşünmüyorduk. Devlet büyüklerimizden Allah razı olsun. Güzel restorasyon çalışmalarıyla Habibi Neccar Camii ayağa kalktı. Habibi Neccar Camii ayağa kalkması demek, Antakya'nın ayağa kalkması anlamına gelir. Depremde caminin sadece kıble duvarı ayaktaydı ve geri kalan her şey yıkılmıştı. Buradaki taşları içeride ayrıştırarak aslına uygun hale getirilip yerleştirildi" dedi. "Depremden sonra camiye geldiğimizde tanınmaz haldeydi" Depremden sonra tanınmaz hale gelen Habibi Neccar Cami'nin onarımı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür eden vatandaş Cemil Kerseoğlu, "Habibi Neccar Mahallesi'nde büyüdüğümüz için bu camiyi çok iyi bilen kişilerdeniz. Depremden sonra camiye geldiğimizde tanınmaz haldeydi. Caminin bu hale gelmesinden dolayı herkese teşekkür ederim. Ben burada esnaflık yaptığım için çalışmalar çok güzel ve düzenli olarak gitti. Aynı şekilde Habibi Neccar Camii aynı düzen içerisinde yapıldı" ifadelerini kullandı.

Turistik Doğu Ekspresi, Yeni Sezonda Anadolu’ya Yolculuk Haber

Turistik Doğu Ekspresi, Yeni Sezonda Anadolu’ya Yolculuk

Herkesin merakla beklediği ‘Turistik Doğu Ekspresi' bu sezonki ilk seferi bugün başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi'nin 2025-2026 sezonu ilk seferine uğurlanması dolayısıyla düzenlenecek törene katıldı. Ankara'dan Kars'a hareket edecek Turistik Doğu Ekspresi'nin yeni sezon ilk seferi için tarihi Ankara Garı'nda uğurlama töreni gerçekleştirildi. Törende konuşma yapan Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi'nin bölge turizmine ve ekonomisine katkılar sağladığını ve geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Turistik Doğu Ekspresi'ne katılımın yoğun olduğunu belirtti. Her yıl yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi gören Turistik Doğu Ekspresi, 2025-2026 sezonunda da yolcularına Doğu Anadolu'nun doğal ve kültürel zenginliklerini keşfetme imkanı sunması hedefleniyor. Turistik Doğu Ekspresi kapsamında trenin; Erzincan, Erzurum, Sivas ve Kars gibi önemli duraklarda planlı molalar verileceği belirtildi. "Turistik Doğu Ekspresi, nostaljik bir deneyim ve keşif yolculuğudur" Turistik Doğu Ekspresi'nin hizmet verdiği dönemden bu zamana kadar kültürel ve ekonomik anlamda Türkiye'ye önemli katkılar sağladığını belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "1949 yılında gerçekleştirdiği ilk seferinden bu yana Doğu Ekspresi, hizmet verdiği her dönemde kültür mirasımızın maddi ve manevi zenginliklerinin izini süren eşsiz bir yol arkadaşı olmuştur. Tam 76 yıldır demir rayların üzerinde, nice özlemin ardından gelen kavuşmaların sıcaklığını, dostlukları, hatıraları ve duyguları yüreklerimize taşımıştır. Turistik Doğu Ekspresi ise bu 76 yıllık yolculuğun mirasını devralarak, 2019 yılında seferlerine başladığı günden bu yana Anadolu'nun büyüleyici güzelliklerini raylar üzerinde bir masal gibi sunmaktadır. Ankara'dan Kars'a uzanan 1360 kilometrelik bu rota, yolcularına karla kaplı dağların, derin