Hava Durumu

#Anadolu

TOURISMJOURNAL - Anadolu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Anadolu haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Hatay, Habibi Neccar Camii Restorasyon Sonrası Açılıyor Haber

Hatay, Habibi Neccar Camii Restorasyon Sonrası Açılıyor

Kahramanmaraş merkezli depremlerde en çok yıkımın yaşandığı Hatay'da binlerce bina yerle bir olurken kentin en önemli tarihi yapıları da zarar görmüştü. Asırlar boyunca medeniyetlerin beşiği olan kentin sembol simgelerinden olan, 7. yüzyılda inşa edilen ve Anadolu'daki ilk cami olma özelliği taşıyan Habibi Neccar Camii de depremde ağır hasar almıştı. Depremde kuzey beden duvarının büyük hasar aldığı camide, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Müdürlüğü ile Konya Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde Eylül 2023 yılında restorasyon çalışmalarına başlandı. Restorasyon ve rekonstrüksiyon çalışmalarının bittiği Habibi Neccar Camisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle 27 Aralık tarihinde ibadete açılacak. "Camimiz aslına uygun, itina ve titizlikle yapılan çalışmalarla bu hale geldi" Habibi Neccar Cami'nin ayağa kalkmasının Antakya'nın ayağa kalkması anlamına geldiğini ifade eden Habibi Neccar Mahalle Muhtarı Fuat Gövce, "Habibi Neccar Camii Anadolu'nun ilk kurulan camisidir. Depremde çok büyük bir hasar gördü. Hasar gördükten sonra tekrardan onarım çalışmalarına başlandı. Caminin onarımı için sayın Cumhurbaşkanımıza, Valimize ve Konya Büyükşehir Belediyesine teşekkür ederiz. İnşallah Cumartesi günü Cumhurbaşkanımızın katılımıyla açılışı yapılıp vatandaşlarımızın hizmetine açılacak. Depremden sonra ilk onarım çalışmalarının başladığından bugüne kadar devamlı gelip gördüm. Camimiz aslına uygun, itina ve titizlikle yapılan çalışmalar ardından bu hale geldi. Caminin içi de depremden önceki hali gibi oldu, camimizin kısa zamanda bu hale geleceğini düşünmüyorduk. Devlet büyüklerimizden Allah razı olsun. Güzel restorasyon çalışmalarıyla Habibi Neccar Camii ayağa kalktı. Habibi Neccar Camii ayağa kalkması demek, Antakya'nın ayağa kalkması anlamına gelir. Depremde caminin sadece kıble duvarı ayaktaydı ve geri kalan her şey yıkılmıştı. Buradaki taşları içeride ayrıştırarak aslına uygun hale getirilip yerleştirildi" dedi. "Depremden sonra camiye geldiğimizde tanınmaz haldeydi" Depremden sonra tanınmaz hale gelen Habibi Neccar Cami'nin onarımı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür eden vatandaş Cemil Kerseoğlu, "Habibi Neccar Mahallesi'nde büyüdüğümüz için bu camiyi çok iyi bilen kişilerdeniz. Depremden sonra camiye geldiğimizde tanınmaz haldeydi. Caminin bu hale gelmesinden dolayı herkese teşekkür ederim. Ben burada esnaflık yaptığım için çalışmalar çok güzel ve düzenli olarak gitti. Aynı şekilde Habibi Neccar Camii aynı düzen içerisinde yapıldı" ifadelerini kullandı.

