Hava Durumu

#Altyapı

TOURISMJOURNAL - Altyapı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Altyapı haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Dr. Cemil Kılıç: İstanbul, MICE’ta uzun vadeli büyümeye odaklı Haber

Dr. Cemil Kılıç: İstanbul, MICE’ta uzun vadeli büyümeye odaklı

ICVB Genel Müdürü, destinasyonun küresel toplantı ve kongre merkezi olarak İstanbul’un güçlü yönlerini tanıtmaya devam ettiğini ve aynı zamanda daha büyük uluslararası etkinlikleri ağırlayabilmek için altyapıyı genişlettiklerini söyledi. Bu yıl IMEX’te neyi tanıtıyorsunuz? ICVB GM Dr. Cemil Hakan Kılıç: IMEX’te her yıl benzer şekilde İstanbul’u tanıtıyoruz. Toplantılar, teşvikler, kongreler ve büyük ölçekli dernek etkinliklerine odaklanıyoruz. En önemli avantajlarımızdan biri yerel bilgi birikimi. İstanbul yaklaşık 20 milyon nüfuslu dev bir şehir; organizatörler nereye gideceklerini ve kimlerle çalışacaklarını bilmezlerse süreç çok zaman alıcı ve yorucu olabilir. Biz, önceden planlanmış görüşmeler, mekân incelemeleri ve organizasyon desteği sağlayarak süreci kolaylaştırıyoruz. Amacımız İstanbul’u tercih eden organizatörler için süreci olabildiğince verimli hale getirmek. Jeopolitik durum mesajınızı değiştirdi mi? Hayır. Mevcut gerilimler nedeniyle mesajımızı değiştirmeyi planlamıyoruz. Bölgemizde sürekli bir hareketlilik var; Irak, Suriye, İran ya da pandemi gibi. Bu, Orta Doğu ve çevresinin gerçeği. Bizi güçlü kılan şey, ani risklere ve kesintilere uyum sağlayabilmemiz. Beklenmedik durumlara hazırlıklıyız. Tarihsel olarak bu tür olaylar nedeniyle büyük kongrelerin veya MICE etkinliklerinin kalıcı olarak iptal edildiğini görmedik. Bazen birkaç hafta ya da ay gecikmeler oluyor ama işler hızla normale dönüyor. İnsanlar etkinliklerin gerçekleşeceğine hâlâ inanıyor. Genel algı olumlu. Sigorta organizatörler için daha büyük bir konu haline mi geliyor? COVID döneminde sigorta büyük bir konu oldu çünkü birçok etkinlik aniden iptal edildi ve ciddi maddi kayıplar yaşandı. Şu anda da ABD ile İran arasındaki savaş gibi durumlarla benzer tartışmalar var. Türkiye’de sigorta şirketleriyle daha güçlü etkinlik sigortası çözümleri geliştirmek için görüşmeler yapılıyor. Ancak bunların güçlü finansal yapıya sahip büyük ölçekli sigorta şirketlerini içermesi gerekiyor. Bir kongre bürosu olarak güvenilir sigorta ortaklarını önerebilir ve organizatörleri yönlendirebiliriz, ancak sigorta anlaşmaları doğrudan bizim kontrolümüzde değil. İstanbul’da hangi yeni altyapı projeleri var? İstanbul Dünya Ticaret Merkezi çevresinde önemli bir genişleme yapılıyor. Eski havalimanı bölgesindeki bu tesisin kapasitesi yaklaşık iki katına çıkarılıyor. Bu projenin İstanbul’un büyük ölçekli uluslararası etkinlikleri daha fazla ağırlayabilmesini sağlaması bekleniyor ve 1–2 yıl içinde tamamlanabilir. Aynı zamanda İstanbul kültürel açıdan da güçleniyor. Çağdaş Sanat Müzesi ve Arkeoloji Müzesi açıldı; bu da incentive (teşvik) seyahatleri ve şehirde daha uzun kalan uluslararası delegeler için cazibeyi artırıyor. Bölgesel belirsizliklere rağmen İstanbul toplantı endüstrisi uzun vadeli büyüme, altyapı yatırımı ve uluslararası planlayıcıların güvenini koruma odağını sürdürüyor.

