Hava Durumu

#Alternatif Turizm

TOURISMJOURNAL - Alternatif Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Alternatif Turizm haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Ayvalık’ta Dört Mevsim Turizm İçin Sezonu Uzatma Hamlesi Haber

Ayvalık’ta Dört Mevsim Turizm İçin Sezonu Uzatma Hamlesi

Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, küresel iklim krizinin turizm sezonlarını doğrudan etkilediğini belirterek Ayvalık'ta dört mevsim turizmin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların hızlandığını söyledi. Son yıllarda artan sıcaklıklar ve mevsim kaymaları, yaz sezonunda yağışlı günlerin görülmesine neden oldu. Uçar, geçen yıl Haziran ayının 15'ine kadar ciddi yağış aldıklarını hatırlatarak turizm planlamalarının da bu duruma göre güncellenmesi gerektiğini vurguladı. Kuzey Ege Bölgesi'nin iklim değişikliğinden daha az etkilenen bir bölge olduğunu belirten Uçar, bunun Ayvalık için önemli bir avantaj sağladığını söyledi. Uçar, Ayvalık Ticaret Odası olarak deniz, kum, güneş odaklı turizmin ötesine geçmek için uzun süredir çalışma yürüttüklerini ifade etti. Gastronomi turizmi, kırmızı mercan dalış turizmi, tarihi kent dokusu, kültür ve doğa turizmi gibi alternatif turizm başlıklarını öne çıkardıklarını belirten Uçar, "Sportif faaliyetleri de artırarak turizm sezonunu genişletmek istiyoruz. Bu yıl Eylül, Ekim ve Kasım'ın 15'ine kadar hava sıcaklıkları çok iyiydi. Deniz suyu sıcaklığı ise uzun süre 20-21 derecelerde seyretti. Turist profili değişiyor, biz de buna göre sezon planlaması yapmalıyız" dedi. Uçar, Kültür ve Turizm Bakanı'nın erken rezervasyon, düşük sezon-yüksek sezon tanımlarının yeniden düzenlenmesi yönündeki çağrısının önemli olduğunu söyledi. Ayrıca Balıkesir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında Ayvalık, Edremit ve Burhaniye Ticaret Odaları ile birlikte yürütülen Kuzey Ege Destinasyonu projesinin devam ettiğini aktardı. Proje kapsamında Truva, Assos, Antandros, Cunda ve Bergama Akropolü'nü kapsayan turizm rotası üzerinde sezonun uzatılmasına yönelik çalışmalar yapılıyor. Termal turizmin güçlendirilmesi için de çalışmalar sürdüğü ifade edildi. Yaklaşan yılbaşı tatiline de değinen Uçar, tatilin 4-5 güne çıkmasının Ayvalık için avantaj olacağını söyledi. Hafta sonları yoğun talep alan Ayvalık'ta açık otellerin ve işletmelerin yılbaşına hazır olduğunu dile getiren Uçar, "İstanbul, İzmir, Bursa ve Çanakkale gibi metropollere çok yakınız. Ulaşım kolaylığı büyük avantaj. Gastronomi deneyimi yaşamak isteyen tüm misafirlerimizi yılbaşında Ayvalık'a bekliyoruz" diye konuştu. Ayvalık'ın; Boşnak, Girit, Cunda ve Midilli mutfaklarının harmanlandığı köklü bir gastronomi kültürüne sahip olduğuna vurgu yapan Uçar, tüm ziyaretçilerin bu lezzetleri deneyimleyebileceğini ifade etti.

Haber

"2025'te Turizmde Sürdürülebilir Büyüme İçin Adım Atılmalı"