Turistik Doğu Ekspresi, Yeni Sezonda Anadolu’ya Yolculuk Haber

Turistik Doğu Ekspresi, Yeni Sezonda Anadolu’ya Yolculuk

Herkesin merakla beklediği ‘Turistik Doğu Ekspresi' bu sezonki ilk seferi bugün başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi'nin 2025-2026 sezonu ilk seferine uğurlanması dolayısıyla düzenlenecek törene katıldı. Ankara'dan Kars'a hareket edecek Turistik Doğu Ekspresi'nin yeni sezon ilk seferi için tarihi Ankara Garı'nda uğurlama töreni gerçekleştirildi. Törende konuşma yapan Bakan Uraloğlu, Turistik Doğu Ekspresi'nin bölge turizmine ve ekonomisine katkılar sağladığını ve geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Turistik Doğu Ekspresi'ne katılımın yoğun olduğunu belirtti. Her yıl yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi gören Turistik Doğu Ekspresi, 2025-2026 sezonunda da yolcularına Doğu Anadolu'nun doğal ve kültürel zenginliklerini keşfetme imkanı sunması hedefleniyor. Turistik Doğu Ekspresi kapsamında trenin; Erzincan, Erzurum, Sivas ve Kars gibi önemli duraklarda planlı molalar verileceği belirtildi. "Turistik Doğu Ekspresi, nostaljik bir deneyim ve keşif yolculuğudur" Turistik Doğu Ekspresi'nin hizmet verdiği dönemden bu zamana kadar kültürel ve ekonomik anlamda Türkiye'ye önemli katkılar sağladığını belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "1949 yılında gerçekleştirdiği ilk seferinden bu yana Doğu Ekspresi, hizmet verdiği her dönemde kültür mirasımızın maddi ve manevi zenginliklerinin izini süren eşsiz bir yol arkadaşı olmuştur. Tam 76 yıldır demir rayların üzerinde, nice özlemin ardından gelen kavuşmaların sıcaklığını, dostlukları, hatıraları ve duyguları yüreklerimize taşımıştır. Turistik Doğu Ekspresi ise bu 76 yıllık yolculuğun mirasını devralarak, 2019 yılında seferlerine başladığı günden bu yana Anadolu'nun büyüleyici güzelliklerini raylar üzerinde bir masal gibi sunmaktadır. Ankara'dan Kars'a uzanan 1360 kilometrelik bu rota, yolcularına karla kaplı dağların, derin vadilerin, tarihi dokunun ve kültürel zenginliklerin kartpostal tadında manzaralarını hediye etmektedir. Turistik Doğu Ekspresi, sadece bir tren yolculuğu değil, sanki zamanda yolculuğa çıkmış hissi uyandıran nostaljik bir deneyim, bir keşif yolculuğudur. Doğu Ekspresi'nin; Ankara'dan Kars'a uzanan 1360 kilometrelik büyülü rotasına ek olarak, 29 Mayıs 2019 tarihinde yepyeni bir anlayışla, daha konforlu, daha zengin ve daha etkileyici bir deneyim sunmak üzere ‘Turistik