Ölüdeniz ve Kayaköy bağlantı yolları yenilendi Haber

Ölüdeniz ve Kayaköy bağlantı yolları yenilendi

Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından dört etap halinde yürütülen çalışmalar kapsamında bölgede ulaşım güvenliği ve konforunu artıracak çok sayıda imalat tamamlandı. Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından; 11 kilometre sıcak asfalt, 2,5 kilometre parke yol, 9 kilometre hendek beton imalatı, 2 bin 212 metrekare kaldırım begonit işi, 7 kilometre yağmur suyu hattı, 4,8 kilometre otokorkuluk, 2,1 kilometre motorcu dostu bariyer, 18 bin 63 metrekare kaldırım granit kaplama, 7 bin 391 metrekare kaldırım parke işi, 2,2 kilometre yenilenen düktil boru içme suyu hattı çalışması gerçekleştirildi. Çalışmalar kapsamında bölgede yol üstü cep otoparkları ve harici otopark alanları oluşturularak özellikle yaz sezonunda yaşanan araç yoğunluğunun azaltılması hedeflendi. Düzenlenen yeni otopark alanlarıyla birlikte trafik akışının rahatlatılması ve ziyaretçilerin bölgeye daha konforlu erişim sağlaması amaçlandı. Projede ayrıca Ölüdeniz ve Kayaköy arasında kesintisiz yaya aksı oluşturularak yayaların güvenli ve konforlu ulaşımı ön plana çıkarıldı. Turizm bölgelerinde yürünebilir alanların artırılmasıyla hem kent estetiğinin güçlendirilmesi hem de ziyaretçilerin bölgeyi daha nitelikli deneyimlemesi hedeflendi. Yenilenen içme suyu hatlarıyla birlikte bölgenin altyapısı daha güçlü hale getirilirken, uzun yıllar hizmet verecek modern sistemlerle turizm sezonunda artan nüfusun ihtiyaçlarına da sürdürülebilir çözümler sunuldu. Turizm bölgelerinde güvenli ve modern ulaşım hedefi Özellikle yaz aylarında yoğun araç ve yaya trafiğinin yaşandığı Ölüdeniz ve Kayaköy mahallelerinde ulaşımın daha güvenli, konforlu ve modern hale getirilmesi hedeflendi. Yol, meydan ve altyapı düzenlemeleriyle birlikte bölgenin estetik görünümü güçlendirilirken; yapılan yatırımların bölge turizmine, yerel ekonomiye ve esnafa önemli katkı sağlaması amaçlandı. Turizm sezonu öncesinde tamamlanan proje ile hem bölge esnafının hem de yerli ve yabancı ziyaretçilerin daha rahat, güvenli ve kaliteli bir ulaşım imkânına kavuştuğu belirtildi. Kayaköy Mahalle Muhtarı Şenol Öztürk, "Kayaköy ve Hisarönü arasındaki yolumuz çok dardı, çok bozuktu. Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras bu yolu bize tamamladı. Altyapılar yapıldı, yollarımız da şu anda çok güzel oldu. Ahmet Başkanımızdan, hepsinden Allah razı olsun" dedi. Muğla Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Harita Teknikeri Umutcan Turgut, "Muğla Büyükşehir Belediyesi olarak Fethiye ilçemizin Ölüdeniz ve Kayaköy mahallelerinde başlattığımız yol, cadde, bulvar, meydan yenilemesi ve düzenleme işi tamamlandı. Dört etaptan oluşan çalışmalar kapsamında 11 kilometre sıcak asfalt, 2,5 kilometre parke yol yapımı, Bin 860 metre beton oluk yapımı, 9 bin metre hendek beton imalatı, 2 bin 212 metre kare kaldırım vegonit işi, 7 bin metre yağmur suyu hattı, 4 bin 800 metre oto korkuluk, 2 bin 100 metre motor bariyer, 18 bin 063 metre kare kaldırım granit kaplama işi, 7 bin 391 metre kare kaldırım parke işi tamamlandı. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras'ın güvenli ve konforlu ulaşım vizyonu doğrultusunda çalışmalarımıza hız kesmeden devam edeceğiz" dedi. Vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmeye yönelik projelere devam edeceklerini kaydeden Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muğla’nın dünyanın en önemli turizm kentlerinden birisi olduğunu, vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek, kentin altyapısını güçlendirmek ve misafirlere daha modern bir Muğla sunmak için çalışmaların aralıksız sürdürüldüğünü belirtti.

Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm başladı Haber

Müze ve ören yerlerinde dijital dönüşüm başladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türk Telekom arasında imzalanan protokolle müze ve ören yerlerinde yerli ve millî dijital altyapı dönemine geçildi. Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan yeni sistemle; akıllı biletleme, yapay zekâ destekli veri analitiği, dijital ziyaretçi yönetimi ve yeni nesil ziyaretçi deneyimi hayata geçirilecek. Fiber altyapıdan veri güvenliğine, müze mağazalarından dijital ödeme sistemlerine kadar uzanan kapsamlı dönüşümle kültürel mirasın teknolojiyle geleceğe taşınması hedefleniyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, Türkiye'nin kültürel mirasının geleceğini yeniden şekillendirecek dönüşümü İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde ilan etti. Bakan Ersoy imza töreninde, kültürel mirasa ait verilerin güvenliğinin Türkiye'nin kültürel egemenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti. Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ise hayata geçirilen dönüşümün yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını, Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım niteliği taşıdığını vurguladı. Türkiye’nin kültürel mirasının yalnızca geçmişin sessiz tanığı olmadığını belirten Bakan Ersoy, bunun aynı zamanda geleceğe bırakılacak en değerli emanet olduğunu vurguladı. Ersoy, "Bizler bu emaneti korurken yalnızca taşları, eserleri ve yapıları muhafaza etmiyoruz; aynı zamanda hafızamızı, kimliğimizi ve medeniyet birikimimizi de geleceğe taşıyoruz" dedi. Atılan adımın yalnızca bir biletleme sistemi değişikliği olmadığını belirten Ersoy, ‘‘Atılan adım kültürel miras yönetiminde dijital çağın ihtiyaçlarına uygun, bütünleşik ve örnek bir modele geçiş anlamı taşıyor’’ diye konuştu. Bugüne kadar yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip yaklaşık 70 müze ve ören yerinin farklı işletme modelleriyle yönetildiğini, 118 noktada ise hizmetin Bakanlık personeli tarafından yürütüldüğünü belirten Ersoy, 2026-2027 yıllarında açılması planlanan 28 yeni müze ve ören yerinin de sisteme dahil edileceğini açıkladı. ‘‘216 müze ve ören yerinde bütünleşik dijital yapı kurulacak’’ Yeni dönemde Türkiye genelinde 216 müze ve ören yerini kapsayan daha geniş ve bütüncül bir yapı oluşturulacağını belirten Ersoy, gişe operasyonları, müze mağazaları ve ticari alanlar tek çatı altında yönetilecek, hizmet standardı ülke genelinde yeknesak hale gelecek. Ziyaretçiler yalnızca müzeye giriş yapmayacak, teknolojiyle desteklenen çok boyutlu bir tarih ve kültür deneyimi yaşayacak’’ ifadelerini kullandı. Fiber altyapılar, yaygın Wi-Fi sistemleri ve 5G entegrasyonu ile ziyaretçi deneyiminin yeni bir boyuta taşınacağını belirten Ersoy, ‘‘Akıllı biletleme sistemleri, çok kanallı dijital ödeme çözümleri, yapay zeka destekli veri analitiği, AR ve VR teknolojileri, sesli rehber sistemleri ve dijital arşivleme altyapıları da devreye alınacak. Akıllı ziyaretçi uygulamalarıyla müzeler yeni nesil deneyim merkezlerine dönüşecek. Tarih ile teknoloji artık aynı kapıdan içeri girecektir" açıklamasında bulundu. ‘‘Veriler artık millî altyapı ve Türk Telekom tecrübesiyle koruma altında’’ Yeni sistemin Türk Telekom’un teknoloji birikimi ve tecrübesiyle hayata geçirileceğini belirten Bakan Ersoy, yerli ve millî altyapılar sayesinde verilerin ülke sınırları içerisinde korunacağını kaydetti. Ersoy, "Türk Telekom’un kurmuş olduğu yerli teknoloji gücüyle kültürel mirasımıza ilişkin stratejik verilerimiz güvence altında olacak. Bu yaklaşım günümüz dünyasında yalnızca teknik bir tercih değildir. Bu aynı zamanda dijital bağımsızlık meselesidir. Çünkü kültürel mirasımıza ait verilerin güvenliği, ülkemizin kültürel egemenliğinin de ayrılmaz bir parçasıdır" dedi. ‘‘Müze mağazaları