vadilerin, tarihi dokunun ve kültürel zenginliklerin kartpostal tadında manzaralarını hediye etmektedir. Turistik Doğu Ekspresi, sadece bir tren yolculuğu değil, sanki zamanda yolculuğa çıkmış hissi uyandıran nostaljik bir deneyim, bir keşif yolculuğudur. Doğu Ekspresi'nin; Ankara'dan Kars'a uzanan 1360 kilometrelik büyülü rotasına ek olarak, 29 Mayıs 2019 tarihinde yepyeni bir anlayışla, daha konforlu, daha zengin ve daha etkileyici bir deneyim sunmak üzere ‘Turistik Doğu Ekspresi'ni sefere koymuştuk. O günden bu yana da Türkiye'mizin eşsiz kültürünü, nefes kesen doğal güzelliklerini ve köklü tarihi mirasını dünyaya tanıtmanın en özel, en etkileyici araçlarından biri olarak yoluna devam ediyor. Özellikle gençler, doğa, fotoğraf tutkunları ve farklı bir tatil arayışındaki her yaştan yolcuya, yüksek kalitede, sıra dışı ve unutulmaz bir seyahat deneyimi sunuyor. 2019'daki ilk seferinden bugüne kadar 81 binin üzerinde yolcumuz bu eşsiz yolculuğu yaşadı, Anadolu'nun ruhunu keşfetti" şeklinde konuştu. "Yeni sezonda 10 bin 800 seyahat tutkununa Anadolu'nun büyüsünü yaşatacağız" Turistik Doğu Ekspresi'nde seyahat edecek vatandaşların Türkiye'nin doğal ve tarihi mirasını fazlasıyla yaşayacaklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "8 adet konforlu yataklı vagondan ve 1 adet yemek vagonundan oluşan Turistik Doğu Ekspresimiz, tren başına 160 yolcu kapasitesiyle hizmet sunacak. Böylece yeni sezonda 10 bin 800 seyahat tutkununa, Anadolu'nun büyüsünü yaşatacağız. Ekspresimiz; Ankara-Kars yönünde Erzincan'da 2 saat 30 dakika, Erzurum'da 4 saat; Kars - Ankara yönünde ise İliç'te 3 saat, Divriği'de 2 saat 30 dakika ve Sivas'ta 3 saat duruşlarla, yolcularına şehirlerin tarihini, kültürünü ve lezzetlerini tanıma fırsatı verecek. Ayrıca, popülerliği giderek artan Turistik Doğu Ekspresi'ni gençlerimizin deneyimlemesine imkân sağlamak üzere U-FEST kapsamında çekilişler gerçekleştiriyor, Türkiye'nin dört bir yanındaki üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerimize bu eşsiz yolculuğu ücretsiz olarak hediye ediyoruz. İlk etapta, bugünkü ilk seferde 40, 26 Aralık'taki seferde ise 40 olmak üzere toplam 80 öğrencimizi Turistik Doğu Ekspresi'nde misafir edeceğiz. Şubat ayındaki son iki trende de 80 öğrencimizle birlikte, sezonda toplam 160 öğrenciyi bu unutulmaz yolculukla buluşturmuş olacağız" diye konuştu. "Sarıkamış'ı çok merak ediyoruz" Turistik Doğu Ekspresi'nin herkesin deneyimlemesi gerektiğini ifade eden trenin ilk yolcularından biri olan Esra Aksoy ise, "Çok heyecanlıyız. Manisa Turgutlu'dan geliyoruz. İnşallah keyifli oluruz. Manisa'dan çıkıp Türkiye'nin öbür ucunu görmek bizi heyecanlandırıyor. Bir dahaki sefere çocuklarla tekrarlarız inşallah. Sarıkamış'ı çok merak ediyoruz. Şehitliği ziyaret etmek istiyoruz. Tarihi yerleri ziyaret etmek istiyoruz. Vakit kaybetmeden bu heyecanı, bu ortamı yakalasınlar. Herkesin yeni yılını kutluyorum. Bütün herkese iyi yolculuklar diliyorum" ifadelerini kullandı.