Doğu Ekspresi'ni sefere koymuştuk. O günden bu yana da Türkiye'mizin eşsiz kültürünü, nefes kesen doğal güzelliklerini ve köklü tarihi mirasını dünyaya tanıtmanın en özel, en etkileyici araçlarından biri olarak yoluna devam ediyor. Özellikle gençler, doğa, fotoğraf tutkunları ve farklı bir tatil arayışındaki her yaştan yolcuya, yüksek kalitede, sıra dışı ve unutulmaz bir seyahat deneyimi sunuyor. 2019'daki ilk seferinden bugüne kadar 81 binin üzerinde yolcumuz bu eşsiz yolculuğu yaşadı, Anadolu'nun ruhunu keşfetti" şeklinde konuştu. "Yeni sezonda 10 bin 800 seyahat tutkununa Anadolu'nun büyüsünü yaşatacağız" Turistik Doğu Ekspresi'nde seyahat edecek vatandaşların Türkiye'nin doğal ve tarihi mirasını fazlasıyla yaşayacaklarını vurgulayan Bakan Uraloğlu, "8 adet konforlu yataklı vagondan ve 1 adet yemek vagonundan oluşan Turistik Doğu Ekspresimiz, tren başına 160 yolcu kapasitesiyle hizmet sunacak. Böylece yeni sezonda 10 bin 800 seyahat tutkununa, Anadolu'nun büyüsünü yaşatacağız. Ekspresimiz; Ankara-Kars yönünde Erzincan'da 2 saat 30 dakika, Erzurum'da 4 saat; Kars - Ankara yönünde ise İliç'te 3 saat, Divriği'de 2 saat 30 dakika ve Sivas'ta 3 saat duruşlarla, yolcularına şehirlerin tarihini, kültürünü ve lezzetlerini tanıma fırsatı verecek. Ayrıca, popülerliği giderek artan Turistik Doğu Ekspresi'ni gençlerimizin deneyimlemesine imkân sağlamak üzere U-FEST kapsamında çekilişler gerçekleştiriyor, Türkiye'nin dört bir yanındaki üniversitelerde öğrenim gören öğrencilerimize bu eşsiz yolculuğu ücretsiz olarak hediye ediyoruz. İlk etapta, bugünkü ilk seferde 40, 26 Aralık'taki seferde ise 40 olmak üzere toplam 80 öğrencimizi Turistik Doğu Ekspresi'nde misafir edeceğiz. Şubat ayındaki son iki trende de 80 öğrencimizle birlikte, sezonda toplam 160 öğrenciyi bu unutulmaz yolculukla buluşturmuş olacağız" diye konuştu. "Sarıkamış'ı çok merak ediyoruz" Turistik Doğu Ekspresi'nin herkesin deneyimlemesi gerektiğini ifade eden trenin ilk yolcularından biri olan Esra Aksoy ise, "Çok heyecanlıyız. Manisa Turgutlu'dan geliyoruz. İnşallah keyifli oluruz. Manisa'dan çıkıp Türkiye'nin öbür ucunu görmek bizi heyecanlandırıyor. Bir dahaki sefere çocuklarla tekrarlarız inşallah. Sarıkamış'ı çok merak ediyoruz. Şehitliği ziyaret etmek istiyoruz. Tarihi yerleri ziyaret etmek istiyoruz. Vakit kaybetmeden bu heyecanı, bu ortamı yakalasınlar. Herkesin yeni yılını kutluyorum. Bütün herkese iyi yolculuklar diliyorum" ifadelerini kullandı.