ve ticari alanlar da dönüşüme dahil edilecek’’ Yeni dönüşüm sürecinin yalnızca dijital biletleme sistemleriyle sınırlı kalmayacağını belirten Ersoy, ‘‘Müze mağazaları, kafeteryalar, satış alanları ve ziyaretçi hizmetlerine ilişkin ticari operasyonlar da yeni yapı kapsamında ele alınıyor’’ diye konuştu. Protokol kapsamındaki müze mağazalarında Geleneksel Türk El Sanatları, Türk Lokumu, Türk Kahvesi, Türk Halıcılığı, Geleneksel Türk Süsleme Sanatları ile UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki somut olmayan kültürel miras öğelerine yer verileceğini belirten Ersoy, ürünlerin Bakanlık tarafından belgelendirilmiş Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılar ve geleneksel el sanatları ustalarından tedarik edileceğini ifade etti. Bu modelle hem kültürel mirasın korunacağını hem de geleneksel üretim ve istihdamın destekleneceğini vurgulayan Ersoy, Türk Telekom’un küresel pazarlama gücü ve dijital mağazaları üzerinden bu ürünlerin yurt dışı satışlarının da yaygınlaştırılacağını açıkladı. ‘‘Müzekart sistemi değişiyor, kimlik kartları müzekart oluyor’’ Yeni sistemin işleyişine ilişkin de bilgi veren Ersoy, mevcut kullanım süresi devam eden Müzekartlarda herhangi bir değişiklik olmayacağını belirtti. Kullanım süresi dolan kartlarda yeni sisteme geçileceğini ifade eden Ersoy, ‘‘Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartları Müzekart’a dönüştürülerek doğrudan geçiş özelliği kazanacak’’ şeklinde konuştu. Ersoy, sistemin e-Devlet ve mobil uygulama üzerinden işleyeceğini, vatandaşların müzekart ücretini ödedikten sonra sıra beklemeden kimlik kartlarını okutarak geçiş yapabileceğini söyledi. Türk Telekom’dan dijital gelecek vurgusu Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin de Türk Telekom’un yalnızca iletişim altyapısı kuran bir şirket olmadığını, teknolojiyi hayatın her alanına taşıyan ve Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna katkı sunan bir kurum olduğunu belirtti. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan üretime, tarımdan sanayiye kadar pek çok alanda teknolojiyi yaygınlaştırdıklarını ve sektörlerin dönüşümüne katkı sunduklarını ifade eden Şahin, ‘‘Kültür ve sanatın teknoloji ile harmanladığı Atatürk Kültür Merkezi’nin uçtan uca dijital dönüşümünde önemli bir rol üstlendik. Değer odaklı yaklaşımla teknolojideki gücümüzü kültür, sanat ve turizme aktarıyoruz. Müze ve ören yerlerinin dijitalleşmesi gibi birçok projeyi hayata geçiriyoruz’’ şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinden Rami Kütüphanesi’ne kadar bin 300’ü aşkın kütüphanenin iletişim altyapısını modern ağlarla desteklediklerini kaydeden Şahin, bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı ile imzalanan protokol kapsamında müze ve ören yerlerinin uçtan uca dijitalleşmesini sağlayacak olmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Şahin, ‘‘Biletleme hizmetlerinden satış kanallarına, ticari alanlardan otoparklara, kafeteryalardan Geleneksel El Sanatları mağazalarına kadar ziyaretçi deneyimini etkileyen pek çok operasyon dijitalleştirilecek. Bu dönüşüm fiber altyapı, siber güvenlik, veri merkezi, bulut, akıllı biletleme, ödeme sistemleri, veri analitiği ve yapay zekâ kabiliyetleriyle entegre biçimde hayata geçirilecek’’ açıklamasında bulundu. Bu çalışmanın yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren bir proje olmadığını vurgulayan Şahin, bunun Türkiye’nin kültür ve turizm alanındaki dijital geleceğine yapılan uzun vadeli ve stratejik bir yatırım olduğunu ifade etti. Millî mirası millî teknolojiyle destekleyeceklerini ve kültürel mirası teknolojiyle geleceğe taşıyacak bu protokolün ülkeye ve millete hayırlı olmasını dilediklerini belirten Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijitalin yüzyılı yapma hedefiyle çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.