2024 yılı, Türk turizminin hem potansiyelini hem de karşılaştığı zorlukları net bir şekilde ortaya koyduğu bir dönem oldu. Pandemi sonrası toparlanma sürecinde, sektör bir yandan artan turist sayılarıyla umut verici bir tablo çizerken, diğer yandan ekonomik ve yapısal sorunlarla mücadele etmek zorunda kaldı. Türkiye’de yüksek enflasyon, artan işletme maliyetleri ve döviz kurunun baskılanmasıyla, turizm işletmelerinin sürdürülebilir bir hizmet kalitesi sunmasını zorlaştırdı. Özellikle vize sorunları ve nitelikli insan kaynağı eksikliği, tur operatörleri ve seyahat acentalarının uluslararası pazarlardaki etkinliğini sınırlayan temel engeller arasında yer aldı. Bununla birlikte, gastronomi, kültür, sağlık ve doğa turizmi gibi tematik alanlarda yeni projelerin hayata geçirilmesi olumlu bir gelişme. Ancak bu çeşitliliğin uluslararası pazarlarda yeterince tanıtılamaması, potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilememesine neden oldu. Aşırı turizmin etkileri, 2024 yılında hem Türkiye’de ama özellikle de dünyada tartışılan önemli konular arasında yer aldı. Kapasiteyi aşan turist yoğunluğu, popüler destinasyonlarda doğal kaynakların tükenmesine, tarihi mirasın zarar görmesine ve yerel halkın yaşam kalitesinin düşmesine neden oldu. Türkiye’de özellikle Kapadokya, Antalya ve İstanbul gibi destinasyonlarda bu durumun etkileri hissedilirken, çözüm olarak alternatif turizm türlerine yönelim ön plana çıktı. Agro turizm bu bağlamda dikkat çeken bir alternatif olarak değerlendirilmelidir. Türkiye’nin zengin tarımsal mirası, agro turizmi kırsal kalkınmayı destekleyen ve turizmin daha dengeli yayılmasını sağlayan bir araç haline getirecektir. Kapadokya’da bağcılık deneyimleri, Karadeniz’de çay ve fındık hasadı turları, Ege’de zeytin festivalleri gibi tematik etkinlikler, hem çevresel sürdürülebilirliği destekleyecek hem de turistlere özgün deneyimler sunacaktır. Dünya genelinde 2024 yılı, turizmin sürdürülebilir bir modele geçiş çabalarının hızlandığı bir yıl oldu. Karbon ayak izini azaltmaya yönelik projeler, döngüsel ekonomi uygulamaları ve yeşil turizm girişimleri, sektörün geleceğini şekillendiren temel unsurlar haline geldi. Dijitalleşme, turist davranışlarını analiz etmek, operasyonel verimliliği artırmak ve müşteri deneyimini geliştirmek adına önemli bir araç olarak kullanıldı. Ancak bu dönüşüm, gelişmiş ülkelerde daha hızlı ilerlerken, gelişmekte olan ülkeler dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanında adaptasyon sorunları yaşadı. Aşırı turizmin etkilerini azaltmak ve turizmi daha sürdürülebilir bir zemine oturtmak için, destinasyon yönetimi ve alternatif turizm türlerinin teşviki global ölçekte öne çıkan stratejiler oldu. 2025 yılı, turizmin bu dönüşüm sürecinde doğru adımların atılması gereken kritik bir yıl olarak karşımıza çıkıyor. Öncelikle, sürdürülebilirlik ve çevre dostu projelere daha fazla öncelik verilmesi gerekiyor. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı ve atık yönetimi gibi konularda hem Türkiye’de hem de dünyada somut adımlar atılmalı. Dijital dönüşüm yatırımları hızlandırılmalı ve özellikle küçük ölçekli işletmelerin bu sürece entegrasyonu sağlanmalı. İnsan kaynağına yönelik yatırımlar artırılmalı; nitelikli iş gücünün sektörde tutulması ve gençlerin turizme teşvik edilmesi için kapsamlı programlar devreye alınmalı. Türkiye özelinde, vize kolaylıklarının sağlanması ve uluslararası tanıtım stratejilerinin yeniden yapılandırılması, ülkenin turizmdeki rekabet gücünü artıracak önemli adımlar olacaktır. 2025 yılında, turizmde kısa vadeli kazanç odaklı ve aşırı turizmi destekleyen politikalardan vazgeçilerek, daha sürdürülebilir yaklaşımlara odaklanılmalıdır. Popüler destinasyonlardaki yoğunluğu azaltmak için az bilinen bölgelerin tanıtımına ağırlık verilmesi ve alternatif turizm türlerinin teşvik edilmesi büyük önem taşımaktadır. Turizm politikaları yalnızca ekonomik kazanç sağlamayı hedeflemekle kalmamalı, aynı zamanda yerel kalkınmaya katkı sunmayı ve kültürel değerlerin korunmasını da öncelik haline getirmelidir. Bu çerçevede, az ama nitelikli turist gruplarını getiren ve/veya iç turizmde az bilinen destinasyonlara yönelik tur düzenleyen orta ölçekli seyahat acentalarının maddi ve manevi olarak desteklenmesi kritik bir strateji olacaktır. Bu destek, hem yerel ekonomilere canlılık kazandıracak hem de turizmin daha dengeli bir şekilde yayılmasını sağlayacaktır. Böyle bir yaklaşımla Türkiye, hem kendi içindeki zorlukları aşabilir hem de global turizm pazarında güçlü bir konuma ulaşabilir. 2025, turizm sektöründe sürdürülebilir büyüme ve yenilikçi çözümlerin temel taşlarının atıldığı bir yıl olmalıdır. Dileriz ki bu yıl, turizmin yerel kalkınmayı desteklediği, doğal ve kültürel zenginliklerin korunduğu, insan odaklı bir dönüşüm sürecinin başlangıcı olsun.