Muğla, Akyaka Ve Üç Köy UNWTO’nun En İyileri Arasında Haber

Muğla, Akyaka Ve Üç Köy UNWTO’nun En İyileri Arasında

Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından açıklanan “En İyi Turizm Köyleri 2025” listesinde, dünya genelinde yapılan 270’i aşkın başvuru arasından 29 ülkeden 52 köy seçildi. Muğla Akyaka, Antalya Kale Üçağız, Mardin Anıtlı ve İzmir Barbaros; kültürel mirasın korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve yerel kalkınmaya katkı kriterleri doğrultusunda değerlendirilerek listeye girmeyi başardı. Türkiye, bu prestijli listede dört köyle yer alarak ülkeler arasında öne çıktı. DÜNYANIN EN İYİ 52 TURİZM KÖYÜ Birleşmiş Milletler Turizm Bakanlığı'nın 2025 yılı için belirlediği En İyi 52 Turizm Köyü listesi (köylerin alfabetik sırasına göre) aşağıdaki gibidir: Agaete, İspanya Akyaka, Türkiye Aldea San Cristobal El Alto, Guatemala Anıtlı, Türkiye Antônio Prado, Brezilya Arquà Petrarca, İtalya Asolo, İtalya Asuka, Japonya Barbaros, Türkiye Bellano, İtalya Bled, Slovenya Carlos Pellegrini, Arjantin Chamarel, Mauritius Digang, Çin Dongluo, Çin Ezcaray, İspanya Flößerstadt Schiltach, Almanya Mauritius'un Güneydoğu Grand Nehri Hosszúhetény, Macaristan Huanggang, Çin Çin'in Jikayi şehri Kale Üçağız, Türkiye Kandelous, İran Kaštelir Labinci, Hırvatistan Khinalig, Azerbaycan Kolochava, Ukrayna Koyasan, Japonya Krupa na Vrbasu, Bosna Hersek Loriga, Portekiz Lô Lô Chải, Vietnam Maimará, Arjantin Marktgemeinde Bad Hindelang, Almanya Masfout, Birleşik Arap Emirlikleri Mértola, Portekiz Mórahalom, Macaristan Güney Kore, Muju Köyü Murillo, Kolombiya Neot Semadar, İsrail Kuzey Azrak, Ürdün Pacto, Ekvador Pemuteran, Endonezya Plateliai, Litvanya Pont-Croix, Fransa Quynh Son Topluluk Temelli Turizm Köyü, Vietnam Şafiabad, İran Shodoshima, Japonya Soheili, İran Synevyrska Polyana, Ukrayna Tonosho, Japonya Valendas, İsviçre Vila Nogueira de Azeitao, Portekiz Yangsuri, Kore Cumhuriyeti TÜRKİYE'DEN LİSTEYE GİREN DÖRT KÖY Türkiye, listede yer alan dört farklı köyü ile dünya çapında tanınırlığını artırdı. Bu köyler, Anadolu’nun doğal zenginliğini ve kültürel derinliğini temsil ediyor. MUĞLA AKYAKA MAHALLESİ "Sakin Kent" (Cittaslow) unvanına sahip Muğla Akyaka Mahallesi, doğasını, mimarisini ve kültürünü koruyarak kalkınmayı başaran nadir yerleşimlerden biri olarak ödüle layık görüldü. KALE ÜÇAĞIZ Antalya Demre ilçesine bağlı Kale Üçağız, kültürel ve doğal varlıkların korunması, çevresel sürdürülebilirlik ve yerel toplulukların ekonomik kalkınmasına katkı sağlayan turizm uygulamalarıyla listede yerini aldı. ANITLI KÖYÜ Mardin Midyat ilçesine bağlı Anıtlı Köyü de, kültürel zenginliğini ve misafirperverliğini koruyarak uluslararası alanda tanınma fırsatı yakaladı. BARBAROS KÖYÜ Sürdürülebilir ve yerel değerlere dayalı turizm anlayışıyla öne çıkan İzmir Barbaros köyü, uluslararası tanınırlığını artırarak Türkiye'yi temsil eden sayılı köylerden biri oldu.