Şimşek: Turizmde Yeni Büyüme Motoru Doğu ve Güneydoğu Haber

Şimşek: Turizmde Yeni Büyüme Motoru Doğu ve Güneydoğu

Bakan Şimşek, Batman'ın Hasankeyf ilçesi Ören yerinde Batman ve Şırnak Valilikleri tarafından Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) bünyesinde hayata geçirilen "Kadim Şehirler Yolu Batman-Şırnak Rotası" lansman programında yaptığı konuşmada, çok güzel bir vesileyle bir arada olduklarını söyledi. Bulundukları coğrafyanın en az 12 bin yıllık bir hafızasının bulunduğunu anlatan Şimşek, bu toprakların Roma, Bizans, Artuklu, Selçuklu ve Osmanlı dönemini gördüğünü belirtti. "Aslında bugün lansmanını yaptığımız Kadim Şehirler Yolu Batman-Şırnak Rotası sıradan bir etkinlik değil. Bu çok değerli ve önemli. Batman ve Şırnak'ı tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla ama en önemlisi hikayesiyle dünyaya yeniden tanıtıyoruz." ifadelerini kullanan Şimşek, onun için bir arada olduklarını bildirdi. Batman'ın 36 yıl önce il olduğunu anımsatan Şimşek, kentin geliştiğini, büyüdüğünü ve büyükşehir olma yolunda mesafe kat ettiğini, nüfusunun 660 bini geçtiğini söyledi. Şimşek, şunları kaydetti: "İl olmadan önceki nüfusuna oranla neredeyse iki kata doğru gidiyoruz. Fakat burada konu nüfus değil, esas olan Batman'ın gelişmesi, kalkınmasıdır. 2002'ye kadar bir fabrikası varmış. O da un fabrikası. Sonra büyük bir enerjiyle AK Parti hükümetleriyle birlikte altyapı yapıldı, üniversite kuruldu, insan kaynağı anlamında sorun giderildi. Muazzam teşvikler verildi ve OSB'ye sığılmaz oldu. O dönemde yeni OSB çalışmaları başladı. Bugün memnuniyetle şunu söyleyebilirim. Şu anda OSB'de 20 binden fazla çalışanımız var. Bu muazzam bir şey. Aynı zamanda 5 OSB fiilen tasarım ve inşa aşamasında. Lojistik merkezi var. Batman'ın ciddi bir göç çekmesi gerekiyor. Bunun için de konuttan altyapıya kadar birçok konuda çabalarımıza devam etmemiz lazım. Batman, muazzam bir ilerleme sağladı." Kentin bugün altyapısı ve insan kaynağıyla çok güçlü bir şehir olduğunu dile getiren Şimşek, AK Parti hükümetleri döneminde Batman'a çok yatırım yaptıklarını, bugüne kadar 90 milyar liralık kamu yatırımı gerçekleştirdiklerini, şu anda devam eden yatırımların büyüklüğünün 28 milyar lira olduğunu anlattı. "GEÇEN SENE 64 MİLYONUN ÜZERİNDE TURİST ÇEKTİK" 1. Lig'e çıkan Batman Petrolspor'u da tebrik eden Şimşek, şöyle konuştu: "Son 20-25 yılda turizmde muazzam ilerleme sağladık. Geçen sene dünyada en çok turist çeken 4. ülkeydik. 2002'de 20. sıradaydık. Yani 20. sıradan 4. sıraya hiçbir başarı tesadüf olamaz. Bu muazzam bir çabanın bir sonucudur. Geçen sene 64 milyonun üzerinde turist ülkemizi ziyaret etti ve 65 milyar doların üzerinde gelir elde ettik. Dünyada turizm geliri sıralamasında da yükseliyoruz, 7. sıradayız. Bu başarı tesadüf değil çünkü altyapımız, insan kaynağımız var ve destinasyon çeşitliliğini sağladık. Doğal güzelliklerimiz var. Ben inanıyorum ki Hasankeyf, turizmi daha da güçlendirecek. Turizmi yılın 12 ayına yaymak istiyoruz. Bu bizim için hem istihdam hem de döviz geliri açısından çok değerli. Artık kültür, gastronomi, doğa, kongre ve sağlık turizmi, bunlar bizim için çok stratejik alanlar. Hizmet ihracatında vergi istisnasını yüzde 100'e çıkarttık. Muazzam bir adım, özellikle sağlık turizmi, eğitim, yani hizmet ihracatı anlamında söylüyorum." Turizmi çok güçlü bir şekilde