KKTC, ACE of M.I.C.E. Etkinliğine Yeniden Ev Sahipliği Yaptı Haber

KKTC, ACE of M.I.C.E. Etkinliğine Yeniden Ev Sahipliği Yaptı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), 22’ncisi 4-5 Ocak'ta düzenlenen ACE of M.I.C.E. etkinliğine bu yıl üçüncü kez ev sahipliği yaptı. Turizm, kongre ve etkinlik sektörünün önemli temsilcilerini bir araya getiren organizasyon, Elexus Hotel & Convention’da gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında düzenlenen basın toplantısında konuşan Başbakan Yardımcısı, Turizm, Kültür, Gençlik ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, devre dışı kalan teşvik sisteminin 1 Ocak itibarıyla yeniden devreye girdiğini belirtti. Ataoğlu, teşviklerin charter seferlere yönelik olarak öz kaynaklarla bütçe ayrılarak hayata geçirildiğini ve hedeflerinin önümüzdeki yıl belirlenen turist sayısına ulaşmak olduğunu ifade etti. Dream Project Yönetim Kurulu Üyesi ve CEO’su Volkan Ataman, ACE of M.I.C.E.’ın Türkiye ve KKTC’nin marka değerine katkı sunduğunu dile getirirken, Elexus Hotel & Convention Genel Müdürü Görkem Aydıner ise MICE etkinliğinin KKTC ekonomisi için kritik önem taşıdığını vurguladı. KKTC, ALTERNATİF TURİZM MODELLERİYLE ÖNE ÇIKIYOR Ataoğlu, basın toplantısında yaptığı konuşmada KKTC’nin güvenli ve alternatif turizm modellerine ev sahipliği yapan bir destinasyon olduğunu belirtti. Ülkenin farklı ilçelerinde hayata geçirilecek yatırımların, nüfus ve altyapıyla uyumlu bir şekilde yapılmasının önemine dikkat çekti. Bu doğrultuda hazırlanmakta olan Turizm Master Planı’nın ocak ayında kamuoyuna açıklanacağını söyledi. Pandemi döneminde artış gösteren kiralık konut turizminin kontrol altına alınması için yasal düzenlemelerin tamamlandığını hatırlatan Ataoğlu, yüksek uçak bileti fiyatlarının geniş gövdeli uçaklar ve ek seferlerle düşürüldüğünü ve fiyatların sürdürülebilir seviyede kalması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Ayrıca, Türkiye ve yurt dışındaki Kıbrıslı Türklere yönelik hazırlanan "ADA KIBRIS" projesine de değinen Ataoğlu, bu proje ile KKTC’nin cazibesini artırmayı hedeflediklerini belirtti.