ATO Başkanı Baran: Ankara, Direkt Uçuşlarla Küresel Bağlantısını Güçlendirmek İstiyor Haber

ATO Başkanı Baran: Ankara, Direkt Uçuşlarla Küresel Bağlantısını Güçlendirmek İstiyor

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, dış hat uçuşlarının sayı ve destinasyon açısından geliştirilmesinin stratejik önemine vurgu yaparak, "Başkentimiz ile dünya başkentlerini AJet'in direkt uçuşlarıyla birbirine bağlayalım" dedi. ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Yönetim Kurulu üyeleri ile birlikte AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, Satış Başkanı Macid Boyar, Ticari Genel Müdür Yardımcısı Cemal Kaya'yı konuk etti. Esenboğa Havalimanı'ndan yurt dışına gerçekleştirilen direkt uçuşların mevcut durumu ve geliştirilme potansiyelinin kapsamlı şekilde değerlendirildiği görüşmede Baran, Ankara ekonomisinin gelişimi açısından direkt uçuşların önemini anlattı. Ankara'nın Türkiye'nin en çok ihracat yapan üçüncü, en çok ithalat yapan ikinci ili olduğunu ve 190'ı aşkın ülkeyle dış ticaret bağı kurulduğunu belirten Baran, seyahat edilecek destinasyon sayısının artmasının ticaretin gelişimine katkı sağlayacağını dile getirdi. "Başkentimiz ile dünya başkentlerini AJet'in direkt uçuşlarıyla birbirine bağlayalım" Başkent'in ticarette ve sağlık turizmi başta olmak üzere tüm turizm çeşitlerinde gelişmesi, ekonomisinin büyümesi ve aktarmalı uçuşlarla gerçekleşen vakit ve kaynak kaybının önlenmesi açısından Ankara'nın küresel erişilebilirliğinin artmasının önemine dikkat çeken Baran, dış hat uçuşlarının sayı ve destinasyon açısından geliştirilmesinin stratejik önemini vurgulaydı. Baran, "Başkentimiz ile dünya başkentlerini AJet'in direkt uçuşlarıyla birbirine bağlayalım" dedi. Türkiye'nin yönetim merkezi Ankara'nın Avrupa'nın en büyük iki hastanesine sahip olduğunu, 446 belgeli tesisiyle sağlık turizmi hizmeti verdiğini anlatan Baran, sağlık turistinin aktarmalı yolculuk yapmak istemediğini söyledi. Baran, "Ankara'nın sağlık turizminde ve diğer alanlarda gelişimine ivme kazandırmak için direkt uçuşlarla dünyaya açılmak istiyoruz" dedi. Ankara'nın karayolları, yüksek hızlı ve normal tren ağlarıyla tüm Anadolu'yla bağlantılı olduğunu kaydeden Baran, Ankara'nın çevresinde yer alan tüm şehirlerin Esenboğa'dan yurt dışına uçma konusunda potansiyel taşıdığını ödlsuhhsç Baran, "Tam da bu yüzden Ankara'ya ‘Anadolu'nun dünyaya açılan kapısı' diyoruz" diye konuştu. Baran, Başkent'te 20 bini aşkın yabancı öğrencinin eğitim gördüğüne de dikkat çekerek, yabancı öğrenci sayısının artması açısından da direkt uçuşların önemli olduğunu söyledi. Baran, konuşmasının ardından ATO tarafından hazırlanan "Direkt Uçuş Raporu"nu Genel Müdür Sarp'a takdim etti. Sarp'tan yeni destinasyonlar için ortak çalışma AJet Genel Müdürü Kerem Sarp, Ankara'dan yurt dışına uçuşları önemsediklerini ve yatırım programlarında uçak ve uçuş sayısının artırılmasının yer aldığını belirterek, "Yatırımlarımızı Ankara'ya yönlendiriyoruz. 2033 hedefimiz Başkent uçuşlarını yüzde 75 oranında artırmak" dedi. ATO yönetimine AJet'in mevcut Ankara operasyonları ve hedefleri hakkında bir sunum gerçekleştiren Sarp, Başkent'in uçuş sayısının artması için yolcu sayısının artırılmasına yönelik yapılabilecek çalışmalara değindi. Sarp, Ankara için sağlık ve alışveriş turizmini geliştirecek iki ayrı ortak çalışma grubu oluşturulması önerisinde bulundu. Ankara'nın uluslararası ulaşım ağındaki konumunun güçlendirilmesine yönelik somut adımlar atılması ve iki ayrı ortak çalışma yürütülmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Görüşmede Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Temel Aktay ve Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyeleri Adem Ali Yılmaz, Ahmet Akça, Ali Yıldız, Halil İlik, Nihat Uysallı, Doç. Dr. Ömer Çağlar Yılmaz ve Yasin Özyolu, ATO Genel Sekreteri Ahmet Güran, Genel Sekreter Yardımcıları Abdurrahman Karabudak ve İbrahim Tırpancı, AJet Basın Müşaviri Mehmet Yeşilkaya da yer aldı.