desteklediklerini, desteklemeye devam edeceklerini belirten Şimşek, "Bölgemizde çıkan savaş turizm sektörünü etkilemesin diye çok hızlı bir şekilde değerli bakanımızla çalıştık ve çok kritik iki adım attık. Öncelikli olarak finansmana erişim konusunda bir adım attık ve 60 milyar liralık kredi garanti fonu üzerinden finansmana erişimi kolaylaştırıyoruz. Sadece o değil, çok istisnai bir vergi indirimine de gittik. Konaklama vergisinin oranını yüzde 2'den yüzde 1'e düşürdük." ifadelerini kullandı. Turizmdeki büyümenin her bölgeye eşit dağılmadığını kaydeden Şimşek, şunları aktardı: "Özellikle Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu yakın döneme kadar turizmden çok önemli bir pay alamadı. DAP bölgesine gelen yabancı turist sayısı 2,4 milyon, toplam içerisindeki payı yüzde 4,6, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde rakamlar daha mütevazi. 653 bin turist, yabancı turistten, uluslararası turistten bahsediyorum ve toplam turist içerisindeki payı yüzde 1,2. Ortalama kalış süresine baktığımızda Türkiye'de 2,5 gün, DAP'ta 1,9, GAP'ta 1,6 güne düşüyor. Gelen her 100 turistin sadece 6'sı Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne uğruyor ve daha az bir süre kalıyor. Neden? Bu canlanmış hali, geçmişte güvenlik endişeleri vardı. Terörsüz Türkiye ile inanıyorum ki Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesi turizmde Türkiye'nin yeni büyüme motorlarından biri olacak. Aslında genel anlamda da Türkiye'nin büyüme motorları önümüzdeki yıllarda Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu olacak. Niye? Çünkü biz Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti hükümetleri döneminde bu bölgelerimize muazzam altyapı yatırımları yaptık." "TURİZMDE YENİ BÜYÜME MOTORLARI BU BÖLGEDEN ÇIKACAK" Üniversiteler açtıklarını, insan yetiştirdiklerini, teşvik verdiklerini anlatan Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı: "Dolayısıyla buradaki güvenlik endişelerinin ortadan kalkması, yani Terörsüz Türkiye ile birlikte sadece turizm gelişmeyecek çünkü nüfus çok genç. Güneydoğu Anadolu'da ortanca yaş 26 yıl. Bu ne demek? Nüfusun yarısı 26 yaş altı, yarısı 26 yaş üstü demek. Bu çok kritik bir gösterge. Bundan dolayı da inanıyorum ki Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin büyüme motoru olacak. Aslında bu coğrafya dünyanın en büyük açık hava müzesi. Göbeklitepe, Nemrut, Ani, Hasankeyf, Mardin'in taş evleri, Midyat'ın manastırları, Rumkale, Diyarbakır'ın surları, Cudi Dağı burada. Dünyanın çok az yerinde tarih, kültür, inanç, gastronomi ve medeniyet anlamında bu kadar güçlü bir coğrafya vardır. Burası o anlamda da istisnai. O nedenle turizmde yeni büyüme motorları bu bölgeden çıkacak. Sadece altyapının yetmeyeceğini biliyoruz. Yatırımcıların özellikle üst yapı noktasında da cesaretlendirilmesi lazım. Terörsüz Türkiye aslında büyük fırsat sunuyor. Çok güçlü teşvikler var. Mutlaka ve mutlaka bu güzel coğrafyaya otel yatırımı yapmamız lazım. Kaliteli, 5 yıldızlı otellere ciddi ihtiyaç var. Bu bölgenin tamamını entegre bir şekilde yerli ve yabancı turistlerin gelip ziyaret ettiği, kaldığı, ilham aldığı, yani o coğrafyayla bir bağ kurduğu bir bölge haline getirmekte kararlıyız."

UNESCO Cumalıkızık toplantısı gerçekleştirildi Haber

UNESCO Cumalıkızık toplantısı gerçekleştirildi

Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.