Alternatif turizmin yeni rotası İsabey Haber

Alternatif turizmin yeni rotası İsabey

Yıldırım Belediyesi, Cumalıkızık ve Zeyniler'den sonra İsabey'i de ilçenin turizm rotalarından birisi haline getirmek için yoğun bir çaba sarf ediyor. Yıldırım Belediyesi, Osmanlı sivil mimarisinin nadide örneklerinden olan İsabey Mahallesi'nde tarihi ayağa kaldırarak, bölgenin alternatif turizm noktalarından birisi olması için çalışıyor. Özgün Bursa konut mimarisinin nadide örneklerinden olan yapıyı restore ederek Esebey Kadınları Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olarak hizmete sunan Yıldırım Belediyesi, 100 yıl önce bölge sakinlerinin imece usulü ile yaptığı camiyi restore edip ilçeye kazandırdı. Yine devam eden cephe sağlamlaştırma çalışmaları kapsamında 27'si sivil mimari örneği 85 binada yenilemeler yapılıyor. Projenin devamında bölgeye bir medyan, yöresel ürünler çarşısı ve kent mobilyaları kazandırılacak.Yıldırım Belediyesi'nin destekleriyle çalışmalar yürüten Esebey Kadınları Tarımsal Kalkınma Kooperatifi üyeleri kendi tarlarından ürettikleri sebze ve meyvelerle 20'den fazla ürün imal ederkenbu ürünler bir taraftan Yöresel Lezzetler Konağı'nda ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor ve Türkiye'nin birçok yerine gönderiliyor. Özgün planlama Yıldırım'ın her bölgesinin, her mahallesinin kendisine özgü özellikleri bulunduğunu hatırlatan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "İsabey Mahallesi'nin temel özellikleri tarihi ve kültürel mirası ile tarımsal üretim. Biz de bu bölgemizi kalkındırmak için nu bunları göz önünde bulundurarak, projeler hazırladık. Bölgenin tarihi yapıları ayağa kaldırırken, diğer taraftan da tarımsal üretimi destekleyecek adımlar attık. Bölge sakinlerimize vizyonumuzu, nasıl bir İsabey tasavvur ettiğimizi anlattık. Onların desteği ve kabullenmesiyle önemli bir mesafe kat ettik. Hemşehrilerimizinbölgeye ilgisi arttı. Bunu daha da arttıracağız. İsabey'i tarihi, kültürel zenginleri ve tarımsal üretimi ile kalkındırarak, kısa sürede Cumalıkızık, Zeyniler gibi önemli alternatif turizm rotalarından birisi haline getireceğiz" dedi.