Manavgat, Girit lezzetleriyle dünya gastronomi sahnesine çıkıyor Haber

Manavgat, Girit lezzetleriyle dünya gastronomi sahnesine çıkıyor

Türkiye'nin 61 milyar dolarlık turizm gelirinde 6,6 milyar dolar ile önemli bir paya sahibi olan Manavgat, tarihi ve doğal güzelliklerinin yanı sıra kültürel mirasını yansıtan lezzetleriyle gastronomi turizminde de uluslararası vitrine çıkacak. Manavgat Belediyesi'nin ev sahipliğinde 24-26 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek Uluslararası Manavgat Girit'ten Side'ye Kültür ve Lezzet Festivali'nde dünyaca ünlü mutfak şefleri, sanatsal dokunuşlarla her tabağa Girit lezzetleriyle imza atacak. Festivalin ikinci günü olan 25 Nisan'da saat 15.00'de Side Antik Liman'da gerçekleştirilecek tadım etkinliğinde lezzet sihirbazları Maria Ekmekçioğlu, Esat Özata, Dilek Yetkiner, Pasquale Lembo, Apostolos Altanis, Ioannis Koufos ve Argyrios Kontakis, Girit mutfağını bir sanat eserine dönüştürmek için kolları sıvayacak. Dünya mutfak kültüründe doğallığın ve sağlıklı yaşamın temsilcisi olarak öne çıkan zeytinyağlıları, yabani otlarla yapılan yemekleri, taze deniz ürünleri ve damakta iz bırakan mezeleriyle Akdeniz'in en rafine lezzetlerini sunan Girit mutfağına modern dokunuşlarla yeniden yorumlayan mutfak şefleri, katılımcılara damaklarda tatlar bırakan bir lezzet yolculuğu yaşatacak. Apollon Tapınağı'nda lezzetin köklerine yolculuk Yine aynı gün saat 17.00'de Side Apollon Tapınağı'nda başlayacak olan "Girit'ten Side'ye Lezzet Yolculuğu" isimli söyleşide lezzetin köklerine yolculuk yaşanacak. Saray ve kültür tarihçisi Çağrı Başkurt'un moderatörlüğünde gerçekleşecek etkinlikte şef Dilek Yetkiner, Ege ve mübadil mutfağının hikâyesini anlatırken, Uluslararası Tarım Derneği Başkanı Seda Özel bu zengin mutfak kültürünün tarım ve üretimle olan güçlü bağlarına dikkat çekecek. Türkiye ile Yunanistan arasındaki gastronomi ilişkilerini yıllardır araştıran Şef-Yazar Maria Ekmekçioğlu ise yemeklerin sınır tanımayan birer kültür elçisi olduğunu vurgulayacak. Katılımcılar, hem tarihi hem de kültürel derinliği olan bu söyleşide Girit yemeklerinin taşıdığı hafızayı da keşfetmenin heyecanını yaşayacak. Mutfak şefleri Sideli kadınlarla Girit'in en gizemli mutfak sırlarını keşfedecek Festivalin son gününde saat 15.00'de Side Antik Liman'da düzenlenecek "Sideli Kadınlarla Girit Yemekleri Yorumu" etkinliğinde ünlü şefler Maria Ekmekçioğlu, Ioannis Koufos ve Rasim Sakarya, Sideli kadınlarla Girit'in en gizemli mutfak sırlarını keşfe çıkacak. Yüzlerce yıllık tariflerin Anadolu misafirperverliği ve Ege'nin dinginliğiyle harmanlanacağı bu buluşma, Manavgat'ın gastronomi sahnesinde yükselen yıldız olduğunu bir kez daha gözler önüne serecek. "Manavgat, gastronomi turizminde yeni bir dönem başlatıyor" Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, ilçenin artık deniziyle, güneşiyle, doğal ve tarihi değerlerinin yanı sıra gastronomi zenginlikleriyle de çok konuşulacağını vurguladı. Başkan Kara, "Uluslararası Manavgat Girit'ten Side'ye Kültür ve Lezzet Festivali ile şehrimizi gastronomi turizminde uluslararası vitrine taşıyor, kültürle harmanlanmış benzersiz bir lezzet yolculuğuna ev sahipliği yapıyoruz. Amacımız Manavgat'ı yılın sadece birkaç ayı değil, 12 ay boyunca yaşayan, nefes alan, keşfedilen bir turizm merkezi haline getirmek. Girit'in kadim tariflerini Side'nin tarihi atmosferiyle buluşturarak bu toprakların zenginliğini dünyayla paylaşmaktan gurur duyuyoruz. Manavgat, artık lezzetin, kültürün ve sürdürülebilir turizmin yıldızı olacak. Tüm lezzet avcılarını tarihin büyüsüyle harmanlanmış eşsiz lezzetleri keşfetmeye, Girit mutfağının ruhunu Side'nin kalbinde hissetmeye davet ediyorum" diye konuştu.