Karaman, Ulaşım Yatırımlarıyla Turizme Erişim Güçleniyor Haber

Karaman, Ulaşım Yatırımlarıyla Turizme Erişim Güçleniyor

Çeşitli ziyaretler ve Karaman Çevre Yolu 1. kısım açılışı için kente gelen Bakan Abdulkadir Uraloğlu, AK Parti Karaman İl Başkanlığını ziyaret etti. Uraloğlu, bugüne kadar Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak Karaman'a 68 milyar liralık yatırım yaptıklarını, 19 kilometre olan bölünmüş yolu 175 kilometreye çıkardıklarını söyledi. Bölünmüş yollar, otoyollar ve hızlı tren altyapısıyla birçok çalışma yaptıklarını belirten Uraloğlu, şöyle konuştu: "6 ilimiz birbirine bölünmüş yollarla bağlıydı. Bugün 77 ilimiz birbirine bölünmüş yollarla bağlı. Şehirler arasında ortalama hız saatte 40 kilometreydi, bugün 90 kilometreye çıkmış durumda. Bölünmüş yollar ve otoyollarla beraber birçok işi hayata geçirdik. Karaman'ı, hava yoluyla rekabet eden hızlı trenle tanıştırdık. Bu da gerçekten çok kıymetli. Tabii demir yolu hattını Karaman'da bırakmadık, bırakmayacağız. Öncelikle Ulukışla'da mevcut olan demir yolu hattına bağlayacağız. İnşallah önümüzdeki sene hızlı tren hattı olarak bağlamış olacağız. Aynı zamanda Aksaray'dan, Ulukışla'dan Mersin'e inen demir yolu ihalesini de yapmış durumdayız. Dolayısıyla o aksla beraber hızlı trenle biz Karaman'dan Akdeniz'e ulaşmış olacağız. Yani sadece Konya'ya, İstanbul'a, Ankara'ya değil, Akdeniz'e de ulaşmış olacağız. Bir taraftan aynı hızlı tren hattıyla, şimdilik Gaziantep'e kadar giden bölümle oralara kadar gitmiş olacağız." İlerleyen zamanda bu tren hattıyla Irak'ın Basra Limanı'na kadar gidilmiş olunacağını aktaran Uraloğlu, "Sultan Abdülhamid Hicaz Demiryolu'nu yapmıştı. Biz bu hattı oraya da bağlayarak esasında Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'a kadar gideceğiz." dedi. Uraloğlu, Türkiye'de 1990'lı yılların "Ertesi gün bankadan maaşımı çekebilecek miyim?" tereddütünün yaşandığı günler olduğunu, artık Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde 50 yıllık planların yapıldığı Türkiye'ye ulaşıldığını vurguladı. Türkiye'nin tüm İslam coğrafyasında ve mazlumların olduğu her yere yardım eli uzattığını anlatan Uraloğlu, Türkiye'nin kendi milli gelirine göre en fazla yardım yapan ülke olduğuna dikkati çekti. "Hizmet yapmak bizim görevimiz" Bugün Karaman Çevre Yolu'nun 1. etabını hizmete açacaklarını bildiren Uraloğlu, şöyle devam etti: "Vekillerimizle ve il başkanımızla 2. etap çalışmalarını gözden geçirecek, onun da ne zaman açılabileceğine bugün karar vermiş olacağız. Orada da çok işimiz kalmadı. Çok uzamadan onu da hayata geçireceğiz. Hizmet yapmak bizim görevimiz. Siz bize o görevi hem Cumhurbaşkanımızı hem AK Parti'yi seçerek hem de vergilerinizi ödeyerek veriyorsunuz. Biz görevimizi yapıyoruz. Köprüleri, yolları, tünelleri nasıl yapıyorsak aynı şekilde vatandaşımızın gönlüne de yollar, tüneller, köprüler yaparak girmeye devam edeceğiz. Bunu yapan, 11,5 milyon üyesiyle beraber AK Parti'dir. Önümüzde bir seçim var. Biz, Cumhurbaşkanımızı ve AK Parti'yi inşallah tekrar seçerek yolumuza devam edeceğiz." Bakan Uraloğlu, "Terörsüz Türkiye" sürecine değinerek, Suriye'de yaşananların bu sürecin kıymetini bir kez daha gösterdiğini dile getirdi. Cumhur İttifakı'yla çok güçlü bir birlikteliklerinin olduğunu vurgulayan Uraloğlu, şunları kaydetti: "Allah birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın. Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu Suriye'de yaşanan olaylarda gördük. Orada süreç suhuletle yoluna girdi. Eğer biz Terörsüz Türkiye sürecini başlatmamış olsaydık, suhuletle gitme imkanı zayıftı. Bugün Orta Doğu'da ciddi sıkıntılar var. Kuzeyimizde Rusya-Ukrayna savaşı var ama Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde adeta bir güven adası. Biz bu şekilde yolumuza devam edeceğiz, hizmet etmeyi sürdüreceğiz. Teşkilatlarımız olarak da vatandaşımızın gönlüne girmeye, oradaki yerimizi daha da güçlendirmeye devam edeceğiz." Programa, AK Parti Karaman Milletvekilleri Selman Oğuzhan Eser ve Osman Sağlam, AK Parti İl Başkanı Murat Öztürk ve partililer katıldı.