Kilit Grup, alternatif turizmde büyüyecek Haber

Kilit Grup, alternatif turizmde büyüyecek

Turizm sektörü, rekabete ayak uydurmak zorunda kalan ve her geçen gün gelişen bir sektör. Bu rekabet ise günümüz dünyasında hizmet ve ürünlerde geleceği hedefleyen bir bakış açısı, yaratıcı ve yenilikçi yaklaşım üretmeyi, akıllı stratejiler geliştirmeyi zorunlu hale getiriyor. Endüstriyel mutfak ekipmanları, gıda- hayvancılık ve turizm gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren Antalyalı Kilit Ailesi, turizm sektöründe eğitim, kalite, eğlence ve markalaşmada katma değeri yüksek işlerde büyüyecek. Turizmin bir ihtiyaç olduğunu ve sürekli geliştiğini söyleyen Kilit Grup Başkan Vekili Tuncay Kilit, “Herkes her şey dahil hizmet konseptini beğenmese de bizler çok iyi işler çıkarıyoruz ve bunu herkes görüyor. Bundan sonra yeni otel yatırımı yapmayacağız. Eğitim, kalite, eğlence ve markalaşmada katma değeri yüksek işlere odaklanacağız artık alternatif turizm yatırımlarıyla büyümeyi hedefliyoruz” dedi. Bundan 4 yıl önce alternatif turizm alanına yatırım yaptıklarını ifade eden Tuncay Kilit, sanat, eğlence ve gastronomi anlayışını birbiriyle harmanlayan Cosmos Theatre projesini yeni bitirdiklerini ve ayrıca geniş yolcu kapasitesine sahip tekne katamaranı olan yüzen eğlence gemisi Cosmos Moonlight’ı hizmete açtıklarını belirtti. Bundan 16 yıl önce turizm sektörüne yatırım yapmaya karar verdiklerini ve o süreçte 3 otelle işe başladıklarını belirten Tuncay Kilit, bugün konaklama sektöründe Crystal ve Nirvana olmak üzere toplamda 2 markayla hizmet verdiklerini belirterek, bugün toplamda 20 otelle hizmet verdiklerini söyledi. “Turizm geliştikçe bizim otel sayımız da büyüdü” diyen Tuncay Kilit, şu anda en büyük yatırımı ise çalışanlarına yaptıklarının altını çizdi. Kilit Grubu’na ait işletmelerde toplamda 13 bin kişinin çalıştığına işaret eden Tuncay Kilit, bu rakamın 10 bininin turizm, 3 bininin ise diğer işletmeler ve fabrikalarında çalışan personeller olduğunu söyledi. Çalışanlar konut bulmakta zorlanıyor  Özellikle Antalya’daki en büyük sıkıntının konaklama ve lojman sorunu olduğuna dikkat çeken Tuncay Kilit, hem Rusya’dan hem de depremden etkilenerek Antalya’ya gelen göçmenlerin ciddi bir konaklama problemi yaşadığına dikkat çekerek, “Bölgede kiralar çok yükseldi. Çalışanlar haliyle konut bulmakta zorlanıyor. Biz de yaşadıkları bu sorunu çözmek için 7 bine yakın personeli kendi bünyemizde barındırıyoruz. Şu anda 38 tane lojmanımız var. Lojman sayılarımızı da giderek artırıyoruz. Çünkü bu şartlarda personellerimizin geçinme şansları yok” dedi. Başladıkları 3 tane lojman inşaatının devam ettiğini belirten Tuncay Kilit, “Burada çalışanlarımızın eşi ve çocuğuyla da kalabilecekleri bir konseptte “aile lojmanı” inşa ediyoruz. 2024 yılı sezonundan önce bitirmeyi planlıyoruz. Çünkü bizim ana işimiz turizm. Kaliteyi korumak için de istihdam sorununu çözecek yatırımlar yapıyoruz. Kışın 5 otelimiz dışındaki tesislerimiz kapalı olmasına rağmen kalifiye arkadaşlarımızı işten çıkarmıyoruz, maaşlarını ödüyoruz” diye konuştu. Tuncay Kilit, Antalya turizminde kaliteyi yükseltmek için personel eğitimleri verdiklerini söyledi. Toplamda 750 milyon euro ciro olduğunu belirten Tuncay Kilit, bu rakamın 350 milyonunun ihracat olduğunu ve her sene euro bazında yüzde 15-20 oranında büyüdüklerini ifade etti. Holdingleşme yolculuğu başladı Kilit Grubu’nun holdingleşme sürecinin de başladığını belirten Tuncay Kilit, “Şu anda bunun üzerinde çalışıyoruz. Kilit Holding olarak üst çatıda bir şirketimiz olacak. Onun altında turizm, oteller, fabrikalar ve diğer alanlar gelecek. 2024 yılı sonuna kadar holding yapılanmasını bitirmiş olacağız. Çünkü borsaya da açılmayı düşünüyoruz. Şirketimiz kar üreten bir şirket. Bütün mal varlığımız ise şirketin içerisinde. Belli bir bölümünü borsaya açıp aileyi disipline etmeyi amaçlıyoruz. Biz 3. kuşağız. Yaptığımız planda borsaya açma amacımız sadece şirketi disipline etmek bir de borsada düzgün şirketlerin olduğunu göstermek, örnek olmak” dedi. İsrail-Filistin savaşı büyümezse rekor bir sene olur  Pandemiden dolayı zor zamanlar geçiren turizm sektöründe deprem ve seçim sürecinde düşüşler yaşanmıştı. Ekim ve Kasım aylarının yoğun geçtiği sektörde şimdi de İsrail-Filistin çatışmaları pazara negatif etki yaptı. 2024 yılında İsrail-Filistin savaşının büyümemesi durumunda rekor bir sene beklediklerini dile getiren Tuncay Kilit, “2019 da 18 milyon turist ağırladık. Antalya çok hızlı büyüyecek. Çünkü havaalanına ilave pist yatırımı yapıldı ve kapalı alanlar büyütüldü. Şimdi 50 milyon turist gelse de olur. O yüzden biz turizme bu kadar yatırım yapıyoruz. Normalde her yumurta ayrı sepete konur ama bizim grup olarak bütün yumurtalar turizmde” diye konuştu. Cumhuriyetin 100. yılını 4 güne yaydı Kilit Grubu, Cumhuriyetin 100. yılını şirketin amiral gemisi Nirvana Cosmopolitan’da dört güne yaydığı etkinliklerle kutladı. Etkinlikler kapsamında 26 Ekim'de dans ve eğlence gösterisi Andy Show Cosmos Theatre'da sahne aldı. ‘Cosmo Turizmciler Kupası’nın final maçları ve kupa töreni yapıldı. Cosmos Theatre’de tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’nın “Cumhuriyetin 100. Yılı Söyleşisi” oldu. Ortaylı’nın sunumu sonrası etkinlik, Ceren Aksan Mumcu’nun elektro keman performansı ve Ege & Senfoni Orkestrası ile Cumhuriyet Balosu ile devam etti. Kilit Grubu’nun Cumhuriyetin 100. yılı kutlaması etkinliklerinin son gününde de şair, yazar, gazeteci, araştırmacı ve tiyatro oyuncusu Sunay Akın sahne aldı. Sunay Akın’ın anlatımına müzikleriyle Zülfü Livaneli Orkestrası eşlik etti. İngiltere ve Almanya misafir sayılarını artırdı ngiltere ve Almanya olmak üzere Orta Doğu pazarının misafir sayılarını artırdığını söyleyen Tuncay Kilit, 2023 yılında Rusya’daki ekonomik sorunlardan dolayı Rus turist misafirin azaldığına işaret ederek, “Rusya’daki açığı böylelikle kapattık. Doluluklarda sıkıntı yaşamadık” dedi.