Mahmut Bey Camii Ziyaretçi Merkezine Kavuşuyor Haber

Mahmut Bey Camii Ziyaretçi Merkezine Kavuşuyor

KASTAMONU (İHA) - Kastamonu’daki Mahmut Bey Camii, ziyaretçilerine daha konforlu bir deneyim sunmak için yenileniyor. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, cami çevresine bir ziyaretçi merkezi inşa edilmesi ve turistik altyapının güçlendirilmesi planlandı. Mimari konsept tasarım çalışmaları tamamlanarak uygulama aşamasına geçildi. Anadolu’nun en önemli ahşap camileri arasında gösterilen ve geleneksel bindirme tekniğiyle inşa edilen Mahmut Bey Camii, 2023 yılında "Anadolu'nun Orta Çağ Dönemi Ahşap Hipostil Camileri" adıyla UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alındı. Bu prestijli statü sonrasında caminin korunması ve ziyaretçilerin daha iyi bir deneyim yaşaması amacıyla çeşitli çalışmalar başlatıldı. Alan Yönetim Planı çerçevesinde yürütülen projelerle, caminin bulunduğu alanın hem yerel halk hem de turistler için daha erişilebilir ve konforlu hale getirilmesi hedefleniyor. Bu doğrultuda, Kastamonu İl Özel İdaresi tarafından geliştirilen "Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii'nin Ziyaretçi Deneyimi Gelişiyor" projesi, 2024 yılı Destinasyon Geliştirme Teknik Destek Programı çerçevesinde Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) desteğiyle uygulamaya konuldu. Ziyaretçi merkezi projesinin mimari tasarım süreci tamamlanarak hayata geçirilmeye hazır hale getirildi. TARİHİ DOKU KORUNARAK MODERNLEŞİYOR Mahmut Bey Camii’nin tarihi kimliğini koruyarak ziyaretçilerin deneyimini iyileştirmeyi amaçlayan proje önemli bir aşamaya ulaştı. Çalışmalar kapsamında cami çevresinde dinlenme alanları oluşturulurken, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayacak yeni bir merkez tasarımı yapıldı. Peyzaj düzenlemeleriyle cami bahçesi daha estetik ve işlevsel hale getirilirken, modern aydınlatma sistemleri sayesinde cami ve çevresinin akşam saatlerinde de etkileyici bir görünüm kazanması planlanıyor. Ayrıca, ziyaretçilere cami hakkında bilgi sunan yönlendirme tabelaları yerleştirilecek ve kültürel mirasla bağlantılı yöresel ürünlerin satılacağı üniteler oluşturulacak. Kastamonu’nun kültürel mirasını ön plana çıkaran bu proje ile Mahmut Bey Camii'nin daha cazip bir turistik destinasyon haline gelmesi, bölgenin kültürel mirasının daha geniş kitlelere ulaşması ve şehrin turizm potansiyelinin artırılması amaçlanıyor.

Tarihi Dokular Modaya İlham Oldu Haber

Tarihi Dokular Modaya İlham Oldu

İZMİR (İHA) - İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü son sınıf öğrencileri, Türkiye'nin önemli kültürel miraslarından esinlenerek "Kültürel Mirasın İzinde Moda" projesi kapsamında özgün bir koleksiyon hazırladı. Ayasofya, Efes, Bergama, Troya, Göbeklitepe, Hattuşa, Kapadokya, Mardin-Mor Gabriel, Nemrut Dağı ve Zeugma gibi tarihi mekanlardan ilham alan öğrenciler, bu değerleri modayla buluşturdu. Eğitimlerine İEÜ’de devam eden İranlı öğrenciler de Persepolis ve Tepe Sialk gibi tarihi alanlardan esinlenerek tasarımlar oluşturdu. TASARIM VE TARİH BİR ARADA Genç modacılar, Stüdyo Koordinatörü Doç. Dr. Şölen Kipöz rehberliğinde geliştirdikleri koleksiyonları, özel bir sergide moda ve akademi dünyasının beğenisine sundu. Tasarımlar, tarih, arkeoloji ve sanat gibi farklı disiplinlerin araştırılmasıyla oluşturuldu. Öğrenciler, kültürel mirasın olduğu bölgelere bireysel ziyaretler yaparak gözlem ve fotoğraflarla ilham aldılar. İEÜ Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü 4. sınıf öğrencilerinin oluşturduğu serginin açılışına Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, İzmir Ticaret Odası (İZTO) Meclis Başkan Yardımcısı Mehmet Tahir Özdemir, moda tasarımcısı Hatice Gökçe, Ege Giyim Sanayicileri Derneği üyeleri ve akademisyenler katıldı. ÖĞRENCİLERDEN BÜYÜK EMEK İEÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şölen Kipöz, öğrencilerin özverili çalışmalarını överek, "Proje sayesinde öğrencilerimiz, sahip oldukları kültürel mirası moda aracılığıyla keşfetme fırsatı buldu. Konuya büyük bir heyecanla sarılan öğrencilerimiz, kültürel varlıkların olduğu bölgelere kişisel ziyaretler yaptı. Arkeolojik araştırmanın yanı sıra kendi gözlemleri ve fotoğraf arşivleri üzerinden farklı medeniyetlerin tarihsel, kültürel, sembolik ve estetik unsurlarından aldıkları ilhamla moda konseptleri yarattılar. Bu kavramsal çerçeveyi, dört görünümlük çağdaş moda koleksiyonlarına aktardıkları kıyafetlerin yanı sıra tasarım sürecini belgeleyen tasarım kitaplarını ve moda fotoğraf çekimlerini de davetlilere sundular. Ayrıca etkinliğin davetiyesinden serginin kurulumuna ve ikramların hazırlanmasına kadar kendileri sorumluluk alıp ev sahipliği yaptılar. Biz de bu vesileyle stüdyonun yaratıcı çıktılarını ve öğrencilerin heyecanını, moda dünyasından ve akademiden profesyonellerle paylaştık" dedi.