Atina’da aşırı turizm alarmı: Yatırım yasağı gündemde Haber

Atina’da aşırı turizm alarmı: Yatırım yasağı gündemde

Yunanistan’ın başkenti Atina’da artan turist yoğunluğu, kent yönetimini yeni kısıtlamalar almaya yöneltti. Belediye Başkanı Haris Doukas, kentin “dev bir otele dönüşemeyeceğini” belirterek özellikle tarihi merkezde turizm faaliyetlerinin sınırlandırılması için yasal adımlar atacaklarını açıkladı. Her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan Atina’da turist sayısı 8 milyonu aşarken, yaklaşık 700 bin nüfuslu kentte altyapı ve konut piyasası üzerindeki baskı giderek artıyor. Belediye yetkilileri, kısa süreli kiralamaların özellikle Plaka bölgesinde son yıllarda iki katından fazla arttığını ve bunun yerel halkı merkezden uzaklaştırdığını belirtiyor. Doukas, tarihi merkezde yeni otel, kısa dönem kiralama ve turizm odaklı işletmelere izin verilmemesi için hazırlanan düzenlemeye destek verdiğini ifade etti. “Plaka’da artık yer yok. Aşırı doygunluk söz konusu” diyen Doukas, yatırımcıların daha az yoğun bölgelere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi. Kent yönetimi ayrıca yeni otel inşaatlarına yönelik ruhsatların dondurulmasını da gündemine aldı. Bu adım, Yunan hükümetinin Akropolis çevresindeki bazı mahallelerde kısa süreli kiralamaları sınırlayan uygulamasının ardından geldi. Turizm sektöründen destek geldi Öte yandan turizm sektöründen de sınırlama çağrılarına destek geldi. Otelciler birliği başkanı Evgenios Vassilikos, Barcelona örneğini hatırlatarak yeni otel ruhsatlarına kota getirilebileceğini söyledi. Barcelona’da 2017’den bu yana yeni otel lisansı verilmezken, Belediye Başkanı Jaume Collboni kısa süreli kiralamaları 2028 itibarıyla tamamen yasaklamayı planlıyor. Doukas, Atina’nın benzer bir yola girmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Şehir merkezi bir otel bölgesine dönüşürken bunu görmezden gelemeyiz” dedi. Artan turizm baskısı, kentte konut krizini de derinleştiriyor. Kısa süreli kiralamaların yaygınlaşmasıyla kira fiyatları yükselirken, özellikle gençler ve dar gelirli gruplar merkezde barınmakta zorlanıyor. Belediye bu soruna karşı sosyal konut projeleri geliştirmeyi ve Avrupa Birliği fonlarıyla boş binaları yenileyerek uygun fiyatlı konut üretmeyi planlıyor. Kentte yeşil alanlar da artacak Doukas yönetimi ayrıca yeşil alanları artırmayı ve kentteki yapılaşmayı sınırlandırmayı hedefliyor. Belediye, bazı binaların yıkılarak park ve kamusal alanlara dönüştürülmesini de içeren bir plan üzerinde çalışıyor. “Atina halkı için var” diyen Doukas, kentin yalnızca turizm gelirleri üzerinden şekillendirilmesine karşı çıkarak, yaşam kalitesini önceleyen bir model hedeflediklerini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.