Alternatif Turizm Alanlarına Odaklanmalıyız Haber

Alternatif Turizm Alanlarına Odaklanmalıyız

TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, turizm gelirinin artması ve tüm sektörlerin payını alabilmesi için alternatif turizm alanlarına odaklanılması gerektiğini belirtti. Ülkenin coğrafi konumu, kültürel çeşitlilik, gastronomi, kongre ve sağlık gibi alanlarda turist çekme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Palandöken, turizmin yılın her sezonu canlı tutulması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, her şey dahil sisteminden vazgeçilmesi ve uluslararası etkinlikler için altyapının hazırlanması gerektiğini de söyledi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken,, "Turizmde ülkemiz, dört mevsimin değerlendirileceği müstesna bir ülke. Yalnızca deniz, kum ve güneşten ibaret görürsek dünyadaki turizm pastasından hak ettiğimiz payı alamayız. Bu konuda çeşitlilik göstermeli ve ona göre alt yapı oluşturulmalı. Alternatif turizm alanlarına da ilgi göstererek esnafın ve tüm işletmelerin faydalanması için çalışmalar yürütmeliyiz. Turizmi 3 ay değil yılın her sezonu canlı tutmalıyız" dedi. TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, bugün yaptığı açıklamada, turizm gelirinin istenilen seviyeye çıkması ve tüm sektörlerin turizmden hak ettiği payı alabilmesi için alternatif turizmin önemine işaret etti. Palandöken, şunları kaydetti: "Ülkemiz coğrafi konum, kültürel çeşitlilik, gastronomi, kongre ve sağlık gibi alanlarda da turist çekme açısından ciddi bir potansiyele sahip. Yapılan araştırmaya göre ülkemize gelen turistlerde sağlık için gelen 3 kat, gastronomi alanında 2 kat, toplantı ve kongreler için gelen turistler ise 4 kat daha fazla harcama yaparak ülke ekonomisine katkı sağlıyor. Bu açıdan alternatif turizm alanlarına da ilgi göstererek esnafın ve tüm işletmelerin faydalanması için çalışmalar yürütmeliyiz. Turizmi 3 ay değil yılın her sezonu canlı tutmalıyız. "HER ŞEY DAHİL SİSTEMDEN VAZGEÇMELİYİZ" Yaşadığımız dönem içerisinde turistler yalnızca denize girip güneşlenmekle yetinmiyor. Artık turizm faaliyetleri gidilen ülkelerin kültürünü, inancını, yaşam tarzını görmek için, yöresel yiyecekleri tadıp paylaşmak, sağlık ve spor müsabakalarına katılmak için de gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda özellikle sağlık turizm açısından son 15 yıl içerisinde ülkemize gelen turist sayısı 100 binlerden 2 milyonlara ulaştı. Bununla beraber diğer alternatif turizm alanlarında da önemli artışlar var. Gastronomi alanında dünyada önemli bir yerde olan ülkemiz için bu alana da ilgi arttırılmalı. Aynı zamanda toplantı ve kongre turizmi için de cazibe merkeziyiz. Kısacası turizmin her dalında en büyük pay sahibini alacak güce sahibiz. Fakat bu gelişime engel olan otellerdeki her şey dahil sistemden vazgeçmeliyiz. "ULUSLARARASI ETKİNLİKLER İÇİN ALTYAPI HAZIRLAMALIYIZ" Turizm sektörünün en yüksek gelir sağlayıcı kolu olan kongre turizmi, uluslararası toplantılar, fuarlar, spor müsabakaları gibi çeşitli etkinlikler ile özellikle eğitimli ve varlıklı turistleri çekiyor. Kongre için gelen turistlerin konaklama ve ulaşım maliyetlerini genellikle şirketler tarafından karşılandığı için bu turistler diğerlerine göre ortalama 2 bin 500 dolar harcayarak yüzde 30 daha fazla harcama gerçekleştiriyor. Fakat 81 il bulunan ülkemizde yabancı turistlerin büyük bir çoğunlukla gittiği yerler sırasıyla İstanbul, Antalya ve İzmir'den öteye geçemiyor. Bu yüzden uluslararası etkinliklerin ülkemizde de düzenlenmesi için gereken altyapıyı oluşturmalı ve bunun için daha çok çalışmalıyız."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.