Muğla, Akyaka Ve Üç Köy UNWTO’nun En İyileri Arasında Haber

Muğla, Akyaka Ve Üç Köy UNWTO’nun En İyileri Arasında

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından açıklanan “En İyi Turizm Köyleri 2025” listesinde, dünya genelinde yapılan 270’i aşkın başvuru arasından 29 ülkeden 52 köy seçildi. Muğla Akyaka, Antalya Kale Üçağız, Mardin Anıtlı ve İzmir Barbaros; kültürel mirasın korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve yerel kalkınmaya katkı kriterleri doğrultusunda değerlendirilerek listeye girmeyi başardı. Türkiye, bu prestijli listede dört köyle yer alarak ülkeler arasında öne çıktı. DÜNYANIN EN İYİ 52 TURİZM KÖYÜ Birleşmiş Milletler Turizm Bakanlığı'nın 2025 yılı için belirlediği En İyi 52 Turizm Köyü listesi (köylerin alfabetik sırasına göre) aşağıdaki gibidir: Agaete, İspanya Akyaka, Türkiye Aldea San Cristobal El Alto, Guatemala Anıtlı, Türkiye Antônio Prado, Brezilya Arquà Petrarca, İtalya Asolo, İtalya Asuka, Japonya Barbaros, Türkiye Bellano, İtalya Bled, Slovenya Carlos Pellegrini, Arjantin Chamarel, Mauritius Digang, Çin Dongluo, Çin Ezcaray, İspanya Flößerstadt Schiltach, Almanya Mauritius'un Güneydoğu Grand Nehri Hosszúhetény, Macaristan Huanggang, Çin Çin'in Jikayi şehri Kale Üçağız, Türkiye Kandelous, İran Kaštelir Labinci, Hırvatistan Khinalig, Azerbaycan Kolochava, Ukrayna Koyasan, Japonya Krupa na Vrbasu, Bosna Hersek Loriga, Portekiz Lô Lô Chải, Vietnam Maimará, Arjantin Marktgemeinde Bad Hindelang, Almanya Masfout, Birleşik Arap Emirlikleri Mértola, Portekiz Mórahalom, Macaristan Güney Kore, Muju Köyü Murillo, Kolombiya Neot Semadar, İsrail Kuzey Azrak, Ürdün Pacto, Ekvador Pemuteran, Endonezya Plateliai, Litvanya Pont-Croix, Fransa Quynh Son Topluluk Temelli Turizm Köyü, Vietnam Şafiabad, İran Shodoshima, Japonya Soheili, İran Synevyrska Polyana, Ukrayna Tonosho, Japonya Valendas, İsviçre Vila Nogueira de Azeitao, Portekiz Yangsuri, Kore Cumhuriyeti TÜRKİYE'DEN LİSTEYE GİREN DÖRT KÖY Türkiye, listede yer alan dört farklı köyü ile dünya çapında tanınırlığını artırdı. Bu köyler, Anadolu’nun doğal zenginliğini ve kültürel derinliğini temsil ediyor. MUĞLA AKYAKA MAHALLESİ "Sakin Kent" (Cittaslow) unvanına sahip Muğla Akyaka Mahallesi, doğasını, mimarisini ve kültürünü koruyarak kalkınmayı başaran nadir yerleşimlerden biri olarak ödüle layık görüldü. KALE ÜÇAĞIZ Antalya Demre ilçesine bağlı Kale Üçağız, kültürel ve doğal varlıkların korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve yerel toplulukların ekonomik kalkınmasına katkı sağlayan turizm uygulamalarıyla listede yerini aldı. ANITLI KÖYÜ Mardin Midyat ilçesine bağlı Anıtlı Köyü de, kültürel zenginliğini ve misafirperverliğini koruyarak uluslararası alanda tanınma fırsatı yakaladı. BARBAROS KÖYÜ Sürdürülebilir ve yerel değerlere dayalı turizm anlayışıyla öne çıkan İzmir Barbaros köyü, uluslararası tanınırlığını artırarak Türkiye'yi temsil eden sayılı köylerden biri oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.