Kültepe Kazılarında 4.200 Yıllık İklim Değişikliği İzleri Haber

Kültepe Kazılarında 4.200 Yıllık İklim Değişikliği İzleri

KAYSERİ (İHA) - Kayseri'nin Kültepe Kaniş-Karum Ören Yeri'nde sürdürülen kazılarda, 4 bin 200 yıl önce Anadolu'da yaşanan iklim değişikliği tespit edildi. Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "Suriye ya da Mezopotamya bölgesinde tespit edilmiş çalışmalara benzer bulgulara ulaştık. Yani aynı dönemlerde, özellikle 4 bin 200 yıl öncesinde Suriye'nin kuzeyinde rastlanan iklim değişikliğini biz Anadolu'da da tespit etme fırsatını bulduk. Bu anlamda hedefimize ulaşmış oluyoruz" dedi. Tarihi 6 bin yıl öncesine dayanan Kültepe'de elde edilen bulgular, özellikle dönemin ticari hayatına ışık tutuyor. 2024 yılı kazılarını değerlendiren Kazı Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "Yaptığımız çalışmalar Anadolu için referans nitelikteki çalışmalardan oluşmakta. Bizim esas olarak geçen sene araştırdığımız konuların başında iklim değişikliğiyle ilgili çalışmalar gelmekteydi. İklim değişikliğinin tespiti yönündeki çalışmalar esasen Torosların kuzeyinde, güneyi ile karşılaştırma yapabilecek referanslar sunan çalışmalar oldu" dedi. "ASURLU TÜCCARLAR, KÜLTEPE'NİN ÖNEMİNİ KEŞFETMİŞTİ" Kazılarda, Asurlu tüccarların Kültepe'yi tercih etme nedeninin, bölgenin önceden de önemli bir şehir olduğuna işaret eden verilerle desteklendiği kaydedildi. Kulakoğlu, "Tabi ki sadece çalışmalar buna yönelik değildi. Aynı zamanda özellikle bizim üzerinde durduğumuz, Koloni Çağı dediğimiz Asurlu Tüccarların hemen öncesindeki Kültepe ve Anadolu'nun şartları ile tüccarlar geldikten sonraki değişikliklere ilişkin çalışmalar da yine aynı heyecanla devam etti. Bu anlamda da şunu öğreniyoruz; gerçekten de Asurlu tüccarların buraya gelmesindeki en önemli sebeplerden bir tanesi Kültepe'nin onlardan çok daha öncesinde de büyük, önemli bir şehir olması. Her sene gitgide artan yeni verilerle bu çıkarımı desteklemiş oluyoruz" diye konuştu. 76 yıldır süren kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde ve Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin destekleriyle Anadolu’nun ve eski çağların tarihine dair önemli bilgiler sunmaya devam ediyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.